![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
BİSM-İ ŞAH NE DEMEKTİR? Degerli canlar.. "Şah" Kelimesi Farisi yani acem topluluklarında Padişah… Kral kelimelerine karşılık gelir… Şah bu manada hüküm veren, Yöneten, karar veren demektir.. Dikkat edilirse.. " Bism-i Şah" Kelimesinden hemen sonra Allah Allah denir.. buradaki hikmet şudur.. Karar veren hüküm veren, Tek ve mutlak hükümran Allah’ın adıyla…. Çünkü bu fani alemde Allah’tan gayrı ve O’nun dışında başka bir şey yoktur… Yine İfade etmek gerekir ki “Bism-i Şah” ifadesinde deki “Şah” Hz. Ali’yi de temsil eder.. çünkü Hz. Ali İnsan-ı kamil olan, Hakikat makamına Olan, Hakk ile bir olandır.. Alevi-bektaşi İnancı, Hz. Ali - Hz. Muhammed ve Hakk'ı birbirinden ayırmaz… İnsan Tanrı'dan ayrı olmayıp, Tanrı’nın bir tecellisi, yani yansıması, görüntüsüdür. Şeriat makamında yada Sünni doktrininde ki, ßismillahirahmanirahim= esirgeyen ve bağışlayan Allalh’ın adıyla, başalayan besmele Tanrı-Kul ayrımını, ikiliği ön plana çıkardığı için…. ŞERİAT MAKAMINDA Kabul olur amma.. tarikat- marifet ve hakikat kapısında Küfürdür… Hakk’ı insanda Görmeyen.. Cümle Kainatı Hakk’ın Tecellisi yansıması olduğunun farkına varmayanın besmelesidir bu…Oysaki Alevi-bektaşi Yaratan-yaradılan ikiliğini Küfür kabul eder…. Tanrı ikilikten münezzehtir.. Tanrı'dan gayrısında bir şey yoktur… Bizlerin yaradılan olarak algıladıkları aslında Tanrı'nın mana aleminden maddi aleme Tezahürü ve tecellisinden ibarettir…Yani hiçlik aleminden varlık alemine kendini görünür kılmasından başka bir şey değildir… Allah Eyvallah, Gerçeklerin demine Hû Diyelim Saygı ve sevgilerimle Konu Dede-baba tarafindan (01-31-2010 Saat 14:54 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Yolumuz gönül yoludur.." aşk ve cezve" yoludur.. bu yolda "amin" değil Allah allah vardır..
Kur'an da "Allah" adı 2698 yerde geçer, AMİN: öyle olsun kabul ettik anlamında BİR YERDE geçer, Allah. hakkın zatını, sıfatlarını, fiillerini hep birlikte ifade eder. Bütün bu kemal sıfatları onda toplanmıştır. Örneğin, önden "A" harfini kaldıralım ki, "lillah" olur. Buda Allahın "esmaül Hüsnasıdır.." hangi harfi kaldırarsanız kaldırın, Allah'ın esmaül hünasını taşır.. Allah kelimesi bir zikirdir. Bu zikir, her insanın haline uygun en ideal zikirdir. çünkü Allah lafzı ilahi isim ve sıfatların tek kelimöeyle izahı ve özeti olup, onunla zikreden, muhtaç olduğu tecelli neyse ona ulaşır. Kula düşen, hakkın bütün isimlerini bünyesinde toplayan "Allah" lafzına sığınmaktır.. Aleviler bu yüzden Amin değil, "ALLAH ALLAH" şeklinde dua ve yakarışta bulunurlar.. Konu Dede-baba tarafindan (01-31-2010 Saat 14:56 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Şeriat Makamında Besmele Dört Kapı Kırk Makam Alevi-bektaşi öğretisin de Şeriat makamı besmelesi.. Bismillahirrahmanirrahim’dir.. İslam Dini kelime olarak barış esenlik anlamına gelir.. Söylenebilir ki Bu anlamda, İslam demek sevgi demektir… Merhamet demektir…. aşk demektir.. işte dine ilk giriş bu sevgi ile olur.. kalpten, kini… nefreti.. düşmanlığı adaveti atmak ile olur…. Besmele ile işe başlamanın sırrı esrarı budur… Bu bağlamda ; Bismillahirrahmanirrahim “Sevgi ve Merhameti Sonsuz Allah’ın adı ile…” Türkçeye çevrilebilir… Kişi Şeriat makamında kendini bilir.. kendini bilen nefsini bilir.. nefsini bilen Hakkı özünde bulur.. Şeriat tasvvufi anlamda tamda bu demektir.. karşılığı budur…. Yoksa sünni yada şii anlatımıyla bir takım şekilsel ritueller değildir… Bu nedenle, şeriat kelimesinin özünde korkutmadan, Tiksindirmeden çok.. bu sevgi ve aşkı gönüllere sokmak anlaşılmalıdır… “Besmele” Arapça b- ismi-llah (Allah’ın ismi ile) demek“Bismillahirrahmanirrahim” yani “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı ile” Türkçeye çevrilebilir.. Peki “Rahmân ve Rahîm” ne demek? Rahmet sözlükte “sevgi, merhamet, şefkat, saygı, bağışlama, saf iyilik, güzellik saçıcılık” manasına gelmektedir… Rahmet kelimesi. Zannedildiği gibi Arapça dışında, Asurca, Aramice, Keldanice, İbranice, Arapça gibi tüm Sami kökenli Ortadoğu dillerinde de vardır.. Ve “RHM” kökünden gelir… hemen hemen bütün bu dillerdeki karşılığı da yine sevgi ve merhametle ilgilidir… Sevginin ve merhametin babası anlamına gelen Eb-Raham'ın bütün Sami dillerinde ve hatta Hindçe’de bile kullanıldığını görmekteyiz. Buralardan evirilerek Arapça’ya İbrahim olarak geldiği anlaşılıyor. Bunların hepsi Arapça’daki rahmet, rahman, rahîm kelimeleri ile aynı anlam iklimindendirler. Terim olarak Allah'ın öz varlığında mündemiç (içkin) bulunana Rahmân (çok seven, sevgi ile dopdolu), bunun mahlûkat üzerindeki tezahürüne de Rahîm (sevgisi taşıp yayılan, varlık üzerinde merhamete dönüşen) deniyor. Rahmet kökü Türkçe’de içinde sevgi, saygı, şefkat ve merhamet kelimelerinin yattığı “yârlığamak” kelimesiyle özdeştir... “Rabbim rahmeti ile yârlığasın”, “Rahmetinle yârlığa ya Rabbi”, “Rahmetinle yârlığa kıl ya gâni” deyişlerinde geçtiği gibi yârlamak veya yârlayıcı esasında yâr muamelesi yapmak demektir ki sevgi ve merhametin neticesidir. “Allah yâr ve yardımcımız olsun” derken de bu kastedilir Esasında.. Kur’an-ı Kerim ise, Rahmân’ı “Vedud” (Çok seven) olarak tefsir eder.: “Şüphesiz benim Rabbim Vedud ve Rahîm’dir. (Hud; 11/90). Besmeledeki Rahmân yerine burada “Vedud” kullanıldığına dikkat ediniz… Bunun böyle olduğunu şu ayetlerden de anlıyoruz: 1- “Sor: “Göklerde ve yerde ne varsa kimindir?” Cevap ver: “Sevgi ve merhameti (rahmet) kendine farz kılmış olan Allah'ındır.” (En'am; 6/12). 2- “Rabbin isteseydi bütün insanlığı bir tek ümmet yapardı. Bu yüzden birbirlerine karşı çıkıp duracaklardır. Ancak Rabbinin sevgi ve merhameti (rahmet) ile bağışladığı kimse hariç; zaten onları da bunun (rahmet) için yarattı..” (Hud; 11/119). 3- “Biz seni tüm insanlığa (alemlere) yalnızca sevgi ve merhamet (rahmet) için gönderdik.” (Enbiya; 21/107). Bu ayetlerin birincisi Yaratanın neyi temel amaç edindiğini, ikincisi insanoğlunun ne amaçla yaratıldığını, üçüncüsü de peygamberlerin ne amaçla gönderildiğini açıklıyor… Bu bağlamda Alevi-bektaşi İslam anlayışının sevgi teorisi üzerine kurulu din anlayışının ne kadar Kur’ansal olduğu netlik kazanmaktadır.. Kur’an hemen hemen her ayette hatta rahmet kelimesi kök olarak Kur’an’da 341 kez kullanılır. Allah insanı işte bu taşan tutkulu sevgiden, ilgiden, alakadan yarattığını söylüyor. Öyle ya bütün tutkulu sevgilerden yeni bir yaratılış çıkmıyor mu? Erkeğin dişiye; dişinin erkeğe tutkusu, toprağın tohuma; tohumun toprağa tutkusu, meyvenin ağaca; ağacın meyveye tutkusu/ilgisi/alakası… Demek ki her yeni oluş ve yaratılış yeni bir ilgi ve alakanın eseri… “…Sevgidir Bizim Dinimiz başka dine İnanmayız…” Saygı ve Sevgilerimle |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Hz. İmam Ali Buyurdu ki..
"….Kur'an da ne varsa Fatiha da, Fatiha'da ne varsa Besmele'de, Besmele de ne varsa başında ki B harfindedir..." Hz.İmam Ali, buna ilave olarak; "...B harfinde ne varsa altındaki noktadadır. Ben B altındaki noktayım." Diye buyurdu.. Tasavvufçular ve batiniler de B’nin Muhammed, altındaki noktanında Ali olduğunun sırrına vakıf olmuşlardır. Hz. İmam Ali: "İlim bir noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır," demesi o kutsiyetin önemidir." Peygamber Efendimizde ahitnamelere "Bismikellahümme"(Ya Allah senin adınla) ile başlardı. Neden Bütün Seyitler, Evliyalar, Pirler..Allah'ın adıyla değil de, "B" harfini esas alan bir kelime ile başlanmışlardır söze? Hakk aşkına yanan âşıklar Besmelenin sırrına varmamış, anlayamamış idrak edememiş olabilir mi? Acaba bu nedenle Avam dışında besmele çekmişlerdir?, Aynı Durum Mevlanın Mesnevisindede karşımıza çıkıyor Mevlana Mesnevisine 'bismillahirrahmanirrahim ile değil.. "Bişnev" (İşit) sözüyle başlar.. Buradaki sır, "Bişnev" yani, işit sözü B harfi ile başlamasındandır, bu besmelenin yerini tutabilir. Çünkü, velilerin sözü aynı Kur'an ayetlerinde olduğu gibi Batıni sembollerledir. İlimde derinleşmiş olanlar o velilerin sırlarına vakıf olabilirler. Cahilin o sırrı anlaması veya ermesi mümkün değildir, zaten onların işi cahillerle değil kendini bulmuş olanlarladır. B İslam'ın mukaddes harflerindedir. Kuşkusuz bu sırra vakıf olmanın da bir bedeli tarih boyunca olmuş, Bu sırrı beyana gelenler, bunu canlarıyla ödemişlerdir. Çünkü, cahil onları anlayamamış, şeriaten katli vaciptir deyip söyleyenleri ve bilenleri linç etmişlerdir. Şu bir gerçekki Hakk’ın Tecellisi olan Nokta her şeyin başı ve sonudur. Çizgiler noktaların birleşiminden meydana gelmiştir. Yüce kitabımız Kur'an da "Evvel odur, âhir odur, zâhir odur, batın odur" diye buyurmasının sırrını düşünmek lazımdır. Bismişah dedim başladım işime Hem şahımsın, hem dergâhımsın ya Ali. Şah Hatayi Yazın oluşturulurken yararlanılan Kaynak: Ali Rıza Uğurlu |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Gel!! Ey anlam denizine dalanmaya gelen kişi... söylenenleri anlaki... özüne eresin...O Yüceler Yücesinin Ululuğunu büyüklüğünü kavrayabilesin....
Tanrı'nın gizlerine istekli olan kişi işit!... Herşeyi olduğu gibi öğren!...Bilki O Ulular Ulusunun.. Yüceler Yücesinin.. Sırrının.. Yüceliğinin sonu yoktur.. Kimse O'nu hakkıyla bilemez... Niteliklerine vakıf olamaz... O'nun nitelikleri bilinen hiçbir şeye benzemez...Varlığının temelini bindebir kişi bilemez.... Yedi kat yer.. Yedi kat gökler...Arş-ı Ala... ve dahi 18 bin âlem O'na bağlıdır... O'nun buyruğundadır... HÛ dedikte girdik meydana, perdeler aralandı, nice sırlar verildi ehline... ol vakit senden Sual olunsaki Hû nedir? Ey zahid deki: ---Ol Yüceler Yücesinin Biri Gizli biri Aşikar iki ismi vardır.. Aşikâre adı ERRAHMANİRRAHİM ' esirgeyen ve bağışlayandır... Gizli adı Hû 'dur... Aşikare adı şeriat ehline geldi.. Gizli adı Tarikat ehline aşıklar zikrene farz oldu... Ey zahid, nimet dahi iki türlüdür... Biri gizli biri aşikaredir. Aşikar olan nimet, mal nimeti, mülk nimeti, oğul ve kız nimetidir ki görünendir.. Amma Gizli Nimet o'dur ki... şevk ile zevki terk eyleyip, varını Hakk-Muhammed-Ali yoluna vermektir.. birinci nimet burda kalır.. ikinci nimet canla gelendir ve ölümsüzdür.. İman gibi marifet gibi.. hakikat gibi... Ol Hakk'ın kimseler bilmez... binbir adı vardır.. her dilde, her millette dualar O'nadır.. ve Ol Hakk nice Sıfatlarıyla kainata hükmeder ki, Kimi zaman ademi bir damla sudan halk eder, Ayı güneşi ateşi aşkına semaha döndürür... Ol Yüceler yücesi Hakk, Lamekandadır... bilinenlerin dışındadır amma Ademin gönlüne mesken eyleyendir... Ol sebebten Cümle kainat Ademe secde eyledi... Ol sebebten gönülden sıdk ile yapılan zikir ve dua Hakk'a ulaştı... Ve dahi.. Muhammed Mustafa Efendimizden Rivayettir ki... "... Mü'minin olanın zikri kabul ve kalbi Beyt-ül Şeriftir..." Hakk'ı zikretmek ise yedi Türlüdür... Birincisi... Evlad-ı Resul Seyidin Ve dahi Ehl-i Beyt'e asi olmamak, hizmetini bilip işletmektir. İkincisi, Hakk-Muhammed-Ali ikrarında olan bir kimse ile Musahip olmak Üçüncüsü, Hakk-Muhammed-Ali yolunu Erkanını.. şeriatını bilmektir.. Dördüncüsü, Tarikat makamına ermek, ve sürmektir... Beşincisi, Maarifet makamına ermek ve sürmektir.. Altıncısı, İlim öğrenmek, öğretmektir, Yedincisi, Edeb haya sahibi olmak vevdahi sürmektir.. Allah Eyvallah, Gerçekler demine Hû diyelim.. Konu Dede-baba tarafindan (01-31-2010 Saat 15:43 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Yüce Tanrı elçisine şöyle der:
""- Ya Muhammed! Eğer inananlar beni evlerine koyarlarsa,ağırlarlarsa ben de onları ağırlarım. Onlar (bana gönül aynalarını gösterirlerse ben de aradan perdeyi kaldırırım. Yüzümü gösteririm...." Tanrı elçisi şöyle dedi: ""- Allah'ım sen yemekten, içmekten arınmış ve uzaksın. Kulların seni nasıl ağaırlasın? ...." Yüce Tanrı buyurdu: " - Benim sevgili peygamberim, söyle inananlara; gönül evlerini alçak gönüllülük, aşıklık süpürgesiyle süpürsünler. Hırsı, şüphe ve gümanı , münafıklığı(ikiyüzlülük), hainliği çekemezliği ve dedikoduyu süpürüp atsınlar. Yaptıkları kötü işlere pişmanlık duysunlar ve pişmanlık suyuyla yıkansınlar. Gizli işlerden vazgeçsinler. Sevgi sofralarını döşesinler. Aşk başlarına vursun. Allah'ın yazgısına razılık, teslim, O'ndan çekinme içinde olsunlar. Reca manzaraları; tevekkül, iç bilgi denizi ve sabır bahçesinden yana açsın. Bismillahirrahmanirrahim'i ve La ilahe illallah'ı gönül bohçasına ve benim katıma sunsunlar. Ben de bu daveti kabul edeyim. Bu bir günlük sunuşların karşılığını üç yüz altmış beş katıyla vereyim. Onun gönlüne gireyim. Beni konuk edişini, kabul edeyim. Ben de karşılık olarak Firdevs cennetini onlara saray yeri olarak vereyim. Yetmiş bin kat döşek döşüyeyim."" Kaynak: Her yönü ile Hacı Bektaş'i Veli- Şerh-i Besmele (Rüştü Şerdağ) Türkiye iş bankası kültür yayınları(1985) |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Hz. Muhammed'den Rivayet edilir ki...
Yüce Allah şöyle buyurdu; "..... --Ben Kur'anı Yasin Suresinde Sırr Ettim , -- Yasin suresini - Fatihada Sırr Ettim.. -- Fatihayı Besmelede Sırr Ettimm.. -- Besmeleyi "B" de Sır Ettim.. -- B'yi altındaki noktada sırr ettim.. Hz. ALi efendimiz Buyurdu ki.. : "....Ben B'nin Altında ki Noktayım diyor.." Nasıl beyan edem ol safi yari Bir isminin manası cihana sığmaz Hudud-u veçhinde bir "BA"i Söylesem amma, lakin Lisana sığmaz. İnsan katip olsa derya mürekkep Ne yazar vasfını ne eder hesap Bir harfi şerh olmaz yazsan bin kitap Bir BA' BİSMİLMİLLAH Kur'an'a sığmaz. Deruni NOKTA'YI BA aldı ismi Mimarı münkinat, cismi ve resmi İlim bir ELİF'tir NOKTA'DA bir MİM Bu rumuzu gaib nihana sığmaz. (Deruni) Allah Eyvallah Şeyhen İlallah... |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Bir Kâmil Mürşitten Ders Aldım Besmeleyi Elif-Lam'dan Okuttu Hakayık İlminin Bahrine Daldım Yedi Ayet Harfin Cimden Okuttu Altıbin Altıyüz Altmış Altı Ayet Kelamullah Veçhi Ademden Okuttu Otuz İki Harftir İlmi Ademin Yirmisekiz Harf Hâtimden Okuttu Ey Fedayi Musaf Suret Endamın Mânasını Ta-Ha Mim'den Okuttu Fedayi Baba Konu Dede-baba tarafindan (02-18-2010 Saat 23:30 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() Ay tanrisi esi Günes tanrisi ve Üc kizi. Yaylasından İnmişler (Üç Kız Bir Ana) İnmişler (Aman) Ağlarlar (Yana Yana) Karaları Giymişler (Üç Kız Bir Ana) Giymişler (Aman) Ağlarlar (Yana Yana) Acınır Hallerine (Üç Kız Bir Ana) Çıkmışlar Dama Ağlarlar (Yana Yana) Sokuldum Yanlarına (Üç Kız Bir Ana) Demezler Bana Ağlarlar (Yana Yana) Bilmem Nasıl Güzeller (Üç Kız Bir Ana) Güzeller (Aman) Ağlarlar (Yana Yana) Gözlerini Süzerler (Üç Kız Bir Ana) Gülmezler (Aman) Ağlarlar (Yana Yana) Kaynak;Muzaffer Sarisözen Rahman ve Rahim olan Tanri. Ay (Sin -baal )ve Günes(Istar, Anat) tanrisi dir. Cocuklarida (Lat, Uzza ve Menat) yildizlardir. Bu sözün ilk cikis kaynagi Yemen'deki Seba halkidir. Rahman ismi merhametli anlaminda kullanilan tanrilarin en büyügü olan Ay tanrisi Hu-Baal'in bir diger ismidir.Incilde Rahman'nin karsiligi Barmherzigedir. Aytanrisi nin bir ismide cahiliye döneminde allah olarak gecmektedir.Hz.Muhammed'in dedesinin ismi bile Allahin kulu olan Abdullah anlamini icermektedir.Yani islam öncesinde kullanilan Allah ismi ay tanrisi icin kullanilmistir.Bilinen var olan bir isimdir. Araplar İslamiyet öncesi dönemde Kabede’ki 360 tane put arasında en yükseği, en güçlüsü olarak ay tanrısını görüyor ve buna Al-ilah diyorlar. Bunlarla ilgili yeterli derecede bilgi,belge,resim mevcut. Alinti:
Rahman ; Ayrica Rahman kelimesi Sultan Süleyman tarafindan Seba melikesi Belkiz-Balkiz icin islamiyet öncesinde kullanilmis olan bir sözdür.Bu sözün Süleyman tarafindan kullanildigina dair ayet vardir. La mekan ilinde bir nokta, Be harfinin üstündeki noktadir. Bismillahirrahmanirrahim- Rahman ve Rahim olan Allah Sözünü ilk kullanan Halil Ibrahim sonrasinda, Sultan Süleyman'dir. (Neml Sûresi 30-31) Sebe halkinin melikesi olan Belkis'a gönderilen mektup bu sözle baslamistir. Alevilerin Bismisah Allah Allah demeleri bu yüzdendir. Adi(Bism)i sah olan, Davut oglu Sultan Süleyman Sah kastedilmektedir. Rahman ve rahim üremeyi, dogurganligi döl vermeyi temsil eder.Evlat edinmeyi temsil eder. Iste o yüzden Süleyman belkiza gönderdigi mektupda evlenmeyi dile getirmistir. Rahman ve rahim sözlerini kullanmistir.Belkiz da cehizi ile gemilerle Süleymana gelmistir. Bismi Sah Allah Allah denildigi zaman, Kuranda belirtilen tek Allah inanci anlasilmamalidir. Bu Allah Rahman ve Rahim olan Allah coguldur. Hanif dini oldugu söylenilen Islam dininin allah'i, islam sözde Ibrani dinlerinin devamidir. Ancak Ibrani dinlerin baslangici kabul edilen yahudilikdeki tanri olan Elohim de ayni tanridir, ve oda coguldur. Eloh, tekil- Elohim cogul dur. Yine ayni sekilde Rahman ve Rahim olan tanridir. Ay ve Günes tanrisidir. Baal tanrilari,evrilip cevrilip asimile edilmistir. Kitapli dinler, tek tanri inancinda olduklarini söylerken bile tek tanri inanci olduklarini yeterince isbat edememektedirler. Eski inanclarin tanrilarini kendi tanrilarina cevirip asimile etmislerdir. Kuranda da ayni kezat cok acik su ayetde gözükmektedir. Kuran 37:125 - Saffat Suresi 125. Ayet Diyanet Vakfı SAFFAT 125. Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba’l’e mi taparsınız? demişti. Diyanet İşleri SAFFAT 37/124-126. Milletine: "Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti. Yaşar Nuri Öztürk SAFFAT 125.“Ba’l’e yalvarıp yakarıyor, yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz?” Demekki baska yaratanlar var!! Peki bu baska yaratanlar kimler? Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba’l’e mi taparsınız sözünde gecen Ba'l'in üstündeki nokta kaldirilsa Bal -Baal olur. Bütün sir burdadir. Sayin dedebaba,akliniz sira forumun her sayfasina aleviligin islamla,kuranla var oldugunu yazip ciziyor ve bunu da kuran ayetlerini alt alta yazarak isbat etmeye calisiyorsunuz. Artik aleviler uyandi. Aleviler kuran'ida yuttu, diger dinlerin kitaplarinida yuttu. ögrendik hepsini ve karsilastirdik bütün kitaplari, bulduk tane tane yalan yanlis ifadeleri, kimlerin dogma, kimlerin kadim din oldugunu biliyoruz. Yani artik kisacasi Mizrak Cuvala Sigmiyor. Baal'in türkce telafuz karsiligi olan kelime Bel'dir. Beli dedik Haci Bektas Veli'ye.. Konu Onurcan tarafindan (02-15-2010 Saat 17:52 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Çopur (02-16-2010), Devrim06 (02-16-2010), DoğAcAn (02-17-2010), esonto58 (02-15-2010), |
|
|
#10 | |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.710
Thanks: 2324
Thanked 3629 Times in 1422 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||