Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları

Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 09-17-2009, 20:10   #1
Seyfi MUXUNDİ
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
 
Seyfi MUXUNDİ - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: konya
Üye No: 1096
Mesajlar: 101
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 457
Thanked 195 Times in 77 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 117
REP Seviyesi : Seyfi MUXUNDİ will become famous soon enoughSeyfi MUXUNDİ will become famous soon enough
İletişim
Standart aşiret yapılanması

NOT: Hizol Aşireti ile ilgili yazdığım yazı üzerine E_Mailime gelen yoğun sorular üzerine Aşiret yapılaması ilgili yazıyı yayına koyma ihtiyacı duydum. Dilerim konu okuyucuların kafasında bir berraklığa yol açar.
AŞİR-( EŞİR)

TARİH SÜRECİNDE AŞİRET YAPILANMASI

Seyfi MUXUNDİ


Ortadoğu toplumlarında Arap, Fars ve Kürtlerde sıkça rastladığımız bir terim; bir toplumsal örgütlenme terimi. Bir çok sosyolog ve Antropolog Arapça bir terim olarak gösterseler de aslında bir Fars ya da Kürt terminolojisi desek daha doğru olur. Aşiret oluşumunun kökeni son 2000 yıl içinde oluştuğunu ve son 1000 yıl içinde de kurumsallaştığı ve kökleştiğini söylemek daha doğru olur. Aşiretlik oluşumu ve yapılanması hiçte öyle köleci toplumdan önce ilkel toplumdan gelen bir toplumsal ürün değildir. Feodalizmin yaratıldığı bir örgütlenme tarzıdır. Aşiretçiliğin ortaya çıkışı Toprağa yerleşim, önemli bir etken olmuştur diyebiliriz. İlk çıktığı zaman toplumsal dayanışma, kaynaşma ve saldırılara karşı korumacı özelliği ile ilerici bir yapılanmaydı. Tarihsel süreç içinde işlevini yitirip bireylere hizmet vede baskıcı bir yapılanmaya dönüştü.
Aşiret nedir ?
Yapılan antropolojik araştırmalara göre kabile sisteminin de bir yapısı vardır. Bir aşiretin oluşabilmesi için en az iki Kabile‘nin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bir Kabile 2 Bav‘dan, bir Bav 2 Malbat‘dan, bir Malbat ise 2 Mal‘dan oluşmaktadır.
Mal ise, temel olarak bir aile demektir. Aynı zamanda ev anlamına da gelmektedir. “Mal” sorumlusu reisi babadır. “Evin yükü onun omzundadır.” Kürtçe olarak “Barê malê ser mılê wiye” “Mıl”= Omuz anlamına gelmektedir. Bu aile bir baba, oğul , torun , torunoğlu , torunun torunu ile bütün bunların çocuklarından (ortalama 300-600 kişi arası) oluşmaktadır. Eğer bu 5 kuşaktan daha büyük bir aile birliği varsa bunlara Ate, eğer geçmişte akraba olan iki Ate, bir birlik kurmuşlarsa buna da Taxim denilmektedir.
Aşiretler bu tip yapıların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.
En az iki aşiret de bir araya gelerek Mîr’likten daha küçük ve bir tür konfederasyon olan Ebr‘i meydana getirmektedir. Ebr sistemi Dersim bölgesinde yoktur.
Aşirette "aristokrat" bir ailenin ve reisin bulunması, Bu genellikle sözü geçen, ekonomik durumu iyi en yaşlı kişi olur. Alevilerde en üst ruhpan kurum Seyitler olmuştur. Mirlik kurumu yoktur ama bu birlikteliğe Seyitler (Pirler) sağladığı için böyle bir konfederasyona gerek duyulmamıştır.
Aşiret bireylerine ya da aşiretin üst sınıfına ait toprakların bulunması. Seyit, Molla ve Şeyh ailelerinin mevcudiyetinden oluşan bir "ruhban" sınıfının bulunması aşiret açısında önem arz eder.
Görüldüğü gibi yüzlerce belki de binlerce yılın izlerini taşıyan bu sosyal ve siyasi yapı ,toprağa dayalı "feodal " birimler oluşturmaktadır .

Ortadoğu coğrafyasından kurulan devletler ve bu devletlere bağlı yerleşim birimleri ve insanlar devletin yıkılması ile yeni oluşan veya işgali yapan devlete karşı can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla halk küçük guruplara ayrılmışlardır. Bu küçük grupçuklar çoğu zaman aile kan bağı düzeyinde gerçekleşmiş; ya da aynı yaşam çevresindeki insanların bir araya gelmesi ile oluşmuştur. Bu yeni grupçuklar süre içinde yeni kurulun merkezi yönetimlerin ilgi odağı olmuş. Gerek ikna gerek baskı yolu ile kendine bağlamış. En ücra köşedeki insanlara ulaşma onlardan vergi, asker, erzak, ürün alma ararcısı olarak bu küçük grupların liderleri aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Âdeta devletin uç alanlardaki valilerden sonra devletin üçüncü temsilcisi olarak kendine bağlamıştır. Örnek olarak Mısırda büyük firavun imparatorluğu yıkılınca iktidar boşluğu güvencesini küçük grupsal kabileler(aşiret) örgütlenmesini yaratmıştır. Ardından Büyük İskender’in yıkıp yok etmesi yerli halktan bıkkınlık ve güven kapısı olarak da aşiretçiliği ön plana çıkarmıştır.
Anadolu’da da bu konum farklı şekillenmiştir. Sürekli akın ve işgale uğrayan her seferinde çil yavrusu gibi dağıtılan Kürtlerde komşuları Araplar gibi aşiret örgütlenmesi ile kendilerini güvence altına almaya başlamışlardır. Kürt bölgelerinde Aşiret yapılanmasının fazla olmasının temelinde Kürtlerde son dönemlerde devlet yapısı olmaması ya da devletçilik zihniyetinin olmayışıdır. Selhaddini Eyubi gibi kişilerin kurduğu devlet yapısı da çok uzun vadeli yaşamaması aşiretçiliği zayıflatamamıştır. Onları yöneten diğer uluslar ve devletlerde bu Aşiretçilik olgusundan yararlanmış; bilakis teşvik etmiş. Hep kendine bağlı bir kurum haline getirmiştir. İşte Aşiretçiliğin Kürtlerdeki yaygınlığı buradan gelmektedir. Türklerde hiçbir zaman Aşiretçilik Kurumu oluşmamış Çünkü Türkler her zaman bir devlet kurma çabalarını hayata geçirmişlerdir ve halkını da bunun etrafına toplamışlardır. Onun için Türklerde Aşiretçilik yoktur. Bugün “Ben Hem Türk’üm hem de falan Aşirettenim” diyen bir kişi ya Türk değildir. Ya da Aşiret değildir. Türklerde Devletleşmenin köklü olmadığı dönemlerde boy ve Klanlar yaygın iken bugün tamamen terkedilmiştir. Otorite boşluğunun yarattığı korku ve düzensizlik sadece işgalcileri değil diğer güçlü aşiretlerinde işine gelmiş ve diğer aşiretlere baskı onları kendine katma, hegemonya anlayışını beraberinde getirmiş. Bu olguya İran topraklarında da rastlıyoruz. Zira İran’da da istikrarlı uzun bir devlet yapısı olmamış. Kurulan devletlerde tıpkı Anadolu’daki gibi aşiretçiliği kullanmıştır. Aşiret liderleri bu işte hem nemalanmış hem gücünü arttırmıştır. İlk başlarda sadece korumacı amaçlı olan bu örgütlenme tarzı artık; Mevcut yönetimin bir yan kurumu olmuş, ülkemizde gerek Selçuklar gerek Osmanlı padişahları olsun gerekse de Cumhuriyet döneminin politikacıları bunu kullanmış desteklemiş teşvik etmişler ve bundan nemalanmışlardır. Mesela Mazgirt’e Sey Saunların dedesi bir vergi memurudur. Palu’daki rakipleri ile anlaşamadığında Mazgirt’e göç etmiştir. Yani bizim anlayacağımız aşiretçiliğin ortaya çıkışı daha gerilerde olsa da Aşiretçiliğin kökleşmesi ve kurumlaşması son bin yılın ürünüdür.
Anadolu’da hiçbir aşiret kendisini 1200 yıldan geriye götüremiyor. Neden? Çünkü dağılan Hitit Hatti, Med, Komenega…. devletleriinin otorite ve yönetim boşluğunu dolduramayan Bizanslılar ve diğerleri Anadolu’da aşiretçiliğin kurumsallaşmasını doğurmuş. Her tarafta mantar gibi çoğalmıştır. İşin içine toprağa yerleşim feodalite de girince tam bir aşiret pazarı haline gelmiştir.
Aşir-(a-şir), Eşir (e-şir), Aşired( A-şir-red) kelimeleri ilk bakışta Arapça bir terim olarak görünse de Farsça ya da Kürtçe kökenli bir kelime olduğunu söylemek daha doğrudur. Kürtçe de (a) veya (e) sahip olma ön iyelik ekidir. ( e mal=eve ait a der= dışarıya ait; a din= diğerine ait, a mezin= büyüğü veya büyüğe ait…) bir ön ek görevi görmektedir.
Şir=şer=aslan anlamına geldiği gibi yiğit, savaşçı, gözü pek, çalışkan, lider anlamına gelmektedir. Hatta bu “şêr” kelimesi deyim anlamına gelmiştir. “ waki şêran du şuxulî” veya “şêre şêrane” gibi yiğitlik çeviklik güçlülük anlatan değimler vardır.
Bu temelde baktığımızda Aşir= şêrê ait olan yiğide güçlüye tabi akın anlamına gelmektedir.
Osmanlının aşiretlerinin sırtına yüklediği feodal toprak vergisi olan “Öşür” “üşur” vergisi aşir vergisidir. Her ne kadar Arapçadaki 10 sayısına bağlanıp malın onda biri vergi olarak söylense de İslam inancında Toprak mahsullerinin zekatına uşur denir. Kelime kökeni buradan gelmektedir.
Feodalizmin zayıflaması ile birlikte Aşiret hakimiyetleri de azalmaya başlamıştır. Mevcut yönetim artık aşiretlere bir başka anlayışla yaklaşmaya başlanıştır. Yapacağı en iyi yaklaşım onların bireylerini devlet sistemi içerisinde eritmek olmuştur. Aşiret içinde zeki ve ekonomik imkanı iyi olanları alıp eğitim devletin güvenilir elemanı haline getirmek ve aynı zamanda o aşiret içinde istihbarat elemanını kökleştirmekti. Diğer bir yanda da Aşireti güvenirlik testinde geçirmektir. Yapılan bu uygulama sonucu Hangi aşiret güvenilir ya da hangi aşiret güvenilir değil imajı bugün bile özelliğini korumaktadır.
Osmanlılarca Aşiret mektebine başlangıçta sadece Arap aşiret reislerinin çocukları alınırken, sonraki yıllarda, Doğu Anadolu ve Arnavutluk bölgelerindeki aşiret çocukları da kabul edilmeye başlandı. böylece mektep, bütün aşiretlere hitap eder duruma geldi. Aşiret mektebinden mezun olan çocuklar, harbiye ve mülkiye mekteplerine gönderildiler. bu mektepte yetişen aşiret çocukları, aşiretlerine döndükleri ve aşiret reisi olduklarında, içinden yetiştikleri Halkın, Osmanlı devletine sadakatini temin ettiler. 20. yy. başlarında gelişen dünyadaki siyasi akımlar nedeni ile çeşitli şekiller kazanmaya başladı. Çoğu yerlerde silah ters tepmeye başladı. Bu okuyan insanlar ulusal uyanışların ser çeşmesi oldular. Örnek olarak Dersim’de Baytar Nuri, Hasan Hayri Bey gibi kişiler bu uygulamanın ürünüdürler. Bunun üzerine Aşiret mektebi, 1907 senesinde o günkü siyasi fikir ve akımların tesirine girmesi bahanesi ile kapatıldı.

Seyfi MUXUNDİ
Seyfi MUXUNDİ isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Seyfi MUXUNDİ For This Useful Post:
İşcanbaba (09-17-2009)

Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 11:58.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts