![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ünsal Öztürk Ünsal Öztürk Makalelerinin Okudugu ve makalelere soru ve yorumların yapılacağı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
GençALEVİLER YAZARI |
Alevilik Sır İçinde Sırdır!
Ünsal Öztürk “Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam, ‘Cevher-i lâmekan’ benem, ‘kevni mekâna’ sığmazam. ‘Arş ile ferş’ ‘kâf ile nun’ bende bulundu cümle çün, Kes sözünü ve sessiz ol, şerh ve beyâna sığmazam.” (Seyyid Nesimi) Her Şeyin Aslı Nokta! Alevilik başlıbaşına, bağımsız, başta da ayrı, şimdi de ayrı olan bir Yol’dur. Merkezi, kendisidir, Hakk’tır. Onlara Hakk Ehli Erenleri demek daha doğru olur. Hakk Erenlerine Naciye güruhu da denir. 72’de Yol arayan bulamaz. 72 dinler ve mezheplerdir. İşleği 73’e seçmek lazımdır. 73 Yol’dur. Sır içinde sırdır. Gayrıdır her milletten bu bizim milletimiz Hiç dinde bulunmadı din ü diyanetimiz Bu din ü diyanette yetmiş iki millette Bu dünya ol ahrette ayrıdır ayatımız (Yunus Emre) Hakk Erenlerinin dokunamayacağı, tartışamayacağı hiçbir şey yoktur. Bunu deyişlerde, sohbetlerde, sır olurken bırakılan yazılarda, kitaplarda görüyoruz. Ancak bu, ilk adımda her şey konuşulur anlamında da değildir. Her insanın yapısı farklıdır. Erenler Pazar kurar. Yol’un yolcuları götürebildiği kadarını alır. Pir Sultan Abdal şöyle söylemektedir: Önüme bir çığır geldi İndim gittim şehr içinde Arifler bir dükkân açmış Ne ararsan var içinde Var dükkâna pazar eyle Hışmın çoktur hezar eyle Aya güne nazar eyle Ay Ali’dir nur içinde Başka bir versiyonunda: Önüme bir çığır geldi Bir ucu var şar içinde Attarlar bir dükkan açmış Her ne dersen var içinde Gir dükkana pazar eyle Hışmın yenip hazer eyle Aya güne nazar eyle Ay balkıyor nur içinde Hakk Yol’unun aslı cemdir, kuralları vardır. Kurallar açık ve seçiktir. Dede’ye peyik gönderilmesinden tutalım, cem birlenmesi ve herkesin evine sağ salim varmasına kadar süreç herkesin anlayacağı açıklıktadır. Ayrıca Yol’un yolcuları için Şeriat’tan Sırrı Hakikat’a kadar kat edilmesi gereken uzun bir süreç vardır. Süreç bütün bir yaşamı kapsamaktadır. Yol Erenleri, Hakikatçiler, Noktaviler, Hakk Ehli Erenleri, Ehli Hakklar, Sırrı Hakikat’ten sonra her şey aşikâre olanlar şöyle söylemektedir: Dört kapı vardır. Üçü yalan, biri gerçektir. Üç kapı bu dünyada hazırdır, biri başka bir âlemdedir. Aslında tek kapı vardır. Sırrı Hakikat’tir... Hakk Yol’un tek bir hattı vardır: Doğruluktur. Yol, hayır ve şer üzerine, yalan üzerine değil, ikrar iman üzerine kuruludur. Alevilik “din adamı” üzerine kurulu bir yol da değildir. Alevilik Talip üzerine kurulu bir Yol’dur. Aleviliğin kaynağı ocaklardır. Kutsal ailelerdir. Ocak sistemi kavranmadan Alevilik Yol’u anlaşılamaz. Ocak demek Dede ve Talip bütünü demektir. Ocak taş bir yapı değildir. Bina arayan ocağı bulamaz. Ziyaret ya da tekke gibi mekanlar ocak değildir. Ocak, dede ve talip birlikteliğine dayanan sosyal bir yapıdır. Dede ve talip neredeyse ocak da oradadır. Alevilik’te Talip Pir’e, Pir Ocağa taliptir. Talip’in Dedesi, Dede’nin de Dedesi vardır. Dede’nin Dedesi talibin Mürşididir. Mürşit ise Yol’un talibidir. Yol’a talip olmak turab olmaktır. Talipte ikrar ve itikat olmaz ise Mürşit ne yapabilir? Mürşit, Pir, Rehber, Talip, Yol’un talipleridir. Yol, Hakk’a giden Yol’dur. Hakikat, Yol’un sonundadır. Yol’un sonu Işığa açılmaktadır. Işık ki yer gök yok iken var olandır. Mürşit, Pir, Rehber, Talip bir bütündür. Yol’dan ayrılana, Yol’u yadsıyana, Yol’u küçümseyene Yolcu denmez. Hakk Yol’unu terk edenler serseri olur, zulmete düşer. Mürşidin, Pirin, Rehberin, Talibin Yol’da olması için Cem gerekir. Cemin aslı “Görgü”dür. Cem olmazsa Yol olur mu? Cem yoksa zulmet vardır. Cem için İkrar gerekir. İkrar için ise İtikat gerekir. İtikat, “inanç” olarak açıklanamaz. İtikat sahiplerinin gözleri perdeli değildir. İtikat sorgu-görgü üzerinedir. İtikat aramaktır. Hakikat aranmaktadır. Yalanla, dolanla, iftirayla, riyayla, egoyla Hakikat aranır mı? “Hizmetleriniz” deniyor, “Hakk Defteri’ne yazıla!” Hakk defteri Ak Defter’dir. Ak Defterde kara yazı bulunmaz. Ak Defterdeki Ak yazıları ancak Yol’u doğru süren, sorgu-görgüden geçip, nefsini kırbaç edip Hakk ile Hakk olan okuyabilir. Oysa inanç sahiplerinin gözleri perdelidir. Onlar kadere, feleğin çarkına, Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmuşlardır. Gözlerinin biri kördür. Kendilerine söylenenlere tartışmasız inanırlar. Gözleri perdeli olanlar ak nur perdesini kara zulumat olarak görür. Defterleri kara yapraklıdır. Kara yaprakta kara yazı vardır. İsmi musemme kaydına düşmeyen 4 kapıdan 40 makamdan geçmeyen İşleğini 72’den 73’e seçmeyen İster Seyid-i Saadet Evlad-ı Resul İster ismi Şah talibiyim desin ne fayda (Fedai) Hiçbir şey göründüğü gibi değildir... KANDİLİ KUDRET Mİ, KUBBEİ RAHMAN MI? Adem ile Havva’nın ana-babasının ifritler olduğunu söyleyenler de var... Ancak genellikle Adem kara çamurdan, balçıktan, zulmetten yapıldı diyorlar. Havva da Adem’in kemiğinden yapıldı... Adem ile Havva cennete konuldu. Şu ağaçtan meyve yemeyeceksiniz diye talimat verildi. Şeytan da cennetteydi. Şeytan, Havva’yı kandırdı, yasak meyveyi yedirdi. Şeytan ile Havva bir oldu Adem’i kandırdı, ona da yasak meyveyi yedirdi. Zaten çıplak olan Adem ile Havva yasak meyveyi yediklerinde çırılçıplak olduklarını gördüler... Allah onları cennetten dünyaya fırlatıp attı. Kovuldular. Suçlu Havva’dır. Şer Havva’dır, Hayır Adem’dir. Ama Adem’in hayrından ne hayır gelecek? Şerrin koynundadır. Havva’nın koynundadır. Kadının aşağılandığı, erkeği zulmet âlemine bağlayan bir unsur olarak görüldüğü kör inançtan hayır gelir mi? Hayırın, şerrin, Adem’in, Havva’nın sahibi vardır. O, dünyayı yönetmeye soyunandır. Zulumat dünyasına düşendir. Nar yoludur, nur yolu değildir. Lamekândan gelen bir yoldur. Onlar için bu dünya önemli değildir. Yaşam bu dünyada değildir. İki dünya vardır, biri zulmet, diğeri rahmettir. Ebedi olan rahmet dünyasıdır. Cennet rahmet dünyasındadır. Huriler, gılmanlar, ırmaklar o dünyadadır... Allah, Adem, Havva Yol’u Kandili Kudret yoludur. Ufku Allah, Adem ve Havva ile sınırlı olanlar, bilgi anlamında Hakk Yol’una giriş yapamazlar! Muhammed’in Kırklara niyazını anlayamazlar! Hakk Erenlerinin Yol’u Kubbe-i Rahman, emir ve rıza yoludur. Ayrıdır! 72 millet, 18 bin alem Havva Yol’unda vardır. Hakk Erenlerinin Yol’u ise 73’e aittir. Hakk Yolu Erenlerinin işleklerini 72’den 73’e seçecek kadar bilgiye ve görgüye sahip olmaları gerekir. Hakk Yolu Alevilik ikrar iman üzerinedir. İkrar Naci’dir, İman Naciye’dir. Naci, Naciye’nin koynundadır. İyi, doğrunun koynundadır. Hayır ve Şer iki, İkrar ve İman birdir. Bir dünya vardır, iki dünya yoktur. O dünya Baki dünyasıdır. Fani dünyası ile baki dünyası yan yanadır. Aralarında perde vardır. Fani dünyası, baki dünyasını örtmüştür. Aklımın yettiği, Erenlerimizden öğrendiğim şudur: Gün gelecek hakikatler aşikâre olacak. Fani dünyasının zulmet örtüsü ortadan kalkacak, baki dünyası pırıl pırıl ortaya çıkacak. Hakikat baki dünyasındadır! PİRLERİMİZİN, MÜRŞİTLERİMİZİN HİMMETİ İLE! Hakk’ı aşağıda, yukarıda, sağda solda arama! Cümle mevcudat neredeyse Hakk da oradadır! Cümle varlık dünyadadır, evrenin sahibi Hakk da dünyadadır! İnsan olmaz ise hakikati kim söyleyebilir? Hakk mekansız değildir, mekanı vücuttur! Vücudu olmayan yoktur! Vücudunla uğraşma, nefsinle uğraş. Yedi başlı ejderhadır nefs! Benliktir nefs. Egonu büyütme, kendine aşık olmayı bırak! Benlik sevgiyi, arkadaşlığı, yolu öldürür. Aynaya bak, yüzündeki maskeyi çıkar. Rahmanı mı görüyorsun, şeytanı mı görüyorsun? Hayvan olan nefstir. Yedi başlı ejderhadır. Hayvanı yen, turab ol. Hakk ortaya çıksın rahman olsun. Her şeyin aslı Nokta. Hakk’ın emri rızasıyla Varlık Nokta’dan gelir. Varlık mı Nokta’da, Nokta mı varlıkta! Gerçek ve Hakikat! Hangisi hangisinin içinde? Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır! diyor Erenlerimiz. Büyük ütopya, yani Hakikat olmazsa yaşam durmaz mı, bilim durmaz mı!.. Yaşam nefestir, hayattır, Hakk’tır. Sen yaşamın durduğunu, bilimin durduğunu san. Ne yaşam durur, ne Hakikat! Senin sınırlayıcı düşüncelerinden bağımsız, doğanın ve evrenin yasaları işliyor. Senin bildiğin ne? Doğanın ve evrenin kaçta kaçını biliyorsun? An’ı bile yakalayamadın, An geçti, gitti. Asıl olan aşk’tır! Onun için Erenler “Aşk ile” diyor. İster entelektüel gelişmenin kaldıracıdır de, isterse aşk. Büyük çelişki burada. Bilim ve aşk birbirini yadsımaz. Ama bilimle aşk barışık da değildir... Aşık Kurbani şöyle demişti: “Aşk zamanı geldiğinde akıl istirahata çekilir!” Aşk olsun feleğin çarkını kıran Erenlere! Alevilik Aşk’tır. Aşk olsun, Baba Mansur’a, Avuçan’a, Hacı Bektaş’a, Dede Garkın’a, Sultan Sahak’a, Haydari’ye, Klezi’ye... “Allah gözlerine çekmiş bir perde Yok dersin Allah’ı gökte ve yerde Gösterelim gel de gör Hakk’ı nerde Secde eyleyesin didara karşı” (Harabi) Konu Ünsal Öztürk tarafindan (07-04-2011 Saat 08:30 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 15 Users Say Thank You to Ünsal Öztürk For This Useful Post: | Amistofes (07-04-2011), aris (07-05-2011), Baba İlyas (07-04-2011), Batıni (07-05-2011), Derman (07-04-2011), Devrim06 (07-04-2011), esonto58 (07-15-2011), Hamza Aksüt (07-04-2011), herdem (07-08-2011), HURUFİCAN-ERZİNCAN (07-05-2011), karan (07-04-2011), Naki (07-20-2011), |
|
|
#2 |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 2975
Mesajlar: 1.024
Thanks: 447
Thanked 862 Times in 472 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 42
REP Seviyesi :
![]() |
Şeriat kapısına gelmeyen hakikat kapısına gelmemiş olur. Tüm alem tümel olan o hakikat kapısında kendini görüp bulunması için önce şeriat bap-ından geçmesi gerekir. Yoksa Hakk-ta batında hep bir yalan olur. Hakk şeriatını kendi vasfını nazar etmek için kendinden kendini Hallak etti. Tekamülden cahillikte hep onun sıfatlarıyla ilgili olup için içe geçtiği gerçeği bildiği halde kendini görmek istedi. Bu hal şeriattır. En cahil ile en acımasız ve en şefkatli hallerini tarttı. Cennet dediği Uçmak varılacak nokta kendisine dönüşünü arif olanda buldu.Onu kendine aşık etti.Buna kısaca hakikat bap-ı ekber veya vahid- ve ehad kapısı dedi..
Bireyde yani insan oğlu(alemin mikrosu) Şeriatta kendini tanımaz. Bildiği o kendi sandığı kabuğudur. Ruh-ul kutsiyetinin gerçek şuurun üzerine giydirilen adına insan denilen şekillerden cinsiyetlerden başkası olduğunu ne yazık ki görememiş kendini bilmemiştir. Beden ve nesneler nefis ile birlikte cahildir. Gerçeği aynasında ise asıl görünümleri muhteşemdir. Ama aslın merkezi olmadıklardan hakikate uzaktırlar. Ruh ise kamildir. Merkez olandır. HAKK kendini bilmek için merkezinden uzaklaşmış ve seyr-i alame dalmıştır. Bundandır ki ruhumuz misafirdir arada kalmıştır. Mihman olan Töz esir edilmekten sıkılmıştır. Her dem arayışta kıvranıştadır. Us Arayışları artı ve eksi yönde ilerletir. Ancak kaplayıcı uzlaşıcı Hakk bilinci geliştirene kadarda gerçeğin aslını fark edemez. Bu özellik nesnelerin üzerindeki kendi düşüncesi ve çevresindeki etkileşimler ile ilgilidir. Üzerindeki yalancı iblis-i benliği çıkarmak için girdiği yolun emarelerini az kişi bilir ve bunu hisseder. Hakk kapısının yolunu tutanlar meşakkatli bir tariktedirler. Kamil bilmekle olur. Cahillik ise bilmemekte meydana çıkar. Bilmek dediğimiz kitap yalamak veya unvan almak ile alakalı değildir. İblis allameydi ama Hilmi hikmeti ruhu sadakati ve takvası edep erkân gelişmediğinden hakkın önünde olup biteni göremedi ve cahil olarak düşkün oldu. Hakk olan Allah-ı bilir. İyide Rabbi bilmek Rabbül alemi bilmek değildir. İblisin düştüğü hataya düşmeyelim. Âlemlerin gerçeğini gören Rabbül alemi bilir. Oda Şuurun gelişimi tüm alemdeki canlı cansız nesnelerin bundaki rolü iledir. Ocaklar ilk oluşumdur. Var oluşun mikrosudur. Kendini bilen hakk ile hakk olmuş Dede ilk ruh manasıdır. Buna inanacak ve yol tutacak olanlarda secde ettirilen talipler ilk görünümde iblistir. Hikmetini gören ve sıfatları bilen melek olur yol alır. Burası Hiçlik meydanıdır. Bu sırrki ismi karanlıktır bilinmezliktir. O her dem kaplayandır biz ona karanlık dedik ne zaman onun içinde bir ışığı görünce sevindik güldük ama asıl olan ışığın karanlık içindeki kendi gerçeğini algılamaktır. Bilinmek kün ile ışık ile karanlığa emir verilmesidir. Işık karanlıkla bilindi. Karanlıkta ol denilince varlıkta hep olan bizlerin hep olduğunu düşündük ve bize hakk misak-i ezeli de ruhları esir etmeden ve cahiliğe ışığa teslim etmeden ene sözleşmesini yaptığını nasılda unutuyoruz. Hakikatin karanlığı haktan başkasını görmeyen kör gibi manasıdırki. Işığın en parlağını görenler kör karanlıklar içinde kalır. Adem ile Havva cahilliğin ismidir. Ne adem dişi ne Havva erkek ikiside ana karnındaki ilkteki gibi bir akıl bir omurgadan ibarettir. “Es sırate el mustakime”işte bizi hakk kapısında oluşturacak dik durduracak her şeyimiz bunun içinde gizlidir. Bul dersin ararsın kendini benlikte Nidanda Yetmişikiyi yetmişüç Söylemekte Hakk yetmişüçün tarikinde gelmekte Gel etme Kavl-i leyin edelim bu söze Yetmişiki yetmiş üç birbirinin içinde Benliktir bu dava hakikatte sırdır sır içinde Kemterin dilinde yetmişiki yetmişüç ile Muhib Erendir bu dinin adı maruftur yolu Aşk ile..
tanrı görülmez bir sesin,gerçek akıl sesinin hava içinde çınlamasını emretti.philon.
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to HURUFİCAN-ERZİNCAN For This Useful Post: |
|
|
#3 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Asagidaki iki eser konu ile alakali oldugu icin yorumsuz birakiyorum.
Evliyâya eğri bakma kevn-ü mekân elindedir Mülke hüküm süren odur iki cihân elindedir Hak onu bunda gönderdi kullarını irşâd için Kime diler imân verir kahr-u ihsân elindedir Sen onu şöyle sanırsın sencileyin bir âdemdir Evliyânın sırrı vardır gizli ayân elindedir Hak Zâtıyla sıfâtıyla tecelli eylemiş onda Varlığı Hak varlığıdır emr-i Sübhân elindedir. Kaygusuz der bu ilmi okudum anladım bildim Bütün âlemlerin hükmü Kâmil insan elindedir. ---------------------------- Hilâl'e döndü Kamer kaşların Hilâl'inden Boyandı kana kızıl gül yanağın âlinden Çalap seni nice şîrin dudaklı yaratmış Ki selsebîl utanır leblerin zülâlinden Ay'ın Hilâl'i eğerçi Güneş'ten alır nûr Bu Ay'ı gör ki Güneş nûr alır Hilâl'inden Cefâları ne kadar acıyısa yiğrektir Anın acısı rakîbin yağıyla bâlinden Felek Nesîmî'ye çün eksik eylemez bir şâl Ne atlasından umar kimsenin ne şâlinden Konu Onurcan tarafindan (07-08-2011 Saat 00:35 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Amistofes (07-08-2011), Baba İlyas (07-08-2011), herdem (07-08-2011), Ünsal Öztürk (07-08-2011), İşcanbaba (07-08-2011) |
|
|
#4 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 1417
Mesajlar: 480
Thanks: 1063
Thanked 516 Times in 272 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 67
REP Seviyesi :
![]() |
Kimse yanlis anlamasin ama satasmak icin degil , dogruyu cagirmak icin diyorum sirr bunun neresinde ?
Sir dedigimiz olay kisiden kisiye farklimi yansimakta yoksa alevilikteki bilgi uzerinden ayni fikir uzerindenmi gidilmekte ? Yoksa alevilik yolu uzerinden gidilip , daha sonra kazandigi , her insanda farklimi aciga cikmakta ? O zaman herkesin tanriyi aciklamasida farkli olmazmiydi ? Bu sorular daha cogaltila bilinir ama cevap tatmin etmiyor . Cunku sirr diyen insanlarin agizlarinda oncekilerin savundugu acik secik ogretiler inanclardan bahsedilmekte ! Oysa Aleviligi icinde bir sir varsa daha o kesif edilmemistir bence !!!!!! Ben bir sir goremiyorum ! bu sozlerinizde ! |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Alibaba For This Useful Post: | Ünsal Öztürk (07-08-2011), İşcanbaba (07-08-2011) |
|
|
#5 |
|
GençALEVİLER YAZARI
Üye No: 1262
Mesajlar: 105
Thanks: 709
Thanked 596 Times in 104 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Sevgili Onurcan
Yazdığın deyişte şöyle diyor: "Ay'ın Hilâl'i eğerçi Güneş'ten alır nûr Bu Ay'ı gör ki Güneş nûr alır Hilâl'inden" Teşekkür ederim. |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.061
Thanks: 12579
Thanked 8555 Times in 4028 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Bu Beyit'in açılımı ne? Bize ne anlatılmak isteniyor, BU beyitte ki, SIR nedir. SAğlıcakla
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#7 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 855
Thanks: 2025
Thanked 1149 Times in 597 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
SIR nedir ? Madem SIR yok ise ve herşey açık ise "B altındaki Nokta" nedir ? Herşeyin Asl'ı NOKTA denirken kastedilen Nokta nedir ? ALİ "İlim bir NOKTA idi,cahiller onu çoğalttı" derken ne demek istiyor ? Pir'im Cafer El Sadık diyor ki ; "Bizim davamız sır içindeki sırdır,ancak bir sırrın öğretebileceği bir sır, sır üstü bir sır (sırr’alâ sırr), sır içinde kapalı kalan bir sırdır" ALİ'nin dini SIR üzerine kuruludur.SIR 4 kapı 40 Makamdaki HAKİKAT Kapısıdır. SIR Hakikatın kendisidir.
Sırrımızı ifşa eden ile bize ihanet eden eşittir. Hazret-i ALİ Allah gözlerini açtığında ALİ OLDU ! |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Alibaba (07-08-2011) |
|
|
#8 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 855
Thanks: 2025
Thanked 1149 Times in 597 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Yani herşey kendi ÖZ'üne döner.Başlangıçtaki Nokta'ya. Biz Araf'ın rical'iyiz,tüm Mahlukatın Dönüş'ü Biz'edir...İMAM ALİ GÜN(eş) KÜN'dür,Başlangıçtır,OL sözüdür;Oluş'tur,Halk'tır. Ene KÜN...İMAM ALİ! |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | İşcanbaba (07-10-2011) |
|
|
#9 | |||
|
Gönül Dostu
Üye No: 1417
Mesajlar: 480
Thanks: 1063
Thanked 516 Times in 272 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 67
REP Seviyesi :
![]() |
[quote]
Alinti:
Ama eger bu bilgiler cehalet altinda ortulup bu isimlerin gercek mahyetleri ortulmusse sirr olmustur kapali kalmistir demektir ????? Alinti:
Kuran ayetlerini oklara takip aliye karsi kullanmalari buna bir delildir . Yani matametigi ogretmenden ogreneceksiniz sonra ondan ogrendiginiz ile matamatikte hocaniza bilgelik tasliyacaksiniz olurmu ? O donemin insalari bunu yaptilar iste ! Alinti:
Bu dedigin rus oyuncagina benzedi sevgili baba ilyas bilirsin bence ! Hani adami aciyorsun icinde daha kucuk cuce bir adam cikiyor , onuda aciyon baska bir bicir cikiyor derken uzuyor uzadiya , kucule kucule minnacik cikiyor . Ilkin gorunce saskinlik veriyor ama sonralari normallesen bir durum ! Bunlara eristik ama sizin sirriniza erismek nasip olmuyor bir turlu ? Bir kac sir verinde bana , dunyam degissin sevgili baba ilyas Allah rizasi icin ? Konu Alibaba tarafindan (07-08-2011 Saat 18:44 ) değistirilmistir.. |
|||
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Bu deyis'in tamamini bir bütün olarak degerlendirmek gerekir. Yorum yapmaktan kacindim, cünkü bir cok arkadas kendi penceresinden görmek istedigi gibi yorum yapiyor. Sonucta konunun ana temasi "igdis" ediliyor. "Kamer-Ay-Hilal"in aldigi isigin kaynaginin izahi üstü örtülü islenmis. "Hilâl'e döndü Kamer kaşların Hilâl'inden Boyandı kana kızıl gül yanağın âlinden" "Ay'ın Hilâl'i eğerçi Güneş'ten alır nûr Bu Ay'ı gör ki Güneş nûr alır Hilâl'inden" Aciklamasi, Hilal seklindeki Ay isiginin bir baska kaynaktan isigini aldigi islenmis. Kizil renge boyanan "ikinci Hilal"konumundaki Ay'in durumu incelenmeli.""Hilâl'e döndü Kamer kaşların Hilâl'inden" derken, Ikinci Hilal seklinin bulunmus oldugu eksende,derecede , bir baska isik kaynagini yansitiyor olasiligini degerlendirmek gerekiyor..Iste bu eksendeki Hilal'in nur'u ,Günes'in nuru-isigi olmayabilir. Ay'in 28 günlük dönümünde,her defasinda, Hilal kizil'a boyanmayabilir.Belli bir zaman diliminde bu kizil'a boyanma Hilal seklinde iken gerceklesebilir.Ama ne zaman, hangi zaman dilimi? Konu Onurcan tarafindan (07-09-2011 Saat 11:57 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Onurcan For This Useful Post: | İşcanbaba (07-10-2011) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| alevilik, sır, sırdır, İçinde |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||