![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Haberleri Güncel alevilik haberlerinin paylaşılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
Aleviler takiye yapıyor.. Cemevlerinde Atatürk posterlerinin işi ne..
"Alevilerin laiklik hassasiyeti kullanılıyor, Alevilerin meselesi hükümetlerle değil, rejimle. Cemevlerinde Atatürk posterlerinin işi ne..." Bu tespitler, araştırmacı-yazar Cafer Solgun'a ait. Solgun, Dersimli bir Alevi. Yüzleşme Derneği'nin de başkanı. 'Alevilerin Kemalizm'le İmtihanı' adlı bir kitap yazan Solgun, Aleviliğe içeriden bakıyor. 'Aleviler neden Kemalist?' Solgun'a göre Alevilerin Kemalistliği takiye ile başladı; çünkü "Aleviler, kendilerine uygulanan baskının sorumlusu olan güce yaslanarak kendilerini yaşatma çabasına girdiler" Ancak bu durum zamanla içselleştirildi. Cafer Solgun, 28 Şubat döneminde Alevilerin bazı hassasiyetlerinin istismar edilerek onlara yeni bir rol biçildiğini söylüyor. Bu dönemde irticanın birinci tehdit olarak görülmeye başlandığına dikkat çeken Solgun, "Rejimin, laikliğin teminatı oldukları yönünde onlara bir rol atfedildi. Aleviler nezdinde yakın tarihte yaşanan bazı acı olayların da doğrudan etkisiyle Sünni çoğunluğa karşı temkinli, tereddütlü bir bakış açısı vardır. Bu ruh hali istismar edilmektedir." diyor. ALEVİLERİN SORUNU HÜKÜMETLE DEĞİL REJiMLE Alevilik son zamanlarda daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı. AK Parti'nin Alevi açılımı, Alevi örgütlerin çoğundan destek bulamasa da meseleyi gündeme taşıdı. İki hafta önce Ankara'da düzenlenen mitingde bir araya gelen Aleviler ilk kez taleplerini meydanlarda dile getirdiler. Hayykitap'tan çıkan "Alevilerin Kemalizm'le İmtihanı" isimli kitapta araştırmacı yazar Cafer Solgun, Alevileri Alevi kimliği üzerinde düşünmeye, kendi gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor. 28 Şubatçıların Alevilere bir rol biçtiğini söyleyen Solgun, "Alevilere rejimin teminatı oldukları yönünde bir rol biçildi. Ama Alevilerin sorunları bu veya şu hükümetle değil, rejimledir." diyor. Alevilik meselesini Kemalizm'le birlikte ele alan bu çalışma nasıl ortaya çıktı? Ben teolog değilim. Bir Alevi tarihçisi olduğumu da söyleyemem. Fakat güncel politik durum içerisinde Alevilerin var olan durumu, görünümü ve Alevi toplumuna bazı çevrelerin roller atfediyor olmaları çok rahatsız edici bir şey. Türkiye'nin bir Alevi sorunu olduğuna inanıyorum. Bu sorunun bazı boyutlarını böyle bir başlık altında inceleme tercihinde bulundum. Yoksa Alevi meselesi ile ilgili çok sayıda kitap var. Fakat hiçbiri Alevilerin bugünkü durumunu ve gidişatını ele alma noktasından hareket eden çalışmalar değil. Alevilerin bu gidişat içerisindeki durumlarını ele alan, Alevi meselesine değişik yönleriyle ayna tutan böyle bir çalışma Türkiye'de ilk defa yapıldı diyebilirim. Bu çalışmanın bir karşılık gördüğünü de söyleyebilirim. Aleviler kendilerini sorgulamaya başladılar. Ben yazdığım için sorgulamaya başladılar demek istemiyorum. Alevilerin çoğu Kemalist'tir. Kendilerini Kemalist olarak tanımlıyorlar diyebilir miyiz? Çok sayıda Alevi kurumu var. Cemevi, cemevi ve kültür derneklerinin yöneticileri var. Bunların birçoğu Kemalist. Fakat Aleviler içerisinde kendisini ifade etme araçları çok daha sınırlı olan insanların canla başla Kemalist olmak gibi tercihleri olduğunu düşünmüyorum. Buna karşılık Alevi toplumu içerisinde de kayda değer bir çoğunluk kendisini Atatürkçü ya da Kemalist olarak tarif etmeyi tercih ediyor. İBADETHANEDE POLİTİK FİGÜR OLMAZ Kitapta Alevi derneklerinin çoğunun Atatürkçüler derneği gibi olduğunu söylüyorsunuz... Alevi derneklerinden ziyade cemevleri. Alevilerin ibadethane olarak gördüğü ve ibadethane olarak gidip geldiği bu mekânlarda kocaman Atatürk portrelerinin asılı olması çok çarpıktır. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk sonuç itibarıyla politik bir figür. Atatürk'ün resmini siz işyerinize, evinize asabilirsiniz. Fakat bir ibadethanede de bir politik figürün ne işi var? Cemevlerimizin maalesef neredeyse tamamında 12 imamı temsil eden resimlerin yanında Atatürk portresi var. Bu durum sadece benim açımdan değil, birçok Alevi açısından son derece rahatsız edici bir durumdur. Adeta "13. imam da Atatürk'tür" dercesine bu portrelerin olmasının kabul edilir bir tarafı yok. İkinci boyutu ise biraz daha somut bir nedendir. Atatürk döneminde Kürt Alevileri büyük acılar yaşamıştır. Bu uygulamaların sorumlusu bir sembol ismin sizin dua etmek, ibadet için gittiğiniz bir mekânda resimleriyle karşılaşırsanız ne hissedersiniz. Peki Alevi derneklerinin Kemalist çizgisini neyle açıklıyorsunuz? Bu, karmaşık gibi görünen bir meseledir. Ama bu çarpık sonucu anlamamıza yardımcı olabilecek birkaç kavram var. Bunlardan biri korkudur. Doğrudan ölüm, katliam, yok edilme korkusu. Bu korku nedeniyle zaman içerisinde Aleviler kendilerine uygulanan baskının sorumlusu olan, o sorumluyu sembolize eden güce yaslanarak kendilerini yaşatma çabasına girmek durumunda kaldılar. Örneğin kurucu parti CHP kayda değer bir oranda Aleviler tarafından desteklenmektedir. Yine Alevi camiası içerisinde orduya yönelik bir sempati olduğunu gözlemliyorum. Bu sempatinin temelinde de bu korku yatıyor. Bu, tipik bir takiyyedir. ALEVİLER TAKİYE YAPIYOR Aleviler Kemalistliğinde samimi değiller mi? Alevilerin Kemalistliği bir takiyedir. Daha doğrusu öyle başlamıştır. Bende sendenim kafama daha fazla sopa vurma dercesine bir ilişkiye girilmiştir. Buraya kadar anlaşılır diye düşünüyorum. Ama buradaki sorunun en önemli tarafı bir takiye olarak başlayan bu ilişkinin zaman içerisinde gerçeğe dönüşme temayülü göstermesidir. O takiyenin giderek içselleşmesi sonuç itibarıyla böylesine çarpık bir durum yarattı. Bu manipülasyon ve bu çarpıklığı yaratma konusunda Alevi camiası içerisinde de bazılarının bir misyoner gibi çalışmalarının hiçbir anlaşılır tarafı yoktur. Misyoner gibi çalışanlar kimlerdir? Kemalizm'i yaymaya çalışan; Cumhuriyet mitinglerinden Alevilerin darbe çağrısı yapılan mitinglerde boy göstermesi için canla başla çalışan kişilerdir. Alevilerin şeriat tehlikesine karşı darbe çağrısı yapılan etkinliklerde bulunmaları çok utanç verici bir şeydir. Ya şeriat tehlikesi meselesi? Şeriat tehlikesi meselesine gelecek olursak. Alevilerin rejimin teminatı oldukları, Atatürkçü oldukları, laik oldukları yönündeki temelsiz rol atfetme siyasetinin gündeme geldiği yıllar 90'lı yıllardır. Aynı yıllar irtica tehlikesinin birinci sıraya konulduğu yıllardır. Bunun dönüm noktası da 28 Şubat sürecidir. Bu konsepti sokaklarda dillendirecek kitlesel bir potansiyele ihtiyaç vardı. İşte bu mantıkla Aleviler keşfedildi. Rejimin teminatı oldukları yönünde onlara bir rol atfedildi. Türkiye'de bize dayatılan manada bir şeriat tehlikesi olduğuna ben inanmıyorum. Fakat Aleviler nezdinde yaşanan bazı acı olayların da doğrudan etkisiyle Sünni çoğunluğa karşı temkinli, tereddütlü bir bakış acısı vardır. Alevilerde de temkinlilik bu ruh hali istismar edilmektedir. Çünkü şeriatçılar iktidara gelirlerse ilk yapacakları şey Alevileri kesmektir şayiası Aleviler içinde yayılmaktadır. Alevilerin bu rolü oynamaları için istismar edilecek bir potansiyelleri vardır. Alevilerde bu tereddüdü doğuran; Çorum, Maraş, Sivas olayları mıdır? Alevi toplumunda anlatmaya çalıştığım türden bir ruh halinin olmasının en büyük nedenleri bu acılı olaylardır. Gelişen süreç içerisinde bu olayların kimler tarafından kimler kullanılarak ve ne amaçla tezgâhlandığı çok büyük oranda açığa çıkmış durumdadır. Türkiye toplumunun bütünlüğünü oluşturan çeşitlilik içerisinde birbirimize karşı konumlanmamızı isteyen karanlık güç odaklarının bu senaryolarını uygulamalarına zemin teşkil eden bazı önyargılarımız da vardır. Ankara'da Alevi mitingi düzenlendi. Bazı dernekler provokasyon endişesi ile mitingi eleştirerek, katılmadı. Siz nasıl görüyorsunuz? Alevilerin kendi kimlikleriyle ve talepleriyle Türkiye'nin gündemine girme çabalarını ben sağlıklı bir gelişme olarak görüyorum. Fakat bu noktada şunu da vurgulamak gerekir. Bu tür Alevi taleplerinin gündeme getirildiği etkinliklerin şu partiden yana şu partiye karşı gibi bir siyasi görünüm almasını doğru bulmuyorum. AKP bir iktidar partisidir. Eleştirilecektir. Fakat Alevilerin sorunu AKP ile beraber ortaya çıkmamıştır. Alevilerin sorunları şu veya bu siyasi partiyle değil, doğrudan rejimledir. Avrupa'daki bazı Alevi dernekleri Ali'siz Alevilik'i gündeme sokmaya çalışıyor... Alevilerin taleplerini daha fazla görmezden gelmeye devam edersek uç fikirler ya da uç hareketler boy göstermeye başlar. Belki de bugün taraftar bulamayan o görüşler taraftar bulmaya başlayacaktır. Avrupa'daki bazı Alevi dernekleri Alevilerin bir azınlık olarak kabul edilmesi yönünde çalışma yürütüyorlar. Çok acık söylemek gerekir; bu çaba ve çalışmanın en büyük amacı belki de yegâne amacı, o derneklerin milyonlarca Euro olarak ifade edilen fonlardan yararlanmasının mümkün hale gelmesidir. Alevi talepleri ne kadar normal karşılanırsa toplumsal önyargıları aşabilir ve gerçek manada kardeşlik bilincini yerleştirebilirsek bu tür marjinal çabalar etkisiz kalacaktır. Sorunun çözümü için atılacak en büyük adım ne olmalı sizce? Bu sürecin başlaması için Alevi toplumunun üzerinde ortaklaştığı taleplerin karşılanması gerekir. Diyanet İşleri'nin kaldırılması, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması gibi. Bunun yanı sıra Sivas ve Maraş katliamı ile ilgili dosyaların açılması, davanın yeniden görülmesi... Eğer devletin birimlerinin müdahil olduğu olaylar resmen kanıtlanırsa Alevi toplumundan özür dilenmesi... Elbette ki bunlar çok kolay gerçekleşecek şeyler değil. sorusuna cevap arıyor.(alıntı)
SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN
Sen benim sarhoşluğumsun ne ayıldım ne ayılabilirim ne ayılmak isterim başım ağır dizlerim parçalanmış üstüm başım çamur içinde yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim. NAZIM HİKMET RAN |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Can Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 23
Üye No: 108
Mesajlar: 3.968
Thanks: 4001
Thanked 3963 Times in 2312 Posts REP Gücü : 34
REP Puanı : 913
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ben bu durumda bi sakınca görmüyorum Atatürk politik bi figür olma meselesini çoktan aşmış bırakın ülkeyi dünyaya mal olmuş bi insandır ve bizlerinde bu konuda gurur kaynağıdır..
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Perçem For This Useful Post: | İşcanbaba (11-24-2008) |
|
|
#3 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bazı yaklaşımları yanlış, ve desdeksiz,
Bizlerde bu süreci yaşadık , bu günlere geldik, hem kensisi, sosyolg değil, bilimsel bir kimliği yok , hemde ahkam kesiyor, Araştırmacıymış neyin araştırması,gözlenen durumda gelinen nokta, farklıdır, Alevi mitingini bile sağlıklı değerlendirememiş, Alevi Mitingi sorunların dile getirilmesi ile beraber, bir demokrasi genişletme talebidir, Peki kime bağıracağız, AkP ye değilde, onu söylesin, Aleviler devrim mi? isteyecek,Rejimi değiştirmek için ne yapacak, onu desin, Önerisi ne? Atatürk politik bir figürse, ki öyledir, 12 İmamlar neyin figürüdür, SN.Cafer Efendi, neyse;
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| aleviler neden namaz kılmaz dayatması... | GUNDÎ | Alevi Kültürü | 265 | Bugün 01:24 |
| Aleviler neden afiyet olsun demezler? | Bilge06 | Soru ve Yanıtlarınız | 14 | 12-07-2008 15:28 |
| alevi şenliklerine neden genç aleviler gitmiyoruz? | hazal | Üyelik Sorunları ve Öneriler | 5 | 08-07-2008 18:14 |
| Aleviler neden Hz. Muhammedin resmini asmazlar? | kral çıplak | Alevilik İnancı | 61 | 07-27-2008 12:52 |
| Nazım'ı komünist yapan Kemalist! | cetin aktas | Türkiye Gündemi | 0 | 06-01-2008 15:28 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||