![]() |
|
![]() |
|||||||
| Din Alevilik dışındaki ianaç sistemleri ile ilgili paylaşım ve tartışmaların yapılacağı alan |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Alevi inancına mensup olduğu düşünülen Albili’ler
Albililer Feodalliğin, kontların hüküm sürdüğü XII. yüzyıllarda sapkın inanç denilen bir toplum ortaya çıktı. Halk arasında olduğu gibi saygın kişiler arasında da bu görüş yerini almaya başlamıştı. Bu görüş Albililer arasında yaygındı. Diğer adı ile Katarizm’di. Politik gücün Albililerin inancında yeri yoktu. Katar kiliseleri beyler tarafından korunmuş olsalarda politik alanda güçlü değillerdi. Kiliselerin o zamanki güçlü durumları yanlızca politik ve maddi yöndendi. Askeri yönden hiç bir güçleri yoktu. Tek dayanakları kiliseleri ve inancı kullanarak Avrupa’da kırallıkların, beyliklerin ve kontlukların (Fransa, İngiltere Kırallıkları Lorraine ve Bourgogne Prenslikleri gibi) askeri güçlerini inanç adı altında kendi güçleri gibi kullanıyor ve istedikleri saldırıyı istedikleri kırallıktan talep edebiliyorlardı. Kiliseler o zaman da kutsal topraklara yönelik saldırıları ve oraları ele geçirme istekleri için halkı orduya almanın yolunu arıyor, orduya kırk günlük katılma karşılığında (Kırklar ortaya çıkıyor) suçların ve günahların affedilebileceğini söylüyorlardı ve şart koşuyorlardı. Avrupa’da ki kırallıklardan ve beyliklerden kilisenin emirlerine uymayan kiliseye karşı olan halkı koruyan kontluklardan olan Toulouse kontlukları kiliseleri rahatsız etmekteydiler. Fransa Kırallığı bu konuyu inceden alıp arayı bulmak için 1208 yılında Avignon’da bir toplantı düzenler ama Toulouse kontlarını razı edemezler. Ancak Papa III. Innocent’ın bunu kabul etmemesi ve Fransa Kırallığından bir sefer düzenlemesini istemesi ve Fransa Kırallığı’nın kabul etmemesi ile durmak üzere iken, Papa’nın danışmanlarından Pierre Castelnau’nun Toulouse Kontunun yakınlarından biri tarafından öldürülmesi bardağı taşıran son damla olmuş ve Toulouse’a sefer kararı alınmıştı. Bu seferin nedeni asıl o bölgelerde yaşayan sapkın insanlar denilen Katar inancına sahip Albilileri ortadan kaldırmaktı.Toulouse kontu bu karara ne kadar karşı çıksada kendi topraklarını ve beyliğini kurtarmak ve Avrupa Kırallıklarını ve kiliseleri karşısına almamak için Haçlı ordularının yanında yer aldı. 1209 yılında başlayan sefer Bezier kapısında ilk savaşı gösterdi. Bezier’nin Katolikleri kendi içlerinde sakladıkları sapkın inançlı kişileri vermek istemeyince yapılan saldırılarda seçme yapılmadan, sorulmadan yapılan kıyımda 40 000’i aşkın insan katledildi. Savaş anında sorulan sapkınları nasıl tanıyacağız sorusuna Arnaud Amaury’nin verdiği şu cevap Haçlı ordularının sloganı olacaktı : “ Hepsini öldürün, Allah kendininkileri tanır.” Bezier ile başlayan bu kıyım sapkın insanlar denilen Albililere karşı yapılan saldırılar, kırk yıla yakın bir zaman alır. Montsegur kalesini ve Carcasson’u aldıktan sonra bütün topraklar ve ordunun idaresi Kuzey Fransa’nın küçük bir Beyi Simonde Monfort’a verildi. Nedeni de onun orada kalabileceği, Kuzey’de fazla bir idaresi olmamasından gelmekteydi. Simon de Monfort’un başa gelmesinden sonra savaş devam etti, güçlü şehirlerin kontlukları’nı (Carcasson, Narbonne, Foix) alarak devam eden seferler sırasında Toulouse kontluğuna el sürülmedi. Çünkü Toulouse Kontu yaşanılan kıyıma göz yummuş ve kiliselerin korumasını almıştı. Yapılan savaşlarda ve ilk olarak Minerva denilen bölgede Arnaud Armaury 150 Albililiyi ateşe attı. 1211’de Haçlı Konseyi Monpellier’de toplandı. Toulouse kontu Raimond VI’nın durumu tartışıldı. Kendisinin ve halkının çıkarları için Haçlı seferlerine kiliselerin yanında katılan Toulouse Kontu bu toplantıda tekrar suçlandı. Bütün topraklarını kiliselere teslim etme ve sürgün gibi cezalarla cezalandırıldı. Bunu kabul etmeyen Toulouse kontu Haçlıları terk ederek Toulouse’a döndü ve savunmaya çekildi. Simon yaptığı saldırılarda Toulouse kontu topraklarında Lavaur şehrinde 200 Albiliyi ateşe atar ve 40 şövalyeyi öldürür. Raimond VI için tek çıkar yol savaşmaktır. Savaşların sonuç vermediği ve Haçlıların baskın saldırıları karşısında en son Raimond VI’nın oğlu Raimond VII’a teslim olur ve Fransa Kırallığına topraklarını vermekle kalmayıp soyunun Krallık haklarını da teslim eder. 1233 yılında katar inancına mensup sapkın inançlı kişileri yargılamak için Engizisyon mahkemeleri kurulur. Güney de yaygınlaşarak sapkın inançlı dedikleri kiliselere karşı olan bütün Albilileri ateşe atarlar. Bu kıyımlardan kaçanlar en son Montsegur denilen ve mücadelenin sembolü haline gelen kaleye yerleşirler. 1242 yılında Engizisyon mahkemesi heyetine Toulouse kontu yakınlarından Raimond d’Alfaro tarafından yapılan bir saldırıda bütün Papazlar baltalarla parçalanırlar. Bu olay Engizisyonun ve Haçlıların Montsegur kalesine yönelmelerine neden olur. O güne kadar Katar inancına bağlı Albililer diğer adı ile sapkın inancına mensup olan son kişiler Montsegur kalesine yerleşmişlerdi. Yapılan saldırılar sonucu Montsegur’da bulunan ve kale halkına daha fazla zarar vermek istemeyen sıgınmacı Albililer kale halkına dokunmamaları şartı ile Haçlılara teslim olurlar. Kendilerine verilen son bir şans olan kiliseleri tanımayı red ederek Montsegur kalesi halkından 25 kişininde kendilerine katılması ile birlikte kendilerini ateşe atarlar. Ateşten kurtulma şansına rağmen inançlarından dönmeyen Albililer ateşte kendilerini atmadan önce su sözü söylerler: “Hepimiz kardeştik”. Alevi inancına mensup olduğu düşünülen Albili’ler Binlerce yıldır yakılıp yıkılan ve yok edilmeye çalışılan Aleviliğin çeşitli olaylar ve ayaklanmalar sonucu ortaya tekrar tekrar çıkmış ve kendi gelenek görenek ve felsefesinden ödün vermeden, tarihler boyunca benligini yitirmeden yaşamına devam ettirmiştir. Birçok güçlü devletlerin kendilerini itaatkar silahlı bir güç olarak görmesi, savaşlar sonucu hakimiyetini kurduktan sonra yok etmeye çalıştıkları Aleviler direnmelerine devam etmişlerdir. Gizlide olsa kitapsız, belgesiz, sazla deyişlerle hakları ödenemeyecek kadar büyük olan Dedelerimizin sözlü bilgilendirmeleri ile günümüze kadar gelmişlerdir. Alevi tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sivas katliamından sonra hızla yükselen Alevi direnişi, uyanışı silahsız bir devrimle tarihinin en örgütlü dönemine gelmiştir. Bu örgütlülük ile beraber ortaya atılan tartışmalar yön değiştirerek Aleviliğin nerede olduğu ne zaman dan beri var olduğu, hangi dine bağlı olduğu çalkantıları son hızı ile devam ederken okuduğumuz bir kaç kitap ve dinlediğimiz birinin sözünün diğerini tutmadığı yazarlarımızın ve Dedelerimizin açıklamaları ve Aleviliğin sürgünler sonucu Avrupa’ya kaydığı ispatları, aynı isimle olmasa da yaşam biçimi ve karşılastıkları iftiralar ve katliamlar ile Alevileri andıran topluluklar olduğunu öğrendik. Son okuduğumuz «Aleviliğin kayıp bin yılı» adlı Erdoğan ÇINAR’ın kitabında Fransa’da 1200’lü yıllarda Albigen’ler adlı Alevi yaşamı süren halkın oldugunu öğrendik. Merakımızı gidermek için tarihi kitaplardan ve internetteki bazı tarihi sitelerden Fransa’nın Carcasson, yerleşim olarak Touluse ve Bezier Beyliklerinde (Kontluklarda) Albi denilen yerde yaşayan ve Albililer (Albigeois) olarak adlandırılan bir halkın yaşadıgını Hıristiyanlığa ve Katolikliğe pek benzemeyen bir yaşam biçimlerinin olduğunu öğrendik. Yaşam biçimleri ile Aleviliği andıran ve karalama politikalarının Anadolu Alevilerini andıran, Albililer Papalık ve kiliselerin emri ile Haçlı seferlerine uğramıştır. Tarihe Albililere karşı Haçlı seferleri olarak geçen bu kanlı kıyım otuz yıl sürmüştür . Başlangıçta Albililerin inancı ortaya çıktı. Bu inanç Fransa’nın Güneyinde ortaya gelmedi. Büyük bir olasılıkla onuncu ve onbirinci yüzyıllarda şimdiki adı ile Bulgaristan olan Doğu Avrupa’dan Fransa’ya geldiği düşünülüyor. Bu inanışa göre hayatta dünyanın hiç bir şeyine önem verilmiyor. Dünya’yı yöneten bir Kırallığın olduğunu ve oraya ulaşabilmek için iyi bir insan olma amacını giderek eksiksiz bir insan (insane-ı kamil) olmaktır. İnsanların hepsi bir ruha sahiptir amaç ise bu ruhu o yüksek kurula kırallığa ulastırmaktır. Bu da insanın tanrı ile bir olmasından geçer ki, Hıristiyanlıkta bu bate mile gerçekleştirilir. Albilerde buna consalamentum deniyor. Consalamentum hak dostlarının arasına girmek için yeterli değildir. Hak dostlarına katılım bir ömür boyu verilen imtihandan sonradır. Katolik kiliseler kendi organizasyonları, sahiplendiği konu ve kurulları, vergileri, zenginlikleri ve siyasi baskınlığı nedeni ile Albililer tarafından red ediliyorlardı. Albililer tarafından Katolik kiliselerine yönelik bazı eylemlerde olmuştur. Mesela kutsal sayılan Cuma akşamları halka açık meydanlarda ateş yakıp et pişirip yemek gibi. O zamanki düşünceyi göz önüne alırsak bu eylem kiliseleri çok kızdırmıştır. Albililerin inancının gelişmesi belkide o zamanki ekonomik, dinsel ve siyasal baskılardan çıkmıştır. Ama kiliseler tarafından Avrupa’nın Doğusu hariç diğer taraflarında reddedilen bir toplum ve inanç haline gelmişlerdir. Seyit Gezek 24.05.07
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following 7 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Ali karul (02-09-2009), ceritli (08-24-2008), DeNiz_MaVisİ (08-24-2008), karmati (07-13-2008), Kul Seyyid (08-24-2008), NervouS! (02-09-2009), Renas (08-24-2008) |
|
|
#2 |
|
Yeni Üye
Üye No: 189
Mesajlar: 10
Thanks: 10
Thanked 29 Times in 8 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
Tek Tanrılı Dinlerin Uygulayıcıları Süreç Içerisinde Efendiye Itiati ön Plana çıkararak; Gökyüzü Cennetini Vaadederek,yeryüzünde Kendilerini Tanrılaştırıp Inanırlarını Köleleştirdiler. Ateşte Yakarak Karşıtlarını, Tanrının Yetkelerini Kullanma Hakkının Kendilerinde Olduğunu Iddia Ettiler.efendiler Ve Köleler Olarak Ayrımsanan Yeryüzü Cennetinde Bütün Kıyımları Tanrı Adına Yaptılar.onun Benzeyişinde Ve Onun Ruhunu Taşıyan Ve Nihayetinde Ona Dönecek Olan Parçaları Ateşle Kutsadılar.12-13.yüzyıldaki Bakış Açısı 1993'tede Aynıydı.papaz Cüppesi,imam Sarığı Ve Sakalıyla Yer Değiştirmişti.
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to karmati For This Useful Post: |
|
|
#3 | |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Tarih batıni öğretilere sahip olanların hep horlandığını ve katledildiğini yazdı. Bu durum Aleviler, Albigenler, Bogomiller vs vs içinde değişmedi. Din, her zaman siyasetin, iktidarların, güç sahiplerinin buyruğunda olmuştur bunun için... İnsanlarda yılmadı ve öğretilerini koruyarak rönesansları, reformları başlattılar. Cumhuriyetler kurdurup bu kanlı tarihten bir nebzede kurtardılar. Hala çalışıyorlar Alevilik gibi. Aslada yılmayacaklar... Bugün olduğu ve yarın olacağı gibi.. Sevgiler
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() “ Bizler birer yolcuyuz. Yaptığımız sadece bir yol sürme. Yol cümleden uludur. Yolcu ateşte yanmakla, yol yanmaz. Sen gördüğüm en yürekli, en temiz, en cesur insanlardan birisin. Elinden geleni yaptığını biliyorum bizim için. Ama artık sen de kendi ordularını düşünmelisin. Biz, kendi tarihimizi yazmaya gideceğiz yarın. Yol da bizim, yolcu da biziz. Yolcuyu yoldan çevirmeye kalkanlara sadece gülüyorum” dedi Berthard Marty. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
duran ;
Bu resimlerin dili nedir.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
albigenlerle yukarıda alıntıladığım yaşam ve ölüm durumlarıyla ilgili resmiler alıntı resimler daha doğrusu , resmin dili yorumlayana göre değişir sanırım abi.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() Montsegur Kalesi / Fransa ![]() ![]() Montsegur Kalesi / Fransa ![]() Montsegur / Fransa: günes simgesi ![]() ![]() Kale kapisindaki amblem ![]() alıntı: balabanasireti resimleri yüklemedeki sebep herhangi bir iddia değil, konuyu bütünlemesi tamamlaması ve bütünlük oluşturması sebebiyledir.. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
katarlarıda es gecmeyelim dabi ki oda gündeme gelmiş olsun. sevgili karanda eklemeler yapacktır bu bölüme...
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Viyana’da ’’Bin Kadın Bin Işık’’ etkinliği | Devrim06 | Alevilik Haberleri | 0 | 11-21-2008 10:29 |
| Hizbullah’tan ’Kürt’ PKK’dan ’Alevi’ çıkışı | Derman | Türkiye Gündemi | 0 | 07-13-2008 10:17 |
| özel haber: ‘2 Temmuz’da Sivas’ta buluşalım’ çağrısı | cetin aktas | Türkiye Gündemi | 0 | 07-02-2008 00:41 |
| Milli Eğitim’den Lüküs Hayat’a ‘ayran’ ayarı | cetin aktas | Türkiye Gündemi | 0 | 06-25-2008 19:04 |
| Erdoğan’a 290 milyon YTL’yi ‘nerede, nasıl harcadın’ sorusu | Sedat | Siyaset | 1 | 06-21-2008 17:36 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||