![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
Hakka Yürüdü |
Alinti:
Sevgili Harmancı; 48 yaşındayım böyle birşeyi ilk kez gördüm ve o da benimle ilgili bir olay olarak meydana gelmiş oldu... Bir süre öncesine kadar intihal denen şeyin adını bile duymamıştım, onu duydum ve ne demek olduğunu öğrendim... Fakat ne varki benim üzerimden gerçekleştirilmeye çalışılan girişimin intihale benzer bir tarafı yok... Benimkinin direkmen eylem ile ilgili bir olay olduğu açık... Ben, yıllarca kendi içimde geliştirdiğim toplumsal bir porjeyi, tek bir eylemle hayata geçirmeyi planladım ve öylede yaptım... Türkiye de bir örneğinin olmadığını biliyorum ama dünyada bir örneği daha varmı işte onu bilmiyorum... Sevgili Harmancı; Alevi forumlarına üye olduğum günden itibaren bu konuda birçok yazı yazdım... Yaşadığım süreci anlatan bir yazı daha yazdım, birçok Alevi forumunda yer alan sürece dair bu yazı, aynı zamanda bir Alevi Haber Ajansı tarafından yazı dizisi olarak yayınlandı... Bu forumda da var... Başlığı KİMLİK... İlk günlerde birçok insan bu yazı dizisini çok beğendi, bazıları ise yanından bile geçmedi... Şimdi geldiğimiz durum itibariyle, yanından bile geçmeyenlerin neden geçmediği daha net biçimde anlaşılmış oldu... Bu vatandaşların yok saydıkları böylesine bariz bir gerçeğin, kimleri ne anlamda rahatsız ettiği anlaşılmış olsa gerek... Tamamı KİMLİK başlıklı yazımda var ama kısaca değinmem gerekirse; 07-05-2004 tarihi, gayet açık ve basit bir dille yazdığım dilekçemi İzmir-deki yerel mahkemeye verdiğim tarihtir... Resmi süreç o andan itibaren başlamış oldu... 2004 Haziranında ilk duruşmaya çıktım... Mahkeme benden delil istedi... O sirada kendisi-de İzmirde yaşayan ve ABF-nin de başkanlığını yapan Sn.Selehattin ÖZEL ile karşılaştım... Kendisi benim çalıştığım belediyeye ait evlendirme memurluğuna gelmişti... Nikah memurumuz Alevi bir bayandı, yazdığım dilekçeden ve düşüncelerimden haberdardı... Selahattin başkanıma durumu anlattım, açtığım davanın özünün Alevilik-in İslam dışı olduğu, ve bu nedenle mutlaka çok önemli gelişmelerin olacağını, ve hazırlıklı olmalarını söyledim... çok heyecenlandı... Mutlaka yardım edileceğini söyledi... Birkaç gün sonra aynı iş yerime bir telefon geldi, arayan Atilla ERDEN hocaydı... O da çok heyecanlanmış ve sevinmişti... Durumu birde ona anlattım... Bana belge ve hukuki anlamda mutlaka yardımcı olacaklarını söyledi... İkinci durşmaya gittiğimde yine yalnızdım ve yardım gelmemişti... İşte bu sırada kendimce bazı belgeler bulup makemete sunmuştum... Bu belgelerin içinde ne yazık ki Nejat hocanın kitapları yoktu... Çünkü henüz onun varlığının farkında bile değildim... Gerçi sayın hakim hiçbir belgeyi belgeden saymamıştı ama, yinede benim açımdan çok önemli bir örnek teşkil etmiş olacaktı... Fakat birde şu önemli durum var, kendi kendime diyorum ki, eğer ben, daha önceden Nejat hocanın başına gelenleri biliyor olsaydım, bu durum beni olumsuz etkilermiydi??? BİZDEN ADAM OLMAZ deyip, böyle bir eylemden vazgeçermiydim??? Veya Nejat hoca hayatta olsaydı ve ben onu biliyor olsaydım, bu fikrimi ona söyleseydim " BOŞVER EVLAT BOŞUNA KENDİNİ HARCAMA BİZDEN ADAM OLMAZ " dermiydi... İşte bu soruların cevabını net olarak vermem pek kolay görünmüyor... Çünkü ben bu eylemi planlarken, İslam dışı Aleviliğe kimlerin şiddetle karşı çıkacağını biliyordum ama, kimlerin destek vereceğini bilmiyordum... Birilerinin biryerlerde İslam dışı Aleviliği konuşuyor veya savunuyor olduklarına inanıyordum ama bunların kim olduklarını bilmiyordum... Bana bu konuda yardım edebileceğine inandığım kesimin ABF içinde olduğuna inanıyordum ama, isim olarak kimin böyle düşündüğünü bilmiyordum... Nejat hocanın olayını bilmediğim gibi, hiçbir yerde bu görüşü dillendiren herhangi bir Alevi kişiye ve yöneticiye de rastlamamıştım... Katıldığım üçüde birbirinden ilginç duruşma sonucunda yüzde yüz oranında beklediğim RET kararı çıktıktan sonra, yargıtaya gitme sürecine girdim... Bu aşamada da hala yalnızdım... ne kimse ve nede bir yardım gelmişti... Mahkemenin verdiği 15 günlük itiraz süresinde kendimce bir savunma hazırlamaya başlamıştım... Günlerce birçok yazı yazdım... Tamamı Kur-an, hadis ve Alevi inancı üzerine kurulu bir savunmaydı... Tamda bu günlerde sıra basına geldiği için, kendimce seçtiğim bir gazetenin kapısını çaldım... Bu gazetenin adı CUMHURİYET-ti... İlgili muhabirle uzun uzun görüştük... Konunun önemini ısrarla belittim... Muhabir her dediğimi yazdı... Dört gün bekledim ve bu haberi yayınlamadılar... CUMHURİYET-ten umudumu kesince, haber kısım şefini tanıdığım gazetenin kapısını çaldım... Haberin önemini hemen anladılar ve ikinci günü o yayın gurubunun tamamında çıktı... Tamda o günde gazeteciler gidip ABF yöneticilerinden görüş almışlar... KAZIM GENÇ başkanım bu davayı desteklediğini ve eğer istersem bana hukiki yardımda bulunacağını söylemiş... Bu demeçte aynı günde yayın organlarında çıktı... Tarih 28-Eylül-2004… hemen aynı gün Kazım BAŞKAN bana ulaştı... Vekaleti verdim... Bu olay medyada geniş anlamda yer aldığı gün, Selahattin Özel Başkan aradı ve “ Kimseye bir şey açıklama, ABF senin meseleni görüşüyor, Basın açıklaması yapılacak “ dedi… TAMAM DEDİM… 1 Ekim-2004 günü Sevgili Ali DOĞAN DedemizdenTürkiye kamuoyuna yapılan o ünlü açıklama geldi… AÇIKLAMA TAMDA BEKLEDİĞİM ŞEKİLDE VE AÇTIĞIM DAVANIN ÖZÜNE UYGUN BİR ŞEKİLDE OLDU… 28 Eylül ile açıklamanın yapıldığı gün arasında ABF kurulunda neler konuşulmuş ve neler yaşanmış olabileceğini orada olmasam da, yeterince tahmin ettiğimi sanırım sende kabul edersin… Hemen o günlerde bir destek te AABF-den gelmişti… Yerel mahkemenin devam ettiği günlerde, 2004 yılının Ağustos ayının son günlerinde, İzmir-de ki Hazma baba törenlerinde çok ilginç bir tesadüf daha olmuştu… Her fırsatta katıldığım bu törenlere o gün yine gitmiştim… Portokol sırasına oturanların içinde Selahattin ÖZEL başkanı görmüştüm… Yanına gittim, Hemen davayı sordu, Devam ediyor dedim, Yardım gelmedi mi? Dedi, Söz verdiler ama bir şey gelmedi dedim… Yanında oturan beyle tanıştırdı… İlk kez gördüğüm bu insan AABF-nin genel başkanı Sn.Turgut ÖKER-di… Mesleyeyi öğrenince çok heyecanlandı… Bir şeyler sordu. Anlattım… SENİ ANLINDAN ÖPMEK LAZIM dedi… Ve “ Sen Türkiyedeki yasal süreci bitirip AİHM-ne geldiğinde, biz sana her türlü yardımı yapacağız dedi… Teşekkür edip yanından ayrıldım… Fakat aradan üç sene gibi bir zaman geçtikten sonra, Yine karşılaştığımız bu arkadaşımız, İzmirde ki bir aşure etkinliğinde bu sefer bana BAMBAŞKA BİR ŞEY SÖYLEMİŞTİ… ANLINDAN ÖPÜLESİ Sinan IŞIK gitmiş, Yerine SATILMAYI HAK EDEN bir Sinan IŞIK gelmişti… Halbuki Sinan IŞIK aynı Sinan IŞIK-tı… Kendisine bolca küfür edilmişti, HAİN ilen edilmişti, İzzettin DOĞAN-I ELEŞTİRDİĞİ GEREKÇESİYLE Dernek başkanı tarafından TEHDİT edilmişti, TEHDİTÇİ dernek başkanı, AKD Kültür dernekleri Genel Başkanı Tekin ÖZDİL tarafından ödüllendirilmişti… Bu olayı bilen diğer üst düzey yöneticiler ise üç maymunu oynamıştı… Sevgili Harmancı; Süreç devam ediyor… Bizler buralarda veya hayatın başka alanlarında YOL adına bir şeyler yapmaya çalışırken, Bizi temsil edenler Ankara-da başka şeyler yapıyor… Bakalım ne olacak… Daha ne zamana kadar bunlar görmezden gelinecek… Ve ne zaman birilerinin vicdanı sızlayıp, KORAY-A VERDİĞİ SÖZÜ TUTACAK… Sevgilerimle… Sinan IŞIK Konu kral çıplak tarafindan (05-02-2010 Saat 13:15 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to kral çıplak For This Useful Post: | ...baskoylu... (05-08-2010), Çopur (05-02-2010), Hasan Harmancı (05-02-2010), karan (05-03-2010), Seyhlerli1970 (05-02-2010), İşcanbaba (05-02-2010) |
|
|
#2 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ali karul Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Deman; Alevizyon'un Degerli yazarlarından sn Özgürce dostumuzun ,sn Sinan Işık'ı yaptığı işten dolayı defalarca taktir ettigini yakınen bilen birisiyim .Buna bende katılıyorum .Sinan Işık önemli bir iş yapmıştır . Amma ve lakin ; Sinan Işık taktirle yetinecek bir kişilige ve ruh haline sahip bir kişi degildir .Sinan Işık'la ilgili tartışmalar başlamadan , Sinan Işık'ı eleştiren yokken ,ben bir tesbit yaparak onu özel konuşmalarımızda eleştirdim .konu kanarya sevenler derneginden bile başlasa ,Sinan Işık konuyu öyle veya böyle kendi kimlik davasına getiriyor .Ve konuya herzamanben,ben,ben ,ben,ben,ben ,ben,ben,ben ,ben,ben,ben ,ben,ben,ben , ben,ben,ben ,vben,ben,ben , diye başlayıp öylede bitiyor . Bende diyordum ki ,buradaki amacın Aleviligi hizmetse ? önce şu ben olayını ortadan kaldır .Sonra da hep sen konuşuyorsun birde karşı tarafı dinleyelim bakalım onlar ne diyor ! karşı tarafın ne dedigini kendisine söyledim burada tekrarlayıp polemik yapmak istemiyorum .Bu saçma sapan" benlik"davasına ve Sinan Işık'ın hayali senoryalarına ayıracak zamanım yok.Ama şuda bilinmelidirki bu dava sadece Sinan Işık'a kalsa şu an bu konuyu konuşuyor olmazdık . Geniş bir kamoyunun genel fikiri ;Sinan Işık'ı yaptığı işin öneminin farkında degil.Egosu yaptığı işin üzerini örtüyor . Ne diyor Sinan Işık ; Alevi gençleri heykelimi dikecek ? Geçenlerde bir arkadaş okumuş bunu .Yahu kardeşim nereye isterse ben dikeyim heykelini yeterki sesini kessin artık bıktırdı bizi diyordu .Ne diyeyim birşey söyleyemedim . Sinan Işık;Aleviligin İslamdışı olduğunu benim davamla konuşulmaya başlandı diyor .Bu tartışmaları ben başlattım diyor . Tamam sen yaptın ,herşeyi sen yaptın diyoruz .Bütün övgüler senin olsun diyoruz .Biz yoksul bir yol oğluyuz ,amacımız bu yola hizmet .Bütün övgüleri sen al .Herkes seni konuşsun .Nasıl istiyorsan öyle olsun .Ama yeter bizim yakamızı bırak .Kendini parlatmak için bizim adımızı kullanma .Bizimle ilgili hayali senoryalar kurma . Sevgili Deman ;konuyu toparlarsak Özgürce dostun Sinan Işık'la bir düşmanlığı yoktur bizimde yoktur .Biz dost gördügümüz için açık alandan ziyade kendisini özelden defalarca uyardık .Amacımız onu rencide etmek olsaydı bunu açık alanda yapardık .Onun yaptığı gibi .Benimle msn'de konuştuğu özel bir konuşmayı açık alana taşıyarak ne kadar güvenilmez birisi olduğunu benim nazarımda ıspatladı . Bu yaptğın ayıp degilmi dedigimde ise; Beninle konuşurken savunamayacağın birşeyi konuşmaman gerektigini bilmeliydin gibi bir açıklam getirdi. Bende söyledigim her sözün arkasındayım konu bu degil .Konu içerigi ne olursa olsun iki kişi arasındaki bir konuyu diger kişinin rızası olmadan ,açık alana taşımak gayri ahlaki bir durumdur .Ve sen hala bunu savunuyorsan söyleyecek sözüm yoktur .Bu bir kişilik meselesidir .Ama şu kadarını söyleyeyim bu yaptığın işin yanlışlığını herkes görüp seni ayıplayacaktır. Bu forumun yöneticileri ve yazarlarının kimseye bir diyet borcu yoktur .Neyi doğru görüyorsa onu savunur.Alevivizyonda yazar olmak bir ayrıcalıktır ,kimi bunun degerini bilir ona göre davranır bilmez ise de ona göre davranılır . Sinan Işık için üzgünüm , İstedigi kadar "Benlik" güdebilir ,istedigi kadar ,yalan yanlış senoryalar yazabilir .Ben bu tartışmaların bir tarafında olmayacağım .Özgürce dostun bu hassasiyetini de mazur görmeniz gerekir .Yoksa onunda böyle bir davanın birtarafı olmayacağını düşünüyorum .Kendisine saygım sonsuzdur ve bu saygıyı hakediyor . Saygılarımla Ali Karul Ali Karul; Herkesin önünde açıkça söylüyorum, sen büyük bir yalancı ve maniplasyon ustasısısın... Bir süreden beri ortaya çıkan gerçeklere baktığımda ise, artık senin Alevilik diye bir kaygın olduğuna da inanmıyorum... Çünkü Alevilik yalan ve dolan ile yürümez Bunca yalanı ve kandırmacayı ne için yaptığına bir anlam bulmaya çalışırken şunlara rastlıyorum, iki adet Alevi formu, bir adet Alevi haber sitesi, bir adet kitap, ve Yol Tv-de proğram, AYRICA Tez diye ortaya attığı tahrifatlarıyla masum Alevi gençlerini peşine takan ve ayrıca kendiyle zerre kadar ilgisi olmayan bir tartışma sürecini kendine mal etmeye çalışan ve bunlarla tarihe geçmiş bir yazarın avukatlığı... Ali Karul, Son gelişmelerle birlikte bir yanınız daha ortaya çıkmış oldu, senin ve cansiperane avukatlığını yaptığın yazarın hiçbir Alevi kurum başkanının adını bile ağzına almadığı ve benim açtığım konulardan neden özellikle kaçtığınızın sebebi ortaya çıktı, isim vermeden de olsa İslamın kuyruğuna takıldı diye suçladığınız ABF yi işaret edip ve fakat aynı kuyrukçuluğuyapan diğer büyük kurumu görmezden gelişinizin getirisi ortaya çıkmış oldu... ABFyi hedef gösterip, AABF yi korumaya alışınızın sebebini anlamış olduk.. Önün açık Ali, sende iyi biliyorsunki Alevi pazarı oldukça büyük bir pazar, herkese yer var da bir sana ve bana mı olmayacak??? Öylesine büyük bir pazar ki, kimi senin gibi yalanlarını pazarlar, kimi de benim gibi çıplak gerçeklerini, tatlı yalanların alıcısı her daim çoktur, fakat söz konusu olan acı gerçekler olunca kim ne yapsın ki??? Vay be,, Özgürce beni takdir etmiş, Ali Karul da beni takdir etmiş amma ne varki ben, benlik yüzünden bunu yeterli bulmamışım, hatta bir de heykelimi diktirmeye çalışmışım, vay be.... Hey Ali Karul ve çok sayın Özgürce, siz hiç hayatınız boyunca kimseyi gerçek anlamda takdir etmişmisiniz??? Sizin gibilerin takdirlerinde bile riyakarlık vardır... Peşinden koştuğunuz ve yaygınlaştırmaya çalıştığınız yalanlara baktığımızda takdir edeceğiniz insan tipi de ortaya çıkıyor... Sizin gibiler daha düne kadar bilmem nerelerde keyif çatarken, POLONYALI ÇOCUK yaptığınız o yazarınız-ın yalan dolu ilk kitabı henüz raflardaki yerini almazken... Birine vurup, diğerine yanaştığınız o kurumların genel başkanları İslam kuyrukçuluğu yaparken, Alevileri pazarlarken, ve onca yazar, çizer, akademisyen bunları seyrederken, benim gibi bir işçi SESSİZ DEVRİM yapmak için tek başına yola çıktı... Bu nedenle derim ki Alevi gençleri SİNAN abilerinin heykelini dikecek... Sizin gibilerin bunu anlaması mümkün değil... Siz ancak yalacıların heykelini dikersiniz... O riyakar arkadaşımıza da söyleyin buralar laga luga yerleri değil, sözü olan çıkar söyler... Seninle olan konuşmamızı açıklamaya gelince, ben bu yaptığımdan zerre kadar gocunmuyorum, söz konusu olan Alevilikse bunu görev sayarım... Bundan sonra da aynısını yapmaya devam edeceğim, kim benimle konuşursa lafına dikkat etsin, söylediği şeyleri herkese söyleyeceğimi bilsin... Konu Alevilikse durum böyle... Yok eğer konu başka şeylerse kimsenin sırrını asla başkasına vermem... Senin mantığınla gidersek şöyle yapmam mı gerekecekti? sana diyecektim ki " Ali can müsaade edersen ben senin yalanlarını foruma yazmak istiyorum " ha..böylemi yapacaktım? Yoksa içime atıp, sizin Alevi gençlerini aldatmanıza göz mü yumacaktım??? Ali Karul can ve Özgürce abiciğim; şimdi siz lafı hiç gevelemeden aşağıdaki konuların cevabını verin de bu iş açığa çıksın. 1: SON ALEVİ ESNAFI başlıklı yazıdaki iddialarımı çürütün, E.ÇINAR " BU TARTIŞMAYI BEN BAŞLATMADIM " diyorsa oradaki yazılar ve senin inkarların ne anlama geliyor??? 2: POLONYALI ÇOCUĞUN hikayesini anlatın... 3: Ben nerede BENLİK GÜTMÜŞÜM bunu ispat edin... Hadi göreyim sizi, Bunları kendi leyhinize açıklamanızın imkan ve ihtimali olmadığı için, şimdiden peşinen söyleyeyim, kendinize iş arayın... Saygılarımla Sinan IŞIK Konu kral çıplak tarafindan (05-07-2010 Saat 22:43 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
#3 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ali karul Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Sinan Işık ; Üç yıllık hasbihalimiz var , Alevilik adına verdigin mücadeleye de saygım var . Ama üzülerek belirtmek isterimki senin ilacın bede degil .Sana tavsiyem en kısa zamanda ,profösyönel bir destek almandır .Bu konuda şahkulumame nin yardım talebi var .Bunu degelendirmeni tavsiye ederim . En kısa zamanda bir doktora gidip bu ruh halini anlatmalısın .Yoksa daha sonra tedavi edilemez duruma gelecegi için senin için geç olabilir . Üzülerek belirtmeliyim ki ,hastalıklı ruh hali ile seni ciddiye alıp cevap yazma olasılığım yoktur .Benden bunu bekleme ve benimle ilgili yazarken sana cevap vermeyecegimi bilerek edep erkan çerçevesinde yazmanı rica ediyorum . Seninde belirttigin gibi birçok işle uğraşıyorum ve bu gibi konulara ayıracak zamanım yoktur . Sana şimdiden geçmiş olsun diyorum ,umarım en kısa zamanda tedavi olur .Sağlılklı bir ruh hali ile aramıza katılırsın . Aşk İle ..... NOT:"DÜŞMANIN KURDUĞU PİSTTE DANS EDİLMEZ" bunu hiç unutma. bana cevap vermen gerekmiyor, işine bak. kolay gelsin. Tamam Ali kardeş, ve de Özgürce abim... Sizi azad ediyorum... Bundan sonra sizi değil Sn.ÇINAR-ı muhattap alacağım... Zaten bu konuda Karan dostumuzun da haklı bir eleştirisi var... Şahkulu canın tüm önerileri başım gözüm üstüne... Zaten sizleri de düşman gibi gördüğüm yok... Sevgim bakidir... Yalnız şu ısrarımı sürdüreceğimi bilmenizi isterim, Ben bu mücadeleye çıkarken ALEVİ GENÇLERİ HEYKELİMİ DİKECELER diye çıktım... Yoksa benim ne işim vardı bu yolda... Saygılarımla Sinan IŞIK |
|
|
|
|
#4 | ||
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Alinti:
Saygılarımla... Konu kral çıplak tarafindan (08-17-2010 Saat 20:40 ) değistirilmistir.. |
||
|
|
|
|
#5 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sevgili sinan abi rica ediyorum baska forumalrdaki tartısmaları forumumuza tasıma. kişilerin senin hakkında veya senin kişiler hakkında yorumlar,eleştiriler gencaleviler forumun veya genelde alevilerin tartısma konusu olmamalı. etik olarakta forumumuzda olmayan ve alaeviliği genel oalrak ilgilendirmeyen bu konunun kapanmasını en azından forumuzla alakası olmayan kişisel yazısmalardan uzak durmanızı rica ediyorum
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
| The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
|
|
#6 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sevgili Devrim; Düşüncelerini saygıyla karşılıyorum... Fakat şunu da demek zorundayım, bizler böyle yaparsak meydan simsarlara kalacak... Kimlerin kimlerle kolkola girdiğini ve Alevileri nasıl kandırdıklarını açıklamayacaksak söyle bizim burada veya bu formun ne işlevi olacak...senin girmek istemediğin her yer simsarlara kale oluyor... Bu konunun Alevileri ilgilendirmediğini söylemek pek kabul edilir birşey değil... O zaman bende sana başka konuyu hatırlatırım, madem kimsenin yaptığı bizleri ilgilendirmiyorsa bizler burada Erdoğan ÇINAR-I ve ALİ KARUL-U-u niye tartıştık???? Sen bu gibi konulara karışmak istemeyebilirsin... beni hedef almalarınıda istemezsin, fakat senden ricam lütfen bu topiğe dokanma...Bu hiç doğru olmaz... Bu çirkinlikleri insanlara duyurmak bizim görevimiz...Sen başka türlü düşünebilirsin, ben ise çok farklı düşünüyorum,,, Ben burada kimseye hakaret etmiyorum... Konuyu buraya taşımamın sebebi diğer forumda kafalarına göre konuları siliyorlar, hal böyle olunca alan daralması oluyor...Lütfen karışma... Kendine ve özellikle duruşuna güvenen gelsin adabıyla tartışsın... Sevgilerimle Kral çıplak... Konu kral çıplak tarafindan (08-17-2010 Saat 21:12 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
abi anlatamadım sanırım bahsettiğim şahıslar forumuzda değiller yani cevap vermeyecekler ve gerek tahrifat konus gerekse diğer aleviliği ilgilendiren konular tartışıldı fazlasıyla tekrardanda tartışabilirz. buradaki durum biraz kişiselleştirmeye gidiyor gibi
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sevgili Devrim; İnanki hiçbir şey kişisel değil... Her sözün, her hareketin bir karşılığı ve Alevilikle bir ilgisi var... Alevilik dediğin zaten insan merkezli bir inanış... Kişilerin yaptığı ve söylediğklerinin hepsi direkmen inancıyla ölçülür... O nedenledir ki, bizde sorgulama vardır... Eğer bizler bu tür kirli ilişkileri deşifre etmezsek, toplumumuzu bir örümcek ağı gibi saran bu durum inanki hepimizi yok edecek... Dikkat ettiğine eminim, birçok Alevi forumunda aynı tepkiyle karşılaşıyorum... İnsanlar bu tür konuların tartışılmasından hoşlanmıyorlar... Taaa başından beri böyle bir ortam oluşturuldu ve bu şahıslar bu taktiklerinde oldukça başarılı oldular... Ne zaman böyle bir konu açılsa, ( Nedense çoğunlukla ben açıyorum ) Hemen aynı şahsiyetler ortaya çıkıp benzer gerekçelerle itiraz edip, karalama kampanyasına başlıyorlar... Onların istediği tek şey var, istiyorlarki herkes yalnızca onların istediği konuları tartışsın ve onları alkışlasın... Alkışlanmalarına bir şey diyecek değilim ama belledikleri konular hep teorik... Her defasında da ben araya girip böylesi çetrefilli konuları açıyorum... Hal böyle ulunca birden dikkatler bu yöne kaymış oluyor ve birilerinin keyfi kaçıyor... Konular ağır olunca tamda insanın gerçek kişiliğini ortaya koyan konular olunca, bazıları hemen korkuya kapılıyor, vicdanının sesini dinlese ve ona göre yazsa bu sefer birileriyle kötü olacak, yazmasa olmayacak... HAL BÖYLE OLUNCA HA BİRE BANA SALDIRIYORLAR... Öyle garip gerekçeler buluyorlar ki akıllara zarar... Beni iğneden ipliğe süzüyorlar fakat ne yazık ki hakkımda dişe dokunur zerre kadar birşey bulamıyorlar... Bu seferde direkmen yalan ve iftiraya başvuruyorlar... FAKAT NE VARKİ BEN OLDUKÇA RAHATIM... Kendimi onlarla kıyasladığımda dağ başlarından kopup gelen kar tanesine benzetiyorum... Koskoca adamlar hiç utanmadan SUÇLU DAYANIŞMASI YAPIYORLAR... Kafalarını da kuma gömüyorlar.... KİMSENİN ONLARI GÖRMEDİĞİNİ SANIYORLAR... Sevgili Devrim; Sana kişisel gibi gelen bütün bu şeyler inanki Aleviliği ve Alevileri birinci dereceden ilgilendiriyor... Çünkü Alevi toplumunu bu gibi şahıslar yönlendiriyor... Bizler bu şahısları başı boş bırakırsak ve buralarda yalnızca teorik takılırsak, bir süre sonra bunları yapıştıkları yerlerden eskavatör bile sökemez... Ben derim ki henüz herşey bitmeden bu gidişata bir dur diyelim... Onların burada olmaması veya bilerek gelmemeleri hiç önemli değil... Burda olsalar da gelip cevap vermezler çünkü veremezler... Onların en iyi yaptığı şey, AL GÜLÜM VER GÜLÜM MESELESİ... Bir de SESSİZLİK SANSÜRÜ... Adam açıkça bana söyledi, ( HAKKIMDA İSTEDİĞİNİZİ YAZABİLİRSİNİZ BENİ İLGİLENDİRMEZ ) DEDİ... Peki böyle bir sözü insan nasıl söyleyebilir... Ben sana söyleyeyim, şunu düşünüyor ve zaten söylemişti ( Alevi forumlarında yazan 20-30 KİŞİYLEMİ UĞRAŞICAM ) Şimdi ise yeni bir durum çıktı ortaya, vatandaşın bir ortaya çok ciddi iddialar attı, ne tesadüftür ki tarih olarak tamda onun kendini övdüğü tarihe denk geliyor... Bir süre önce İşcanbaba-nın açtığı konuda kendisine bazı sorular sormuştuk, arkadaş hiç oralı olmadı... Onun söylemine göre sanki kundaktayken Alevilik konularıyla uğraşıyormuş gibi konuşuyordu, meğerse bizim merak ettiğimiz tarihlerde arkadaşımız geçim derdi içerisinde bazı savaşlar veriyormuş... Ortaya çıkan belgeler!!! görmezden gelinecek gibi değil... Durum bu olmasına rağmen biz yinede kimseyi suçlu ilan etmedik... Sadece açıklama istedik... Nasıl olsa herşey ortaya çıkacak... Fakat görüyoruz ki bazı kişiler sırf birilerine gıcık oldukları için o kişinin ortaya koyduğu böylesine çok ciddi olayları bile tiye alıyorlar, yok sayıyorlar, ve adeta o kişiyi kahraman ilan edip sınırsız destek veriyorlar... Böyle bir kepazelik hiçbir yerde görülmemiştir... Üç yıldır bu ortamdayım, böyle bir kepazeliği ilk kez görüyorum... Şimdi sorarım sana, sence bizde mi bunları görmeyelim??? Saygılarımla Kral çıplak. Konu kral çıplak tarafindan (08-18-2010 Saat 14:04 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to kral çıplak For This Useful Post: | İşcanbaba (08-18-2010) |
|
|
#9 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Biz görelim abi,
Hiç bir şeyi görmemezlikden gelmeyelim, Bir birimizi eleştirelim, uyaralım, "benlik" kisvesini kim giyerse ve kim ki, Geçmişinin hesabını vermeden "alevilik " adına konuşursa, ve akevi tarihini, yaşam biçimini bir şekilde sahte, yanlış,deformo edip, "ESNAFLIK " yaparsa bunları yakasına iliştirmek gerek, Samimi olanlara bir diyeceğimiz olmaz, Nede samimi , alevilik adına bişeyler yamak isteyen ve okuduğu kitaplarla hareket edenler samimidir, onları kandıranlar ise, yargılanmalı, "Düşkünlük" gerektirecek suçları yapanlarda, bir şey yokmuş gibi dolaşmayacak, Ançak yinede gelen açıklamaları görmek gerek, ben adı geçen şasın sitesinden olayı takip ettim, şimdiye kadar , daha henüz ikna edici bir belge ve bilgi ortaya koymamış, Oysa elinde bu tip belgelerin olması gerek diye düşünüyorum, Neyse bekleyip göreçeğiz.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
| The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#10 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1632 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Şimdi birazda şu belge!!! üzerine birşeyler demem gerekiyor...
Nede olsa bunu hak ediyorum... Değilmi ki bu konuya müdahil oldum, değilmiki bu yüzden birçok saldırıya ve karalamaya maruz kaldım... O halde benimde bir görüşüm olmak zorunda... Lise bir-den terk olsam da, hukuktan hiç anlamasam da, yaşamın cilvesi gereği adli makamlarla birkaç kez merhabalığım olduğu için ufak tefek bilgilerim ve tecrübem oluştu... Şimdi bende o tecrübelerime dayanarak dosya üzerinden çözümlemeler yapacağım... Sayın BALTA tarafından bu topiğe konan belgeye baktığımda gördüğüm şudur... Madde 1: Yukarıdaki belge(!)ye baktığımda orada adı yazan Ali KARUL isimli kişinin iki ayrı suçtan yargılandığı görülüyor, biri SAHTECİLİK, diğeri DOLANDIRICILIK... İşleyişe göre bu davalar yerel mahkemede görülmüş ve bir hükme varılmış... Oryata konan hüküm dolayısıyla adı geçen şahıs ceza almış... Bu yargılamanın sonunda o kişiye temyiz-e yoluna gitme hakkı tanınmış... O şahsın avukatı da mahkemenin kararına itiraz etmek ve hükmü bozdurmak için yargıtaya başvurmuş... Hal böyle olunca benim ilk anladığım durum şu oluyor, demek ki bu kişi yargılama sonunda suçlu bulunmuş ve bu nedenle yargıtay-a gitmiş... Aksi taktirde yargıtaya gitmesi için hiçbir gerekçesi olamazdı... Öyle ya, yerel mahkemede aklanan bir kişi niye yargıtaya gitsin ki??? 2:Yine yukarıdaki belgeye(!) göre ele alınan ilk suç olan SAHTECİLİK davasına yapılan avukat itirazı saçma bulunmuş ve değerlendirmeye alınmaya bile değer görülmemiş... Her ne kadar avukatlar müvekkillerini kurtarmak için her şeyi yaparlar sa da, bu konuda öyle bir tuhaflık oluşmuş ki yargıtay bile şaşırmış ve bunu belirtmek zorunda kalmış... SANIRIM BU DURUM SAYIN AVUKAT İÇİN BİLE ÜZÜCÜ OLMUŞTUR... Yalnız tamda burada şu durumu belirtmek gerekiyor... Belgede(!) yazıya göre yerel mahkemesin SAHTECİLİK suçuna dayalı kararı bilinemediği ve tarafımdan anlaşılamadığı için sayın avukat-a neden kızıldıığını anlayamadığım sadece şöyle bir tahminde bulunabilirim... Bunun iki anlamı olabilir... 1:Yargıtay müdahil avukat-a şunu demiştir: Sayın avukat siz itiraz etmişsiniz ama ne yazık ki müvekkilinizin işlediği suç o kadar açık ki buna itiraz etme gerekçeniz oldukça saçma olmuş... 2:Sayın avukat, müvekkiliniz bu suç isnadından beraat etmiş, fakat siz buna itiraz etmişsiniz, daha ne istiyorsunuz anlayamadık Madde 3: Yapılan itiraza binaen ikinci bir yargılama konusu olan ve şahsa isnat edilen suç DOLANDIRICILIK... Yargıtayın bu konuda dediği şey bana göre aynen şudur... Demiş ki:Yerel mahkeme bu kişiyi yargılamış, kendi görüşü ve kanaatine uygun olarak bir ceza vermiş... Bu yargılama bizce de uygundur... Verilen bu cezanın üst sınırı 7 yıl, 6 ay... Bu şahıs bu suçu işlemiştir ama suçun işlendiği tarih ile cezanın verildiği tarih arasında geçen süre 7 yıl, 6 ayı geçtiği için kanuna göre bu suç ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞTIR O NEDENLE İŞLENEN BU SUÇUN CEZASININ UYGULANMASI FİİLEN ORTADAN KALKMIŞTIR...İşte bu gerekçeyle yerel mahkemenin verdiği kararı bozuyorum ve cezayı ortadan kaldırıyorum İşte bu ZAMAN AŞIMI durumu bu vatandaşın imdadına yetişmiş ve onu hapis cezasından kurtarmıştır... Bu karardan anlaşılması gereken ve kesin olan durum şudur, kişi DOLANDIRICILIK SUÇUNU İŞLEMİŞTİR YANİ SUÇLUDUR FAKAT YASALAR GEREĞİ ZAMAN AŞIMINDAN YARARLANARAK HAPİSTEN KURTULMUŞTUR... Tamda burada belirtilmesi gereken çok ince bir detay daha var... Yargıtay nasıl ki yazının başında Ali KARUL İSİMLİ sanığın AVUKATINA bi nevi ince fırça atmışsa, aynı şeyi başka bir uslupla yargılamayı yapan ve cezayı veren yerel mahkemeye de yapmıştır... Ve yerel mahkemeye demiş ki: Ey mahkeme sen bu yargılamayı yaptın, sanığı yargıladın, suçlu olduğuna karar verdin, buna bir diyeceğimiz yok fakat, aynı zamanda sen büyük te bir hata yapmışsın, suçun işlendiği tarih ile senin verdiğin karar tarihi arasında geçen süreye dikkat etmeyip, bu kişinin yasal olarak yararlanmaya hak kazandığı ZAMAN AŞIMI hakkını uygulamamışsın...Normal olarak sen bu suçlunun cezasını verdikten sonra ZAMAN AŞIMINI devreye sokup davayı orada düşürmeliydin... Sen bu kararı yazılı hale getirerek hata yaptın ve bizi de boşuna oyaldın... Sonuç olarak şunu diyeceğim... Yukarıdaki Yargıtay kararından benim kesin olarak anladığım şudur... Yazıda adı geçek Ali KARUL isimli şahıs yargılandığı DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN mahkum olmuş, 7 yıl, 6 ay ceza almış fakat ZAMAN AŞIMINDAN yararlanarak hapse girmekten kurtulmuştur... Sahtecilik suçunun kesin kararının içeriği nedir??? beraat mi etmiş??? Yoksa suçlu bulunup bir cezaya hükmedilmişmidi??? Cezaya hükmedildiyse rceza miktarı ve ne kadardır??? bu durum ZAMAN AŞIMINA girmişmidir onu anlayamadım... Fakat şunuda belirtmem gerekiyor, Ali KARUL isimli bu şahsa isnad edilen SAHTECİLİK ve DOLANDIRICILIK suçlarına bakan mahkeme aynı mahkeme olduğuna göre, SAHTECİLİK suçundan bir ceza verip buna ZAMAN AŞIMI uygulamış olsaydı, DOLANDIRICILIK suçuna da aynı şeyi yapardı... Demek ki SAHTECİLİK olayında da böyle bir uygulama söz konusu olmamış... Her şeye rağmen yinede bir hata olsa ve bir dava da ZAMAN AŞIMI uygulayıp diğerine uygulamamış olsaydı, Yargıtay bunun fırçasını da ayrıca atardı... geriye iki seçenek kalıyor, ya SAHTECİLİK-ten ceza aldı ve yargıtay bunu onayladı... Yada suçsuz bulundu ve yargıtay onayladı... Tabi şunu da unutmamak lazım, SAHTECİLİK-ten suçsuz olsaydı sanığın avukatı buna itiraz edermiydi??? Neyse, nasıl olsa bütün şeyler yakında ortaya çıkacak, böylesine bir suç ortadayken ve yargıtayca da onaylanmışken fazla söze gerek olmaz... İster tek suçu olsun, isterse on suçu olsun farketmez... Zaten birde diğer iddialar var... İstanbul adliyelerinden alınmış ve aynı kişiye ait iki tane daha adli sicil kaydı var... Bunların da hangi suçtan olduğu elbet ortaya çıkacak... Bu konunun beni ilgilendiren biricik yönü şu, kayıtlarda adı geçen Ali KARUL isimli kişinin, Alevilik ve Aleviler adına ahkam kesen aynı ismdeki Ali KARUL ile aynı kişi olup olmamasıdır... Eğer buraya konan belge(!) gerçek ise, Yargıtayca cezası kesinleşen ve DOLANDIRICILIK suçundan ceza alan kişi bizim Ali KARUL ise işte burası beni birinci dereceden ilgilendiriyor... Bu durum gerçek ise bu şahıs tezi yok Alevi halkından özür dileyip bu ortamlardan tamamen uzaklaşmalıdır... Eğer varsa çekilmedik adli cezası bunu kendisi düşünmelidir, bu kısım kendi vicdanı ile devlet arasındadır... Hüküm giydiği suç yüz kızartıcıdır... Böyle kişiler kanaat önderi olamaz... Kitleleri ve özellikle Alevi gençlerini etkileyecek konumda olamaz... Bu durumun tamamen açıklığa kavuşması gerekiyor, açıklığa kavuşuncaya kişi elbette masumdur... Burada yazılanlar tamamen iki ihtimal üzerinedir... Benim belirttiğim kanaatler o kişinin gerçekten suçlu olması haline yöneliktir... Suçlu ise benim görüşüm değişmeyecektir... Bu tartışmalar esnasında bazı insanların tam bir savunma refleksi göstermeleri ve bunuda Alevilik adına yapmaları oldukça düşündürücüdür... Oysaki insan böylesine nazik bir konuda oldukça temkinli ve tarafsız olmalıdır... Kişinin durumu netleşinceye kadar her türlü yargısını askıya almalıdır, ne peşinen suçlu ilan etmeli, nede kahraman ilan etmelidir... İllede birşey demek istenirse benim gibi yapıp ihtimaller üzerine konuşmalıdır... MAĞDUR KAHRAMAN üretilmemelidir... Saygılarımla Kral çıplak Konu kral çıplak tarafindan (08-18-2010 Saat 16:46 ) değistirilmistir.. |
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||