![]() |
|
![]() |
|||||||
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
BEŞ KURUŞA AŞK ŞARKILARI Bir yalnızlık büyütürdüm saksıda kalandı çok eski günlerden bir bana yetsin, hıncımı arttırsın aşkımı pekiştirsin diye sevince. Günüydü, gelip durdu hüznümün önünde gidilmemiş bir saklı deniz sandım. Kıpırdamazdı yapraklar geceyle tüketirdi çiçeği, kuşu sevdiremeyen konyak bana neydi gülmeler, şarkılar otobüs durakları, alandaki kalabalık geldi durdu, alana merhaba dedim. Bir göz bozgundur yerine göre vururdu pencereme rüzgâr, ben hep öyle bir gözdüm çığlığını kendine saklayan. Düş kurmazdım, beklemezdim şurda burda, çiçek demetleri, bisikletler geçmezdi apansız geliverdi sokağıma. Hıncım bana kalsın gayrı sen yalnızlığımı götür. Bana çay demlemeyi öğret elimi yüzümü yıkamayı, ağzıma rakı koydurma. Hıncım bana kalsın diyorum çünki ben bu kenti kendimde büyüttüm bir barbarın vahşi ateşiyle, çünki yapılarının taşında onulmazlığım çünki şarkılar kanımın bedeli. En sevdiğim kelimeler gibisin örneğin öfke gibi hani bir zamanlar dağda ve sokakta açan. Örneğin umut gibi günde, gecede yitip durduğumuz zeytin dalını dal eden. Örneğin aşk gibi denizlerin üzerinde yürüten. Örneğin kavga gibi yüreğimi sıkı, saçlarımı kara tutan kayaları yumuşatan kavga gibi. Denizler benim kadar kıpırdayamaz bak şimdi parklardayım bir çocuğun menevişli gözlerinde. Hüzünleri bırakmanın günü günü çığlığı olmak dünyanın, hüznümü iki kat ediyor ama gecede alnıma dayalı alnın.
Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim Konu Arjin Efruz tarafindan (11-07-2008 Saat 11:19 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: | DoğAcAn (02-12-2010), sibelinsesi (11-07-2008) |
|
|
#2 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
TUHAF DUYGU
Dolaşıyorum ne zamandır kalbimde bir gül kesiği; ıslak bir tülbent koy göğsüme emsin büyüyen o siyah lekeyi; çoktan döndüm gittiğim gurbetlerden yine de içimde kanayan bir sılanın sesi. |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: |
|
|
#3 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BİR GÜNÜN SONUNDA ARZU
Ne çok iz bedenimde senden: İki siyah haşhaş açtı düşlerinle ısırdığın omuzlarımda; göğsümdeki bu onmayan yara gözyaşının damladığı günden kalma; "Mutlu aşk yok" diye inildemişti Aragon, uçurum gibi parıldayan Elsa’ya. Ah! Zakkumsu ses; gümrah bir bahçe olsun isterdim, kederin ve deliliğin arkası. – Ne kaldı bana senden – demiştin, çürüyen güllerin anısı sadece çürüyen güllerin anısı. ah! Niye kesmedin uyurken bileklerimi? |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: |
|
|
#4 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
AHMET OKTAY ![]() ""En sevdiğim kelimeler gibisin örneğin öfke gibi hani bir zamanlar dağda ve sokakta açan. Örneğin umut gibi günde, gecede yitip durduğumuz zeytin dalını dal eden. Örneğin aşk gibi denizlerin üzerinde yürüten. Örneğin kavga gibi yüreğimi sıkı, saçlarımı kara tutan kayaları yumuşatan kavga gibi."" 1933 yılında Ankara'da doğdu. Yazmaya ortaokul sıralarında başladı. İlk şiiri, 1949-1950 yılları arasında Gerçek dergisinde yayımlandı. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı. Ahmet Oktay, 1950'li yıllarda Mavi Hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı dergide yazıları ve şiirleriyle etkin bir rol oynadı. 1961 yılında Yeni İstanbul gazetesinin Ankara bürosunda "parlamento muhabiri" olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazetelerde ve TRT Haber Merkezi’nde muhabirlik, haber müdürlüğü yaptıktan sonra 1982'de TRT’den emekli oldu. Bir süre daha Milliyet gazetesi’nde çalışmaya devam eden Ahmet Oktay, 1993 yılında görevinden ayrılarak kendini tümüyle yazmaya verdi. Başlangıçta yazdığı şiirlerle Ahmed Arif şiirinden etkilendiği izlenimini verirken, 1960’lardan sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla İkinci Yeni’ye doğru yöneldi. Şiirlerinde destansı bir söyleyiş kullandı, zengin sözcük dağarcığı ile kendini hemen belli eden bir tarzla şiirler yazdı. Şiir kitaplarından özellikle Yol Üstündeki Semender (1987) Behçet Necatigil Şiir Ödülü almasınında ötesinde içerdiği şiir isimleriyle de önem kazanmıştır. Her bir şiirinde intihar etmiş bir şairi şiire dönüştürmüş ve o şairin biçemiyle kendi biçeminin karışımı enfes bir biçem ortaya koymuştur. Türkiye'de birçok şiirsever bu şiir kitabı nedeniyle gizli kalmış Türk ve yabancı şairleri farklı yanlarıyla öğrenebilmiştir. Ödülleri 1965 Yeditepe Şiir Armağanı, Her Yüz Bir Öykü Yazar ile 1987 Necatigil Şiir Armağanı, Yol Üstündeki Semender ile 1991 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü, Ağıtlar ve Övgüler ile 2002 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü, Hayalete Övgü ile
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma... varsın ateşin suskunlukla beslensin benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik.. ______içinden geldiği gibi yaşamalısın "herşeyi".. KıZıL DeLi
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ACI
Usandım taş basması günler yaşamaktan yalnızlığımı büyütüyorum korkunç yani bağırmak sana sulardan. Her gün yeniden ölmek elinden karanlık adamların yalanla, ekmekle, silahla. Üstümüze bakarken çağlar her çocuk başı okşadığımız suçlu bizmişiz gibi büyüyor avcumuzda. Gözlerinde bile deniz dibi gözlerinde ölüler askerler ve gemiciler halinde. İhtiyar yüreği toprağın buğdayı, elma'sı korkuda. Suskunluğum, utancım büyük sıkıntım kara. Gel dağıt mavini kör kuyular uykuma. Ahmet OKTAY |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BENGİ İZ
Bir kahkahayla silkindim dalıp gittiğim mektuptan; yaşam hep böyle uyarır bizi, katıksız neşeye dönüşür altunî bir sesle en derin kederler; mutlu bir düşteymiş gibi zamanın dibinden gülümser, artık yanaklarından öpemeyeceğimiz sevgili yüzler. Budur odaya süzülen mehtabın, kurumuş eski çeşmenin açıklayıp durduğu bilgelik ve giz Sevinç de olgunlaştırır kalbi acı ve ayrılık gibi; süzülüp dibe çökeldikçe anılar anlarız ki çürüme ve tohum süreçtirler. Yine de yetmez zaman gecenin ve kitapların söylediğini çözmeye, kaç kent, kaç aşk terk edilmiştir; sinmiştir ölümler satırlara bir koku gibi; hep bir şeyler kalmıştır geride asla unutmak istemediğimiz Yüzyıllar içre konuşur farklı Yazılar, solar, yıpranır meşin ve parşömen bellekte kalır o bengi iz. Ahmet OKTAY |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BÜTÜN ERKEKLER ÖLÜR
Çünkü gök sıkıntıyla ağar rüzgâr buruşur, bir yaprak düşer ve kaçıyordur solgun mavilikte maviler ve al geyikler. İşte altın ve kara akıntılar: analar, yitirilmiş resimlik yoksulluk, o korkunç kadın. Susun, tümünün anıldığı gündür, kara yağmur ve ebem kuşağı usulca bütün erkekler ölür. Kıpırdamasın insandan gelen sesler kamyonlar devrilir dağ yolunda. Rehincide kalan bir gümüş saat emanetçide unutulan bavul, geçip giden gök taşlarıdır havadan ve selüloit mavilikten. Ey mermeri bozuk yalnızlık, sanki kutsal bir avdır suskuda ve bir yakut parıltısıdır artık. Çünkü gök kanla ağıyordur, soluk soluğa atan bir damar kalbinde hırçın denizin ve toprağın nabzında, unutulmak gibi bir şahdamar. Ürperir aynı rüzgârla darağacı, çarmıh ve çiçek, sussun yatakların fısıltısı avuçlarda parıldayan kehribar: ekmekli, zincirli ve başları eğik kadınların erkekleri geçiyordur. Ve üzgün deltası kısacık ömürlerin bir albüm, bir şarkı, bir çocuk. Hangi doldurulmuş hüznün yakutu çocukluk defterlerince soluk, ki savaş alanlarında parıldar bütün koruluklardır ay ışığı, ey ulaşılmayan dayanak aşklar elleri kanatan kesici ağıt. Hep unutuştur akılda kalan, sıçrayan, yenilen ve ölen geyikler, derdin eksilmediği kalem ve kağıt. Kısa ve kesin bir sözdür erkekler, İspanya'da "Non Pasaran", kızaran kilise çanları katedrallere çöken gölgelik İtalya'da "Mamma Mia" işte avuçların dünyayı duyduğu kayalar, sarkık bir bıyık Meksika'da, "Viva" Nehirler kurur, susar aşk ve en katı sözdür erkekler kıraç ve yoksul Anadolu'da. Büyük ve yeniktir erkekler, söz dinlemez serüvenci çocuk su şırıltısında sayıklayan hasta, ve deli bir sevgilidir sabaha kadar bulgulu, korkunç ve utançla. Yararsız bütün leylak ağaçları, hiç bilmiyor erkekler doğan ve ölen çocukların hüznünü, çünkü daha önceden ölürler. Çünkü gök ağıyordur kanla, hep yenik yıldızlar vardır, anı defteri, kum saati, savaş alanı, bir yüz işte o kandır. Ey ışığını dağıtan kristal ölümsüzlük, ele geçirilmeyen gömü, ayışığı denizle kendini sürdürür, işte her şey geçip gitmede, usulca bütün erkekler ölür. Ahmet OKTAY |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SIĞINAK
Kaçıp sana saklanıyorum akşam oldu mu Sana dokununca mı denizleniyor masa Senin avcıların mı çok hayvanları kovalayan Sıkıntımın ormanında? Üç beş günümüz var şuracığında Nice oyuncağımızı kırdılar Biz de güzel çocuklardık bahçelerde Sularda alabalık Azla avunmaya alıştık Ne yapalım paramız yoksa Şarabımız bitince yağmura çıkarız Kim güzelleşmiyor öpüşünce. Ahmet OKTAY |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ahmet Telli | sibelinsesi | Şairlerimiz ve şiirleri | 7 | 01-06-2010 11:27 |
| Oktay Sinanoğlu-Türkçe Giderse;Türkiye Gider! | KızıLKumsAL | Bilim Dünyası | 5 | 10-31-2008 22:41 |
| Ahmet Telli | rüzgar_88 | Şairlerimiz ve şiirleri | 3 | 09-01-2008 15:34 |
| Kul Ahmet Hayatı Ve Değişleri | Kul Seyyid | Alevi Ozanları, Deyişler | 13 | 08-28-2008 22:19 |
| Seyfi Oktay konuşabilseydi | Çopur | Alevilik Haberleri | 0 | 08-18-2008 19:10 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||