Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Soru ve Yanıtlarınız

Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 08-27-2011, 17:20   #21
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Devrim06 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
yezid oğlan bize kızılbaş demiş
bahçede açan gülde kırmızı
incinme ey gönül ne derlerse desinler
kitabı derc eden dilde kırmızı

hatayi
Sevgili Devrim.

Bu deyişiçinsağ ol.
elimde Nejat Birdoğan'ın Hatai isimli eserivar, Hatai'nin deyişlerinin topluhalde olduğu bir eser, Ancak bu deyişi bulamadım.
kaynak yazarmısın.
Sağlıcakla.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011)
Alt 08-27-2011, 17:22   #22
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Musali Sar Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster


Iscanbaba dost,

Görüyorum iyi niyetli gayretlerinizi... Tesekkür ederim... Yalniz, örnegin bir soruya tüm Aleviler adina yanit yazarken (kamu önünde oldugumuzu da aklimizda tutarak) derli-toplu konusmaya calisalim. Aksi taktirde, tüm iyi niyetimize ragmen kendimizi ifade edemez, pek cok gereksiz sorunun hedefi oluruz...

Selamlar, saygilar.
Musali sar can.

Dikkatli yazıdığımı düşünüyorum.
Daha da dikkat edeceğim, Ancakokuyucularda okurken daha dikkatli olmalı galiba.
Sağlıcakla.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011)
Alt 08-27-2011, 17:22   #23
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.522
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7733
Thanked 12691 Times in 5974 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili Devrim.

Bu deyişiçinsağ ol.
elimde Nejat Birdoğan'ın Hatai isimli eserivar, Hatai'nin deyişlerinin topluhalde olduğu bir eser, Ancak bu deyişi bulamadım.
kaynak yazarmısın.
Sağlıcakla.
Şu an hatırlamıyorum. Geçen sene hatayi deyişlerini topluyordum. o ara almıştım. Bir fikrim yok şu an.


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
İşcanbaba (08-27-2011)
Alt 08-27-2011, 17:30   #24
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
MERAKLI Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
doğru mu anlamışım?
alevi kökenli olmayan kişi ikrar verip yola girdiğinde babagan oluyor..
ve artık alevi oluyor. ama çocukları ikrar vermeden bebegan olamıyor.
oysa alevi kökenli ailenin çocuğu ikrar da vermese alevi olarak doğuyor..

peki bektaşilik?
Hayır Can,

Yanlış anlamışsın.

Alevi kökenli olmayan ancak kırsal kesimde, Köy alevilerinde diyelim,
Köyde İkrar verip yola giren kişi BABAGAN koluna girmiş, üyesi olmuş olmuyor.

Köydeki kişi, Hangi ocağa İKRAR veriyorsa, o ocağın talibi oluyor.
Yani bizim köy talipleri Mehemmed Abdal talibi, o kişi bu ocağa ikrar verirse Mehemmed Abdal talibiolur.

Hacı bektaş ocağına ikrar verise,o kişi Hacı Bektaş talibi olur.
Ancak Bektaşi Dergahıın BABAGAN koluna ikrar verirse BABAGAN olur.

Sağlıcakla
.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011), MERAKLI (08-28-2011), Şems (09-25-2011)
Alt 08-27-2011, 18:55   #25
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Canlar;
ŞU AŞAĞIDAKİ YAZIYA BİR BAKIN, bir tane kaynak belitmiş mi? bir tane alevi yazılı ve sözlü kaynağından, Deyişlerinden, duazlarından tek bir örnek var mı?
Hak getire.
Gerçi şimdi be bu katılımcıyı eleştireceğim amma, o gidip başka sitelerde şikayetci olur.
Canı sağ olsun. Bende bu fantazisi bol yazı içinde kırmızı renlerle bir şeyler yazayım.
Alinti:
yıldızbaba.58 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili Hamza Aksüt: Formel bir metodoloji ile iki ön koşul ileri sürüp, bunun üzerinde bir mantık yürüterek, Pir Sultan'ada onaylatıp, bir Alevi doğrusu türetme yoluna gitmişsin.
Bunu çok başarılı yaptığını biliyorum.
Yanlış nerede
Ama asla bir Alevi doğrusu olamayacağını da biliyorum.
Bence bir alevi doğrusu, Niye değil ki?
Osmanlı yokken bile Hak Yol, Ser Sur idi.
Kim ser sur idi,Nasıl yani, canlar Ser Sur'un anlamı, Kızılbaş demek.
yani bu maktıkla bakarsal, her SAKALLI DEDMİZDİR demek zorunda kalacağız. papazda da sakal var, hahamda da var. indu da da var. sünni Şıhda da var.

İslam tarihinde bu betim, Hayber'e giden Hz.Ali'ye atfedilse de,
Olabilir bu atıf, amma hamza aksüt bu konuda başka bir tanım yapmış.
Büyük İskender'in doğu seferinden beri Ser Sur veya Kızılbaş terimi vardı.
Terim olabilir, kimse buna bu yoktu demiyor, kelimelerle oynamıyalım. alevilere verilen adlandırmadan bahsediyoruz.
Ozaman aleviler varmıydı konu bu, O zamanda, daha eski taihlerde de Kızılbaşlık giyen topluluklar, askerler vs.vardır. Bundan sonradaolacaktır. Konumuz o değil. kelimelerle oynaşmayalım.

Bu terimi kullanan ister dostlar olsun, ister düşmanlar olsun. Yine vardır.
Yok diyen olmadı veya İlk kez osmanlıda bu geçti diyende yok. Sanırım u ser sur, arapca, farsca olsa gerek.
Zaten isimleri insan kendi kendisine vermez. Karşısındaki verir.
Olur mu? öyle mantık, Pir aşkına, her topluluk ve inanç gurubu kendisinekendiismini verir. Müslümdanlara bu ismi Hıristiyanlar mı verdi, veya isevilere bu ismi Budistlermi verdi.
Yapmayın.

Toplumlar ve insanlar bu isimleri kullanabilir de kullanmayabilir de.
Sen düşmanının verdiği ismi kulananı gördün mü?
Mesela bize karınca z yazmış ' sırtı sarı da' derler.Rafizi, Mülhit,kafir Kızılbaş vsgibideyimler veriliyor, Tarihde ulularmız nye bu isimler ikabul etmemişler. Niye kendilerine alevi demişler, ve kendilerini kendi topluluklarının adı ile anmışlar.

Bunun için illede başta koyduğun şart tek belirleyici değildir.
hangi şart. asimile olma şartı mı?
Haklı, Bir topluluk kend adını unutup, başkalarının takdığı ismi aldığında ve tarihini unuttuğunda Asimile olması için büyük bir engel kalmamıştır.

Hak Yol toplumu, daha Bektaşi ve Alevi isimlerini kullanmadan önce Kızılbaş terimini kullanıyordu.
Mesela bu HAK YOL ismini kullanan topluluklar kendilerinehangi ismi vermişlerdi,isimlerineydi, nerede yaşıyorlardı,Tarih neydi.Hangi kaynaklardan bunu buluruz. Yazarken rica ederim, delilli, kaynaklı yazın. Yuvarlak sözlerle geçiştirmeye çalışmayın.
Bilimselliktenvs. den bahsedersiniz ancak tek delil ,kaynak göstermessiniz. bu nasıl bilimsel anlayış. Pes.

Pir Sultan'ın o sözünüde yanlış anlam yükleyerek kullanıyorsun.
Sizce nedir,siz yazsaydınızda bilseydik.
Pir Sultan; Yezit söyledi diye, Kızılbaşlığını red etmiş gibi bir anlam çıkartmaya çalışıyorsun ki; bu çok daha tehlikeli bir ezber bozmadır.
Mesela buna ne anlam çıkarmak gerek, siz ne anlam çıkardınız. Bari onu yazsaydınızda bizlerde bilseydik, öğrenseydik.
Bu deyişden ne anlamalıyız rica etsek onu yazsanız.

Aynı Pir Sultan Yıldızdağı şiirinde bir doğa insan betimi kullanarak.''Neden gitmez Yıldızdağı dumanın, alçağında al kızıl taşın var. Dostun bahçesinde garip garip nidalar öter''. Demiştir.
EE, ne demek şimdi bu.
Burda Yıldız dağı ile kendi arasında bir benzerlik görürken,
Nasıl bir benzerlik. Siz daha önce bu deyişin, şiirin tamamını doğruca yazsanızda opluca görsek, ondan sonra yorumlasak, yorumlasan
al kızıl taşları ve garip nidalarıda yenilmiş ezilmiş dağılmış Kızılbaş toplumuna benzeterek, dağın bu dumanlı halinin geçici olduğunu ve kendine olan öz güveni betim yoluyla çok güzel ifade ediyor.
O deyişi iyi oku istersen yıldızbaba,
Deyiş nasıl başlıyor.
'Gelmiş iken bir haber sorayım
Niçingitmez yıldızdağı dumanın'

Ve
'Alçağında Al Kırmızı Taşin Var
Yükseğinde Turnaların Sesi Var
Ben De Bilmem Ne Talihsiz Başin Var
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın'
Garip nidalar falan de demiyor. durna sesinden bahsetmekte,Ne kendisi ile ksaylama, özdeşleştirme var, ne de KIZILBAŞ toplumu diye isimlendirdiği bir toplulukvar, Siz bu KIZILBAŞ yorumunu nerden çıkardınız. ne alaka.
Yapmayın, Hakk aşkına.


İskender orduları Zağros halkını maymun insanlar olarak adlandırmak için Yunanca Maymun ismi olan ''Kıro'' kelimesini bu halka yakıştırmış,
Yaw bu 'kıra' eşşek demek değil mi?Maymunu nerden çıkardın.
bu halkın yurduna Maymunlar ülkesi anlamında ''Kardukya demiştir.
EE, kardukya bakalım ne olacak.
Demekki bu günkü Kürt, Kürdistan ismini bu yurdun ve bu halkın düşmanı olan Yunanlılar vermiş oluyor.
alın size Kıro'dan yola çıktık, Kardukya, ldumu size nur topu gibi bir KÜRT VE KÜRTİSTAN.
Bilimselliğe bir bakın. neresiymiş bu kürtistan, Kıro ların olduğu yer.
Ya birde, 'KART, KURT'tan yorumunakarşı çıkanlar bunu okumalı.
O zaman Kürtlerniye ilk isimleri olan 'kıro'yu kullanmıyor.
uydur , uydur söyle.

Böylede tanıtıldıkları için bu adı kullanmayı ve farklılıklarını bu ad üzerinde işlemeyi yadsımamışlar.
Kızılbaş kelimeside bu kadar tarihseldir.
Gördünüzmü canlar, bilimselliği ve bilimsel tarihciliğii.
Yerseniz böyle, Yıldızbababöyle buyurdu. Mührünüde basdı.
Gayette ciddi bir tahlil yaptı.
Pes.

İskender'in tertiplediği büyük düğünde, M.Ö 4.cü yüzyıldan beri bilindiği gibi, hala en eski Kızılbaş Kürt masal ve şiirlerinde de vardır.
Nerde vardır.
Onların Kürt masal veşiirler olduğunun karışmayızda.
Şimdi sana şunu sormak gerek.
Ozaman bütün Kürtler Kızılbaştı ( Aleviydi) öyle mi? sonra bunlar nasıl, Zerdüşt,Manici, Ezidi, Musevi, İslam vs. oldular.
Bu Kızılbaş Kürtler zagoros dağlarından nezamananadoluya yayıldılar. türkler nasıl kızılbaş oldu. onlarıda yazsanız, o derin ilminizle.

''Ser Sur'' kelimesi, bu kanlı toplu düğün'den beri Kürtlerin bilinç altına Kızılbaş olarak kazınmıştır.
Şimdi bütünkürtler KIZILBAŞ mı?
Ne içinden çıkılmaz hal aldı bu durum.

''Ser Sur'' kavramı kullanıldığı tarihlerde, ne İsa vardı nede Muhammed, ne Kilise vardı nede Cami, ne papa vardı nede Şeyhül İslam, ne vatikan vardı nede Dinayet.
Evet, Kelimelerle oynamak adet olmuş, dilerim bu yanıttan sonra bunlar söylenmez.
Kızılbaş kelimesini Osmalı keşfetti diyen yok.
Onun kullanılış mahiyeti ve nedenlerini konuşuyoruz.
O eskii dönemin KIZILBAŞ sözü ile şimdi kullandığımızın anlam,sebeb ve içeriği farklı bunu anlamalısınız önce

Tarihi geçmişinden koparıp, Osmanlı tarihinden ibaret sanarak, iki ön belirlemeci söylemle, Kızılbaşlığı ve Kızılbaş Aleviliğini ötekileştirmek en haksız bir asimilasyondur.
Yıldızbaba, ahkamkeserken, Delillerlekonuşacaksın. Kızılbaş alevidediğin topluluk ne İskenderzamanında varmıydı. her kızlbaşlık takan, alevimidir.
Konuyu daha dikkatli anla ve tekrar oku.
Bizelere kızılbaş denmesinin sebebi bizleri ÖTEKİLEŞTİRMEK amaçlıdır.
Niye alevi demediler.
Yani Niye her sakallı Dedemiz değil.

Kaldıki Osmanlı'dan önce bu toprakların egemeni olan Bizans, Kızılbaş terimini Osmanlı'dan önce Hak Yol toplumuna karşı kullanıyordu.
Kim bu HAK YOLunda ki toplulk,
Pir aşkına bunu yazsanız.
Yoksa PAVLUKELER mi? Pir silvanus mu?
Kim bu bizanslılarda yaşayan HAK YOLUNDAKİ topluluk.
Onlarada ALEVİ mi deniyordu? Nasıl ibadet etmekteydiler, Sema oynayıp,sazmı çalıyorlardı? Hadi bize o topluluğu anlatın. Kaynak önerin.

Onun için formel kurgularla Kızılbaşları Kızılbaşlıklarından utandıracaklarını sananlar, her zaman aldanacaklar.
Kimse utansın demiyor.
Bu isim bizimdeğil diyor.
Bize karşı kullanılan HAKARET anlamında söylenilen bir söz.
osmanlı bu deyimi Şİİ ler içinde kullanmıştır. Şii ler niye kendilerineKIZILBAŞ demiyor. Bırakalım canlar bu beylik sözleri.

Zaten Kızılbaş toplumu da böyle söylemlere itibar etmez.
Kim bu kızılbaş toplumu ya, nerde yaşarlar.
Formel kurguların çıkmazı, koşullu belirlemecikleri yüzündendir.
ne dedin.
Çünkü asimilasyon bir toplumun adını unutmak, tarihini unutmakla ilgili değildir.
Bakın ne güzel tahlil, Kürtler adını unutsa asimle olmayacaklar mı? ya da türkler kendilerine Kürt deseasimile olmazlar mı?
İlginç, Niye Kürtler,türktürtezine karşı çıkmaktasın.onlar isimleriniunutsalar ne olur.
tarihlerini unutsa ne olur.
Yani Asimile olmazla ölemi?
Pes.

Böyle düşünmek o toplumun asimülasyona uğramasından o toplumu sorumlu tutup suçlayarak asimülasyoncu gücün uyguladığı zor şiddet ve zorbalığı gizlemektir.
Ne alaka.
Şiddet insaları asimileetmez yaw.
konuda gizlemek falanda yok, alakasız ilgisiz yazmayın ne olur.

Yani asimüle olan gibi değil, asimüle eden gibi düşünmektir.
Nasıl Yani, Şimdi sn.aksüt diyorki, ey aleviler,tarihinizi ve isminiziunutmayın, başkalarının size verdiği isimlendirmelere ve tarih tezlerine karşı çıkın demek, Asimle edenlergibi düşünmek anlamına mı gelmekte?
Bu nasıl matık ya.
cidden ne yazdığınızı gördünüz mü?

Asimülasyonda böyle basit iki koşul yok ve belirleyicide değil.
Tabi ki, Mesela buradan çağrı yapın o zaman.
ey Kürtler deyin, Ey aleviler.
Tarihiniz ve adınızı unutun.
Hakim inanc ve IRK size ne diyorsa onu kabul edin. Asimile olmazsınız korkmayın. Deyin.

Asimülasyon: Egemen zor, şiddet, bağnazlık, barbarlık ve yasaklarla toplumsal ezberi bozmak, o toplum adına, sahte, uyduruk, yapay, mekanik, demagojik tarih yazmaktırtır.
Senin yazdıkların gibi.
tek delil ve kaynak göstermeden yazmaktasın.
Ve yazdıklarını klavyen görmemiş.

Xızır Kızılbaş Alevilerin yardımcısı olacaktır.
Niye ALEVİLERİN dedin, KIZILBAŞLARIN yazmadın ki?
Sanırım bu gidşle ve senin yaını okuduysa HIZIR buralara gelemez.



Sevgili Canlar.
Malesef olay yorumsuz ortada, kaynaksız ,delilsiz yazılarla insanlarımıza ZULUM edilmekte.
Ser sur yazmakta, yazsana KIZILBAŞ diye, Ne anlatmaya çalışıyorsanızonu yazınki insanlardasizi anlasın.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011)
Alt 08-27-2011, 19:59   #26
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2975
Mesajlar: 1.014
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 442
Thanked 861 Times in 471 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 42
REP Seviyesi : HURUFİCAN-ERZİNCAN is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sn. Hurufi can,
İnan yazını anlamadım, Ben de genelde anlaşılmaz yazıyorumda bazen senin yazıların hiç anlaşılmıyor.
Mesela; A.Gölpınarlı, İslam ans.disinde bu konuda bir şey demiyor ki, Tarihde Kızıl başlık giyenleri vs yi yazmış.
Alevi kaynaklarında KIZILBAŞLIK diye bir söz geçmemekte.
HAK aşıklarımızın deyişlerinden, Buyruklarımızda, Velayetnamelerde, Menakıpnamelerde, Erkan Namelerde, Gülbanklarımızda bu sözler geçmemekte.
Ve Atalarımızdan da ben duymadım, Yaşım elli, askerlik hariç kendimi bildim bileli Cemlere katılrım, hiç bir dedemiz bize KIZILBAŞ derler demedi.

O dedi, Bu Dedi, Mevlevi Gölpınarlı dedi vs. ile olmaz bu iş.
Biz kendimize kendi ismimizle seslenelim derim.

Tahmasp'ın taç giydirmesi ile konumuzun ne alakası var, onuda anlamadım.
Sağlıcakla.

SN.İşcanbaba can..
Evveli söyleyeyim ki unutmayayım her kes her nosyonu algılaması mümkün olmamaktadır..
Haklı bir tarafınız var. Nedir biliyormusunuz o?Yazdıklarımı hemen yazar, kontrol etmem forma gönderirim.
Bazen ’de Arapça farca darağacımızdan olanları buraya dökeriz ki onu’ da anlayan anlıyor anlamayan anlamadan geçiyor. Ara sıra bilgimizden kaynaklananları yazıyoruz onuda alan alıyor.

Din; kült - örfler gelişimi ve bütününün geldiği noktadır.Diğer akademik yazıt ve açıklamaları göz önünde bulundurmayarak yadırgayıcı bir ifade ile A.Gölpınarlı İslam ans. Dile getirmişsiniz.Evet,A.B.G. Açıklamasında kızıl belenmenin kutsallığını açıklamıştır. Şah Tahmasp'ın taç giydirmesi olayı ise kızıltacın- inanç esaslı bir ritüelle baş(ser-)inançI ve törenlerinin kutsanmışlığını ifade etmekteyim.Bu manada gelişmeler ve araştırmaların getirileri bilimsel ve akademik yön buldukça elimizdeki bu yöndeki verilerin güçlendiğini göreceğiz..

Diğer yandan Babailer ayaklanmalarında veya diğer hak aramalarında TÜRKMEN veya ALEVİ denilmemektedir. Cünkü alevi ve Türkmen(kürt ve diğer ırklarda var) geniş manalarda mecraları ifade ederken; KIZIBAŞ olma Kürt-Türk Ermeni-GÜRCÜ-Fars-Arap- bir kutsallığı yada bir siyasi egemene baş kaldırının Anadolu ve Turan ülkesinin inançsal sosyo kültürel birleşimin ismi olmaktadır.
BENDE ATALARIMDAN NEDENSE KIZILBAŞ DUYDUM!!!!
Evet bilimsel gerçekleri ifade edenleri duymayalım .Yaşadıklarımızıda duymayalım.Sizin söylemlerinize biat edelim anlayışı kabullenmemi beklemeyin.
Alevi Arap arkadaşlarım, Iğdırlı alevi arkadaşlarımız var..
Onlar kendilerine alevi diyorlar ..
İnanç açısından ehlibeyitin ve Alinin yolunda gittiklerini idda ediyorlar..
Bu bulanık suda kim alevi , kim alevi siyaseti ve inancı ile kimde Ali inancının gerçek şuurunu var bilinmez. herkes kendine bir pay çıkarmakta...
Kızılbaş siyaseti ile alevi siyaseti arasında ortak paydadan çok ayrım olan halk hareketleri vardır.Bunu iyi algılayıp ayıklamak gerekir.
Mefhum budur…
vesselam


tanrı görülmez bir sesin,gerçek akıl sesinin hava içinde çınlamasını emretti.philon.

Konu HURUFİCAN-ERZİNCAN tarafindan (08-27-2011 Saat 23:01 ) değistirilmistir..
HURUFİCAN-ERZİNCAN isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 6 Users Say Thank You to HURUFİCAN-ERZİNCAN For This Useful Post:
Amistofes (08-28-2011), Hamza Aksüt (08-28-2011), kzl.deli (08-28-2011), yıldızbaba.58 (08-27-2011), İşcanbaba (08-28-2011), Şems (09-25-2011)
Alt 08-28-2011, 00:37   #27
MERAKLI
Üyemiz
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Memleketi: Ankara Yaşadığı Yer: İzmir
Yas: 34
Üye No: 3994
Mesajlar: 51
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 124
Thanked 80 Times in 36 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : MERAKLI is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster


Hayır Can,

Yanlış anlamışsın.

Alevi kökenli olmayan ancak kırsal kesimde, Köy alevilerinde diyelim,
Köyde İkrar verip yola giren kişi BABAGAN koluna girmiş, üyesi olmuş olmuyor.

Köydeki kişi, Hangi ocağa İKRAR veriyorsa, o ocağın talibi oluyor.
Yani bizim köy talipleri Mehemmed Abdal talibi, o kişi bu ocağa ikrar verirse Mehemmed Abdal talibiolur.

Hacı bektaş ocağına ikrar verise,o kişi Hacı Bektaş talibi olur.
Ancak Bektaşi Dergahıın BABAGAN koluna ikrar verirse BABAGAN olur.

Sağlıcakla
.
Peki İşcanbaba, ya kentteysek? köylerde ocaklar var. peki o köylerden büyük şehirlere göçen canlar ne yapıyor? sorularım sizlere çok cahilce geliyorsa beni mazur görün. öğrenmek istiyorum..
MERAKLI isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to MERAKLI For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011), İşcanbaba (08-28-2011)
Alt 08-28-2011, 11:56   #28
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Yapma Hurufican;
Burada herkesin anlayacağı şeyleri demeliyiz.
anlamsız sözlerle bişeyler demek kimseye fayda vermez.
Alinti:
HURUFİCAN-ERZİNCAN Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

SN.İşcanbaba can..
Evveli söyleyeyim ki unutmayayım her kes her nosyonu algılaması mümkün olmamaktadır..
Haklısın, herkes her konuyu anlamayabilir.
Burada belli bir sevide insanlarız. Yukarıda dedğim gibi, anlamsız szleri yan yana getirim, kendimiz AKADEMİK vs. gibi isimlendirmek ŞIK değil.

Haklı bir tarafınız var. Nedir biliyormusunuz o?Yazdıklarımı hemen yazar, kontrol etmem forma gönderirim.
Bunu bende yapıyordum, ancak bu sıralar genelde tekrar kontrol etmekteyim. hem yazım hataları yönünden, hemde içerik yönünden.
Bak sena teşekkür eden arkadaş, KÜRTLERİN cümlesini KIZILBAŞ yamış, ve diğer sözleri, Yani illa tekrar okumak gerek.

Bazen ’de Arapça farca darağacımızdan olanları buraya dökeriz ki onu’ da anlayan anlıyor anlamayan anlamadan geçiyor. Ara sıra bilgimizden kaynaklananları yazıyoruz onuda alan alıyor.
Olmaz can, alan alıyor, almayan bana kalır hesabı mantığı yanlış, Anlaşılmaz olmak sana bir mana kazandırmaz. Yazını anlamayana da bir değer katmaz. O nedenle yazdığının bir anlamı olmaz.
Din; kült - örfler gelişimi ve bütününün geldiği noktadır.Diğer akademik yazıt ve açıklamaları göz önünde bulundurmayarak yadırgayıcı bir ifade ile A.Gölpınarlı İslam ans. Dile getirmişsiniz.Evet,A.B.G. Açıklamasında kızıl belenmenin kutsallığını açıklamıştır.
Yok A:B:K yı yargılamadımda , yadırgamadımda.
Bu konuda kiminle tartışsak arkadaşlarımız bu A:B:K nın islan ansk. deki yazısını örnek vermekte, amma o maddede bizle ilgili İNANCA dair bir söylem yok, Tarihde kimler KIZIL BAŞLIK takmış, Onları anlatıyor.
Her Sakallı Dedemiz değilse, her KIZILBA sözü bizi ,bize karşı söylenen anlamları ifade etmez.
Ve Atalarımızdan kimse kendisine bu sözü dememiş.
menakıplar, Buyruklar, Velayetnameler, Erkannameler, deyişlerimizde, divanlarımızda bu söz yok ( Varsa da ben görmedim). Niye Atalarımız, ulularımız bu sözleri demedi. Bu konu hakkında yorum yapmadı, deyiş yazmadı. Ne dersiniz.

Şah Tahmasp'ın taç giydirmesi olayı ise kızıltacın- inanç esaslı bir ritüelle baş(ser-)inançI ve törenlerinin kutsanmışlığını ifade etmekteyim.Bu manada gelişmeler ve araştırmaların getirileri bilimsel ve akademik yön buldukça elimizdeki bu yöndeki verilerin güçlendiğini göreceğiz..
Yazında Şah Tahmas'ın KIZIL TAC giydirdiğine dair biz söylem geçmiyor, ki Veley öyle olsun, Zaten tartıştığımız konuda bu, Osmanlı Savefi Devleti askerlerinin kızılbaşlık giydikleri için onun taraftarlarına karşı kötüleme anlamında Şİİ VE ALEVİLERE , KIZILBAŞ dedmiştir diyoruz.
V e Bu Kızılbaşlık giyen askerler Saray korumasında veya Şah'ın korumasında olan kişilerdir, İnançla ilgisi yoktur diyoruz.
Şah Tahmasp'ın da TAç giydirdiği kişi sanırım askeri bir kişiliktir. Yurt veya makam verdiği kişidir.
Şah Tahmasp giydirmiştir ona da itirraz eden olamaz.

Diğer yandan Babailer ayaklanmalarında
Babai olayı ayaklanma değildir. Olay Selculu topraklarında Başlamamıştır. baba İshak Artuk devletinden hareket etmiş ve Selcuklu üzerine yürümüştür, Amasya'ya, Baba İlyas'a yardıma gitmiştir.
veya diğer hak aramalarında TÜRKMEN veya ALEVİ denilmemektedir. Cünkü alevi ve Türkmen(kürt ve diğer ırklarda var) geniş manalarda mecraları ifade ederken; KIZIBAŞ olma Kürt-Türk Ermeni-GÜRCÜ-Fars-Arap- bir kutsallığı yada bir siyasi egemene baş kaldırının Anadolu ve Turan ülkesinin inançsal sosyo kültürel birleşimin ismi olmaktadır.
Öyle bir şey yok. Yapma can.
Şah Tahmasp birine (senin deyiminle) KIZIL TAÇ giydiriyorsa o kime İSYAN ediyor. Ne alaka.

BENDE ATALARIMDAN NEDENSE KIZILBAŞ DUYDUM!!!!
Bnece doğal duyman, Çünkü sen alevi değilsin ve genelde, Sünni kesimde bir araya gelindiğinde ALEVİLERİN dedikodusu yapılıp, alevilerin KIZILBAŞLIĞI, kestiklerinin yenmediği, Mum sözdü yaptıkları, ana Bacı ayırmadıkları için KIZILBAŞ dendiğini söylerle, Sende böyle bir ortamda yetiştiğinden duymuşsundur.
Buda şaşılacak bir şey yok.
Bu kötü söylemler kafalarının bir köşesinde kalan, çağdaş, Aydın, lümpen, demokrat olan bir çok kişiden KIZLBAŞLIĞA yüklenen bu tip söylemleri okuduk, duyduk.
Sende duymuşsundur.

Evet bilimsel gerçekleri ifade edenleri duymayalım .Yaşadıklarımızıda duymayalım.Sizin söylemlerinize biat edelim anlayışı kabullenmemi beklemeyin.
Yazında bir bilimsel gerçek yoktu.
Sen duymuşsundur bununda nedenini yazdım.
Kimseye bizat etsin demiyorum.
Sadece delillendirilsin diyorum. hepsi bu.
asıl sizler fantazilerinizin kabul edilmesini beklemeyin.
Buna karşı her platformda karşı duracağımıda bilin.

Alevi Arap arkadaşlarım, Iğdırlı alevi arkadaşlarımız var..
Doğrudur, alevi ve sünniler genelde şehirlerde ortak alanlarda yaıyorlar verdır. Bunu bir İLTİFAT OLARAK MI ALGILAYALIM. ( İ.Mleih gökçek'in, Bir aleevi kökenli kabadayı için, 'onun alevi olduğunu bile, bile nikahını kıydım' demesi gibi, LUTUF olarak mı algılayalım?
Onlar kendilerine alevi diyorlar ..
Bizde öyle diyoruz. Her alevi öyle deiyor, Sadece SOL öğretiye bulaşmış abilerimiz arkadaşlarımız KIZILBAŞ sözünde iddialı, Bende SOL öğretiye bulaşmış biriyim, ancak gelenekten geldiğimden bu KIZIL sözü konu inanç olunca cezb etmiyor. orjinalliği bozmamak gerek.
İnanç açısından ehlibeyitin ve Alinin yolunda gittiklerini idda ediyorlar..
doğru söylüyorlar.
Bu bulanık suda kim alevi , kim alevi siyaseti ve inancı ile kimde Ali inancının gerçek şuurunu var bilinmez. herkes kendine bir pay çıkarmakta...
Suyu bulandıranlar, son 20-30 yılda yapılan yayınlarır.
Yoksa Kırsal alevilerde ve Buyruklarımızda, Erkannamelerimizde, Çönklerimizde, Velayetnamelerimizde vs. lerde olay gayet NET. Gayet açık.
Bende bu ÖZGÜNLÜĞÜ anlatıyorum.
Bulanık birşey yok, Bulandıranlar var.
Alevi kökenli olmayanlar, Alevi kökenli olup, Tarih ve İNANÇ ritüelleriden uzak olup siyasetini inançda sürdürmek isteyenler. Aleviliği bir IRK üzerinde arayan SAĞCI -Türkcü- Kürtcü- olanlar bulandırmaktalar.

Kızılbaş siyaseti ile alevi siyaseti arasında ortak paydadan çok ayrım olan halk hareketleri vardır.
Böyle bir ayırım falan yoktur. Alevi toplulukları bellidir, Dedeleri, Pirleri, Mürşitleri, Talipleri ve İNANC/İBADETLERİ bellidir. KIZILBAŞ diye bir ayırımı yoktur.
Buna örnekte yoktur.
Aleviler kendilerine KIZILBAŞ demezler, Dememişlerdir. Şimdi diyenler ise, kendilerine son dönemlerin bilgi KİRLİLİĞİNDEN dolayı demektedir.

Bunu iyi algılayıp ayıklamak gerekir.
BÖyle bir ayırım olmadığını, olgu olmadığını senin ve senin gibi düşünenlerin iyi anlaması gerek.
Bırakın bu başkalarının inançına DON biçmeyi.

Mefhum budur…
vesselam
Alleyküm selam
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-28-2011)
Alt 08-28-2011, 12:20   #29
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.051
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12570
Thanked 8543 Times in 4022 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
MERAKLI Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Peki İşcanbaba, ya kentteysek? köylerde ocaklar var. peki o köylerden büyük şehirlere göçen canlar ne yapıyor? sorularım sizlere çok cahilce geliyorsa beni mazur görün. öğrenmek istiyorum..
Sevgili Can,

Cumhuriyet öncesi dönemlerde, Aleviler yani ocaklı ,bir ocağa (ÖR: Şeyh İbrahim vs.gibi) ocaklara bağlı olan aleviler köylerde kırsalda yaşamaktaydılar.
Şehirlerde, kentlerde veya kasabalarda ise, genelde Dergah, Tekke, Zaviye gibi inancların mekanları vardı.
Bektaşilerinde bu şekilde şehirlerde mekanları vardı. genelde bunlar Tekke'lerde faliyet göstermekteydiler. BU faliyeti Bektaşi BABAGAN kolu sürdürmekteydi.
İşte kentte, kasabada orutan MUHİPLER, Ali, ehlibeyt sevenler o tekkeye gidip, dertlerini ifade ederlerdi ve bu kişi belli bir süre denenirdi, tekkeye hizmet ederlerdi ve Tekkenin yöneticisi, Baba, Dedebaba kim varsa o, o kişinin ikrarını alır, onu yola alır ve o kişi DERVİŞ olurdu, bundan sonra o canın hizmetinde ve gayretine göre inanç içinde makamı yükseltilirdi, Derviş,Baba,Dedebaba, Halife Baba ( Belki sıralamada yanlışlık vardır.özür) gibi makamlara çıkarak en üst inanç makamına çıkarlar.
Ancak bu durum, Ocaklı alevilerde olmaz. Yani ocaklara bağlı alevilerde Talipler ve pirler soydan gelmektedir. Bu şekilde ikrar veren can Talip olarak o ocağa bağlanır. Bağlı kalır.

Senin soruna gelince.
Yukarıda eski dönemi anlattım, Şimdi ne yapmak gerek.
Bu durum Ocağa bağlı alevilerde pek olmamakta yada oluyorsa da ben bilmiyorum.
Eğer ki siz yola girmek istiyorsanız, Size en uygun BEKTAŞİliğin BABAGAN kolundan bir BABA'ya teslim olmanız.
İzmir bu konuda şanslı bir ilimiz. Biraz araştırdığınızda muhakak size yol gösterecek, Rehber kişiler bulursunuz diye düşünüyorum.
Sağlıcakla.

NOT: Babagan kolunda nasıldır bilmem amma, Sanırım YOl'a girmen için eşinin ve akılbali olmuş ise çocuklarınında bu işe gönül vermesi gerek diye düşünüyorum.
Eğer bekar olsaydın senin beyanın yeterli olurdu, Bu durumda, Eşinin ve çocuklarınında RIZALI olarak yola gelmesi gerek.

Konu İşcanbaba tarafindan (08-28-2011 Saat 12:48 ) değistirilmistir..
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
MERAKLI (08-29-2011)
Alt 08-28-2011, 13:22   #30
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
yıldızbaba.58 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili Hamza Aksüt: Formel bir metodoloji ile iki ön koşul ileri sürüp, bunun üzerinde bir mantık yürüterek, Pir Sultan'ada onaylatıp, bir Alevi doğrusu türetme yoluna gitmişsin.
Bunu çok başarılı yaptığını biliyorum.
Ama asla bir Alevi doğrusu olamayacağını da biliyorum.
Osmanlı yokken bile Hak Yol, Ser Sur idi.
İslam tarihinde bu betim, Hayber'e giden Hz.Ali'ye atfedilse de, Büyük İskender'in doğu seferinden beri Ser Sur veya Kızılbaş terimi vardı.
Bu terimi kullanan ister dostlar olsun, ister düşmanlar olsun. Yine vardır.
Zaten isimleri insan kendi kendisine vermez. Karşısındaki verir.
Toplumlar ve insanlar bu isimleri kullanabilir de kullanmayabilir de.
Bunun için illede başta koyduğun şart tek belirleyici değildir.
Hak Yol toplumu, daha Bektaşi ve Alevi isimlerini kullanmadan önce Kızılbaş terimini kullanıyordu.
Pir Sultan'ın o sözünüde yanlış anlam yükleyerek kullanıyorsun.
Pir Sultan; Yezit söyledi diye, Kızılbaşlığını red etmiş gibi bir anlam çıkartmaya çalışıyorsun ki; bu çok daha tehlikeli bir ezber bozmadır.
Aynı Pir Sultan Yıldızdağı şiirinde bir doğa insan betimi kullanarak.''Neden gitmez Yıldızdağı dumanın, alçağında al kızıl taşın var. Dostun bahçesinde garip garip nidalar öter''. Demiştir.
Burda Yıldız dağı ile kendi arasında bir benzerlik görürken, al kızıl taşları ve garip nidalarıda yenilmiş ezilmiş dağılmış Kızılbaş toplumuna benzeterek, dağın bu dumanlı halinin geçici olduğunu ve kendine olan öz güveni betim yoluyla çok güzel ifade ediyor.
İskender orduları Zağros halkını maymun insanlar olarak adlandırmak için Yunanca Maymun ismi olan ''Kıro'' kelimesini bu halka yakıştırmış, bu halkın yurduna Maymunlar ülkesi anlamında ''Kardukya demiştir.
Demekki bu günkü Kürt, Kürdistan ismini bu yurdun ve bu halkın düşmanı olan Yunanlılar vermiş oluyor. Böylede tanıtıldıkları için bu adı kullanmayı ve farklılıklarını bu ad üzerinde işlemeyi yadsımamışlar.
Kızılbaş kelimeside bu kadar tarihseldir.
İskender'in tertiplediği büyük düğünde, M.Ö 4.cü yüzyıldan beri bilindiği gibi, hala en eski Kızılbaş Kürt masal ve şiirlerinde de vardır.
''Ser Sur'' kelimesi, bu kanlı toplu düğün'den beri Kürtlerin bilinç altına Kızılbaş olarak kazınmıştır.
''Ser Sur'' kavramı kullanıldığı tarihlerde, ne İsa vardı nede Muhammed, ne Kilise vardı nede Cami, ne papa vardı nede Şeyhül İslam, ne vatikan vardı nede Dinayet.
Tarihi geçmişinden koparıp, Osmanlı tarihinden ibaret sanarak, iki ön belirlemeci söylemle, Kızılbaşlığı ve Kızılbaş Aleviliğini ötekileştirmek en haksız bir asimilasyondur.
Kaldıki Osmanlı'dan önce bu toprakların egemeni olan Bizans, Kızılbaş terimini Osmanlı'dan önce Hak Yol toplumuna karşı kullanıyordu.
Onun için formel kurgularla Kızılbaşları Kızılbaşlıklarından utandıracaklarını sananlar, her zaman aldanacaklar.
Zaten Kızılbaş toplumu da böyle söylemlere itibar etmez.
Formel kurguların çıkmazı, koşullu belirlemecikleri yüzündendir.
Çünkü asimilasyon bir toplumun adını unutmak, tarihini unutmakla ilgili değildir.
Böyle düşünmek o toplumun asimülasyona uğramasından o toplumu sorumlu tutup suçlayarak asimülasyoncu gücün uyguladığı zor şiddet ve zorbalığı gizlemektir.
Yani asimüle olan gibi değil, asimüle eden gibi düşünmektir.
Asimülasyonda böyle basit iki koşul yok ve belirleyicide değil.
Asimülasyon: Egemen zor, şiddet, bağnazlık, barbarlık ve yasaklarla toplumsal ezberi bozmak, o toplum adına, sahte, uyduruk, yapay, mekanik, demagojik tarih yazmaktırtır.
Xızır Kızılbaş Alevilerin yardımcısı olacaktır.

Sayın Yıldızbaba.58

En basit gerçekleri bile tartışmak zorunda kalıyoruz. Demek ki, önemli ölçüde unutkanlık, politizasyon ve yoldan uzaklaşma var. Bunların tümü normal karşılanabilir. Türkiye Alevileri şu anda çok perişan bir durumdadır. Bu da normal karşılanabilir. Çünkü, bel bağladıkları ideolojiler ve politik yapılar artık güncel, işlevsel, hatta amaçsal değil.

Halk uslubuyla söylersek; evdeki hesap çarşıya uymadı. amaçsallığını yitiren yapılardan Aleviliğe dönmek isteyenler, Aleviliğe yakınlaşmak yerine Aleviliği kendilerine yakınlaştırmak istiyorlar. Bu da olanaksız doğal olarak.

Konumuz ne: Kızılbaş terimi ne zaman, nerede kimler için kim tarafından kullanıldı ya da kullanılmaya devam ediyor.

Yanıtı da şu: İlk kez, Safevi sarayındaki muhafız birliği için kullanıldı. Osmanlılar ise bu terimi Şiiler ve Aleviler için kullandı. Hem Safeviler, hem de Osmanlılar Özbeklere Yeşilbaş diyordu. Hatta, Osmanlı askerine Akbaş dendiği de söylenir.

Aleviler, kendileri için Kızılbaş terimini kullanmaz. Bu dış topluluğun verdiği bir addır. Sünniler de kendileri için Yezid terimini kullanmaz. Çünkü bu, dış topluluğun (Alevilerin) verdiği bir addır.

Yine Aleviler kendilerine Horozkoşan demez. Çünkü bu, Şiilerin kullandığı bir terimdir.

Aynı şekilde Yezidiler de kendileri için Şeytanperest terimini kullanmaz.

Peki:

Sünniler kendilerine Yezid demezken

Yezidiler kendilerine Şeytanperest demezken

Şiiler kendilerine Kızılbaş dmezken

Aleviler de kendilerine Kızılbaş demezken

Ne oldu da:
Son yirmi ya da otuz yılda bazı Alevi soyundan gelenler kendilerine Kızılbaş demeye başladı?

Üstelik: Bu adı sohbetlerde kullananlar, dernek kurduğunda bu adı değil, Alevi adını kullanıyor. Burada da bir çelişki var. Kitlenin tepkisinden mi çekiniyorlar?


NOTLAR: Pir Sultan'ın deyişi gayet açık. Gidi Yezid'in kendilerine Kızılbaş demesine tepki gösteriyor. Pir Sultan da her ozan gibi kızıl sözcüğünü (kırmızı sözcüğünün Türkçesidir) kullanmıştır. Karacaoğlan, Konyalı Ömer, Dadaloğlu, Necati Cumalı, Oktay Rıfat gibi.

Kızıl renk adını kullananlar Kızılbaş adını kullanmaktadır denemez. O kadar...

Bizans döneminde Kızılbaş terimini Bizanslılar kullanıyordu, demişsiniz. Bir dalgınlık oldu herhalde. Kaynağını yazarsanız, tarih bilimi dünyasında büyük bir çığır açarsınız.

Sürh-ser terimini Osmanlılar, Şiiler ve Aleviler için kullanır. Alici ve 12 İmamcılar için kullanır.

Makedon fatihi ile Kızılbaş terimini ilgilemek oldukça iddialı bir yaklaşımdır. Kaynağını yazarsanız, aydınlanırız. Temel ibadetleri, kelamları, Duaz-İmamları nasıldı? Pirlerinden ve mürşitlerinden birkaç örnek de verirseniz memnun olurum.

Ayrıca siz, bildiğim kadarıyla Kürtsünüz. Neden Kürtçe bir terimde değil, de öz Türkçe bir terimde (Kızılbaş) ısrar ediyorsunuz?

Atalarınız (babanız, dedeniz, onun babası..., ya da ananız, ana ananız ya da onun anası...) kendisine Sersur diyor muydu, ya da diyor mu?

Sünniler kendilerine Yezid der mi? Derse kaybı olur mu?

Yezidiler kendilerine Şeytanperest der mi, derse kaybı olur mu?

Hıristiyan Ermeniler kendilerine Ellik Gavuru, ya da kafir der mi? Derse kaybı olur mu?

Madem dış topluluğun verdiği ad pekala kullanılabilir: Aleviler kendilerine Rafızi dese olur mu? Mülhid dese olur mu?

Son not: Metodoloji formeldir. Bir yazı yazan kişi kaynaklarını belirtmek zorundadır. Hatta, kullandığı kaynakları irdeleyerek okura yardımcı olmak zorundadır.

Saygı ve sevgiyle...

Konu Hamza Aksüt tarafindan (08-28-2011 Saat 13:25 ) değistirilmistir..
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
Şems (09-25-2011)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alevilik, bektasi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 10:15.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts