![]() |
|
![]() |
|||||||
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Gönül Dostu |
Arkadaşlar; Cemal Süreya, şiirlerini severek okuduğum ve kendisini edebiyat dünyasının incilerinden kabul ettiğim bir şairdir.Onunla da ilgili bir bölümümüz olsun istedim.beğendiğiniz şiirlerini,hakkında bildiğiniz detayları ,sevdiğiniz ya da sevmediğiniz yönlerini burada bizlerle paylaşabilirseniz çok sevinirim. Cemal Süreya: Hayatı ve Şiirleri -------------------- Şiire lise yıllarında aruz denemeleriyle başlayan Cemal Süreya'nın ilk şiiri "Şarkısı-Beyaz" Ocak 1953’te Mülkiye dergisinde yayınlandı1931’de Erzincan’da doğdu. 9 Ocak 1990’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Cemalettin Seber. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik görevleri yaptı. 1982’de müşavir maliye müfettişliğinden emekli oldu. Ağustos 1960’ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970 arası 47, 1980-81 arası iki sayı daha çıkardı. 1978’de Kültür Bakanlığı’nda Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yaptı. Emekliliğinden sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde redaktör olarak çalıştı. Birçok dergide yazıları ve şiirleri yayınlandı. Oluşum, Türkiye Yazıları, Maliye Yazıları dergileri ile Saçak dergisinin kültür-sanat bölümünü bir süre yönetti. Politika, Aydınlık ve Yeni Ulus gazeteleri ile Yazko Somut ve 2000’e Doğru dergilerinde köşe yazıları yazdı. İkinci Yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılır. Şiire lise yıllarında aruz denemeleriyle başladı. İlk şiiri "Şarkısı-Beyaz" Ocak 1953’te Mülkiye dergisinde yayınlandı. 1950'lerin başlarında gelişen ikinci yeni hareketine katılmakla birlikte, şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri benimsemedi. Karşı çıktığı geleneğin diri değerlerinden yararlandı. Şiirde erotizmi canlandırırken, toplumsal değerlere uzak düşmedi. Şiirin "anayasaya aykırı" olduğunu, doğanın ahlakı kovduğu yerde ve yasadışı olduğunu savundu. Bu görüş onu şiirde öyküden kaçınmaya, çarpıcı, yoğun imge adacıklarından oluşan bir söz sanatına yöneltti. Düzyazılarında sürekli yeni sorular sordu. Denemelerinde de başka sanatçılar, özellikle şairler üzerinde durmayı yeğledi. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü konuldu. alıntı CİGARAYI ATTIM DENİZE Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüyoruz Gökyüzünün o meşhur maviliğinde Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla Bir akdeniz şehri çıkabilir içinde Alıp yaracak olsa yüreğini Şimdi bir güvercinin Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak Önünde durulacak tam elinden tutulacak Hangi bir elinden güzelim hangi bir Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz Öbür elinde yetişkin bir günışığı Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük Çalışan insanlar için akşamlara kadar Toz duman içinde Bir elinde de boyuna ekmek kesiyorsun Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen Bir bulut geçiyorsa onu görürdük Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına Bir cıgara atmışsak denize Sabaha kadar yandı durdu CEMAL SÜREYA AŞK.... Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik. CEMAL SÜREYA |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: izmir
Üye No: 128
Mesajlar: 538
Thanks: 892
Thanked 700 Times in 365 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 202
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
SEVGİLİM, BİR GÜNÜN...
Sevgilim, bir günün ortası şimdi Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık, Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde Uzat bana uzat ellerini İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu, Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi. Günümüz ekmeğimiz, türkümüz Çoluğumuz çocuğumuz Binalar yan yana yükselip gidiyor Vapurların ağzı köpük içinde Uzaklarda ne kapılar açılıyor Tirenin biri bir istasyona varıyor Ordan çıkıyor biri. Her şey biliyor her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrediğimi? Geldiğimi? Gittiğimi Hadi! |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to gülgüzeli For This Useful Post: | EyLem (09-08-2008), KızıLKumsAL (09-08-2008) |
|
|
#3 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 323
Mesajlar: 311
Thanks: 454
Thanked 316 Times in 174 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 217
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
AÇILMAMIŞ KAPILAR
Sevdiğin kentlerin selamı sanki Sülüs kamyon şoförleri Kufi hamallar Anılar hep sonbaharda gibidir astrakan gecede süt yıldızlar Belleğinin yerini tutar kadehindeki Taşlar taş kemerler İvedi sarmaşıklar Hayatını sarsan binbir andan adlarını yıllara veren yargıç krallar Ne varsa yarım kalmış, geleceğindir Bir kez girilmiş sokaklar Açılmamış kapılar Bilir misin iki kökeni var hüznüniyetinin: çiçek durumu aşklar, yaprak düzeni siyasalar. CEMAL SÜREYA |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to KızıLKumsAL For This Useful Post: | EyLem (09-08-2008) |
|
|
#4 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 323
Mesajlar: 311
Thanks: 454
Thanked 316 Times in 174 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 217
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
AZ YAŞADIKSA DA
Ben kibriti çaktığım zaman Her şey kırmızıydı yüzün olarak Ben kibriti çaktığım zaman Çünkü her yüz bir memlekettir Ben sigaramı yaktığım zaman Çünkü her sigara bir kelimedir Ben sigaramı yaktığım zaman Güz günleriydi bir şarkı olarak Bir güvercin ben öldüğüm zaman Nice hüzünlerden yaprak yaprak Bir güvercin ben öldüğüm zaman CEMAL SÜREYA |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to KızıLKumsAL For This Useful Post: | EyLem (09-08-2008) |
|
|
#5 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: izmir
Üye No: 128
Mesajlar: 538
Thanks: 892
Thanked 700 Times in 365 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 202
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
ÜSTÜ KALSIN Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir... Üstü kalsın... |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to gülgüzeli For This Useful Post: | EyLem (09-08-2008), KızıLKumsAL (09-08-2008) |
|
|
#6 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 323
Mesajlar: 311
Thanks: 454
Thanked 316 Times in 174 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 217
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Türk edebiyatında İkinci Yeni adıyla anılan akımın öncülerinden olan şair Cemal Süreya'nın, hiç yayınlanmamış şiirleri, çevirileri ve özel notları ortaya çıkarıldı. Süreya'nın Köyceğiz'de yaşayan üvey kızı Gonca Uslu, Süreya'dan geriye kalan eserlerin değerlenmesini istediğini söyledi.
Türk edebiyatında İkinci Yeni adıyla anılan akımın öncülerinden olan şair Cemal Süreya'nın, hiç yayınlanmamış şiirleri, çevirileri ve özel notları ortaya çıkarıldı. Süreya'nın Köyceğiz'de yaşayan üvey kızı Gonca Uslu, Süreya'dan geriye kalan eserlerin değerlenmesini istediğini söyledi. İstanbul'da, 9 Ocak 1990 tarihinde 59 yaşında yaşamını yitiren Cemal Süreya'dan kalan eserleri, dördüncü eşi Birsen Süreya yaklaşık 15 yıl sakladı. Birsen Süreya'nın ölümü üzerine kızı Gonca Uslu, korumaya aldı. Gerçek adı Cemalettin Seber olan, Maliye Müfettişliği yaparken Cemal Süreya adıyla yazılar ve şiirler yazmaya başlayan ünlü şairin düzeltilmiş ve baskıya hazır 3 kitabı ile bir çevirisi ve sayısız şiiri bulunduğunu söyleyen ressam ve seramikçi kızı Gonca Uslu, “Annemin anı olarak sakladığı eserlerin çürüyüp gitmesine gönlüm razı olmadı. Bir yayıncı, yayınlamak üzere isterse, maddi karşılık beklemeden veririm. Herhangi bir müzede de sergilenebilir” dedi. Uslu, üvey babasının ölümünün arkasındaki sır perdesini de şairin önümüzdeki ölüm yıldönümünde açıklayacağını söyledi. KÜTÜPHANESİ SATILDI Köyceğiz'deki evinde mütevazı bir yaşam süren 48 yaşındaki ressam ve seramik sanatçısı Gonca Uslu, “Cemal Süreya'nın binlerce kitap ve el yazması eserini, notlarını, ölümünden sonra oğlu Memo, çok cüzi bir paraya Perinçekler'e sattı. Bendekileri, annem sakladığı için kurtarabildik. Annem kendine özel kalmasını istedi. Geçen yıl annemi de kaybettim. Bu eserlerin değerlenmesini istiyorum” dedi. Uslu şunları söyledi: “1966'da geçtiğini anladığım ama yazarının kim olduğunu açıklamayacağım ‘Bilimsel sorun ve toplumsal sorun olarak Eşcinsellik’ isimli, İngilizce'den çevrilmiş çalışması, basılmaya hazır. Kendisinin yazdığı Sinemadaki Erkekler, Kadınsız Erkekler ve Genel Yerler isimli kitap taslakları bende. Tanınmış insanlar üzerine notları var. Bir notunda ‘Cem Karaca tanka binmek istedi, Barış ise uçağa’ demiş. Bazı yazıları sansürsüz okunmaz. Orhan Aldıkaçtı'ya zehir zemberek bir yazısı var. ‘Orhan Aldıkaçtı, devleti değil milleti koru. Türkiye kavimler kapısıdır bilmez. Telefon dinleme hakkı tanıyor. Vural Arıkan'ın faşistti. Düşünceye karşı. Bir hukuk profesörü bu kadar düşünceye karşı olur mu? Anayasayı b.. etmiş. Milli Güvenlik Kurulu'nu övüyor. Utandım ondan da kendimden de’ diyor. Bir yazısında Cumhuriyet Gazetesi'ni eleştirmiş. Nazım Hikmet ile ilgili verdiği habere tepki göstermiş. Fethullah Gülen'le ilgili görüşlerini dile getirmiş. Güzel karikatür yapardı. Hepimizin karikatürünü çizmişti. Oğuz Aral'ı severdi. Onu da çizdi. Onunla akşamları sofra sohbetleri keyifliydi. Televizyon izler, birşey çizer, dinlemez görünürdü. Konuşmamız bittikten sonra bir cümle söylerdi, şaşardık. Bu arada aldığı notlar ertesi günkü yazısı olurdu. ‘Ohh rahatladım. Bu çocuk doğurmak gibi bir şey’ lafı o yazının bittiği anlama geliyordu.” SOYADINDAKİ 'Y' HARFİNİ İDDİADA KAYBETTİ Cemal Süreya'nın kendisine ait evinin olmadığını, 16 yılı Acıbadem ile Kadıköy'ün çok çeşitli mahallelerinde geçirip sürekli taşındıklarını anlatan Uslu, “En son Kadıköy Mühürdar'da otururken onu kaybettik. Ölmeden önce anneme miras yazısı bırakmış. 6 madde. İki tane halı, kütüphane, masanın ortasındaki ve yabancıların yarısı, çiçeklerin hepsi, büyük ayna, bütün kitapların telif hakkının yarısı, kendisini ve bütün notlarını anneme bıraktığını belirtiyor. İmza tarihi 4 kasım 1989.' Ünlü şairin ölümünden kısa süre de Üstü Kalsın adlı şiirini yazdığını belirten Uslu sözlerini şöyle sürdürdü: “Fazla parası hiç olmadı. Bir gün bana boş bir kağıdın altını imzalayıp uzattı ve dedi ki, ‘Ölümümden sonra üstünü istediğin gibi doldurup zengin olursun. Param yok ama telif haklarını kullanırsın’ demişti. Kağıttan Japon fenerlerinin üzerine şiirler yazardı. ‘Bunu da sakla çok büyük para eder’ derdi. Güzeli severdi ama tek kadını sevmek isterdi. Annemi çok sevdi. Ona 'Bayan nihayet' derdi. İddiaya girmeyi severdi. Arkadaşıyla bir şey üzerine iddiaya girmiş. Kaybederse soyadındaki 'y' harfinden birini sildireceğini söylemiş. Kaybetmiş ve Süreyya olan soyadını Süreya olarak değiştirmiş.” alıntı |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 323
Mesajlar: 311
Thanks: 454
Thanked 316 Times in 174 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 217
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Alinti:
sevgili can yazdığın şiir Necip Fazıl'a ait.. |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: izmir
Üye No: 128
Mesajlar: 538
Thanks: 892
Thanked 700 Times in 365 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 202
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to gülgüzeli For This Useful Post: | EyLem (09-08-2008), KızıLKumsAL (09-08-2008) |
|
|
#9 |
|
Can Ayın Şairi Bulunduğu yer: İstanbul // Kocaeli
Yas: 24
Üye No: 54
Mesajlar: 3.361
Thanks: 5360
Thanked 4418 Times in 2129 Posts REP Gücü : 30
REP Puanı : 838
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
emeklerinize sağlık ..paylaşım için teşekkürler
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to EyLem For This Useful Post: | KızıLKumsAL (09-23-2008) |
|
|
#10 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 323
Mesajlar: 311
Thanks: 454
Thanked 316 Times in 174 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 217
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
sağolun canlar paylaşımlarınızı bekliyorum...
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Seyit Cemal Sultan (d.1280-ö.1365) | munzurunatesi | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 1 | 01-19-2009 16:26 |
| cemal süreyyanın kadınlar için yazdığı bir şiiri | equlibrium | Kadın | 2 | 09-22-2008 21:48 |
| Derviş Cemal/seyit Cemal Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 18:26 |
| Cemal Abdal Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 18:26 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||