![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Edebiyatı Yazılı ya da sözlü alevi edebiyatına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#21 |
|
Kontrollü Üye |
Degerli canlar
Bugün Alevi-bektaşi edebiyatının büyük ozanlarından Seyid nizamoğlunun hayatını anlatan bir kitaptan bahsedeceğim.. Eser, Can Yayınları Adil Atalay, yayınevi tarfından çıkarılmış, Mehmet Yaman tarafından derlenmiştir.. kitabın ismi Seyyid Nizamoğlu Hayatı-Eserleri -Divanı'dır... Ozan'ın Divan'ı ile manzum eserleri ilk olarak, H. 1326 (M. 1908) yılında bir arada yayınlanan şairin külliyatı, bu defa yeni harflerimizle aynen yayınlanarak, Ehl-i Beyt'i seven canlara ve edebiyatçılarımızla bütün okuyuculara sunulmuştur. Yaşamı ve kişiliği hakkında doyurucu bilgi bulunmayan ancak, çağının tanınmış ve büyük saygı görmüş ozanlarından biri olan Seyyid Seyfullah Kasım Efendi (Nizam Oğlu) XVI. yüzyılın başında İstanbul'da doğdu. Babası, İmam Zeynel Abidin soyundan ve büyük şeyhlerden Seyyid Nizamüddin hazretleridir ki İstanbul'da Silivrikapısı dışında bulunan ve kendi adıyla anılan camiin içinde gömülüdür. Şiirlerinde Seyyid Seyfullah, Seyyid Seyfi, Seyyid Nizamoğlu, Seyfi adlarını tapşırmıştır. Seyyid Seyfullah, Osmanlı hükümdarlarından III. Murad Han devrinde (1574-1595) ününü duyurmaya başladı. Nizam Oğlu iyi bir eğitim ve öğrenim görmüş, çağının gereği olan şeriat ve tarikat ilimlerini öğrenmiş, aydın bir zümre içinde yaşamış ve yazdığı didaktik şiirlerinde bütün mutasavvıflar gibi o da; nefsini bilmeyenlere, dünya malına tapanlara, riyakarlara, sofulara çatan ifadeleriyle, bir çok tekke şairlerini geçmiştir. İlahi'leri bestelenerek tekkelerde, ayin-i cem'lerde sonraki yüzyıllarda okunmuştur. Zamanın kara softaları tarafından Semah'ın bir ibadet olarak caiz olup olmadığı konusunda yazdığı cevabi değiş ise, Nizamoğlu'nun bilenen en önemli değişlerindendir. Bir dertliyem derdim vardır Ya ben nice dönmiyeyim Herdem işim ah ü zardır Ya ben nice dönmiyeyim Aşk odu yürekde yanar Beni gören mecnun sanar Gökyüzünde ay gün döner Ya ben nice dönmiyeyim Gel şekki gönülden gider Müminlerde inkar nider Meleklerde arş devreder Ya ben nice dönmiyeyim Biziz ümmet-i naciler Din yolunda duacılar Kabe'de döner hacılar Ya ben nice dönmiyeyim Bu sırra münkirler ermez Dost yolunu körler görmez Çarh-ı felek döner durmaz Ya ben nice dönmiyeyim Yeller eser deniz coşar Irmaklar dağlardan aşar Döne döne sular taşar Ya ben nice dönmiyeyim Seyyid Nizamoğlu tekdir Münafığın işi şektir Evvel ahır dönmek haktır Ya ben nice dönmiyeyim Allah Eyvallah |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Tam Hüsniye Tam Hüsniye Kitabı, Alevi-Bektaşi klasikleri arasında önemli bir yer tutar.. Hüsniye Kitabıyla ilk orjinal kaynak, Hicri 1298 yılında Mısır Kahire'de basılmıştır... Mısır Kahire Basımını esas alan, günümüz Türkçesine birçok kez çeviri yapılmıştır... Bunlardan Birisi ve En günceli Adil Ali ATALAY VAKDİDOLU tarafından çevrilen ve can yayınları arasında yayınlandır. Hüsniye, Kitabın kahramanıdır. Abbasi Halifesi Harun Reşit'in Huzurunda sarayındaki Hüsniye ile Emevi yanlısı sünni Alimler arasındaki tartışmayı konu edinen bu kitapta, Alevi-Sünni inancı arasındaki temel farklılık diyalog yoluyla yansıtılmaktadır... Kitapta kısaca Hüsniye’nin özgeçmişi de yer alır. Bu özgeçmişe göre Hüsniye, İmam Caferi Sadık’ın yanında eğitim almış, İmamın özel hizmetinde bulunmuştur, bu vesileyle kendisini bilgi ve birikim açısından tam olarak yetkinleştirmiştir. Böyle bir bilginden eğitim alan Hüsniye, Ehlibeyt’e tartışılmaz bağlılığının yanısıra daha bir çok açıdan kendisini eğitip geliştirmiştir. İmam Caferi Sadık’ın şehit edilmesinden sonra Hüsniye, zamanın halifesi Harun Reşid’ten intikam almak ister. Bunu da Harun Reşid’in sarayında, onun inanç dayanaklarını çürütecek ve Ehlibeyt’in haklılığını kanıtlayacak şekilde yerine getirmeye karar verir... Neticede Hüsniye, Harun Reşid’in huzurunda dönemin ulemasıyla ve önemli bilginlerle tartışır, kaynaklarıyla Ehlibeyt haklılığını ortaya koyar. Bu 20 yaşındaki genç kadın, tartışılmaz Ehlibeyt bağlılığını derin bir bilgi ile ortaya koyup, düşmanı can evinden vurmuştur. Böylelikle İmam Caferi Sadık’tan öğrendiklerini hayata geçirip, halifenin ve diğer bilginlerin nasıl temelsiz olduklarını bir bir açıklarken, Alevilik öğretisinin de temel inanç akideleri karşısında sünni teolojiyi yerle bir edecektir. Hüsniye, canı pahasına değerlerini korkusuzca savunmuştur. Bir tarafta koskoca halife ve onlarca bilgin, diğer tarafta tek başına bir kadın. Tartışmanın sonunda Kazanan Hüsniye oluyordu. Hüsniye’nin yaptığı tartışmalar günümüzde de Ehlibeyt taraftarlarına güç ve bilgi vermekte. Önderlik de bu olsa gerek. Yapılanların, söylenenlerin zaman ve mekânı aşarak evrenselleşmesi. Hüsniye bunu başarmıştır... Saygı ve sevgilerimle |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Hoca Ahmed Yesevî'nin "Divan-i Hikmet" eserini satin alabilecegim bir yeri ararken, internette sunulmus bir siteyi buldum.
Ilgisi olanlar icin yararli olacagini saniyorum. ![]() [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Hoca Ahmed Yesevî (1106-1166) |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli canlar..
Nec'ül Belaga... Hz. Ali Efendimizin komutanlarına ve Ailesine, ve valilerine nasihatlarını içeririr... Alevi-bektaşi dede-baba'larınca tartışmalı olan alevi-bektaşi kaynaklarındandır.. gerçekten kitapta.. yer yer şii/caferi ilaveleri ve uydurmaları göze çarpmakta.. ancak biz alevi-bektaşilerinde Ayin-i Cemlerimizde Kullandığımız.. Hz. Ali'ye ait kıssa ve sözler bu eserdede aynen yer almakta.. Şimdi bu Kıssalardan birini sizlerle paylaşmak istedim.. "....Ey Kümeyl, ilim maldan hayırlıdır. çünkü, ilim seni korur, malı ise sen korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğrenmekle çoğalır. Sırf mal ile elde edilen makam ve mevkiler, malın yok olmasıyla yok olup giderler. Ey Ziyadoğlu Kümeyl, bilgiyi elde etmek dindir ki, Allah'a onunla kulluk edilir. İnsan, hayatında onunla taat elde eder; ölümünden sonra da iyilikle, hayırla anılır. İlim otoritedir. (insanı olumluya yönlendirir; mal ise hüküm altındadır (güdülüp yönetilmeye muhtaçtır). Ey Kümeyl, malları hazinelerde yığanlar (Allah için harcamayanlar), henüz diri iken ölmüşlerdir; bilginlerse dünya durdukça yaşarlar; kendileri yok olup gitmişlerdir, fakat eserleri gönüllerde mevcuttur. (Göğsüne işaret ederek) burada öylesine derin, öylesine geniş bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydı. Evet, tez anlar birini buluyorum, fakat emin değilim ondan, din hükümlerini dünyaya alet edebilir; Alla'ın nimetleriyle Allah kullarına, Allah'ın delilleriyle Allah'ın dostlarına karşı üstünlük davasına girişebilir. Yahut gerçeğe sahip olanlara boyun eğen, fakat önüne ardına dikkat etmeyen, gönül gözü açık olmayan, daha başlangıçta şüpheye düşüp gönlünden işkillenen birini bulabiliyorum. Oysa ne buna inanılabilir, ne ona. yahut da dünya lezzetine sarılan, hemencecik sehvetlere atılan, yahut ta mal mülk toplamaya hırsı olan birini buluyorum; oysa bu ikisi de hiç bir hususta dine riayet edenlerden değildir. Bu iki sınıf, ancak otlayan hayvanlara benzer. İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür. Şu da var ki; yeryüzü, Allah için delil ve hüccet olan, onun adına kaim bulunan birisinden hali kalmaz; o, ilmi ve dini ayakta tutar; ama ya meydanda olur, bilinir,tanınır, yahut hikmete mebni korkar, gizlenir. Allah'ın hüccetlerinin, Allah'ın apacık delillerinin batıl olmaması için hüküm budur, böyledir. Ama bu, ne vakte kadar böyle sürer gider? Andolsun Allah'a ki onların sayıları pek azdır. Allah katında dereceleri pek büyüktür. Allah delillerini, onlara benzeyenlere ısmarlayıncaya, kendi benzerlerinin gönüllerine verinceye dek onlarla korur. Allah onların can gözlerini açar, bilgiyi onlara sunar; onlarda yakin ruhuyla kuvvetlenirler; güçlükleri kolay görürler, bilgisizlerin kaçındıkları, hoş görmedikleri şeyler hoş görünür onlara; canları yüceler yücesi olan yakınlık duraklarında olduğu halde bedenleriyle dünya ehlinden görünürler, onlarla görüşüp konuşurlar. İşte bunlardır Allah'ın helifeleri, yarattığı yeryüzünde. Bunlardır halkı dinine çağıranlar. Ah, ah, ne de özlerim onları görmeyi. Ey Kümeyl, istersen dön, git artık...." Saygı ve Sevgilerimle Degerli Canlar.... |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
" Ya Cabir, dünya şu dört şey üstüne durur: Bilgisiyle amel eden, onu halka da ögreten bilgin; öğrenmekten geri durmayan ögrenci; iyiliğini esirgemeyen cömert; ahiretini dünyasına satmayan yoksul.
Bilgin, bilgisinin gereğini yerine getirmezse, öğrenci de ögrenmekten geri durur. Zengin, malında cimrilik ederse, yoksul da ahiretini dünyasına satar. Ya Cabir, kime Allah'ın nimetleri bolca gelir, malı fazlalaşırsa, insanların ona ihtiyacı artar. Kim, Allah'ın verdiği nimetler konusunda kendine düşeni yerine getirirse, o nimetleri devam ve bekaya mazhar eder. Kim de, yapması gerekenleri ifa etmezse, o malı ve mülkü zeval ve yokluğa hedef gider." Hz. Ali'nin adeta şimdiki zamanımızı anlatan bir kıssası " İnsanlara, bir zaman gelip çatar ki, o zamanda Kur'an'dan ancak yazısı, İslam'dan da ismi kalır. O gün insanların ibadethaneleri yapı bakımından mamurdur; hidayet bakımından haraptır. O gün ibadethanelerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hata onlara sığınır. O fitneye girmek istemeyenleri sürüp götürürler. Ondan geri duranları ona doğru iterler. Yüce Allah buyurur ki: "Zatıma andolsun ki Ben, o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki, aklı başında olanları bile şaşırır kalır" (işte o zamanda) bunu yapacaktır. Biz, Allah'ın bağışlamasını, ayağımızı kaydırmamasını diliyoruz..." |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
![]() -- Osmanlı Devleti'nin Yeniçeriliği ortadan kaldırdığı ve Alevi / Bektaşi inancına sahip dedeleri katledip astığı bir dönemdeyiz. Padişah 2. Mahmut Halife sıfatı takınmış, Allah adına hükümleri Padişah veriyor. Şeyhülislam ise çıkardığı fetvalarla Anadolu'da ki Alevi Bektaşileri yani Kızılbaşları yok ediyor, Sünni olmaları için bir elde kılıç bir elde Kuran'la üstlerine gidiyordu.. -- İsmail Özmen ve Yusuf Koçak'ın hazırladığı ve belgeleri ile ortaya döktüğü kitabı buraya yazmayı gerekli gördüm ki, dedelerimiz ceddimiz bu asrın yezidin elinden neler çektiği göstermek içindir.İnancı ,yolu , sevgisi adına bakın nelere katlandılar. Bu aşk yolunun cefasını onlar çetki, sefasını biz sürüyoruz. Bir kırık sazıyla günümüze bu yolu taşıyan peygamber yüzlü dedelerimize selam olsun, ruhları rehberimiz olsun. [b]Şeriat Mahkeme Heyeti isimleri ; *Ser Kadı ; Hacı Müfit Efendi *Kâtip ; Mevlana İsmail Efendi *Müftü ; Hacı İlmullah Halim Efendi *Müşavir Miri Alay Kaymakamı ; Abdullah Hüseyin Efendi *Konya Kadısı ; Abdulkayyum Efendi -- Diğer tarafta karşılarında haksız yere yargılanan Evlad-ı Resul dede Hacı Bektaş Veli soyunun devamı Hamdullah Çelebi Hazretleri ve diğer 8 akrabası , yareni var.. Kadı ; Şeyh Efendi Esamenizi , Künyenizi İyice anlatın ! Hamdullah dede ; Adım Mehmet Hamdullah ;Anamın Adı Rahime , babamın adı Seyyid Feyzullah Efendi ;tevellütüm (Hicri) 1183'tür. Pir-i Horasan Hünkâr Hacı Bektaş Veli sülbü ve soyumdur.Onun şerefli vakfı, mütevvellisi meşihatıyım.Evladiyelik , velilik ve vakfı mütevelliği reisliği ecri almaktayım. Halife Padişah 3. Selim Han'dan Ali'yül lâ efendilik pâyesi belgesi Sultaniyesi almıştım. Kadı ; Kanı Helal Şeyh ! Senin ve mensubunun kanı helaldir. Sapkın bidat mezhebin mahkemeyi şeriayı Muhammediyenin önünde tevbe et. İslam dininde bu Alevi , Bektaşiliği nerden çıkardınız ? Tevbe et bakayım ! Hamdullah dede ; Efendim Kadı Hazretleri, senin Ehl-i Sünnet Vel Cemaat dediğin mezhep sapkın ve bidattır. Can hayfı olmadan doğruyu söylediğimin tutanaklara geçmesini istiyorum.Mahkemenizin ve şu an ki devletinizin İslam'la hiçbir uzaktan yakından ilginiz alakanız yoktur.İslam peygamberinin öldüğü gün, Beyt-i Ali'de matem ve yas vardır.Oğuz dilinde Beyt-i Ali Alevi demek olur. Oniki İmamların dördünü emeviler, yedisini Abbasiler şehit etmiştir.Zorla dine el konularak Sünnilik icad edilmiştir.Zamanımıza akdar Aleviler katledilmiştir.Benim sizden üç günlük dünya menfaati için bidat mezhebinize İslam diyeceğimi mi sanıyorsunuz ? Kadı ; Kes ! Konuşma ! Kanı helal , Ehl-i Küfür kişi ! Kaymakam ; Kadı efendi bunu idam edebilirdin, madem karşımıza çıkardık o halde konuşturmadan yanayım. Kadı ; Kanı Helal Pis Şeyh ! Devam et ! Hamdullah Dede ; Efendim Kadı Hazretleri , Şeriayı mahkeme güzide erkanı, Abbasi halifesi Cafer Mansur Halife olmadan, İmam Cafer'e değer vererek onun İslami derslerini severek dinlerdi. Halife olunca can düşmanı oldu.Dini Ali evlattan kurtarmak için mezheb sahiblerini huzura çağırdı. Böyle bir Sünni mezheb kuramayız deyince sarayın altında döve döve öldürdüler.Ölülerin ardından onalrın nam-ı hesabına Sünnilik mezhebini kurdular. Siz bu bidat mezhebini din mi zannediyorsunuz ? |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sn.Dede Baba,
İyi hoşsun, Hoşgeldin falan anna, BU kopyala yapıştırma metodu ile açtığın konular içerik bakımından yorucu, fazlalık bakımından da, sıkıcı ve boğucu, 5 dakika içinde arşivinden alıp buraya attığın konu bence faydadan ziyede yorgunluk veriyor, Bana öyle oldu, (Kendi adıma yazıyorum bunu) Keike ,Tek, tek yazsa idin, hem o kunda konuşurduk, yani kitabı ve senin yorumlarını konuşurduk, hemde diğer bir kitap tanıtımı içinde başka bir konu acar, o kitabıda o konda değerlendirirdik, Benim şimdi bu konu hakkında ne bunu okuyasım var, nede yazasım var, Katılmadığım değerlendirmeler ,özetler var amma, yazmıyacam, Diğer konularda da, aynısını yapmışssın, Keie sayfalar dolusu, kendi değerlendirmelerini yazmak yeerine, Birlikte tartışarak yazsa idik, ve farklı düşünceleri serilese idik daha faydalı olacağını düşünüyorum, Bundan sonra konu açaçaksanız, Lütfen, önce ne anlatmak isituorsanız, makalenizi yazın, sonra süreçde birlikte değerlendirelim , ne dersiniz.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.710
Thanks: 2324
Thanked 3629 Times in 1422 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
valla yahu adam bir anda her tarafı kapladı boşu boşuna yer kaplıyor bir de renkli renkli yazılar yok mu bu kadar mı göz yorar
))))) |
|
|
|
|
|
#29 | ||||
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Yazı Uslubu ve şekline yönelik eleştirileriniz için Tsk ederim.. Oysa yazıların renklendirilmesini sıkıcı olmamaması için yapmıştım.. Alinti:
Fakat herbiri üzerinde ayrı ayrı da forum konusu açıp sohbet edebiliriz.. bence bir sakıncası yok.. Fakat birçok gencimiz Alevilerin eski ve temel klasikleri nelerdir bunları dahi bilmemekte.. en azından bir kısmının bir bütün olarak bir arada bulunması ilerde Alevilik öğretimiz hakkında temel kitaplarımıza ulşamak isteyenlere yardımcı olacaktır. Alinti:
bu forum konusu değil ama, farklı olarak bu Klasiklerimizi tek tek ele alıp irdemek üzerinde düşünmek, çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum.. Alinti:
Bende en azından isimleri ve içerikleri nedir diye öğrenmek isteyenlere kısa özetlerini sundum.. Elbette bu öneriniz yerinde, fakat temel bazı bilgilerin verilip sobra bu temel bilgiler üzerinden tartışmak dsaha doğru olmaz mı* Ben Bu forum konularını ciddiye alıyor ve sitenizinde geyik sitesi olmadığını düşünmek istiyorum.. ilmi degeri olmayan geyiklerle forum konularının doldurulmasındansa, önce bilimsel gerçeklerin ortaya konması sonra bu belgelere tezlere karşı tezleri olanların kendi tezlerini sunmaları hem akademik bir sohbet ortamı sağlayacak hemde okuyucuların bilgilenmelerine yardımcı olacaktır.. Saygı ve Sevgilerimle |
||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||