Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevi Edebiyatı

Alevi Edebiyatı Yazılı ya da sözlü alevi edebiyatına dair paylaşımların yapılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 01-29-2011, 10:04   #1
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart Alevi Bektaşi Tekke Edebiyatında Mürüvvetnameler

Bektaşi Şiiri

Bektaşi Edebiyatı dediğimiz zümre edebiyatının kaynağı Yunus Emre ve Kaygusuz Abdal’dır. Bu, tasavvufa dayanan “Halk Edebiyatı”nın bir koludur. Bektaşi Edebiyatı muayyen bir zümrenin ürünü değildir. Bu edebiyatı meydana getiren şairler arasında Bektaşiler, Ahiler, Abdallar, Hurufiler, Haydariler, Kalenderiler” de vardır.
Bektaşi şairlerinin büyük bir kısmı hece vezniyle “Nefes, Devriye, Nutuk, Hikmet, Destan, Methiye” ler yazdıkları halde, aynı zamanda “Divan, Semai, Kalenderi” gibi sırf aruz vezniyle manzumeler de yazmışlardır. [1]


Mürüvvetnameler


Tebliğimizin konusu olan “Mürüvvetnameler” , Bektaşi şiiri içinde yer almaktadır.
Bugüne kadar Divan Edebiyatı’nda bir nazım türü olan “Tevhid ve Münacatlar” üzerinde yeterince durulduğu halde, tebliğimizin konusu olan “Mürüvvetnameler” üzerinde yeterince durulmamıştır.
Bilindiği gibi Tanrı’nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiirlere tevhid, Tanrı’ya karşı yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlere de münacat denir.[2]
Alevi-Bektaşi Tekke Edebiyatı’ndaki Mürevvetnameler, konu itibariyle yalnız Allah’a yalvarmakla kalmaz; başta Hz.Muhammed olmak üzere, Hz.Ali, Hz.Fatma, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin’den de yardım ister. Bu halka daha da genişler, 12 İmamlar’ı, Kerbela Şehitlerini, içine alır.
Sivas-Divriği-Tokat kaynaklı cönklerde, bu halkaya Selman_ı Farisi’nin, Hızır Peygamber’in, Kırklar’ın, Hacı Bektaş Veli’nin, Abdal Musa’nın, Sarı Saltuk’un, Seyyit Ali Sultan’ın, Kadıncık Ana’nın ve Balım Sultan’ın da dahil edildiğini görmekteyiz.
Mürüvvetnameler Anadolu Erenleri’ni de içine almaktadır. Gözcü Karaca Ahmet, Hıdır Abdal, Garip Musa, Hubyar Sultan, Yalıncak Sultan, Koca Haydar, Keçeci Baba, Şah Veli Dede, Şah İbrahim.... gibi şahsiyetler, XIII-XVI yüzıyıllar arasında yaşamış Anadolu erenleridir. Tekke şairleri bunlardan da yardım istemektedir.




Mürüvvetnamelerin Özellikleri


Mürüvvetnameler, Alevi-Bektaşi cemlerinin vaz geçilmez unsurlarıdır. Cem sırasında bunlardan en az biri veya bir kaçı saz eşliğinde okunur. Genellikle Allah, Muhammet, Ali üçlüsünden veya 12 İmamlar’dan günahlarının bağışlanması dilenir. Bu dilekler sırasında:
“Tövbe ya Rab günahımıza estağfirullah”
“Medet-mürvet yad eyleme sultanım”
“Hata ettim Hüda suçum bağışla”
“Yarabbi aç gönlüm gözüm”
“Benim gel geç günahımdan”
“Yargılamak Hak’tan yalvarmak benden”
“Allah medet, ya Muhammed, ya Ali”
“Medet mürvet dedim kapına durdum/yalvaranın kusuruna kalmıyor”
“Mürvetine geldim, kapına düştüm”
“Mürvet Şah-ı Merdan sana sığındım”
“Şah-ı Merdan Ali car sende kaldı”
“Şefaat umarık senden ya Ali^”
“Durup dara, gelirler ilticaya”
“Medet pirim imdat eyle talibe”
“Medet medet dedim, kapına geldim/Haticetü’l Kübra, Zehra sen yetiş”
“Versin muradımız İmam Hüseyin”
“Ali oğlu Celal Abbas gel yetiş”
“Selman’ın carına Merdan ulaştı”
”El aman mürvettir Mehdi Muhammed”
gibi sözler söylenir. Bu nedenle, özellikle Alevi cemlerinde okunan , bu yakarışlar, aman dilemeler, farklı bir yapı gösterir. Konu itibariyle nefeslerden, deyişlerden, düvaz-imamlardan ayrılır. Şiirde geçen “ Meded, mürvet, iltica, car...” gibi sözlerden dolayı bu tip şiirlere “Meded-mürvet, intica/iltica, car, ricaname, delil” gibi adlar verilir.
Mürüvvetnameler hece ölçüsüsüyle, koşma biçiminde yazılır. Aruz vezniyle yazılmış olanları pek azdır.
Prof.Dr. Abdurrahman Güzel, “Bektaşilik ve Bektaşi Şiiri” adlı makalesinde Medet-Mürüvvetnameleri, “İstimdad” başlığı altında ele almıştır. İstimdad’ı “Hz.Ali, Bektaşi şiirinde günahların affedicisi olarak da yer alır. Bektaşi şairleri, günahlarının affı için Hz.Ali’den medet umarlar” şeklinde tanımlamıştır. [3] Biraz sonra vereceğim örneklerde, bu yalvarışın, af dilemenin, yardım istemenin Hz.Ali ile sınırlı kalmadığı görülecektir.
Alevi-Bektaşi teke şairlerinden pek çoğu Mürüvvetname yazmıştır. Biz, Sivas-Tokat-Divriği kaynaklı cönklerde adı geçen Şah Hatayi, Veli, Seyyit Nizamoğlu, Necmi, Virani, Feyzi, Kul Himmet, Noksani, hulusi, Abdal Dede, Baba Kemter, Fevzi, Yemini, Dedemoğlu, Pir Sultan Abdal, Sefil Necmi, Hüseyin, Aşık Ali, Katibi, Derviş Musa, Kul Yakup, Kul Himmet Üstadım, Şapabi, Balım Sultan, Deli Şükrü, Budala İsmail, Suzani, Şahabi, Deruni, Ali Dede, Abdal, Cafer, Sefil Edna, Derviş, Derviş Ali, Kul İsmail, Aşık Mehmed, Sefil Hasan, Seyyid, Sefil Ahmet, Dertili Kalender, Selmanoğlu, İhsani, Aşık Molla gibi şairlerden örnekler aldık. Bunlardan pek çoğu yöresel şairlerdir.


Mürüvvetnamelerde İsmi Geçen İslam Büyükleri/ Erenler/Evliyalar
Bu bölümde Hz.Muhammed, Hz.Ali, Hz.Hasan, Hz.Hatice, Hz.Fatma, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin ve 12 İmamlar gibi herkesçe bilinen İslam büyükleri hakkında bilgi verilmemiştir. Daha çok bazı İslam büyükleri ve yörelerince bilinen erenler/evliyalar hakkında bilgi verilmiştir.


12 İmamlar: İçinde 12 İmamının adı geçen şiirlere “Düvazdeh İmam/Düvaz İmam” denir. 12 İmamlar şunlardır: Hz.Ali, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin, İmam Zeynel Abidin,.İmam Muhammed Bakır,.İmam Caferü’s Sadık ,İmam Musayı Kazım, İmam Ali Rıza, İmam Muhammed Taki,, İmam Aliyyü’l Naki,, İmam Hasanü’l Askeri,İmam Muhammedü’l Mehdi.


Selman-ı Farisi: Sahabedendir. Küçük yaşta Hıristiyanlığı kabul etmiştir. Daha sonra Hz.Muhammed’in huzuruna çıkarak Müslümanlığı kabul etmiştir. Hendek Savaşı’na katılmıştır. Hz.Peygamber’in büyük sevgisini kazanmıştır. 656 yılında Medain’de vefat etmiştir. Hz.Peygamber onun için”Selman bizim aile efradından, Ehli Beyt’ten sayılır” demiştir. Menkıbeler onu, Hz.Ali ile birlikte, onun arkadaşı, en yakın dostu olarak gösterir.[4]


Celal Abbas: Hz.Ali’nin, Hz.Hüseyin’le birlikte Kerbela’da şehid düşen(680) oğludur.[5]


Abdal Musa: Hacı Bektaş Veli’nin en büyük halifelerinden birisidir. Orhan Gazi zamanındaki savaşlara katılmıştır. Abdal Musa’nın Bursa’da ve Antalya’da, Elmalı’nın az güneyinde, Tekke köyünde yatırı vardır. Ünlü tekke şairi Kaygusuz Abdal, Abdal Musa’nın dervişidir.


Sarı Saltuk: Sarı Saltuk, bizim Alp-erenler dediğimiz yiğit dervişlerdendir.Menkıbevi hayatı Saltuk-name’de yer almaktadır. Saltuk-name’ye göre Sarı Saltuk, Hacı Bektaş Veli ile görüşerek onun hayır duasını almıştır. Sarı Saltuk’un Balkanlar’ın fethinde büyük rolü almıştır. Y.Nuri Öztürk’e göre Sarı Saltuk’un ölüm tarihi 1264’tür. Sarı Saltuk, sadece Türkler arasında değil Balkan ülkelerindeki Hıristiyanlar arasında da aziz olarak bilinir.[6]


Kızıl Deli(Seyyit Ali Sultan): Horasan erlerindendir. 1397 yılında, Dimetoka’da Kızıldeli ırmağı yanında bir tekke kurmuş, orada vefat etmiştir. Menkıbevi hayatı Seyyit Ali Sultan Vilayetnamesi’nde yazılıdır.[7]


Kadıncık Ana(Kutlu Melek): Vilayetnameye göre, Hacı Bektaş Veli, Karahöyük’e geldiği zaman İdris Hoca’nın eşi olan Kadıncık Ana tarafından konuk edilir. Hacı Bektaş Veli de Kadıncık Ana’yı kendisine evlat edinir.[8]


Balım Sultan: Asıl adı Hızır Bali’dir. Dimetoka doğumludur. II. Bayezid zamanında Anadolu’ya gelmiş, 1482 de Hacı Bektaş Dergahı’na Post-nişin olmuştur. Bektaşiliğe yeniden bir şekil vermiş. Bütün erkanı, adabı, usulleri tertip ve tanzim etmiştir. Hacı Bektaş’tan sonraki en büyük Bektaşi babasıdır. Ölüm tarihi 1520’dir.[9]


Sersem Ali Baba: Balım Sultan’ın ölümünden sonra, Hacı Bektaş Dergahı uzun müddet post-nişinsiz kalmış, 1551 yılında Sersem Ali Baba, Dede-Baba ünvanı ile dergaha atanmıştır. 1569 yılında vefat etmiştir.[10]


Gözcü Karaca Ahmet: Kaynaklar, Karaca Ahmet Sultan’ın, Horasan’da doğup, eğitimini orada tamamladıktan sonra, Selçukluların çöküş yıllarında Anadolu’ya geldiğini, Alp-erenler içinde seçkin bir kişiliği olduğunu, 13 yüzyıl ortaları ile 14 yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığını kaydeder. Anadolu’ya gelen askeri güçlere gözcülük ettiği için bu ünvanı almıştır. Manisa’nın ve Afyon’un fethinde bulunmuştur. Türbesi İstanbul’daki Karacaahmet mezarlığındadır.[11]


Hıdır Abdal: Gözcü Karaca Ahmet’in oğludur. Tahminen XIII yüzyıl sonlarında ve XIV yüzyıl ortalarında yaşamıştır. Türbesi Eğin/Kemaliye’ye bağlı Ocak köyündedir. Alevilerce “Düşkün ocağı” olarak bilinir. Çevredeki en büyük yatırdır.[12]


Garip Musa: Seyyit Garip Musa, Selçuklular döneminde yaşamış bir Alp-eren’dir. Türbesi Divriği’nin Garip Musa mezrasındadır.[13]


Hubyar Sultan: Osmanlılar döneminde yaşamış bir Anadolu erenidir.Türbesi Doğanşar ilçesine bağlı Hubyar köyündedir. Hubyar Sultan ocağına bağlı olanların elinde 1582 tarihli bir ferman bulunmaktadır.[14]


Yalıncak Sultan: Asıl adı Essseyit Muhammet Nuri olan Yalıncak Sultan, Konya civarında yaşayan bir Türk boyuna mensuptur. Menkıbelere göre Sivas yöresine Karamanoğlu Mehmet Bey zamanında(1261-1283) gelmiştir. Türbesi Hafik’in Celalli bucağına bağlı Yalıncak köyündedir.[15]


Koca Haydar: Türbesi Divriği ile Kemali’yenin müşterek yaylası olan Sarıçiçek yaylasındadır. Beylikler döneminde yaşamış bir Anadolu erenidir. Mezar taşı kitabesinde “Şeyh Dehman ibni Seyyit Şeyh İsmail ibni Seyyit Şeyh Koca Haydar” sözleri yer almaktadır. [16]


Keçeci Baba: Kendisi bir Ahi Şeyhi’dir. Asıl adı Mahmut’tur.Türbesi Erbaa’ya bağlı Keçeci köyündedir. Menkıbelere göre Keçeci Baba, Horasan erenlerindendir. 1349 yılında yapılan bir savaşta şehit düşerek, Keçeci köyüne defn edilmiştir. [17]


Şah Veli Dede: Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Mezirme(Ballıkaya) köyünde müritleri olan Erdebil ocağına mensup bir Türkmen dervişidir. Menkıbeye göre Erdebil tekkesin’den kalkıp bu köye gelir. . Mezirme’deki tekkeyi oğlu Şah Hüseyin’e bıraktıktan sonra Erdebil’e döner..[18]


Şah İbrahim: Erdebil Tekkesi’nde yetişmiş bir Türkmen dervişidir. Müritlerini Anadolu’ya göndermiştir. Bunlardan büyük bir bölümü Mezirme’ye yerleşerek tekke açmışlardır.[19]






Mürüvvetnamelerden Örnekler






1.Allah/Tanrı’dan yardım isteme; af dileme

Bir senin birliğine hiç yoktur güman
Tövbe yarab günahımıza estağfirullahSenin huzurunda günahım çıokturTövbe yarab günahımıza estağfirullah
(Şah Hatayi, Baygül, 9 nolu cönk, s.57-59)




Sene bin iki yüz yetmiş
Yetmiş ola Allah Allah
Beni kendine bend etmiş
Etmiş ola Allah


Aşık maşukuna Leyla
Beni Mecnun ettin böyle
Efendim sen ihsan eyle
Etmiş ola Allah Allah
(Veli, Kurt, s. 17 )[20]




Yarabbi aç gönlüm gözümDöndür sene canım yüzün
Hem geceler hem gündüzünEstağfirullah el azim.
(Seyyid Nizamoğlu, Demir/211-212)


Ya ilahi sen bilirsin halimi
Medet-mürvet yad eyleme sultanımDivanından mahrum etme kulunu
Medet-mürvet yad eyleme sultanım.
(Necmi, Demir/496)




2. Hz.Muhammet’ten ve Hz. Ali’den yardım isteme



İlahi Mustafa hakkıBenim gel geç günahımdan
Aliyyü’l Murtaza hakkı
Benim gel geç günahımdan ( Virani, Demircan, 7 nolu cönk, 152-153)




Hata ettim Hüda suçum bağışla Muhammet Mustafa suçum bağışlaSafi nesli, Cüneyd’i Haydaroğlu
Aliyyül Mürteza suçum bağışla[21]
(Hatayi, Demircan, 153 sayfa)




Hüda kıl mağfiret cümle günahımMuhammet Mustafa hakkı bağışlaVelayet mülkünün hem padişahı
Aliyyel Mürteza hakkı bağışla[22]
(Feyzi, Kurt, s. 20 )




Severim Ali’yi sevgisi candanKeramet Ali’den şefaat senden
Yargılamak Hakk’tan, yalvarmak benden
Allah medet, ya Muhammet, ya Ali.
(Kul Himmet, Demircan, 5 nolu cönk, 14-16)


İnayettir bize fazl-ı Hüda’dan
Umarım kurtara cümle beladan
Her dem şefaat eylesin Muhammed
İmdat bize Aliyyel Mürteza’dan[23]
(Hatayi, Kurt, s.14)


Günahkarım hata etmektir işimTövbe günahımıza estağfirullahMuhammet-Ali’ye bağlıdır başımTövbe günahımıza estağfirullah
(Derviş Süleyman, Demir/155-156)


Rahm kıl halime ya Muhammet MustafaKalp evinde irşadım cedd-i pakim Murtaza
Mucizatın aşkare mümine ayn-ı şifaAffet isyandan el aman ya Aliyyü’l Murtaza(Fakir Necmi, Demir/507-508-509)


Bülbül oldum gül dalında şakırım,
Medet Allah, ya Muhammet, ya Ali
Şah-ı Merdan kitabından okurumMedet Allah, ya Muhammet, ya Ali
(Hatayi, Baygül, 9 nolu cönk,s.166-167)




3. Hz.Ali’den yardım isteme

Arzuhal eyledim Şahlar Şahı’naKıl derdime derman el aman dedimÖzüm turap ettim ben dergahınaDaha birliğinde yok güman dedim.
(Fedai, Demircan, 8 nolu cönk, 10-11)


Şah’a doğru giden ben bir bezirgan gördüm
Gayrileri katarına almıyor
Medet-mürvet dedim darına durdum
Yalvaranın kusuruna kalmıyor.
(Hatayi, Kurt, s.24)


Firkatın oduna yandım tutuştumKaldır nikabını yüzden ya Ali
Mürvetine geldim, kapuna düştümGöster cemalini tezden ya Ali
(Noksani, Baygül, 12 numaralı cönk,s.78-79)



Kevn-i mekana ermişsin ya Ali senden medetŞu alemde her dem birsin ya Ali senden medetŞu alemin nurusun ya Ali senden medetŞu alemde her dem birsin, ya Ali senden medet.
(Sefil Haydar, Demir/103)


Pervaneyi aşk oduna düşüren
Mürüvvet Şah-ı Merdan sana sığındımDeryalara dalga verip daşıran
Mürüvvet Şah-ı Merdan sana sığındım.[24]
(Şah Hatayi, Kurt, s.15)




Gelip Kesik Baş’ın carına yeten
Şah-ı Merdan Ali car sende kaldı
Selman’ı Erzine Dağı’na atan
Şah-ı Merdan Ali car sende kaldı.
( Hulusi, Demir/432)


Pirimsin mürşidim bak şu şaşkına
Çağırınca ulaşırsın düşküne
Kerbela’da İmamlar’ın aşkınaŞefaat umarık senden ya Ali.
(Abdal Dede, Baygül, 9 nolu cönk, s.143-144)


Ali gelür deyü karşı giderlerBindiği düldülün methin ederlerHimmet eylen erler, uyansın pirler
Ali’nin Düldül’ün biz de görelim
(Baba Kemter, Demir/177-178)


Hey gaziler şunda günahkar oldum,
Medet pirim imdat eyle talibeAradım günahımı özümde buldumMedet pirim imdat eyle talibe.
(Kul Himmet, Demircan, 7 nolu cönk, 165-167)


Açıp rahmet kapısını piştevaya
Bu demde af kıl koyma cezayaDurup dara, gelirler iltica’ya
Naki Mukteda hakkı bağışla.
(Fevzi, Demir/248-249)


Hüda ya Mustafa hakkı bağışla
Aliyyü’l Murtaza hakkı bağışla
........
(Yemini, Demir/Z.27)




4.Hz. Hatice’den ve Fatma’dan yardım isteme


Medet Allah’ım medetGel derdime derman eyle
Yetiş ya Ali Muhammet
Gel derdime derman eyle


Hatice Ana’mızın kızı Fatma
Elimden tutup yabana atma
...........
Var dileğin Hak’tan dile
Bir gün ola Mehdi gele
Dedemoğlu secde kıla Gel derdime derman eyle
(Dedemoğlu, Demir/128)[25]


Medet medet dedim kapına geldim
Muhammet Mustafa Ali sen yetiş
İsyan deryasına gark olup kaldımHaticetü’l Kübra, Zehra sen yetiş.
(Noksani, Demir/171-172)


Mürüvvetim vardır gerçek erlere
Muhammet Mustafa Ali’den medetHatice, Fatıma candan yarlereHasan Hüseyin uludan medet
(Pir Sultan Abdal, Kurt, s.13)


5.Hz.Hasan’dan yardım isteme:


İmam Hasan geldi bize yardımaİmam Hüseyin dermandır derdime
Şol İmam Zeynel’i gördime
Tövbe ya Rabbena estafirullah.
(Derviş Ahmet, Baygül, 9 nolu cönk, s.59-61


6.Hz.Hüseyin’den yardım isteme


Çağırmadan duyan, bakmadan görenBunca yaraların merhemin saranCümle isteklinin muradın verenVersin muradımız İmam Hüseyin
(Sefil Necmi, Demir/485/486)


Muhammet Ali’yi candan sevenlerYürüyüp yollarda kalmaz inşallahŞah İmam Hüseyin’den imdat umanlar
Hüseyin’den mahrum kalmaz inşallah.
(Hüseyin, Baygül, 9 numaralı cönk,s.263-264)


Efendim isterdim derdime dermanÇok şükür kalmadı gönlümde gümanKerbela’da şehit olan Ya İmam
Merhaba ya Hüseyin Efendim, merhaba.
(Kemter, Demir/271)


Bir name gönderdim şahlar şahına
Hüseyn-i Kerbela sana çağırdım
Dertliler tabibi anda yetişirHüseyn-i Kerbela sana çağırdım.
(Aşık Ali, Kurt, s.19)


7.Celal Abbas’dan yardım isteme

Sefinemiz bir girdaba uğradıAli oğlu Celal Abbas gel yetiş
Adunun hançeri sinem dağladıAli oğlu Celal Abbas gel yetiş
(Katibi, Kurt, 23)




8.Selman-ı Farisi’den yardım isteme:
Derviş Musa’ma gayret Selman’a düştüSelman’ın carına Merdan ulaştı,
Üç yüz yılda sevdiğine kavuştu
Şah-ı Merdan gibi sultan’a geldim.
(Derviş Musa, Baygül, 9 nolu cönk, s.138


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
Baba İlyas (01-29-2011)

Alt 01-29-2011, 10:04   #2
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

9. 12 İmamlar’dan yardım isteme


Dün ü günü hata etmektir işim
Tövbe günahıma estağfirullahMuhammed Ali’ye bağlıdır başım
Tövbe günahıma estağfirullah


Şah Hasan Hüseyin balkır nur ise
İmam Zeynel sır içinde sır ise
Eğer özümüzde benlik var ise
Tövbe günahıma estağfirullah


Muhammet Bakır’ın izinden çıkmak
Yükünü Cafer’den tuta gör ahmak
Layık değildir hatırlar yıkmak
Tövbe günahıma estağfirullah




Kazım Musa, Rıza katınca maya
Taki, Naki emeğimizi vermesin hataya
Dün ü günü ettiğimiz bed huya
Tövbe günahıma estağfirullah


Hasanü’l Askeri’nin gülleri bite
Mehdi gönlümüzün gamını ata
Leyl-i nihar işlediğimiz koğ gıybete
Tövbe günahıma estağfirullah

Şah Hatayi’m eydür Bağdat BasıraBöyle güne kaldık böyle asıra
Sen keremkansın kalma kusura
Tövbe günahıma estağfirullah
(Şah Hatayi, Demircan, 7 numaralı cönk, 153-154)




İmam Zeynel ikrarını güderim
Bakır Cafer katarına giderim
İlinizde garip gelmen giderimKazım Musa Rıza yol kerem eyle


Taki, Naki, Şah Askeri nurundan
Bülbül cenk ediyor Ali seyrinden
Din serveri Muhammed’in tarından
Yüzüme sürmeye gül kerem eyle.


Mehdi Resul’den benim mükerrem
Hayli demdir intizarın çekerimAh eder de göz yaşı dökerim
Çeşmim yaşlarını sil kerem eyle


Kul Himmet Üstad’ım sizi bilürem
Eğlenir de katarında kaluram
İmam Ali eşiğinde ölürem
Cenaze namazım kıl kerem eyle.
(Kul Himmet Üstadım, Çongar/14 nolu cönk, 12-13)




10. 14 Masumlar’dan yardım isteme


Devran-ı müminler hakkı
On Dört Masumlar’ın hakkıSöyleyen dillerin hakkı
Benim gel geç günahımdan(Kul Yakup, Demir/112)


Noksaniyim arzum didar-ı cennet
Masum-paklar’dan bize bir himmet
El aman mürüvvettir Mehdi Muhammed
Sarı Saltuk, Kızıl Deli gel yetiş.
(Noksani, Demir/171-172)


11. Hızır Peygamber’den yardım isteme

Hasan Hüseyin’in sevgisi candan
Kaynayıp coşuyor gevheri kandan
Hızır Nebi ile ol sinden
Çağırdığım yerde gel kerem eyle.
(Kul Himmet Üstadım, Çongar/14 nolu cönk, 12-13)




12. Kırklar’dan yardım isteme

Şu dünyada düşmana sır virmesinCafer, Hızır Ellez yardım eylesin
Kırklar bizim için Hakka’a söylesin
Günah defterlerin dürecek Allah(Hatayi, Baygül, 9 nolu cönk,s.264_266)


Pirler, üçler, kırklar, yediler, yüzlerHakk’a yakın bakan ışığı gözler
Duası müstecap olan azizlerAllah medet, ya Muhammet, ya Ali
(Kul Himmet, Demircan, 5 nolu cönk, 14-16)




13. Hacı Bektaş Veli’den yardım isteme

Medet mürüvvet dedim, kapına geldimCümle günahımı elime aldım
Muratlar verici sultana geldim
Medet mürüvvet senden Bektaşi Veli.
(Derviş Ali, Demir/396-397)


Mürüvvet isterim, Hüda’dan ihsan
Kamu dertlerin devası HünkarMuhammet Mustafa, ol Şah-ı Merdan
Alemü’l esmanın anası Hünkar
(Sıtkı, Demir/221)


Doksan bin Horasan’ın pirine
Nasip verdin gerçeklerin sırrına
Elli bin yedi Rum’un erine
Gösterdin elini Hünkar efendim.
(Şahabi, Demircan, 5 nolu cönk, 29-30)




14. Hacı Bektaş Veli’nin Halifelerinden yardım isteme


Abdal Musa
Abdal Musa bu yıl gazaya geldiUrum’u feth iden, yaradan medet
Cihan harap oldu, insan er kıldıYine ferman senin yaradan medet(Balım Sultan, Şahin, 3 nolu cönk, s.31)


Şah Abdal Musa’ya bende olalım
Cümlenin muradın viririz eldenKara sancağına niyaz idelim
Muhammed’in yadigarı ezelden.
(Deli Şükrü, Şahin, 3 nolu cönk, s.32)


Sarı Saltuk, Kızıl Deli, Kadıncık Ana, Balım Sultan


Yine bir zulumat çöktü serimeHünkar Hacı Bektaş Veli gel yetiş
Elim ermez yaranıma, eşimeBalım Sultan, Kızıl Deli gel yetiş
............
Bilemedim nere gider yolumuzKusur bizim bağladılar kolumuz“İlla feta” kan ağlıyor dilimiz
Şah Hasan’ım, Kadıncık Ana dol yetiş.
( Budala İsmail, Demir/431)


Noksani’yim arzum didar-ı cennet
Masum-paklar’dan bize bir himmet
El aman mürüvvettir Mehdi Muhammed
Sarı Saltuk, Kızıl Deli gel yetiş.
(Noksani, Demir/171-172)


Çağlar gözüm yaşı, bak feryadımaSenden başka kimse gelmez yadımaMedet mürvet dedim gel imdadımaKızıl Elma’daki Kızıl Deli’ye
(Suzani, Kurt, s.27)








Yeriş Balım Sultan kurtar gamımdanAzat et kulunu Hünkar efendim
Andelibi bağışladın deminden
Ol iki gülünü Hünkar efendim.
(Şahabi, Demircan, 5 nolu cönk, s.29-30)


Aklım irmez hikmetin çok ya Ali
Mürüvvet efendim halim malumdur
Balım Sultan, Hacı Bektaşi Veli
Mürüvvet efendim halim malumdur.
(Deruni, Baygül, 9 nolu cönk, s.167-168


Sersem Ali BabaNagehban Rum’un eyledi himmetMihman oldum Sersem Ali Baba’ya
Günahım afv idüb eyledi hürmetYüzüm sürdüm Sersem Ali Baba’ya(Ali Dede, Şahin, 3 nolu cönk)


Men aciz fakirim kapuna geldim
Eyle mürüvvet şahım tapuna geldim
Hacetim var sende payına geldim
Nazar kıl halime Şah Sersem Ali.
(Ali Dede, Şahin 3 nolu cönk)




15. Anadolu Erenleri’nden yardım isteme


a.Gözcü Karaca Ahmet ve Hıdır Abdal
Bu sinemde yarelerim sızılarYetiş Hızır Abdal, Gözcü Kara Ahmet
Deli gönül sılasını arzular
Yetiş Hızır Abdal, Gözcü Kara Ahmet
..............
Bu Cafer’in çektiği kendi çilesinBunca dertlilere derman veresin
Car dediğim yerde care gelesinYetiş Hızır Abdal, Gözcü Kara Ahmet
(Cafer, Demircan, 7 nolu cönk, 171-172)


Horasan erinin medhin ederimCümlenin muradın ver Hızır AbdalDertliyim derdime dermana geldim
Derdimin dermanını ver Hızır Abdal
(Sefil Edna, Demircan, 7 nolu cönk 145)


Sofrası meydanda misafir gelir
Herkes miktarınca kısmetin alır
Hastalar da anda dermanın bulurHimmet eyle bize Şah Hızır Baba
(Derviş, Şahin, 3 nolu cönk,7-8)


Ağlaya ağlaya murada geldim
Ver benim muradım şah Hızır Baba
Ver benim muradım Şah Hızır Baba
Yüz sürüp dergahına feryada geldim
(Derviş Ali, Şahin 3 nolu cönk, s.7)

b. Garip MusaHey erenler sizi görmeye geldimSultan Garip Musa, Sultan Celal’im
Dergahına yüzüm sürmeye geldim
Sultan Garip Musa, Sultan Celal’im
( Kul İsmail, Demircan, 7 nolu cönk, 123)


Şükür olsun ol Hüda’ya eriştikRuşen olduk gül yağına karıştık
Garip Musa senin üstüne düştük
Aman Garip Musa carın günüdür.
...........
Garip Musa yücesinde oturur
Nice kafirleri dine yetirir
Seyyid Baba sancağını getirir
Aman Garip Musa carın günüdür.
(Aşık Mehmed, Demircan, 8 nolu cönk, 6-8)


c. Hubyar SultanTozaklı’dan Hubiyar denli istendiArduç kılınç taşa çaldı yaslandı
Gönül Ata ile kendi ...............
Taşı ortadan iki biçti ne dersin?
(Sefil Hasan, Baygül, 9 nolu cönk, 149-150)


Seyyit ne olmuşum senin derdinden
Gevherini çeker tamam virdinden
Dir İbrahim ayırmasın yurdundan
Dertlilere derman oldu Hubiyar
(Seyyid, Baygül, 9 nolu cönk,s. 200-203)




d. Yalıncak SultanKızıl Deli tacımız,
Muhammed miracımız
Gürledik mi Karaca Ahmet
Yalıncak Duacımız.
(Kul Ümmet, Baygül, 9 nolu cönk, s.102, 105)


e. Koca HaydarBozuldu şu alem düzelmez olduYetiş Koca Haydar, car sende kaldı
Sınıktır yaralar sarılmaz oldu
Yetiş Koca Haydar car sende kaldı.
(Sefil Ahmet, Baygül, 9 nolu cönk, s.125-126)




f. Keçeci Baba


Cümle aşıklar da vasfın edeyü
Keçeci Sultan’sın Gök Ahi Baba’m
Hint’ten Yemen’e methin gideyü
Keçeci Sultan’sın Gök Ahi Baba’m
........
Dertli Kalender’im, arttı firakım
Aşk elinden yaralıdır yüreğim
Efendim sayende çoktur çerakım
Keçeci Sultan’sın Gök Ahi Baba’m.
(Dertli Kalender, Demir, 37-38-39)


g. Şah Veli Dede


Garip elde bir hal geldi başıma
Gel bize yeti gör Şah Veli Dede’m
Kimim yok, kimsem yok sora halimden
Geli bize yet igör Şah Veli Dede’m
..................
Çıkıp yücesine öttüğün gibi
Dertlilere derman kattığın gibi
Bunalan carıma yettiğin gibi
Gel bize yeti gör Şah Veli Dede’m
(Selmanoğlu, Kurt, s.10)






h. Şah İbrahim


Verdiğin ikrarın günleri geldi,
Ali Seydi, Şah İbrahim gel yetiş
Yer göğ duan ile hem karar kıldı
Ali Seydi, Şah İbrahim gel yetiş.
(Kul Molla Mustafa, Kurt, s.23)


Mürvet günahımı elime aldım
Yüzü benli Şah İbrahim el aman
Sailem kapına mürvete geldim
Yüzü benli Şah İbrahim el aman
(İhsani, Kurt, s.26)


Gezdim, seyreyledim devri alemi,
Medet Şah İbrahim, car diye geldim
Mürüvvet kanisin basman ameni
Mucizatı belli er diye geldim.
(Aşık Molla, Kurt, s.31)




Faydalandığımız Cönkler: Tebliğimizde sözü edilen cönkler, Sivas, Tokat ve Divriği kaynaklıdır. Tokat kaynaklı cönkler Yrd.Doç.Dr.Mehmet Yardım’cının özel kitaplığında bulunmaktadır. Sivas kaynaklı cönklerden önemli bir kısmı benim özel kitaplığıma aittir. Sözü edilen cönkler Cumhuriyet Üniversitesi, Türk Dili Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Doğan Kaya tarafından öğrencilerine yüksek lisans tezi olarak verilmiştir.


1. Dürdane Demir, Zile Kaynaklı Bir Cönk Üzerine Tetkik, C.Ü. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, Sivas 1997.


2. Emine Çongar, Sivas Kaynaklı Cönkler Üzerinde Tetkik, C.Ü. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, Sivas 1999


3. M.Necati Demircan, Sivas Kaynaklı Cönkler Üzerinde Tetkik, C.Ü. Sosyal Bilimler Enst., Yüksek Lisans Tezi, Sivas 1997


4. Bülent Şahin, Sivas Kaynaklı Cönkler Üzerine Bir Tetkik, C.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Sivas 1996


5. Nuran Baygül, Tokat ve Divriği Kaynaklı Cönkler Üzerinde Bir Tetkik, C.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Sivas 1996


6. Ali Kurt, Deyiş, Düvaz-İmam( Kutlu Özen derlemesi), 1989


Mürüvvetnamelerin Özellikleri


Mürüvvetnameler, Alevi-Bektaşi cemlerinin vaz geçilmez unsurlarıdır. Cem sırasında bunlardan en az biri veya bir kaçı saz eşliğinde okunur. Genellikle Allah, Muhammet, Ali üçlüsünden veya 12 İmamlar’dan günahlarının bağışlanması dilenir. Bu dilekler sırasında:
“Tövbe ya Rab günahımıza estağfirullah”
“Medet-mürvet yad eyleme sultanım”
“Hata ettim Hüda suçum bağışla”
“Yarabbi aç gönlüm gözüm”
“Benim gel geç günahımdan”
“Yargılamak Hak’tan yalvarmak benden”
“Allah medet, ya Muhammed, ya Ali”
“Medet mürvet dedim kapına durdum/yalvaranın kusuruna kalmıyor”
“Mürvetine geldim, kapına düştüm”
“Mürvet Şah-ı Merdan sana sığındım”
“Şah-ı Merdan Ali car sende kaldı”
“Şefaat umarık senden ya Ali^”
“Durup dara, gelirler ilticaya”
“Medet pirim imdat eyle talibe”
“Medet medet dedim, kapına geldim/Haticetü’l Kübra, Zehra sen yetiş”
“Versin muradımız İmam Hüseyin”
“Ali oğlu Celal Abbas gel yetiş”
“Selman’ın carına Merdan ulaştı”
”El aman mürvettir Mehdi Muhammed”
gibi sözler söylenir. Bu nedenle, özellikle Alevi cemlerinde okunan , bu yakarışlar, aman dilemeler, farklı bir yapı gösterir. Konu itibariyle nefeslerden, deyişlerden, düvaz-imamlardan ayrılır. Şiirde geçen “ Meded, mürvet, iltica, car...” gibi sözlerden dolayı bu tip şiirlere “Meded-mürvet, intica/iltica, car, ricaname, delil” gibi adlar verilir.
Mürüvvetnameler hece ölçüsüsüyle, koşma biçiminde yazılır. Aruz vezniyle yazılmış olanları pek azdır.
Prof.Dr. Abdurrahman Güzel, “Bektaşilik ve Bektaşi Şiiri” adlı makalesinde Medet-Mürüvvetnameleri, “İstimdad” başlığı altında ele almıştır. İstimdad’ı “Hz.Ali, Bektaşi şiirinde günahların affedicisi olarak da yer alır. Bektaşi şairleri, günahlarının affı için Hz.Ali’den medet umarlar” şeklinde tanımlamıştır. [26] Biraz sonra vereceğim örneklerde, bu yalvarışın, af dilemenin, yardım istemenin Hz.Ali ile sınırlı kalmadığı görülecektir.
Alevi-Bektaşi teke şairlerinden pek çoğu Mürüvvetname yazmıştır. Biz, Sivas-Tokat-Divriği kaynaklı cönklerde adı geçen Şah Hatayi, Veli, Seyyit Nizamoğlu, Necmi, Virani, Feyzi, Kul Himmet, Noksani, hulusi, Abdal Dede, Baba Kemter, Fevzi, Yemini, Dedemoğlu, Pir Sultan Abdal, Sefil Necmi, Hüseyin, Aşık Ali, Katibi, Derviş Musa, Kul Yakup, Kul Himmet Üstadım, Şapabi, Balım Sultan, Deli Şükrü, Budala İsmail, Suzani, Şahabi, Deruni, Ali Dede, Abdal, Cafer, Sefil Edna, Derviş, Derviş Ali, Kul İsmail, Aşık Mehmed, Sefil Hasan, Seyyid, Sefil Ahmet, Dertili Kalender, Selmanoğlu, İhsani, Aşık Molla gibi şairlerden örnekler aldık. Bunlardan pek çoğu yöresel şairlerdir.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Abdurrahman Güzel, Bektaşilik ve Bektaşi Şiiri, Şükrü Elçin Armağanı, Ankara 1983, s .52-53

[2] Cem Dilçin, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, TDK Yay., Ankara 1983, s.251

[3] Abdurrahman Güzel, Bektaşilik ve Bektaşi Şiiri, Şükrü Elçin Armağanı, Ankara 1983, s.56

[4] Meydan Larousse, C: X1, s.161

[5] Abdülbaki Gölpınarlı, Türkiye’de Mezhepler ve Tarikatlar, Gerçek Yayınevi, İstanbul 1969, s.48

[6] Şükrü Haluk Akalın, Ebü’l Hayr Rumi/Saltukname C:1, Kültür Bak.,Yay.,Ankara 1988, Yaşar Nuri Öztürk, Tarih Boyunca Bektaşilik, İstanbul 1990, s.151-154

[7] Bedri Noyan, Bütün Yönleriyle Bektaşilik-Alevilik, C:1, s. İstanbul 1998,247-256

[8] Bedri Noyan, a.g.e., s.45

[9] Bedri Noyan, a.g.e., s.312

[10] Bedri Noyan, a.g.e., s.321

[11] Bedri Noyan, a.g.e.,s.273-278

[12] Kutlu Özen, Divriği Evliyaları, Sivas 1997, s.179

[13] Özen,a.g.e., s.58

[14] Kutlu Özen, Sivas ve Divriği yöresinde Eski Türk İnançlarına Bağlı Adak Yerleri, Sivas 1996, s.56

[15] Özen, Sivas ve Divriği...., s.58

[16] Kutlu Özen, Divriği Evliyaları, s. 76-77

[17] Şehri Temiz-Şükrü Peynirci, Erbaa, Erbaa 1996, s. 221-221

[18] Süleyman Özerol, Yenilenen Köy Ballıkaya, Görüş Gazetesi, 31 Ekim 1989

[19] Süleyman Özerol, a.g.m.

[20] Tevhit düvaz –imamı olarak söylenir.

[21] Bu intica düvaz-imamı dar çektirirken, kurban dualanırken, delil yakılırken söylenir.(Ali Kurt, Zile Çakırçalı, 1928)

[22] İntica düvaz-imamıdır. 12 hizmetlerin başladığı sırada dede tarafından okunur.(Ali Kurt)

[23] .Bu düvaz-imam, 12 hizmetlere başlanırken söylenir. (Ali Kurt)

[24] Bu düvaz-imam, dede talibi görerken de söylenir.(Ali Kurt)

[25] Not: Miraçlama’dan sonra üç tevhit söylenir. Bunlar tevhit düvaz-imamı’dır. İki bacı ve iki sofu Kırklar Semahı’nı yaptıktan sonra niyaz ederler ve 12 hizmet bitene kadar/mersiyeye kadar darda dururlar. Dedemoğlu’nunki tevhit düvaz –imamıdır.





[26] Abdurrahman Güzel, Bektaşilik ve Bektaşi Şiiri, Şükrü Elçin Armağanı, Ankara 1983, s.

Kutlu ÖZEN
Kaynak: [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
Baba İlyas (01-29-2011)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alevi, bektaşi, edebiyatında, mürüvvetnameler, tekke


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 08:42.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts