![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Kültürü Alevilik kültürüne dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
DÜNDEN BUGÜNE
Canlar, Ehlibeyte gönül verenlerin'de bileceği gibi birçok Alevi--Bektaşi şairi vardır, ancak bunlardan çok azı örnek düzeyde eserler vermiştir. Bir çoğu günümüzden en az üçyüz sene önce yaşamış bu şairler, şiirlerinde genillikle "EHLİBEYT VE EHLİBEYT SÜLALESİNİN" methi senasını yaparak, hemen hemen aynı konuları işlemişlerdir, oysa Aşık KUL SEMA-İ Alevl-Bektaşi felsefesine bağlı kalarak, birbirinden farklı konularda eser verebilen günümüz Alevl-Bektaşi şairlerindendir. Gelin bu farklılığı Aşık KUL SE-MA-İ'nln şiirlerinden örneklerle beraber görmeye çalışalım: Bu serde, bu canda şüphem yok sensin, İnsandan insanı hem üretensin, Bende o canlı men hikmeti sensin, Arif olmayan bu sırrı ne bilsin, Sen diyorsun er kişide erlik var, Kendin bilen her kişide varlık var, Rahim deryasında gizli sırlık var, Arif olmayan bu sırrı ne bilsin. Hakla kul arası yedi kat perde, Son perde kalkmazsa dermen yok derde, Derler bu perdeden görenler nerde, Bu sırdan sır vermez görenlerimiz. dörtlükleri, Tanrı ile insan arasındaki yakınlaşmayı ifade eden 'Tasavvuf gerçekçiliği'ne", ‘‘Uçak güvercine benzer uçunca Hünkar at kayaya örnek bininde Cansız yürür deyip asırlar önce Bildirendir Hacı Bektaş-ı Veli‘‘ dörtlükleri, motorlu araçlar yapılmadan çok önceleri insanın canlılara bakarak cansızları hareket ettirebileceğine inanan ve bu inanca sahip çıkan 'Tasavvuf bilimselliği'ne", "Canım kardeş birlik beraber olak, Allahımız birdir Kur'an'ımız bir, İslam aleminde ikilik olmaz, Allahımız birdir Kur'an'ımız bir." dörtlükleri insanlar arasında ayrımcılığa karşı olan 'Tasavvuf tarafsızlığı' na", "86 yılı barış yılıdır, Tüm dünyada barış ister Türkiyem, ölen öldürende insan oğludur, Barış için yarış ister Türkiyem." dörtlükleri dünyada ve ülkemizde barış ortamını arzulayan "Tasavvuf Barışçılığı'na", "Gürgen çukurundan gelir, Almus'a göl baraj olur, Ampullere ceryan verir, Yakar gider Yeşilırmak. Yaz gelince yeşil yapraklar açar, Rüzgar eser temiz havalar saçar, Bulut ağar, yağmur ormana kaçar, Büyük varlığımız ormanı koru." dörtlükleri, doğanın değişimine ve doğal güzelliklere sahip çıkılması gerektiğine inanan 'Tasavvuf Tabiatçılığı'na", "Harf devrimi kadın erkek hakları, Düşman paylaşmıştı bu toprakları, Birlik olup elde eden hakları, Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk." dörtlükleri, insan haklarına saygı duyan ve bu konuda mücadele verildiğini anlatan 'Tasavvuf Tarihçiliği'ne", "Hele diyem başa gelen halleri, Doymak bilmez sömürücü keneler, Yok eyliyor kazandığım malları, Doymak bilmez sömürücü keneler." dörtlükleri, olumsuzlukları eleştirmek gerektiğine inanan 'Tasavvuf Taşlaması'na", "Turnam uçtu kanatları sızlıyor, Gönül hasret kaldı yari özlüyor, Görki türap şu yarimi gizliyor, Çekti gitti yoldan dönmemesine." dörtlükleri ise, insanın ulaşamayacağı isteklerine karşı özlem duyabileceğini gösteren 'Tasavvuf Duygusallığı'na" birer örnektir. Bütün bu ve diğer örnekler, aşık KUL SEMA-İ'nin Alevi--Bektaşi şairliğinin dünden bu güne kadar yaşadığının somut bir örneğidir. Ayrıca şiirlerinin bir çoğunda soyutu somuta indirgeyerek gerçeklerin açıkça görünmesine yardımcı olan, Aşık KUL SE-MA-İ TASAVVUF ANLAYIŞI'nın günümüzden geleceğe bir köprü olacağı ve Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin sonsuza kadar süreceği inancındayım. Satırlarımı şairimizin insanlar arasındaki dostluk ve dürüstlüğün ne kadar önemli olduğunu ifade eden, ‘‘ Ele el diyemezsin eğer sadık dost ise Namaz kılsan kılamazsın postun mundar post ise‘‘ özdeyişi ile bitirmek istiyorum. Saygılarımla Duran Taştan Mayıs 1991 alıntı |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009) |
|
|
#2 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
DESDURI PIR MUHARREM OYLUM'DAN AŞIK KUL SEMA-İ'YE
1933 yılın da Tokat ilinin Turhal ilçesine bağlı Ayranpınar köyünde dünyaya gelmişim. Doğumum Muharrem ayı içinde ol-malıki adımı Muharrem koymuşlar. Babam Ethem Dede, annem Saliç Ana'dır. Geçmişim hakkındaki bilgiler Hz. Muhuyittin Arabi'nin Fü-susül Hikem adlı kitabında şu şekilde anlatılmaktadır. Sulbü neslimiz Hz. Muhuyittin arabiden gelmektedir. Hz. Muhyittin Arabi 1223-1230 seneleri esnasında Anadolu'ya gelir ve Konya'da bir şeyhin dul kalmış karısı ile evlenir. Hz. Muhuyittin Arabi'nin babası ise 1165 yılında Hicazda doğmuş olup Tay kabilesindendir ve adı Muhammet Bin Ali'dir. Hz. Muhyittin arabi 8 yaşına kadar babası Muhammet Bin Ali'nin eğitimi altında kalır. Hz. Muhuyittin Arabi 1301 yılına kadar Endülüst çağının en geniş kültürünü, manevi sahada zengin bir irfan mertebesine edindikten sonra, hac etmek niyetiyle vatanından ayrılır. Mısır yolu ile Mekke'ye gelir, Mekke'de bir hayli kalıp ilim irfan neşrettikten sonra Selçukluların hükümran olduğu Anadolu'ya gelir. Konya'da merhum Şeyh Mecuddün İshakın dul eşiyle evlenir. Bu kadının yetim kalmış 8 yaşındaki oğlu Sadrüddün üvey babası Hz. Muhuyittinden ders alıp ilim irfan sahibi olur. Türbesi Konya'dadır. (Bu manevi kardeşimin türbesini ziyaret ettim.) Hz. Muhuyittin Arabi Konya'da hicri 1815 ve 1816 yıllarına kadar kalır. Konya'da Padişah Alaaddin Keykubat Hz. Muhuyitti-ne bir ev verir. Sonra bu dervişe maksatlı bir sail gelerek, ya Muhuyittin Arabi Allah rızası için bu evi bana verirmisin der. Hz. Muhyittin peki deyip evden bir hırkasını ve eşini alıp evin önündeki saile evin anahtarını verdikten sonra -bu dava hak adamı- Konya'yı terk edip Kayseri'ye gelir. Kayseri'nin Saklan Kalesi yanında Anbar Köyüne yerleşir ve orada bir müddet kalır. Hasan isminde bir oğlu olur ve yıllar sonra oğlu Hasan'ı annesiyle orada bırakıp, Tokat'a oradan da Malatya'ya gider. Hz. Muhuyittin Malatya'da da evlenir, orada çocukları Muhammet, Sadettin, İmamüddün ve Zeynep olur. (Bostan Kollu Hasan Halifenin Konyadan aldığı kadından mı, Malatya'dan aldığı kadından mı, olduğunu bilemiyorum. Ancak, Konya'dan Kay-seri'ye geldiğine göre, Konya'daki hanımından Hasan'ın doğması lazım.) Malatya'dan Şam'a giden Hz. Muhuyittin Arabi'nin, Samda büyük bir caminin önünde, "Sizin taptığınız benim ayaklarımın altında." demesi üzerine -onun alimliğini doğruluğunu çekemeyenler tarafından- cami önünde şehit edilir. (Bu şehit olma konusunu ileride açıklayacağız.) (Hazreti Muhuyittin Arabi'nin nesli Ehli Beyit nesline çıkar. 12 imamın hazreti Ali'den Mehdiyi Resül'a kadar erkişi evlatlarını saysak 50 ve 60'şı bulur. İmamlık bir imamın bir oğluna tecelli etmiş o bir evlatlarıda o imamın evladıdır. İşte bu horasan pirleri denilen ocakzadeler bir ismi dedeler bunların neslide imam evlatlarıdır. 12 imamların o bir kardeşleride ocak zadelerin dedelerin neslidir.) Hz. Muhuyittin Arabi'nin Kayseri'nin Anbar köyünde kalan oğlu Hasan bir yaz günü tarlasına bostan ekerken iki derviş gelip yol kıyısında bostan eken çiftçiden çiftçi baba sıcakladık bize . bostan verde yiyelim derler. Çiftçi ben bostanı yeni ekiyorum iste-semde veremem dediğinde, derviş derki çiftçi baba nutuflar canlıdır nutufu kırma ilk ektiğin emene yani çukura git bak dediğinde, çukura bakan çiftçi Hasan üç adet bostan görür. Bitmiş kol atmış üç adette bostan olmuş. Hayret eden çiftçi bostanları koparıp dervişlerin önüne koyar, ikisini alıp birini çiftçi Hasan'a bırakan dervişler yollarına devam ederler. Biraz sonra çiftçi kendine gelir bostan ekmekten vaz geçip bunlar ermiş kişiler di heyvah ben ne yaptım da bunların peşini bıraktım deyip efkarlanır. O bir bostanı ekmek çıkısına sarıp evinin yolunu tutar. Evinin önüne gelince hatunu düşünür durur. Hanım njye düşünüyorsun dediğinde niye düşünmeyim iki derviş geldi evde otururlar yiyecek kesat dediğinde, çiftçi Hasan aman hanım o dervişler bana uğradı onlar ermiş erler işte bostan durum böyle oldu sen bilirsin bunlara hizmet eyle dediğinde hanımı ile içeri girerler hoş geldiniz deyip niyaz ederler. Mehman derviş çiftçi Hasan bu Muhammet Ali on iki imam neslinden urum diyarına gelen Hünkar Hacı Bektaşi Velidir der. Bu sözü eşiden çiftçi ye Hacı Bektaşi Veli şöyle hitab eder; çiftçi çiftçi bundan sonra senin adın Bostan Kolu Hasan'-dır. Bizden bir isteğin varmı evlatmı devletmi himmet ve ülkemi istersin dediğinde, evladı devledi olmayan Hasan evlatda devletde yok derken eşi Hünkarım biz eşimle halleşelimde isteğimizi öyle istiyelim der: Dışarı çıkarlar bacı derki Hasan bu saflık senden gitmezini sen evlat devlet isteyecektin evlat devlet dünya çilvesidir bu hünkardan himmet ve ülke isteyelim der. Ve içeri girerler hünkarım bize himmet ve ülke verin dediklerinde Hacı Bektaşi Veli himmet ve ülke hizmetle verilir evlat ve devlete benzemez, eylersiniz hizmet alırsınız himmet, dehgahımıza gelin hizmet edin himmet alın dediğinde ısmarlaşıp giderler. Bostan Kollu Hasan bu hünkara gönül verip dergahına giderler. Dergahta Hizmetlerine devam eylerken ay geçer yıl geçer bunların bir oğlu olur. Hünkar efendimiz bu çocuğun ismi Muhuyittin olsun bu da benim Muhuyittin Çelebim olsun der Muhuyittin Çelebi büyüdüğünde Hacı Bektaşın ilk oğlu Timurtaşla Bulgaristana gidip Dimitoka'da dergah kurarlar. Muhuyittin Çelebi orda vefat eder Türbesi Dimitoka'dadır. Bostan Kollu Hasan baba yıllarca hizmet edip bir tutam otla dergahtaki kara kazanı kaynatır hünkar efendim ona Bostan Kollu Hasan Halife ismini verip eline İcazetini veriyor vazifesini Tokat ili Niksar Reşadiye Kolyasar'a gönderiyor Reşadiyenin Bostan Kollu köyüne yerleşiyor bu köye kendi adı veriliyor hala o köyün ismi Bostankollu köyüdür. Hasan Halifenin ilmi kerametiyle o yörede çok taliban kendisine beli bes deyip Bektaşi nazenin tarikatında insana insanca yaşamak gönül kırmamak küsülü durmamak hakkına razı olmak iki gönülü bir etmek kardeşlik olup musahip tutmak gönül İnsanı olmak yurdumuzu korumak birlik beraberlik olmak insana insanca yaşamı tarif etmek gibi çok çalışmaları olan Bostan Kollu Hasan Çelebi vefatında vasiyeti üzere ilk Bostan ektiği Kayseri'nin Anbar köyündeki tarlasına defnediliyor. Türbesi Kayseri'den Anbar köyüne gelirken eski yolun solunda yoldan 100-150 metre solda Türbesi vardır. Bostan Kollu Hasan Çelebinin Bostan Kolu köyündeki evlatlarından bir kısmı Tınyaba-Çevrecik köyüne yerleşiyorlar. Çevrecikten Bostan Kollu evlatlarından Pala Bektaş ismindeki Bostankollu Pala Bektaş Reşadiyenin ve çevreciğin kırsal dağlık dar bir çevresi olduğundan iki oğlunu alıp Turhalın Araboren - şimdiki kayaören köyünde zengin bir hatuna hizmetkâr duruyor o ağa hatunun kömüş ineklerini güdüyor kaç sene çalıştı ise Pala Bektaş her konuda o ağa Hatuna yardımcı oluyor. Şimdiki Ayran Pınarının yeri yurtyeri imiş o Ağa Hatunun yaylalığı imiş. İşte Pala Bektaş Hanım Ağaya bir ricada bulunup bu yurt yeri yaylalığı kendisine satmasını vermesini istiyor. Bizde bir yurt yuva kuralım diye ricada bulunuyor. Pala Bektaştan memnun olduğunu söyleyen Ağa Hatun bu yurt yeri yaylalığı anlaşıp Pala Bektaşa veriyor. Bostan Kollu Pala Bektaşa yardımcı olan Ağa Hatun Pala Bektaşın ev yapmasında da yardımcı oluyor. İki oğluyla eski ismi Vazanya -yeni ismi Ayranpınar köyü-ne ilk yerleşen Pala Bektaş kendisine komşu olsun diye talihlerinden Samsun'un Ladik Eynarca köyünden taliblerinide getirip komşu ediyor. En az iki asırdır beraber yaşayan dedeler talibler bu talihlerde Hasan Ballı ocağına mensuptur. Bostan Kollu Ocaöına bağlıdır.? Ama şimdi zaman neler getirdi dedeler dedeliğini talibler talibliğini yitirdi; 1938 zerzelesi de çok can götürdü. Bostan Kollu Pala Bektaşın bu köyde aşık kul Semaiye kadar gelen nesli şöyle; Hasan Çelebi Musa Efendi, Alim Dede, Musa Dedeyi 8 yaşımda iken biliyorum çok alim olan Musa Dedenin ilminden faydalanamadım. Musa Dede'den Ahmet Erdoğdu Atatürk Cumhuri yetinde soy isimler değişiyor: Ünlü Ahmet Erdoğdu'dan Şükrü Musa Rahmi Ehsan Celal Erdoğdu İbal Ağadan Rıza Zaban ve oğulları Abbas Mustafa Zaban Zeynel Çelebiden Bektaş ve Dursun Celep Bektaş Celepten Hüseyin Aşık Hulusu ve İsmail Celep Haydar Çelebiden Halil ve Ali Gül Halil Gül Dedenin 15 sene talibe hak yoluna hizmeti vardı Ali Gül Sema-inin anneden kar deşi idi Ali Gülden Selahattln Haydarali Ekrem Mehmet Gülden Haydar Gül Haydardan Mehmet Gül Hacı Yusuftan Gazi Dede Şakir Cenik Gazi Dede yetkili bir Nutuflu biri idi oğulları Yusuf Bektaş Feyzullah Canik Sema-inln dedesi Ali Çelebi Babası Ethem Dede annesi Saliç Ana Ethem dededen Muharrem Sema-I Nurettin Tahsin Ali Fikret kızları Rukiye Uruf Esme Hüsnlye İşte Muharrem oylum Kul Sema-i'nln Ayrınpınar köyündeki nesli bu yakınlarımın çokları göçtü. Göçene rahmet kalana sağlık dileriz. Şimdi Muharrem Oylum'dan Aşık Kul Sema-I'nin oluşmasını aşıklığa uyanışını izaha ve belgeleriyle beyan edelim. Aşık Sema-i'nin bu aşk dükkanında vazife alıp Türkiye Aşıklar yarışmalarında Konya'da Hacı Bektaş'da Malatya'da, Ankara'da yurdun çeşitli yerlerinde girdiği yarışmalarda nerelerde derece aldığını açıklıyalım. Zileli Edebiyat öğretmeni şair Mehmet Yardımcı'nın Aşık Sema-I yaptığı röportajında Sema-i'nln kısaca hayat hikayesini ve eşi Sultan Nevruza ile evlendiğini Aşıklığına nasıl başladığını Sema-i'nin açıklamasını izah edelim. Soru: Aşık Semai Kaç doğumlusunuz? Cevap: 1933'de doğmuşum. Eşim Nevruz hanımla evlendiğimizde İki yaş büyüttüler, 1931 doğumlu oldum. Soru: Aşıklığa uyanmanız ne zaman başladı? Cevap: Yaşım 7 iken bana bir korku ile bir aşk düştü. Hurşit ile Mahmehrinin, Karaca Oğlan'ın, Fehrat'ın, Kerem'in daha sonra Aşık Veysel'in kitaplarını okudum. Soru: Bunlar nasıl aşık oldu nasıl güzel kelamlar söylüyorlar? Cevap: Yarabbi banada bu aşıklıktan ver diye gece gündüz Allah'a yalvardım. İşte ben bu sevdada iken; Bir gece rüyamda köylü köy ortasına toplanmış, güreş meydanı gibi halka olmuşlardı. Şehir tarafından bir atlı geldi, Halkın içinden beni bulup meydana çekti, köy halkına birşeyler söyledi, ama ne dedi bilemiyorum. O atlı yine çekip gitti. İşte o rüyadan sonra kendimde bir değişiklik oldu geceleri yatınca daha uykuya varmadan üç dört metre yüksekliğinde başımda iki adet buhar halinde yuvarlak iki cisim belirmeye başladı. Korkuyordum. Annem Saliç Ana beni gece dışarı çıkardığında aynı hali görüp korkuyordum. Anneme hal böyle anne dediğimde Annem Yavrum korkma deyip beni teskin ediyordu. Bu hal birkaç sene devam ederken annem bu hali kimseye söyleme diye öğüt verdi. Yaz günü mal güderken dağlara taşlara türkü söylemeye başladım. Cuma akşamları köyümüzün çevresindeki evliyaları ziyaret ederdim. Hele bir gün (Ali Baba) dediğimiz evliyaya kış günü aş-kam ziyarete gitmiştim. Ziyaretim kabul olsun diye ayaklanmı çıkarmıştım. Ala kar var idi. Açık yerlerde sarı dikenler var idi. Yürüdüm, ağlıyarak ayaklarıma diken batmış karda üşümüş hiç bilemiyordum. Ama aşıklama söylüyordum. Ali Baba'ya vardım, niyaz edip yalvarıyordum. İşte yalvarışa ağlamak beni Na-Hoş etmişti. Kendimden geçmişim bir ayıldımki karanlık olmuş. Ali Baha'dan aldığım ilhamı söyleyemem üstad. Genç Apdal şeyle der |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009), İşcanbaba (04-17-2009) |
|
|
#3 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Diyen bilmez bilen demez bu hali Bildiğini deme sözün misali Aşıklar sakladı buldu Kemali Sakla kulum beni saklayım seni diyen üstatlardan öğüt bu. İşte bu ziyaretten sonra daha da aşkım arttı. Evde maşa ile saz çalmaya başladım. Anama Saliç Anaya bana babam bir saz alsın dedim. 1945'te köyümüze Hacı Bektaş evlatlarından Ali Rıza Ulusoy efendim geldi cem yörütmeye Aşık köyümüzde yok idi. Zile'nin Kara Balçık köyünden dört Aşık getirdiler. Bunlar Çökük Osman'ın Oğulları: Aşık Ahmet Özcan (Meşhur Eserleri vardır) Aşık İbrahim Aşık Rüstem Aşık Mehmet Ünal (Mahmut çavuşun oğlu) Bu Aşık Mehmet Çavuş Sema-i'nin kayın babası oldu. Bu Aşıklar Ahmet Erdoğdu Dede'nin odasında çalıp söylerlerken İşte aşık Sema-i daha aşıklığa başlamamıştı. Bu Aşıklara çok hevesliyen Semai kapının ağzında amca çocuğu Hüseyin'le bakıp dururken; Sema-i'ye şöyle bir doğuş gelir. Hüseyin Her mürşüdün uyanan Aşıkları vardır. Gel bizde Ali Rıza Pirden aşıklık alalım dedim. Nasıl alacağız dedi. Onun kolayı var dedim. Efendim sigara içiyordu. Hizmetçi kül tabağını dökmeye dışarı çıkarken efendimin içtiği tabaktaki sigara izmaritini hemen aldım. Bir odaya çekildik. Bak Hüseyin bu Sigarayı Aşıklığa niyet edip yutalım dedim. Hüseyin bu yutulurmu dedi ben hemen yarısını bölüp niyet ettim ve sigarayı yuttum. Amca oğlu yuttu ama zorla. Bu durumu büyük amcamız Ahmet Dede'ye bildirdik. Oda efendimize bildirdi. Efendim bizi huzura çağırttı. İçtiği doludan doldurdu bize verdi değisin için dedi ve içtik. Destur söyleyin dedi. Hak muininiz olsun diyede dua etti. Aradan bir sene geçti 1949 yılına kadar kendi halimle aşıklığıma çalıştım. 1949 yılında eşim Nevruz köylerinden Ali Babaya kurban getirmişler idi. Çok yıllar önce dedem Ali Dede Karabalçık'tan evlenmişti. Babamlara dayı yeğen derlerdi. İşte bu yakınlıktan dolayı Annem misafirlerden Nevruz kızla baba annesi immahanı eve misafir getirmişti. Bende 17 yaşında bir köy delikanlısıydım. Bu nevruz kızı görünce sanki Allah benim için yaratmıştı. Bu ela gözlü misket yüzlü Türkmen güzelini Daha kızı görür görmez aşık oldum ona. Benim Aşıkça bakışımdan huylanan kız o gece bizde yatmadı. Eniştesi iboya söylemiş oda aldı ablası Emine'nin yanına götürdü, ama ben çok merak ettim. Kısmet ya bu kızın babası Aşık Mehmet Çevuş bir zatüra hastalığına tutulmuştu Turhalda babam onu hastahaneye aldırttı. Benimle iki günde bir köyden hastaya yoğurt, süt, çörek gönderirlerdi. Hasta İyi oldu evine varınca hanımı Zülfüye Ethem Çavuşun bu iyiliğini unutamam. Yoksa ölürdüm. Hısımlığı tazeli-yelim. Kızın birini güzel bir oğlu var ona verelim demiş, kısmetya bu ben anneme söyledim Babam Ahmet Dede'yle dünür gidip yedi dünürün elinden kızı bize hak emriyle aldılar. 1949 yılında evlendik yarım düzine mahsûlümüz oldu. Babam Ethem Dede Havzaya Taliblere Gazi Dedeyle gitmişti. Eynaracalı Kara Cemal talibin evinde meyli muhabbet ederlerken aşık Cemaldan ilk sazımı hatıra olaraktan alıp bana Babam getirdi. Ali Rıza efendim tekrar köye geldiğinde Sema-i Aşık-lığnı epeyce ilerletmişti. Sema-i yazdığı eserleri Efendimin önüne koydum, ilk eser ona Aşk ilhamı veren pirine aitti. Şimdi bu eseri sunuyorum Not: AŞIK SEMAİ çok sevdiği babası Ethem Dede ölünce ruhun ölmediğini şu DÜNYADAN göçene AH çekmeyiz eserini her ne kadar yazsada ebedi ayrılık Semai'yi çıok sarsıyor babası Ethem Dede'yi köyün güneyindeki mezarlığa defnedince mezarlığın kıyısına sorudup aşık şöyle bir bakıyorki ölenler birer birer yatıyor ve aşık o anda babasının ölüm acısıyla ölen her kalanlara birer birer eserini dile getiriyor. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009), İşcanbaba (04-17-2009) |
|
|
#4 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
ÖLÜYORLAR BİRER BİRER
BABAM ETHEM DEDE YE İTHAF Vadesi yeten dünyada ölüyorlar birer birer ölen kalan omuzlarda Gidiyorlar birer birer Şu tepenin güney yüzü Birer birer alır bizi Genç ihtiyar gelin kızı Yatıyorlar birer birer Yüz perçemli gelin kızlar Delikanlı mahrur gözler O yumuşak güzel yüzler Çürüyorlar birer birer Boştur bu dünyanın işi İncitme bacı kerdeşi ölenlere mezar taşı Dikiyorlar birer birer Güney tepe doymuyorki Hiç kimseyi kovmuyorki Başka bir şey yemiyorki Ser yiyorlar birer birer Bırak dünya mirasını Bul ölümün çaresini Ölen mezar sırasını Tutuyorlar birer birer Nice güzel koçyiğitler ölen kalana dert ekler ölenler kalanı bekler Varıyorlar birer birer Hasret korlar hurilere ölüm ibret dirilere Yemez içmez sürülere Katıyorlar birer birer Anlıyana söz bu kadar Gelir gider bu insanlar Dünyada yar mezarda yar Sarıyorlar birer birer Yolcettim bende pederi SEMAİM diyem bu sırrı Gerçek olan döner geri Geliyorlar birer birer Gerçek olmayan pünhanda Kalıyorlar birer birer ıcazet jpg VAHDINDADIR O Benim pirim Hasan Hüküriza Şah Ezeli Ervahta Kayıtlidi mah İlmi ledününde olurmu ırah Yokladım Gönlümün tahdındadır O Yanılıp uzakta aramayasın Ararsan Taşrada bulamayasın Çağır o Sultana yanılmıyorsun Yetişir carına ahtındadır O Bülbül güle öter daim zarınan Muhammet Ali'nin Nuru onunan Allah buyurmuştur hem Kur'an'inan Doğarda dulunur vahdındadır O Ey Semai çekme derdile hicran Bir güzel sevdimki ol ilmi Kur'an Sırrı hikmetiyle döner bu devran Yeşil eli dünya çarhındadır O İşte aşık Sema-i'nin eser söylemesi Aşıklığı günden güne ilerledi. 1968 ilk olarak Türkiye Aşıklar Bayramına katıldım. 2 daldan ödül aldım. 1972'de yine Konya'da birliğe çağrı: Canım kardeş birlik beraber olak Allahımız birdir Kur'an' ımız bir İslam aleminde ikilik olmaz Allahımız birdir Kur'an'ımız bir Bu eserden birincilik almıştım. 1974'te Muhammet Ali ödü lü Altın Madalya ve belge Konya Turizim Derneği jürisi tarafından almıştım. 1972'de Hacı Bektaş Veli Töreninde Hacı Bektaş'a Sesleniş dalında birincilik ödülü almıştım. Jüri üyeleri Aşık daimi Ali Ek-ber ve Hocamız Aşık Veysel idi. Çok yerlerde yarışmalara katılıp derece aldım. Ankara'da, Almus'ta, Erbaa'da, Malatya'da, İstanbul'da arkadaşım Almus'lu Hasan Selmani ile katılmıştık. 1984'te Konya'da 1984'te Hacı Bektaş'ta da 16 Aşık yarışmaya katıldık. Yediyüz yıl evvel dünya halkına Yön verendir Hacı Bektaşi Veli Ahi evrenlere Mevlanalara Ün verendir Hacı Bektaşi Veli eserin devamiyle birincilik almıştım. Jüri üyeleri Arif Sağ, Muhlis Akarsu ve İki Edebiyat Profösörü idi. 11.4.1986'da Niksarda Emrah şenliğine 1986 Erbaa'da barış yılı yarışmasını düzenleyen Erbaa Ortaokul Öğretmeni sayın Hocam Osman Bostancı'nın Tokat'tan Aşık Selmani, Aşık Sema-i, Kars'tan Aşık Murat Çobanoğlu, Şerep Taşlıova, Zlle'den Aşık AH De-deoğlu katılmıştık. Yarışma puanlı idi[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] . Tüm dünyadan barış ister Türklyem Barış İçin yarış ister Türklyem eserine Sema-i'ye birincilik, Atışmada Çobanoğlu ve Şerefe birincilik, Selmaniye Lebdeğmezden birincilik, Ali Dedeoğluna Atışmada ikincilik ödülleri verilmişti. 1985-1986 yıllarında Serha-I Hacı Bektaş törenlerinde efendim yazar Ali Celalettin ulusoyun isteği üzere Hacı Bektaş Belediye başkanı sayın Ali Eğrin de Sema-i sen Atışma ve yarışmalarda çok dereceler aldın bu işin ustası oldun, yaşında ilerledi sen, yarışmalara girme seni yanşma jürisi olarak yerini al demeleri üzere 1985-1986'da Hacı Bektaş'ta jüri Başkanı Ali Celalettin Ulusoy, ankara Halk Ozanları Demek Başkanı Aşık Murtaza Yalçın, Bir edebiyat Profösörü ve Aşık Kul Sema-i yarışma jürisü idik. Ondan sonra milli yarışmalara pek katılmadım. 1989'da Hacı Bektaş'ta özel program yapmıştım. Belediye Başkanı Sayın Ali öğer jüri ödülü olarak bir Hacı Bektaş Şilti vermişti. 1986'da Malatya'dan arkadaşım Selmani ve Sema-i birer Kayısı Ablemli altın şilt almıştık. Sema-i'nin eserlerini ropartaj yapan Edebiyat Öğretmeni Şair Mehmet Yardımcı eserlerimi Erciyes Fikir ve Sanat Dergisine gönderdi. Ses Dergisinde'de yayınlandı. Kültür Bakanlığı'nın isteği üzere bana forum geldi hocam Mehmet Yardımcı ilk bu Forumu en az 15 eserimle doldurup kültür bakanlığına gönderdik Şimdi Bakanlıkta arşivdedir. Bu Aşkınız nerden kaynaklanıyor diyen Mehmet Yardım-cı'ya Sema-i büyük ejdadı Hazreti Muhuyittin Arabi'nin kendisine batınında ziyaret edip bir kitab verdiğini bundan sonra İlmiledün İlmi Cavidan Tasavvuf İlmine vücut ilmine mazhar olduğunu izah etmesi oldu. Hazreti Muhyuttin Arabi'nin şu hikmeti kendi eseri olan Füsusül Hikem kitabında şu hikmeti beyan etmiş: Sin harfi Şın harfine gelince bizim hikmetimiz meydana çıkar demesinden iki yüz yıl sonra Yavuz Sultan Selim'in şamı almasında bu yazıyı görür şifreyi çözer. Sın Selim Şın Şam der. Bu zat nerede haykırdı taptığınız ayağmın altında diye sorar bilenler şu caminin önünde derler Yavuz Selim orayı kazdırır ki bir kazan altın var. Bu zat büyük velilerden birisi diyerek mezarını buldurur ve yaptırır bir dergah haline getirir. İkinci restoransyonunuda ikinci Abdulhamit yaptırıyor. Gerçekleri gerçekler görür diyen Semai kendisinin aşk dükkanında sadece dezgahtar olduğunu söylüyor. Bostan Kollu Hasan eşiyle dergaha gidiyorlar. Yıllarca hizmet ediyorlar orda birde oğulları oluyor. Çocuklarının adını Hünkar Efendim buda benim Muhittin Çelebim olsun diyor (Atatürk Cumhuriyetine kadar bostan kollu evlatlarının soy ismi Çelebi İdi) Soy isimler değişince her biri bir soy isim aldı hala bu ocakta Çelebi soy ismi vardır) Reşadiye çevrecikte Semai'nin nesli ismail ve oğulları Muhsin Çelebi Soy ismini kullanır. Bostan Kollu Hasan dergahta yetişip bir tutam otla müzedeki kara kazanı kaynatıp Hacı Bektaşi veliden icazetini alıp Reşadiye'nin Bostan Kollu köyüne yerleşiyor Kerametleriyle çok tali-ban elde ediyor. Vasiyeti üzere ölünce Kayseri'nin Anbar köyündeki Bostan ektiği tarlaya defnediliyor. Evlatlarının bir kısmı Tinyaba çevrecik köyüne göçüyor. Hayli yıllar sonra bir kısmı Pala Bektaş isimli şahıs iki oğluyla çevrecikten Turhalın vazanya Ayranpınar köyüne boş yurt, yeri olarak yerleşiyor. İşte bu köyde doğan aşık kul Semai'nin ecdadının nasıl bostan bitirdiğini bir deyişinden dinleyelim. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009) |
|
|
#5 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Hünkar hızır ile seyyah ederken
Horasandan ruma gelişine bak Bir çiftçi tarlayı bostan ekerken Bostancı yanında duruşuna bak Çiftçi yorulmuşsun otur dediler Gel bizimle müşkülün bitir dediler Ektiğin bostandan getir dediler Bu zatların emir verişine bak Bostancı der yeni çiğit ekerim Anda bostan yoktur boyun bükerim Olsa idi ben kökünden sökerdim Bostancının mahcup oluşuna bak Hızır bostancıya eşim hak dedi Erenlerde asla yokluk yok dedi Nutuf canlı ilk çiğide bak dedi Onun ilk emene varışına bak Gördü ilk ektiği bostanı bitmiş Yeşermiş yetişmiş hemde kol atmış Saatler ay olmuş üç bostan yetmiş Üçünü koparıp verişine bak Yolcular bostanı alıp gittiler Bostancı der bunlar ne iş ettiler Eker ekmez bostanları bittiler Bir düşündü böyle er işine bak Bostancı düşündü bunlar er ola İşin terkediben yörüdü yola Yalvardı bunların bir dahi bula Evine gelince buluşuna bak Yüzün sürüp hemen duaya durdu Hızır anda bostancıya buyurdu Bu zat Hünkar Hacı Bektaş duyurdu Bostancının himmet alışına bak Bostancı Muhyittini Arabi oğlusun Bundan sonra ismin Bostan Kollu'sun (Kul Sema-i) kimdir sorma nolursun Bostancı neslinden gelişine bak Nefesler Firen az kaldı Ah benim efendim mazlum Hüseyin Evliya yoluna giren az kaldı Bu yolun sahibi üygün Hüseyin Tabib yarayı saran az kaldı Merhemsiz bez ile sararlar yara Hale yaralıyı düşürür zara O - varsın sızlasın yeterki para Talibin halinden soran az kaldı SULTANIM bu derdi açmasam olmaz ERE- ER- KÖRE- KÖR- seçmesem olmaz Biliriz her devran velisiz kalmaz Nadana mücerret duran az kaldı Ölmeden ölmemiş öldüm diyene Evliya neslinden geldim diyene Helal haram fargetmeyip yinene Haksin diye ikrar veren az kaldı Nefsinin peşine düşen sevilmez Nefis kalesinden aşan sevilmez Haşaki gerçekler rüşan sevilmez Mekanı münezzah gören az kaldı HÜSEYNİN yolcusu HÜSEYNİ olur Boş ile doluyu arifler bilir Gün gelir boş dolu bir SEÇİM olur B u demi devranı süren az kaldı SEMAİ 20 MİNCİ ASRIN BİR -HARABİSİ Tabib olan olmaz can haramisi Kurban olan HACI BEKTAŞ VARİSİ GEL HIZINI DURDUR FİREN AZ KALDI ERSİN KEÇECİ BABA Ya bir dükkan senin mal senin Bu söyleyen dil senin Adem mekanı münezzah Bu Semai kul senin Turhallı bir halli DİVAN 12- İmam Musakazim imam Rızadan gelen Sulpten Sulbe gelen hikmet sırsın Keçeci Baba Urum diyarına gelip halkı irşat eyleyen Hünkar gibi hikmetin çok pirsin Keçeci Baba Yurdumuzu korumak çun yetiştirdin oğlun Ali Haydarı Vatan için şehit olmuş o erlerin her biri Beş parmak dağında gören söyler Keçeci Piri Cephelerde ordumuzla birsin Keçeci Baba Ehli Beytin nuru baki hem doğar hem dulunur Er olanlar don değişir kahi gider kah gelir Kah derunü sultan kahi Kasım Pehlivan olur Aşıklarda pehlivanda varsın Keçeci Baba Padişahın isteğiyle sarayına varansın Eşik altında Kur'an var deyip orda duransın Keramet göster deyince yünü keçe serensin Keçeci fermanın alan nursun Keçeci Baba Fedainin sükutunun Arif oğlunun cenanı Sensin Şah Mahmudu Veli Gönüllerin sultanı Akıllının delilerin tabib üstü lokmanı Semaim -Der Muratları versin Keçeci Baba YAĞMUR DUASI 17.6.1990 tarihinde Tokat'ın Niksar'a bağlı Kuycak köyüne eşi Nevruza ana ile davet edilen Aşık Semai Baba köy halkı yağmur yağmadığından yaylaları otsuz mal davar sütsüz mahsûl susuz kalınca köylü çift kurban alıp yaylanın yanında 14 masumu pakı andıran 14 ulu ağaçlı çok kişiler tarafından hikmetlerini gördükleri Zincirli Baba denilen Evliya'ya kurban duasına çıkmıştık fakat hava çok açık çok sıcak idi o günü Ulu Ağaçların gölgesine oturmuştu Halk dedeliği Semai Baba yapıyordu taliblerine yetimler denilirdi dayılarınada sarucalar denilirdi. Semai Baba köy halkına gelin canlar gönülleri birleyelim aramızda küsülü var ise barışsın ben bir tarikat namazı kıldırayım. Bugün yağmur yağması için bir gülbenk çekelim ben dua edeyim yediden yetmişe sizler Allah Allah diye bağrışın İşte aynı işi uygulamıştık. Kurbanları tekbirtedik kurbanlar bişene kadar Nevruz Ana çocukları toplayıp Evliya'nın üstünde tarlalar çamur istiyor tekneler hamur istiyor ver ver Allah bir suluca yağmur diyerek devam ettiler biraz cem kurmuştuk Evliya'da Zincirli Babanın üstüne orada filime geçen mendil şeklinde bir Alı bayrak yapıp Evliya'nın üzerine bir gün evvel teslim bayrağını dikmiştim. Bu teslim bayrağını tüm kuycaklılar adına dikmiştim. Kuycaklı Aşık Salih ve Aşık Behzat birer deste bağladılar sarucalardan Sabri Efendi Semai Dede hele birde sen al eline şu sazını demesi üzere yağmur duasına davet edilen Semai kendinde bir Mesulü-yet hissediyordu. Kıble tarafından normal şekilde bir yel esmeye başladı yel estikçe o teslim bayrağı dalgalanmaya başladı, (o) Bayrak dalgalandıkça Semai Baba'da dalgalanmaya başlayıp aldı sazı eline ağasına şöyle yalvardı. YARABBİ Ilgıt ılgıt yeller gelir Pirimden Peşisıra Rahmet gönder Yarabbi Kulların yalvarır ahu zarından Kullarına Rahmet gönder Yarabbi Zincirli Baba'ya duaya geldik Yağmur yağsın diye çift Kurban aldık Namaz kıldık gönülleri birledik Kullarına Rahmet gönder yarabbi Teslim bayrağını diktim üstüne Yardım eyle perişana şaşkına Rahmet gönder Şah Hüseynin Aşkına Kullarına Rahmet gönder Yarabbi Bizler Mühübüyüz Hazreti Pirin Talibi olmuşuz er oğlu erin Yağmur meleklerine bir emir verin Kullarına Rahmet gönder Yarabbi Erenler Evliya'nın yolu hakkı için Muhammet Mustafa Ali hakkı için Hünkar Hacı Bektaş Veli hakkı için Kullarına Rahmet gönder Yarabbi Gözlerim havada ağzım duada Sazım zar eyliyor özüm duada Allah diyok yokluk olmaz mevlada Kullarına Rahmet gönder Yarabbi Kul Sema'im imam Rıza şahımız Mürvete gelmişiz çok günahımız Allah Allah arşa çıkar Ahımız Kullanna Rahmet gönder Yarabbi. İşte Aşık Semai Dede sazıyla her dörtlüğü söyledikçe bacı kardeş çoluk çocuk Allah Allah çağrışırlarken havanın burcu değişti. Dedeyi suya basalım dediler. Semai Dede dediki ana yağmur ocağ Nevruz Anayı suya atın deyip kaçamak buldu bunu duyan Talibler ananın başından bir bidon su döktüler Hal buysaki yağmur meleklerine emir verilmişti bile. Cömert Allah biz lokmaya başlamadan Damla damla başladı. Yağmur başlarken Allah Allah nidaları Arşa çıkıyordu Zincirli Evliya Babayı ve Yağmur Meleklerini ihdikat mecbur duttu kulları coştu Allah'ta coştu. Tam kurbanı yemeye başladık doluyla başlayan yağmur kurbanı kazanda koydu. Ekseri herkes canı derdine düştü kimi yayla evlerine kimi köyün yolunu tuttu Semai baba altındaki döşşeği vallahi başına örttü. Nevruza ana engin torunu kendilerini böyle koruduk. Bu ibreti alem inanana daha güven inanmayana gelecek nesile örnek olsun şu anlatılanda bir yalan varsa önada yuh. Hakta yokluk yoktur ala bilene Haktan boşkabın dolabilene Söyleyene bakma söyletene bak Diyen acizane kul Semai |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009), İşcanbaba (04-17-2009) |
|
|
#6 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
AHRET SERMAYEMİ TUTMAK MURADIM
Cenabi bariden kısmet olursa İmam Hüseyin'e gitmek muradım Hazreti hünkarda himmet verirse Dergahını devah etmek muradım Deşdi gerbelaya varırsam eğer Şehitler yurdunu görürsem eğer Eşim ile Mehman olursam eğer Dergahında üç gün yatmak muradım Yaşım son saatin bulmazdan evvel Azrail yanıma gelmezden evvel Allah amanetin almazdan evvel Ahret sermayemi tutmak muradım Seri hak yoluna yeldirmek için Cana cenanını bildirmek için Elimde boş kabım doldurmak için Hüseyin çun göz yaş dökmek muradım Göz yaş siler bu gönülün aynasın Göreyidim Şah Hüseyn'in leylasın Ali Ekberin Ali Asgarin anasın Ah ediben yasın tutmak muradım Abül Kasım Fadimeye varınca Elde kandan kınasını görünce Böylece Fadime Gelin olunca Yezide lanet etmek muradım Kul Semaim arzumanım gerbela Dileğim kabul et yaradan mevla Şehitler aşkına sen kısmet eyle Şehitlere niyaz etmek muradım [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Not: Bu tarihle Reşadiye'nin Çataktan Duran Dede'nin oğlu Cemalettin ve eşi Türkana ve Reşadiye tur arabasıyla arabanın kurbanını Hacı Bektaşa götürürken Sazak köyünden Hasan Ağa eşi Nazlı bacı damadı Duran eşi Tekeli Mehmet Kara Bekir eşleri Salih aşık Soğuk Pınariı Muhasebeci Cemal Efendi 35 kişi Turhala gelip Aşık Semai ve eşi Nevruza Anayı rehber olarak alıp Hünkar'a giderler. Geri dönüşte yolda Semai derki; canlar bu arabayla böylece Hz. Hüseyne gidelim der. O canlarda ikrar olsun Semai Baba derler. İşte o zaman sazını eline alan Sema-i doğmaca; Cenabl Bariden kısmet olursa İmam Hüseyine gitmek muradım diye söylemeye başlar. Doğmaca sözden sonra bu eserin kaleme alınmasını isteyen canlara ve aşığın yanda kağıt olmadığından muhasebeci Cemal efendi petrolcüden kağıt alır. Eser yazılır. Cenabı Allah arzden canlara ehli beytin aşkından dergahından mahrum eylemeye aramakla Hak bulunur aramazsan yok bulunur. AYRI DEĞİLSİN Elesdü bezminde ruhlar alemin Yaradan mevlamsın gayri değilsin Şu balçıktan yarattığın ademin Nuru vahidisin ayrı değilsin Halkettin Ademi sat sufatınla Gönlün Mekan ettin gezen kulunla Güzelliği verdin kula nurunla Başka mahlükatın nuru ne bilsin Aşk verdin insana yürüyen kendin Nutuf ettin ona söyleyen kendin Söyledende sensin dinleyen kendin Sen kuldan kul senden ayrı değilsin Bu aşk yakın etti uzaklığını Kuldan ayrı olmayan Hanlığını Aşk ile duyundun Allahlığını İnanmayanların varı değilsin Nur sır verdin O inanan insana İnanmayan sana dedin şeytana Dünyayı imtihan verdin her cana Cahil zarar ile kari ne bilsin Bu serde bu canda şüphem yok sensin İnsandan insanı hem üretensin Bende o canlı men, hikmeti sensin Arif olmayan bu sırrı ne bilsin Sen diyorsun erkişide erlik var Kendin bilen her kişide varlık var Rahim Deryasında gizli sırlık var Perdeli göz görmez eri ne bilsin Kulların yarattın kula gizlendin Gören görünen sen hale gizlendin Kendin yaptın bu gönüle gizlendin Gören görür görmeyen görü ne bilsin Der Semai'm Hakka mekan ser sende Hakkı görem dersen ara var sende Hak Muhammet Kevnü mekan tur sende Başın arş bilmeyen turu ne bilsin Not: Bu Tasavvuf eserini yazarken şu niyetle dükkan ağanın içindeki ilim mücevherleri ağanın bendesi sadece o aşk dükkanında bir tezgahtar olarak çalıştım söyleyen diller yazan eller mekanı gönüller o dünya ve ikinci evren sahibinin hikmetidir yum gözünü uyu işte o alem aç gözünü uyan işte bu alem ölüp doğmakta böyle. Can kardeş işte anla diyen Bostan Kollu Kul Semai Seğ seğ sen sendekini seğ TÖRENE HOŞ GELDİNİZ Anma töreni var abdal Musa'nın Var deyipte gelenler hoş geldiniz Devahına geldik kutsal insanın Nur deyipte gelenler hoş geldiniz Abdal Musa nesli Muhammet Ali Amca oğlu Hacı Bektaşi Veli Geyiğe ok atmış gaygusuz eli Sır deyipte gelenler hoş geldiniz Elmalı tekkede dertler dermanı Gelenektir abdal Musa kurbanı Gaib erenlerinin piri yaranı Pir deyipte gelenler hoş geldiniz. Ufak bir kazanla 40 bin askeri Doyuran sen idin erlerin eri Uçar su değirmen kerametleri Var deyipte gelenler hoşa geldiniz Kul Semai'im naza niyaza geldik Gaib erenleri Şah baza geldik Abdal Musa dergahına yüz sürdük Er deyipte gelenler hoş geldiniz. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009), İşcanbaba (04-17-2009) |
|
|
#7 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
NİYAZ EYLE
Ehli Beyit nesli Ali abaya Abdal Musa Şah'a bir niyaz eyle Bizi der gahından mahrum koymaya Bu ulu dergaha bir niyaz eyle Abdal Musa şahın kerametleri Batında geziyor gaib erleri Sağdan sola dönderen değirmenleri Böyle ulu maha bir niyaz eyle Erler ölmez dostum çok don değişir Darda kalsan imdadına yetişir Aşıkları bülbül gibi ötüşür Aşkla gel ilaha bir niyaz eyle Ulu dergahını devah etmeye Niyazımız Elmalı'da tekkeye Dervişler tekkeye hacı Mekke'ye Gönlü Beytullaha bir niyaz eyle Abdal Musa başı turu sinayı Arif olan anlar bu sır manayı Hak mekanı olan gönlü binayı Semai'm Beytullaha bir niyaz eyle Yüce yaylalarda Erikli Tekke Hubyar Sultan'ın nazarlaması Yüce yaylalarda Erikli Tekke Muhabbet kervanının pazarlaması Yüce yaylalarda Erikli Tekke Hubyar gelip mehman olup oturmuş Bu dervişe hikmetini getirmiş Bu er Zemheride Erik yetirmiş Yüce yaylalarda Erikli Tekke Gönlüdür Ali- evi Türkmendir soyu Tarikat evinde selamdır hüyü Bu erin ismidir Erikli köyü Yüce yaylalarda Erikli Tekke Erikli Tekkeye törene geldik Kurbanlar kesildi niyaz bendolduk Kul Semai'm burda birde cem kurduk Türkmen yaylasında Erikli Tekke Not: Bu mübarek Evliya'ya hizmet edip emeği geçen canlara sevgiyle muhabbetlerimi sunarken ettikleri hizmetin erenler dergahında kabulünü Haktan niyaz eyler gelecek nesile unutulmayacak bir anıt yapıp mubaret Erikli Tekke'nin bundan geri her sene anma Türkmen şenliğinin yapılmasını gelecek kuşaktan Devam etmesini umarım. Canlar Evliya'lar ölünmeyen bir evrende yaşarlar er ölmez kör görmez Hak erenler gümansız niyetleri ve niyazları kabul eyler İnançlı canlara sevgiler selamlar ve aşkı niyazımla. ne fayda Eğer ehli beyti inkar edersen Alevi olsan mühüp olsan ne fayda Tarigattan şeriata dönersen Alevi olsan talip olsan ne fayda El ele el Hakka rehber bilmezsen Mürşüt eşşiğine yüzler sürmezsen Hacı Bektaş dergahına varmazsan Alevi olsan talip olsan ne fayda (Şeriat dediğin şerri atmazsan Görülüpte tarikata gitmezsen Marifette nefsi esir etmezsen Alevi olsan talip olsan ne fayda Benliğinden geçip türap olmadan Aynel yakın hakkı sende bulmadan Nefsin ile sen ölmeden ölmeden Alevi olsan talip olsan ne fayda Kul Semai'm bir gerçeğe yetmeden Mahi Muharrem'de oruç tutmadan Ah Hüseyin deyip göz yaş dökmeden Alevi olsan talip olsan ne fayda Not: İstanbul Koca Sinan'da Zeynel Kaya'nın evinde; bir konu orta okuldan ilk okula dönen yaşı büyük aklı küçük bu dönüşü sazıyla sözüyle protesto eden Semai 15 gün muhabbet ederler. Yanılgıya düşüp yolunu şaşırtan canlar ikna olup dört kurban keserler. Yine Ehli Beyit yoluna devam ederler. Cenabı Pey-gamberimiz Muhammet Mustafa bir hadisinde yarap Ehli Beytimi seveni sev sevmeyeni sevme der. Cenabı Allah sevenleri Ehli Beytin yolundan Aşkından Dergahından mahrum eylemeye. VELİDİR VELİ Bunca evliyalar erlerin piri Hünkar Hacı Bektaş Velidir Veli Türkün kahramanı Türk düşünürü Hünkar Hacı Bektaş Velidir Veli Urum diyarına Türklüğü yayan Hem Türkçe yazdıran Türkçe okutan Vatan için Yeniçeri askerin kuran Hünkar Hacı Bektaş Velidir Veli Yanmış ökseğiyi kara tut yapan Cansız yörür diye taşı at yapan Osmanlı paşasına kılıç kuşatan Hünkar Hacı Bektaş Velidir Veli KUL SEMAİ'M YAŞAR ANMA TÖRENİ Törenle anılır Türk kahramanı Asırlar geçtikçe yükselen şanı HÜNKAR HACI BEKTAŞ VELİDİR VELİ PERİŞAN OLUR Erkişi demekle kişi er olmaz Gerçek er kişide bir nişan olur Veli çoktur her velide pir olmaz Pir olan veliler dervişan olur Hak mevcütmü hakkı haklamayanda Bu gönül evinde saklamayanda Gönül odasını paklamayanda Ol yüce mevlanın kahri şan olur Adem hak zerresi bilmeyen kişi Gözünden perdeyi silmeyen kişi Kendi toplumuna uymayan kişi EY SEMAİ BUNLAR PERİŞAN OLUR NE ÖLMÜŞE DÖNDÜM NE ÖLMEMİŞE Şu yalan dünyada hayli gün gördüm Ne görmüşe döndüm ne görmemişe Bazı acı bazı tatlı dem sürdüm Ne sürmüşe döndüm ne sürmemişe Dünya malı için dönderdi durdu Mal mülk senin diye kandırdı durdu Mal mülk onun imiş yeldirdi durdu Ne bulmuşa döndüm ne bulmamışa Şu dünya malından çok verdim aldım Hayli mal kazandım benimdir sandım Aşık oldum aşkla ummana daldım Ne dalmışa döndüm ne dalmamışa Aşkla aşk sazını verdiler ele Gülmekten faydalı dediler çile Ehlibeyit aşkıyla saz çala çala Ne çalmışa döndüm ne çalmamışa Kim çalışıp kim mal sahibi olmuş Düşün şu dünyada kim baki kalmış Gün gelirde derler Semai ölmüş Ne ölmüşe döndüm ne ölmemişe AH HÜSEYİN VAH HÜSEYİN BİR AH çekip düştü yola Yolları vardı bir çöle Çölün ismi gerbibela İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Haymagahları kurdular Toprak kan olmuş gördüler Hür şehit şehit oldular İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Kapalı Fırat yolları Kesildi ABBAS kolları Vermezler içim suları İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Susuz şehit o imamlar ALİ EKBER ALİ ASKAR Analar ah çekip ağlar İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Gelin olmuş FADİME ANA Ele yakmış kandan kına Haber verin ŞEHRİ BANA İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin EBUL KASIM can verince FADİME saçın yolunca HÜSEYİN ağlar görünce İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009), İşcanbaba (04-17-2009) |
|
|
#8 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
EHLİ BEYTİ ŞEHİT ETTİLER
Haymagahları yakdılar Başları mızrağa taktılar İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Lanet yezidin canına Taptı dünyanın malına MUHAMMET koymaz yanına İmam Hasan Şah Hüseyin Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin SEMAİ'M - bu çile bitmez Erler dünyayı terketmez Yalvaranı mahrum etmez İMAM HASAN ŞAH HÜSEYİN Ah Hüseyin vah Hüseyin İmam Hasan Şah Hüseyin Not: Bu eseri 12- hizmette 11- birinci hizmette Sakka suyu verilirken Postnişin veya bilenler ilahi diliyle söyleyecek. LÜZUM YOK İNSANOĞLU İNSANLIĞIN ESRARINI BİLİRSEN Bilen bilir bilmeyene bildirmene lüzum yok Hak zerresi ademdedir can gözüyle görürsen Gören görür görmeyene göstermene lüzum yok İnsan hak immll Kur'an'dır harflerini görene Ademin haklığını melekten sor sana niyaz verene Dört kapıdan kırk makamdan lokma sofra serene Seren serer sermeyene serdirmene lüzum yok İnsan BEYTULLAHTIR lakin mevkisini bilecek Erkişi ebedi ölmez güz gidip yaz gelecek ölüm vardır nefsi ile ölmeden evvel ölecek ölmeden ölenler ölmez öldürmene lüzum yok ölmeden ölenler erer bu sırrın esrarına Yörür mürşüt pazarına bakar kisbi karına Hakka teslim olan yanmaz nemrutların narına KÜREDE pişenler yanmaz yandırmana lüzum yok Kaynayıp bişmeyen çiğdir sofralara gelemez Çiğ et çirkin olur yahu yerim desen yenemez KUL SEMAİM derdin, gizli gül desende gülemez Goki derdine ağlasın güldürmene lüzum yok DUVAZ DA 12 İMAM Medet Allah ya Muhammet ya Ali Bizi dergahından mahrum eyleme Pirim Hünkar Hacı Bektaşi Veli Bizi dergahından mahrum eyleme Hatıcatul Kübra yari hakkuçun FATÜMATU ZÖHRE nuru hakkuçun 14 masumu pak seri hakkuçun Bizi dergahından mahrum eyleme Al yeşil giyinmiş libes bildiysek Mahi Muharremde yasa girdiysek Şah HASAN HÜSEYİN ÇUN göz yaş döktüysek Bizi dergahından mahrum eyleme İmam Zeynel zindanlarda inlemiş Derdini tambura saza söylemiş İmam Bakır aşk kazanın da kaynamış Bizi dergahından mahrum eyleme Musai Kazimle İmam İriza İmam Cafer ilmin nasip et bize Şahtaki Benagi niyazım size Bizi dergahından mahrum eyleme Hasanül Askeriden gelmiştir Mehdi Kah doğar dulunur gelince vahdı KUL SEMAİM HAYDAR ÖLMEZ BİR ŞAHDI Bizi dergahından mahrum eyleme [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] 12 Hizmet BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM BEKTAŞİ NAZENİN TARİKATINDA 12 HİZMET VE HİZMET PİRLERİ 1.Hizmet Peyik - Yani Ceme Okuyucu Cebrail Emin 2.Hizmet Gözcü - Gözcü Karaca Ahmet 3.Hizmet Bekçi - Piri Hasan Hüseyin Efendimiz 4.Hizmet Salmani Faris 5.Hizmet Farraş - Seyldil Farraç 6.Hizmet Seccade - Cebrail Emin 7.Hizmet Sofra - Kanberi Gülami 8.Hizmet Zakir - Aşık Piri İmam Zeynel Abdulsemet 9.Hizmet Çırak - Cabürül Ensar 10.Hizmet Kurbana - Emür Meryem 11.Hizmet - Sakka Suyu Piri İmam Hüseyin 12.Hizmet Semah - Kırklar Semahı (12 Hizmet Hacı Bektaş evlatlarından Ali Rıza Ulusoy dan alınmıştır.) Not 1: Edip alan Niksar'ın Kuycak köyünden Hüseyin oğlu Sabri Yıldı-m'dan derlendi. Not 2: Marifetle hakikat devri arasında 12 Hizmeti yürütecek bilinçli rehberler azaldı; daha da azala bilir. Amma tükenmez hizmet yürütecek zatlann on iki hizmeti dürüst yörütmeleri için pirim AiiRıza'dan alınan bu hizmet sıralamasını Ehli Bey iti sevenlere lazım olur diye kitaba koydum Mazlum Hüseyin Hünkan Enbiya Cümlemize Himmet Etsin Derken bizlerden de hizmet bekler. (1989) Sevgilerimle Sema-i Baba 1. HİZMET: El suyu konacak. Okunacak Dua: Desturu Pir, Bismillahirrahmanirrahim, Ben gülani hanedanım, Etmeden adüdan hayfu pek, Çun bu hizmet bize ustazdır, Kırklar içinde Selmani Pak, Ber cemali Muhammed Kemali Hasan, Hüseyin, Ali'yi Bi-landara selavat. 2. HİZMET: Ferraş; Hizmetçi 3 defa Ya Allah, Ya Muhammet, Ya Ali deyip meydana 3 defa çalacak ve şu duayı okuyacak. Hamdurullah Pirimiz ol Hz. Bektaşidir, Ustamız Kırklar içinde Seyyidi Ferraşidir. Selavat verilecek. 3. HİZMET: Seccade; Seccadeyi dürülü olarak el üstünde tutup şu duayı oku: Desturu Pir, Seccade aldım destime, Haktan hidayet isterim cümle Merdani Hüdadan, Fethi nustret isterim, Mahasıl döşenmeye, İzni icazet isterim, Mürşidi Rahi tarikattan İnayet isterim. Selavat verilecek. Not: Seccadenin 4 köşesine ve ortasına niyaz edip duaya durulacak. 4. HİZMET: Kurban Tekbiri Dede lafeta illa Ali la Seyfe illa Zülfükar der Bir düvaz okur ve tekbire başlanır Desturu pir bismillahlrrahmanirrahim İsmaili Zebulullah Muhammedi Habubullah Ali sırrıazamatullah Caferi mansupupak Havayı Haziran Kabulü Kurban kabliyatı kurban Tüyü cebrail ceari İsmail imanı İbrahim Peyiği Sultan sahibi celil tekbiri bıçak Tekbir edelim kurbana Allahu ekber Allahu ekber Le ilaha illallahı vallahi ekber Allahu ekber velillahı ilham Bu tekbir üç defa tekrarlanır Dede dua eder canlar allah allah der Aşıklar üç düvaz okur tekrar dua olur Kurban tekbirleme işi biter 12 HİZMETİN DEVAMI GÖRÜLÜP SORULMAK Dede görgüye geçecek canlara derki yıllık görgüye Geçeceksiniz herkes niyet etsin abdesini alsın Ve ceket çoraplar çıkarılıp seccadenin üzerine geçsin Seccadedin dört köşesine ve ortasına niyaz eyleyin der Her can talip eşiyle peşiyle meydanda ayak üstü durur Küçükler büyüklere niyaz eder Talib bilirse şu sözlerle dile gelir Desturu pir bismillahirrahmanirrahim Allah Allah canı dilden geldik evliya erkanına Hamdülillah hamdolsun el bağlayıp Durduk pirimin divanına kusurum çoktur eleman eleman Sığınıp geldim lütfü ihsanına Canım kurban malım tercüman bu yolda pirimin fermanına Deyip hazır olduğunu bildirir bunu talip bilmiyorsa dede söyler Dede derki talib salındığın mansurun darı Geldiğin hakkın didarı meydan Ali'nin yol oniki imamın Dem gözlekcinin höküm pirin eşgola der Dardakiler secdeye iner başlarını kaldırmazlar Ve dede sorar Geçtiğiniz mansur darındasınız Kırklar meydanında hazreti Hüseyin Hünkar yolundasınız Ne gördünüz ne işittiniz? Talip şöyle cevap verir Hak gördük hak işittik er gördük meydana geçtik Allah Allah eyvallah Dede şöyle der hak Taala cesedinize can verdi Kalbinize ilham verdi diliniz mürşüd çeneniz talip Dilli başlısın diz gel doğru söyle der Talip diz üstü durur dede yıllık talgununu verir Talip elinle koymadığını alma gözünle görmediğini söyleme Kin kibir buğuz garez gütme nefsine ağır geleni kimseye yapma Doğru gel dost gönlünü incitme gönül Kâbeyi beytullahtır Dede dört kapı kırk makam hakmı der talip eyvallah der Şeriat tarikat marifet hakikat insan vücudu dört duvara benzer Birinci kapıdan şerrini at rehberden sattım sufatını öğren Tarikata layık ol onyedi nefsini kendine esir et Marifet kapısından yetiş dördüncü makama layık ol hakikatte Muhammet Ali Kavline gir musahip tut der Eline beline diline sahib ol der Talip üç gün medet mürvet yedi gün hıdır ellez 48 perşembe 9 gün ramazan 12 gün mahi muharrem hakmı der talip Eyvallah der dede cemata derki bu görgüdeki canlarda Alacağı olan hakkını talab etsin bu canlar görgüye layıkmı Meydana attığınız erenlerin sakladığnızın vabalı size der Hakkı olan var ise verilir küsülüsü var ise barıştırılır Dede dualarını eder sağ eliyle Ya Allah Ya Muhammet Ya Ali Deyip pençelerini vurur niyaza görgüye dua olunur görgüde biter 5. HİZMET: Çırak uyarmak; Hizmetçi çırağı meydana kor. Bilirse Allahü nuru semavati Kur'an-ı okur. Bilmiyorsa kibriti yakar. Selamullah Ala Nuru muhammet Mustafa, Selamullâh Ala Nuru Aliyyel Mürtaza, Selamullah Ala Nuru Zamanın İmamı Kutbül Enbiya Muhammed Feyzullah. deyip şu duayı okur. (Ayak üstü) Allah Allah çün çırağı Fahri uyandırdık Ol muhammed Mustafa'nın aşkına Sakıyel Kevser Aliyyel Mürteza'nın aşkına Hem Hatice Fatıma hayran nisanın aşkına Şah Hasanı hem Hüseyni Kerbelanın aşkına İmam Zeynel Ali aba hem Muhammed Bakırı Nesli paki Mürteza Caferi sadık İmamı Rahnumanın aşkına Musai Kazıma Rıza Şah Taki ve Naki hem Hasanül Askeri ol Muhammed Mehdli Sahip livanın aşkına Ey Virani Pirimiz Üstadımız Hacı Bektaşi Veli'nin aşkına Haşredek yanıp yakılan aşıkanın aşkına Seyyidim Saadet Mahubbin Saadet Hulasayı Mevcudet Alemi Sırrı Velhasiyet Muhammed Mustafa'ya salevat Selavat verilecek. Çırağı Rüşan Fahri devrüşan Yetişe Şahi Merdan Selavat verilecek. (Dede dua eder) 6. HİZMET: Sakka Suyu Bir tas suyu alıp dedenin önüne götürülür. Dede duasını eder hizmetçi su elinde ayak üstü meydanda şu ayeti okur. Veceenna minel mai külli şeyyin kayyum Allahümme ecelahü şifain külli daim Selamullah alanuri imam hüseyin ve ala imam Hüseyin ve evladı katli imam HÜSEYİN (Bunu söylerken bir ayak değiştirerek yer değiştirmek gerekir) ve şu mersiye okunur: Nutfine muhtacız her dem eyle derman ya İmam Hüseyin Derdimiz dermanı senden eyle derman ya Hüseyin Gayrıya muhtacı gılma aşıkhanı elaman Sen medet kıl bizlere her vakit her an ya Hüseyin Satharan lanet olsun ol güruhu zallekin Sen şahi susuz şehit kıldı onlara atduşan ya Hüseyin Aşkın ile vermek için bir katre su aldım ele Aşkın ile içene kıl abu hayat ya Hüseyin Çaresiz koyma bizleri darında lütfine mashar et du cihande ver muradımız derim sakka İmam Hasan Şah HÜSEYİN Şefatullah imam Hasan ya HÜSEYİN (Bundan sonra dededen başlayarak) AŞKOLSUN İÇENLERE RAHMETTİR GERÇEKLERE diyerek içilecek ve bir miktarda geride bulunan canlara eyle şefaat katresinden düşene diyerek serpilir. (Bu arada Aşık veya Dede sazsız bir mersiye okur). Ve hizmetçi Sakka suyu elinde ayak üstü avaz ile şu duayı okur. Ver muradımız ilahi Mustafa'nın aşkına Sakiyel kevser aliyel mürtazanın aşkına Geç hatamızdan medet affet günahı cürmümüz Hem Hatice hem Fatıma hayran nisanın aşkına Çaresiz koyma bizleri darında lütfine mashar et Şah Hasanı Hüseyni kerbelanın aşkına Haşri kılmalı serde Ali Ahmet iyle bizleri İmam Zeynel, imam Bakır, İmam Cafer aşkına Bizlere gösterme azabı duzsakın eleman Musa kazım İmam Rıza Şah taki Benagı pir sefanın aşkına Ya ilahi ya ilahi kılma mahrum eyle şat Hem Hasan ol Askeri mehdiyi sahip liranın aşkına. Ey Verami pirimiz üstazımız Hacı Bektaşi Veli Piri piranın aşkına Gönlünü güllü yar edip Ali abanın Aşkına Bercemali Muhammed Kemali Hasan Hüseyin Aliyi Bilandara Selavat Dede dua eder. Hizmetçi şu ayeti okur.(Avazsız) |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Seyyidim Saadet Muhubbim Saadet
Hülasai mevcudet Alemi sırrı velhasiyet der. Zahir batın cem erenlerinin cemaline aşk olsun deyip Bercamalıyı okuyup dede dua eder. Tasta kalan Sakka suyu kurban kazanına gönderilir. (Hizmetçinin işi burada biter.)dede 2 nci namazı kıldırır. Bu hizmetten sonra Aşık mehraçlamayı okur. Kırklar Semahi edilir. Cem birliğine dua edilir, lokma yenir. Oturan duran duası olur. 12. hizmet tamamlanır. [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Cismine hayat erişti ismini zikredeli Tahave yasin Muhammet inna fetahna Ali Aşkıle meydana girip namusu terk edeii Tahave yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli Erbabı Kamilden Erişen mürşütden beyatlanır Eşşiğine yüz sürenler her cefaya katlanır Canı dilden zikredenin imanı kuvvetlenir Taha ve yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli Cemali nuru Şahi Merdan hem oynar hem oynatır Cemali nuru fazlı yezdan hem söyler hem söyletir Mürşütden dersini alan hem dinler hem dinletir Taha ve Yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli Nokta! Nuru nübüvvet senden oldu aşikar Sureyi heleta şanına endi Düldül Kanber Şahsüvar İmam Hasan Hüseyinin atası cetdi Muhammet Haydar Taha ve Yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli İmam Zeynel Ali Eba Bakırın kurbanıyam İmam Cafer rahinde nem döker giryanıyam Musai Kâzım Rızanın baş açık üryanıyam Taha ve Yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli Tagi Benagi Askeri sensin Muhammet Mehdiyi Ali Kanberisin Balım Sultan Kızıl Deli Evel sensin ahir sensin Pir Hacı Bektaşi Veil Taha ve Yasin Muhammet inna fetahna Ali Kutübü Devran Balım Sultan Hacı Bektaşi Veli Not: Bu kıymetli düvaı hangi Aşığa alt olduğu bilinmemektedir. Eser İlgi çekici olduğundan kayıp olmasın diye kitaba koydum. Eser bendeniz Sema-I'ye alt değildir. Doğruda Benlik yok Allah Eyvallah İlim hırsızını atfetmez Allah Bunu farkedentn gönlü Beytullah 100 blnkere devah etsen az gelir SEMAİ KURANIMIZ BİR Canım kardeş birlik beraber olak Allahımız birdir Kur'anımız bir İslam aleminde ikilik olmaz Allahımız birdir Kur'anımız bir Evladı Resulü sever mümünler Hilafet devası değil bu günler Selavatı Şerifte hak birsin derler Allahımız birdir Kur'anımız bir Adem babamızdır Havva anamız Albayrakta nişanedir İslam kanımız SEMAİ'M der hak MUHAMMET dinimiz Allahımız birdir Kur'anımız bir KAFİLEYİZ BİZ Biz aşıklar aşk atıyla gezeriz Yediden yetmişe kafileyiz biz Deyimleri kalp defterden yazarız Bir gizli varlığız defineyiz biz Hakikat şehrinde birliğimiz var Güruhu Naciyle yarlığımız var Eriz erkişiyiz erliğimiz var İnsan fabrikası makineyiz biz İnsan var eyliyor imalatımız Mevlaya akraba Kemalıtımız Aliaha benziyor sat sufatımız Varlık Celilindir bahaneyiz biz Adem allah değil allah ademde Ademde değilse araki kimde Bulursun kardeşim ara sen sende Böyle bir varlığız daha neyiz biz KUL SEMAİ'M sözden hisse kaparız Rıza pazarından alır satarız Ray ortası mezar bulur yatarız Rahim deryasında şahaneyiz biz Not: Değerli okuyucularım bu eserin açıklamasını bildiğimiz kadarıyla yapmassak Sema-i çok ileri gitti diyeceksiniz Esereni tasnifi ilk dörtlük aşka düşen her İnsan aşıktır gerçek erbabı kamil kişi 7 yaşında olsa bile erbabı kamildir bir insan bir alemdir gizli hazinedir İkinci 4 lük ise gürufü naclye varlığımız ruhtur erklşl İlk doğuran canlı İnsan imalatçısı fabrikadır. 3 cü, adem kalıt» nı yapmak için görev alan melekler yarap bi insan kalıbı nasıl olacak dediklerinde cenabı allah bana bakarak yapın demesi kalıba nurundan nur verip güzelleştirmesi ruhundan ruh verip konuşturması aşkından AŞK verip hareket edip yörütmesi insan varlığ, hakkındır ve insan mekanı münazahtır. Ruh cesetten çıkınca neden ürkeklik geliyor ki hak nuru hak ruhu aşkı aslına gidiyor ya anla İşte RIZA PAZARINI ray ortasındaki mekanda arifler açıklasın ŞİFRE ANLAYAN ANLATMAYANA ANLATSIN. BOŞ GELİR GİDER Evladı Resüla beli demeyen İbadet evine boş gelir gider Hakikatin küntü kenzin bilmeyen Bir hayal peşinde düş gelir gider Hakikatin esrarını bilmeyen Erbabı kamilden dersin almayan Gönlü engin olup türap olmayan Bir gıda vermeyen taş gelir gider MÜRŞÜT bir deryadır körlere nihan Nefsini öldüren olur pehlivan Anka yükseklerde uçarsa her an Aslı didar görmez kuş gelir gider Kırklar meclisinde engür ezenler Seni takip eder sırda gezenler Sürü sahibi sütsüzlerden bezerler Sürüde olsada coş gelir gider KUL SEMAİ'M yeter sözü uzatma Sarrafı bulmadan mücevher satma Hak aldanmaz sakın kendin aldatma Bu meydanda nice BAŞ gelir gider BÜYÜK TÜRK DÜŞÜNÜRÜ HACI BEKTAŞİ VELİ Bektaşi Veli şenlikleri Anma Törenleri Hacı Bektaş Trizm Derneğinin Hacı Bektaş Kaymakamlığının Müze Müdürlüğünün Belediye Başkanlığının çalışmalarıyla 1965'den 1986'ya kadar yapılmakta Türk halkına özgürlüğü kadın erkek eşit hak tanımasına Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşuna büyük katkıları olan HACI BEKTAŞİ VELİ her yıl 16 Ağustosta anılmakta 1981'de bu törene AŞIK KUL SEMAİ sazıyla sözüyle davetli o tarihin Hacı Bektaş Kaymakamı sayın CEMAL ERDEM'den Semaiye gelen davetiye şöyle idi: "Sayın aşık sizi tavsiye ettiler 1981 yılı ATATÜRKÜN 100. DOĞUM yılı Hacı Bektaşi Veli ile Atatürkün devrimlerini dile getiren ikisini içerisine alan tarihi bir eserle törene davetlisin" mektubunu İhsan Ulusoy efendimiz ge tirdi iki gün hakka yalvardım. Üçüncü gece saat 2'de kalktım tecallada bulundum ya hak eser mal dükkan senin ben tezgahtarım bana bu tarihi eseri söy-letmeyi kısmet eyle diye niyazda bulundum aşıklara tavsiyem şu olsun HACI BEYTAŞİ VELİYİ sadece bir tarikat piri kerametiyle meti senasını yapmak yeterli değildir. Hacı Bektaşi Veli ileriye dönük sosyal içerikli devlet adamıdır devrimci eşitçi bir ulu zattır. Bir alim ve bir aşık güneşi met etse ziyası artmaz aleyhine söz söylese önüne bulut gelmez ermiş kişileri metetmek buna benzer. BİRİ HACI BEKTAŞ BİRİ ATATÜRK Türk halkına özgürlüğü getiren Biri Hacı Bektaş biri Atatürk Devrim yapıp özgürlüğe vetiren Biri Hacı Bektaş biri Atatürk Latince farsçaya karşı duranlar Pir Sultan Yunuslar Karacaoğlanlar Türk Halkına Türkçe okul kuranlar Biri Hacı Bektaş biri Atatürk Harf devrimi kadın erkek haklan Düşman paylaşmıştı bu toprakları Birlik olup elde eden hakları Biri Hacı Bektaş biri Atatürk 700 yıl evvel Bektaşi Veli Atatürkün kutlandı 100 cü yılı Birisi MUSTAFA BİRİSİ ALİ Biri Hacı Bektaş biri Atatürk Samsun Tokat Sivastaki yurttaşa KonGreler yapıp koştu dadaşa Anadoludan geldi Hacı Bektaşa Biri Hacı Bektaş biri Atatürk Cemalettin Çelebiyle görüşen Birlik olup millet meclisin açan Zahir batın birbirine danışan Evladı Hacı Bektaş biri Atatürk EY SEMAİ ordu millet var olsun Bacı kardeş kucaklaşıp yar olsun Selam salmış Türk milleti bir olsun BİRİ HACI BEKTAŞ BİRİ ATATÜRK |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
YÖN VERENDİR HACI BEKTAŞİ VELİ 700 yıl evvel dünya halkına Yön verendir Hacı Bektaşi Veli Ahi Evranlara Mevlanalara Ün verendir Hacı Bektaşi Veli Şemsi Mevlanaya Bektaş gönderdi Hazreti Şems Mevlanaya ders verdi Mevlana uyandı pervane döndü Dönderendir Hacı Bektaşi Veli Uçak güvencine benzer uçunca Hünkar at kayaya örnek binince Cansız yörür deyip asırlar önce Bildirendir Hacı Bektaşi Veli Koca Yunus gelmiş buğday almaya Karar kılmış bu dergâhta kalmaya Yunusu Taptıktan himmet almaya Gönderendir Hacı Bektaşi Veli Yunus Emre bu dergâhta çok kaldı Cok hizmet eyledi çok himmet aldı SEMAİ'M Yunusa sahip çoğaldı Yön verendir Hacı Bektaşi Veli Ün verendir HACI BEKTAŞİ VELİ Not: Sayın okuyucularım bu güne dek Bektaşi şairleri eserlerinde hepten Hacı Eiektaşi Velinin bir tarikat piri olduğunu keramet alimi urum erlerine yeşil elinden kısmet verdiğini deyişlerinde hayli hünkann metni senasını yapmışlar gayet tabi ki hünkar buna layıktır derken hünkann bir Osmanlı Devletinin kurulmasında öncülük ettiğini 700 yıl evvel Türkçe okullar açtığını at kayaya binip zaman gelip bu cansız yörür güvencin donunda gelip gün gelecek bu insanlar kuş gibi uçacak diye dünya Insanlanna 700 yıl evvel yön veren Hacı Bektaşi Veliyi eserleriyle dile getirmeyen aşıktan uyarıyorum. HACI BEKTAŞİ VELİ sadece bir tarikat piri değildir bir türk filozofu Urum d'ryannm Türkçeleşmesinde öncülük eden bir türk büyüğüdür. Harf devrimi kadın erkek eşittir diyen insanlara faydalı yön veren bir DEVRİMCİDİR. İşte AŞIK SEMAİ'nin yukardaki 1984'de HACI BEKTAŞ VELİ'yi anma ma töreninde 16 aşık arasında birincilik eseri jürü tarafından takdirle örnek bir eserdir. AHUZARA DÜŞERSİN Piri inkar etme hakla hak isen Bir dert gelir ahu zara düşersin Pirlik mevkisine sakın göz dikme Suyu kesik bir pınara düşersin Gel aldanma bu nefisin fendine Sular bile bak akıyor engine Gel yaklaşma değirmenin bendine Parçan kalmaz bir dönere düşersin Allah Allah ol demedi kuluna Benliğinden geçen gider yoluna Yoksa bir gün uğrar tufan yeline Alır gider bir kenara düşersin Firavunda Allahlık iddia etti Sen nesinki cennet cehennem yaptı Hışım deryasına gargolup gitti Sende bir gün bir hazara düşersin Aşk ehline denmez kar gibi gibi Yüze gülme sadık yar gibi gibi Zehir saçıyorsun mar gibi gibi Müşterisiz bir pazara düşersin Nefis seni çeker çeker götürür Dalga vurur bir deryaya batırır Vaden yeter bir mezara yatırır Yılan çiyan bir mezara düşersin Zalimlik edipte mazlumum deme HÜNKARIN neslini inkar eyleme Hak lokması diye çiğ etler yeme SEMAİ'M der bir gün nara düşersin GELENLER HOŞ GELDİNİZ Divan İkrar verenler ezelden hem Muhammet Ali'ye Ehli Beyte ikrarını verenler hoş geldiniz Özgürlük temelin atan Hacı Bektaş Veliye Bacı kardeş törenine gelenler hoş geldiniz Yurdun dört bir yöresinden dergâhı arzulayıp Bu dergâha yüzlerini sürenler hoş geldiniz Çilanede delik taştan geçmeden zemzem içme Hünkar eşit hak tanımış insansan insan seçme Dergahı Ulu Beytullah Hünkar deybte geçme Gönül Dergahında Hacı olanlar hoş geldiniz Kul Sema-i'm yol olayım pire aşkla gelene Birlik olup her konuda derde deva bulana Hizmet edip himmet alıp boş kabını dolana Bu sırrı esrara eren erenler hoş geldiniz Hacı Bektaş törenine gelenler hoş geldiniz ŞU DÜNYADAN BOŞ BOŞUNA DÖNEMEM Hak emriyle şu dünyaya gelince "Şu dünyadan boş boşuna dönemem Vade yetip ömür temam olunca Şu dünyadan boş boşuna dönemem Aklım erdi Ehli Beyte hak dedim Aşkın küresine batınca girdim 12 kez dergâhına yüz sürdüm Şu dünyadan boş boşuna dönemem Kah Muhammet dedim gahide Ali Gahi Balım Sultan kah Kızıl Deli Hüvvel evvel ahir Bektaşi Veli Şu dünyadan boş boşuna dönemem Aşka düştüm aşk sazın ele aldım Eller kıza ben pire aşık oldum Zemheride sazla dağlarda kaldım Şu dünyadan boş boşuna dönemem Can gözüm açılıp cemal göreyim Niyetim ölmeden evvel öleyim Himmet şahım sermayeli geleyim Şu dünyadan boş boşuna dönemem Asla ayırmadım ellerden eri Gerçeğe hak dedim eyledim kari Mecbur tutuyorum hazreti piri Şu dünyadan boş boşuna dönemem Ehli Beyit için çokça ağladım Göz yaşımla ahret yüküm tayladım Umudumu Şah Hüseyne bağladım Şu dünyadan boş boşuna dönemem Ehli Beyit seveni hiç unutmaz Hizmet eyle dergâhtan mahrum etmez Sevenler sevilir onlar boş gitmez Şu dünyadan boş boşuna dönemem Dükkan senin dezgah senin mal senin Ceset senin bu can senin hal senin Mekanınya bu Sema-i Kul senin Şu dünyadan boş boşuna dönemem Men beşerim yoksa razı olamam gel gel Adem oğlu iu dünyaya gelmişsin Bir ulu dergaha bir didara gel Dost gülü hoş kokar bunu duymuşsun Gül koklayım dersen bir zare gel gel Hünkarın bağında gül olam dersen Haliyle halleşip HAL olam dersen Bir zerrecik alıp göl olam dersen Uğra ser çeşmeye pınara gel gel Ser çeşmemiz Hacı Bektaşi Veli 124 bin nebi eveli Hem Muhammet hem Hüseyin hem Ali Muhatesullah olan Hünkara gel gel İnsanlığın felsefesini veren Cansız duvar yerli kayalar süren Cansız vasıtaya ibret gösteren Hikmetullah olan seddara gel gel Denizler boya olsa avaçlar kalem Hünkarın vasfını yazmaz vesselam Kul Sema-i arar isen ölümsüz alem Hacı Bektaş Veli haydara gel gel Not: Bu gel gel deyişini aşık Sema-i 16-8- 1972'de Hacı Bektaşi Veliyi anma töreninde güzelleştirme demeği birde Hünkara sesleniş yanşması ödülü olarak programa koymuştu. Bu yarışmaya bir çok Aşık katılmıştı; Aşık Hüdai Kul Sema-i, Aşık Selmani, Aşık Söyleri, Aşık Fezai ozanlar üç gün yanşma yaptılar neticede Hacı Bektaşi Veliye sesleniş birinciliğini gel gel deyişiyle Kul Sema-iye verildi. Jüri heyeti Aşık Veysel, Aşık Daimi var iki Sema-i'nin madalyası 12 köşeli Hacı Bektaş mucizeli taşından idi. Nevşehir Valisi Sema-i'nin madalyasını takmış idi. YİRMİNCİ ASIRDA TOKAT İLİNDE 20. asırda Tokat ilinde Aşka gelip sazın çalan Aşıklar 1950-80 yılında Sazı ile bize gelen Aşıklar Şu Karabalçıklı Nuri Gülami Hakikatde ürfaniydi Kelamı İmam irizadan adlık ilhamı Hizmet edip himmet alan Aşıklar Hıcıp Taşkırandan Eyüp Bakiri Keman çalıp savunurdu fakiri 1984'de ahiri Gahi gidip gahi gelen Aşıklar Yüce Pınardanda Sadık Doğanay Bir pençe atardı görseydiniz vay Aşık Remzaniyi şehitlerden say Diyari gurbette ölen Aşıklar Yenice Köydende Aşık Söyleri Huylarıma hoş gelirdi huyları Sazı ile çok dolandı köyleri Leyla deyip mevla bulan aşıklar Kervan Sarayından Aşık Nurullah Nesli Hubuyara Allah Eyvallah Aşıkların eserlerin inşallah Bastıracak kıymet bilen Aşıklar Çaylıdan çağlardı kadir sazıyla Dergaha pirine bağlı özüyle Koca Hubuyara naz niyazıyla Canın serin feda kılan Aşıklar Mustafa Fezai Turhallı idi Çok çaldık Çağırdık bir halli idi Bir yol Konya birde dergâha geldi Bazı deryalara dalan Aşıklar Hamza Gerçeğide yanıma geldi İlk sazı dersini bizlerden aldı Can gözü açıldı sazını çaldı Beş kişiydi dersin alan Aşıklar Hüseyin Hulusi aşk yoldaşımdı Dört sene habersiz gurbette kaldı 27 sene dertle deryaya daldı Dert içinde derman bulan Aşıklar Şah Kalender nesli Aşık Zekai Beytullah misali hem gönlü evi Cemal efendimdir canda cenanı Pirinden desturun alan Aşıklar Hasan Turabinin yanıktı sesi Erenler yolunda çoktu hevesi Bir bülbül namesi yanık namasi Mekanı münezzah olan Aşıklar Dost Ali Dedeoğlu Hıdır Aptallı Vücudu gemiydi gönlü kaptanlı Sofrası açıktı bizle saz çaldı Rahman çeşmesinden dolan aşıklar Aşıklara Nevruza hizmet eylerdi O da coşa gelip hemen söylerdi Aşıklarla dergâh yolun boylardı Onu anaları bilen aşıklar Hasan Selmaniyle verdik başbaşa Kars Erzurum aşıklarla yarışa Konya'ya çok yere hep koşa koşa Bizle yarıştılar gelen aşıklar İkimizde özü pire bağladık Basın yazdı birincilikler aldık Tereteye çokta bantalar doldurduk Şimdi oldu hepsi yalan aşıklar Aşık Ahmet Özcan ustaydı bize Bektaş yaylasında karıştı söze Bektaş ise bize bekirse size Bu sözle yaylayı alan aşıklar Aşık Aydın Ali sözün çekmezdi Kim olsa haksıza boyun bükmezdi Kul Aşurda boşa göz yaş dökmezdi Göz yaşla boş kabın dolan aşıklar Mehmet DağdeViren hem Ali Rıza Aşık Adil Yaman vururda saza Üçü şairane düşerdi naza Bazıda naz ehli olan aşıklar Kul Sema-im 20 aşık söyledim Aşka gelip ummanları boyladım Hünkar dükkanında tezgahtar idim Selam Bizden sonra gelen aşıklar |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Rehber For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-18-2009) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||