![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ege Bölgesi Alevileri Yerleşim Bölgeleri Ege Bölgesindeki yaşayan alevilerin yerleşim ve kültürel özelliklerinin paylaşılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
Bademler, Güzelbahçe'den başlayıp Seferihisar'a doğru uzanan geniş koridorun ortalarında, Yelki ve Çamlı köylerinden ileride, Ulamış'tan az beride, sağda, doğuya bakan yamaca asılı gibi duran yaklaşık bin nüfuslu bir köydür.
Bademler insanının 1820'li yıllara değin bu yörede göçebe yaşadığı ve tahtacılıkla geçindiği biliniyor. Çevre köyler için tekne, tokaç, dibek ve benzeri eşya yaptıkları, semer ağacı kestikleri ve tahta biçtikleri anlaşılıyor.Zamanla kimi dış etkenlerin de zoruyla göçebeliği bırakıp yerleşik düzene geçmeye yöneldiklerinde, köyün bugünkü yerini onlara Ulamış'tan Mestan Ağa adında yaşlı biri önermiş. Bademler'den Hüseyin Or'un anlattığına göre, başlangıçta köy oniki kıl çadırla üç evden ibaretmiş. Hemen bir kaç yıl içinde beş on aile daha bu yere gelip yerleşince köyün temeli atılmış olmuş. Yakın çevrede bulunan bir kaç badem ağacı nedeniyle burası sonraları Bademler diye anılacaktır. O yıllarda Bademler'de oturanların tümü üzerinde Değirmenci Hüseyin Dede'nin söz sahibi olduğu biliniyor. Bu saygın kişi, söylentiye göre, bir akşam Gümüldür'de Ürkmez köyü yakınlarında Rumlar tarafından kör bir kuyuya atılarak öldürülmüş. O dönemden adı bilinen bir başka kişi de Molla Mahmut'tur. Molla Mahmut'un oğlu Hüseyin ile Değirmenci Hüseyin Dede'nin kızı Bağdat evlendirilmiş. [Mahmut] Türkmenoğlu'nun dedesi Çapar Mahmut bu evlilikten doğmuş. Çapar Mahmut'un biricik kızı Bağdat'ın genç yaşta veremden öldüğü anlatılıyor. Bu Bağdat'ın beş erkek çocuğu yetişkin çağa ulaşmış. Bunlardan biri Türkmenoğlu'nun babası Murat Güzel. Diğerleri ise değişik soyadı aldıkları için kardeş oldukları adlarından anlaşılamayan Ömer Hüseyin Uz, İbrahim Dikmen, Nalbant İbrahim Gönül ve Halil Tükenmez'dir. Bademler'de kıl çadırlar sonrası dönemde evlerin çoğu iki katlıydı. Alt katlar hayvanlar içindi. Giderek çifte çubuğa alıştıklarından insanlar artık hayvan kullanır olmuşlardı. Bademler köyünün mezarlığı bugün yukarıda okulun yanında, köyün girişindedir. Ve yine Hüseyin Or'dan dinlediğimize göre, bu yeni mezarlıkta okunabilen en eski taş 1912 tarihlidir. Bu yörede iklim yumuşaktır. Doğa koşulları tarıma elverişlidir. Köyün Ekonomisi; Bademler'in ilk yıllarında insanlar tarım yöntemlerine alışıncaya değin eski uğraşıları olan tahtacılığı sürdürmüş olmalılar. Bunun yanı sıra, dağdan odun indirme, dağda kömür yakıp İzmir'de satma, komşu köylere gündelikçi gitme gibi işlerle ve bir ara da taşımacılıkla uğraştıkları anlaşılıyor. İzmir'in hemen yanı başında bulunmanın zararı mı olur? Hele ekmeğinizi taştan çıkarmaya gönüllü iseniz. Bademler insanı çalışkandı. Köyde yoksul vardı; ama aç insan yoktu. Bademler'in yazgısı değişmedi. Bademler'de yoksulluğun nedeni susuzluktu. 1960'tan sonraki yıllarda Susuz Yaz adlı film bu yörede çekilirken filmde köylüler kendi gerçek dramlarını oynamışlardı. Bademler'de çoğu eve yılın yarısında tütün kokusundan girilmezdi. Kuruyan tütünleri yaz biterken eve taşırlar ve havadar bir odada gözleri gibi koruyarak tütünün basılacağı günü beklerlerdi. Sonra asık yüzlü tütün eksperinin balyanın içine şöyle var gücüyle elini sokacağı ve çekip çıkardığı beş on yaprağa bakarak tütünün değerini belirleyeceği günü beklerlerdi. Bademler insanı tütün dikerek, zeytin sıkarak, yamaçlardan topladığı ada çayını İzmir'de satarak yoksulluğun yıldan yıla daralan çemberini kırmaya çalışırken bir mucize gelişti. Can kurtaran simidi gibi kooperatif düzen imdada yetişti. Köyde, Ziraat Bankası'nın bir yan kuruluşu gibi çalışan Tarım Kredi Kooperatifi 1933'ten beri zaten vardı, 1960'lı yılların başında köylüler bakkaliye eşyasını daha ucuza edinebilmek amacıyla bir de Tüketim Kooperatifi kurmuşlardı. Ancak, köyü ve köylüyü yoksulluktan kurtaracak esaslı bir atılım gerekiyordu. Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işte bu amaçla ve bu umutla doğdu. Sosyal ve kültürel yönden Bademler, Anadolu köylerinin pek çoğundan önemli farklılıklar gösterir. Bir kere burada kaç göç yoktur. Kadın daha önde ve daha önemlidir. Toplumsal ilişkiler daha sağlıklı düzeyde yürümektedir. Okul çağında çocukların tümü öğrenim görmektedir. Köyden ortaokula, liseye ve üniversiteye gidenlerin sayısı ülke ortalamasının çok üstündedir. Bademler'de okuma-yazma bilmeyen yoktur. Köyden kente göç, ülke çapında giderek hızlanırken, Bademler'de tersine bir durum yaşanmaktadır. Bademler'den hiç kimsenin kente göçmeyişinin yanı sıra, özellikle doğu ve güneydoğu kökenli pek çok yurttaşımız bugün Bademler'de oturmaktadır. Bademler'de okul Cumhuriyet'le yaşıttır. Köye 1925 yılında atanan Öğretmen Mustafa Anarat'ın Bademler üzerinde pek çok emeği olduğu görülüyor. Köyün kalkınmasında baş rolü oynayan kuşak onun yetiştirdiği çocuklardır. Bademler hemen o yıllarda kendi okulunu kendisi yapmıştır. İki katlı ve taştan bir binaydı bu. Okulun yerini Çepni'nin Hüseyin Ordu hibe etmişti. Sonra, yeni okul yaptırıldı. Bu okulun yerini de Ali Akyüz bağışladı. Bademler'in bugünkü modern okul binası ise, İlköğretim okulu biçimindedir ve İzmir'den gelirken köyün girişinde mezarlığın hemen yanı başındadır. Bademler'de okuma odasının tarihi de 1932'ye değin inmektedir. Bademler insanı bütün Türkiye Alevileri gibi okumayı sever. Aydın, laik ve Atatürkçüdür. 1934'te Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Seferihisar'a geçeceğini öğrendiklerinde yola indiklerini bugün de sevinçle anlatıyorlar. Köy meydanında Atatürk'ün büstü vardır. Bademler'de ulusal bayramlar büyük coşku içinde Çeşmebaşı diye anılan bu meydanda kutlanır. Bir de köyün alt ucuna, köye giriş yolunun hemen ortasına Kurtuluş Savaşı şehitleri için köylülerin Andaç diye andıkları anıt yaptırılmıştır. Üzerinde "Bizim için kanını döken Mehmetçiğe, 1935" yazısı okunur. Bademler'de, yıllardır İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi'nin bir şubesi vardır. Köyde Sağlık Merkezi, Tarım Teknisyenliği gibi kuruluşların yanı sıra, Sanat ve Kültür Derneği, Avcılar ve Atıcılar Derneği, Gençlik ve Spor Kulübü de bulunmaktadır. Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkındaki yasa çıkmadan önce köyde gençler tarafından "İrimlik FM" adıyla bir radyo da kurulmuştu. Böyleyken, yine de Manisa'nın Turgutlu ilçesi yakınlarında yatan Hamza Baba'dan, ya da Urla yolundaki Samut Baba'dan medet uman Bademler insanı için, özellikle Hamza Baba'nın başında kurban eti yiyerek hoşça vakit geçirmek vaz geçilmez bir görenektir. Bademler'de geleneksel Türk kültürünün pek çok ögelerine yaygın biçimde rastlamak mümkündür. Kadınların geçmişte kullandığı giyim eşyasının, Türk ulusal giyim kuşam geleneğini tam olarak yansıttığı da görülür.Köyde coşkuyla kutlanan önemli günler vardır. Sultan Nevruz, Hıdırellez, Deniz bayramı ve Derme devşirme günü gibi. Nevruz'da ve Hıdırellez'de gençler geceleri geç vakitlere değin eğlenirler. Köy içinde ateş yakar, üstünden atlarlar. Kızlı erkekli gruplar halinde bahçelerden sahibinin bilgisi altında meyva çalarlar. Deniz bayramı ise her yılın 19 Ağustos günü kutlanır. O sabah Bademler'in çoluğu, çocuğu, kızı, kızanı iki elleri kanda da olsa, atla, arabayla, traktörle hatta yaya olarak denize ulaşırlar. Bademler insanının deniz bayramı günü gittiği deniz kenarı Sığacık dolaylarında Azmak dedikleri koydur. Burada, hamur açar, pişi yaparlar, tarhana dökerler, kurban keserler. Yer, içer eğlenirler. Gençler birbirlerini denize atarak oyun çıkarırlar, kayaların tepesinden denize atlarlar. Bademler'de bir de derme devşirme geleneği vardır. Seyrek de olsa, kimi Perşembe sabahları, kadınlar çeşitli kılıklara bürünürler. Kimisi asker olur, kimisi sopasına dayana dayana gezen yaşlı bir dilenci olur. Çoban olan çıkar, fal bakan niyet açan Çingene kılığına bile giren olur. Dümbelekle, defle köyde ortalığı velveleye vererek kapı kapı dolaşıp yemeklik malzeme toplarlar. Her kapıda değişik oyun çıkarır, şaklabanlık ederler. Böylece derilen ve devşirilen un, bulgur, börülce, ve yağ.. gibi malzeme, köyün içinde üç yol ağzında bir yere indirilir. Burada kazanlar dolusu yemek pişirilir. Çorba, pilav ve pişi. Gelene geçene bol bol sunulur.Derme devşirme çorbasından kim bir tas içerse, o kişinin yıl boyunca hastalanmayacağına inanılır. Bademler'de bir de keçi gezdirme göreneği vardır. Özellikle düğün günlerinde, erkeklerden bir bölük oyuncu yanlarına bir eşek ve bir keçi alarak köy içinde gezintiye çıkarlar. Eşek de, keçi de abartılı biçimde süslenmiştir. Oyunculardan kimisi zenci kılığındadır, kimisi köçek olmuştur. Ağa ve dilenci olanlar vardır. Ayı postuna bürünen vardır. Köy içinde keçi gezdirme alayı ilgiyle izlenir. Bu sırada, keçiyi kapmaya yeltenen çıkarsa, oyuncular koca koca kargılarıyla bunu önleyeceklerdir. Yoksa, keçiyi kapabilene kurtarmalık verme zorunluğu doğar. Eğlence böyle şenlik ve şamata içinde sürüp gider. Son otuz yılda yurdun dört bir yanında olduğu gibi Bademler'de de günlük yaşama bir Almanya olgusu katılmıştır. Bir yanda, ekonomik durumu eskisine nazaran birkaç yüz kat birden iyileşmiş Alamancı yurttaş, öte yanda yıllardır kendi yağıyla kavrulmaya çalışan köydeki yakın akraba. Bu ikilemin çarpıcı örneklerine, yurdun her köşe bucağında olduğu gibi Bademler'de de rastlamaktayız. Çiçek, Bademler'in günlük yaşamında önemli yer tutar. Avluların, balkonların baş konuğu çiçek olduğu gibi bugün nüfusun neredeyse yarıya yakını geçimini çiçekten sağlamaktadır. Bademler'de kadın adlarından en çok Fatma ve Şehriban'a, erkek adı olarak da Ali ile Hüseyin'e rastlıyoruz. 1981 yılında köyün muhtarı ile ihtiyar heyeti üyelerinin tümünün adı Hüseyin idi. Son yıllarda özellikle genç çiftler, çocuklarına öz Türkçe adlar koymaktadır. Köyde Çağım, Çağla, Çağrı, Çiçek, Devrim, Doğaç, Kavram, Martı, Seçil, Tutku, Türkü, Yalın, Yamaç Yolcu, Yoldaş... adını taşıyanlar giderek çoğalmaktadır. Bademler'de kişiye ad takma alışkanlığı yaygındır. Bu adları kim, ne zaman, neye göre yakıştırır bilemezsiniz. Günün birinde bakarsınız, köyden biri, kendi adı yerine takma adıyla anılır olmuştur. Kimi takma adlar şöyledir: Abilak, Bıdılık, Yılık, Tuzsuz, Kanatsız, Hafız, Bodur, Sarı çocuk, Mirzoti, Habeş, Tonga, Kambir, Karasinek, Mayk, Karabela, İmize, Nını, Goçca, Gici Bibi. Oyunlardan kalma adlar da vardır. Tiyatroda üstlendiği rolü başarı ile oynayan bir kişi, aradan kırk yıl da geçse artık kendi adıyla zor anılır. Köyde herkes onu Şadı Bey, Balıkçı, İmam diye anar. Bademler'in dilinde yöresel sözcükler vardır. Sözgelimi, kuşlardan saksağan'a alasakça, baykuş'a kör yapalak, ağaçkakan'a da takdelen denilmektedir. Bir de köyün yakın çevresindeki bütün yer adları Türkçedir ve bozkır kültüründen kırıntılar taşımaktadır: Bozyaka, Oluk Boğazı, İğdeli Pınar, Devetaşı, Hayıtlı Boğaz, Karlı Kuyu, Koca Çay, Hasarı Dağı, Tümbek, Bakılar, Tekke Başı, Ayran Dere, Oturca, Savran Çayı, Çayır. Köy temizdir, evlerin içi ve dışı beyaz boyalıdır. Köyde genel hela vardır. Pek iyi olmamakla birlikte Bademler'in kanalizasyon düzeni de tamdır. Sokaklarından pis suların aktığını göremezsiniz. Bugün büyük kentlerimizin bile en büyük sıkıntısı olan çamur, Bademler'de yılların ötesinde kalmıştır. En önemlisi Bademler'de suç işlenmez.Bu arada, Bademler'e özgü yemeklerin de yine eski bozkır kültüründen izler taşıdığını görüyoruz. Ekmek ayrana doğranırsa doğramaç, şekerli suya doğranırsa colaf adını alır. Kar ile pekmez karıştırılarak yenirse buna karsambaç denir. Lahana, bulgur ve börülce bir arada pişirilerek yenir, bunun adı tırkış'tır. Taze soğanın tohuma kaçmış sapları doğranarak yağ ve yumurta ile kavrulursa bu yemek de soğan sömeği soldurması'dır. Bağlardan yeni sürgün filizler toplanır, haşlanır ve zeytinyağı ile limon eklenerek yenir. Adı da ışkın'dır. Kabak çiçeğinin içi doldurulur, bu da kabak çiçeği dolması'dır. Kaynak-Yazar: Ali Kazım ÖZ |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Bizden Biri Yas: 38
Üye No: 4
Mesajlar: 982
Thanks: 1047
Thanked 1600 Times in 594 Posts REP Gücü : 8
REP Puanı : 238
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Bu köymü mustafa..........
..............
Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, Anne çook... ..................................... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 183
Mesajlar: 112
Thanks: 76
Thanked 170 Times in 58 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
''GÜN GELECEK DEVRAN DÖNECEK AKP HALKA HESAP VERECEK''
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Bizden Biri
Üye No: 126
Mesajlar: 543
Thanks: 1049
Thanked 1129 Times in 409 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 160
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Abi yıllardır gidip köymü değil mi diye bakacam ama bir türlü kısmet olmadı.
İZMİRDEKİLER BİR BULUŞMA YAPSADA GİTSEK YAV!!! Not: Büyük harflerle yazmak forum kurallarına göre yassaktır. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to moycan For This Useful Post: | gülgüzeli (08-10-2008), HURUFİCAN-ERZİNCAN (07-07-2011) |
|
|
#6 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: izmir
Üye No: 128
Mesajlar: 538
Thanks: 892
Thanked 700 Times in 365 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 202
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
izmir... güzel izmir'im...görüyorum da artık seninle de ilgili bir buluşma yapmak isteği doğmuş moycan'da
izmir buluşmasının bencede artık zamanı geldi ![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to gülgüzeli For This Useful Post: | moycan (08-10-2008) |
|
|
#7 |
|
Gönül Dostu Bulunduğu yer: izmir
Yas: 24
Üye No: 232
Mesajlar: 335
Thanks: 525
Thanked 386 Times in 185 Posts REP Gücü : 4
REP Puanı : 132
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
güzel izmirimim güzel köyü bademler
insanları çok sıcak gençleri çok sosyal şirin mi şirin bir köy.evet izmirdede bir buluşma olmalı hatta izmir grubu oluşturmalıyız:![]()
Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür, Ve bir orman gibi kardeşçesine... Bu hasret bizim Bu davet bizim...... kimi sevap için kabeye varır,kabe kapınızda bilmezmisiniz? |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to rüzgar_88 For This Useful Post: | moycan (08-11-2008) |
|
|
#8 |
|
Can Yorgun ve Bitkin Bulunduğu yer: Eskişehir
Üye No: 1
Mesajlar: 1.822
Thanks: 2528
Thanked 3359 Times in 1288 Posts REP Gücü : 28
REP Puanı : 1014
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hakkatten bir buluşma yapında İzmir'de bende gelem.
![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to hakikat For This Useful Post: | moycan (08-11-2008) |
|
|
#9 |
|
Bizden Biri
Üye No: 126
Mesajlar: 543
Thanks: 1049
Thanked 1129 Times in 409 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 160
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Gel misafirimiz ol can. Ama arada bir seni ekersem kızma. Malum gülü görmeyeli çok oldu
![]() |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||