![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can |
RUHSATİ MUSTAFA (CEHDİ-İBADİ)
1832-1911 Deliktaşköyü-Sivas 1832 yılında Sivas Kangal Deliktaş köyünde doğdu. Asıl adı Mustafa olan Ruhsatî Sivas'ın Kangal İlçesine bağlı Deliktaş Köyü'nde H.1251 (M.1835) yılında doğmuştur. Şiirlerinden babasının adının Mehmet Olduğunun öğrenilmesine karşılık, annesinin ismine tesadüf edilememiştir. Ünlü araştırmacı yazar Eflatun Cem Güney, annesinin isminin Safiye olduğunu söylemektedir. Fakir bir ailenin çocuğu olan Ruhsatî oniki yaşında iken babasını kaybetmiştir. Babasının ölümü üzerine Deliktaş ağalarından Ali Ağa'nın yanında azaplık etmiş, çeşitli işlerde çalışarak geçimini sağlama uğraşı vermiştir. Kuvvetli bir tahsil görmemiş olan Ruhsatî'nin şiirlerinde Arapça'ya kısmen de olsa vakıf olduğu anlaşılmaktadır. Ruhsatî'nin başından dört nikah geçmiştir. İlk karısı Meryem dediği Mihri'dir. Mihri ölmüş, beş çocuğu öksüz kalmıştır. Minhaci (1862-1901) Meryem’den olan tanınmış halk ozanıdır. Fakat bunun da ömrü vefa etmemiş, genç yaşında ölmüştür. Ruhsatî, Mihri'nin ölümüyle kaybettiği sevgiyi üçüncü karısı Fatma'da bulmuştur. Fatma'nın da ölmesiyle dünyası kararmış, onsuz dünya gözüne görünmez olmuştur. Ruhsatî dördüncü evliliğini Mühimme ile yapmıştır. Ancak Mühimme hakkında geniş bir bilgi mevcut değildir. Dört defa evlenen Ruhsatî'nin bu evliliklerinden yirmi üç çocuğu olmuştur. Ancak bunlardan çoğu sağlığında vefat etmiştir. Hatta bir günde dört çocuğunu birden kaybettiğini şiirlerinde belirtmektedir. Ömrünün tamamını doğduğu köyde geçiren Ruhsatî, hayatının sonlarında da köyünde imamlık yapmıştır. H.1327 (M.1911) yılında vefat eden Ruhsatî'nin mezarı doğduğu köy olan Deliktaş'tadır. Ruhsatî alçak gönüllülüğüyle, mütevazi karakteriyle herkes tarafından sevilip sayılan bir insandır. Yazdığı taşlamalarında bile munistir. Haramdan, koğ ve gıybetten ömrü boyunca kaçmıştır. Kendine emanet edilen sırları ne pahasına olursa olsun saklamasını bilmiştir. Basiret, kanaat, tevazu ve iz'an sahibi birisidir. Kimseyi kıskanmamıştır. Kimsenin malına göz dikmemiş, kimsenin işine karışmamıştır. Dinine aşk derecesinde balı bir insandır. Hayatı hep yoksullukla geçmiş, öyle günler olmuştur ki borcunu ödeyemez durumlara düşmüştür. Devrin ileri gelenlerinden ve zenginlerinden yardım talebinde bulunurken bile onurundan taviz vermemiş, dilenci durumuna düşmemiştir. Ruhsatî, aşıklığı genç yaşta elde etmiştir. Kendisi bunu bade içmesine bağlamaktadır. Onun ne Sümmani'nin Gülperi'si, ne de Feryadi'nin Güldane'si gibi hayaline yandığı bir sevgilisi vardır. Çevresinde Hak aşığı olarak bilinen Ruhsati'ye aşıklık "Bismillah" ile verilmiştir. Şiirlerinde Ruhsat, Ruhsat Baba, Aşık Ruhsat ve genellikle de Ruhsatî mahlasını kullanmıştır. İrticalen söyleyebilen şair, saz çalmasını bilmemektedir. Ruhsatî, anlatmak istediği düşünceyi gayet usta bir söyleyişle dile getirmesini bilmiştir. Şiirlerinde tekrara düşmemeye özen gösterir. Ancak ifadeye kuvvet vermek isterken şuurlu olarak tekrara baş vurur. Bunu yaparken de sıkıcılığa düşmediği gibi, üslubuna ahenk katar. Ruhsatî'nin şiirlerinde en göze çarpan özellik tasvirlerdir. Öyle tasvirler vardır ki, çoğu aşıklarda rastlanılmayacak güzelliktedir. Diğer aşıklarda olduğu gibi Ruhsatî de şiirlerinde aşk, tabiat, gurbet, öğüt, taşlama, tenkit, şikayet, dilek, mistik düşünce ile fanilik konularını ele almıştır. Şiirlerini 8, 11, 14 ve 15 hece ile söylemiştir. Nadir de olsa 5 ve 7 heceli şiirleri vardır. Aruz vezni ile de şiirler yazmışsa da bunda pek başarılı olamamıştır. Şiirleri teknik yönden oldukça başarılıdır. Gereği gibi okuyamayan şairin en büyük düşmanı cehalettir. Ona göre insanı insan yapan en önemli özellik eğitim ve terbiyedir. Ferdin, ailenin, toplumun ve milletin huzuru için sağlam bir terbiye ile köklü bir eğitim esastır. Ruhsatî'nin şiirleri incelendiğinde, onun, en çok Karacaoğlan'ın etkisinde kaldığı görülür. XVII. Yüzyılın güçlü temsilcilerinden Aşık Ömer ve Gevherî'nin de Ruhsatî de etkisi görülür. Ayrıca Ruhsatî, Pir Sultan, Kul Himmet Üstadım ve Dadaloğlu gibi aşıklarla, çağdaşı aşıklardan Dertli ve Seyrani'nin de etkisinde kalmıştır. Başta oğlu Minhacî, Meslekî, Zakirî (Noksanî), Emsalî ve Tabibî gibi aşıklar Ruhsatî'den etkilenmişlerdir. Bekir Kılıç, Dilhanî, Ehramî, Firakî, Gafili Hamza, Sızırlı Hasan, Hitabî, Kelamî, Kenanî, Memiş Eroğlu, Muzaffer, Nedimî gibi aşıklar da Ruhsati'yi usta kabul etmişlerdir.
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: | Devrim06 (07-30-2008) |
|
|
#2 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Daha senden gayı âşık mı yoktur,
Nedir bu telaşın ey deli gönül. Hele düşün devr-i Adem'den beri, Neler gelmiş geçmiş say deli gönül. Günde bir yol duman çöker serime, Elim ermez gidem kisb ü kârime, Kendi bildiğine doğrudur deme, Gel iki adama uy deli gönül. Şu yalan dünyadan ümidini üz, İnanmazsan bak kitaba yüz be yüz, Hanen mezaristan malın bir top bez, Daha doymadıysan doy deli gönül. Baktım iki kişi mezar eşiyor, Gam kasavet geldi boydan aşıyor, Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor, Gel de bu rüyayı goy deli gönül. Birgün bindirirler ölüm atına, Yarın iletirler Hakk'ın katına, Topraklar susamış adam etine, Hep ağzımı açmış hey deli gönül. Mevlâm kanat vermiş uçamıyorsun, Bu nefsin elinden kaçamıyorsun, RUHSATÎ dünyadan geçemiyorsun, Topraklar başına vay deli gönül. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Gene bahar geldi bülbül sesinden,
Sada verip seslendin mi yaylalar. Çevre yanın lale sümbül bürümüş, Gelin olup süslendin mi yaylalar. Yediveren bağlar nasıl düzenmiş, Sarı çiçek elvan elvan bezenmiş, Yoktan var eyleyen ne hoş özenmiş, Boynun eğip dostlandın mı yaylalar. Göz yaşlarım sel olmuş da çağlıyor, Kömür gözlüm karaları bağlıyor, Bülbül gelmiş gül dalında ağlıyor, Deli idin uslandın mı yaylalar. Kızıl güller boynun eğmiş bakıyor, Şeydalanmış kuşlar sevda okuyor, Yine bu hasretlik beni yakıyor, Derdim çekip puslandın mı yaylalar. Ben de senin gibi ersem murada, Neyleyim ki elimde yok irade, Ruhsati’yem gam yüklerim kirada, Beni görüp yaslandın mı yaylalar |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Müptelayım bahçenizde ötmeye,
Bülbül oldum dillerine Fatma’nın. Bir eşref saatte halk etmiş Mevla, Şeker katmış dillerine Fatma’nın. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Seher yeli, dost köyüne uğrarsan,
Selam götür illerine aman ha. Muhtelif olmasın ahtı peymanın, Dikkat eyle yollarına amann ha. Dilber sana meyledenler sürüne, Can feda eyledim pay-ü serine, Benden gayri meyil verip birine, Sardırmasın bellerime aman ha. Dayanılmaz sohbetine nazına, Aşık oldum kaşlarına gözüne, İnanıp da aduların sözüne, Emdirmesin dillerini aman ha. Bir gün muradına erdiğim zaman, Ayrılık ateşi nasıl da yaman, Sinesin sineme sardığı zaman, Kınalasın ellerini aman ha. Bazı bazı Ruhsati'yi yoklasın, Tuzak kursun yollarımı beklesin, Cümle emanetim iyi saklasın, Dağıtmasın mallarımı aman ha |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
KOŞMA
Duldalanma yar Mevlayı seversen, Yandırır cihanı şanlı gözlerin. Ahiri mevtime sebep olursun, Tek bana gösterme gamlı gözlerin. Deli görse mah cemalin uslanır, Kara belik ak gerdana yaslanır, Samsun Diyarbakır Van’da seslenir, Belli her kazada ünlü gözlerin. Gamzelerin öldürmeye yay tutar, Gözüm yaşı umman olmuş çay tutar, Beni görür gözün yumar huy tutar, Beladır başıma cinli gözlerin. Bilemem ki Ruhsati’nin suçunu, Üç güzele taratmışlar saçını, Sara idim al beşiğin içini, Sallasam uyusa ninni gözlerin |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Geldi geçti güzellerin kervanı
Sürüldü savruldu yarin harmanı Gençlik elde iken sürün devranı İhtiyarlıkda devran sürülmez imiş Her gün ağlar iken nasıl güleyim Gönül gamda iken gülünmez imiş Arsa direk direk oldu tütünüm Başa ne gelecek bilinmez imiş Ruhsatiyem demem binde birini Ferhat olan niçin sevmez Şirini Aradım kitapta buldum yerini Sabır gibi devlet bulunmaz imiş |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bir münafık bir gammazın
Terki salat bey namazın Üçünün meyit namazın Kılanın avradını Münkir münafıkın suyu Aktı harab etti köyü Ölüsüne bir tas suyu Koyanın avradını Evden odun getirenin Isıdıp su yetirenin Isgatına oturanın İmamın avradını Ruhsat burdan kalktı deyi Dört yanına baktı deyi Bu türküyü yaktı deyi Kınayanın avradını. Kazak Abdal için söylemiştir.... Konu Kul Seyyid tarafindan (07-30-2008 Saat 15:09 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Ne tez tebdil olmuş çimenin dağlar Bu güzellik geçer sana da kalmaz Daha neye bağlı gümanın dağlar Nice güzellerden alırsın bac'ı Al yeşil renklerden giyersin tacı Yardan ayrılması zehirden acı Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar Gece gündüz yalvarmıştım Süphana Birden vuslat bulamadım sunama Daha şimden geri beni kınama Semaya erişmiş figanın dağlar Ruhsat gibi karaları bağlarsın Aşkın ateşiyle yürek dağlarsın Benim ahvalime sen de ağlarsın Var ise zerrece imanın dağlar |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Açlığı seversen sana üç oruç
Yarım lira borcum vardır ver Allah Namerd kapısına eyleme muhtaç Kerem eyle şu işimi gör Allah Bir vakit kulunu koymazsın darda Bir anda keşfolur yetmiş bin perde Sen varken ahvalim demem bir ferde Yok değil ya hazinende var Allah Sana layık rahmetine garg etmek Bizlere de lazım oldu fark etmek Görünmezden sebebini halk etmek Yok şerikin haşa sensin bir Allah Sürekci zalimdir bilmez amanı Fark ettim liradır dini imanı Anladım soyacak sako tumanı Dardan kurtaracak bir Allah Sırrı hikmetini kıldım temaşa Birliğini inkar etmeyiz haşa Kafir de yalvarsa boş salman boşa Ruhsat da bir kemter derbeder Allah |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mustafa Suphi | equlibrium | Siyasal Yaşam | 0 | 12-03-2008 21:20 |
| Mustafa Özarslan | Çopur | Müzik Paylaşımları | 3 | 11-19-2008 10:10 |
| Mustafa 29 ekimde sinemalarda | ikrar | Sinema / Tiyatro | 5 | 10-30-2008 09:36 |
| Mustafa | erenaksoyoglu | Türkiye Gündemi | 2 | 09-14-2008 12:56 |
| Mustafa Özenç | Çopur | Siyasal Yaşam | 0 | 06-16-2008 18:24 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||