![]() |
|
![]() |
|||||||
| Abbas Tan Abbas tan makalelerini, yöneltilen soru ve görüşlerin paylaşıldıgı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Alevilerin birçoğunun çok çok büyük beklentilerinin olduğu,uzun mücadeleler sonucu mahkeme kapılarında onurla savunularak elde edilen Alevi Bektaşi Federasyonu ne yazık ki neredeyse birçok Alevi insanı hüsrana uğrattı.
Yirmi yıllık uğraşı sonucu oluşan ABF henüz on yılını bile doldurmadan neredeyse adı sanı unutulacak noktaya taşındı. Geçmişte Alevi kurumları birlik beraberlik içerisinde çalışmalar yürütürken federasyonun kuruluşunun arından beş altı yıl geçmeden bütün Kurum temsilcileri biribirlerine düştüler. Avrupa Türkiye diye ayırdılar, çok şubeliler, bağımsızlar diye ayırdılar. Çok üyeliler,az üyeliler diye ayırdılar. Siyasi partilerin aday belirleme çalışmaları sırasında birçok Genel Başkan ve Dernek, Vakıf yöneticileri siyasi partilerde sıra koparabilmek için kapılarda boynu bükük saatlerce, günlerce beklediler ama hiç ciddiye alınmadılar. Sonuçta istediklerini yaptılar. Bundan böyle biz neyi istersek onu yaparız deme noktasına geldiler. Alevi Bektaşi Federasyonu Olağanüstü Genel Kurul 8.5.2011 tarihinde yaptı ve Tüzük gereği Onyedi kişilik Genel Yönetim Kurulu (GYK) üyelerini belirledi. Federasyon tüzüğünün 8/A. maddesi Genel Yönetim Kurulu oluşumunu şöyle belirtmiştir. “Federasyon Genel Kurulu tarafından, delegeler arasından seçilen 17 asil ve 17 yedek üyeden oluşur” der. Madde 9. Merkez Yürütme Kurulu dokuz üyeden oluşur. Genel Yönetim Kurulu ilk toplantısında kendi arasından Genel Başkan, Genel Sekreter, Genel Sayman, Örgütlenme Sekreteri, Eğitim ve Bilim Sekreteri ile Basın Yayın ve İnanç-Kültür sorumlusu olmak üzere iki Genel Başkan Yardımcısını ve iki Merkez Yürütme Kurulu üyesini gizli oyla seçer.der. Madde 16. A-Basın Yayın Sorumlusu Genel Başkan Yardımcısı, Federasyonun Basın-Yayın işlerini yürütür. B. İnanç ve Kültür Sorumlusu Genel Başkan Yardımcısı : Federasyonun İnanç ve Kültür alanındaki çalışmalarını yürütür. demektedir. 18.05.2011 tarihinde saat 18.20 de ABF Basın Bürosu açıklamasını sayın Necdet Saraç Facebook ta yayınladı. Bu açıklamaya göre dokuz olması gereken MYK üye sayısı 13 olmuş. İki (2) Genel Başkan Yardımcılığı sayısı sekiz (8) e çıkartılmış. Tüzükte olmayan bu uygulama, sanıyorum Genel Kuruldan önce seçimi alabilmek için bazılarına verilmiş bir taahhüt olmalı. Her ne kadar genel kurula tek liste ile gidilmiş olsa da genel kurul öncesi yaşanan olumsuzluklar bu uygulamayı zorunluluk haline getirmiştir. GYK üyeleri tüzük gereği delegeler arasından mı seçildi yoksa üyeler arasından mı seçildi bunu tam olarak öğrenebilmiş değiliz çünkü Genel Kurulun yapıldığı haftaya kadar hangi delegelerle genel kurula gidileceği netlik kazanmamıştı bir yazıda Olağanüstü Genel Kurul olduğu için eski delegelerle gidilecek derken diğer taraftan yeni delegelerle gidileceği adeta el altından birilerine bildiriliyordu. Nasıl bir Alevi örgütlülüğü ki haftalar önce genel kurula gidilme kararı alınacak ama Hazurin cetveli son güne kadar yayınlanmayacak. Bir Alevi kurumunda hem de çatı örgütü Alevi Bektaşi Federasyonunda bu keyfi uygulamalar utanç verici ve çok kötü uygulamalardır. Aralarında bu örgütlülüğe yıllarını vermiş bazı yöneticilerde vardır. Bunlar hiç mi ABF tüzüğünü okumamışlar, yada okumuşlar da anlayamamışlar mı? Birileri sizleri listeye yazdı ve yönetici yaptılar diye onların bu keyfi uygulamalarına nasıl göz yumabildiniz. Sizlere soruyorum sayın Genel Başkan Yardımcıları, sizlere bu görevler verilirken hiç düşünmediniz mi tüzükte yeri olmayan bu makamı ben hangi şartlarla nasıl işgal edebilirim? Benden bunun hesabını sorarlarsa nasıl cevap verebilirim. Çocuklarım tüzüğü okuyup da bana “baba tüzükte olmayan bu görevi nasıl kabul ettin. Senin Aleviliğinde olmayanı almak var mı diye sorarsa ne derim diye düşünmediniz mi? Yarın göreviniz gereği bileşenleri, kendi kurumlarınızı ve halkı ziyarete gittiğinizde bu soruyu sorarlarsa acaba nasıl bir cevap hazırladınız. Sizin Alevilik anlayışınızın neresinde var böyle uygulama. Yazık ediyorsunuz sevgili yöneticiler yazık. Hem kendinize yazık ediyorsunuz hem de Alevi Kurumlarının işleyişine yazık ediyorsunuz. Gerçi Alevi örgütlülüğü son dönemler acınacak hale geldi. Başı belirsiz, sonu belirsiz bir keyfi uygulama ile yönetilmeye çalışılan Alevi örgütlülüğünde dikkatle incelendiğinde halk tabiriyle “ sen, ben, bizim oğlan” anlayışı hâkim kılındı. Bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi yönetmek istemeyenlerin aramızda yeri yoktur anlayışı ile bir yere varılmaz. Bu yöneticilerin büyük bir kısmının Alevilik diye bir kaygıları da yoktur. Alevi inanç ve öğretisi adına son üç yılda Genel Merkezler düzeyinde neler yapıldı. Kesinlikle Alevilik adına bir şey yapan yok. Sadece makam mevki peşinde koşanlar yüzünden binlerce yıl kadıya,yargıca,idareye gitmeyen aleviler sizlerin bu tavrı yüzünden mahkeme kapılarında bekliyorlar. İtirazlar,davalar,tesciller hiç Aleviliğe ve Alevilere yakışmayan uygulamalardır ama bu yöneticiler sayesine bunları da yaşamak zorunda kalındı. Tüm Alevi örgüt yöneticilerin sesleniyorum. Birazcık Alevi Öğretisi, birazcık alevi inancı ve kültür varsa, birazcık insan sevgisi varsa çıkarınız uğruna bu kurumlara ve inanca zarar vermeyin. Geçmişte yapılan yanlışlarla ilgili iki defa yazmıştım ve örgüt yöneticileriyle paylaşmıştım ama gördüğüm bu tablo beni oldukça fazla endişelendirmeye başladı. Ne olur insanlar Genel Başkan Yardımcısı etiketini kullanırsa ya da kullanmazsa, ne kazanır ne kaybeder ama olmayan bir şeyi varmış gibi kullanmak da sizleri ve kurumunuzu küçültür. Küçük olsun benim olsun anlayışından lütfen kurtulun. Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticileri oldunuz. Büyüdünüz, büyültüldünüz. İnsan büyüdükçe mütevazı olmalı, olması gerektiği gibi olmalı. Umarım bu yazımdan sonra tüzüğü yeniden okursunuz ve gereğini yaparsınız aksi halde zaman gereğini yapacaktır bilesiniz. 18.05.2011 Abbas TAN
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following 9 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Amistofes (06-14-2011), Babacan (05-20-2011), esonto58 (05-19-2011), hayat (05-26-2011), karınça z (05-23-2011), |
|
|
#2 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3813
Mesajlar: 116
Thanks: 57
Thanked 202 Times in 90 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
Sevğili Abbas Tan,ABF nin Bürokratik,Tüzük tanımaz,Makam Merkezi bir konuma geldigini nezaketli ve vakur bir üslupla teşhir etmiş, kendisini bu tavrından dolayı kutlamak gerek,Ancak bir önceki genel kurulda dik duruş göstermeyip,Ali Balkız lehine çekilmesinide kınamak bir zorunluluk olsa gerek,
Bugün olan Pazarlıklar, birbirini aklamalar,dün küfür edip bugün menfat birligi içinde yan yana durmalar yeni değildir.ABF nin "Başında " olduğunu sananların hiç biri Alevi degildir, Cem e girmemiş sorgudan görgüden geçmemiş,Dönek Marksistler ve Bürokratik Cumhuriyetçi liberaller,Alevi kılığında ortalarda cirit atmaktadırlar.Bu gidişatta Abbas Tan ında payı vardır. Abbas Tan itikatli sahici bir Alevi olmasına rağmen,geçen olağan genel kurulda kaypak ve dirayetsiz bir duruş göstermiş ve Sahte Aleviler için çekilmiştir."Ata binmek bir ayıp inmek iki ayıptır" o gün dik duruşu sonuna kadar korusa idi şimdi ABF yönetiminde Abbas Tan ve onun gibi itikatlı sahici Aleviler olurdu. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 3493
Mesajlar: 157
Thanks: 2270
Thanked 404 Times in 147 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 13
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Saygideger Abbas Tan,in dikkat cektigi konu, yani; bir kurumun var olan, hali hazirdaki tüzügüne uymamak hastaligi yada yanlisligi, sadece bugünün sorunu degildir. Gecmiste kimi demokratik kitle örgütlenmelerinde bulundugumuz ve hatta yönetici oldugumuz dönemdende biliyorum ki, bu türden, sekter, sakat, hastalikli, tepeden inmeci aliskanliklar gecmis solun bünyesinde fazlasiyla vardi. Kurulan bir demokratik kitle örgütünün bastan belirlenmis bir amaci ve bir tüzügü olmasina ragmen, onun isleyis sürecinde, kimse buna uymazdi. Kurulan cogu legal dernek yada örgütlenmeler, bizzat bu örgütlerin mevcut tüzüklerine göre degil, disaridan gelen müdahallelere göre sekillendirilir ve yönetilirdi. Yönetime gelecek olanlar, verilecek mücadele ve mücadele bicimleri, bizzat o örgütlenmeler üzerinde etkili olan illegal örgütler tarafindan belirlenirdi. Örnegin kurulmus bir dernekte, yeni yönetimin seciminde bir üye, dernegin bütün üyelerinin oyunuda alsa, disaridan dernege hükmeden örgüt egerki, onun yönetime girmesini istemiyorsa, onun yönetime girmesi mümkün degildi. Bundan dolayidirki, acin bakin 12 eylül öncesi bütün devrimci örgütlerin dernek yada daha baska örgütlenmelerine, kendilerinden baska, haricten bir baska cevreden bir tek üye bile bulamazdiniz. Örnegin X örgütü bir legal dernek kurmussa, üylerinin hepside X örgütünden olurdu. Iclerinde bir tane A yada Z örgütünden bir üye bulmak mümkün degildi. Oysa bu durum tamamen hem demokratik kitle örgütlenmelerinin ruhuna ve karekterine aykiridir. Hem anti-demokratiktir, hemde halk kitlelerine büyük bir güvensizlik, inancsizlik ve saygisizliktir. Demokratik kitle örgütlenmelerinde söz ve kararin tabani olusturan üyelerde olmasi gerekir. Üye alinmasinin, alinan bir üyenin silinmesinin, yönetimin olusturulmasinin, dernegin amacinin belirlenmesinin, tüzügün yenilenmesinin hep, bir yolu ve yöntemi vardir. Bu yol ve yöntemler örgütlerin tüzügünde belirlenmis olmasi gerekiyor. Hic kimsenin var olan bu tüzügün disina cikmasi veya onu tanimamasi söz konusu olamaz. Kim olursa olsun, isterse o örgütlenmenin arkasindaki illegal örgütün merkez komite üyesi ve sekreteri olsun, kesinlikle mesru tüzüge müdahale etme hakkina sahip olamaz. Egerki tüzükte bir takim yetersizlikler yada asilmasi gereken bir takim eksiklikler varsa, bunlarin degisimi bile, yani yeni tüzügün olusumunun bile nasil olacagi tüzüklerde mevcuttur. Egerki saglikli ve demokratik bir örgütlenme isteniyorsa, haricten olanlarin örgütlenmelere müdahalesi düsünülemeyecegi gibi, her üyenin var olan tüzüge uymasi ve onun kurallarini yerine getirmesi bir zorunluluktur. Demokratik kitle örgütlenmelerine bakis ve yaklasim sorunundaki, anti demokratik, sekter, tepeden inmeci, kitlelere güvenmezci yanlislar, gecmiste bütün devrimci hareketlerin öne cikan en belirgin zaafdi. Simdi bir Alevi kurulusu olan ABF,dede böylesi hatalarin ve zaaflarin görülmesi beni sasirtmadi. Zira bizim ülkemizdeki devrimci hareketler, gecmislerinin adam akilli bir özelestirisini vermis degiller. Öyle inaniyorumki, simdiki Alevi örgütlenmelerindeki pek cok yönetici yada sorumluluk sahibi pek cok kisi, gecmis devrimci örgütlerin saflarindan Alevi örgütlenmelerine kaymislardir. Ancak bu durum cok cok hatali bir durumdur. Bu alandaki zaaflar asilmadigi sürece, hic kimsenin demokratik bir örgütlenme yaratamayacagini bilmek gerekiyor. Demokratik bir örgütlenme yaratamayanlarinda toplumda tutunabilmeleri ve topluma güven verebilmeleri asla ve asla mümkün degildir. Saygilarimla Ozan abbas Konu ozan abbas tarafindan (05-20-2011 Saat 23:33 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: Kayseri
Üye No: 527
Mesajlar: 14
Thanks: 1
Thanked 45 Times in 13 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
"Sevğili Abbas Tan,ABF nin Bürokratik,Tüzük tanımaz,Makam Merkezi bir konuma geldigini nezaketli ve vakur bir üslupla teşhir etmiş, kendisini bu tavrından dolayı kutlamak gerek,Ancak bir önceki genel kurulda dik duruş göstermeyip,Ali Balkız lehine çekilmesinide kınamak bir zorunluluk olsa gerek,
Bugün olan Pazarlıklar, birbirini aklamalar,dün küfür edip bugün menfat birligi içinde yan yana durmalar yeni değildir.ABF nin "Başında " olduğunu sananların hiç biri Alevi degildir, Cem e girmemiş sorgudan görgüden geçmemiş,Dönek Marksistler ve Bürokratik Cumhuriyetçi liberaller,Alevi kılığında ortalarda cirit atmaktadırlar.Bu gidişatta Abbas Tan ında payı vardır. Abbas Tan itikatli sahici bir Alevi olmasına rağmen,geçen olağan genel kurulda kaypak ve dirayetsiz bir duruş göstermiş ve Sahte Aleviler için çekilmiştir."Ata binmek bir ayıp inmek iki ayıptır" o gün dik duruşu sonuna kadar korusa idi şimdi ABF yönetiminde Abbas Tan ve onun gibi itikatlı sahici Aleviler olurdu." Sevgili dost, Görüş ve düşüncelerinize saygı duyuyorum elbette yıllardır içerisinde bulunduğum ve hizmet verdiğim kurumun eksik ve yanlışlarında benim de sorumluluğum var ve bunu her fırsatta dile getirmekten kaçınmadım. Ancak bilmeniz gereken yada eksik bildiğiniz bir konuyu açmak istiyorum. Geçen yıl yapılan ABF nin Genel Kurulu öncesi arkadaşlarımızla birlikte görev almaya karar verdik ve yaklaşık delegelerin yüzde yetmişi ile bire bir görüşme imkanı sağladık. Yaptığımız çalışma sonunda gördükki bizim dışımızdaki iki adayın da yaptığı çalışmalar ne Alevi örgütlülüğüne nede Alevilere yakışmayan tavır ve üslup içerisindeler. Bu insanlarla aynı şartlarla yarışmayı o oyunun bir parçası haline geleceğimiz anlamı taşıyacağı kanaatiyle yarıştan çekildik. Birlikte çalışmaları yürüttüğümüz arkadaşlarımızla aldığımız karar gereği Genel Kurulda yaptığım konuşmamı hatırlamanızı rica ediyorum. "Bu anlayışla yarışmak ben ve arkadaşlarımın inancına ve ahlakına uymayacağı için geri çekiliyoruz. Her iki aday için de kuşkularımızın olduğunu sizlerle paylaşmak istiyoruz,hiç bir adaya da adestek vermiyoruz dedim". Ben ve o genel kurulda birlikte hateket ettiğimiz arkadaşlarımızın hiç birisi herhangi bir listede yer almadılar,kimseye destek verediler. Kaybeden liste taraftarları bizim bir aday lehine çekildiğimiz dedikodusunu yaydılar. Hiç bir şekilde Alevi öğretisinin,siyasi ahlakımın ve aile terbiyemin dışına çıkmadım çıkmam da. Ama görüş ve düşüncelerinize sonsuz saygılar sunarım. Abbas Tan Konu abbastan tarafindan (05-20-2011 Saat 09:26 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Seevgili Abbas TAN Abi;
Sizinle şahsen tanışmış birisi olaak, Alevi öğretisine ,inancına olan duyarlılığınızı yazılarınızdan da biliyorum. İlgili yazıınız iile seslendiğiniz ABF yönetimi malesef geçmişden bugüne bence - benliğe lanet- Alevi inancı üzerine kayda değer bir çalışma yapmadı, ve halende yapamakta ısrar etmekteler. Beklentileriniz olmayacak bunuda bilin. Basından gözlemlediğim kadrı ile, ABF ve bileşenleri -diaspora dahil- İnancımza ait orataya bir değer koymadıklarını müsrif bir miras yedi gibi davrandıklarını düşünüyorum. Karınca z'nin Alinti:
Bugün yöneticilerimiz, İnanc konusunda bomboşlar, Alevilerin hakllarını savunmak gibi bir nedenin arkasına sığınıp, Eski Franksiyonel sol mirasın yaptıklarını yapmakta devam etmekteler. Alevi tarihi Skandallarına adını yazdıranlar -Hititciler dahil- , Alevilik adına baş tacı edilmekte, Alevilik adına BİZANS oyunları oynayanlar -Ali Balkız'ı istifa ettirip, kendini başkan seçtirenler ve istifa etmeyenler- , tekrar ABF yönetimine girmekteler. Her şeyden önce ABF ve bileşenleri yöneticileri İNANÇSIZ bu ise bizler için büyük kayıp, Dede ye niyaz etmeyen, Dernek ve Kurumlarında CEmevi dede atamaları yapan 'Mürişit' yöneticilerimiz bulunmakta ve bunu hakk olarak görmekteler. O Kadar çok ki bu konuda sıkıntımız, hangisini desek bilmiyorum. Aleve kurumlarında, Alevi sembol ve sloganları yok, bugün Ankara Hacı Bektaş Vakfı binasına gidin -ABF ninde içinde olduğu- O binanın ne olduğunu anlamazsınız, Talebla dışında, Kapıdan girdiğinizde soğuk duvarlar, alt kat, üst katları hep aynı, Koca binada bir tek Alevilik adına İŞARET yok, Konferanslarımız öyle, Genel kurullarımız öyle. Mesela, Gecen genel kurulda bir Alevi sembolü ve bir aleviliğe dair AFİŞ ,Slogan yoktu, daha SLOGAN üretemedik bizi anlatacak. Korkunc bir perişenlıktayız, Sağlıcakla.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3813
Mesajlar: 116
Thanks: 57
Thanked 202 Times in 90 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
ABF nin olaganüstü genel kurulunda dikkat edilmesi gereken bir konuda mali durumdu.toplam gelir 25 bin lira hepside bagıştı yani dernekler aidat ödemiyor mu? bagışlardan dikkat çekici olanı Gülag ÖZ 3500 tl bagışlamış onun için teşekkür edildi.içinde Toplumun olmadığı bir kuruluş ne kadar gerçektir?
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to karınça z For This Useful Post: |
|
|
#7 | |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3675
Mesajlar: 102
Thanks: 652
Thanked 296 Times in 94 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 12
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to aris For This Useful Post: |
|
|
#8 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3675
Mesajlar: 102
Thanks: 652
Thanked 296 Times in 94 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 12
REP Seviyesi :
![]() |
oluşan MYK zaten tutarlı bir duruş gösterecek durumda değil.
şu seçim süreçlerinde bu alevicilik oynayanların gerçek yüzlerini gördük kendilerini siyasete alet edip hiç bir kazanım elde etmeden alevi örgütlülüğünü bence bitirdiler. sanki önümüzdeki süreç yeni arayışların imkanlarını bize verecek gibi. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to aris For This Useful Post: |
|
|
#9 |
|
Yeni Üye
Üye No: 3351
Mesajlar: 41
Thanks: 434
Thanked 194 Times in 41 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 36
REP Seviyesi :
![]() |
Sevgili canlar, iyi kötü yinede bu derneklerin varlığı bir adımdır… oralarda olumsuzluklar kadar büyük bir özveriyle çalışmış/çalışan canlarımızda mutlak vardır. Bende bu derneklerin tabela dernekliklerinden öteye geçemeyeceklerini düşünen biriyim. Neden derseniz…Kişiler elbetteki etkendir, fakat birincil olarak belirleyici olan:… Alevi örgütlenmesi ile, burjuva demokratik kurallarının geçerli olduğu demokratik örgütlenmeler farklıdır ve bize uymaz…her türlü dolap döner..mevcut düzenek buna uygundur…Dolapsız/sorunsuz bir tek demokratik kitle derneği var mıdır bilmiyorum.. olayları kişiselleştirmeyelim düzenek böyle… Kişiler ya bu düzeneğe uyar yada dışlanırlar…hal böyle olunca da, toplumsallaşamaz…ancak bu kadar olur ve güdük kalır.…yine de emek veren canlarımız var olsunlar
Sorunu dillendirmek ve hüzün tek çıkar yol değildir.. Ne demişler…Bana/bize sorunlarla gelmeyin sorunun çözüm yolları ve alternatiflerle gelin bu da bir gerçek.. Öyleyse ne yapacağız? Bana göre: Aleviler aptal değildir ABDAL’dır inanıp yola yüzümüzü çevireceğiz. Yol bize tarih boyunca neyi, nasıl, neyin etrafında yaptığımıza ışık olacaktır. Halk ile halk olabilmekte bizim köklü ve zengin bir geçmişimiz/deneyimimiz olduğuna inanıyorum. Hem de bundan daha da darmadağın iken..Eğri yıkık duvarları nasıl el verip düzeltiğimiz belli. Hünkarımız, Kadıncık Anamız, Abdal Musa’mız…………………………………….daha daha............ sevgilerimle, saygılar |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| abf, daĞitim, merkezİ, oldu, paye |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||