Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 09-28-2008, 14:41   #1
Arjin Efruz
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Arjin Efruz - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi : Arjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really nice
İletişim
Standart Babailer İsyanı

BABAİLER İSYANI

Babailer İsyanı olarak tarihe geçen Anadolu Halk Ayaklanması'nın örgütlenmesi daha önceki yıllara rastlasa da , bu isyan 1240'lı yıllarda başlamıştır.

Her isyanda olduğu gibi bu isyanın da nesnel, sosyolojik nedenleri vardır.

Selçuklu İmparatorluğunun Anadolu'yu işgal edip, yayılmasından önce bir üretim aracı olan toprak, Anadolu halkınca ortak mülkiyet olarak kullanılmıştır. Yani ortak çalışıp, ortak paylaşmaya dayanır bu üretim şeklindeki esas.

Selçuklu imparatorluğunun işgalinden sonra, işte bu sistem giderek bozulmaya başladı. Bu da doğaldı çünkü Selçuklu imparatorluğu sınıflı bir sistemin üzerine kurulmuştu.

Artık ortak mülkiyette olan topraklar köylülerin elinden vakıflar aracılığı ile özel mülkiyete dönüşüyor ya da doğrudan vakıfların mülkiyetine geçiyordu.

O güne dek toprağı ortak işleyerek, ürünü ortak olarak paylaşan köylüsü; o günden sonra özel mülkiyet sisteminden büyük paylar alan toprak aristokratlarının yanında ırgat olarak çalışmaya başladı.

Başka bir deyişle, toplumda üretim biçimi değişmeye başlamıştı ve bu değişim acılarla oluşuyordu.

Toplumdaki bu sınıfsal bölünme bu kadarla kalmadı. Tüm imparatorluklarda olduğu gibi Selçuklu İmparatorluğunda da askerler, militan güçler, vakıflar aracılığı ile mülk sahibi oluyorlardı.

Vakıflar aracılığı ile mülk sahibi olmanın bir avantajı vardı. O da, bu tür mülk sahipleri öldükleri zaman miraslarını çocuklarına bırakabiliyorlardı.

Bu nedenle, artık başka bir sınıf olan askerler, açgözlü de davranarak, Anadolu'daki toprakları adeta yağmalamaya başladılar. Ortakçıların ellerindeki topraklar hızla azaldı.

Halkın hemen hemen tek geçim kaynağının böyle talan edilmesinin sonucunda, halk sadece toprak açısından değil, hayvanlarını otlatacak alanlar açısından da yoksullaştı.

Selçuklu İmparatorluğunun tükenen hazinesinin tek kaynağı feodalların hazineye yaptığı bağışlardı ama feodallar, hazineye yaptıkları bağışların kat kat fazlasını köylüden alıyordu.

Nizamülmülk'ün Siyasetname adlı eserinde bir vergi yükümlüsünün ağzından şunlar aktarılmıştır.

" Vergi memuru gelip de mutad veçhile vergi talep ettikte, benim sürüden bakiye kalan koyunları da vergiye mukabil verdim. Şimdi ben, o memurun çobanlığını ediyorum"

"Sultan cüluslarında, bayram şenliklerinde, ziyaret ve kabullerde korkunç paralar dönüyordu. I. Keykavus'un tahta çıkışında 100.000 dirhem gümüş, 5000 kızıl altın, 100 top kemha kumaş, 150 top atlas, 50 deve, 35 at ve 20 katır kendisine armağan olarak verilmişti.
Konyalı vezir Fahreddin Ali'nin günlük geliri 7000 dirhem gümüştü. 200 köle çalıştırıyordu.
13 yy.ortalarında Anadolu'da bulunan Fransız tarihçisi Vincent de BEAUVAİS'in bildirdiğine göre bir emir otlaklar dışında kışın ahırına 10.000 at koyabiliyordu. Selçukluların bu aylığı elde etmek için Anadolu'daki yıllık toplama vergileri 217 milyon dinar (altın) idi. Sultanın altınları 10.000 gümüş kab içerisinde durmaktaydı. Her kapta 10.000 altın vardı. Günlük geliri ise 570.000 mark değerindeydi. Oysa ki bu yıllarda Fransa krallığının bütçesi 3 milyon; İngiltere bütçesi ise 4 milyon altın idi...(Nejat Birdoğan / Anadolu Aleviliğinde Yol Ayrımı)"

Toprağın hızla özelleştirilmesi, meraların azalması ve vergilerin artması ile Anadolu'da da hızla yoksullaştı.

Babailer isyanının altında yatan temel gerçek üretim biçiminin halkın aleyhine şekil değiştirmesidir.


Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim
Koskocaman şu dünyaya sığmadım
Bir fındık içine sığmış gibiyim
Arjin Efruz isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post:
Ali karul (10-06-2008), Devrim06 (09-28-2008), Kul Seyyid (10-01-2008), NervouS! (09-30-2008), taja_naz (09-28-2008)

Alt 09-28-2008, 14:41   #2
Arjin Efruz
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Arjin Efruz - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi : Arjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really nice
İletişim
Standart

Bu koşullar altında Baba İlyas, Amasya'da Anadolu halkını örgütlemeye başladı.

Halk arasında bir süredir Baba İlyas hakkında bir takım söylentiler oluşmaya başlamıştı zaten.

Bu söylentilerden birisi Baba İlyas'a Tanrı, çok perişan ve fakir bir köylü kılığında görünmüş ve ondan oğlunu kapan kurttan kurtarmasını istemiş. Baba bunu gerçekleştirince de köylü ona Tanrı olduğunu söyleyerek, karşılığında kendisine sultanlık bağışladığı ve hemen harekete geçmesi gerektiğini söylemiştir.

Bu söylentiler sonucu Anadolu halkı, Hz. Muhammed'in değil Baba İlyas'ın gerçek peygamber olduğuna inanmaya başlamıştır.

Aslında yukarıda anlatılan hikayenin yorumlanması gerekir ve çeşitli araştırmacılar da bu hikayeyi yorumlamıştır.

Tanrı köylü kılığında Baba İlyas'a görünmüştür.
Babailer ayaklanması da köylüler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Benim düşüncem şu yönde..
Köylülerin Baba İlyas'ı kendilerine önder, lider seçmeleri sembolik bir dille anlatılmaktadır.
Değil mi ki, onlar üretendirler. Topraktan ekin çıkaran, köylüler değil midir? Onların herşeyi yapmaya güçleri yeter.
Kanımca kurt sembolü de Selçukluları ya da feodalları anlatmaktadır.

Baba İlyas'ın etrafında anlatılan bu hikayeler, halkın ona olan güveninin ve inancının sembolüdür.
Bu hikayeler, mitler sayesinde halkın isyan için örgütlenmesi daha kolay olmuştur.

Baba İshak, Anadolu'da çeşitli bölgelere toplam 60 kişiden oluşan yardımcılarını göndererek, onların aracılığı ile halka uğradıkları haksızlıkları anlatıyor; Selçuklu Devletinin ne kadar adaletten ve haktan ayrıldığını, zenginlerle birlikte ahlaktan ne kadar uzaklaştıklarını gözler önüne seriyordu.

Kendisi de dahil, herkesin eşit olduğu bir düzen kurulmalıydı.

Bu arada Ala'ü d Din Keykubat, oğlu Keyhüsrev tarafından öldürüldü ve babasını öldüren Keyhüsrev 1237 yılında tahta çıktı.

Sözden eyleme doğru hareket 3 Ağustos 1239 tarihinde başlar.

Baba İshak'ın ordusundaki kişiler, belli bir dine, bir inanca ve belli bir millete mensup kişilerden değil; Anadolu'da yaşayan her türlü inanç ve kimliğe mensup kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı 50.000 kişiden oluşuyordu.

Çünkü sorun ortaktı..

İsyancılar ellerinde kalan son mallarını da satıp, silah almışlardı.

"Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için:
Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri
yoktur,
denildi."
Arjin Efruz isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post:
Ali karul (10-06-2008), Devrim06 (09-28-2008), Kul Seyyid (10-01-2008), taja_naz (09-28-2008), İşcanbaba (09-28-2008)
Alt 09-28-2008, 14:42   #3
Arjin Efruz
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Arjin Efruz - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi : Arjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really niceArjin Efruz is just really nice
İletişim
Standart

Baba İlyas dervişleri şu iki bölgede çalışıyorlardı.

1) Baba İlyas’ın zaviyesinin bulunduğu Amasya, Tokat, Yozgat, Çorum, Sivas ve köyleri.
2) Güneydoğu Anadolu’da Maraş, Kefersud, Malatya, Elbistan, Adıyaman, Kuzey Suriye çevresi. (Bu saptamalar A.Yaşar OCAK’a aittir)

Bu bölgelerde inançlar açısından çok çeşitlilik ve karmaşıklık kendisini göstermekteydi.

Bu bölgelerde yapılan örgütlenmelerde Baba İlyas’ın dervişleri elde edilecek mal ve ganimetlerin ortak olarak bölüşüleceğini anlatıyorlardı.

Hatta söylentilere göre isyan tarihi gün ve saat olarak dahi belirlenmişti. (1 Ağustos 1240)

Bu, ne demektir?

Bu, Baba İlyas’ın bir örgüt lideri gibi davrandığını ve hatta isyan tarihini belirleyebilecek kadar olaylara hakim olduğu demektir.

Elvan Çelebi’ye göre (Baba İshak’ın torunu) Baba İshak, bir vergi memurunun kendisine yaptığı haksızlığı bahane ederek isyanı başlatmıştır.

1 Ağustos 1240 tarihinde her ulustan, her dinden, her inançtan kadın, erkek, çocuk, genç ve yaşlı insanların oluşturduğu ordu harekete geçti.

Bu halk ordusu Kefersüd, Sümeyat, Kahta ve Adıyaman'ı ele geçirdi. Malatya üzerine yürüdüler.

Halk ordusu burada, Malatya valisi Muzaferreddin Ali-Şir'in komutasındaki ordu ile ilk kez ciddi bir savaşa giriştiler. Malatya valisi ya da o günkü ünvanı ile subaşısı bu savaşta yenildi.

Bunun üzerine Malatya subaşısı, Malatya'da Kürt, Germanyan ve sunnilerden bir ordu oluşturdu ve silahlı birliklerden oluşan bu ordu ile Babailere karşı yeniden harekete geçtiler.

Ancak, bu ordu da Babailer tarafından yenildi. Bu zaferler ise isyancılara yeni halk yığınlarının katılmasına neden oldu.

Babailer, Tokat ve Amasya'ya doğru ilerlerken, Keyhüsrev Başkent Konya'yı terk ederek, Kubadabad'a sığındı ve Amasya'ya Hacı Mübarizeddin Armağan - Şah'ı subaşı olarak tayin etti.

Hacı Mübarizeddin Armağan-Şah, Babailer Amasya'ya ulaşamadan, Amasya kalesine Selçuklu ordusu ile baskın yaptı.

Kalede bulunan Baba İlyas ve yanındaki adamları şiddetli çatışmalar sonucunda yenildiler. Baba İlyas, bu çatışmada ağır yaralandı ve öldü. Baba İlyas'ı Amasya Kalesinin burcuna astılar.


Baba İlyas'ın öldürülmesinden sonra; Baba İshak'ın komutasında Amasya'ya giren Babailer, şeyhlerinin öldürüldüğünü öğrenmelerine rağmen soğukkanlılıklarını koruyarak, Armağan Şah ve komutasındaki orduya karşı girdikleri savaşta Selçuklu ordusunu yenilgiye uğratarak, Armağan Şah-ı da öldürdüler.

Artık hedef Selçuklu başkenti, Konya'dır.

Ordusunun Amasya'da büyük bir bozguna uğradığını öğrenen Keyhüsrev ise Erzurum Garnizonunu yardıma çağırmıştır.

Babailer, bu ordu ile Kayseri yakınlarında karşılaşırlar ve bu savaşı da kazanarak; hedef Konya olmak üzere Kırşehir üzerinden ilerlemeye devam ederler.

Keyhüsrev bu kez tüm Selçuklu kuvvetlerini bir araya getirir. Ordusu 60.000 kişiden oluşmaktadır ve ordunun komutasını Emir Necmettin Behramşah'a verir.

İsyancılar Malya ovasında toplanmışlardır. Emir Necmettin Behramşah, bu bilgiyi alınca kendi ordusundaki askerlerin isyancılara katılmasından korkmakta olduğundan Babailerin üstüne önce Frank askerlerinden oluşan kuvvetleri gönderir. Bu askerler paralı askerlerdir.

"Bütün teşviklere rağmen Selçuklu ordusundaki Türk askerleri bir türlü hücuma geçmeye istekli görünmüyorlardı. Çünkü Baba İshak'ın kudretine, isyancıların gözüpekliğine, savaştaki maharetlerine dair kulaklarına gelen haberlerin etkisi altındaydılar.
Durumun nezaketini kavrayan ve eğer yenilirlerse bu defa işin biteceğini anlayan Necmettin Behramşah, ordunun önüne çelik zırhlı Frank askerlerini yerleştirdi.
Ancak, Franklar da Baba İshak'ın kerametlerinin şöhreti karşısında haç çıkarmaktan kendilerini alamamışlardı...Ahmet Yaşar Ocak / Babailer İsyanı "

Malya ovasında genç, yaşlı, çocuk demeden tüm isyancılar kılıçtan geçirildi. Babai erenleri öldürüldü.(Kasım 1240)

Keyhüsrev, halkı imha ettikleri için Frank askerlerine 300.000 florin altınla ödüllendirdi
Arjin Efruz isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 7 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post:
Ali karul (10-06-2008), Devrim06 (09-28-2008), Kul Seyyid (10-01-2008), NervouS! (09-30-2008), sıraç (09-28-2008), taja_naz (09-28-2008), İşcanbaba (09-28-2008)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Koçgiri İsyanı cetin aktas Alevilik Araştırmaları 0 06-04-2008 00:16
Dersim İsyanı cetin aktas Alevilik Araştırmaları 0 06-04-2008 00:15


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 12:13.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts