![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
Derviş Alim Hakk'ın huzurun yıkma
Kulda kusur çoktur kusura bakma Ali adı çoktur hep delip takma Benim aradığım Ali bulunmaz Sivas'ın Emlek-Şarkışla civarından olduğunu tahmin ettiğimiz Derviş Ali, Alevi-Bektaşi ozanlarından olup, şiirlerinden 1856–1860 ve 1897 yıllarında yaşadığı anlaşılmaktadır. Tespit edilen tarihler de Derviş Ali'nin 19. yüzyıl halk ozanlarından olduğunu ortaya koymaktadır. Hayatı hakkında kesin bilgiler tespit edilememiştir. Cahit Öztelli'nin "Bektaşi Gülleri" adlı eserinde "Yeniçeriliğin kaldırılmasından sonra Anadolu ve Rumeli'deki tekkelerin kapatılmasından duyduğu üzüntü üzerine yazdığı nefesten, yeniden kuruluş ve kurtuluş için Şah'ın yollarını gözlediği, Hacı Bektaş Veli evlâtlarından Feyzullah Çelebi'yi mürşit tanıdığı anlaşılıyor" denmektedir. Onun hakkındaki kısıtlı kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre; "Son dönemlerde düzenlenmiş yazma dergilerde birçok şiirine rastlandığı, sosyal ve kişisel eleştirilerle dolu, öğütsel kurallar içeren koşma tarzında yazdığı şiirler yanında din dışı ve doğa güzelliklerini yansıtan şiirleri de vardır" dense de, araştırmalarımızda Nerkis Şiiri'nden başka din dışı şiirine rastlanmamıştır. Yine yazılı kaynakların ifadesine göre yazma dergilerde birçok şiirinin bulunduğu söylense de literatüre geçmiş çok az şiirinin olduğu görülmüştür. Derviş Ali; şiirlerinden anladığımız kadarıyla Alevilik-Bektaşilik konusunda oldukça hassas, yüreği de Ali aşkıyla dolu ve de son derece inançlı bir halk ozanıdır. İşte aşağıdaki dörtlükler bu inançlı duyguların mahsulüdür: "Enbiye evliya Hak'kın misali Mümin Müslim cümle cennet hayali Yezit dünya için gamlı gussalı Aldırmış dinini gör ne yası var Enbiya evliya Hak'kın kuludur Er evliya Muhammed'ü Ali'dir Dört kapı kırk makam mümin yoludur Münkir münafıkın bunda nesi var" Yine bir başka şiirinde bu konudaki duygularını şöyle dile getirir: Ali Muhammed'den benim idrakim Evladı Resul'e yok şüphe şekkim Cümleden aşağı türabım hâkim Benim gibi günahkâra ne dersin Ali Muhammed'dir Muhammed Ali Sırr-ı Murtaza'dır Bektaş-ı Veli Sevdiği âşıka içirir dolu Ali gibi hülaskâra ne dersin" Derviş Ali; şiirlerinde dini konuda tavizsiz, din ulularına da oldukça saygılıdır. Şiirleri; 12 İmamlar, Muhammed, Ali, Hacı Bektaş-ı Veli, Enbiya, Evliya, Yezit, Hızır ve Şah-ı Merdan ekseni etrafında dönmektedir. Her ne kadar da şiirleri bu eksen etrafında dönse de; onda Hazreti Ali'nin ayrı bir yeri ve değeri vardır. Yüreğinde yücelen aşk, Ali aşkıdır. Ali aşkıyla yanar kavrulur. İşte ondaki bu aşk şu dörtlüklerle dile gelir. "Yeri göğü arşı kürsü yaradan Men Ali'den başka Tanrı görmedim Yaradub kulunun kısmetin veren Men Ali'den başka Tanrı görmedim. Bin bir ismi vardır bir ismi Allah Eğer inanmazsan hem vallah billah Adem'i görmüşüm elhamdülillah Men Ali'den başka Tanrı Görmedim Cenneti âlânın altundur taşı Her ne görür isen hikmettir işi Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı Men Ali'den başka Tanrı görmedim Ali gibi er gelmedi cihana Ana da buldular türlü bahane Yedi kez uğradım ulu divane Men Ali'den başka Tanrı görmedim Derviş Ali'm bu ikrara bellidir Dilim söyler ama kendim delidir Allah bir Muhammed Tanrı Ali'dir Men Ali'den başka Tanrı görmedim" Derviş Ali Hz. Ali'yi bu şiirinde "Ben Ali'den başka Tanrı görmedim" diyerek Hz. Ali'yi Allah katında, (Ali Allah'i) Ali'nin sıfatında Allah'ı bulduğunu, ya da kendi adından hareketle, adı Ali'de Allah'ı gördüğünü ifade etmeye çalışmaktadır. Bulunmaz adlı şiirinin son dörtlüğünde de düşüncelerimizi doğrulamaktadır. "Gadir Mevlâm ne acayip gulların Gerçek âşıkların hali sorulmaz O yürür meydanda talibim diye Bir hayır emelde eli bulunmaz Meydana gelince beli bes derler Kazandığım helâl haram has derler Hak'tan haberi yok cennet isterler Pirsiz bu cennetin yolu bulunmaz Tazeden kesilmiş akçayım derler Güzeller elinde bohçayım derler Dört duvarı mamur bahçayım derler Meyvası yenecek dalı bulunmaz Kime sorsam Hak'kın yariyim diye Lokmanım yaranı sarayım diye Her çiçek toplayan arıyım diye Boş kalmış kovanlar balı bulunmaz Derviş Ali'm Hak'kın binasın yıkma Gulda gusur çoktur gusura bakma Ali ismi çoktur hep delip dakma Benim aradığım Ali bulunmaz" diyerek, yaptığımız yorumu doğrulamakta, tapşırdığı dörtlükte "Ali ismi çoktur hep delip dakma" diyerek hoş bir tabirle halkın dilini ustaca kullanmaktadır. Derviş Ali'nin şiirleri incelendiğinde; Alevilik felsefesini iyi bildiği, kendisini de bu konuda fevkalâde yetiştirdiği görülür. Yaşadığı zamana göre dili de oldukça sadedir. Şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimeler kullanmış olsa da, zamana uymasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Cemlere katılıp zakirlik yaptığı, cemlerde düvazlar, deyişler söylediğinden bağlama da çaldığı anlaşılmaktadır. Derviş Ali'nin şiirleri türkülere de söz olmuş. "Geldim şu âlemi ıslah edeyim" diye bilinen ezginin, Derviş Ali'ye ait olan sözleri, ne yazık ki büyük değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelmiş. Sözlerdeki değişiklikler; başka ozanlar tarafından mı yapılmış, yoksa anonimleşerek mi bu şekli almıştır bilemiyoruz. Ama doğru var iken, yanlışın peşinden gidilmeyeceği düşünülürse, Derviş Ali'nin bu sözlerinin aşağıdaki gibi anonim olması düşünülemez. Ancak; öz korunarak bir başkasının, şiiri kendisine mal etmesi düşünülebilir. Bolu Türküleriyle ilgili bir çalışmamda, böyle bir hadiseye daha rastlamıştım. Bunun da, ondan farklı olmadığı kanaatindeyim. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Bolu'nun Güce köyünden Âşık Himmet'in:
"Vakt-i seherde Düştüğüm yerde Açılır perde Derman sendedir" diye başlayan şiiri, küçük değişikliklerle geçtiğimiz yıllarda Sivas olaylarında kaybettiğimiz Hasret Gültekin'e ait olduğu bilinmektedir. Kaset piyasası şiiri adı geçen kişiye mal etmiştir. Türkücü Seher Dilovan, çıkardığı kasete de, "Derman Sendedir " adını vererek Hasret Gültekin'e ait olmayan sözlerin bilmeyerek yalancı şahitliğini yapmıştır. Şimdi vereceğim örneğin de bundan pek bir farkı yoktur. Derviş Ali'ye ait olan şiirin orijinali aşağıdaki gibidir. "Şu âlemde ıslah olayım dedim Gönül muradına erdi sonradan Zamane halkına sırrımı verdim Sermayeden zarar ettim sonradan Şu Ebu Cehil'in kara yüzleri Ey - olmuyor yaramazın gözleri İki dinli her cahilin sözleri Durdukça kâr etti cana sözlerin Geldin benim ile kondun konuştun Kadehi ver dedin doldurdun içtin Bir Hak lokmasıydın müşteri düştün Kalbin çürük imiş bildim sonradan Gidi münafıklar girdi kanıma Cefa etti cesedime canıma Hangi peygamber girdi deve donuna Ah ettikçe ben de bildim sonradan Yol bir olunca erkân da bir olur Yalancılar bu meydandan sürülür İpi çürük olan bir gün üzülür Sarma ile temel tutmaz sonradan Derviş Ali'm eder bir kâr edelim On iki imam meclisine girelim Mülceme Muaviye'ye lânet edelim Dönme ile talip olmaz sonradan" Sözleri Derviş Ali'ye ait olan TRT'nin THM repertuvarındaki türkünün ise: Adı : Geldim şu âlemi ıslah edeyim THM Repertuvar Sıra No : 1469 İnceleme Tarihi : 26.9.1977 Yöresi: Sivas Kaynak kişi : Feyzullah Çınar Derleyen : TRT Derleme Tarihi : Yok Notaya Alan : Nida Tüfekçi olarak kayıtlara geçmiş, sözleri 3 dörtlük, sahibi ise belli değildir. "Geldim şu âlemi ıslah edeyim Özümü meydanda gördüm sonradan Zaman mahlukuna meylimi verdim Sermayemden zarar gördüm sonradan Geldi bizim ele sevdi sevişti Al kadeh ver kadeh doldurdu içti Sadık yârim diye yeminler içti Özü çürük imiş duyduk sonradan Şu zalimin kara kara gözleri Yaramıza yaramadı tuzları İki dinli şu cahilin sözleri Durdukça kâr etti cana sonradan" görülüyor ki; şiir, anlatım ve içerik itibariyle değişmiş, dörtlükler arasında bir kopukluk ve de müthiş bir anlam farklılığı ortaya çıkmıştır. Bu örneğin diğerine göre bir farkı şimdilik herhangi bir kişiye ait olmayışıdır. Ayrıca; "Şu âlemde ıslah olayım dedim" şekliyle başlayan şiir, uydurmasında "Geldim şu âlemi ıslah edeyim" diye başlamaktadır. Biri ıslah olmaya, diğeri ise ıslah etmeye gelmiştir. Ne büyük çelişki… Derviş Ali'nin şiirleri böyle tahribata uğradığı gibi, konu bakımından da başka ozanlara kaynak olmuş. Ozanlar Derviş Ali'nin işlediği konuyu esas alarak şiirler yazmışlar. İşlenen konular belki bir rastlantı, belki de bir naziredir. Bilemiyoruz. Ama Âşık Veysel'in "Ağlayalım Atatürk'e" şiiri incelendiğinde Derviş Ali'nin aşağıdaki şiirini hatırlatıyor. Bu şiirde Veysel'in işlediği konu ağlamak, kullandığı ayak ise can, birden mebusan, akvam, vatan, devran, düşman vb. Derviş Ali'nin işlediği konu da ağlamak… Kullandığı ayakta; aşağı aynı. Ama onun ağlaması Hazreti Ali'ye Veysel'in ağlaması ise Atatürk'edir. Derviş Ali bahsettiğimiz şiirinde şöyle diyor: Birkaç dörtlüğünü örnekleyelim: "Muhammed Feyzullah intikal etti Yedinci kat arşı Rahman ağladı Arşta melaikler yasını tuttu Sekiz cennet huri gılman ağladı Zeynel Abidin'in geldi sırrından İmam Irıza'nın oldu nurundan Arşta Melek yerde insan zarından Eğleniben çarhı devran ağladı Vaktin imamıdır mülkün ayası Erler evliyalar tuttular yası Tarikat ehlinin ehnüması İmam Cafer Sadık erkân ağladı Bin iki yüz de oldu bu sene Derviş Ali'm söyler hem yana yana Kerbelâ Çölü'nde ulu meydana Şehitlerden akan alkan ağladı..." Veysel de "Ağlayalım Atatürk'e" şiirinde şöyle demektedir. "Ağlayalım Atatürk'e Bütün dünya kan ağladı Süleyman olmuştu mülke Geldi ecel can ağladı Fabrikalar icat etti Atalığın ispat etti Varlığın Türk'e terk etti Döndü çark devran ağladı Uzatma Veysel bu sözü Dayanmaz herkesin özü Koruyalım yurdumuzu Dost değil düşman ağladı " Veysel Usta; konuyu ve ayağı tesadüfî işlemiş olabileceği gibi, Derviş Ali'nin örneklediğimiz şiirinden etkilenmiş, onu örnek almış da olabilir. Geçtiğimiz yıllarda Sivas'ta kaybettiğimiz Muhlis Akarsu'nun okuduğu bir türkünün sözleri de yukarıda açıkladığım örnek gibidir. Bu türkü sözlerinde de konu ve ayak işleyişi aynıdır. Muhlis Akarsu'nun okuduğu türkünün sözlerinin Pir Sultan'a ait olduğu son dörtlükteki tapşırmasından anlaşılmaktadır. Ancak bizim araştırmalarımızda türkü sözlerinin Pir Sultan'a ait olduğu tespit edilememiştir. Önce Derviş Ali'nin şiirinden birkaç dörtlük örnekleyelim: "Ali'm Zülfikâr'ı ele alınca Şeriatı tarikatta bulunca Kudüs - şerif Cami'ine girince Temcid ezanı okuyan Ali'dir İmam Zeynel kalbimizde salavat Şah İmam Bakır'dan bulduk muhabbet Cafer'i görünce artıyor firkat Serimi sevdaya salan Ali'dir. Gel hey Derviş Ali'm Hızır üstadım Muhammed Ali'den vardır küşadım Yedi derya gibi artar feryadım İçüp ser çeşmeden kanan Ali'dir" Muhlis Akarsu'nun okuduğu türkünün sözleri ise şöyledir. "Her sabah her sabah seher yelleri Seher yelleriyle esen Ali'dir Muhammed kılavuz mahşer yerinde İslam'ın bayrağın çeken Ali'dir Münkirin kıymeti Hak'tan kesildi Nesimi yüzüldü Mansur asıldı Dünya yetmiş kere doldu boşaldı Dolduran Mevla'dır dolan Ali'dir Abdal Pir Sultan'ım şad olup güldü Kâbe'yi şerif'e bir nida geldi Hak'kın emriyle dört kitap indi Okuyan Muhammed yazan Ali'dir" Üç dörtlük olarak tespit ettiğimiz türkü sözlerine dikkat edilirse işleyiş ve ayak olarak birbirine çok yakın olduğu görülecektir. TRT repertuvarına geçen, sözlerinin de Derviş Ali'ye ait olduğunu bildiğimiz bir başka türkü de Erzincan yöresinden. "Gönül gel seninle muhabbet edelim"dir. Türkünün Adı : Gönül gel seninle muhabbet edelim Repertuvar Sıra No: 3187 Yöresi : Erzincan Kaynak Kişi : Ali Ekber Çiçek Derleyen : Ali Ekber Çiçek Notaya Alan: Can Etili "Gönül gel seninle muhabbet edelim Araya kimseyi alma sevdiğim Ya benim kimim var kime yalvarayım Kaldır kalbindeki karayı gönül Dünya için gül benzini soldurma Haldan bilmeyene halin bildirme Tabip olmayana yaran sardırma Azdırırsın bir gün yarayı gönül Solmazsa dünyada güzeller solmaz Bu dünya fanidir kimseye kalmaz Yalan dolan ile sofuluk olmaz Mümin olan bekler sırayı gönül Derviş Ali'im öğüt verir özüne Gönül lütfeyledi geldi sözüne Azrail konarsa göğsün düzüne O zaman getirin selayı gönül" Türkünün TRT kayıtlarında son dörtlüğü yok ve de okunmamaktadır. Şiirin aslı da elimizde olmayınca TRT deki sözlerle mukayese etme şansımız olmamıştır. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Derviş Ali kaynaklardaki şiirlerinde 11'li hece ölçüsüyle koşma tarzında şiirler söylemiş. Yedili ve sekizli hece ölçüsüne göre yazdığı şiirlere rastlanmamıştır. Yedili sekizli ölçüleri ya hiç kullanmadı, kullandıysa da bize ulaşmadı. Ama bunun yanında aşağıdaki mısralar onun değişik ölçülerde şiirler yazdığının bir kanıtıdır.
"Çiçeklerin serfirazı cümlesinden âlâ nerkis Bağın bahçenin şahpazı hüsnü yek dü bâlâ nerkis Sarıdır çiğdemin donu arzulamış ireyhanı Bülbül sever gülistanı diler ki açıla nerkis Gül açılmayan bahçede bülbül de kaldı feryade Karanfil ile yaylada hub açılmış vâlâ nerkis Hoş severim erguvanı fesleğen canımın canı Arzulamış yasemini hasret dürür güle nerkis Derviş Ali'nin virdinde hayali kaldı derdinde Yalınız düşmüş yurdunda sunulmuştur ele nergis" Sonuç Hayatı hakkında pek bilgi sahibi olmadığımız Derviş Ali, usta bir Alevi-Bektaşi ozanı. 19. yüzyılda yaşamış. Sivaslı-Emlekli olduğu, cemlere katılıp zakirlik yaptığı tahmin edilmektedir. Kaynaklara göre çok az şiiri literatüre geçmiştir. Dileriz ki bundan sonra Derviş Ali daha iyi araştırılır, hayatı hakkında kesin ve net bilgiler elde edilir, bize ulaşan çok az şiirlerine yenileri eklenerek Derviş Ali şiir repertuvarı zenginleştirilir. Şiirlerinden Örnekler Her sabah her sabah sinem bülbülü Öter dertli dertli gör ne sesi var Hûb açılmış lâleri sümbülü Hiç ayrılmaz şu dağların pusu var Embiya evliya Hak'kın misalı Mümin Müslim cümle cennet hayali Yezit dünya için gamlı gussalı Aldırmış dinini gör ne yası var Embiya evliya Hak'kın kuludur Er Evliya Mühammed-ü Ali'dir Dört kapı kırk makam mümin yoludur Münkir münafıkın bun da nesi var Şeriat tarikat iki kardeştir Marifet hakikat ona yoldaştır Dört kapı mümine açılır hoştur Münafığa kuyuları kusu var Yezid'ler efsane sayar ibâdet Bâtın zulümatta yoktur selâmet Derviş Ali çekmez asla kasavet Tâati makbuldür hub binası var *** Derdim Muhammet'ten derman Ali'den Yanıyor yüreğim yara ne dersin İnayet umarım Bektaş Veli'den Yarama bir melhem ura ne dersin Ali Muhammet'ten benim idrakım Evlâdı Resul'e yok şüphe şekkim Cümleden aşağı türabım hakim Benim gibi günahkâra ne dersin Ali Muhammet'tir Muhammet Ali Sırr-ı Mürtaza'dır Bektaş-ı Veli Sevdiği âşığa içirir dolu Ali gibi Hûlaskâra ne dersin Muhammet Ali'ye göz gönül kattım Hicap perdesini aradan attım Cemalin nurunu şahım seyrettim Aşık oldum bu didara ne dersin Derviş Ali'm aşk kitabın dinledim İkrarım Ali'ye yoldaş eyledim Cemalin şehrini seyran eyledim Mısır gibi ulu şara ne dersin *** Kime canım desem canımı alır Böyle bir karalı bahtım var benim Kime iyilik etsem kötülük gelir Ah nideyim kader talihim benim Yelden yanı dulda oldum bilmedi Günden yanı gölge oldum bilmedi İyi dedim kötü demek olmadı Ah neyleyim namus benim ar benim Derviş Ali'm ey'dur dostundur kimler Atını nallamış peşimdekiler İdamıma karar verse hâkimler Dilim dursa cesedim der yâr benim *** Bir kişi pirimin yüzünü görse Ay ile gün yüzün görmüş gibidir Eğilse ayağına yüzünü sürse Yetmiş kez Kâbe'ye varmış gibidir Az az baksa baksa yine yürüse Kalbindeki kin ile kibir var ise Bir kişi ikrarın inkâr olursa İblise temessük vermiş gibidir Bu yola gidemez asla bir nâşi Anın dostu andan ayrılmaz başı İkrarına kast eylese bir kişi Hak'kın hazinesin yarmış gibidir Biz de varsak imamların yoluna Karışalım gerçeklerin sırrına Kişi günahını almazsa eline Şeytanın dârına durmuş gibidir Derviş Ali'm eder rızaya gelse Gerçekler bâbını arasa bulsa Bir mümin kızını Yezit'e verse Yetmiş bin evliya kırmış gibidir Kaynakça • Vasfi Mahir Kocatürk : Tekke Şiiri Antolojisi. Edebiyat Yayınevi, Ayyıldız Matbaası, Ankara 1968. • İsmail Özmen: Alevi - Bektaşi Şiirleri Antolojisi (19 Yüzyıl 4. Cilt). Saypa Yayınları, Ankara 1995. • Cahit Öztelli: Bektaşi Gülleri -Bektaşi-Alevi şiirleri Antolojisi. Milliyet Yayınları: Türk Klasikleri Dizisi 10, Murat Matbaası, İstanbul 1973. Notlar [1] Bu şiir TRT de prodüktör Ahmet Mortaş arşivinden tespit edilerek ilk defa yayınlanmıştır. Halil atılgan yazısından alıntıdır |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 1987
Mesajlar: 7
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Yönetim tarafından silinmiştir.
#NervouS! |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nefes Harceyleme
Nefes harceyleme salma araya Bir özün bilmeze bildiremezsin Müşteri olmadan gelip geçene Gel al demeyinen aldıramazsın Ne güzel kapıdır görünen kapı Ordan gelir geçer kulların hepi Yüzbin emek çeksen yapılmaz yapı Kumdan duvar örme kaldıramazsın Derviş Alim derki koyman hayını Herkes beğenmiştir kendi huyunu Dibi delik kaba hakkın suyunu Taşıyıp yorulma dolduramazsın
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma... varsın ateşin suskunlukla beslensin benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik.. ______içinden geldiği gibi yaşamalısın "herşeyi".. KıZıL DeLi
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ta ezelden meyil verdik bu sırra
Mayası Hak'dandır boyandık nura Arşdan yüz dört kitab inince yere Kur'an Muhammed'e inen Ali'dir Ali'm Zülfikar'ı ele alınca Şeriatı tarikatta bulunca Kudüs-Şerif cami'ine girince Temcid ezanı okuyan Ali'dir Şems ü Kamer zuhur etti cihane Sofu yoktur tuttuğu iş bahane Yarın varılınca ulu divane Divanda suçunu soran Ali'dir Kim getürdü muvafıkı cemine La'net olsun ol Yezid'in şanına Taliblik etmedi kerem Kanına Yezid'i dergahdan süren Ali'dir Dergaha akıyor pınarın başı Alnında yıldızı tuğradır başı İmam Hasan on iki imamlar başı Güneş Hüseyn dersin veren Ali'dir İmam Zeynal kalbimizde salavat Şah imam Bakır'dan bulduk mahabbet Ca'fer'i görünce artıyor firkat Serimi sevdaya salan Ali'dir Kazım-ı Musa Rıza'ya varalım Taki Naki Askeri'yi görelim On iki imamlara yüzler sürelim İmamları candan seven Ali'dir Hasan Askeri'nin açıldı bahtı Doksan bin erle kıla hucceti Menşurun sahibi Muhammed Mehdi Kıyamda yarasın saran Ali'dir İsa peygamberim Şam'a girince Yer ve gök titredi Ali gelince Ali'm Zülfikar'ı ele alınca Yezid'i bölük bölük eden Ali'dir Gel hey Derviş Ali'm Hızır üstadım Muhammed Ali'den vardır küşadım Yedi derya gibi artar feryadım İçüp serçeşmeden kanan Ali'dir |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ala Gözlü Nazlı Pirim
Ala Gözlü Nazlı Pirim Gönül Senin Pervendedir Ben Severim Sen Kaçarsın İman Senin Nerendedir Sultanım Ali Lokmanım Ali Rehberim Ali Yetiş Ya Ali Derviş Alim Der Övdüğüm Aşkın Hayalin Kurduğum Suç Benim Değil Sevdiğim Sana Meyil Verendedir |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Erenler, Veliler, Kırklar, Yediler
On iki imamlar kurbanıyız biz Okundu tekbiri, durduk kıbleye On iki imamlar kurbanıyız biz Şahım sen kimseye bulma bahane Bir zaman söylensin iki cihane Rıza lokmasını ulu divane On iki imamlar kurbanıyız biz Anamız Meryem'dir, atamız Cibril Nefesten zahirdir hükmüne kail Bizi şaha kurban etti Azrail On iki imamlar kurbanıyız biz Yedi kerre yünceğizim kırptılar İbrahim'in sürüsüne kattılar Etimi de pare pare ettiler On iki imamlar kurbanıyız biz Kurbanlık koç ile bile yıkandım Feriştehler çaldı, ben de sayıldım Kırklar makamında ben de doyuldum On iki imamlar kurbanıyız biz Derviş Ali' im, kanın na-haka dökme El ne derse desin, sen ana bakma Şah yürümedikçe postundan çıkma On iki imamlar kurbanıyız biz |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||