![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ünsal Öztürk Ünsal Öztürk Makalelerinin Okudugu ve makalelere soru ve yorumların yapılacağı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
GençALEVİLER YAZARI |
YOL’U KİMDEN ÖĞRENECEĞİZ?
Hakk Erenleri’nin ikrar imanla gittikleri bir Yol’ları vardır. Yol doğruluk üzerinedir. Dinlerin ve inançların kavramları Yol’u anlatamaz çünkü Yol baki dünyası olarak içinde yaşadığımız dünyayı kabul etmektedir. Fani dünyası ise yok hükmündedir. Dinler ve inançlar yaşadığımız dünyayı fani olarak, geçici olarak kabul etmektedir, bunun için de cenneti ve cehennemi bir gerçek, kurtuluşu ise ruhun kurtuluşu olarak önümüze koymaktadırlar. Sürgünlüğün, ruhun hapisliğinin, nefsin öldürülmesinin anlatıldığı tasarımların Hakk Yol’unda geçerliliği yoktur. Cennetin ve cehennemin var olduğunu söyleyen, ispat eden peygamberlerdir. Bugüne kadar cennete veya cehenneme gidip gelen var mıdır? Baki dünyasına insanlar gelir ve giderler. Eğer geçicilik var ise gelen ve gidenlerdir. Dünya kalıcıdır ve devamlıdır. Gelenler kadın ve erkek bir gömleğe girerler, bir can olurlar. Kırklar da bir gömleğe girip tek can olurlar. Devriye çocuğa geçer ve bu böyle sürer. “Hayatı olan”, yaşamı “hayatı olan”a bırakır. Evrene, dünyaya, canlı ve cansız varlıklara ve de insana dair anlatımlar ve yapılan önderlikler her din ve inançta farklı farklıdır. Bazılarının rahipleri, hocaları, hahamları, bazılarının da şamanları, büyücüleri vardır. Hakk Erenlerinin Yol önderlerine ise Mürşid, Pir, Dede ve Rehber denir. Bu kategorilerin ortak adıdır dede. Dede Yol önderidir. Olmazsa olmazdır. Alevi araştırmacılarının ve gençlerinin dedelik kurumu ve dedeler konusunda sağlıklı düşüncelere sahip olması gerekiyor. Dedelik kurumunun ve dedelerin neden gerekli olduğu ya da gerekli olup olmadığı konularında sorulacak sorulara net cevap verilmelidir. Kimdir dede, eyleminin içeriği nedir? Dedenin Alevi yolu ile ilgisi hayati midir, yoksa dede olmasa da Yol sürer mi gibi sorulara sağlıklı cevaplar vermek önemlidir. Alevilerde Yol sürmekte midir? Evet sürmektedir. Kim sürdürmektedir? Dede. Peki, dedeler Yol’u yeterince sürebilmekte midir? Tartışma bu noktada yapılmaktadır. Ancak yine de saptanması gereken şey, Alevi Yol’unun ne üzerine kurulu olduğudur. Bence Alevi Yol’u dede-talip üzerine kuruludur. Ancak dede de taliptir. Tartışmasızdır. O halde Alevi araştırmacının ne yapmaya çalıştığını, ne yapması gerektiğini saptamalıyız. Araştırmacı eğer dede değilse, posta oturma yetkisi yoksa iki anlayışla çalışma yapabilir. Birincisi dedenin zihnini açan, onun önünü açan, dedeye birtakım bilgiler sunan kişi olabilir. İkincisi ise Alevi Yol’unu yıkan, parçalayan, ortadan kaldıran çalışmalar yapabilir. Alevi araştırmacının görevi dedelik kurumunu yerle bir eden bir konuma oturmamalıdır. Posta oturan, yolu yürüten, götüren dededir. Araştırmacı öncelikle dedelik kurumunu bilince çıkartmalı ona saygı göstermelidir. Dedelerle ilgili şu saptamalar yapılabilir: Dedeler talip topluluğu gibi yaşarlar. Çileci, dünyadan el etek çekme anlayışları yoktur. Evlenirler, yerler içerler, dünya nimetlerinden yararlanırlar. Düşkünlük dedeler için de geçerlidir. Düşkünlük talip topluluğunu sınırlayan genel kuraldır. Demek ki dede de sorgu-sualden geçer. Talip bir suç işler ise bir, dede aynı suçu işler ise beş yazılır. Yolu yürüten en önemli kurum dedelik kurumudur. Fakat bu kurum dedenin de talip olduğunu, Hakk Erenlerinin yolunun talip yolu olduğunu ortadan kaldıramaz. Alevilik talip üzerine kurulan bir Yol’dur. Dede de talibin talibidir. Yani talip, talip topluluğunun talibi, pirin ve mürşidin talibi; pir ve mürşit de talibin talibidir. Dedeler talipleri ile evlenemezler, var ise kendi ocaklarındaki ocakzadeleriyle, yok ise başka ocakların ocakzadeleriyle evlilik yaparlar. Hakk Erenlerinin Yol’unda çocuk sınırlaması yoktur. İKİLİK KİME HİZMET EDER Talip topluluğunu dağıtmak isteyen kötü niyetli misyoner oyuncağı kişiler öncelikle dede ile talip topluluğunun arasına ikilik sokmak istiyorlar. “Cahil dede takımı” kavramı bunun için kullanılıyor. Yol yürürse dünya bakidir. Eğer yol yoksa, cem yoksa dünya zulümattır, karanlıktır. Kritik bir dönemden geçiliyor. Dedelik kurumu kuşatılmış durumdadır. Bir taraftan “Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı” adında bir kurum var. Bu kurum Hakk Erenlerinin Yol’unu “İslam” olarak, “din” olarak yorumlamakta, devletin de imkânlarından yararlanarak Alevilerin arasında kol faaliyeti yürütmektedir. Diğer taraftan İslam’ın hurafelerine, İslam’ın kendisine karşı olan geniş Alevi yığınlarının duygu ve düşüncelerine hitap eden, onları okşayan ancak başka dinlerin kitaplarının, özellikle Tevrat ve İncil’in üzerindeki sis perdesi kaldırıldığı zaman Alevi kitabı olarak ortaya çıkacağını iddia eden meczuplar var. Bu meczupların da büyük oynadıkları görülmektedir. Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı geniş geleneksel Alevi yığınları İslamcı yapmaya çalışırken, diğer güruh ise geleneksel Alevilere aşağılayıcı kavramlar kullanarak, onları dışlayarak genç kesimleri özellikle Yeni Ahitçi ve İsacı yapmaya çalışmaktadır. Cemlerde Kuran’dan sureler okuyan, Allah sözcüğünü ağzından düşürmeyen kişilerin tutumları ile Yeni Ahitçilerin tutumları hemen hemen birbirine benzemektedir. Örneğin İslamcılar Alevi dedelerine “cahil takımı” demiyorlar. Dedeleri bir bir tespit ederek, onlara çeşitli toplantılara katılmaları için çağırılar göndererek, bizzat bir araya toparlayarak, onları onura ederek faaliyetlerini sürdürüyorlar. Fakat bu kişiler Alevi gençliğini, Alevi örgütlenmelerinin başında bulunanları aşağılayıcı kavramlarla suçluyorlar: “Bunlar cemevine gitmez, bunlar Müslüman değildir, Kuran’ı kabul etmez; Allah Muhammed Ali’yi kabul etmez. Bunlar ateisttir” diyorlar. Yeni Ahitçiler ise kısa yolu, tersi yolu tercih etmektedirler. Şehre çıkan ve devrimci mücadeleye katılan, dedelik kurumuna soğuk ve uzak kitlelerin duygu ve düşüncelerinden yararlanan bu kişiler dedelik kurumunu aşağılayıcı kavramlarla karalayarak, bu kitleleri Alevilikten iyice koparmaya çalışıyorlar. Bu tutumun İslamcıların faaliyetlerinden çok daha ağır sonuçlar doğuracağı açıktır. Bunu biliyorlar. Camiye, İslam’a, Kuran’a eleştiri yöneltmeye hazır olan geniş yığınların ruhunu okşamanın, İsa’ya, kiliseye, İncil’e sessiz kalmanın, yanı sıra “Işıkçılık” parlak kavramı altında İsa’ya, İncil’e övgüler yağdırmanın, onları parlatmanın, bu yığınlar arasında özellikle Yeni Ahitçiliğe sempatiyi artıracağını hesaplıyorlar. İnciller arasında da tercih yapmamız isteniyor. Luka İncil’ini, Sn. Paul’un mektuplarından büyük çoğunluğunu kabul etmemiz de isteniyor. Ancak hesap edemedikleri bir şey var: Karşı duruş! Bizlerin, samimi, dürüst dedelerimizi ve devrimci, özgür beyinli insanlarımızı dinlere ve inançlara yem etmememiz gerekiyor. Hakk Erenlerinin Yol’u bir bütündür ve bu günler geçicidir. DEDELER DİN ÖNDERLERİ DEĞİL YOL ÖNDERLERİDİR Dedeler Yol önderleridir. Hakk Erenlerinin dini yoktur. Yol vardır. Yol’da din ve mezhep kavramı kullanılmamalıdır . Alevi araştırmacıları ve kafası çalışır kişiler dedelere yabancı olamaz. Dedelere karşı sevgisiz olamaz. Çok belli birkaç kişinin dışında dedeler tartışmaya açık, sevgi dolu kişilerdir. Bilgi eksiklikleri ise planlı programlı bir devlet politikasının sonucudur. Devlet, İmam Hatipler, İlahiyat Fakülteleri kurdu. Diyanet İşleri Başkanlığı başlı başına din üreten bir kurumdur ve başbakanlığa bağlıdır. Yan destekleyici kurumları ve büyük bütçeleriyle dini ve dinciliği üreten kurumlardır bunlar. Örneğin bir ilahiyat profesörü her gün fakültedeki odasına gitmekte ve burada dinle ilgili çalışmalar yapmaktadır. Bilgilerini tazelemekte, yeni yeni düşünceler üretmektedir. Her gün beş vakit camilerden namaza çağırılan kitleler, maaşlı memurlar aracılığıyla din duygularını tazelemektedirler. Oysa bu süreçte dedelerin üzerinde ağır baskılar oluşturulmuştur. Bu baskılar aynı zamanda şiddete dayalıdır da. Uzun yıllar ellerinde saz ile dedelerin bir yerden bir yere seyahatleri bile izlenmiştir. Sazları kırılan, cezaevlerine konulan, katledilen dedeler vardır. Dolayısıyla dedelerin bilgi eksikliği olması çok doğaldır. Bu süreç artık tersine çevrilmelidir. Dedelerle öncelikle dost olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki bugün Alevilikten söz ediliyorsa onlar sayesindedir. Onlarla konuşulmalıdır. Ama önce onların güveni kazanılmalıdır. Alevi gençliği ve kafası çalışır kişiler güvenilir insanlardır. Sadece yöntemde karışıklık vardır. Dedelere soru sormak, ikili ilişkiler geliştirmek, onlarla her konuda konuşmak, sohbet etmek araştırmacının temel ilkelerinden birisi olmalıdır. Bu yapıldığında bir süre sonra görülecektir ki kendi alanlarında dedeler bizim gibi düşünmektedirler, en azından bizim gibi düşünmeye yatkındırlar. Ben kendi pratiğimden bunu çok gördüm. Çok saygın, saygıdeğer dedelerle yaptığım sohbetlerde onlardan çok şeyler öğrendim. Şehirlere çıkan Yol ile ilgili nasıl sancı çektiklerini, yararlı olmaya çalıştıklarını, eskiyen kurumların değiştirilmesi için, yeni Yol için nasıl çırpındıklarını gördüm. Dedeler de şunu bilmelidirler ki Yol, ağlamak, sızlamak, cemleri Kerbela’yla başlayıp Kerbela’yla bitirmek değildir. Cemlerde mutlaka bilimsel bilgi taliplere verilmelidir. Alevi çocuklarından pek çok doçent olmuş, profesör olmuş kişiler vardır. Bu bilim adamlarıyla ilişki kurarak cemlerdeki sohbetlerde en azından su, toprak, bitki gibi konularda bilimsel sohbetler yapılmalıdır. Cemler başka dinlerin dualarının okunduğu yerler olmaktan çıkartılmalıdır. Dedeler Alevilerin Yol önderleridir. Eğer değillerse önder kimdir? Posta oturup cem yürütmeyen, dışarıdan bildiklerini söylemeye çalışan kişiler mi Yol önderleridir? Buna karar vermek gerekiyor. Eğer Alevilik cem ise, sorgu sual ise, örgütlü bir yapı olması gerekiyor ise, cem evleri isteniyor ise, bu toplumu yöneten kişilere dede denilmektedir. O halde dedelik kurumuna saygı gösterilecektir. Dedelere de sevgi gösterilecektir. Dedelere saygı ve sevgi göstermek gericilik değildir. Hakk Erenlerinin Yol’u gerici bir yapılanma değil, insanlığın bizzat kendi yoludur. Zira Hakk Erenlerinin Yol’u başkalarının duygu ve düşünceleriyle örtüşmemektedir. “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözü bize aittir. Hakk Erenlerinin Yol’unda bilimden gidildiği doğrudur. Dedeler yürütülecek tutarlı bir faaliyetin sonucunda kısa bir süre içinde rahatlayacaklar, önleri açılacaktır. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| dedelik, kurumu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||