Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Soru ve Yanıtlarınız

Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 11-26-2009, 08:00   #21
Yeşim
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
 
Yeşim - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: ankara
Yas: 21
Üye No: 326
Mesajlar: 159
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 191
Thanked 261 Times in 124 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 38
REP Seviyesi : Yeşim is on a distinguished road
İletişim
Standart

Zaman içerisinde kişinin duygu ve düşüncelerinin değişmesi olanaklıdır. Ancak bu kişideki söylem ve değişim kesinlikle normal görünmüyor. Ya çarpıtılan bazı gerçekler var; ya da farklı bir niyetle yanlış bilgiler aktarılıyor.


"İlahi irade dahi, bir nesnenin (ancak) yeteneğinde olanı Allah"ın dilemesi demektir; yoksa, o nesnenin yeteneğinde olmayanı, Allah"ın istemeye yetkisi yoktur".
Yeşim isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 11-26-2009, 08:52   #22
Çopur
...
Kullanıcı Profili
 
Çopur - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3
Mesajlar: 8.422
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 4295
Thanked 8796 Times in 4121 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1143
REP Seviyesi : Çopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Çopur Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

MADIMAK OTELİ’NDEYDİM

“Madımak Oteli’nin önü ana baba günüydü. Ben sosyal tesislerde oturuyordum. Allah-u ekber sesleri geldi. Camlara taşlar atılıyordu. Bir ara dumanlar gelmeye başlayınca, sağa sola kaçıştık. Ben, bir grupla birlikteydim, bir pencere mi ne bulduk. Baktık, pencereyle karşıdaki pencere arasında bir tahta var. Önce bazı arkadaşlar geçti, ben de hemen arkalarından geçtim. Bir baktım, orası BBP İl Başkanlığı imiş. Yanımda Arif Sağ vardı. Telaş içinde, kurtardıkları için Büyük Birlik Partililerin ellerine sarılıyordu. Ankara’ya gider gitmez ilk yapacağı işin Yazıcıoğlu’na teşekkür için gitmek olacağını söylüyordu. O arada Sivas İl Başkanı Gaziantep’te bulunan merhum Yazıcıoğlu’nu aradı. Yazıcıoğlu’nun direktiflerini alıyordu İl Başkanı. Yazıcıoğlu’na ‘Otuz otuz beş kişiyi otelden buraya aldık’ bilgisini veriyorlardı. Başkan da onlara, ‘Gelenleri kapıya çıkartmayın, olaya siz de karışırsınız. Gelenlerin yemeğini, çayını, bütün ihtiyaçlarını karşılayın. Hepsine çok iyi davranın. Dışarıya çıkmalarına da izin vermeyin, başlarına bir şey gelmesin’ talimatını veriyordu. Başkan, ‘Tamam başkanım, izin vermeyiz’ diyordu.”
Madımak Cehenneminden kurtulan pek çok kişinin aktarımları birbiriyle örtüşüyor. Kurtulma, diğerlerini kurtarabilme telaşı ile herkes çanhırane bir telaşla koştururken bazı detayları görememiş olsalar da hepsinin gördüğü ve aktardığı şeyler ortaktı. Tıpkı yukarıdaki mesajda Ali Çağan'ın ya da aşağıdaki mesajda Murtaza Demir'in aktarımı gibi...

Alinti:
“Yangın tüplerinin çalışıp çalışmadıklarını kontrol edelim” dedi bir arkadaşımız. Kontrol edildi. Sandalye, masa gibi bir takım eşyaların ayakları kırıldı, süpürge, paspas gibi temizlik eşyalarının sapları alınarak sopalar yapıldı. Hasret Gültekin, Metin Altıok, Erdal Ayrancı, Dr. Behçet Aysan, Asım Ağabey ve diğer arkadaşlar merdiven basamaklarına dizilmiş, dışarıdan gelecek saldırıyı püskürtmek üzere vaziyet almışlardı. Anımsadığım kadarıyla yangına ve içeri gireceklerin saldırısına karşı önlemlerimiz tamdı. Kolay lokma olmayacaktık! Bizi katledeceklerdi ama bedelini de olabildiğince ödeyeceklerdi.

Dış dünyayla tek bağlantımız olan telefonları da kestiler. Arada bir Komiser Mehmet’e öneri götürmeye devam ediyorum: “Polis, şu karşıdaki binanın en üst katındaki balkondan bize taş atan insanları boşaltırsa, biz, Otelin çatısına çıkabiliriz. Ya da Otel kapısı önündeki yobaz sürüsü arkaya doğru zorlanarak kapı önü açılırsa, oraya getirilecek iki otobüsle tahliye edilebiliriz.
-Bunları anons eder misin?”

Komiser Mehmet, isterse hemen çıkıp gidebilecek durumdaydı. Oysa O, bizi terk etmediği gibi, bu kapandan kurtulmak için de en az bizim kadar çaba gösteriyor, bir çözüm için elinden geleni yapıyordu. Kendisine ilettiğim bütün anonsları polis merkezine geçiyor, ancak bir sonuç alamıyordu.

Kaderimize razı olamazdık. Arayışımız son dakikaya hatta son saniyeye kadar devam etmeliydi. Kurtuluş için bir yol daha vardı. Bir çaresi bulunacaktı elbet... Aydınlık boşluğuna indim. Arkadaşım Rıza Aydoğmuş ve diğer bazı dostlar da oradaydılar. Aydınlığa bakan ve hemen karşımızda beş metre ötemizde duran iki pencereyi göstererek: “Arkadaşlar buradan içeriye geçersek, yobaz sürüsü bizi bulamaz!” dedim. “Bu olasılığı deneyelim.
- Denedik dedi Rıza:
- Şu evdekiler pencereyi açmıyor; lambaları da yanmıyor zaten. Herhalde evde kimse yok. Şu daire ise Büyük Birlik Partisinin İl Merkeziymiş; pencereyi tıklattık ama içerdekiler bize hem küfretti hem de silah gösterdiler. Buradan bize hayır yok: Hepsi militan!”

Tekrar denemeliydik, bizim onlara bir zararımız olmamıştı ki, dünya görüşümüz farklıydı o kadar. Farklı olmak, farklı düşünmek ya da inanmak, hele de bu çağda insanların ölümünü istemenin nedeni olamazdı: olmamalıydı.
Pencereye yaklaştım ve cama vurmaya başladım:
- Açın! Açın!
Penceresine vurduğum odanın ışığı yanmıyor, fakat diğer bölümlerden yansıyan ışık kısmen bu odayı da aydınlatıyordu. Odanın bizim olduğumuz bölüme bakan penceresi perdesizdi. İçerisi görünüyordu. Bir anda çok sayıda gencin odaya doluştuğunu gördüm: pencereyi açarak ağza alınmayacak kadar galiz küfürlerle; “o...... çocukları; sizi biz mi davet ettik?” diyerek, hakaret edip, pencereyi tekrar kapattılar... Bize oradan saldırmaya çalışan militanları, daha yaşlıca biri sakinleştirmeye uğraşıyordu. Doğrusu ya, bir karşı tepki beklememe karşın bu kadarını beklemiyordum. Bu yüzden üzüldüm ve insanlık adına büyük bir hayal kırıklığı daha yaşadım.

Meğer bu içerdekilerin hepsi, Madımak Oteli önünde bekleyen ve bizi katletmek üzere bekleyen militanlarmış. Otelin önünde bekliyor, saldırıyor, slogan atıyor; beklemekten yorulunca, buraya gelip çay içip dinleniyor ve tekrar otel önüne gidiyorlarmış. Bu acı gerçeği yangından ve BBP binasına zorunlu sığınmamızdan sonra öğreniyoruz. Ve içeri girip çıkan genç militanların nefes nefese gelip gitmelerinden ve oraya sığınan bize karşı saldırmak istemelerinden sonra bir kez daha ürperiyoruz.

Otel lobisinden koşulların elverdiği ölçüde yaptığım araştırmaya göre, BBP İl binası kurtuluşumuz için son umut ışığıydı. Bunca üzülmemim ve hayal kırıklığımın nedeni belki de buydu. Polis Mehmet’in anonslarından da sonuç çıkmıyordu. Valiliğe ilettiğim; “çatıdan çıkma” teklifim reddedilmiş, “otobüsle tahliye” istemime; “otobüsleri tahrip ederler” gibi garip (!) bir yanıt verilmiş, kendi çabamızla kurtulma arayışımız da BBP’nin militanları tarafından engellenmişti. Ne yapsak olmuyordu. Bütün kent, devlet, polis, asker, herkes katledilmemiz konusunda anlaşmış gibiydiler.


Ben ömrümce muhalif yaşadım. Devletçe de menfi bi "tip" sayıldım. Onun için kan gurubum rh negatif




Kanayan, özlemdir, kabuk tutmayan. Kanayan, inattır. Bir içim sigara dumanında asılı, soluksuz inattır. Kanayan, kanattır. Doruklarda, alıcı kuşunda gergef olmuş kanattır. Ve dahi kavlimiz, kavlimiz duman mavisinde, kavlimiz kanat gergefinde nakışlıdır. Ki söylenen henüz söylenmemiştir. Ki dinlenen henüz dinlenmemiştir. Söylenmelidir. Dinlenmelidir. Dillenmelidir
Melih PEKDEMİR
Anne Bak Kral Çıplak
Çopur isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 11-26-2009, 09:23   #23
Çopur
...
Kullanıcı Profili
 
Çopur - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3
Mesajlar: 8.422
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 4295
Thanked 8796 Times in 4121 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1143
REP Seviyesi : Çopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud ofÇopur has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Birden çok keskin bir benzin kokusu duyduk. Zaten çok geçmeden oteli ateşe vermeye başladılar. Halıflex kaplı iki katlı ahşap kapı vardı, otel olduğu için her taraf yastık, yatak doluydu, anında otelin her tarafı tutuştu. Biz genç arkadaşlar çatı katına çıkmaya çalıştık. Karanlıkta yolu bulamıyor, duvarlara, birbirimize çarpıyoruz... Birkaç kat çıktıktan sonra aşağıdan “yukarı doğru çıkmayın, ateş ve duman yukarı doğru çıkıyor, aşağıya inin” diye bir çağrı yaptılar. Biz yine aşağıya inmeye çalıştık. Bir kısım insan otelin havalandırma boşluğunu bulup oradan atlamış... Otelin havalandırması BBP'nin binasıyla karşı karşıyaydı. BBP binasından ellerinde kalas, demirle bazıları otelden kaçmak isteyenleri içeri almamak için uzun süre direnmiş. BBPliler nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde en sonunda birkaç kişiyi içeri alıyorlar.

Biz yukarıdan inenler, havalandırmaya ulaşamadık, öyle bir geçişin olduğunu da bilmiyorduk zaten. O karanlıkta kardeşimi bulmaya çalıştım. Sesimi duyurdum ama bir türlü yan yana gelemedik. Benim küçüğüm olması, bana emanet olması, oraya benden kaynaklı gelmiş olması nedeniyle önce onu bulmaya çalıştım. Dumanın çok şiddetlenmesi, ateşin hızla yayılması nedeniyle nefes almakta çok güçlük çekiyorduk. Üst kata çıkıp aşağıya inmeyi başaramadık. Herkes ciğerindeki son nefesi tüketmeye çalıştı ama en son aşağıya inemeden bir yerlerde düştük. Sonrasınıysa hatırlamıyorum...
Bu aktarım da Serdar Doğan'dan. Serdar'la dün konuştum. Hem olayın aktarımını, hem de kişinin iddialarını sordum.

" Abi çok çelişkilerle dolu ve pek çok yanlışlıklar var. Bu kişiyi de ilk kez görüyorum. " şeklinde bir ifade oldu ilk tepkisi. Daha sonra da; sorumluluk duygusuyla " Bir de diğer arkadaşlara soralım, ben tanımıyorum. Bakalım tanıyan çıkacak mı? " dedi.

Kişinin CHP'li olması ya da bir dönem CHP'de yer alması hiçbirşeyin göstergesi olamaz. Belki de gerçekten bu kişi de Madımak'taydı. Bu da çok önemli değil. Haberin verilişi ve kullanılan ifadeler niyeti de ele veriyor.

6 Gündür ulaşabildiğim herkese bu olay hakkında birşeyler sordum. Otelde çekilen fotoğrafları, otel dışına çıkılırken çekilen fotoğrafları taradım. Ben göremedim. Hiçbir karede ya da hiçbir bellekte.

Yukarıdaki mesajların birinde Otelden yara almadan kurtulanların listesini vermiştim. O liste Sivas Valiliği tarafından kayda geçirilen ve mahkemeye intikal eden tutanaklardan alınmıştır. Orda da yok.

Bakalım, belki ben ir bilgiye ulaşamamışımdır. İddialar doğrudur. Nasılsa elinde bilgisi olanlar paylaşacaklar. Ayrıca ben de mahkeme kayıtları ve o dönmein belgelerini tek tek karıştırıyorum. Elbette bir sonuca ulaşacağız...
Çopur isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Çopur For This Useful Post:
Devrim06 (11-26-2009)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
bilgisi, hakkında, kişi, olan, varmı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 12:59.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts