![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#431 | |
|
Forum Katılımcısı |
Alinti:
Ancak Sn E. Korkmaz'ın bilimsel emeği ve inancımıza olan yakınığının saygıdeğer kalmasını özellikle temenni ediyorum. |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to akalem For This Useful Post: | İşcanbaba (07-13-2011) |
|
|
#432 | |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Bilimsel emeği derken neyi kast ettiniz? Yakınlığı derken neyi kast ettiniz.? BU nasıl yakınlık, Ömrünün bilmem kaç yılından sonra sol'dan aleviliği görüyor, onun hoşgörüsünden faydalanıp içeri giriyor, Mihman oluyor, sonra ondan iyi kötü nemalanıyor, sonra yer ediniyor, Sonra ev sahiplerini kovuyor. İşgalcilik yapıyor, Ve Ben Aydınım, şuyum, buyum diyerek kabadayılanıyor. Ve Evde değişiklik yapmaya çalışıyor, İkrarsızlığı öne çıkarıyor, İnancı bir kenara koyuyor, Soydan gelmeyi RET ediyor. ve Tüm bunlara rağmen, kendince ERKANLAR, GÜLBANK lar üretiyor, yaptığı erkanlardan HAKKUULLAH adında bir parasal kazanc sağlıyor. Hakullahı'da KİTAPLARININ alınması şartı O Alevi inancının hangi değerine saygılı olmuştur ki,............. Sağlıcakla.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
|
|
#433 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu konu üzerine peyikci amailgrup, üzerine yaptığımız tartışmada gönderilen mesajlardan birisini sizlerle paulaşmak istedim.
Sağlıcakla ------------ Bülent bey, Alevi inançlarına ilişkin öyle konular ortaya atılıyorki,neresinden ele alınsa elde kalır.Tutulacağı yok.Mercek olmadan bakılsa bile,manevraların eksen kaydırma çabasından başka bir şey olmadığı net anlaşılacak.İnancı siyasetlerine yedek parça-stepne yapmak için öyle yalanlar söyleniyorki,nutkum tutuluyor o an diyecek laf bulamıyorum.Ve gayrı ihtiyari,ellerim şaşkınlık ve dehşetle yüzüme abanıyor. Bu konuda,daha az saçmalayan ve yalan söyleyene,daha az çığırdan çıkanlara insanın artık 'şükür,beterin beteri var'diyesi geliyor.Saçmalıkları ölçülendirilip az saçmalayana sempatiyle bakar oldum. İkrara hacet duymadan,Alevileri sevenlerle,alevileri sevenleri sevenler,Alevi inancını anlatma selayetine sahip,en doğru,en ilerici olarak kendilerini otorite görüyor.!. Doğrusu budur diyorlar.Bunun dışındakiler eğri-büyrü,yobaz,gerici..! Alevilerin inançları nasıl olacak! noktasında,ağzı olan konuşuyor. Gasp edilen hak ve hukukun iadesi için verilmesi gereken mücadele, elbette tartışılsın.Bu bağlamda sorunların konuşulmasında sorun yok.Fakat bu tarağa dokunan yok.Ha bre,alevilerin inançlarının nasıl olacağı noktasında,diller her tarafa dönüyor.Dil bu,hep aynı noktaya çekilirse,ziyadesiyle de kıvrılır.Zaptı-rap altına almak lazım. Malum kemiği yok.Çoklukla görülüyorki,üzümü yemek değil'yapılmak istenen' bağcıyı dövmek' Başkalarının haklarına ahkam kesip şekil vermediği,kendine benzetme gafletine düşmeyip, saygı ve hoş görüyü içine sindiren herkesin özgürce yaşaması ve inançlarını uygulaması Anayasal bir haktır.Öncelikle, bu talebin peşine düşülmelidir.Zaman-zaman anayasal hakkı elde etmek için gereken mücadeleyide sakata getiriyorlar.Alevileri sistem dışına ittirme keşme keşliği yaşanıyor.Gerçek anlamda bir mücadelenin ardından gitmek yerine,yarayı kaşımayı,yarayı kanatmayı tedavi gibi sunmaya başlanıyor.Hassas noktaları da onarmak,işi bilen ehille, pir'le,erbapla olur. Bir işin erbabı olmanında,yolu-yordamı vardır.Bu yol öncüleri,'Bildiğimin alimi,bilmediğimin talibi'desturunu eksik etmezler.Hiç bir zaman '...Dön-dolan' aynı noktayı dayat, yapmazlar. Avrupa'da yaşayanların hayatlarıyla reel anlamda ilgilenenler iyi bilirler.Sistem dışında yaşam haklarını korumaya çalışanlar,bunu çare zannedip medet umanlar,karşı durdukları,direndikleri sistem tarafından,en iyi kontrol edilen ve yönlendirilenler olmuşlardır.O ülkenin gazetesini okuyamayan,tiyatrosuna,sinemasına gidemeyen-izlemeyen,radyosunu dinleyemeyen ,dil'ini konuşamayan,fakat o ülkeye ait vatandaşlar vardır.Bunlar kendileri gibi konuşan,gören! anlayan! tabakayla haşır-neşir olunsun diye ortamları düzenlenir.Bu tercihle yaşamını sürdürenlerin tepe noktalarında,ya siyasi,veya dini,hatta hem sisyasi-hem dini belli noktaları kontrol eden guruları vardır.Menşeyi bu olan ortam düzenleyiciler! mahrumiyet altında yaşam sürenlerin adına söz sahibidir.Bağımsız gibi yaşayan bu topluluklar,aslında en bağımlı hale getirilmiştir.Bu topluluklara,o ülke tarafından sunulan hizmetler,yine içlerinden çıkmış 'Belirleyici konum'da olanların eliyle dağıtılır!.Dağıtımı yapanlar başmıdır?elbette hayır.Bunlar kuyruğun ilk tüyleridir. Oysa öz konuyu anlamak,anladığını aktarmak,hizmetlerden azami fayda almak,içinde bulunduğumuz sistemin işleyişini,tüm duyularla algılanarak gerçekleşir.Tutsak ve dayatmacı uygulamalar,emperyalislerin elde edeceklerini kusursuzlaştırır.Örneği tecrit pilavından vereyim,Türban olayına bakılsın.Fransızlara ait olan baş bağlama,önce Arap yarım adasında salgınlaştı.Fransa hayranları,Fransız sömürgeleri olan devletler bu modaya hemen uydu.Sermaye piyasası da,Fransız modeli baş bağlamayı aldı,'İslam inancı baş bağlama' olarak şırınga etti.Aslı saklandı astarı geldi,Ne oldu?astarı yüzünü geçti.AKP hükümetinde eski sermaye(Maliya) bakanı,yeni Başbakan yardımcısı Ali Babacan'ın ablası,bu tip baş bağlamayı 1968'de üniversiteye taşıdı.Abla Babacan Fransız stili başını bağladı.'İnancım bunu gerektiriyor dedi dayattı.Gerekcesi neydi? 'Ben Müslümanım' dinime sahip çıkıyorum dedi.Her ben buyum diyen o'mudur?Görüntüden çok,Yaşamı,yaşayış erkanı,bir insanın kim olduğunu önemli ölçülerde tasvir eder. Bazı dönemler,ayyuka çıkan 'Din elden gidiyor' olayları,arada bir hafif küllenir gibi yapılsada,aslında kuluçkaya yatırıldığındandır.Zamana uygun civcivler çıkarmaktadırlar. Bunu niye anlattım?Başka sebeplerle,bilinçli ve ya bilinçsiz olarak kullanılan veya amaçlanan sunumlar,aslında biz kulları nerelere vardırılabiliniyor. Anlatıma dönersem, Çok basit örnekle,Avrupa'da yaşayan Türkiye'li yurttaş'lar,yaşadıkları ülkenin sistemini algılamadıkca ve beş duyu organıyla içine girmeyip kaçtıkca,hayatlarına katarlarla sorun yüklemekteler. Gençlerin adaptasyonu,yaşadıkları ülke gerçeği dışında beslenmeye yönlendiriliyor,İşte bu noktada,her biri bir yere savrulmakta. Avrupa'daki alevilerin İnançları ve kültürleri,bir bütünü oluşturacak parçalar halinde, gelecek nesilere öğretme ve öğrenme fırsatı laf kalabalıklarıyla geçiştirilmekte. İnanç öğretileri diye başlayan dersler,bir sürü ayak oyunlarıyla bütünden mahrum sürdürülmekte.Pedegoji ve İnanç sertifikası üzerine bilgi formatına sahip olmayanlar,Bütünsel görüntüyü bozmak adına nasıl bir izalasyon ürettiklerini tınlamadan,bıkmadan usanmadan inanç dersi veriyorlar..Ne demek istediğimi,uzun süre Avrupa'da yaşamış,yada orda yaşayan aileleri gözlemlemiş,sorunlarını yüreğiyle dinlemiş özgür vicdanlar iyi bilir. Parçalanmışlığı bütünlük olarak sunanlar,yani köklerinden mahrum bırakılarak,yeni köklere!.tutundurulmaya çalışılan gençler,bazı odakların gelir kaynakları elde ettiği yasa dışı pazarın! kontrolü altına giriyorlar.Gençlerin politik olma hakları elinden alınıyor,tek bir noktaya kalanize ediliyorlar.Hatta bazıları siyaset yaptıkları,politik mücadele içinde olduklarına öyle inandırılıyorlarki,kendilerine haraç toplatıldığı halde,siyaset yaptıklarını zannedebiliyorlar.Çünkü,devrimcilere hizmet yaptıklarına kodladırıyorlar. Gelecek jenerasyon,aslında ne kadar apolitik olduğunu dahi anlayamıyor üstelik,kendilerini kahraman statüsünde politik görüyor.Paranın ve düzenin başı bozukluğu sayesinde,kontrolsüz ve müptela olmuş,tehlikeli bir potansiyel oluşuyor. İmamın cemaatında yüzlercesi,Londra üniversitelerinde eğitim alıp,öğretim görevi icra ederken,alevi gençlerinin çok az bir kesimi,iyi eğitim almakta, İnanç ve kültürün darma-dağınık yapısı içinde savrulan aileler ve evlatları sorunlardan çaresiz olarak bitap düşüyor,diplomalı eğitimle haşır-neşir olmaya ne zamanları ne dermanları kalıyor.Dahada beteri,adi suç işleyen ki bunun yüzde doksanı,uyuşturucu kapsamında.Hapislerde yatmakta.Oradan bizlere mektup yolluyorlar.'Hayattaki en büyük boşluğum,bilgisizlik ve kirletilmiş bilgilerle dolmuş olmamdır.Bu eksikliğimden dolayı dört duvar arasındayım.Değişik içerikli kitaplarla birlikte,İnancımızı anlatan kitaplar da yollayın.Farklı inanca mensup arkadaşların elinde var.Bizim yok.diyorlar Onlara kitaplar yolluyoruz. Alevileri anlatan kitaplar,yine aleviler tarafından temel noktalarda ayrıştığı ve tartışma konusu olduğu için kafa karışıklığı yapsada,bir şekilde çıkış bulanda oluyor. Avrupa'da yaşayan aileler,sonraki jenarasyonu,kendilerine ve asıllarına yabancılaştıranları kestirmesi çok da kolay değil. Aileler ve gelen jenerasyon,geçmişe dayalı inançları ve içini dolduran değerleri yalın haliyle anlatana pek rastlayamıyorlar. En popiler alevilik,'ilerici'! dedikleri yöntemle anlatılıyor.İlericiliğin tanımı kaba hatlarıyla şu ; Alevileri sevenler,alevileri sevenleri sevenler,ilerici. Aleviliği alevilere anlatanlar,ikrar versede öcü ilan edilebiliyor. Yeni kuşak, birbirlerini bu anlamda sevenlerin! anlatılarından 'İçinden seç beğen al,inancı bildiğin gibi yap.'anlamı yorumluyor.Kendi ışığında gözü kamaşanların kafa karışıklığı sayesinde,bulanık bir inançın içinde önünü dahi göremez hale geliyorlar. Gelecekte kendine yer açamadıkları gibi,kök bağlantılarda deformize edildiği için,sağlıksız bir yapı gelişiyor ve bu gençleri toparlamak son derece güç bir hal alıyor. Alevi İnançlarına ilişkin bu kadar üst bir perdeden konuşma ve parselleme hak-hukuku kimde var..?. İlim bilim irfan sahibi olan aydınlar,reform gereken mezhep var.Dini imanı sermaye olan,töre ve allah adında cinayet işleyen,karısını papağan gibi,aynı kelimeyi tekrarlayınca boşayan 'Allah için kap-kaç yapan kalın bir yapı var ona el atıp inceltsinler.Aleviliğin inançlarını örselemekten vazgeçsinler.Alevi inancının bu günlere nasıl geldiği biliniyor.Şükür hala bu gerçeği hatırlayanlar var. Birileri inancları eğire-eğire incelltiler.Amaç parçalara bölüp ayrı ellerde yumak yaptırmakmı?. Onuda başarıyla 'İFŞA' ediyorlar. Hünkar'ın söylediği,'Ne ararsan kendinde ara'cümlesine itibar edilse ne iyi olur.Barışında,iyi iletişiminde,klavuzudur.O açıdan,ne dediği kendinden menkul sözleri söylevleri irdeleyenleri önemsiyorum.Alevi inancı Kırk kapı dört makam'dır.Aklı esen,'Hah işte ben oldum,bu makam tam bana göre' diyerek istediği makama çıkamaz. Aynı yaklaşımla,alevi derneklerine belli zaman dilimi için seçilen bazı yöneticilerde,hangi makamda oturduklarını bakmadan başlıyorlar makam seçme ve gezme sevdasına. Pir,Dede makamı üzerinde kendilerini selayetli görüp,alevi inançlarını 'Öylemi olsun böylemi olsun' gibi had hudut tanımayan noktalara götürebiliyorlar.Alevi inancının bir yerinden tutup yardım etmek isteyenler,önce o yolun insana ait değerlerini hayatları üzerinde uygulasınlar. Bu zihinle konuşmalar yapanlara göre hava hoş.Kendileri düştüğü zaman dizleri taşa gelir,Başı ittirirlerse o baş düşer taşa gelir.Destursuz hiçbir şey olmaz B.Aslan |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: | akalem (09-06-2011), Hamza Aksüt (10-06-2011) |
|
|
#434 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Esat Korkmaz, Alevilik- Bektaşilik Terimleri Sözlüğü'nde Aleviliği nerelere bağlıyor:
1-BUDİZM "Anadolu Aleviliğinin bir diğer Asyalı kaynağı Budizmdir." s.138 2-BRAHMANİZM "Brahmanizmdeki Brahma-Vişnu-Şiva üçlemesi, Anadolu Aleviliğinin evren görüşünü oturttuğu Tanrı-evren-insan üçlemesinin, Doğulu kaynağını oluşturdu." s.138 3-MANİHEİZM "Manicilik genelde Anadolu Batıniliğini, özelde Anadolu Aleviliğini derinden etkiledi." s.437 4-ŞAMANİZM "Anadolu Aleviliğinin Asyalı kaynağı Şamanizm, Orta Asya kandaş kan topluluklarının bir inanç sistemidir." s.614 5-ZERDÜŞTİZM: "Bu tasarım Anadolu Aleviliğindeki Mehdi anlayışını besleyen bir kaynaktır." s.719 6-DİONYSOSİZM "Yine Platonculuk ve Yeni Platonculuk aracılığıyla Alevilik-Bektaşiliğe kimi esinler vermiştir. s.189 7-YİNE ŞAMANİZM Bilimsel gerçekler ise bunun tam tersini söylüyor: Nitekim bilimsel çalışmalar ayin-i cemin İslamdan önce Orta Asyada Türklerin belli zamanlarda Şaman yönetiminde icra ettikleri ritüel nitelikli kımız içme töreninin bir devamı olduğunu göstermiştir." s.151 8-HIRİSTİYAN MUHALEFETİ s.63 9-MUHAMMET ŞERİATINA TAVIRLI ALİ YANDAŞLARI s.63 Bu nasıl kafa karışıklığı. Çin'den Ege denizine kadar olan bir alandaki birbiriyle ilgisiz inançların tümü Aleviliğin kökeni oluyor. Yazar Aleviliğin kökeni için içki törenleri arıyor. Dinysos, şarap ve ... töreni. Kımız içme töreni de öyle. 4. maddedeki KANDAŞ KAN TOPLULUKLARI'na dikkat! Saygı ve sevgiyle... Konu Hamza Aksüt tarafindan (10-06-2011 Saat 16:29 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||