![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Malatya'nın Arapgir ilçesine bağlı olan Onar köyünde Şeh Hasan Onar tarafından yapılan cem evinin 787 yıl önce yapıldığı ve günümüze kadar korunduğu açıklandı.
Malatya'nın Arapgir ilçesine bağlı olan Onar köyünde Şeh Hasan Onar tarafından yapılan cem evinin 787 yıl önce yapıldığı ve günümüze kadar korunduğu açıklandı. Tarihin ilk cem evlerinden biri olan Büyük Ocak Cem evini ziyaret eden CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Onar köyündeki tarihi varlıkları tanıtmak ve korunması amacıyla Ankara'da girişimde bulunacağını belirterek, "Onar köyündeki 8 asırlık Cem evi, cem evi yoktur diyenlere en iyi cevaptır" dedi. Arapgir İlçesi'nin Onar köyünde her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Şeh Hasan Onar'ı anma etkinliğinde, Onar köyünün 800 yıl önce kurulduğu ve köyde bulunan kaya mezarlarını ise 5 bin yıl öncesini gösterdiğinin anlatılması anma etkinliğine katılanları hayrete düşürdü. CHP Milletvekili Veli Ağbaba, Arapgir Kaymakamı Ercan Turan, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haydar Karaduman, ve çok sayıda konuk şaşkınlıklarını ifade ederken, törende bulunan Karacaahmet Sultan Kültürü Tanıtma, Dayanışma ve Türbesini Onarma Derneği Genel Başkanı Muharrem Ercan, Araştırmacı Yazar Dr. İsmail Kaygusuz , Onar köyü dernek başkanı Mehmet Ali Tanrıverdi, Ocak köyünden Mehmet Yaman Dede ise konuşmalarında tarihin en eski cem evinin Onar köyünde olduğunu açıkladılar. Onar köyünden olan ve halen Londra'da ikamet eden Araştırmacı-Yazar Dr. İsmail Kaygusuz, Şeyh Hasan Onar'ın tarihsel ve inançsal kimliği hakkında yaptığı araştırmayı konu alan konuşmasında, Şeyh Hasan Onar'ın Türkmen toplulukların çok çeşitli kolları olan Bayat oymağının ana tarafından Ali Soylu inançsal başkanı (Şeyhi), ve yönetici önderi (Begi) konumunda olduğunu belirterek "Onar köyündeki Mezar taşı üzerindeki damga Bayat boyu damgalarının bir çeşitlemesidir. 22 Nisan 1224 tarihinde (Hicri 621) Sultan Alaaddin Keykubat (1220-1237) adına, "Mir-i Azam beledisi", yani bölgenin yüce Emiri tarafından Şeyh Hasan Oner'e, sınırları belirtilen ve içinde bugün Onar köyü bulunan arazi Zaviye vakfı olarak verildiğine dair Vakıfname bulunmaktadır. Onar köyü, böylece sınır boyu yerleşim yeri olarak burası, kendisine bağlı Türkmen aşiretlerinin inançsal ve yönetim merkezi durumuna girmiştir" dedi. "BİLİNEN EN ESKİ CEMEVİ ONAR KÖYÜNDEDİR" Dr. İsmail Kaygusuz Tarihte bilinen eski cemevinin Onar köyünde olduğunu açıklayarak "1224 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin'in Malatya Emiri'nden aldığı "Zaviye Vakıf Belgesi" ile Şeyh Hasan Onar tarafından kurulmuş ve "Şeyh Hasan Onar Zaviyesi"ne ait Büyük Ocak ve daha sonra oğlunun kurduğu Şeyh Bahşiş adlarıyla hala yaşayan iki Meydanevi/Cemevi vardır. 300-400 kişiyi içine alan ve kare planlı bu iki yapının da duvarları penceresizdir. Çok sayıda direklerle -ki bunlardan ortada bulunan kutsal Karadirek adı verilmiş olanın dibindeki postta Cemi yöneten Dede oturur- desteklenmiş kirişlerin üzerine küçülen kareler biçiminde oturtulmuş bu ilkel Selçuklu mimari ev tipinin, kırlangıç yada bingi çatısı/damı ve ortasında pencere ve baca görevi yapan bir açıklık bulunmaktadır. Küçük çaplı bir yarım kubbenin altında yandan dışarı dönük 50-60 santimetre çapında oyulmuş birer delik taş koyulmuştur bu açıklığa. İkisi de kutsal mekanlar olarak, biçimlerini bozmadan onarılarak 787 yıl boyunca "Cemevi" olarak, bugüne kadar yaşatılmıştır. Pir Sultan Abdal'da Çaldıran Sonrası Gizlenme Yıllarında Onar köyüne uğradığı söylenmektedir" diye konuştu. AĞBABA: "CEMEVİ YOK DİYENLERE ONAR KÖYÜ CEVAPTIR" Kalabalık bir ziyaretçi gurubuyla Şeyh Hasan Onar tarafından yaptırılan Büyük Ocak adıyla bilinen 787 yıl öncesinde yapılan Cem evini ziyaret eden CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Onar Köyü Kurucusu Alevi Önderi Şeyh Hasan Onar'ın 8 asır önce yaptırdığı Cemevinin, cem evleri yoktur diyenlere en güzel cevap olduğunu belirterek "Buralarda hep sevgi, kardeşlik, barış var. Bu kültürde farklılaştırmak yok. Etnik ayrımcılık asla yok. Burada 1200'lü yıllardan kalma Cem evi var. Şimdi hala günümüzde Cem evleri ibadethane midir? değil midir? diye soruyorlar. Kimi kendini bilmezler cem evlerini cümbüş evi olarak söylüyorlar. Eğlence merkezi diyorlar. Oysa yüzyıllardır İnsanlar cem evlerinde ibadet yapıyorlar. Bunu inkar etmenin bir anlamı var mı? İşte bu 8 asırlık cem evi, cemevi yok diyenlere en iyi cevap olacaktır. Milletvekili olduğum süre boyunca TBMM'nde Cem evlerinin yasal ibadethane olması için elimden gelen tüm çabayı göstereceğim. Ayrıca Onar köyündeki tarihi eserlerin korunması ve tanıtılması içinde çalışacağız. Önce Şeyh Hasan Onar ve Küllüyesini tüm dünyaya tanıtmamız lazım. Bir sempozyum düzenlemeliyiz" şeklinde konuştu. habeciniz.com
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Katılımcısı Bulunduğu yer: ĬδγâиظυŁ ☼
Yas: 22
Üye No: 3932
Mesajlar: 195
Thanks: 96
Thanked 85 Times in 60 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 38
REP Seviyesi :
![]() |
Dedem ßiLirdi Sanırım..Arapqir ' liyiz..Ama ßir haberim İlk defa duydum..Sahip Çıkılmış oLması GüzeL..
δiŁάhŁάяı и'εdεyiм
Bεиiм δε√giм мά√zεя Вάиά δuyά λттığıм ÇiçεĸŁεя Biя güи oŁuя Đöиεя Вάиά... |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to δέяάρ For This Useful Post: | esonto58 (09-08-2011), Hamza Aksüt (09-07-2011) |
|
|
#3 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Sayın İsmail Kaygusuz'un ve İsmail Onarlı'nın yazdıkları tümüyle gerçek dışıdır.
İsmail Kaygusuz kendi yazdığı kitapta, bugün 1224 olarak verdiği tarihin doğru olmadığını ifade etmiş birisi. Zaviye belgesini edebiyat araştırmacılarına inceletmiş, on yedinci yüzyılda yazıldığını belirtmişler. Kaygusuz da bunu Arkeoloji ve Sanat Yayınlarından çıkan kitabına almış. Zaten bunlara hiç gerek yok. Adı geçen Onar köyü on altıncı yüzyıl tahrir ve evkaf defterlerinde yok. Yani, köy henüz kurulmamış. Durum bu kadar açık. Ayrıca, Onar köyünde dede yok. Onar diye bir ocak da yok. Avuçan talibi bir köy. NOT: Belgede Alaaddin Keykubad adı da geçmiyor. Saygı ve sevgiyle.. Konu Hamza Aksüt tarafindan (09-07-2011 Saat 22:48 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yeni Üye
Üye No: 3983
Mesajlar: 43
Thanks: 46
Thanked 65 Times in 34 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 27
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Emo84 For This Useful Post: |
|
|
#5 | |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
Son yıllarda Alevi tarihinde bir sürü 'şehir efsanesi' üretildi. Bu konu da onlardan biri. Şeyh-Hasan, bir aşiret iken bir ocak kurucusu yapıldı. Konya sultanı Alaeddin Keykubad'ın bacısıyla evlendirildi. Baba Resul olayı döneminde Şeyh Hasan, Alaiye ve Antal'yanın fethine katıldı!' (Biliyorsunuz bu konuda kitap yazıldı) Söyleyemiyorlar ancak, bizim Baba İshak ve Baba İlyas'a da Konya sultanlığı ordusuyla birlikte saldırmış olmalı! Şehir efsanesinin nedeni psikolojik. Alevi tarihini siyasal tarihle paralel ele almak, kendi köyünü önemli kılmak, tarihte çok büyük işler başardığını yaymak vb. Nasıl olsa Aleviler, tarihten anlamaz. E. Çınar kandırmış, Y. Halaçoğlu kandırmış, E. Korkmaz kandırmış, N. Birdoğan kandırmış. Bir de İsmail Onarlı kandırsa ne olacak. Hiç kafa yormaya gerek yok. Değil 1224'te, on altıncı yüzyılda bile Onar köyü yok. Saygı ve sevgiyle... |
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: | Emo84 (09-08-2011), esonto58 (09-08-2011), Musali Sar (09-08-2011), Naki (09-08-2011), İşcanbaba (09-08-2011) |
|
|
#6 | |
|
Bizden Biri Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Thanks: 516
Thanked 1573 Times in 463 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
-Pir Sultan Abdal hangi tarihlerde yaşamış? Pir Sultan Abdal; "Kapıyı çaldı Kırkların birisi Birinden mestoldu cümle gerisi Sarıkaya derler Şah'ın korusu Konalım gaziler İmam aşkına" dizeleriyle Şah'ın Osmanlı sınırında konakladığı yeri bildiriyor. -Burada adı geçen Sarıkaya, Şah İsmail'in 1501'de birinci gelişinde konduğu Erzincan ile Tercan arasındaki Saru-Kaya yaylağı mı, Yıldızeli'ye bağlı Banaz ile Bedirli arasındaki Yıldız Dağı'na yakın yerleşme birimi mi? Yani Pir Sultan'ının yaşadığı bölgede mi? (Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Kalender Çelebi, Pir Mehmet ve İsmail gibi Alevi-Bektaşi ozanlarının bazı şiirlerinden anlıyoruz ki, burada Şah İsmail'in katıldığı bir Birlik Cemi yapılmış Şah'ın kendisi de semah dönmüş) -Acaba Pir Sultan, kendi bizzat katıldığı ve tanık olduğu bir olayı mı anlatıyor, yoksa daha önce yaşanmış bir olaya ilişkin duyumlarını mı şiirleştirmiş? -Pir Sultan, Şah İsmail döneminde mi yaşadı; Çaldıran Savaşı döneminde kaç yaşındaydı, bu savaşa katıldı mı? -Eğer öyleyse Çaldıran sonrası saklanma süreci kaç yıl sürdü? Hangi tarihte asıldı? "Pir Sultan da Çaldıran sonrası gizlenme yıllarında Onar Köyü'ne uğradı..." Yukarıdaki soruların cevabı hala net değilken, Pir Sultan'ın hangi tarihler arasında yaşadığı ve öldüğü konusu bile tartışmalıyken (Ölüm tarihini 1590'lara kadar getirenler var), şimdi de Onar Köyü bağlantısı karşımıza çıktı... -Acaba Pir, saklanma ihtiyacı ile gerçekten Onar köyüne gitti mi? Neden o köy? Pir Sultan'ın mensup olduğu aşiret-oymak ile Onar Köyü'ndekiler arasında herhangi bir bağ ve iletişim var mıydı? Pir Sultan'la ilgili bu yeni senaryo eminim ki birçok Alevi'nin ilgisini çeker. Aleviler bu tür lafları çok seviyor, bundan değişik bir heyecan duyuyor, kaynağını sorgulamadan bunu hemen kabul ediyor. Ama bunun tarihsel gerçeklerle bağdaşıp bağdaşmadığını araştırmadığı gibi, bu sorgulamayı yapanlardan da rahatsız oluyor. Daha önceki bir yazımda Alevilerin, zaman mekan olgusunu çarpıtan, nesnellik yerine hayal gücüne dayalı, muhayyilesinin ve duygularının dizayn ettiği söylencesel ve sanal olayların baz alındığı, "sözlü kültür" mantığından kopamadıklarını yazmıştım. Bundan kastımın anlaşılması için örnek verelim: 1940-50'li yıllarda Aleviler'le ilgili araştırmalar yapan Yusuf Ziya Yörükkan, "Anadolu'da Aleviler ve Tahtacılar" adlı kitabında, Ankara Çubuk yakınlarındaki bir köyde dinlediği şu öyküyü aktarıyor. "Birgün Şah İsmail Yezid’in oğlu Semmez’in (Halid olacak) torbasına ayağı ile vurmuş, gaipten “hata yaptın” diye bir ses gelmiş, o zaman Şah İsmail bu duvaz-ı imamı yazmış: 'Yarab hata ettim, Hüda için bağışla/Muhammet Mustafa için bağışla/Asıl sofu Cüneyddin pir Haydar oğlu/Aliyyel Mürteza için bağışla'..." Bu nedenle de adı "Hatayi" olarak kalasıymış... Gördüğünüz gibi öyküyü anlatan kişi, 16. yüzyılda yaşamış Şah İsmail Hatayi'yi alıp 7. yüzyıl sonlarında yaşamış Yezid'in oğluyla karşılaştırıyor ki bunun tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını söylemeye gerek var mı bilmiyorum. Aralarındaki 9 yüzyıllık farka rağmen Şah İsmail'in karşılaştığı Yezid'in oğlunun torbasına vurması belki hoşa gidiyor ama, bu sahne olsa olsa ancak fantastik bir edebi üründe olabilir, tarih yazarken bariz kronoloji farkı nedeniyle bu bir bilgi olarak kayda alınamaz. Elif Şafak romanı mı bu?.. Bu feodal dönemdeki sözlü kültür mantalitesidir. Bu mantalite ile gerçekleri, tarihsel süreci doğru anlayıp kavrayamayız. Bu tür hayal gücü ürünü uydurmalar, bilgi kirlenmesine yol açar ve gerçekleri öğrenmek isteyenlerin işini zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz. Bu mantığı savunan kişiler bu sitede de var. Nesnelliğe, bilimselliğe karşı çıkan bu arkadaşlar, gerçeklere gözümüzü kapayıp, kendi uydurdukları temelsiz, asılsız, hayal ürünü senaryolara inanmamızı bekliyor. Artık Alevilerin, söylencelerle, masallarla gerçekleri ayırmak için, yazıya, kayıta, belgeye, neden-sonuç ilişkisi ve bilimsel metodolojiye dayalı düşünme, araştırma ve bilgi sahibi olma anlayışını benimsemeleri gerektiğini düşünüyorum. Yukarıdaki, "Pir Sultan da Çaldıran sonrası gizlenme yıllarında Onar Köyü'ne uğradı..." yönündeki ifadenin de sözünü ettiğim geleneksel refleksin ürettiği sanal bir olay olması yüksek olasılık. Ancak araştırmak gerekir, bunun belgesi ortaya konulursa, artık bu bizim için bir tarihi gerçek halini alır. Belgesi olmadan bu tür söylemlerde bulunmak ise dediğim gibi bilgi kirlenmesinden başka bir işe yaramaz. Konu Naki tarafindan (09-08-2011 Saat 12:38 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post: |
|
|
#7 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
ALINTI
"...Pir Sultan Abdal'da Çaldıran Sonrası Gizlenme Yıllarında Onar köyüne uğradığı söylenmektedir." Çaldıran savaşı 1514 yılında Urmiye gölü yakınındaki Çaldıran ovasında yapıldı. (Van'a bağlı Çaldıran ile karıştırmayalım.) Pir Sultan Abdal'ın Çaldıran sonrası Onar köyüne uğraması olanaksız. Çünkü, Çaldıran'dan 54 yıl sonra, 1568 yılında tutulan tahrir defterinde bile Onar köyü kayıtlı değil. Yani Onar köyü henüz kurulmuş değil. Yalnızca Erzincan tahririnde Honar-ı Büzürk (Büyük Honar) adında bir köy kayıtlı. Bu köy, Arapkir'e çok uzak. Şehir efsanesine bir örnek işte. Arapkir tahririni sayfa sayfa buraya aktarabilirim. Saygı ve sevgiyle. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: | Emo84 (09-08-2011), esonto58 (09-08-2011), Musali Sar (09-08-2011), Naki (09-08-2011), İşcanbaba (09-09-2011) |
|
|
#8 |
|
Yeni Üye
Üye No: 3983
Mesajlar: 43
Thanks: 46
Thanked 65 Times in 34 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 27
REP Seviyesi :
![]() |
sayin hamza hocam bide bunu buldum internete
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] "Duruköy, Sivas ilinin Divriği ilçesine bağlı bir köydür. Duruköy Köyü, geçmişi çok eski zamana dayanmakta olup, söylentilere göre köyün doğu kesimlerinde bulunan Şemmaspir türbesinin 1021 yılında var olmasından dolayı köyün kuruluşu 1015-1020 yıllarına dayanmaktadır. köy çeşitli bölgelerden gelen alevi kabilelerinin yerleşmesi ile kurulmuştur. Bu yerleşen Alevi Kabileler Bağdattan gelme olup, daha sonra Erzincan-Gözaydın köyü Avşarlar ve Gedenek bölgelerinden gelen kabileler, köyü yerleşim birimi haline getirmişlerdir. Bağdat'tan gelen alevi kabilelerin yerine yerleşen bu kabileler yerleştikten sonra, halk tamamen Sunni olmuştur. ve köy halkı şu an tamamen Sunni vatandaşlardan oluşmaktadır. Köyün eski adı "Türkarege" dir." bilgiler dogrusa yani köy 1000 den belli var , yani alevilerin en eski yerlesim yerlerinden birimi acaba? bi aydinlatsaniz bizi mutlu olurum simdiden tsk dilerim saygilarla emo |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Emo84 For This Useful Post: | Hamza Aksüt (09-08-2011), Musali Sar (09-08-2011) |
|
|
#9 |
|
Yeni Üye
Üye No: 3983
Mesajlar: 43
Thanks: 46
Thanked 65 Times in 34 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 27
REP Seviyesi :
![]() |
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
bakin burda "tarihce.doc" var köyün tarihi burda yazilmis, bu bilgiler dogrumu? bilen varmi? |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Emo84 For This Useful Post: | Hamza Aksüt (09-08-2011), Musali Sar (09-08-2011) |
|
|
#10 | |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3343 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
Sayın emo84 On altıncı yüzyıl kayıtlarında Divriği livasına bağlı Türkarege adında bir köy yok. Tahrir listesini Aleviler kitabında olduğu gibi yayınladım. Saygı ve sevgiyle... Konu Hamza Aksüt tarafindan (09-08-2011 Saat 23:37 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: | Emo84 (09-09-2011), Musali Sar (09-08-2011) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| 787, arapgirde, cem, evi, yıllık |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||