![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ünsal Öztürk Ünsal Öztürk Makalelerinin Okudugu ve makalelere soru ve yorumların yapılacağı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#21 |
|
GençALEVİLER YAZARI |
Değerli Amistofes
Hayır geçerli değil. Onunla ilgili yazılarım var. Soydan gelmek yeterli değildir, ayrıca yoldan da gelmek gerekir. |
|
|
|
| The Following 9 Users Say Thank You to Ünsal Öztürk For This Useful Post: | Amistofes (05-06-2011), aris (05-06-2011), ...baskoylu... (05-06-2011), hadimül fukara (05-06-2011), Hamza Aksüt (05-08-2011), hayat (05-09-2011), |
|
|
#22 | |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3675
Mesajlar: 102
Thanks: 652
Thanked 296 Times in 94 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 12
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
tabiki alevi kitlesini oluşturanlar kendi kitlesi içerisinden temsilciler oluşturmalıdırlar. ama takdiredilmelidirki bir hoca bir rahip bir dede vs. yol önderleri dediğimiz her dinden olan kesim siyasette uzmanlaşması ve dolayısıyla bu uzmanlaşma sürecinin içerisinde değişmesi kaçınılmazdır. bir çok alevi derneğinde dedeler etkin konumda olanları vardır. ortada bir hızır paşa gerçeğide varken. siyasete yolun değerlerini taşımak bugün için zor gibi zaten derya toplumunun önderliğini yapanlar bu siyaset sahnesinde yer alamazlar bence ama bu alevilerin siyaset dışında kalacağı anlamına gelmemeli. kendine yakın olur kendine uzak olur farketmez kendi taleplerini dile getirecek siyasete destek olmalıdır. benim inancım bu yöndedir. bu yüzden turgut ökerin eleştirlmesine pek aldıurmadım. siyaset zeminini hepimiz biliyoruz. |
|
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to aris For This Useful Post: | Amistofes (05-06-2011), ...baskoylu... (05-06-2011), Hamza Aksüt (05-08-2011), hayat (05-09-2011), ozan abbas (05-07-2011), Ünsal Öztürk (05-06-2011), yıldızbaba.58 (05-06-2011), İşcanbaba (05-06-2011) |
|
|
#23 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bazı yanlışlar var...
Bu yanlışları bilerek yapanlar var, bazıları da bilmeden!!! Baştan beri ısrarla tekrarlanan birinci yanlış şu, birileri Turgut ÖKER -ilk- bağımsız Alevi adayı diye reklamını yapıyor... Geçenlerde de yazdığım gibi. Turgut ÖKER ilk bağımsız Alevi adayı değil... Bu bir yalan... Çünkü çok değil, dört sene önceki seçimde İstanbul 2. bölgeden Av.Muhterem AKTAŞ bağımsız Alevi adayı olarak ortaya çıkmıştı... Hal böyle olunca şunu sormak gerekiyor, o zaman da AABK vardı neden bu adaya destek olmadı??? buralarda olan ve sırf bağımsız aday oldu diye Turgut ÖKER-e koşulsuz destek veren arkadaşlar Av.Muhterem AKTAŞ-a da destek vermişlermiy di??? Diğer bir kasıtlı yanlış ise, Turgut ÖKER-le birlikte anılan Erdoğan ÇINAR ve Ali KARUL isimleri anıldığında, sanki Turgut ÖKER-in bunların yaptıklarından haberi yokmuş gibi bir tavır sergileniyor... Halbuki bunun da koca bir yalan olduğu herkesçe biliniyor... Uzun zamandan beri birçok örnek veriyorum... Halil BALTA arkadaşımız örnekler verdi, en son olarak sayın Hamza AKSÜT bazı çarpıcı örnekler verdi... Bu topiğin başında yazılanlarda işin cabası... Bütün bunlardan anlaşılması gereken açık gerçek şudur, demek ki Turgut ÖKER-in herşeyden fazlasıyla haberi var... Üstelik haberdar olmasına rağmen durumu düzeltmek için hiçbir hareket göstermiyor... Hareket göstermediği bir yana, tam tersine bu kişilerler arasındaki bağı gittikçe sağlamlaştırıyor... Diğer bir yanlışlıkta şu... Israrla deniyor ki Turgut ÖKER eleştiriliyor da, CHP-liler veya diğerleri neden eleştirilmiyor... Halbuki bu iddianın da gerçekle zerre kadar ilişkisi yok... Tüm olumsuzluklar yeri ve zamanı geldiğinde zaten eleştiriliyor... Fakat bizim Turgut ÖKER üzerinde durmamızın önemli bir nedeni var... Çünkü diğerlerinin söylem ve eylemlerinde Alevilerin temsilciliği veya önderliği gibi bir iddia asla söz konusu değil... Hatta Alevilerin partisi olduğu iddia edilen CHP-nin Aleviler diye bir derdi olmadığıda açıkça görülmektedir... Aleviliği ağzına bile almayan Alevi kökenli bir lideri en sert şekilde eleştirdiğimiz de ortada... Peki tüm bu gerçekler açıkça ortada dururken birilerinin ısrarla Turgut ÖKER-i desteklemeliyiz demelerini hangi haklı nedene dayandıracağız??? Destekçi arkadaşların kendilerince çok önemli gördükleri ve tüm pislikleri görmezden gelmelerine dayanak yaptıkları en birinci kozları ise, düzen partilerinde Alevilerin derdine dermen olmadığı ve bu nedenle Alevilerin varlığını ispat etmeleri ve birde taleplerini bağımsız bir söylemle savunacak bir temsilcilerini meclise sokma gerekçesi... Peki bu gerkeçenin bir karşılığı var mı??? Bağımsız adaylığın mevcut durum içerisinde en doğru hareket olduğunu bende kabul ediyorum ama, ya peki bu ağır görevi verdiğiniz kişi bu işi yapmaya elverişli biri mi??? Kemal KILIÇDAROĞLU CHP-ye genel başkan oldu diye tüm umutlarını ona bağlayan ve yarın her şekilde en büyük pişmanlığı yaşayacak olan Aleviler, bir de kendilerini temsil etmeye elverişli olmayan bağımsız aday yüzünden benzer bir hayal kırıklığı yaşadıklarında, iki darbe bu insanlara çok fazla gelmeyecek mi??? CHP artı KILIÇDAROĞLU gerçeğini anlatırken lafını sakınmayan kişiler, Turgut ÖKER gerçeğini söylemekten ve halkı tam anlamıyla uyarmaktan neden kaçınıyorlar??? Tabi aslında bütün bu gerçekler uzun zamandır zaten biliniyor... Bizim burada yaptığımızın insanlar üzerinde ne kadar etkili olduğunun veya olacağının bir ölçüsü de yok... Bunu zaman gösterecek... Hatta şunu bile söylemem gerektiğini düşünüyorum... Uzun zamandan beri adı geçen kişilerle ilgili bir çok kirli çamaşır ortaya konmuş olmasına rağmen hiçbir olumlu gelişme olmadığına göre, demek ki bizim burada yazdıklarımızın da bir anlamı yoktur... Kervan kendi yolunda yürümeye devam ediyor... Belki de bireyerlerde bu yazıları okuyup büyük bir neşe ve kahkahalarla hep birlikte kadeh tokuşturup PROST diyorlardır... Uzun zamandır gördüğüm mazzara şudur... Kemal KILIÇDAROĞLU genel başkan olduğu günden itibaren Alevilerde gördüğüm korkunç odaklanma nedeniyle bir süre eleştirilerimi kestim... Anladım ve üzülerek kabullendim ki, Aleviler bu acı deneyimi her şeye rağmen yaşamak istiyorlar... KILIÇDAROĞLU-nı adeta bir MEHDİ gibi görüyorlar... Ona yönelik en ufak bir eleştiriyi bile kaldıramıyorlar... Bu yetmezmiş gibi şimdi bir de Turgut ÖKER-in büyük bir iddia ile ortaya çıkması örneğiyle karşı karşıya kaldık... Kılıçdaroğlu konusunda işleyen mantık, ÖKER-de de işliyor... Buna şaşmamak lazım... Nede olsa iki tarafı sahiplenenler de aynı toplumun üyeleridir... Peki sonuçta yani seçimlerde ne olur??? Tahminimi söyleyeyim... CHP en fazla oylarını bir miktar arttırır... Bu artış KILIÇDAROĞLU-nun genel başkanlıkta kalmasına yetecek oranda olursa, ana muhalefet lideri olarak yoluna devam eder... Yoksa tarihe gömülür... Eğer mucize olur da bi şekilde iktidara gelirse, iŞTE O ZAMAN ÇOK GÜZEL OLUR... Aleviler bir acı gerçeği çok kısa bir sürede öğrenmiş olurlar... Kılıçdaroğlunun aslında bir kurtuluş değil, tam tersine ve özellikle de Aleviler açısından koca bir hüsran olduğu anlaşılıur. Ve o andan itibaren Aleviler gerçek çözümlere yönelirler... Turgut ÖKER-e gelince... Seçilme şansı zaten çok düşük... Özellikle KILIÇDAROĞLU faktörü onun şansını iyice zora sokmaktadır... Herşeye rağmen bir mucize olur da seçilir se, Aleviler bir hüsran da bu konuda yaşayacaklar... Ve hep birlikte gerçek çözümlere yöneliriz... Yalnız tamda burada bir farkı vurgulamak gerekiyor... İki olumsuz örneğinde yaşanması bizi kendimize getirecek ama, bağımsız adylık konusunda gelecek açısında kötü algılamalara neden olacak... Halbuki bu adylık meselesi doğru kişi ile yapılmış olsaydı, yarın için gerçekten iyi bir örnek oluşturabilirdi... İlerde bir parti olmasa bile, Aleviler birçok yerde bağımsız adaylarla seçime gidebilirdi... Neyse yaşamadan öğrenmeyeceğimiz anlaşıldığından, lafı şimdilik burada keselim... Saygılarımla. |
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to kral çıplak For This Useful Post: | Amistofes (05-12-2011), aris (05-07-2011), ...baskoylu... (05-07-2011), Hamza Aksüt (05-08-2011), hayat (05-09-2011), nazımhikmet (05-07-2011), ozan abbas (05-07-2011), Ünsal Öztürk (05-07-2011) |
|
|
#24 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 3493
Mesajlar: 157
Thanks: 2270
Thanked 404 Times in 147 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 13
REP Seviyesi :
![]() |
Saygideger Kral Ciplak;
Ne sizin nede sizin disinizdaki diger arkadaslarimizin, özellikle, Erdogan Cinar ve onun adina hareket eden Ali Karul ve yandaslari dahil olmak üzere, bu yandaslarinin yandaslari olan basta Arda Baran ve yapisik cevresi hakkindada dile getirilen bütün elestirilere aynen katildigimizi belirtmek isterim. Aslinda katildigimi bile belirtmeme gerek yok, zira sizde biliyorsunuz ki, bismillah yeni üye oldugum Aleviler Birliginde baslatilan üstü örtük gibi görünen tartismlarda bile, onlara karsi, tutarli ve sasmaz dogru bir tavir aldigimizi sizde cok cok iyi bilmektesiniz. Siz bir dönem onlarla birlikte hareket edip bize karsi durmaniza ragmen, biz sizi anladik ve sizi onlardan her zaman ayri tutuk. Cünkü öyle olduguna yani, sizlerin onlardan farkli oldugunuza, önemli ve gecici bir yanilgi icinde oldugunuza inanmistik. Nitekim zaman bizleri hakli cikardi. Simdi siz onlari bizden daha fazla elestirmektesiniz. Biz sizi anladik ama sizin bizi ne kadar anladiniz, onu bilemiyoruz. Simdi Turgut Öker,in bagimsiz adayligini destekleyen herkesi ayirt etmeden, sanki ayni seyleri söylüyormuslar gibi hepsini bir torbaya doldurmaniz, hepsini genelleyip birden hedef almaniz, dogru ve saglikli bir yaklasim degil. Bizim Turgut Ökerin adayligina karsi olanlarin, sinif karekterine, neyi ne amacla söyledigine bakmaksiniz hepsini toplayip, sizinle bir ve ayni oldugunu söylememizin dogru olabilecegini düsünürmüsünüz. Bunun büyük bir sacmalik olabilecegini söylemezmisiniz. Örnegin bu forumda bir üye, Turgut Öker,in adayligina PKK yle birlikte hareket ettigini ileri sürerek, onun adayligina karsi cikmaktadir. Bu gerekce size uymaktamidir. Yine örnegin bir fasist, bir gerici, Turgut Ökerin adayligina gerici, irkci ve söven bir bilinc ve niyetle karsi cikmaktadir. Sizin gerekceleriniz bunlara hic benzemektemidir. Ne alaka degilmi.! Yine örnegin bir cok CHP, li Turgut Ökerin bagimisiz adayligina, CHP ,nin oylarini bölecegi icin karsi. Sizde Turgut Öker,in adayligina karsisiniz ama, gerekcenizin böyle olmadigini, sizin hem CHP ye hemde Turgut Ökere ayri ayri gerekcelerle karsi oldugunuzu biliyoruz ve görüyoruz. Iste nasilki Turgut Ökerin bagimsiz adayligini desteklenmesi gerektigini söyleyenlerin bir ve ayni degerlendirilemeyecegi gibi, Turgut Ökerin adayligina karsi ciknlarinda ayni sekilde bir ve ayni görülemeyecegi ciplak bir gercektir. Bu gercegi ayirt edememek, meselelere dümdüz bakmakla es anlamlidir. Bu nedenle sizin Turgut Öker in desteklenmesi gerekenleri söyleyenleri elestirirken ileri sürdügünüz gerekcelerin muhatabi ben degilim. Bu husuta beni elestirebilmeniz icin, beni herkesten ayirip, örnegin üye Kizil-deli yada her HER TÜRLÜ BAGIMSIZ adayin desteklenmesini savunan ve bu gerkeceyle, bir fasist adayi bile desteklemenin gerekli oldugunu savunan Yildizbaba,dan ayri elestirmek durumundasiniz. Yok ben onu bilmem, benim icin iki yol vardir. Ya destek olunur, yada karsi cikilir derseniz, isin icinden cikamadiginiz gibi, cok büyük siyasal yanilgilara ve hatalara düsmenizde kacinilmaz olur. Turgut Öker,in yazinin girisinde sözünü ettigimiz, olumsuz cevrelere yakin durmasi yada onlarla ic ice girip. bir birlik ve dayanismada bulunmasi elbetteki sizinde yaptiginiz gibi, israrla ama yapici bir sekilde elestirilmesi ve Alevilerin uyarilmasi gerekir. Bu konuda herhangi bir yanlisiniz yok. Olmadigi icindirki; bu konuda yazdiginiz bütün yazilariniza destek vermisimdir. Bu konuda en ufak bir teredütüm olmadi. Benim düsüncemden hareket edersem, benim destekleyebilecegim bir tek aday yok gibi. Yani benim, benim gibi gördügüm bir tek aday hemen hemen yok gibi ama buna ragmen ben düzen partilerinin disinda, komünist, devrimci, Alevi, Kürt ulusal blogunun bütün bagimsiz adaylarinin desteklenmesini savunuyorum. Kimki düzen karsiti bir durus icindeyse, kim düzen karsiti taleplerle mücadele alaninda ise, birak radikal devrimci talepleri, demokratik, reforumcu taleplerin savunucularinin bile desteklenmesinden yanayim. Benim anlayisim bir nevi bu yilki 1 Mayista Taksimde toplanan birlik mücadele ve dayanismanin saglanmasidir. Buna hizmet eden genel bir secim siyasetinin ve taktiginin dogru ve gerekli oldugunu düsünmekteyim. 1 Mayista Taksimde bir araya gelen pek cok siyasal cevreyi ve sivil örgütlerinide bir nevi Turgut Öker gibi görmekte ve elestirmekteyim ama bütün eksiklerine ve yanlis tutumlarina ragmen, düzen karsisindaki sinifsal konumlarindan dolayi onlarinda desteklenmesi taraftariyim. Destek demek illede oy vermek degildir. Destek demek, o cevreyi düzen ve fasist rejim karsisinda hakli görmek demektir. Onlar benim gerimdede olsalar, bana göre geriyi ve yanlisida temsil etselerde ( tipki Turgut Öker gibi ) düzen karsisinda hakliliklarindan dolayi destegi hak ediyorlar bana göre. Turgut Ökerde, bütün hata ve zaaflarina ragmen, gecmisten beri Alevi örgütlenmeleri icinde yer almis, bu ugurda elinden geldigince caba sarf etmis ve bu mücadeleyi tek basina olmasada ( ki öyle olmadigi asikardir ), bu mücadelede belirgin bir öncü olmasada, bu mücadelenin icinde yer almis biri gibi. Savundugu dava ülkemizdeki en temel sorunlardan olan Aleviliktir. Aleviligi, islamin icinde-yok disinda-yok icinde gibi tutarsizcada savunsada, Alevilik icin dile getirdigi talepler gerici türden degil, ilerici ve demokratik ve hakli türden taleplerdir. Sizin icin , benim icin yeterli olmayabilir. Sizin gibi benim gibi bir mücadele ve kararlilik icindede olmayabilir. Ondan daha tutarli ve inancli bir durusu sergilemekte egerki iddialiysak, bu görev size ve bana ve bizim gibilere düser örnegin. Saygideger Kral Ciplak, sinif mücadelesi milyonlarca karmasayi icinde barindiran bir yapidadir. Bunun icindirki Lenin sinif mücadelesini yönetmeyi, bir dünya savasinda, büyük bir orduyu yöneterek, sevk ve idare etmekten cok daha zor görür. Bu durum düz ve tekci bir mantigi asla kabul etmez. Böylesi bir siyasetin yada taktigin, gercegin kati duvarina toslamasi ve bosa cikmasi kacinilmazdir. Evet bende Turgut Öker,in bagimsiz adayligini destekleyenlerdenim ama benim gerekcelerim diger sagliksiz destekcilerden cok cok farklidir. Tipki sizin Turgut Ökerin adayligina karsi cikisinizin, diger sagliksiz karsi cikicilardan farkli olmasi gibi. Saygilarimla Ozan abbas Konu ozan abbas tarafindan (05-08-2011 Saat 16:01 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 7 Users Say Thank You to ozan abbas For This Useful Post: | Amistofes (05-09-2011), aris (05-07-2011), ...baskoylu... (05-07-2011), hayat (05-09-2011), |
|
|
#25 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3675
Mesajlar: 102
Thanks: 652
Thanked 296 Times in 94 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 12
REP Seviyesi :
![]() |
sevgili kral çıplak,
son önerin bence bir sonraki seçimlerde dillendirlmelidir. alevi taliplerin yoğun olduğu yani örgütlü olduğu yerler alevi kitle örgütleridir. alevi kitle örgütleri genelde kendilerini dayatacaktır adyalık için. biz kurduk biz yönetiriz mantığı yani. bunu hepimiz biliyoruz. genelde bu kurumların başındakilerde kendilerini nereye yamamaya çalıştıklarınada şahit olduk bunun önüne geçebilmek için derneklerde adaylar seçimle belirlenmelidir. bize deli dervişler lazım. akıllı olup düzen suyundan giden değil deli olup kendi yatağını açan deliler lazım alevi dedeleri olabilir. alevi aydınları olabilir. alevi talipleri olabilir. bir sonraki seçimlerde hatta bu belediye seçimlerinde bu denenebilinirde, bu konu üzerine sağlıklı bir tartışma yürütmek bence iyi olur. özellikle alevi aydınları bu konuda görüşlerini bildirirse sevinirim. |
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to aris For This Useful Post: | Amistofes (05-09-2011), ...baskoylu... (05-07-2011), hayat (05-09-2011), |
|
|
#26 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 3493
Mesajlar: 157
Thanks: 2270
Thanked 404 Times in 147 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 13
REP Seviyesi :
![]() |
Saygideger Kral Ciplak,
Secimler ve mücadele konusundaki yaklasimimin sadece bir Turgut Öker,le sinirli olmadigini görmeniz icin, Aleviler Birliginde, secimler konusunda düsüncelerimizi paylastigim bir arkadasima yazdigim yaziyi buraya alintilamak geregi duydum. Umarim sizin yada diger arkadaslar icin bir faydasi olur. Saygideger Mahmut Halil Can, Öngördügünüz güncel secim taktiginize kesinlikle katiliyorum. Düsüncenizin paratikte nasil sekillendigini bilemiyorum tabiki, ancak, proletrayanin, düzen ve onun parlementosunun icinde, yada disindaki sinif mücadelesine bakisinda temel olan sinif tavrinin ve durusunun degismeycegi kesindir. Zira proleteryanin bilimsel ögretisi, burjuva parlementosunun genis emekci kesimlerini aldatmanin bir kurumu oldugunu, toplum düzeninin ve devlet yönetiminin esasta parlementoda olmadigini, esas iktidar gücünün, devletin örgütlü militarist gizli kurumlar ve onlarin üzerindeki söz sahibi, büyük sermayede oldugunu, parlamentonun; genis emekci kesimlerini aldatma islevini, yeterince yerine getiremedigi, yani, genis emekci kesimlerinin mücadele arayislarinin giderek parlemento disina kaydigi zamanlarda, sermaye devleti parlementoya ihtiyac duymayacak ve onu söküp bir kenara atacaktir. Tipki bizim ülkemizdeki seri askeri darbelerde görüldügü gibi. Bu nedenle proleteryanin siyasi ileri gelenleri, parlementonun, burjuvazinin yani, büyük sermayenin bir ahiri oldugunu bilirler ve bunu mücadelenin hic bir asamasinda ve hic bir deyisiminde göz ardi etmezler. Bu nedenle basta isci sinifi olmak üzere, genis emekci kesimlerine, hic bir zaman secimle parlemento üzerinden bir kurtulus vaad etmezler. Dahasi sadece parlemento avanakligina düsüp, kendilerini tehlikeye düsürecek hepten bir legaliteye, yani yasalciliga terk etmezler. Bu temel düsüncenin degismesi; yeryüzünde, emeperyalist burjuvazinin etkisi kirilmadigi ve yine yeryüzünde proletreyanin kesin hakimiyeti saglanamadigi sürece degismezdir. Büyük devrimci deha, Lenin,de bütün bunlari biliyordu ama burjuva parlementosunun, artik tarihsel olarak ömrünü tamamlamasina ragmen, siyasi olarak ömrünü tamamlayamadigi icin, proleteryanin ve onun öncü partisinin secimlerden geri duramayacagini, burjuvazinin oynadigi secim oyunu icerisinde, secimler aninda, toplumda devasa artan politize reaksiyondan faydalanarak, secimin etkin bir mücadele alani olarak degerlendirilmesini ve secilen isci adaylarinin ayni sekilde, parlementodada; gerceklerin aciklandigi, parlementonun kirli camasirlarinin desifre edildigi bir kursü olarak kullanilmasi gerektigi ve bunu yaparkende toplumu örgütleme ve ona önderlik etme, yönetme ve yönetilme becerisi ve tecrubesi kazanacagina dikkat ceker. Bu konuda sizin gibi Marksist fikirleri, savunan biriyle temel bir ayriliga düsecegimi sanmiyorum. Bu genel tablo proletarya acisindan olmazsa olmazlardir. Proletreya bagimsiz öncü parti ve bagimsiz örgütlenmeye sahip olacak. Proleterya ülkedeki sinif mücadelesinin ileri - geri evrilisine ragmen, acik yada daha dar, gizli, degisik örgüt bicimleri gelistirsede, hic bir zaman burjuvaziye güven duymayacak ve onun en ileri demokrasisinde bile gizliligini muhafaza edecek, legalizmle yetinmeyecek, illegatisini her zaman koruyacak. Basta genis ölcekli üretim alanlari olmak üzere, proletreyanin var oldugu bütün temel fabrikalarda, örgütlenecek ve bu üretim merkezlerini ve bu üretim merkezleriyle alakali sendikalari isci sinifinin örgütlü kalleri haline getirmenin sabirli mücadelesini verecek. Yine basta isci sinifi olmak üzere, genis halk kitleleri nezdinde, parlementonun etkisini korudugu ve hükmünü sürdürdügü kosullarda parlemento oyununa katilacak ve bu alanda burjuvaziyi kendi oyunuyla alt etmeye calisacaktir. Bu genel veya özel yaklasimlar proleterya partisinin hic bir kosulda sasmaz dogrulari olarak kalacak ve bu dogrular üzerinden kendi özgücüne güvenerek mücadelesini her türlü düsmana karsi sürdürecektir. Bu noktada proletarya partisi, kendisine ve zemini olan isci sinifina sonsuz güven duyacaktir. Iste bu özgüvenden hareketle, proletarya partisi, kendisinin disinda, düzen karsisinda en libaralinden en devrimcisine, en tutarlisindan en tutarsizina varana kadar genis bir muhalefetide; isci sinifinin bu mücadelesine yandas teskil edecek, onun mücadelesini bir iki halka disaridan sarip sarmalayacak sekilde örgütlemenin uygun yada esnek taktiklerine sahip olmalidir. Mücadelenin her alaninda oldugu gibi, bir parlemento secimindede bu yol izlenmelidir. Buna uygun anlatim ve elestiri dilleri gelistirilmelidir. Proletarya partisi kendisini hic bir cevreye dayatmadan, düzen karsiti bütün muhalefetin birligi icin öncü ve yapici örnek bir rol oynamalidir. Bunun en gecerli yolu ise, istem ve mücadele taleplerinde, demokrasinin kirintisida olsa, bu kirintilar ugruna mücadele eden örgütlü cevreleri bile, her kosulda ciddiye almak, onlarin hakli istemlerine destek olmaktir. Bu cevreler icinde proletarya partisi elbetteki, esasta, kendi hedef kitlesiyle bütünlesmis ve böylece kitlesellesmis cevreleri daha fazla önemsemeli ve onlara dönük daha farkli taktikler izlemelidir mutlaka,ki ama ben muhalefetin en gerilerinden söz ediyorum. Onlari yada onlarin taban kitlelerini bile karsimiza degil, yanimiza alici bir siyaset taktigi izlemelidir. Hem elestirmek, hem kirici olmamak bence mümkündür. Proletarya partisi hic bir yanlisla hele hele proletaryanin önünü karartacak hic bir siyasal yanlisla elbetteki uzlasamaz ve uzlasmamalidir ancak, proletarya partisinin uzlasmazligi demek, kendisi disinda, yanlis düsünen siyasal akimlara yada cevrelere bolca siyasi küfür yapmasi demek degildir. Siyasi küfürler edilmedende, bir olayin gelisimi yada olusumu dogrusu ve yanlisiyla kitlelere anlatilabilinir. Zaten proletarya partisi, bu türden siyasal tahlillerde, kendi üye ve hedef kitlesini ikna etmekte pek zorlanacagini sanmiyorum. Proletaryanin elestiriyle ikna etmekte zorlanacagi, kendisinin disindaki diger örgütlü cevrelerdir. Bu durumda sekter ve kirici davranmanin proletaryaya bir yarar getirmeyecegini, aksine, kendi etrafinda örgütlemeye ikinci ücüncü bir halka olarak örgütlemeye calistigi muhalet cevrelerinin tabanini kendisine karsi kemiklestiricegini görmesi gerekiyor. Bu konuya neden dikkat cekiyorum.! Zira bizim ülkemizde, gecmisten bugüne kadar, bunun benzeri hayli korkunc hatalar islenmistir. Kendisini bir gün parti ilan eden bir grup, birgün öncesine kendisinden farkli olmadiklari icin, kardes örgütler dedigi diger birkac örgütü, ertesi gün, dagitilmasi gereken anti parti gruplar olarak ilan edildiginine tanik olduk. Denebilirki, solun düsünce özgürlügüne saygili olmamasi ve kendi icinde cok aci ve vahim catismalara girmesi hep böylesi bilincten yoksun olmlarindan ileri geliyordu diyebilirim. Bunun benzeri sekter yaklasimlari simdilerde bile görmek mümkün. Dün cezaevi direnislerinde birbirlerine siper yoldasi diyenler, bugün saglikli bir muhalefet birligine bile sahip degiller. Birbirlerine herhangi bir destekleri bile sözkosu olmayan bu cevrelerin diger yanda birbirleriyle anlamsiz bir devrimcilik rekabeti icinde olduklarinida görmekteyiz. Bütün bunlar yanlis siyaset anlayisina sahip olanlarin, rekabetci bir anlayisla, kendisi disindaki devrimci demokrat, yada libaral yada reformist cevrelere karsi takindiklari olumsuz elestiri dilinden kaynaklanmaktadir. Bir proletarya partisinin bu türden yanlislardan uzak durmasi, bütün muhalefet cevrelerinde bir sayginlik bir güven kazanmasi gerekiyor. Bunu basarabilmenin mutlaka dogru bir siyaseti veya yolu olmalidir ve vardir. Iste sizinde yukarida acikladiginiz gibi, proletarya bu secimde kendi bagimsiz calismasindan milim sapmadan temel mücadelesini sürdürecektir ama bunun disinda, düzenin karsisinda ve su anki fasist iktidarin disinda olan ve belli haklar temelinde mücadele eden bütün adaylarin destekleme niyetini ilan etmelidir. Kimi sinif bilincli devrimci arkadaslarimiz örnegin Kürt adaylarini ben niye destekleyeyim, onlar beni ne kadar temsil edebilirler, onlar beni temsil edemezlerki diyorlar. Kürt bagimsiz adaylari yada onlarla birlikte secime giren kimi devrimci-demokrat yada kimi libaral demokrat adaylar elbetteki proletaryayi yada diyelimki bizi temsil edemezler. Zaten biz onlari desteklerken bizi temsil etmeleri icin desteklemiyoruz, biz onlari savunduklari demokratik talepler yada reformlar icin kendilerini temsil etmeleri icin destekliyoruz. Bizi ancak biz temsil edebiliriz. Yada Proletaryayi ancak proletaryanin seckin, denenmis, saglam adaylari temsil edebilir. Dolayisiyla proletarya partisinin kendi bagimsiz adaylari ve secim calismalari disinda diger ilerici, devrimci, demokrat, hatta ve hatta kendisini düzen karsiti ilan eden libaral cevreleri bile desteklemesi, proletaryanin mücadelesine zarar degil, yarar getirir. Destek demek, bir siyasal kesimin yanlislarini elestirmemek degildir, destek demek, kisinin götürüp illede oy vermesi demekte degildir. Buda bir destektir ama destek demek, o cevrenin düzen karsiti taleplerinde hakli olduklarini kabul etmek ve o cevrelerinde toplantisina mitingine katilmak ve o cevrelerlede karsi karsiya gelmek yada uzak durmak yerine, o cevrelerlede güc birligi olusturmaktir. Kendisine güveni olan, proletarya partisi böyle davranmalidir. Kendisine güveni olmayan proletarya partisinin ise ne kendisine ne proletaryaya faydasi olmayacagi gibi, partidende sayilmayacagi kesindir sanirim. Yukaridaki yazinizdaki secim taktiginize aynen bende katiliyorum. Bu cevreler kimilerinin yaptigi gibi, bir pazarlik sonucu degil, sinif mücadelesinin ihtiyaclari icin desteklenmesinin dogru oldugu anlayisindan hareketle pazarliksiz desteklenmeli. Birde bu türden davranislar görüyoruz. Egerki ben bugün Kürt ulusal hareketinin mücadelesini hakli ve demokratik buluyorsam, benim onu desteklemem icin herhangi bir pazarlik yapmamam gerekmez. Ben onlari pazarliksiz desteklemeliyim. O beni desteklemesede, benden kacsada yinede ben onu destekledigimi aciklamaliyim. Onun benden kacisi kendisinin sorunudur. Biz bunu acik acik kitlelere anlatiriz. Kürt hareketini yada bir baska cevreyi yada adayi niye destekledigimizi anlatiriz ve buna ragmen onlar bizden uzak duruyorlarsa, bunu kitlelere aciklama sorumlulugu onlara düser, bize degil. Biz sorumlu davranip gereken sorumluluugmuzu yerine getirmisiz. Bu siyasetle, bu taktikle, biz yikici degil yapici ve sorumlu davrandigimiz sürece,o noktadan sonra kimsenin bize diyecegi bir sözü olmaz saniyorum. Yine bu sürecte gördügüm hatalrdan biride, desteklenen cevrelerde, tek tek adaylarin ayristirilmaya calismasi. Örnegin destek verilen bir cevrenin su su adayni desteklerim, su su adayini desteklemem gibi. Neden sorusu soruldugununda elbetteki bazi gerekcelerde ileri sürülüyor. Kaypak deniliyor, temsil edemez, deniliyor, yarin o teslim olur, ihanet eder deniliyor. Oysa bu gerekceler hakli ve dogruda olsa, artik o aday o cevrenin sorunudur. Dostane uyari ve elestiriler her zaman, yerinde ve zamaninda yapilmalidir ancak, bir siyasal cevre kendi adina bir takim adaylar cikarmissa, o adaylarin zayifligi ve saglamligi kendilerini baglar. Zaten biz tek tek kisileri degil, bir siyaseti, bir sosyal sinifsal cevrenin hakli mücadelesini destekliyoruz. Proletarya partiside dahil, her örgütlü siyasal cevrenin adaylarinin kim oldugu, zayif yada saglam oldugu, yapici yada yikici oldugu kendilerinin sorunudur. Hic kimsenin proletarya partisinin adaylarina müdahale etmemesi gerektigi gibi, proletarya partiside, hic bir cevrenin adaylarina müdahale etmemelidir. Yasanilan gercekler ve gelisen olaylar icinde zaten kitleler zamanla, her siyasal cevreye güven yada güvensizlik duyacaktir. Kitleler bütün bunlari öz deneyimleriyle tecrube edineceklerdir diye düsünüyorum. Saygilarimla Ozan abbas |
|
|
|
| The Following 7 Users Say Thank You to ozan abbas For This Useful Post: | Amistofes (05-09-2011), aris (05-07-2011), ...baskoylu... (05-07-2011), hayat (05-09-2011), |
|
|
#27 |
|
Bizden Biri
Üye No: 226
Mesajlar: 513
Thanks: 396
Thanked 1066 Times in 401 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Stephen Hawking’in affına sığınarak resmini buraya aktarıp bir iki laf edeceğim.
![]() Stephen Hawking’in şu resmine dikkat edin. Gözünde gözlük, ağzı gözü bir tarafa dönmüş. Ağzından sesi bile çıkmıyor. Dişleri fırça tutuyor mu bilmiyorum. Kolları bacakları hareketsiz, kısacası yamuk yumuk, ezik büzük bir başkasının yardımı olmadan yaşaması bile mümkün görülmemektedir. Bilim dünyasında daha etkili ve karizmatik fiziği düzgün bilim adamı var iken bu fukara Stephen Hawking’i TV ve medyanın gündeminde tutmak bilim dünyası için ne denli profesyonel tasarımdır acaba? Erdoğan Çınarın ölçülerine göre bu durumu hoş görmemiz normal bir davranış değildir. Ama Stephen Hawking’in fiziki durumu ne olursa olsun, halı hazırda taşıdığı bir kafa, o kafada bir beyin, o beyinde de bir akıl, o akıl ile de bilim dünyasına yeni yeni katkılar sunmaktadır. İşte bu sebepten dolayı bilim dünyası ve insanlar için Stephen Hawking saygıyı hak ediyor ve vaz geçilmez bir değerdir. Erdoğan Çınar içinde bulunmuş olduğu kendisini çok beğenmiş ve çok bilmiş haliyle, Alevi Dedelerine hakaret ederek, Turgut Ökere iltifatlar ederken sözde mütevazi tavrıyla: “Ben Turgut Öker ile 2005 yılının başlarında Köln’de bir panelde tanıştım .Son derece aydınlık yüzlü bir o kadar da karizmatik biriydi.Etkili konuşuyordu.Böylesi insanlarımız varken ve ortadayken bıyıkları sigara dumanından sararmış, dişleri fırça yüzü görmemiş , okuma yazmayı askerde öğrenmiş,kirli sakallı, meczup kılıklı ,ezik büzük insanların Alevi temsilcileri diye ekranlarda dolaştırılmalarının ne denli profesyonel bir tasarım olduğunu o gün daha iyi anladım.” Diyor. Bu övgü Turgut Ökerin de çok hoşuna gitmiş olmalıdır. Dedeler dişlerini fırçalamıyor, sıgara dumanından bıyıkları sararmış, ezik büzük insanlar olabilir. Taliplerin de Dedelerinde bekledikleri bunlar değildir. Taliplerin, Dedelerinde bekledikleri kafalarında bulunan Alevi öğretisi ve sürdürdükleri Yol ve Erkanlarıdır. Dedelerin içinden mutlaka okuma yazmayı askerde öğrenmiş olanlar vardır. Bazı Dedelerin okuma yazması yok olduğunu da biliyoruz. Böyle de olsa bu Dedeler Aleviliği okula giderek öğrenmediler. Dedeler Aleviliği kendi atalarında ve Pirlerinde öğrendikleri kesindir. Aleviliği öğreten bir okul vardı da biz mi bilmiyorduk? Öğle anlaşılıyor ki Erdoğan Çınar Aleviliği askerde öğrenmiştir. Çünkü başka türlü öğrenmiş olamaz. Aleviliğin yazılı kaynakları ve okulu olmadığına göre, Dedeleri sevmediğinden dolayı bir ilişkisi de düşünülmeyeceğine göre, Erdoğan Çınar Aleviliği askerden öğrenmiş olmalıdır. Askerlikte öğrenilen Aleviliğin ne kendisine, ne de kendisiyle birlikte öğrendiği Aleviliğin kimseye faydası yoktur. Erdoğan Çınarın Alevilikle ilgili aldığı tavır, Aleviliğe düşmanlığa dönüşmüştür. Ağaçtaki meyveleri toplayıp ağacın gövdesine, köküne tüküren bir insanın o ağacı koruyup, kollaması kuşkulu ve düşündürücüdür. Çizmeyi çoktan aşmış olmasına rağmen, geri dönüşü olmayan bir yolda ısrarla yürümektedir. Niyetler ve amaçlar açığa çıkmıştır. Amaç ve niyetleri kesinlik kazanmıştır. h-alibaba
Doğru duvar yıkılmaz!
Sen doğru dur eğri belasını bulur. |
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to h-alibaba For This Useful Post: | Amistofes (05-12-2011), |
|
|
#28 | |
|
Üyemiz
Üye No: 3865
Mesajlar: 72
Thanks: 120
Thanked 64 Times in 37 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
bu ülkede hem sizin hemde tüm halkın özgürlüğünü düşünen,gericiliğe karşı olan tek parti olarak kalmıştır CHP.ve yobazlarca geçilmesi en zor kale durumundadır.şuan yaptıklarıda sizin yorumunuz gibi benzer yorumlarla kaleyi içten fethetmeyi ummalarıdır. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Aziz For This Useful Post: |
|
|
#29 | |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 393
Mesajlar: 195
Thanks: 297
Thanked 600 Times in 176 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 86
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Bana ne CHP den, bana ne AKP den, bana ne laiklerden,Kemalistlerden. Aleviyim diye bunlari sevmek zorundamiyim.Alevi inancinda CHP ye oy vermek, Kemalist olmak farz mi? Ister CHP yi istersen MHP yi destekle, senin sorunun.
Insan bir bilinmezdir, çözebilene aşkolsun.
|
|
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to Mananali For This Useful Post: | Amistofes (05-12-2011), |
|
|
#30 | |
|
GençALEVİLER YAZARI
Üye No: 1262
Mesajlar: 105
Thanks: 709
Thanked 596 Times in 104 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 11 Users Say Thank You to Ünsal Öztürk For This Useful Post: | Amistofes (05-12-2011), aris (05-09-2011), |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| aleviler, alevİler, neden, turgut, vermez, Öker’e |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||