Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Ritüel ve Uygulamalar (yazılı Ve Görsel)

Ritüel ve Uygulamalar (yazılı Ve Görsel) Alevi inancına dair ritüellerin ve yöresel uygulamaların paylaşılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 02-13-2010, 16:53   #1
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Alevi nasıl Olunur?

İkrar cemi ve yapılısı (Aleviliğe kabul cemi)


Aleviler öğreti yolunda, bütün tutkulardan, aşırı isteklerden, dünyaya bağlı geçici dileklerden, eğilmelerden kurtulmaya ve özünü gerçeğe adamaya yani öğretiyi benimseyip yola girmeye -“İkrar (Nasip) Alma”-, “ölmeden önce ölmek” demektedirler.

Bu öğreti için, kişinin kendi isteğiyle maddi ve manevi dileklerinden tümden vazgeçmesiyle (Teslim-i Rıza anlayışıyla), mana aleminde, ruh bakımından hayat bulacağına inanılmaktadır.

Alevilikte Batıni yorumda iradi olarak ölen yani ikrarını alan can, dünyaya yeniden gelmiş gibidir. Yani, insanların yaşamları boyunca yaptıkları pek çok şeye, ölümle karşılaştıklarında pişmanlık duyacak olmaları ve “bir daha dünyaya gelsem böyle yapmazdım” düşüncesine varmaları “ikrar töreni”ile canlara kavratılmaktadır.

Böylece insanın son veda anındaki hesaplaşmasını, önceden ikrar töreninde yaşayan Aleviler, kendilerini yeniden doğmuş olarak kabul ederler ve bu olayı da “ikinci doğum” olarak adlandırırlar. Yola girmenin ön koşulu olan “ölmeden önce ölmek” (iradi olarak ölmek), Aşık Veysel tarafından şöyle dile getirilmiştir:

Topraktandır cümle beden
Nefsi öldür ölmeden
Böyle emretmiş yaradan


Yine iradi olarak ölmeyi ve ikinci doğumu Şâhi bir nefesinde şöyle anlatmaktadır:

Dört kapı selâmın verip aldılar,
Pirim huzuruna çekip yettiler;
El ele, el Hakk’a olsun dediler,
Henüz mâsum olup cihana geldim.



İkrar cem-i : Aleviliği kendi rızası ile kabul eden, Can'a yapılır. cem görgü cem'inden farklı olarak , ikrar veren can'a Pir tarafından, su tavsiyeler de bulunulur. ve su sözleri vermesi istenir;

Pir darda duran cana'a bazı telkinlerde bulunur;

Rehber öncelikle, "Marifetten gelip sırrı hakikate gidiyoruz destur Pirim." der.


Pir:

GİDEMEZSİNİZ! Kış var, aşılmaz yüce dağlar, geçitsiz ırmaklar var. Bu belleri aşamazsınız. bu selleri geçemezsiniz. çok büyük engeller var, çok zor ortam var. demirden leblebidir yenilmez. Ateşten gömlektir giyilmez. GELME! Gelirsen dönme! gelenin malı gider, dönenin canı gider. Öl ama ikrar verme. Öl, ikrarrından dönme! hal böyledir. Bu halleri ben size demiş ve duyurmuş olayım evladım."

Can rehberi eşlinde Pir huzurunda, ve rehber can adına ;

" Pirim cematın varlığına, Tanrı'nın birliğine inanarak, Muhammed-Ali'nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin katarına girerek, Muhammed'e ümmet, Allah'a kul, Hüseyin'e talip olmak için adlarını andığımız kişilere inanarak, güvenerek geldik. Ölümüz olur, dönüşümüz olmaz basımız acık, ayağımız yalın. özümüz darda, yüzümüz yerde. pir'den ne gelirse "Alllah eyvallah" dedik, durduk darına. Boynumuz kıldan ince, yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik. Huzurunuzda birliğe yettik"

Pir: "Eyvallah talip! İkrarın imanına yoldaş olsun! Hak, Şahımerdan, doğru yoldan ayırmasın. Büyükleri sayacaksınız, küçükleri seveceksiniz. Ulu Tanrı'nın buyurduklarını tutup, yasak dediğini yasak, gerçek dediğini gerçek bileceksiniz. Tanrı'nın yolundan ayrılmayacaksınız. işittiniz mi Evladım."

Sevgi ve Saygılarımla, Değerli Canlar
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla

Alt 02-13-2010, 16:54   #2
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Celal Abbas ikrar Cem'inden bir Bölüm...

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


***Evvel İkrar verecek.. (Hakk-Muhammed- Ali yoluna girecek canlar..)

***Ehl-i beyt nesli seyid dede'nin önünde Niyaz olur..


DEDE:

---Geldiğin Ali yolu, durduğun Mansur dar’ı, gördüğün Hak didarı, Hak cesedine can verdi. Kalbine iman verdi.

Ağız talib, dil mürşid Erenler meydanında ne gördün ne işittin?


İKRAR VERECEK CANLAR:

----(Başları secdede) Hak gördük, Hak işittik

DEDE:

---Allah Eyvallah Kapısında, döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır.

Doğru gez, dost gönlünü incitme. Mürşide teslimi rıza ol. Yalan söyleme, haram yeme, zina etme.

Elinle komadığın şeyi alma gözünle görmediğin şeyi söyleme.

Gelme gelme, dönme, dönme. Gelenin malı, dönenin canı.

Riya ile ibadet, şirk ile taat olmaz.

Söylediğin meydanın, sakladığın senin. Baş kaldır doğru söyle,(Canlar dara kalkar)


DEDE:

---Erenler.... ayini cem erenleri... gördüklerine şahitlik ettiler. Birde sizi sizden soralım. Bizlerin görmediği zamanlarda ve yerlerde Hak Muhammed Ali yoluna aykırı işleklerde bulundunuz mu?

İKRAR VERECEK CANLAR:

---Tevbe Estağfurullah

DEDE:

----Erenler Meydanında Pir huzurunda mürşidine rıza ile teslim oldun mu?

----Allah, Muhammed, Ali, On iki imam ve Ehli beyt soyuna imanı ikrar ettin mi? Kazaya razı olup kadere bağlandın mı?

----Nacilerin pişuvası İmam Cafer Sadık’ın ictihatı üzere Hak dediğimizi hak bilip, batıl dediğimizi batıl bildin mi?

----Muhammed Ali’nin ve Ehl-i Beytin sevdiğini sevip tevella sevmediğini sevmeyip teberra ettin mi?

----Dört kapı, kırk makam Hak mı? Oniki yas-ı matem Hak mı? Suret-i Hakk’tan görünüp, dünya menfaatiyle gözünü kamaştıracak münafıkların sözlerine aldanıp erenler yolundan uzaklaşırsan mahşer günü yüzün kara olsun mu?


İKRAR VERECEK CANLAR:

----(Her soruya ayrı ayrı) Allah Eyvallah!

DEDE:

----Allah Muhammed- Ali, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ikrarınızda sabit kadem eyleye,

Gerçek Erenler demine Hu!


İKRAR VERECEK CANLAR:

DEDE'NIN önünde diz üzeri oturur. Dede en sağ tarafta oturanın sağ elinden tutar. Baş parmağını kendi baş parmağına rapteder. Talip sol eliyle dedenin eteğinden tutar. Onun solunda oturan eşi ve diğerleri kendi sağındakinin eteğinden tutar. Dede görünenlerin kulaklarına yakın bir mesafeden hafif bir sesle Yedullah ayetini okur. )

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed
...


(“Ey Muhammed! Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Verdiği bu sözden dönen ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirene Allah büyük ecir verecektir.”)Fetih suresi Ayet 10”.


DEDE:

Sağ elinin parmakları açılmış vaziyette, görülen taliplerin ayrı ayrı sırtlarına üç defa vururken)

----La fetta illa Ali La seyfa illa zülfükar Nasrun min Allahı ve fethun karip beşerül müminin...

Ya Allah!! Ya Muhammed!! Ya Ali Pirimiz üstadımız kutbul alem Hünkar Hacı Bektaşi Veli Şahı horasan!!! ..Desturu pir!!!..


ALLAH EYVALLAH...
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:55   #3
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart CEM İBADETİ (Cem Bağlama)

Ayin-i cem: Alevilerin Allaha yakarış şekli olup, içerisinde tevhit (Allahın birliği) Hz. Muhammed'in peygamberliğinin tastiki ve Hz Ali'nin velayeti'in dille ve kalben söylendiği aynı zamanda tevelle ve temennanın (ehlibeyiti seveni sevme düşmanlarına düşman olma) yer aldığı bir ibadettidir.

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


Kur'an-ı Kerim'in batıni yorumuna girerken...Hayırlar fet ola... Şerler def ola.. Hakk-Muhammed-Ali yardımcımız, yol göstericimiz... rehberimiz ola...

“....Ey İnananlar, Cuma günü salat/ İbadet için çağrı yapıldığında, Allah'ı zikretmeye koşun ve alım satımı bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır...."
( Cuma suresi 9)


Ey İman edenler, Cuma günü ibadet
İçin çağrı olunca size orada olun elbet

Tanrı'yı zikretmeye koşun alış verişi,
Bırakın. Buyruktur Tanrıyı ansın her bir kişi

Eğer, bilirseniz bu daha hayırlı size
Boş işleri bırakıp bir olunuz birlikte

(Cuma Suresi-9-)


Kur’an-ı kerimde genel anlamda namaz/Salat İbadeti için zaman ve mekan (cami yada mescid-cemevi) şartı yokken yani ibadet her yerde yapılabilirken…

Belli bir vakit tayin edilip toplu olarak cemaatle Tanrıyı anma Cuma Suresi 9. ayette vardır. Kur’an’da hiçbir yoruma gerek duyulmadan açıkça Cuma namazını farz kılmıştır.

Cuma İbadetinin cemaatle farz kılınmasının sebebi Cuma hutbelerine dayanır.. Peygamber Cuma hutbelerinde İslamın ilkelerini anlatır.. kabilelerin başta kan davaları olmak üzere Probleriyle ilgilenir.. Herkesin birbirinden Rızalık alması ve hoşnut olması sağlanırdı. Böylece Toplumsal barış birlik ve beraberlik tahsis edilirdi..

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da Cuma namazının kadın erkek ayrımı yapılmadan tüm inananlara farz kılınmış olmasıdır. Ancak Sünni ve Şii Müslümanlar bu gerçeği göz ardı ederek Cuma namazı sanki sadece erkeklere farz kılınmış gibi hareket etmektedirler.

Ayet dikkatlice incelendiğin Cuma İbadetinin Tüm günü kapsadığı da anlaşılacaktır.. yani öğlen yada akşam gibi belli bir zaman şartı da yoktur. Sünni yada Şiilerin öğlen vakti Cuma ibadeti yapmaları sadece bir yorumdur.


ALEVİ-BEKTAŞİ İSLAM ANLAYIŞINDA CUMA İBADETİ


Kur’an’ın bu Tanrısal buyruğunu Aleviler, Bilindiği gibi Cuma günleri yani Perşembeyi Cumaya bağlayan gece kadın erkek ayrımı yapmadan zikir ve salatı birleştirerek Cuma namazı (halka namazı) kılarak yerine getirirler. Kur'ran da ibadettin gece yapılanının daha makbul olduğu belirtildiği için, Alevi- Bektaşiler İbadeti gündüz değil, Perşembeyi cumaya bağlayan gece yaparlar...

Eski takvimde ( Hicri ) yeni günün başlangıcının gün batımı olduğu gerçeği dikkate alındığında Perşembeyi Cumaya bağlayan akşamın Cuma günü içersinde yer aldığı görülecektir. Bu açıdan bakıldığında Alevilerce Cuma akşamları yani Perşembeyi Cumaya bağlayan akşam yapılan Cem ayinleri Kur’an’daki Cuma namazı buyruğunun yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir toplu dua etkinliğidir.

Hiç kuşku yok ki, Cem ayini, Kur’an’da buyurulan toplu tapınmanın yani namazın Türk / Türkmen toplumlarınca şekle dökülmüş halidir. Sünni ve Şii Müslümanlar Cuma namazı adı verilen toplu tapınmada kadınlara yer vermezken Aleviler bu konuda da ne denli doğru bir uygulama içerisinde olduklarını göstermektedirler.

Nitekim Hünkar Hacı Bektaş Veli şöyle buyurmaktadır.

‘‘Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk’ın yarattığı her şey bakın yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yoktur
Noksanlık ve çirkinlik senin görüşlerinde...’’


Şimdi perşembeyi Cumaya bağlayan yapılan ayin-i cem hakkında bilgi verelim;


1-Sünni ve Şii islam ekolünde cuma günleri toplu ibadet anlayışı varken.. Alevi-Bektaşiler- Perşembeyi cumaya bağlayan gece ibadet ederlerdi.. Buna 48 perşembe " yada 48 Cuma ibadeti denir..

2-Ayin-i Cem de halka namazı (İki rekatlık peygamber namazı)kılınır.. Niyaz edililir… peygamber Efendimizin sünneti ve İmam Cafer sadık Efendilerimizn içtihatı üzre. Cuma ibadetinde Toplumun sorunları dinlenir.. birbirinden hakkı olanlar dile gelir.. suçlu olanlar dar-ı mansura durur... Rızalık alınır...

3-Kırk sekiz Perşembe İbadeti... halkın tümünün katılmak zorunda olduğu bir ibadettir...

4-Allah aşkına semahlar dönülür.. Ehli beyt’in isimlerinin zikredildiği, Duvaz imamlar okunur... İmam Hüseyin aşkına göz yaşı dökülür...

4-Nur Suresi emri gereği Hakk-Muhammed-Ali aşkına yakılan Çerağ'ın söndürülmesiyle...Ayin-i Cem biter.. ki genelde Cem ibadeti, sabahın ilk saatlerine kadar...sürer..

5-Kırk sekiz perşembe ibadeti bir yıl içerisinde yer alan 52 haftan 4 dört hafta içerisinde yani Muharrem ayında yapılmaz...

Allah Eyvallah Gerçeğin Demine Hû diyelim..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:56   #4
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Fetih Suresi, Ayet:10 Alevi-batıni Yorumu

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"... Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah'a bağlılıklarını göstermiş olurlar: Allah'ın eli onların elleri üzerinedir. O halde, kim ahdini bozarsa yanlızca kendi alehine bozmuş olur. Ve kim Allah'a karşı taahüdüne uyarsa, Allah ona büyük bir ödül ihsan edecektir. ( Fetih Suresi 48/10)"


Ey Muhammed! Bil ki sana biat edenler aynen,
Tanrı'ya Biat etti. Gelip senin ile el tutan.

El tutarak sözleşenler senin elin üstündedir.
Hakk'ın eli ise, tüm cümle ellerin üstündedir.

Sözünü kim bozarsa ikrarından dönmüş olur,
De ki; Kendi öz nefsine yararı değil, zararı olur.

Yüce Hakk'ın andını kim yerine getirir
Büyük ödüller, sevap, o'na verilir.

(Fetih Suresi, Ayet10)


İkrara cemi, Tanrı buyruğu, Hz. Muhammed-Ali'nin Sünneti ve İmam cafer Erkanındandır...

Hz. Muhammed ve hz. Ali Efendinmiz.... Hakk-Muhammed-Ali yoluna girmek isteyenleri Bu biatı verdirerek kabul ederlerdi.. Sünni ve şii islam ekolünde (Akabe biatı olarak bilinir)


Peygamber ve hz. Ali, Rıdvan Ağacının altında İslam dinine girmeye gelenlere bu Biatı verdirir Sırtına "İkrarın Kabul oldu" manasında sırtına eliyle vururdu... Hz. Ali ise, Rıdvan ağacından bir dal (Alevi-bektaşi ocaklarındaki TARIK) ile taliplerin sırtına vururdu...

Bu ikrar, 12 İmam ve nesli aracılığıyla önce Horasan'a ve seyidler ile Anadoluya taşındı...


Şimdi İkrar cemi hakkında bilgi verelim..


Alevi-Bektaşi inancında Hakk-Muhammed-Ali yoluna..."İKRAR CEMİ" yapılarak girilir.. Bu cem, Can'ın dünyadaki heves ve nefsini öldürdüğü ayindir... Bu şekilde yola gelen can malından, varlığından vaz geçer.. Dünya hevesini bir yana bırakır...İkilikten, hasetten, cümle benlikten arınır.....

Hırstan kibirden arınmak... Her türlü dünyevi isteklerinden arınmak,. zordur... Bu nedenle Can'a yola girmeden telkinde bulunulur...

"GELME GELME.... DÖNME DÖNME!... GELENİN MALI, DÖNENİN CANI!...".

Sözü'nün manası budur....


Hakk-Muhammed-Ali yoluna kılıçla zorla cebirle değil.. Teslimi Rıza ile girilir... Bu nedene talip yola girmeden uyarılır.. hatta başaramayacaksa girmemesi söylenir..

Hakk-Muhammed-Ali Yolu için..

"DEMİRDEN LEBLEBİDİR YENİLMEZ....YÜCE DAĞDIR, AŞILMAZ...GELENİN MALI DÖNENİN CANI" denir... Bu cem Can'ın ölümü olarak kabul edilir... "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK" tabiri bu nedenle kabul edilir.....


Bu koşulları kabul eden Can.... Pir'ine, Hakk-Muhammed-Ali Yolundan dönmeyeceğine dair... Bağlılılğını sunar.. Pir'de Ceddi Muhamed-Mustafa adına... Bu canları Hakk-muhammed-Ali yoluna, Ehli-Beyt Kervanına kabul eder....

"EL ELE, EL HAKKA' Desturunun.. Sırr-ı manası budur...

İkrar Cem'inden önce TARİKAT ABDESTİ ALDIRILIR.....Can, daha önceki cümle günahlarına tövbe eder... AYİN-İ CEM BAŞLAR...Ayin-i cem bittiğinde... Can...Yeniden doğmuş ve dünyaya yeniden gelmiş kabul edilir.. Yani DİRİLMİŞ.. CAN Bulmuş sayılır... Böylece Can.. islam olmuş ve Mü'min olmuş sayılır...Nefsini öldürmüş.. hakikatler dünyasında gözünü açmıştır..

Eğer ki...Bu Can...yoldan düşerse...

Telkin edilen... "DÖNENİN CANI" gider yani..... Tarikatten düşen... Hakk-Muhammed-Ali yoluna asi olan.... Bir daha asla Tarikata giremez.. Bu kuraldır... Bu can için bir daha İkrar cemi yapılmaz.. Can artık ŞERİAT'nın ehlindendir...Bu makamdan yukarı çıkamaz...

Artık Bu Şeriat Ehlindeki bu can ölüdür... (gerçeğe gözünü açamayan anlamında... gözündeki sır perdeleri açılmamış manasında...) tarikat makamında, Nefsine uyan.. Ölü kabul edilir... Kimse Bu cana selam dahi vermez.. yeme ve içme ihtiyaçları dışında münasebet yasaktır... Can bazen toplumdan bile süreülebilir...

Yoldan düşen bu cana "YOL DÜŞKÜNÜ" denir...Alevi-bektaşilik içinde... yaptırımların en büyügüdür.. Çok büyük şuçlar işlenmedikçe... bu ceza verilmez...

Allah Eyvallah..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:57   #5
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Muharrem Cemi

MUHARREM AYINDA ERKÂN


MUHARREM ERKÂNI

Muharrem orucu boyunca Cem evlerinde yemek verilir ve lokma duasıyla oruç bozulur.


CEM EVİNDE ERKÂN



 Dede cem evine usulunca girer ve ayaktaki cemaata “dar” duasını verir.

 “Yasin ve Sure-i celileler” Türkçe olarak okunur ve kabulu için dua edilir.
 Dede sohbetine başlar. Arada mersiye okur. Günün anlam ve önemine uygun aydınlatıcı sohbetlerini yapar.

 Bir şehidin şehadeti mersiyelerle anlatılır.

 Edep ve erkân üzere oturulur ve Salâvat getirilir.

 12 İmamlara salat ve selam verilir.

 Secde yapılır ve gülbengi verilir.

 Ayağa kalkılarak el ele tutuşarak bilinen bir mersiye cemaatla birlikte söylenir.

 Gülbeng okunur ve erkân biter.

(Ayakta darda duran cemaata dede dar duasını verir)


DAR DUASI


“....Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden şefâat göresiniz.
Darlarınız, divanlarınız kabul ola. Muratlarınız hasıl ola.
Dergah-ı izzetine yazılmış ola.
Darına durduk Ya Allah......Ya Allah....Ya Allah...
Divanına durduk Ya MUHAMMED....
Ya MUHAMMED.... Ya MUHAMMED..
Keremine sığındık Ya ALİ ... Ya ALİ.....Ya ALİ.......
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar. Yol gösterin Ya On dört Masum-u pâklar.
Yardım eyleyin ya On yedi Kemerbestler.
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun Ya Pirim Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli.
Bizleri de ceminize kabul edin Ey Kırklar Meclisi!...
Ya Rabbi! Darlarımızı, divanlarımızı dergah-ı izzzetinde kabul eyle.
Gerçeğe Hû....."

(Edep-erkan oturulur ve cemaatla birlikte Salâvat getirilir.)

FAHR-İ KÂİNAT, ÂLEMLERE RAHMET, VERELİM MUHAMMED MUSTAFÂ’YA VE EHL-İ BEYTİ’NE SALÂVAT....

“Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed’in ve alâ Âl-i Muhammed”
Salâvat ve Selamlama:

Salât ve selam sana olsun Ya Muhammed Mustafa
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Aliyy’el Murtaza
Salât ve selam sana olsun Ya Hatice-i Kübra- Fatima-i Zehra.
Salât ve selam sana olsun Ya Hasan-ı Mücdeba.
Salât ve selam sana olsun Ya Hüseyin’i Deşti Kerbelâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Zeynel Aba
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Bakır Bekâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Cafer-i Sadık Sefâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Musa-i Kazım-ı Cismi Pak.
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Ali Rıza Şah-ı Horasan
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Taki
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Şah Aliyy’ün Naki
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Hasan Askeri Gazi
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Mehdi Sahib-i Zaman
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhül Aliyy’ül Azim.
(Evirip çeviren, kuvvet, kudret sahibi olan ancak Allah’dır.) “Hadis”


SECDE


Bism-i Şah Allah, Allah!..
İlahi Yarabbi! Mübarek Muharrem ayının, tuttuğumuz orucun ve yaşadığımız matemin yüzü suyu hürmetine sana olan secdelerimizi ve niyazlarımızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.

Muharrem ayında kurtuluşa eren peygamberlerinin hürmetine, Nuh nebinin gemisine sığınıp kurtuluşa erenler gibi, bizleri de Ehlibeyt sevgisine bağışlayıp kurtuluşa erenlerden eyle Yarabbi.

Can ve baş vererek senin Hakk yolundan ayrılmayan mazlum Kerbala şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in aşkına rahmetini ve yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi.

O yüce sevgiyi yol göstericimiz eyle.
Ehlibeyti hanedanı bizlerden razı ve hoşnut eyle Yarabbi..
Duası bizden, inayet İmam Ali’den, şefaat Muhammed Mustafa’dan, kabulü de Allah’tan ola.
Gerçeğe Hû…..



MERSİYE


Bugün matem günü geldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im
Senin derdim bağrım deldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Bizimle gelenler gelsin
Serini verenler versin
Hüseyin’le şehit olsun
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Kerbela’nın yazıları
Şehit düştü gazileri
Fatma Ana kuzuları
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Kerbela’nın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür
Şah Kerbela’da yalnızdır
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Gökte yıldız paralandı
Şehriban Ana karalandı
Şah Hüseyin yaralandı
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im


Bir su verin masum cana
Zalim içti kana- kana
Fatma Ana yana- yana
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Boz bulanık puslu dağlar
Virandır bahçeler bağlar
Şah Hatayi’m durmaz ağlar
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im


Cemaat hep birlikte el ele tutuşarak bu mersiyeyi söylemiştir.
Peşinden zakir kısa olarak Kerbela’yı anan bir mersiye daha okur.

(Dede ayakta ki cemaatla birlikte okur)

Mersiye (Dede okur, Cemaat hep birden “Ya Hüseyin” diye katılır.)


Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Vey yadigarı Haydar-ı Kerrar Ya Hüseyin
Ey canü dil seririne Sultan Ya Hüseyin
Vah Kerbela’da Şah-ı Şehidan Ya Hüseyin

Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Ruşen yüzünde sure-i veşşemsü vedduha
Şanında nazil, Ayet-i Kur’an Ya Hüseyin
Ey nur-iu çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin

Ceddin paki Resul, atan Şah-ı Mürtaza
Emmin Cenab-ı Cafer-i Tayyar Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Mah-i Muharrem erdi, dem-i matem oldu ah!

Oldun bu ayda gün gibi pünhan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Kan ağladı şafakta, şefkatinden ah!
Ol dem ki seni ettiler kurban Ya Hüseyin

Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük
Elem keder koptu çü tufan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin

Gökler boyandı kana, gün giydi karalar
Mahvoldu arada, mahi taban Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Kanlar döküp figan ile her kişi der ki ah

Hani ne oldu, sevgili canan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin


(Devamla- Gülbeng)

Bism-i Şah Allah, Allah!..
Darına durduk Ya Allah Ya Allah Ya Allah
Divanına durduk Ya Muhammed Ya Muhammed Ya Muhammed
Keremine sığındık Ya Ali Ya Ali Ya Ali
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar
Yardım eyleyin Ya on dört masumu paklar
Yol gösterin Ya on yedi Kemerbestler
Ceminize alın Ya Kırklar
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun ya pirim Hacı Bektaş Veli
Rahmetine, sığındık ya yeri göğü yaratan.
Rahim ve Rahman adına sığındık ey bizleri yaratan
Yüce kitabını hayırlı işlerimizde önder, ahlâki hareketlerimizde rehber eyle.
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, on iki imamların, on yedi Kemerbest efendilerimizin yüzü suyu hürmetine tuttuğumuz orucu kabul eyle.
Alemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed Mustafa’nın şefaatlerine bizleri nail eyle.

Kerbela şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul eyle Yarabbi.

Adem-i Safiyullahtan, iki cihan serveri Muhammed Mustafa’ya gelinceye kadar gelmiş geçmiş peygamberlerin, nebilerin, velilerin yüzü suyu hürmetine dualarımızı, oruçlarımızı kabul eyle Yarabbi.

Darda kalanların, zorda kalanların, hastaların, carımıza yetiş diyenin carına sen yetişesin Yarabbi.

Bizleri Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beytin katarından, didarından, darından, yolundan ayırma Ya Rabbi. Cümlemizi didar-ı Ehlibeyte nail eyle. Dertlerimize derman, gönüllerimize şifa senden olsun Yarabbi. Gerçeğe Hû…..


Cemaat secdededir. Secde (Münacaat) duasını Dede verir;

Bism-i Şah Allah, Allah!..
Yarabbi! Ellerimizi Açtık, Boynumuzu Büktük, Başımızı Secdeye Koyup Sana Yalvarıyoruz. Dualarımızı Dergâh-ı izzetinde kabul eyle Yarabbi.
Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarabbi!
Ey Yüce Allah’ım! Sana hamd olsun ki bizleri sana kul, habibin Muhammed Mustafa’Ya ümmet, veli ve vasi olan Ali’yyül Murtaza’ya talip ve soyuna taraf kıldın Yarabbi!
Hatice-i Kübra ve cennet Seyyidesi Fatıma-i Zehra’nın hürmetine, râhmetini bizlerden esirgeme Yarabbi!
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, İmam Hasan ve şehitler Şahı İmam Hüseyin’in sevgisi ile gönüllerimizi nurlandır Yarabbi!
Hüseyin ve Zeynep’in Hakkı hürmetine, bizleri onların dostlarından ve izleyicilerinden eyle Yarabbi!
Bizlerin hayat ve yaşantısını Hüseyni hayat eyle Yarabbi!
Yakınlarım deyip salatı ve sevmeyi bizlere farz kıldığın Ehlibeytin ve Oniki İmamların yüzü suyu hürmetine yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi!
Bereket ve nimetlerinle bizleri ödüllendir Yarabbi!
Merhametinin sonsuzluğuna sığınarak, kul beşerdir hata işler, sultan olan da bağışlar niyetiyle, özümüzü dara çekip, tövbe edip, sana Yalvarıyoruz, hatalarımızı Affeyle Yarabbi!
Dualarımızı kabul eyle Yarabbi!
Esma-i Hüsnaların yüzü suyu hürmetine sana sığınanları her türlü kazalardan, belalardan, görünür görünmez afetlerden, acılardan emin Eyle Yarabbi!
Sen evvelsin, sen ahirsin, zahir ve batınsın, dua edenin duasını kabul edensin.
Alemlere rahmet olarak yarattığın Muhammed Mustafa’nın, masum ve pak olduğuna şahadet ettiğin Ehlibeytin yüzü suyu hürmetine, yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarabbi!
Ordumuzu denizde, havada, karada muzaffer eyle Yarabbi!
Ülkemizin iç ve dış düşmanlarına fırsat verme Yarabbi!
Hastalarımıza, yolculuk edenlerimize, askerlerimize, darda, zorda olan cümle insanlarımıza yardım senden olsun Yarabbi!
Aramızda olmayıp da gönülleri ile aramızda olanların da niyetlerini ve dualarını kabul eyle Yarabbi!
Duası bizden kabulu Allah’tan ola. Gerçeğe Hû…



(Aşure duası)


Bism-i Şah Allah, Allah!..
Yarabbi! Ellerimizi açtık, boynumuzu büktük sana yalvarıyoruz. Dualarımızı dergahı izzetinde kabul eyle. Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarab..

İlahi Yarabbi! Senin rızan için oruç tuttuk, alemlerin rahmeti Muhammed Mustafa’nın ve Ehlibeytin muhabbeti için, matem tuttuk. Oruçlarımızı ve matemimizi kabul eyle Yarab.

Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, Ehlibeyt sevgisiyle gönüllerimizi nurlandır ve bu sevgiyi yol göstericimiz eyle, onları bizlerden hoşnut eyle. Himmetlerini üzerimizde hazır ve nazır eyle. Cümle insanlığın barışına, dostluğuna, kardeşliğine vesile eyle Yarab.

İlahi Yarabbi! Alemlere rahmet olarak yarattığın ve pak olduğuna şehadet ettiğin Ehlibeytin’in yüzü suyu hürmetine yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarab. Ordumuzu karada, denizde, havada muzaffer, sözünü üstün kılıcını da keskin eyle. Yurdumuzun iç ve dış düşmanlarına fırsat verme.

İlahi Yarabbi!
Ülkemizin bütünlüğü, huzuru ve Hakk yolunda canlarını feda eden; Bedir’den Kerbela’Ya- Kerbela’dan Çanakkale’ye tüm şehitlerimizin ruhlarını şad eyle.

Ülkemizin ulusal kurtuluş savaşının büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ve cephane taşıyan fazilet sembolü olan analarımızın bu vatan için şehit düşen Mehmetçiklerimizin ruhlarını şad eyle Yarab.

İlahi Yarabbi!
Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine cümlemizi her türlü kazalardan, belalardan, savaşlardan, afatlardan emin eyle.
Nimet-i Celil, bereketi Halil, Habib-i Hûda Resul-u Kibriya Server-i Enbiya Muhammed Mustafa, Şah-ı Ali’yyel Murtaza, Şehid-i Hüseyin-i Deşti Kerbala hürmetine lokmalarımızı,aşuremizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Duası bizden, kabulü Allah’tan ola.
Aşuremizin ve dualarımızın kabulü için Kerbela ve tüm şehitlerinin ruhları, cümlemizin geçmişleri için Allah rızasına… el fatiha…


Allah Eyvallah
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:57   #6
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Ayin-i Cem de Tevhid Kısmı...

Degerli canlar...

Ayin-i cem de, Tekbir getirilerek Allah'ın birlendiği, Övgü ve senatların yapıldığı kısım tevhit kısmıdır...Ayin-i cem'in bu kısmında Yüceler yücesi Allah zikredilir... Ululanır.. Ve Erenlerin değişleri sunulurdu... Bu kısımdan sonra ise.. peygamber ve Ehl-i Beyt övüldüğü kısma geçilirdi...


Sünnilerin Haftada bir gün gündüz toplu olarak yaptığı Cuma ibadetinin karşılığı Ayin-i cem'dir... Kur'an-i bir farz olan Cuma ibedetini, Alevi-Bektaşi, ya perşembeyi Cumaya bağlayan gece yada Cuma aşkamı Toplanarak yapardı.. Tek farklılık Sünni itikat gün ortasını seçmişken.. Alevi-bektaşi geceyi tercih etmiş olmasıdır. Her ikisininde Hem Kur'ani olduğunu hem de Peygamber Sünnetine uyduğunu söylemek gerekir... Zira Alevi-Bektaşi de Cuma İbadetinde (ayin-i cem'inde)... 2 rekat namaz kılar... Rızalık alır.. varsa bir sorun dede-baba'nın huzurunda çözüme bağlanır.. ve Zikir yapılırdı...

Bu İbadete alevi-bektaşi terminolojisinde 48 Perşembe İbadeti denir.. Çünkü Muharrem hariç yılın bütün haftalarında her cuma yada perşembe Ayin-i cem yapılırdı...

Perşembe Akşamı yada Cuma akşamı yapılan ayin-i cem'e mazuru olmayan bütün canlar katılmak zorundaydı... Bununla ilgili bir değiş sunmak istedim...

Gelin ağlayalım hep yana yana
Dökelim göz yaşını Ehli Beyt soyuna
Lanet olsun ol yezidin canına
Onlar kast eyledi İmamların kanına

Girelim Hakk sırrına çıkalım meydan yerine
La İlahe ilallah, Şahım Eyvallah Eyvallah

Cumaya gelmeyen iblisin kulu
Geçirmiş ömrünü bilmez usulü
Ona şefaat kılmaz hem Hakk Resulu
Hem de Ol divanda oturan Ali soyu

Girelim Hakk sırrına çıkalım meydan yerine
La İlahe ilallah, Şahım Eyvallah Eyvallah

Cumaya gelip Ceme giresiniz
Boyunca nurlara batasınız
Ol meleklerden elasınız
Cümleniz ulu yoldasınız

Girelim Hakk sırrına çıkalım meydan yerine
La İlahe ilallah, Şahım Eyvallah Eyvallah


Cumaya gelenin tahtı yücedir
Burda yoksul olan orda yücedir
Mübarek günlerde ismi aziz gecedir
Cem'e gelmeyen ol Hakk'ın nesidir

Girelim Hakk sırrına çıkalım meydan yerine
La İlahe ilallah, Şahım Eyvallah Eyvallah

Yunus Emrem bunu böyle söyledi
İndi aşkın deryasını boyladı
Gör ki yedi yezit tekbiri neyledi
Cism-i özü gitti bir tek ismi kaldı

Girelim Hakk sırrına çıkalım meydan yerine
La İlahe ilallah, Şahım Eyvallah Eyvallah


Allah Eyvallah
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:58   #7
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Tarikat Abdesti ve Kur'ani dayanağı

“….. Ey iman edenler! İbadet etmeye niyetlendiğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. (Maide suresi 6)…”

Degerli canlar...

Aleviliği kabul eden cana önce Tarikat Abdesti aldırılır...

Sonra İkrar cem-i düzenlenirdi...



a) Ellerini yıkatırken " Ey Talip! Ezelden bu ana gelinceye kadar Tanrı'nın yasak ettiklerine el sürdünse cümlesinden arı olmak için ellerini yumak Cenab-ı
Resul'un sünneti seniyesidir YIKA!

b)Burnunu yıkatırken "Ey Talip! Elest-i Bezmin'nden bu ana gelinceye kadar kokladığın iğrenç kokuların giderilmesi için burnuna su vermek Muhammed Mustafa'nın sünneti seniyesidir. YIKA

C) Yüzünü yıkatırken "Ey Talip! Ezelden bu ana kadar yüz kızartıcı işlerin cümlesinden arı ve beri olmak için yüz yumak Cenab-ı Hakk'ın Farzıdır. YIKA!

D) Kollarını Yıkatırken: "Ey talip! Bu ana gelinceye değin kol sarmış olduğun yasaklarının cümlesinden temizlenmek için kollarını yumak Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır YIKA!

E) Başını mest ettirirken: "Ey talip! Baş abanın en değerlisidir. Gövde insanı tasıyıcı, baş bilip anlayıcıdır. Akıl ve fikir başta gerekir. Bu ana değin akılsızca yaptığın işlerin, işlediğin suçların cümlesinden arı ve beri olmak için basını YIKA!... Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır.


F) Ayaklarını yıkatırken: "Ey talip! ezelden bu ana kadar Tanrı rızasına uymayan günah ve suça götürür yerlere vardın ise cümlesinden arı ve beri olmak için ayağını mest edesin. Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın Farzıdır.


Rehber kurulanması için talibe havlu verirken: " Ey Talip! Ervah-ı Ezelden, Nahn-ü Kasemnadan bu yana gelinceye kadar işlemiş olduğun şirk ve hatadan, masiva çamurundan silinip pak olmak içindir. SİL!"


Ardından "Ey talip! Bu yıkanan yerleri temizlemekten maksat, bu uzuvların ile yapılmış suç ve başkaldırmaların var ise seni bunlardan temizlemek içindir. Bu abdest, İmam Cafer-üs Sadık Erkanındandır.

Cenab-ı Hakk Erenler Abdestinde Sabit, Kadem eyleye Allah Eyvallah.

HÛ DOST"


Maide Suresi’ni Sünni/Şiiler zahiri olarak yorumlarlar.. Onlara göre ibadet vakitlidir.. Allah belli vakitlerde anılır.. ve zikredilir... sonra insanlar Allah’ı bırakıp günlük koşuşturmacalarına ve işlerine dönebilirler...Dolayısıyla Allah'ın anılmadığı zamanlarda temizlik şart değil, kirli olunabilir.. Temiz olunmasına gerek yoktur…

Maide Suresi’nin Alevi-bektaşi Batıni yorumu ise,

Ayeti İslama giriş töreninde aldırılması gereken abdest olarak yorumlar, bu nedenle Alevi-Bektaşi erkânında İkrar ceminden önce Yola kabul edilen her Can’a Yukarda sunduğumuz abdest Pir Nezaretinde rehber tarafından aldırılır.

Alevi-bektaşi İslam ekolünde İbadet belli vakitlerde camide yapılan değildir. Mü’min yani Alevi-bektaşi DAİM Salat ve Zikir üzre olandır... Allah'ı 5 vakitte yada 3 vakitte zikreden değil, her an zikredendir..

Yukarıdaki cümlede bir sır saklıdır.. "DAİM" sürekli, kesintisiz anlamlarına gelir.. yani bir can İKRAR verdiği andan itibaren Mü'min kabul edilir...İkrar ceminden önce Bir kez abdest aldırılır.. Bu Kur'an daki Abdestir (Artık Birey Yola girmiş gelmiş geçmiş maddi ve manevi pisliklerden arınmış kabul edilir.. Artık Tarikat abdesti alan can her daim dilinde Hakk-Muhamme-Ali salatıyla (Duasıyla) yaşar...Yani her an temiz olmak gerekir... Her an temiz giyinmek gerekir.. Zahiri anlamda temizlik sadece cem’e gelince değil hayatın her anında şarttır artık...

Alevi-Bektaşi... Yaşamın her anında Allah iledir. Salât ve zikir devamlı olduğu için temizlikte devamlıdır... Temizliğin İmandan olması..." Bu anlama gelir. Hakk-Muhammed-Ali yolu, ibadeti belli zamanlarda değil kulun her nefes alışında, her hareketinde, ister. Bireyin yaşamının her safhasında Allah'ı anmak esastır. Şimdi salât ve zikir daimi ise temizlikte daimi olur... Belli vakitlerde temizlenmek diğer vakitlerde pis olmak Ayetin zahiri yorumlanması olur ki bu bizi yanlışa götürür.

Bu bağlamda Beden temizliği şart olmakla birlikte sadece, belli inanç grubundaki insanlara da (sadece Sünni /şii) ait değildir, aksine bütün inanç gruplarındaki insanlar tarafından da bedensel temizliğe önem verilir. Hakk aşığı Yunus’un şu sözleri buna güzel bir örnektir.

“Sanma ki herkes bunu bilmez değil
Yetmiş iki millet dahi elin, yüzün yumaz değil.”


Kuşkusuz Maide suresindeki Abdest esas itibariyle lin yüzün yıkanmasıyla ilgili değildir.. Bu zahiri yorumun ötesinde, Öz Önemlidir.. Yukarda ayet tefsirinden sonra gösterilen,Tarikat Abdest’in Batıni anlamı daha önemlidir. mana olmadan şeklen kılınan namaz/niyaz bir anlam ifade etmeyeceği gibi, Abdestinde şeklen alınması da mana aleminde bir şey ifade etmez…

HACI BEKTAS-I VELİNİN dediği gibi,

“…..Şu şişeyi görüyor musunuz? İnsan bir şişeye benzer; bu şişenin içi pislikle doluysa bunun ağzını kapatıp ta çeşmenin altında yüzlerce kere yıkasanız da bu temiz olamaz, o zaman yapılacak iş nedir?

Bunun kapağını açmak, pisliği dökmek, şişenin içini yıkadıktan sonra da dışını yıkamaktır….”


Saygı ve Sevgilerimle..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:59   #8
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Musahiplik Cemi Hakkında

Degerli canlar... Cem ibadeti sadece tv'lerde gördügümüz görgü ceminden ibaret değildir. Farklı bir cem Ayini olan musahiplik cemi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum:

MUSAHİPLİK CEMİ:

Degerli canlar, musahip arapca kardes demektir. musayip tutma her aleviye şart koşulmuştur. Şöyle ki Bu ibadet... Peygamber Efendimizden kalan bir sünnettir; Müslümanlar Mekke'den Medine'ye hicret ettiklerinde... Mekke'li ve Medineli müslümanlar bir araya toplanmışlardı... Bütün müslümanların hicretinden sonra Ve Allah emri.... Cibril-i Emin nefesiyle Hz. Muhammed Mustafa'ya 'da Hicret emri geldi... Ve yine Hz. Muhammed Allah'ın emriyle Hz. Ali'yi kendi yatağına yatırdı... Medine'ye hicret etti...

Peygamber Medine'ye ulaştığında aşağıdaki Ayet-i Kerime nail oldu...

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"Onlar ki Hakk'a bağlanıp hicret ettiler...
Mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaştılar

Onlar ki (hicret edenleri) barındırıp yardımda bulundular
İşte bunlar, birbirilerinin dostu ve yâridirler

O kimseler ki İnkâr edip küfre saparlar
Hiç şüphesiz onlarda birbirilerinin yâridirler

Eğer böyle yapmaz (birbirinize dost ve yakın olmaz) iseniz
Her zaman yeryüzünde fitne ve fesata izin verirsiniz...


(Enfal suresi ayet 72-73)

Ve böylece Hakk emri... Peygamber sünnetiyle Muhacir ile Ensar birbiriyle kardes kılındı.

Medine'ye En son. gelen ise... Peygamber'i Mekke'li müşriklerden korumak için O'nun yatağına yatan Hz. Ali idi.... ve kendisine kardes kalmamıştı. Üzgün olan Hz. Ali Peygamber'in yanına gitti... Herkesin bir kardeşi olduğunu kendisinin ise bulunmadığını söyledi..


Peygamber Hz. Ali'ye hitaben dediki; "Ya Ali sen benim dünya ahret kardesimsin, Musa'ya Harun neyse sende bana Öylesin",ve sonrasında orada bulunan bütün müslümanlara hitaben, bu Allah'ın isteğidir. Diye Buyurdu.

Değerli canlar, bu tarihten sonra Alevi-islam inancına sahip kimseler, Hakk emri... Peygamber'imizin sünneti İmam Caferi Sadık'ın Erkanı üzre kendi akrabaları dışında bir kimseyi kendine kardeş kıldı.


Musahipler:

1-Dünya- ahret kardes olup iki cihandada birbirinden sorumludur.

2-Musahiplik evli çiftler arasında ise. ve bu kimselerin kızları birbiriyle evlenemez...

3- Birbirlerine ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmaları gerekir.

4- Müsahiplik... Kişilerin kendilerinin karar vereceği bir şey olmayıp... dede-baba'nın izni ve Müsahiplik Ayin-i Cemi ile olur... ..


Kimler bibiriyle müsahip olamaz

***Dede-baba ve Pir, Taliple

***Alim, cahille...

***Mü'min ile Münafık& İnanan ile İnanmayan

***Piri olan ile Pirsiz olan& düşkün

***Evli kimseler bekar ile

***Genç ile yaşlı

***Zalim, mazlum ile

MÜHAİP OLAMAZ...

***

***Müsahiplerin hem kendileri hemde aileleri birbirlerinin dünya-ahret kardeşidirler... bekar kimseler arasında olan Müsahiplikler de ise.. sonradan evlilik yada cinsellik içeren her türlü ilişki yasaktır... düşkünlük sebebi saylır.. yoldan düşer..

Allah Eyvallah
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-13-2010, 16:59   #9
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Musahiplik Cemi ( Erkanı)

Musahiplik Erkanı



Birbirleriyle Musahip olmak isteyenlerin öncelikle anne ve babalarının da razılığını aldıktan sonra, Rehber’e başvurmaları gerekir.

Rehber, bu kişileri komşularının ve cemaatin (köylünün) ayrı ayrı razılığını almaya gönderir. Herkesin razılığı alındıktan sonra belirlenen bir Perşembe akşamı Cem başlar. Başta Dede, onun yanında başka bir Dede ve onun alt yanında Rehber olmak üzere, Oniki hizmet sahipleri ve cemaat yerlerini alırlar.

Daha sonra Rehber ayağa kalkar, belini bağlar, Dede’ye niyaz eder. Cem yapılan yere, oradaki topluma ve Cem ibadetinin kutsallığına dayanarak meydanda secdeye kapanır, avuç içleri yukarıya gelecek şekilde kendi elini öper.


Sonra mürşide gider onun elini öper, mürebbinin elini öper, cemaate doğru “Cümlenizin niyazı” der, niyaz olur ve cemaatteki yerini alır.

Mürşid, Cem’de bulunan bilgili ve yaşlı kişiler başta olmak üzere tüm cemaate bu kişilerin musahip olmalarına engel bir halleri olup olmadığını “Bir istekli var mıdır?” diye sorarak şöyle sürdürür:




“Ey müminler! ........ adlı can, ....... adlı can ile Muhammed-Ali kavlince musahip kavline girmek istiyorlar. Ali ve Muhammed’e ümmet ve kul ve onların yoluna girmek üzere istekliler. Siz bu kişileri tanıyor musunuz? Bunların ceddi ve silsilesi, Evlad-ı Resul’e biat edenlerden ve ikrar verenlerden midir? Allah için şehadet ediniz...”

Cemaat şehadet ettikten sonra

Dede:


“Bu canlardan razı mısınız?” diye sorar.

Cemaat de şehadetliklerini icra ve rızalık verdikten sonra Rehber, musahip olacakların boyunlarına tülbent takıp, diz üstü çökmelerini sağlar ve der ki:

“Bakınız evlatlarım! Sizin süluk ve arzu ettiğiniz musahiplik kavli, büyük kapıdır.

Bu musahiplik kavli önce Ali ile Muhammed’den kalmıştır. Bunun kadrini bilmeli. Şimdi, birbirinize candan bağlı mısınız? Birbirinizi seviyor musunuz?
Bu ikrardan, bu imandan dönmeyesiniz.


“Lahmike lahmi, demmike demmi, cismike cismi” (Senin kanın benim kanım. Senin cismin benim cismim... hadisi) kavline giriyorsunuz.

Canı candan, kanı kandan, teni tenden, malı maldan ayırmayacaksınız. Ayıracak olursanız, lanet olsun mu? (Üç kez söyletecek):

Hazret-i Ali’nin Zülfikarı’na uğraya mısınız?

Yüzünüz kara olsun mu? (Bunu da üç kez söyletecek).”


Musahipler

“Eyvallah!” diye cevap verirler.

Ondan sonra Oniki İmamların adlarını anıp: “


“...İkrarınız kadim ola, yüzünüz ak ola. İşiniz sağ ola. Muhammed-Ali yardımcınız, gözcünüz, bekçiniz ola. Bu ahidden bu peymandan (sözden) dönmeyesiniz. Birbirinize muhabbetiniz daim ola. Muhammed-Ali yoluna inancınız ziyade ola. Pirinizin, rehberinizin yoluna canınız feda ola. Mümin kardeşlerinize riayetiniz çok ola. Başınız devletli ola. Ağzınız tatlı kala. Haramdan, zinadan, yalandan, kinden, kibirden, kahkahadan beri olasınız. Sağlıklı, mutlu olasınız. Malınız arta, Hakka yaraya. Üçler, Beşler, Kırklar, Yediler, Erenler, evliyalar, aşıklar, sadıklar, ayıklar, uyanıklar, Nesimi, Hatayi Sultan, Kızıl Deli, pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli bu ahidde, bu demanda ber-karar eyleye. Gerçeğin demine hü mümine ya Ali...”

İki can böylece musahip kardeşi olmuş olur.

Musahiplere bütün görev ve yükümlülükleri telkin edildikten sonra

Eline – Diline – Beline sahip olmaları ihtar edilir.


Aksi taktirde o topluluk içerisinde yaşayamayacağı Bu kurallara uymanın bir sonucu olarak:

Eğer olursa, çağırılıp, kendisinin cemaat huzurunda and içtiği yani ikrar verdiği anlatılır ve kendisinden “Fahr-i Alem’in, Şah-ı Velayet’in, bu yolun piri Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin razı ve hoşnut olmayacağı...” ona güzelce anlatılır, ıslaha sevk edilir. Musahiplik töreninde On iki hizmet yerini alır, sazlar, semahlar, irşadlar yapılır, lokmalar dağıtılır. Musahiplik Cemi bu şekildedir.


Allah Eyvallah
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-23-2011, 00:25   #10
MERAKLI
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Memleketi: Ankara Yaşadığı Yer: İzmir
Yas: 34
Üye No: 3994
Mesajlar: 46
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 95
Thanked 74 Times in 33 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : MERAKLI is on a distinguished road
İletişim
Standart

sayın dede baba ellerinize sağlık. bu yolda yeni bilgiler öğrenmemde yazılarınızın faydasını gördüm. aleviliğe gönül vermiş biri olarak daha çok öğrenip, içime sindirip bu yolda yürümek istiyorum.. bu zamana kadar kendimi hep bu yola ve bu yoldaki canlara yakın hissettim. belki bir gün ölmeden ölmek nasib olur..
MERAKLI isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber duşakabin ankara efor efor efor efor
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 02:48.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts