![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Yeni Üye |
Anadolu Alevileri Allah'a inanırlar. Allah'ın birliğine, Hz. Muhammet'in peygamberliğine ve Hz. Ali'nin veliliğine inançları tamdır. Hatta bunu; "Allah-Muahammet-Ali" üçlemesi ile ifade ederler.
Ayrıca Kuran'ı kutsal kitapları olarak görürler. Kuran, Hz. Muhammet zamanında değil de daha sonraki halifelerden, önce Ebubekir, sonra Ömer tarafından sahabelerden alınan bilgilerle yazıya geçilmesi sırasında tartışmalar nedeni ile toplanan bazı ayetlerin ve hadislerin yok edildiğini, yakıldığını da iddia ederler. Eldeki Kuran'ın 3. halife Osman zamanında oluşmuş olduğundan da bazı çekinceleri vardır. Bu düşüncelerini eskiler; "Kuran'a kalem karıştı" diye ifade ederler. Ayrıca, 620 yıllarının Bedevi Arap toplumunun sosyolojik yapısına uygun getirilen kurallarla değişen sosyal ve toplumsal şartlara rağmen dünyanın sürgit bu kurallarla yönetilmeye kalkılmasının sıkıntılar yaratacığını düşünürler. Bu nedenlerle Allah'ın dünyamız ve insanlık için söyledikleri Kuran'ı Batıni yoruma tabi tutarlar. Kuran'ın ilham kaynağı olması gerektiğine inanırlar. Bu nedenle de Hz. Ali'yi "Kuran'ı Natık" yani "Konuşan Kuran" olarak değerlendirir ve buyruklarına önem verirler. Namazın 5 vakit veya 3 vakit olmasını, 30 gün tutulan Ramazan orucunu, İslamın 5 şartından biri olarak görmezler. Örneğin, Kuran'da 5 vakit namaz kılmanın ne sayısı, ne şekli, ne de yeri olmadığına Aleviler inanırlar. Namazın bu biçimde ve 5 vakit kılınmasının İslama Emeviler ve Abbasiler zamanında konan kurallardan biri olduğuna inanırlar. Şiilerin namazı 5 değil de 3 vakit kılmalarını da Şiilerin namazı 5 değil de 3 vakit kılmalarını da Şiilerin oluşturduğu bir kural olarak değerlendirirler. İslamın 5 şartı olarak ifade edilen şartların da Kuran'da olmadığını, bunların da İslama sonraki dönemlerde girdiğini kabul ederler. 30 gün orucun da Kuran'da olmadığını söylerler. Gerçekten de Kuran incelendiğinde; oruç ve ibadetten bahseder. Ama ne orucun süresi, ne de ibadetin biçimi ve sayısı Kuran'da yoktur. Ayrıca Kuran'da camiden ve camide kılınan namazdan da söz edilmiyor. Bu da gene daha sonra İslama giren kurallardan birisidir. Aleviler bu düşüncelerini Kuran'daki bazı ayetlere dayanarak ileri sürerler; Örneğin ibadetin biçimi ile ilgili olarak Ali İmran Suresi 191. ayette; "Onlar ki, ayakta iken, otururken, yatarken Allah'ı anarlar" şeklinde olduğunu anımsatarak ibadetin bazı kurallara bağlanamayacağını, bunların göstermelik ve şekilcilikten kaynaklandığını düşünürler. Aleviler, "Her oruç tutmayan, namaz kılmayan Müslümanları biz İslamdan saymazsak bu büyük bir çoğunluk oluşturan insan toplumunu İslam dini dışında saymak (kafir) anlamına gelir ki, buna kimsenin hakkı yoktur. Ayrıca bu İslam'a da aykırıdır"diyorlar. Bu konuda Kuran'ın Nisa Suresi'nin 94. ayetinde; "Size Müslüman olduğuna bildiren dünya hayatının geçici menfaatlerine gözdikerek, sen mümin değilsin demeyin"diyor. O halde İslama sonradan konan şartlar olan 5 şartı yerine getirmeyene İslam değilsiniz denemez. Aleviler ibadetin ille de camide yapılması gerektiğini de kabul etmiyorlar. Onlar "Yeryüzünün tümü ibadet yeridir" diye düşünüyorlar. İbadet için camiye gitmek gibi bir zorunluluğu gerekli görmüyorlar. Kendi inançlarına göre; cami etimolojik anlamda tapınak değil, toplantı yeridir. İslamiyetin ilk yıllarında Hz. Muhammet bir ibadet yeri yapmaya gerek görmemiştir. Çünkü belli bir tapınak oluşturmak ve düzenli olarak sadece orada ibadet yapmak onun getirdiği inanç sistemine aykırıdır. Nitekim o yıllarda ibadetin özellikle gece yapılması, gösterişten kaçınılması isteniyordu. Bazı müslümanların Mekke-Medine yolu üstünde Kuğba Köyünde yaptırdığı Camiyi Hz. Muhammed, "Dedikodudan başka bir şeye yaramıyor" gerekçesiyle yıktırmıştır. Peygamber elbette bunu Allah'ın ilhamına aykırı olarak yapmaz. Bu konuda Kurandaki 2 ayet ilginçtir. İşte Tövbe Suresin'de 107. ayet: "Zarar vermek, inkar etmek müminlerin arasını açmak Allah ve Peygamber'ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescit kurup, biz sadece iyilik yapmak istedik diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah'da şahittir." Bu ayetin devamındaki 108. ayette ise; bakın Kuran ne diyor: "Ey Muhammed, o mescide hiç gitme, Allah'a karşı gelmekden sakınanlarla bulanman daha uygundur. Orada arınmak isteyen insanlar vardır. Allah, arınmak isteyenleri sever." Demek ki ibadet yapmak için cami şartı aranamayacağı gibi her yapılan camiyi "Allah'ın Evi" olarakda görmek de doğru değildir. Aleviler, Allah için ille de şu şartlar yerine getirilerek yapılır gibi katı kurallara katılmıyorlar. Kuran'daki bir ayet bu düşünceyi doğruluyorlar. Bakın Hadid Suresi 4. ayet ne diyor. "Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir. Allah ne yaptıklarınızı görür." Namaz ve cami ilişkisini Hacı Bektaşi Veli soyevlatlarından A.Celalettin Ulusoy "Alevi Bektaşi yolu" kitabında bakın şöyle ifade ediyor: "Hz. Muhammed'den sonra halifeler özellikle Ümeyyeoğulları ve Abbasoğulları istedikleri düzeyde manevi saygınlığa sahip olamamışlardı. Hükümranlıklarını güçlendirmek için, İslam toplumunun her kesimine ulaşan bir propagandaya gereksinme duyuyorlardı. Bunun o çağda en kolay ve etkili yolu topluluklara hitap etmek şekli idi. Bu amaçla Müslümanların belli saatlerde belli yerlerde toplanmaları ihtilal çevrelerincede teşvik ediliyor ve hatta zorunlu tutuluyordu. Nitekim, Emeviler zamanında camiler Ali'yi ve onun soyunu kötülemek için konuşma yerleri olmuştur." Bu ve benzeri nedenlerle ibadet için camilere gitmeyen Aleviler-Bektaşiler ibadetlerini,Cemlerini uygun evlerde yapıyorlar. Cemiyet evi veya Cemevi adı ile toplantı yapılan Cem yapılan binaları bulunan köy sayısı yok denecek kadar az buluyor. Aleviler'in Cemine kadın-erkek, yaşlı-genç herkes gelebilir. Dede önderliğinde ve bağlama eşliğinde ibadet yapılır. Oturuş biçimi ise toplumsal ilişkiyi geliştiren, küskünlükleri gideren, kin ve düşmanlık kapılarını kapatıp, barışa kardeşliğe yönelmeyi kolaylaştıran içtenlikli bir ibadet tarzı olarak yüz yüze, cemal cemale oturma biçimindedir. Allah'a ibadet ve dualarla birlikte sohbet, yardımlaşma, kişi ve toplum sorunlarına çare bulma imkanları sağlayan toplu tapınma biçimidir. İnsanın insana yakın olması bu biçimde daha kolay oluşuyor. Duvara değil cemale, "Didar-ı pak'e" yani temiz insan yüzüne bakmak, insanın yaptığı cami binasından önce Allah'ın özenle yaratıp, "Bütün meleklerin secde ettiği" insanı kutsal görmek Alevilerde ibadetin esasını oluşturuyor. Bu anlayışla Aleviler; "Secde ademedir", "Hak ademedir" düşüncesiyle insanı, insan sevgisini dinin esası haline getirmişerdir. [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to geredeli For This Useful Post: | Alibaba (02-17-2012), Baba İlyas (02-05-2012), Batıni (02-21-2012), caferi (02-19-2012), Devrim06 (02-16-2012) |
|
|
#2 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3314
Mesajlar: 484
Thanks: 3273
Thanked 742 Times in 335 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 88
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
imam Hüseyin yarasini yüreyinde tasiyip hiseden gece gündüz kanli gözyasi döken ve Ehl-i Beyit.de bagli Pir.i mürsid,di Rayberi hanesine gelip giden ikrarina bagli Musahip.bini ahret kardesi bilen ve Aile.sine sahip cikan Eline Beline Diline Leke sürdür.meyen ve Anne.sini Baba.sini sevip sayan hürmet gösteren saygida küsür etmeyendir Hüseyin.nime kiyanlar birgün cehnem azabinda diri diri yanacaktir Derin Alevi.liyi savunmak imam Ali.yi savunmaktir Gururumuzdur bizim Ehl-i Beyit.de bagli Alevi inanci Gecmisimiz bizim geleceyimizin pusulasi olacaktir Gecmisini unutanlar geleceyinden umudunu kesenlerdir Gercek dost kuyunu arkandan kazmadan Düseni kaldirandir Dost kapisini dost.ca calki caldigin kapi sana cani gönülden acilsin Sevgiden merhametden uzak olan kisi kiyametin karanliginda yok olacaktir Sevgi saygi ve hosgörü tohumlarini topraga atalim Filizlenelim toprakta sevgi yumaginda can ciyer olup gercek Alevi.liyi savunalim Her gün elimizde bir kitap olsun Kuran.ni Kerim basimizdan eksik olmasin Hz.Muhammed benim dinim imam Ali benim imanim.dir Cenabi Hak.tahla yolumuzu yolsuzlarin eline düsürmesin Yüce Allah birlik ve beraberliyimizi dayim eylesin Hak Muhammed Ali yolunda inancimiz tam ola Evlatlarimizi biz.lere hayirli evlat eylesin Yüce Allah bizi cümle Ulumeleklerin kanadi altinda yer eylesin Hızır Aliyeselam zor ve iyi günde yanimizda olsun Ahrete göcenlerimizin mekanlarini cenet kabirlerini nur eylesin Dilde dileklerimizi gönülde muradimizi ihsa eylesin Ehl-i beyit evlatlarina sevgimizi herdem artirsin eksilmesin ikrar.lik bagimiz dayim olsun anlimiz ak yüzümüz pak olsun Cenabi Hak.tahla hic bir yerde basimizi önümüze eydirmesin Pir.rin darina geldiyimizde bizi düskün eylemesin Dedem baba mansu.run kerametini zahiren batinen üzerimizde hazir ve nazir eylesin gerceye HÜ Saygilarimla Yazan Musai Kazim Düzgün yazarın " Alevi anlayışı bu türden mis.... Konu Amistofes tarafindan (02-05-2012 Saat 20:52 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.710
Thanks: 2324
Thanked 3629 Times in 1422 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sünniler neden 12 imam orucu tutmaz hızır orucu tutmaz
''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: | Alibaba (02-17-2012), Baba İlyas (02-06-2012), Batıni (02-21-2012), caferi (02-19-2012), İşcanbaba (02-16-2012) |
|
|
#4 |
|
Üyemiz Bulunduğu yer: ankara
Üye No: 1662
Mesajlar: 90
Thanks: 138
Thanked 136 Times in 67 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi :
![]() |
sünnüler neden cemvinde ibadet etmez cemevine gelmez
Konu radyotamircisi tarafindan (02-06-2012 Saat 19:10 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to radyotamircisi For This Useful Post: |
|
|
#5 | |
|
Yeni Üye
Üye No: 2017
Mesajlar: 28
Thanks: 4
Thanked 38 Times in 19 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
kimse yazılanla ilgili yorum yapmamış. Farklı açıdan yorumlar yapılmış.
Alinti:
|
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3665
Mesajlar: 544
Thanks: 425
Thanked 949 Times in 366 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 26
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sizce sakıncaları nelerdir bu alevi inancı tanımının. sağlıcakla.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3314
Mesajlar: 484
Thanks: 3273
Thanked 742 Times in 335 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 88
REP Seviyesi :
![]() |
Alevi interlandi inancında tüm canli cansiz süreginden Gelen ASK ile yureginin en derin yerinde buldugu sayginlikla ,hic bir sakincasi yoktur ,,, ask ile
Konu Amistofes tarafindan (02-16-2012 Saat 19:56 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Amistofes For This Useful Post: |
|
|
#9 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 1417
Mesajlar: 476
Thanks: 1037
Thanked 511 Times in 268 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 67
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Birakin cem evimiz olsun hah izin verin ! Bu ne katilik ! Orasi birlik evidir ! Kalp evidir ? Bu katilikla ancak kendinizi catlatirsiniz sayin yildizbaba ! Bizim su an cem evlerimize ihtiyacimiz var cogalmaya buyumeye ihtiyacimiz var . Bozulan yiyeceklerin kufunu sonra temizleriz ? Saygilar |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Bizden Biri
Üye No: 3665
Mesajlar: 544
Thanks: 425
Thanked 949 Times in 366 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 26
REP Seviyesi :
![]() |
Küflü yiyecek temizlenip yenmez. Bu insan sağlığına zararlıdır.Küflü yiyecek çöpe atılır. Benimde yaptığım budur. Küflü yiyecekten rıza lokması olmaz.
Alevilerin dernekleri, vakıfları, tekkeleri, dergahları(üniversiteleri) olur. Bunları desteklemek geliştirmek doğrudur. Alevilerin cenaze kaldıracak tesisleri, şifahaneleri (hastahaneleri) punuk pengalleri (hayvan yavruları tohumları koruyan yerleri ve yetimhaneleri), bakım evleri de kooperatifleri de olur. Bunlar büyük bir ihtiyaçtır. Aklı başında hiç bir Alevi bunlara karşı olmaz. Alevilerin çok yönlü kültür evleri muhakak olmalıdır. En zaruri olan da bunlardır. Ama cem evleri Alevilerin kendi evleridir. Bu binyıllardır böyledir. Ziyaretler bu konuda evler kadar önemlidir. Bu görüşlerimi 1972'den beri anlatmakla da kalmayıp fiilen yapılmasına katkıda da bulundum. Koçgiri'de ilk köy koperatifinin fikri ve fiili öncüsü de oldum. Sadece bir köylede sınırlı kalmayıp Koçgiri'de köylerarası ortak birleşme ve dayanışma dayanışma derneğinin de ilk fikri öncüsü ve kurucusu olarak üstelik maddi yükünüde kendim üstlenerek gerçekleşmesini sağlayan biriyim. O yıllarda günümüzde cem evi denilen yapıların esamesi olmadığı gibi kimsenin böyle bir derdide yoktu. Bu binaları cem evi diye Alevilere yutturan da Alman emperyalizmidir.12 Eylül zihniyeti Alevi köylerinde cami yaptırmada başarılı olmayınca, cemevi furyası başlattı. Bunu herkes biliyor. Bilmiyenlerde Erdal İnönü'nün koalisyon hükümetinde dış işleri bakanlığı yaptığı dönemdeki Almanya ziyaretini ve o günlerdeki Alevilikle ilgili gazete haberlerini arşivlere bakıp okusunlar. Çünkü Sivas katliamı bu Alman politikasından sonra oldu. Kimse bu binaları cem evi olarak yutturmaya kalkmasın. Bu tereciye tere satmaktır. Ama dogmatik tarikat Aleviciliği yapan Alevi baronları; finas ve siyasetin gücüyle büyük bir Alevi kitlesinin ezberini bozmada ne yazıkki şimdilik başarılı gözüküyorlar. Cem - cami tartışmasının kısır döngüsüyle Alevilerde toplumsal yabancılaşma giderek yayılıyor. Alevi çalıştaylarından sonra Aleviler yavaş yavaş nereye sürüklendiklerini görmeye başladılar. Çıkmaz sokakta olduklarını farkedenler her gün biraz daha artıyor. Şimdi fikirlerimizle alay edenler, kendileri de çark etmeye ve tartışmaya başladılar. Bu formda bile ters söz söyleyenler birkaç gün sonra söylediklerinin tersinide çaktırmadan söylüyorlar. Bu bile bir gelişmedir. Şimdilik küflü yemeği temizleyip yiyeceğini sananlar midde krampları geçirdiklerinde küflü yiyeceğin yenmeyeceğini kendi deneyleriyle öğrenecekler. Anlatmak istediğim şey sap ve samanı karıştırmamaktır. Alevi ocakzade pirleri ile talipleri arasındaki dinamik işleyişi ancak xane ve ocakların sağlayabileceğini yıllardır ısrarla anlatıyor ve savunuyorum. Alevilerde toplumsal yabancılaşma pirlerin xanelere gidip cem yapmalarının giderek azalmasıyla başladı. Şimdi yapılan Alevi kültür evlerine cem evi demek,xanelerin cem mekânı olmasını sönümlendirmektir. Pirlerin talibe gitmesini rafa kaldırmak, Aleviliğin volan kayışını koparmaktır. Ağaç dalla gürler. Talıp xanelerini ziyaret etmeyen, bu xaneleri hiçlik meydanı görmeyen talip talip olmaz. Pir de pir olmaz. Pir talibe turabsa pirdir. Değilse hiç bir şeydir. Pir ocağının hestesi talip ocağıdır. Tarik ve pençe can xanesinde anlamlıdır. Bu da Aleviliğin olmazsa olmazıdır. Buna itiraz edene söyleyecek sözüm yoktur. Konu yıldızbaba.58 tarafindan (02-17-2012 Saat 14:14 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to yıldızbaba.58 For This Useful Post: | akalem (02-17-2012) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||