![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
:00 ![]() Kutsal Kelam olan Kur'an'ı Kerim, Tanrı’nın mesajıdır. Tüm âleme seslenir ve tek muhatap olarak da İnsanı tanır; “Yasin –“Ey İnsan" diyerek, insanın rengine, şekline, ırkına bakmadan tümünü kucaklamış ve bir canlının bir diğerine üstünlüğünü kabullenmemiştir... Alevilik; İslam'ı benimseyen, Tanrı'nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed'i Peygamber kabul eden, kitabı Kur'an olan, Hz. Muhammed'in Ehlibeyt'ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını "Vahdet-i Vücut" ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur'an'ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile "Seyr-ü süluk" (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur.Alevilik; Özünü insan sevgisinde bulan, Tanrı’nın insanda tecelli ettiğine ve zerresinden oluştuğuna, onun için de insanın ölümsüzlüğüne inanan, ibadetlerinde kadın erkek ayrımı yapmadan, kendi öz diliyle, musikisiyle, semahıyla inancını icra etme biçimine denir. Alevilik; İslamiyet’in Kuran’a dayalı, Hz. Muhammed’in buyruklarına göre İslam’ı evrensel boyutuyla yorumlayıp, yeryüzü insanlığına yeni kapılar açan büyük bir düşünce akımı ve tasavvuf felsefesiyle hayat bulan bir inanç bütünlüğüne denir. Özetlersek, Alevilik: Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz. İmam Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan her dine, her mezhebe, her inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, diline, beline sahip ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, bağnaz kurallara bağlı olmayan ve onu reddeden, İslam dinini kendi örf ve adetleriyle yorumlayan, aslı doğruluk, kemalı dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş, insan-ı kamil ve erdemli insan yaratmayı öngören, korkuyu aşıp sevgi ile Tanrıya yönelen, “Enel-Hak” ile insanın özünde Tanrıyı gören, insanı incitmenin tanrıyı incitme anlamını veren, yaratan ile yaratılan ikiliğinden “varlık birliği”ne varan edep ve ahlakiliği yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiligin hem de irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karekterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. İmam Ali’den gelen neslin imametini teberra ve tevella ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekli olarak değil, gerçek anlamıyla alğılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batıni özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları “Kırklar Cemi” ile yürüten bir inançtır… Kutsal Kelam olan Kur'an'ı Kerim, Tanrı’nın mesajıdır. Tüm âleme seslenir ve tek muhatap olarak da İnsanı tanır; “Yasin –“Ey İnsan" diyerek, insanın rengine, şekline, ırkına bakmadan tümünü kucaklamış ve bir canlının bir diğerine üstünlüğünü kabullenmemiştir... İnsan da, “eline, diline, beline” sahip yüksek ahlaklı olmalı ve incinse de incitmemelidir. Hiçbir şekilde ırk, renk ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın, tüm yaratılmışların aynı kutsal değerde olduğunu, kainatta ki tüm canlıların da Tanrı’nın özünden yaratıldığına inanmanın adıdır. Alevilik, sözlük anlamı olarak; Hazreti Ali'ye intisabı olan kimse anlamındadır. Yani, Hz. İmam Ali'den yana olmak demektir. "Ali- evi" ev halkı anlamındadır. Onun ev halkından olabilmenin yolu da onun değerleriyle süslenmekle olur. Alevilik; insanları nefsani duygulardan arındırıp Hakk'a ulaştıran vasıtanın adıdır. O vasıta bilinçli kullanılırsa insanları yüceltir, güzellik ve iyiliklere taşır, bilinçsiz kullanılırsa yarar sağlamaz ve zaman kaybı olup kişiyi Hakk katına taşımaz. İnanç, insanları huzura ulaştırır. Ulaşabilmek için de kişinin bütün sıkıntılarından, üzüntülerinden uzaklaşması gerekmektedir. Gönülde Haktan gayri sevgili kalmamalı ki; Aşıkla maşuk birbirine kavuşabilsin. Hz. Mevlana, bedeni ibadet eden, ancak ruhu secde etmeyen harap gönülleri, içsiz cevizlere benzetir. "Kulun ibadetine güzellik katan, ondan alınan zevktir. Çekirdeğin ağaç olması için, çekirdeğin içli olması gerekir. [1] der. İnsan, bedeniyle değil, ruhuyla, aşkla ibadetini yapmalıdır. Alevilik, özü ile Yaratanla birleşmenin adıdır. Çünkü, o öz sendedir. Bütün olan özün parçası sensin. Yunus’umuz: Yol odur ki doğru vara. Göz odur ki Hakk’ı göre Er odur ki alçakta dura. Yüceden bakan göz değil, deyip,insan olmanın özetini yapmıştır. Pirimiz Hacı Bektaş-ı Veli de; "Ara ki bulasın," diyor. Aranmadan bulunmaz, bulunmadan bilinmez, bilinmeden sevilmez, sevilmeden varılmaz, varılmadan da o olunmaz. Kendini bul ki; O'nu da bulasın. Kendini bulmadan onu bulamazsın. Kendini görmeden onu göremezsin. O zaman ara, kendini ara, eksiğini ara, Hakk'ı ara, güzellikleri ara, iyilikleri ara, sevgi ve aşkı ara. Arayarak O olacaksın. Çünkü her şey sendedir. Kainat sende gizlidir. Aradığın sendedir. "Madem ki sen insansın" aranılan sende gizlidir. Kitabı Mübin sensin, sana senden yakın bir şey yoktur. Çünkü, O sana senin şah damarından daha yakındır. Yakın olanı sen niye senden uzaklarda ararsın ki! Hz. İmam Ali, kendini bilmenin ışığını yüzyıllar öncesinden yakmıştır: -Derman sende. Fakat senin haberin yok; Derdin sende fakat sen görmüyorsun Kendini küçük bir beden sanıyorsun Oysa ki koskoca alem, dürülmüş içinde senin Öylesine apaçık, apaydın bir kitapsın ki Gizli şeyler onun harfleri ile meydana çıkmada, Dışarıya bir ihtiyacın yok senin Gönlünde yazılmış yazılar Her şeyden haber verir sana.” [2] Pirimiz Hacı Bektaş-ı Veli de: "Ara bul" diye buyurmuştur. O zaman ara... ara...ara... Ama, kendinde ara. "Canında bir can var, o canı ara... Beden dağında bir mücevher var, o mücevherin madenini ara... A... yürüyüp giden sufi! Gücün yeterse ara; Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara." [3] Din araçtır, amaca ulaşmak için araçtır. Amaç ise: Bilmek, bulmak ve insan olmaktır. Yani, "Beşer gelip, bişer (şerden kurtulup kamil insan olmak, pişmek, olgunlaşmaktır) olarak gitmek"tir. Kendi içinde ki dengeyi kurmaktır. O zaman o amaç için aracını iyi kullan. O araç sendedir. Birlikte ikiliği niçin ararsın ki! "Güneşe delil, yine güneştir. Sana delil lazımsa, güneşten yüzünü çevirme." [4] "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır." Yunus Emre Evet, bizim Yunus da bizlere böyle seslenir. İnsan son derece önemli bir varlıktır. Allah'ın yer yüzünde ki halifesidir. Meleklerin vakıf olamadıkları ilimlere sahip edilmiş ve meleklerin Ademe secdesi emir olunmuştur. Yunus, bunu özetlemiş; Ben ay’ımı yerde gördüm Ne isterim gökyüzünde Benim yüzüm yerde gerek Bana rahmet yerden yağar.. Hakk'ın insanda tecelli ettiğine inanan ve iman getirip teslim olan kimseye ve yaratılmışlar arasında ayrım yapmamanın adına Alevilik denir. Zaten dinlerin amacı da, insanları kötülükten çekip iyiliğe, birliğe ve kemale yöneltmek, ebedi hayatın yanında bir zerre hükmünde kalan şu fani ömür içinde iyilik ve gönül huzuruyla yaşamalarını sağlamak, onlara insanlıklarının şerafetini ve insan olarak yaratılmış olmalarının manasını bildirmek değil midir?
Hak nasip eylese dergaha varsam, Bir dem divanına dursam ya Ali. Eğilsem eşiğine niyaz eylesem, Yüzüm tabanına sürsem ya Ali. Ruh Semah Eylemedikten Sonra, Beden Dönse Ne Fayda !!! Allah'ın aşkına geldim kapına,
Muhammed aşkına durdum tapına, Yüzüm sürdüm eşiğine yapına, Derdimin dermanı sensin ya Ali. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Aşksız adem dünyada belli bilin yok durur Her biri bir nesneye sevgisi var aşıkdur Çalabın dünyasında yüz bin türlü sevgi var Kabul et kendzüne gör kangısı layıkdır Biri Rahmanir-rahim biri Şeytan-racim Onun yazdığı müzdi sevgüsüne taallukdur Dünyada Peygamberin başına geldi bu aşk Tercümanı Cebrail maşukası Halikdır Ömer ü Osman Ali Mustafa yarenleri Bu dördünün ulusu Ebu Bekir-i Sıddıkdır Alem fahri Muhammed Miraca ağdığında Çalapdan dilediği Ümmetine azıktır Yunus senin ayıbını gözlegil ayrığı ko Kimsenin ayıbına sen bakmagıl yazıkdır Bu eserde önemli olan unsur. Ömer ,osman,ali,mustafa hepsi ayni kefede degerlendiriliyor,bunlarin ulusuda mirac'tan sonra, sadak(Siddik) olan Ebu bekir. Bu isimler islamiyetin mimarlari. Sii'ler acaba Ali'yi, ömer, osman ve bekir ile yanyana koyabilirlermi? Aleviligi islam merkezli tanimlayip ömeri, osmani, ebu bekir'i dislayanlar ne düsünürler? Iki secenek var; Ya yunus'tan vaz gececekler yada Ali'den. Yunus Emre hic ayirt etmemis? Konu Onurcan tarafindan (06-30-2008 Saat 01:23 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Alev (08-31-2008), Arjin Efruz (07-14-2008), Devrim06 (06-30-2008), Kul Seyyid (07-13-2008), Renas (09-08-2008), İşcanbaba (07-14-2008) |
|
|
#3 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Bu Enelhakk kuran'da nasil oluyormus? |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#4 |
|
Bizden Biri
Üye No: 151
Mesajlar: 549
Thanks: 747
Thanked 425 Times in 237 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 19
REP Seviyesi :
![]() |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to - Esengül - For This Useful Post: |
|
|
#5 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Yani bizim Corum'un tabiri ile "Ögendereye dayanamayan porsuk harman yerine gelmeyecek" |
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Arjin Efruz (07-14-2008), Devrim06 (06-30-2008), Kul Seyyid (07-13-2008), Türkü (06-30-2008), İşcanbaba (07-14-2008) |
|
|
#6 |
|
Yeni Üye
Üye No: 189
Mesajlar: 10
Thanks: 10
Thanked 29 Times in 8 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
Tek tanrılı dinler kent kültürünü temsil eder Alevilik ise göçebe hayatının bir yaşam tarzıdır.Bundan dolayı Alevilik bir devlet dini şekline dönüşemez.Doğa Alevi yaşam ve düşünce biçimini şekillendirir.Evrene biçim vermektense onun bir parçası olarak yaşar.Bu yanıyla pagan inanışınıda içerisinde barındırır.Alevilik inanışını mutlak şekilde müslümanlık kavramıyla açıklamak siyasal ve ekonomik bir tercihten öteye bir şey değildir.Özellikle 1980 sonrası oluşan göç hareketleriyle birlikte kentleşen göçebe kültürü,bu platformda şekillenen ekonomik koşullara parelel olarak,sermaye ve artı değerle tanıştı,bu perspektifte inancınıda yeniden sisteme entegre etmeye çabalamaya giriştiler.Modernleşme adı altında yağmur ve toprak kokan inanç asfalta karıştı.Egemen sistemin tepkisini bertaraf etmek için bizde sizdeniz yaranma çabasıyla müslümanlık üst kimlik görüntüsüyle yansımaya başladı. Karagöz ve Hacıvat Neden Öldürüldü filmini izlemenizi salık veririm.Çünkü bizler paganız.Tanrıya ulaşmak için peygambere ve dine ihtiyacımız olamaz
|
|
|
|
| The Following 7 Users Say Thank You to karmati For This Useful Post: | Arjin Efruz (07-14-2008), Devrim06 (07-14-2008), Kul Seyyid (07-17-2008), |
|
|
#7 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Diger yazdiklariniz tamam da bu paganlik pek kabul edilir türden degil.Bizlere tarihde yapilan bu yakistirmalari, pesinen, onlarin deyimi ile kabul etmek, bütün iftiralarida kabul etmek demektir.Ben bu yakistirmayi kabul etmiyorum. |
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Arjin Efruz (07-14-2008), Devrim06 (07-15-2008), Kul Seyyid (07-17-2008), sâre kâl (07-15-2008), Türkü (07-17-2008) |
|
|
#8 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Karamti
Sen bizim bildiğimiz KARMATİ misin, Eğer bu yazıyı (alıntı sanırım) onaylıyorsan, seni tebrik ederim can, |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: | Devrim06 (07-15-2008) |
|
|
#9 | |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sözlerinizde doğruluk payı büyük ancak şunu göz ardı etmemeliyiz. Uygarlık ve kültür yaratmak da göçebe toplumlara ait değildir. Daha çok yerleşik toplumlar kültür yaratabilirler. Çünkü kültürün oluşabilmesi için bilginin üstüne bilgi eklemek gerekir. Sözün ütüne söz söylemek gerekir. Bu ise herşeyden önce yerleşik hayata ilişkindir. Örneğin: İslamiyet, herşeyden önce kabile dinidir. Yani yerleşik olmayan insanların sahiplendiği bir dindir. Bu konuya bu yüzden böyle bakamıyorum. Dinler ile inançları ayırdığımda dinlerin yerleşik ya da göçebe; ancak sömürü sistemine dayalı toplumların tıpkı devlet, din, aile, hukuk vb. gibi ürünü olduğunu; bu yüzden devlet ile buluşabildiğini; inançların köklerinin ise daha eski toplumlara, yani ortak üreten ve ortak paylaşan, sömürü sistemine yabancı olan toplumlara ait olduğunu düşünüyorum. İnançlar ilkel komünal toplumların ürünüdür. Bu yüzden devletlerce tehlikeli görülürler. Dinler ise kökenleri inançlara dayansa bile sömürü sistemine dayalı toplumların dönüştürdüğü üst yapı kurumlarıdır ve bu yüzden devletlerce desteklenirler.
Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yeni Üye
Üye No: 189
Mesajlar: 10
Thanks: 10
Thanked 29 Times in 8 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
Sayin karmati,
Diger yazdiklariniz tamam da bu paganlik pek kabul edilir türden degil.Bizlere tarihde yapilan bu yakistirmalari, pesinen, onlarin deyimi ile kabul etmek, bütün iftiralarida kabul etmek demektir.Ben bu yakistirmayi kabul etmiyorum. (Onurcan) Karamti Sen bizim bildiğimiz KARMATİ misin, Eğer bu yazıyı (alıntı sanırım) onaylıyorsan, seni tebrik ederim can, (İşcan baba) İslamiyet, herşeyden önce kabile dinidir. Yani yerleşik olmayan insanların sahiplendiği bir dindir.İnançlar ilkel komünal toplumların ürünüdür. Bu yüzden devletlerce tehlikeli görülürler.Dinler ise kökenleri inançlara dayansa bile sömürü sistemine dayalı toplumların dönüştürdüğü üst yapı kurumlarıdır ve bu yüzden devletlerce desteklenirler. (hypatia) Köy yaşantısının bazı yansımalarını sizinle paylaşmak istiyorum:1981 yılında köye döndüğüm zaman insanlarımızın inanç ve yaşayış tarzını görme olanağım oldu.Köyün çevresinde 5 tane ziyaret vardı.4 tanesi taş, 1 tanesi ağaçtı.İnsanlar yağlı ekmek,göme veya horoz,tavuk götürüp dileklerinin kabul edilmesi için sunuyorlardı.Taşların altındaki toprağı (teberik) az miktarda ağızlarına alıp yutuyorlardı.taşın çevresindeki ağaçlara bez bağlıyorlardı.Taşın çevresinde 3 kez onu öperek dolanıyorlardı.Çevredeki ağaçların kesilmesi günahtı.Bu yüzden ağaçları sadece rüzgar biçiyordu.Karın kalkmasıyla birlikte ekilen tarlalara göme götürülüp sunulurdu ürünün bereketli olması için,biçilme aşamasında aynı ritüeller tekrarlanırdı.Ninem güneş doğmadan önce alaca karanlıkta güneşe dönerek dua ederdi.Ay gökyüzünde ışıdığı zaman yağa batırılmış bezler yakılır dua edilirdi.Ateş kutsaldı.İlginç olan kibritin ve çakmağın olmasına rağmen ateş köz olarak kalması için geceden kalınca bir odun üzeri külle örtülerek sabaha kadar varlığını sürdürmesi sağlanırdı.Avcılık yapılmazdı günah olmasından dolayı.Geyik,güvercin,serçe vurmak günahtı.Bir ölçüde totemmişçesine.Ölüler tabutla birlikte gömülürdü.Tabutlarda ilgimi çeken baş kısmına yakın yerde üzerine çivi çakılmış üçgen şeklinde bir kapak vardı.Örneklemeye çalıştığım ritüellerin islamiyetle bir ilintisi yok. Sayın İşcanbaba yazım alıntı değil.Bana ait.yaklaşım tarzınız hoş değil. BEN BENİM İslamiyetin geldiği toplum kabile yaşantısı içerisinde olan ve sonrasında muhammed ve ardılı halifeler tarafından merkeziyetçi bir mekanizma kazandırılan bir yaşayışa sahipti.Dönüşümü islamiyet sağlamıştır.Merkeziyetçi devlet anlayışını hüküm süren egemen yapılar tebaalarını güdebilmek için dini kullanmışlardır.Bir egemen sistem varlığını sürdürebilmek için içinde ve dışında düşman yaratmak zorundadır.Ekonomik getirilerin paylaşılmak istenmemesi dini kullanımını beraberinde getirmiştir.Osmanlılar,Emeviler,Abbasiler bunun en iyi örnekleridir.Emeviler Muhammedin ölümünü takiben mülkiyet ve iktidar mücadelesini arap faşizmi olarak tanımlanabilecek yapıya dönüştürdüler.Keza abbasileride aynı perspektifte değerlendirmek gerekiyor.Fatih Sultan Mehmet'le birlikte devletin bekaası için kardeş katli vaciptir fetvaları uygulanmaya başlandı.Yanlış hatırlamıyorsam IV Murat bu konuda rekoru elinde bulunduruyor.Yavuz Sultan Selim Alevi kıyımları için şeyhülislamdan bayağı fetva aldı.Cumhuriyet Türkiye'sinde diyanet işleri başkanlığı yine aynı amaçla kuruldu.Bir yandan güdebilmek,öte yandan şeyhlerin inanç sistemine karşılık halka kendi sistemini dikte etme çabasıyla. Kent kültürüne karşılık uygarlığın tanımladığı barbarlığı savunuyorum.Emperyalist politikaların sömürülerini temellendirebilmek için karşıtlarını barbarlıkla itham etmişlerdir.Barbarlık süreç içerisinde kokuşup iç dinamiklerini yitiren kent kültürünün dönüşüm gücüdür.Barbarlığa saygı duyuyorum.Bozkır kokar,ağaç yapraklarını okşayan rüzgarı arkasına alarak ilkel atalarımızın ruhlarıyla kokuşmuşluğu alaşağı eder. Ben barbarım. BEN BENİM Konu karmati tarafindan (07-15-2008 Saat 01:31 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ali Rıza Uğurlu: Alisiz Alevilikle akılları kirlettiler | Devrim06 | Alevilik Haberleri | 11 | 12-07-2008 15:20 |
| Ali Riza Selmanpakoğlu anlatıyor: | Devrim06 | Alevilik Haberleri | 0 | 11-14-2008 09:20 |
| Türk Nedir? (Atatürk'ün Kaleminden) | RouGe | Atatürk | 14 | 10-20-2008 23:06 |
| Semah Nedir ? - Aşk-ı Muhabbet / ALİ RIZA UĞURLU Dede nin Kaleminden | - Esengül - | Alevilik İnancı | 3 | 06-25-2008 13:54 |
| Aleviliğin oluşum Tarihi | Sedat | Alevilik Tarihi | 0 | 06-02-2008 21:31 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||