![]() |
|
![]() |
|||||||
| Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can Bizden Biri |
Müslümanlıkta akıl dinin esasıdır ve akılsız olanlar din ile bir bağlantı kurulması istenmemiştir.
Hz. Muhammed’in hayatında uydurmalardan çıkarcılıktan hariç bazı hadislerine bakılırsa cahil anlatımlarla(vaiz) din görevlilerinin aşıladıkları aslında Boş, temelsiz, asılsız dine ve peygambere karşı kasıtlı ve mesnetsiz suç yükleme olayından başka bir şey olmadığını Görülmektedir.Sorgulayan irdeleyen aklı başında herkes net şekilde bu aktarımların bir şey olmadıklarını anlar. Ebu Said-i Hudri nin nakletmiş olduğu bir hadiste: “İmanlıların alameti akıldır. Onun aklı ne kadarsa ibadeti de o kadardır ”ve ”Bir zerrecik akıl. Oruçtan da, namazdan da iyidir” demiştir. Hatta dini kitapların aktarımında resulün eşi ayşenin bir sorusuna karşı da. Peygamber insanın dünyada olduğu gibi ahrette ki yerinin(derecesinin) aklının başarısı kadar olduğunu bildirmiştir.(bu da ayrı tartışılacak konu) Hz. resul akıl ile iman arasında çok kuvvetli bir ilişki olduğunu görmüştür. Buradan akla ters olan dogmalara inanmayın demektedir. Muhammed, Ali anlayışında veliler aydın din adamları, önceleri de bazı konularda belirttiğim gibi Cebrail sözcüğü külli anlamda akıl manasında kullanılmıştır. Akıl Hıristiyanlar içinde çok önem arz ediyordu. Akinalı Saint Thomas, lütuf olgusundan hariç, özgür bilgi pınarı olan İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık her şeyin sahibi aklı her şeyden üstün tutmuştur. Kuranda aklı açılımları olan anlatımlara övgüler yağdırılmıştır. 217 bilim,18 bilme(irfan)17 ayet bilgelik,185 ayete yakın kitaptan,179 ayet net olarak hak ve batıldan,63 ayette net olarak iradeden bahsetmektedir. Mollaları islamın yozlaşmasında akıllarını islamın özüne yakışan değil de aykırı kullanmamaları Muhammediyeliği kendine yakışan çizgiden çıkarmışlardır. Resule büyü olayında felak ve nas süresinin indiğini, ben-i esed kabilesinden birinin nazarı değdiği için Hz.Muhammedin ayakları titremeye başlayınca kalem süresi 51 ayetin inmiş olduğu vb buna benzer nerdeyse gerçek vahyi dinin yarısından çok din olan bu saçma özden ve Allah c.c.bildirdiğinden aykırı hurafeler İslam olmuştur. Ne yazık ki bilimsel olmayan temele dayanmayan bu anlatımlar yüzyıllarca çeşitli nedenlerden dolayı medreselerde uydurma rivayetler ve tevillerle destek görerek ilahiyat akademilerinde yerini bulmuştur. Şöyle düşünelim din olasılara, kapalı düşüncelere vaatlere tehditlere, tabiatüstü güçlere ve rivayetler-söylentilere ve gerçeği reel yöntemlerle irdelenmemiş ve ispat edilmemiş olaylarla müjdelere ve imana dayanır. Görünmeyene gizemsel hayal gücünün yaratmalarına ve sezgilerine dogmatik tebliğlere inanmak ve inandırmak gayreti dinin esas işlevidir. Bu manada din akla hitap ederken ruh-u ve mistik anlayışlara da hitap eder. Gerçekte aklı zaman bu mistiklerin yerlerini doldurarak dinin yerini ve bireyin, toplumların yerlerini belli eder. Buda düşünen aklı gerçekten çalıştıranlar için geçerli olan itaatçi olmayan toplumlar için geçerlidir. Günümüzde geçmişteki gibi çıkarcılar politik olarak dogmaları destekler her türlü yayınları çıkartır akılcılığı öne çıkaranlara her türlü karalamayı baskıyı yapmaktadırlar. Sözde unvan alan bilim adamları geçmişteki gibi türemiş yurt okulları, aile ve yetiştiği toplum dogmalarına karşı gelemeyen akademisyenler dolmuştur. Buda gerçek akılcı muhammediyelikten ayrı bir çizgidir. Ama ne gariptir ki sözde molla din adamları ve molla bilim aydınları geçmişte yapılan hatalara devam ederek bilimselliği mistiklere inançlara birleştirmek için ellerinden gelen oyunu düzeni yalanı dolanı baskıyı kullanmaktadırlar olanda yine aklı emreden Muhammediliğe olmaktadır. İnsan Tanrı'ya da onun ulaşmamızı istediği değerlere de zaten yine onun bize verdiği aklı kullanarak ulaşabilir. Tanrı bize bu aklı vermiştir, gerisi bireyin aklını ve ahlakını kullanabilme kapasitesiyle paraleldir, madem akıl verdi üstüne yetmedi din verdi. kitaplarla kalıplara sokmaya kalkıyor. İyilik kavramının o kitapta yazan şeylerle sınırlandırıyor. Hatta bu kitaplar da yetmiyor, bunu farklı, farklı insanlar aracılığıyla birden fazla kez yapıyor. Tek resullerle yetinmiyor tek kitaplarda çok sayıda nebi-resul kitap ve suhuf gönderiliyor.Herkesin aklı ayrı yaratılıyor.Buda bize akıl yoracak düşünecek çok olay var olduğunu göstermektedir.Bu gibi olayları da akıl çerçevesinde çözenler evliyalar veliler,ulular.din hakkındaki görüşleri aklı selim herkes okuyup düşünüp anlamıştır.Lakin Ruh-i aklına söz geçiremeyenlere sözümüz yoktur.İtaatçiler ve biatçiler düşünmeye bilirler…. İsimleri bilim dernekleri yardım dernekleri olan molla bilim güden dogmacılar. Güçlendikçe Muhammed her gün daha yok olmaya mahkûm olacaktır sonuçta bu dogmacıların inandığı bir hadiste tüm evrenin Müslüman olacağı ama içlerinde imam sahibi olmayacağı benzer hadisleri rivayet ettiklerini biliyoruz. Biz biliyoruz da onlar neden bunları bilmiyor… Burada düşünene neler ,neler çıkar…. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| akıl, biri, dedi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||