![]() |
|
![]() |
|||||||
| Abbas Tan Abbas tan makalelerini, yöneltilen soru ve görüşlerin paylaşıldıgı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Bir zamanların Kültür Bakanlı,Türk İslam Sentezinin yılmaz savunucusu ve BOP mimarlarından şimdilerde yeni bir Alevilik olarak ortaya atılan ALEVİ İSLAM anlayışının yaratıcısı ve gizli lideri Cem Vakfı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Namık Kemal Zeybek artık alenen bu gurubun doğal lideri olarak alanlara çıkmaya başladı.
II Uluslararası Tarihten bugüne Alevilik Sempozyumu münasebetiyle Alevilere ve Alevi olmayanlara Alevileri öğretecekmiş. Sanki Aleviler kendi inanç ve yaşamlarını bilmiyorlar da adeta birileri tarafından görevlendirilen ve Aleviliği yok etme politikasını hayata geçirmeye yönelik çalışmalarını şimdiye kadar gizli saklı yürütürken artık alenen çalışmalara başlamıştır. Birçok yerde yaptıkları cemlerden bahseden Namık Kemal Zeybek artık sadece siyasi lider değil aynı zamanda İnanç önderi olarak da fetvalar veriyor. Bu görevi yürütürken kendisini Pir olarak mı yoksa Mürşit olarak mı görüyor bunu henüz açıklamadı. Kendisini ulema gibi gösterirken ona bu değeri verenler hangi amaçla böyle bir yolu seçmişlerdir acaba? II Uluslar arası Tarihten bugüne Alevilik Sempozyumu 10 Ekim 2010 tarihinde Ankara’da M.E.B. Şüra Salonunda yapıldı. Bu sempozyumun amacı Alevi Köylerinde kurulu Köy dernekleri ile köylerdeki cemevlerini bir araya getirerek Kent Federasyonları oluşturmak ve Cem Vakfının öncülüğünde Alevi Kurumlar Konfederasyonu kurmak. Sempozyuma köy derneklerinden ilgi yoktu katılım oldukça düşüktü,özellikle davet edilenler ve kendi yöneticileri salonu doldurmaya çalıştılar ama bir fiyasko idi. İlk bakışta son derece masumane bir yaklaşım olarak görülen bu girişimin altında tamamen farklı bir yaklaşım vardır. Sempozyum konuklarına baktığınızda bu işin nereye doğru gittiği açıkça gözükmektedir. Bu işin organizesini üstlenen Namık Kemal Zeybek,MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Abdurrahman Küçük,Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk,AKP li Bakan Faruk Çelik,Ufuk Söylemez ve birkaç alevi dernek yöneticileri ve bazı siyasilerden oluşuyordu. Sempozyuma Faruk Çelik Damgasını vurdu ve çok açık bir ifade kullandı GEÇMİŞİNİZİ UNUTUN Devlet Bakanı Faruk Çelik yaptığı konuşmada adeta Alevilere rest çekti ve konuşmasında zaman zaman da aşağıladı. Maraş,Çorum,Sivası unutmamak gerekir ama tekrarlamanın da yararı yok diyen Çelik, Yedi Alevi çalıştayının dışında diğer kesimlerle de görüştük ve bir araya gelemeyen Alevileri de biz bir araya getirdik diyerek övündü. Din Dersleri zorunlu olmaktan çıkartılsın talebini kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu konuda oturma eyleminde bulunanları küçük bir azınlık gibi göstermeye çalıştı ve ciddiye almadıklarını ima etti. Din derslerinin kaldırılması değil asıl sorun,müfredatın tartışılması gibi alakasın sözlerden sonra Din Derslerini kaldırmak değil aksine bu kitaba Alevilikle ilgili eklemeler yapılıyor bu konudaki taslak daha sonra konuşulacaktır dedi. Cemevleri ile hukuksal sorunun olduğunu söyleyen Çelik,hukuk Komisyonunun raporu elde. Adalet Bakanlığından birisi ile Alevilerle iç içe üç kişi bu çalışmayı yapıyor dedi ama bu üç kişinin kimler olduğunu ve hangi Alevilerle içi içe olduğunu açıklamadı. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın talebi yanlış bir taleptir ve DİB i biz kurmadık 1924 yıllarına bakın gibi alaycı bir üslup kullandı ve bakan Faruk Çelik bu konuşması ile salonda bulunan Alevi İslam mensupları tarafından büyük alkış aldı. Günlerdir türban konusu gündemin birinci maddesi olarak sıcaklığını koruyacak ve buna herkes alkış tutacak ama ülke nüfusunun üçte birini teşkil eden Alevilerin çocuklarına zorunlu İslam dinini öğretmeye kalkışacaksınız ve bunu kabul etmeyen,demokratik haklarını savunan onca insanın feryatlarını duymayacaksınız. Bakan ve iktidar bu yüksek volümlü sese daha ne kadar dayanabilecekler bekleyip göreceğiz. Sadece bu cenahtaki sözde Alevilere değil bunların dışında iktidarın ortaya çıkarttığı ve hangi amaçla kullanacakları şimdiden belli olan bir başka Alevi gurubu var ki bu iki taraf da biribirlerinden çok farklı değiller. ALEVİLER LAİKLİĞİ DİN SANIYOR Alevilik Anadolu İslamıdır, da denir. Bu sözler Demokrat Aleviler Girişim Grubu sözcüsü 'Sözde Alevi kanalı' Su tv'nin sahibi ve yayın yönetmeni Yalçın Özdemir. Sivaslı, Koçgirililerden olan Özdemir , yerel yönetim politikalarını oluşturmak için vaktiyle ANAP'tan geçmiş. Bugün AK Parti Çankaya Belediye Meclisi üyesi Anadolu Aleviliği diye bir şey yoktur aslında, ortaya atılan şey içi boş bir laikliktir. Çünkü Aleviler zaman içinde laikliği din olarak algılamışlardır. Alevilikteki İslamın zaman içinde erimesinin nedeni de budur. Alevilerle Sünniler ya da bu coğrafyadaki hakim mezheplerin arasındaki İslamın bütüncül şekilde toparlanmamalarının sebebi, Alevilerin ayrıştırılmalarıdır. Ayrıştırılmaları, laikliğin din olarak benimsetilmesiyle başlamıştır. Zaman içinde Aleviler laikliği din olarak algılamış, İslamı perspektiften uzaklaştırılmışlardır. Kemalizm Alevileri türkleştirme projesi olarak her zaman arka bahçesinde tutuyor, ve her zaman sünni İslamla karşı karşıya getirerek çatıştırmak için Alevileri kullanıyor. Yalçın Özdemir kendisi Aleviliği kullanıldığı gibi bütün Alevilerinde kullanılacağını sanmaktadır. Son günlerde Demokratik Alevi Hareketine karşı ciddi çalışmalar başlatıldı. Bir taraftan iktidar,diğer taraftan kimler tarafından kurdurulup kimler tarafından finanse edildiği çok açık bilinen sözde Alevi kurumları işe çok sağlam sarıldıkları ve Aleviliği ortadan kaldırabilme adına her şeyi göze aldıkları kesin. Bundan böyle demokratik Alevi Hareketinin (ABF ve Bileşenlerinin) farklı projelerle ve daha anlaşılır bir dille halkın karşısına çıkmaları gerekmektedir. Referandum sonrası Alevilerin tavırları ve hol haritalarının netliği birilerini elbette rahatsız etti ve etmeye de devam edecektir. Bu tavır aslında yeni başlayan bir tavır değildir ama yirmi yıllık emeğin ürünlerinin birlik beraberlik anlayışlarının açık göstergesidir. Her fırsatta,bu aleviler ne zaman bir araya gelecekler diyenlere bir cevap niteliği olan Alevilerin referandumdaki tavırları sanırım birçok insanları rahatsız etmiştir ama en çok rahatsız olanlarsa Alevilikten nemalanan aleviler olmuştur. Bu anlayış,örgütsel güce yansırsa ki yansıdığı ortada daha yapılacak çok işin olduğu herkese bildirilmelidir.11.10.2010 Abbas Tan
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 2975
Mesajlar: 1.014
Thanks: 442
Thanked 861 Times in 471 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 42
REP Seviyesi :
![]() |
Bu ne Hakk aşkına alevi islamın yeni lideri.Tamam N.K.ZEYBEK adına bir şey demeyelimde alevi islamın yeni lideri sözü nasıl size hoş geliyor. Hakk-ın nazarında din islamdır.İslam ise eren manasıdır.Eren ise eline diline beline aşına eşine ülkene mazluma emeğe itaatdır..
neyse size şimdi bunu anlatmayım .. konu farklılaşır siyasetin hangi düzlem çıkarın nerede olduğunuda alevi meşreb-i hakk mensuplarına bırakıp gidelim... |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 848
Thanks: 2015
Thanked 1137 Times in 591 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Alevilik bugün islam dünyasının yorumladığı kaynakları yorumluyor diye islam çerçevesine sokulamaz. Bizim dinimiz dinsizliktir.Bundan daha esenlik verici başka bir din yoktur. Zaten bu müslimlerin kabul ettikleri dinin İSMİ güya esenlik anlamına geliyormuş ya?(gerçi bazı otoriteler teslimiyet anlamına geldiğini söylerlerki bu da aleviliğe külliyen zıttır.) Bu bağlamda biz islam otoritesine başkaldırarak esenlik için savaşmış oluyoruz. Çünkü bugün terörün,cehaletin,bağnazlığın her türlü ilkelliğin en çok yaşandığı ülkeler islam ülkeleridir.İKİ ZIT DÜŞÜNÜŞ ASLA AYNI DİNDE BİRLEŞEMEZ.Alevilik varlığı boyunca hep din otoriteleriyle savaşmıştır.Başkaldırmıştır. Bu bağlamda günümüz Aleviliği;Halife Osman döneminde yükselip emeviler döneminde had safhasına ulaşan islam otoritesine bir BAŞKALDIRI HAREKETİDİR. Hemde onlara Aly-vi ve Alev-i bir zihniyet ve yorum biçimiyle kendi kaynaklarıyla kafa tutarak.. Ve biz hala başkaldırmaya devam edicez. "Huzur İsyandadır İslam da değil"
Sırrımızı ifşa eden ile bize ihanet eden eşittir. Hazret-i ALİ Allah gözlerini açtığında ALİ OLDU ! Konu Baba İlyas tarafindan (12-07-2010 Saat 18:15 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3314
Mesajlar: 484
Thanks: 3273
Thanked 742 Times in 335 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 88
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Sevgili Baba Ilyas. Cok ilginc yaklasimlariniz var,yazitlarinizi sürekli takip ediyorum,Hz Ali .Muhammedde karsin, kendi ekinsel bilincine göre bir farkli kilifla gizi, takiye yapan,islamin dinsel icerigine muhalif bir zit bakisla,Alevi/kizilbas larin Alisi olarak nitelendirmedesiniz,ki Nech-ul-Bela-daki torunlarinin söyledigi sözelerinde gecersizligini ima edersiniz, halbuki deyislerimizde ki söylenen "ali" insanin kendisidir,aynayi tututum yüzüme ali göründe gözüme,ve Hz Alinin onca söyledigi sözler güme gidiyor,yada kisiye göre düsüncelerini "sir" olarak mi iletmis,?Hz Alinin müthis bir örgütcü oldugunu biliyoruz,siyasi yani agir basan,bilgiliginide biliyoruz,kimler ögretti ,kimlerden esinlendi sizce? Konuyu, "Ali" `den baslatilarak, Alevilerin "alisi " ile Hz Ali ayni kisimi sizce ...? nesnel nitelikli objektif rasyonel sekilde bizi aydinlatirmisiniz? ve bu sekildede size mütesekürümüzü simdiden sahsiniza nacizane sunariz, daha dogrusu söyle basarsaniz daha akici aydinlatici olur,! Alevi/kzilbas Yol-Meydan-i Erkani´nin emareleri nerelerden gelmedir,on iki hizmetler,semahlar, cem`lerin etimolojik kökenleri nerelere dayanir kimlere dayanir genis sekilde bizi aydinlatirmisiniz, bu sekilde de sizi de tanimis ve gercek düsüncelerinizi de böylece ögrenmis oluruz. saygilarim insan sevgilerimle. |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Amistofes For This Useful Post: | Baba İlyas (12-18-2010) |
|
|
#5 | ||
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 848
Thanks: 2015
Thanked 1137 Times in 591 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Ben foruma üye olduğumdan beri bu konuyu işlemeye çalışıyorum ve delil de getiriyorum. Ve bu konu hakkında PAYLAŞIMLAR yapmaya devam edicem. Ayrıca ben ALİ'nin gerçek yüzünü kesin biçimde bilmesem bu savımı bu kadar iddialı ve derin biçimde savunmazdım. Konu çok derin ve ciddi bir konu olduğu için kafanıza takılan sorulara bu başlıkta uzun uzun cevap veremem elbette. Çünkü konu ÇOK YÖNLÜ bir konudur. Fakat ben bu başlıkta kısa kısa cevaplar vererek ne söylemek istediğimi anlatmaya çalışıcam. ALİ'yi anlamak için yalnızca Nehcul Belagayı okuyan adam 63 yıl yaşamış bir adamın hayatını birkaç sene içinde "SÖYLEDİĞİ İDDİA EDİLEN" hutbelerle(ki bu hutbelerin çoğu kaynaklı ve senedli değildir)yada kısa sözlerle anlamaya çalışmak demektir. Bu adam 63 yıl yaşamıştır ve Tevrat'ı İncil'i Zebur'u Kuran'ı ve birçok Kutsal Metnin BATINİ sırrını devrindeki en üstün bilginlerden daha iyi bilmekteydi. Muhammed dönemindeki birçok bilgin(müslüman olsun olmasın) ALİ'yi tüm bilginlerden üstün tutmaktaydı. Ayrıca Muhammed'in kendisi de bunu birçok kez dile getirmiştir. SİZ DİYORSUNUZKİ HZ ALİ ASLINDA NEHCUL BELAGA'DA ANLATILAN ALİ'DİR. BEN DE DİYORUMKİ NEHCUL BELAGADA'Kİ ALİ'NİN TAM TERSİNE OLAN BİR ALİ'DE TARİHİ BELGELERDE MEVCUTTUR. Ve ben bu ALİ'yi münferit başlıklarda değişik değişik yerlerde hem kendi sözleriyle hemde tarihi gerçeklerle açıklıyorum. Ayrıca nehcul belaga da bile HZ ALİ'nin müritlerine TAKİYYE'Yİ emrettiği yazılıdır. Takiyye nedir?GERÇEK İNANÇLARINI GİZLEMEK. Peki bir adam neden TAKİYYE yapar? Hz Ali adına bunu anlamak zor olmasa gerek. Çünkü ALİ islam denen muhammedi şeriat'ın İÇYÜZÜ'nü bilmekteydi. Ve bu içyüz "BİLİNDİĞİ AN" İslam kökünden dağılırdı. Çünkü islam şeriatı büyük bir sahtekarlıktır.Fakat ALİ bunu gizlemek zorundaydı. Tarihi belgelere baktığımızda da Heterodoks İnançlı ve nitelikli birçok başkaldırının hep "ALİ TARAFTARLIĞI" adına olduğunu görüyoruz. Evet ALİ bir din kurmuştur.Bu dinde ALİ'nin makamına "Velayet" denir. VELAYET Batıni/ezoterik peygamberliğin ismidir. ALİ yalnızca bu yönüyle bile İslam'dan ayrılmaktadır. İslam'da Muhammed'den başka birinin peygamberliğine yer yoktur. ALİ ise kendi dini ve peygamberliği için savaşmıştır. Muaviye ise bu dine MUHAMMEDİLİK/İSLAM ile karşı koymuştur. ALİ BUNU ŞÖYLE AÇIKLAR: [Muhammed'in mirasına bizden başkaları konuyor...] ALİ'nin yanında olanlar ise ne hikmetse hep özellikle MISIR'dan ve birçok değişik coğrafyadan gelen BATINİ nitelikli şahıslar idi. Bunlar İslam takiyyesiyle ALİ'nin öğretisinin yayılmasına ve gelişmesine yardım etmişlerdir. ALİ derki: Benim Velayetimi kabul etmek Namazı kılmak/Salatı İkame etmek demektir. Benim velayet'imi kabul eden kişi ise benim öğretilerime tereddüt etmeden bağlanan kişidir. Bana bağlanmayan kişi namaz kılmış olamaz. ALİ yalnızca bu BATINİ yorumuyla bile İslam'ın ortodoks niteliğini çürütmüş oluyor. Görüldüğü gibi namaz kılması eleştirilen ALİ'ye göre SALAT/Namaz gerçekte onun peygamberliğini kabul etmektir. O HALDE ŞU AN ALİ'YE GÖRE MÜSLÜMANLAR ASLINDA NAMAZ KILMAMAKTADIRLAR. Bir hutbesinde de BEN MÜMİNLERİN SALAT'IYIM demiştir. Yani salat ALİ Taraftarlığıdır.Eğilip kalkmak değildir. Ali'ye göre kendisinin velayetini kabul etmeyen kişiye Muhammed'in nübüvveti fayda sağlamaz. Peki İslam'da böyle bir durum var mıdır? 2 milyar müslüman ALİ'nin velayetini kabul ediyor mu?Hayır. Bir yanda sofu ALİ,bir yanda içki içen bir ALİ. ALİ'nin içki içtiği nehcul belaga'da yazıyor mu?Hayır Fakat ALİ'nin özel bir içkisi/kokteyli olduğunu kaynaklar belirtmektedirler. O halde gerçek ALİ'yi anlamamız için nehcul belaga yetemez. Bir hutbesinde "ENEL MESCİDÜL HARAM" ve "HACC BANA'DIR" diyerek bu meseleninde içyüzünü açıklamıştır. Ayrıca onun öğretisine göre MEHDİ Kabe'yi yıkacaktır. İmamların da bu konuyla ilgili sözleri vardır. Bir de şunu söyleyeyimki Heterodoks inançların ilk belirginleştiği dönem Hz Ali'nin oğlu Muhammed Hanefiyye'nin İmamlığı döneminde idi. Ve bu kadar erken bir dönemde(Hz Ali'nin oğlu döneminde) ortaya çıkan Heterodoks inançlar bugünki Şiiler tarafından "GULAT","SAPKIN" VE "İSLAMDIŞI" olarak kabul edilmektedir. Alinti:
Deyişlerdeki ALİ insan ise Yezid'de insan idi.Kim Yezid'e "insan değildi" diyebilir? İnsanı insan kılan RUH'tur.Yoksa İnsan kendi insanlığıyla yalnızca bir Hayvandır. Hatta hayvanlar bile bazı nitelikleriyle insan'dan üstün bir konumda değerlendirilebilir. O "aynayı yüzüne tuttuğunda görünen ALİ" senin bedenin değil RUH'undur. ALİ Adem'e üflenen RUH'tur. Ali bir sözünde derki:ENEL RUHULLAH. Yani ben Tanrı'nın RUH'uyum. Her topluluğun bir ŞAH'ı vardır.Her çemberin bir MERKEZİ vardır. Her varlığın ve işin İLK'İ VE SON'U vardır. BEN EN SON OLAN İLK'İM[Hz Ali] Bir yanda Ölü mushaf'ı Ti'ye alıp Ben Konuşan Kuran'ım diye haykıran,HATTA BU KURAN'IN İÇİNDE MANTIKDIŞI BİRÇOK HÜKMÜN BULUNDUĞUNU İDDİA EDEN ALİ,diğer yanda nehcul belagadaki Ali. Hangisine inanmalıyız? (ALİ yalnızca Kuran'a olan bu karşı tutumuyla bile İslam'ın dışındadır.) Dolayısıyla ALİ'nin Batıni dinini anlamak için hiç doğmamış adamı MEHDİ yapan sahtekarların kaynaklarıyla yola çıkamayız. Bu kaynaklardaki ALİ'yi de "MUTLAK ALİ" diye kabullenip tanıtamayız. Ve şunuda hatırlayınki "BATINİ ŞİA",Ortodoks Şia'dan daha eskidir. Ortodoks Şia 11. yüzyılda ABBASİ-molla işbirliğiyle kurulup 17.yüzyılın sonlarında devlet dini olmuştur. Doğmamış adam'ı MEHDİ yapmakla kalmamış bu adama birde NAMAZ'I TAVSİYE ettirmişlerdir. Bu gerçekleri dikkate almadan meselenin GERÇEKLİĞİNE asla ulaşamayız. Saygılarımla ve Doğruluk Özümle Baba İlyas Konu Baba İlyas tarafindan (12-18-2010 Saat 20:18 ) değistirilmistir.. |
||
|
|
|
|
|
#6 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.710
Thanks: 2324
Thanked 3629 Times in 1422 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ülen ne takiyeymiş be takiye aşağı takiye yukarı / bir de sayın baba ilyas anlattığınız olay ve aktardığınız sözlerler hangi kaynaklarda yer alıyor rica etsem aktarır mısınız acaba
''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
Konu esonto58 tarafindan (12-18-2010 Saat 20:41 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: | Amistofes (12-19-2010), Baba İlyas (12-18-2010) |
|
|
#7 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 848
Thanks: 2015
Thanked 1137 Times in 591 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Bi yanda Mehdi kabe'yi yıkacak diyen adam. Diğer yanda Kabe'yi tavaf eden bi adam. Bi yanda namaz kılan adam. Diğer yandan "bu ne biçim allah ulan inanmayız biz buna" diyen adam. Takiyye aşşaa takiye yukarı. Sygılarımla Baba İlyas |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (12-19-2010) |
|
|
#8 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.710
Thanks: 2324
Thanked 3629 Times in 1422 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bir de sayın baba ilyas anlattığınız olay ve aktardığınız sözlerler hangi kaynaklarda yer alıyor rica etsem aktarır mısınız acaba
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: |
|
|
#9 |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 848
Thanks: 2015
Thanked 1137 Times in 591 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
ALİ'nin "Kıyamet Öğretisi" ni ve "Mesiyah" öğretisini anlamayan adam hiçbir zaman ne ALİ'yi nede İmamları anlayamıycak. Bunu anlayan adam da Muhammed'in Şeytan;İslam'ında DiN-ÜL ŞEYTAN olduğunu anlayıp işi çözecek. Hızır'ın(batın-velayet) Musa'yı(şeriat-din)'ı niye kovduğunu anlayacak. Onun için nehcul belaga hayrul felaka diye uzatmaya kafa yormaya gerek yok. Bu işin özü yalnızca budur. GERÇEK TEK BİR NOKTA'DAN İBARETTİR. BOŞUNA ÇENE YORUP KAFA PATLATIYORUZ... Sevgilerimle |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (12-19-2010) |
|
|
#10 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 848
Thanks: 2015
Thanked 1137 Times in 591 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
İmamların ve ALİ'nin heterodoks yada Anti-islam'i sözlerini tek bir başlıkta kaynaklarıyla beraber yazıcam. O zaman ordan okursunuz. Ben şimdilik size şunu atayım İmam Seccad devrinde yaşamış olan bir zat şöyle anlatır: "Arafat'ta İmam Seccad'la(ZEYNEL aBİDİN)birlikte idik. Yüksek bir yerden baktığımda Arafat meydanının dalga dalga, insanlarla dolup taştığını gördüm. İmama "hacılar pek ziyade bu yıl" dedim, İmam "Feryatlar ziyade, bağrışanlar çok, hacıysa pek az" buyurdular. Sonra nasıl oldu anlayamadım; İmam nasıl bir görüş verdi bana, kalbimdeki hangi gözü görür hale getirdi bilmem; bana "Bir de şimdi bak." buyurdular, baktım... Hayretten küçük dilimi yutacaktım neredeyse; meydan hayvanlarla doluydu, tam bir hayvanat bahçesiydi gördüğüm! Birkaç insan da vardı ki hayvanlar arasında şuraya buraya hareket halindeydiler. İmam "Görüyor musun?" buyurdular, "İşin batını budur işte!" BİHARÜL ENVAR, c.24, s.124. |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (12-19-2010) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| alevi, islamin, kemal, lideri, namik, yeni, zeybek |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||