Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 04-17-2011, 19:50   #1
...baskoylu...
...
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2175
Mesajlar: 511
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1193
Thanked 840 Times in 368 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 5
REP Seviyesi : baskoylu is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart Dunya`da Gonul Iktidarligini Surduren Halk, Alevi Halkidir.

Gönül iktidarını yaşatanlar, Aleviler

Anadolu toraklarına aleviler, ne zaman geldi tam belli değildir. Bu topraklarda binlerce, yüz binlerce yıldır insanlar bir arada yaşamakta ve siyasetin dengeleri içinde iktidar mücadelesi yapmaktadırlar. Dışarıdan gelenler de bu siyasetin parçası olmuşlardır. İster gönüllü gelin, ister zorunlu, bu topraklar her geleni içine katmış, kendisine benzetmiştir. Siyaset, bir anlamda; var olan kültürün içine yeni gelenleri kucaklamak ve kendisine benzetmek sanatıdır.


Aleviler, Anadolu toraklarında görülmesi başlangıçta Doğu Roma imparatorluğunu rahatsız etmiştir, çünkü bu topraklara savaşlar ile değil, dervişleri ile gelmişlerdir. Dervişler, gittikleri yerde kendilerine yaşam alanı yaratmış, bu yaratılan yaşam alanı içinde dini merkezlerini kurmuşlardır.



Yaşam alanı yaratanlar, Anadolu topraklarını kendilerine benzetmeye başlarken, kendileri de o kültürün güzelliklerinden yararlanmış ve içselleştirmişlerdir. Alevilik o yüzden Anadolu topraklarına özgü bir inanç biçimidir. Başkaları ne derse dersin; Anadolu kokar, konuşur…

Zaman içinde, Hıristiyanlar ile birlikte ortak yaşam Alevilerin lehine bozulacaktır, Alevilik bir Anadolu yaşam kültürünün öteki adı olacak ve çoğunluk olacaktır, çoğunluk olduğunda bile iktidar mücadelesi yapmayacaktır. Devlet iktidarı yerine, gönüllerin iktidarı mücadelesi yapmaya devam edecektir. O yüzden aleviler ortak (ile bir arda) yaşayanlar arasında çatışma yoktur, aleviler devlet ile de çatışmaya girmemiştir. Bütün sorunlarını içlerinde çözmüşlerdir. Kısaca, Alevilik içine kapalı yeni bir dünyanın öteki adıdır. Anadolu topraklarına gelen, Anadolulu olmuş bir kültürdür.

Aleviler kendi aralarında söz, türkü, deyiş, semah, gönül ile anlaşmış, dilin rengini önemsememişlerdir. Alevi; Kürtçe, Türkçe, Arapça, Farsça… belki de başka dilerlide konuşan bir inanç birliği olmuş çıkmıştır. Alevilik yaşam biçimdir, içine giren onun kurallarına gönüllü uyar.

Anadolu topraklarında, Doğu Roma İmparatorluğu yerini Anadolu Selçuklu Devleti alırken bile, iktidar tercihini yapmamıştır. O dönemde çoğunluk olan aleviler, iktidara gelmek için ne birlik kurmuş, ne de iktidar mücadelesi içinde olmuştur, o dönemden gelen sözler, destanlar; Alevilerin gönül iktidarını anlatır, Ali sevgisini, insanlığı yüceltmeyi sürdürür. Doğru Roma İmparatorluk topraklarında da aleviler yaşar, Selçuklu topraklarında da. İktidarın kim olduğu önemli değildir.

Ne yazık ki, Anadolu Selçuklu Devleti yıkılışına yakın bir zaman diliminde, Konya merkezli hükümet, çoğunluk olan Alevileri kendi iktidarı için tehlike olarak görmüş ve saldırmıştır. Büyük bir Alevi soykırımı yaşatarak Alevileri Anadolu topraklarında azınlık yapmaya çalışmıştır. Bu toprakların rengi olan aleviler, kendilerini korumuşlardır, saldıranların yerleşim yerine saldırı yapmamışlardır, saldırdıklarına dair hiçbir yerde kayıt yoktur, hiçbir sözde yoktur. Aleviler öç almazlar, savunurlar sadece kendilerini. Üstlerine gelen düzenli orduyu yenerler, yenilenler önüne gelen alevi köylerini, Alevilerin evlerini yakarlar yıkarlar ve büyük bir soykırım gerçekleştirirler. Soykırımı gerçekleştirenleri ise dışarıdan gelen Hunlar yok eder en kısa zamanda. Bu topraklarda kim soykırım yapmışsa, iktidarda uzun yaşayamazlar, yok olurlar! Anadolu Selçuklu devleti de yok olmuştur, arkasına kandan oluşan bir deniz bırakarak.

Çoğunluk olanlar azınlık olmuş gibidir ama Alevilik kendisini korur geliştirir. Bu korumanın artık bir yeni önderi varır. Hacıbektaş-ı Veli. Soykırımdan kendisi kurtulmuş, kardeşi Menteşe savaşta şehit düşmüştür. Soykırımdan kurtulanları toplayan, geliştiren ve yeniden hayat veren Hacıbektaş’dır.

Eline, diline, beline sahip ol der yandaşlarına, gönül birliktelerine. O her dilden konuşur, 72 milleti tek görür, çünkü en güzel konuşma, gönül konuşmasıdır. Okunacak en büyük kitap insandır ve insanı yüceltmeye devam eder. Onun dili; Türkçedir, Kürtçedir, Farsçadır, Arapçadır. O, o topraklarda konuşulan her dili konuşur, kimse diyemez ki, komşusu olan Ermeni, Rum dillerini konuşmadığını, onlar ile ortak yaşamış, onlar ile birlikte ezilmiştir. Ezilmişler ile birlikte birilik olmuş, en kötü zamanlarında yanlarında olmuştur. Kıtlıkta; hem buğday dağıtmış, hem akıl, hem de nefes… Yunus Emre o kıtlığın ortasında doğan yeni bir güneştir, Anadolu toprağında kan ile sulanmış çağda. O, barışı, güzelliği, yaşamı dillendirmiş, Hacıbektaş’ın verdiği nefes ile... Abdal Musa’nın güzelliği ile…

Anadolu beyliklerden oluşan devlet sürecini, Osmanlı ile birlikte yeni bir pencere açılmıştır. Açılan pencereden bakan ve kapısından giren Alevilerdir. Aleviler; balkanlara, Avrupa’ya giden ilk dervişlerdir. O dervişler, yeni kurulan devlete zemin hazırlamış, onların açtığı yoldan yeni devlet gitmiştir. Yeni kurulan devlet, bir Anadolu devleti değil, balkan devleti olarak yaşamayı tercih etmiştir ve Anadolu, yüzlerce yıl sürecek karanlık bir döneme girecektir. İktidar mücadelesi, Anadolu şehirlerinde bulunana şehzadeler arasında olurken, Anadolu toprağı Hacıbektaş’ın öğrencileri tarafından, devlete muhtaç olmadan yaşamayı sürdürmüşler ki, ne zaman Osmanlı yüzünü İran’a döndü, Şah İsmail’i düşman gördü o güne kadar. Şah İsmail önemli bir alevi şairidir. Hatayi’dir. Şiirleri dilden diledir, Pir Sultan’dır Anadolu’nun. Onun aleviler arasında yaygınlaşmasını, devlet iktidarı için tehlike olarak gören Osmanlı padişahı, tıpkı devamı olduğu Anadolu Selçuklu Devleti iktidarı gibi bir alevi kıyımı başlatmıştır. Alevilerin kanları, yine dereleri doldurmuş, ırmakların rengini değiştirmiştir. Savaşmayan aleviler, dağların doruklarına çekilmiştir. Ferman padişahın ise, dağlar bizimdir derler ve orada yaşarlar. O kıyımdan beri aleviler dağlardan, dağ eteklerinden inmemişlerdir. Güvenmezler devlete ve devleti yönetenlere. Çünkü devlet, hep kıyım ile gelmiştir onarla.

Alevilerin dergahları yoktur şehirlerde, dergahları kartal yuvası gibidir, ulaşılmazdır. Ulaşanlar ise mutludur orada. Şehirlerde Bektaşiler yer alır, onlardır aleviler ile iktidar arasında ki köprü. Bektaşilerin dergahları şehirlerde kurulur ama alevi o dergaha yolu düşmüşse demlenir, ama içinde alevi kimliği ile yoktur. Çünkü alevi dedesinin gölgesisidir, babanın nefesini dinler. Baba bektaşidir. Babalık kurumunu kuran bir Osmanlı devşirmesi olan Balım Sultandır. Balkanlardan gelir, dervişlerin kaynağını arayan bir gönül güzelidir. O kaynağın Hacıbektaş’da olduğunu görür, dergahı çeviren surlardan girmiş, artık oradan ayrılmamıştır. Balkanların gönül örgütlenmesini bu yeni gelen güneş yapacaktır. Güllü baba, Derviş baba, Kul Hikmet… Nice gönül güzeli yetişecektir onun ocağından. Alevilik iki ayrı kolu varmış gibidir, biri şehirli olan Bektaşilik, öteki dağları mekan tutan Alevilik.

Aleviler devlet iktidarından uzak durmuş, dağa sığınan mağdurları da kucaklamıştır. Osmanlı yıkılırken, tıpkı Anadolu Selçuklu devleti gibi davranmış ve bu sefer Ermenileri kıyıma uğratmıştır. Ermenileri kıyıma uğratanda çok yakın zaman diliminde yok olacaktır, tıpkı içinden çıktığı Anadolu devleti gibi.

Anadolu sürekliği olan bir tarihi çizgi izler, yıkılan yerine yenisi kurulur. Yenisi, yıkılanın içinden çıkar. Cumhuriyet devleti de Osmanlı külleri içinden doğmuştur, onun devamıdır. Osmanlı devlet anlayışı, yeni devlet anlayışıdır, bu sefer Aleviliği yasal olarak yok etmiştir, (Osmanlı’da Alevilik resmi olarak yok sayılmamıştır) dağ eteklerinde olan dergahları yasalar ile kapattırılmıştır, hiçbir devletin yapmadığını yasal olarak yapmaya girişmiştir. Ebu Suud, Osmanlı rejimi altında “Kızılbaşların katli vaciptir” diye ferman çıkarmıştı. O, o dönemde Alevilerin katliamını meşrulaştırmak istemişti, yeni kurulan devlet ise, tek millet, tek dil, tek din, tek mezhep yaratmak için bir anlamda bu fetvayı hayata geçirmiştir. Yeni katliam silah ile değil, eğitim ile yapılacaktır. Bugün dahi bu ülkenin başbakanı Ebu Suud’u rahmet ile anmaya devam etmektedir, dillerinde övgü eksik olmaz.

Cumhuriyetin ilk meclisinde alevi dedeleri yer almıştır, zaman içinde bu dedelerin yeri meclis değil, sürgün ve hapishaneler olmuştur. Dersim’de, Koçgride bulunan alevi dedeleri, yakınları ve izleyenlerinin kanları ile derlerin rengi değiştirilmiş, uçurumların kenarlarında binlerce alevinin cansız vücudu durur olmuştur. Yeni devlette, alevi düşmanıdır, Alevi’yi yok etmek için her yolu deneyecektir. Geçmişten ders alarak içten yok etmek için kolları sıvamıştır, dost gibi gözükerek, içinden taraftar toplayarak bunu yapmaya başlamıştır, bir çok anlamda da başarılı olmuştur.

Aleviler bu saldırılar karşısında yine dağları mekan eylemişlerdir, cumhuriyetin rejimine gönülsüz katılmışlardır, dağlar yeni ekonomik ilişliler içinde Alevileri besleyemez olmuş ve zorunlu bir şehre doğru göç yaşanmıştır. Bu göç yeni dengelerin oluşmasına sebep olmuştur. Gönül sultanı olanlar, mütevazı olarak geldikleri şehirlerde zaman içinde çoğunluluğun nüfusuna erişmişlerdir.

Cumhuriyetin kuruluşunu gerçekleştiren partiye sarılmalarının tek sebebi, Demokrat Partinin kurmuş olduğu ittifaktır. DP Alevileri karşısına almıştır, iktidar mücadelesi içinde. O yüzden aleviler, gönülsüz de olsa CHP ile ittifak kurmuş ve o günden beri bu ittifakı korumuşlardır. CHP içinde de Alevilerin iktidar hırsı yoktur, o yüzden bugüne kadar bir tek alevi CHP başkanı olmak için mücadele etmemiştir. Bugünkü başkan, mücadelesi ile değil, onu o koltuğa itmeleri sayesinde oturmuştur.

Aleviler için önemli olan, gönül iktidarını yüceleştirmek, gönül birlikteliğini Cem’ler ile yaymak, yaşatmaktır. Semah’ın dilinde olduğu gibi, insanı yücelten bir anlayışı yaşatırlar. Şehirleşen aleviler, dağlardaki dergahların yerine şehirlerde Cem Evlerini kuruyorlar. Tarihte ilk defa Bektaşilerin dışında aleviler dergahlarını oluşturuyorlar, Cem Evleri adı altında.

Aleviler binlerce yıldır dağları mesken etmenin dışında şehirlerde kendilerini açıkça göstermeye başlamışlardır. Şehirleşen aleviler, yeni süreçte yeni çizgileri ile kendilerini ifade etmek için araçlar oluşturmaya ve kendilerine yaşam alanı yaratmaya devam etmektedirler.

İsmail Cem ÖZKAN.
baskoylu isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to baskoylu For This Useful Post:
karan (04-18-2011), Mananali (04-18-2011)

Alt 04-18-2011, 11:29   #2
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Konuya kendimce bakmak istedim,
Yazının bazı yerlerine takıldım,
Yazı içinde izeh edeyim.
Yazarında eline sağlık,
Alinti:
baskoylu Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Gönül iktidarını yaşatanlar, Aleviler

Anadolu topraklarına aleviler, ne zaman geldi tam belli değildir. Bu topraklarda binlerce, yüz binlerce yıldır insanlar bir arada yaşamakta
Bu yaşayanlar alevi mi? yoksa normal insan mı?
Ve Anadolu da insanlık tarihi 100.000 yıl öncesine varmadığını biliyoruz, en eskii kayıtlar 5-10 bin yıl arasındadır.
Bu anadoluda bulunan halka, halklara ne deniyordu.

ve siyasetin dengeleri içinde iktidar mücadelesi yapmaktadırlar. Dışarıdan gelenler de bu siyasetin parçası olmuşlardır. İster gönüllü gelin, ister zorunlu, bu topraklar her geleni içine katmış, kendisine benzetmiştir. Siyaset, bir anlamda; var olan kültürün içine yeni gelenleri kucaklamak ve kendisine benzetmek sanatıdır.
Bu gelenler kimlerdi, eskilerin adı neydi, öncekilr nasıldı da, gelenler onlara benzedi, gelnelr barbarmıydı.?

Aleviler, Anadolu toraklarında görülmesi başlangıçta Doğu Roma imparatorluğunu rahatsız etmiştir, çünkü bu topraklara savaşlar ile değil, dervişleri ile gelmişlerdir. Dervişler, gittikleri yerde kendilerine yaşam alanı yaratmış, bu yaratılan yaşam alanı içinde dini merkezlerini kurmuşlardır.
Bu söze gre Aleviler anadoluya doğu romalılar döneminde gelmişler , yani ne zaman geldikleri bilinmekte,Peki bu gelenler, dervişler kimlerdi, bunlara ne diyorardı, roma neyinden rahatsız olmuştu bunların, dini merkezlerini nerelere kurmuşlardı,


Yaşam alanı yaratanlar, Anadolu topraklarını kendilerine benzetmeye başlarken,
Bakın bu yukarıdaki söze çelişkili, Yukarıda yazarımız der ki; anadolu gelnelri kendine benzetti, burada da der ki; gelenler Anadolu dakileri kenine benzetti,
Kim bu gelnelr belli değil, Aleviler diye bir IRK mı? var.

kendileri de o kültürün güzelliklerinden yararlanmış ve içselleştirmişlerdir. Alevilik o yüzden Anadolu topraklarına özgü bir inanç biçimidir. Başkaları ne derse dersin; Anadolu kokar, konuşur…
Nasıl yani, Aleviler Anadoluya geliyorlar, Anadoluyu kendilerine benzetiyorlar, amma nasıl Anadolulu oluyor, geldikleri yerin kokuları ne oldu.

Zaman içinde, Hıristiyanlar ile birlikte ortak yaşam Alevilerin lehine bozulacaktır,

Burdan anlıyoruz, Anadolu'da hıristiyanlar varmış, gelenler alevi (!) Ancak bu hıristiyanlar sanırım topluca Alevi olmaktalar, Aleviler lehine çoğalma olduğuna göre, ancak bu alevi topluluğun adı ne belli değil,
Alevilik bir Anadolu yaşam kültürünün öteki adı olacak ve çoğunluk olacaktır,
EE, Aleiler Dergah kurmakta, İNANC boyutu ne olacak, Çoğunluk olunca, roma da Alevi olmalı
çoğunluk olduğunda bile iktidar mücadelesi yapmayacaktır. Devlet iktidarı yerine, gönüllerin iktidarı mücadelesi yapmaya devam edecektir. O yüzden aleviler ortak (ile bir arda) yaşayanlar arasında çatışma yoktur,
Tamam çatışma yoktur diyeceğizde, Bu alevilere doğu romalılıar ne diyordu, bu aleviler kimlerdi, Pir leri, Mürşitleri kimlerdi, hangi bölgede çoğunluk oldular.
aleviler devlet ile de çatışmaya girmemiştir. Bütün sorunlarını içlerinde çözmüşlerdir. Kısaca, Alevilik içine kapalı yeni bir dünyanın öteki adıdır. Anadolu topraklarına gelen, Anadolulu olmuş bir kültürdür.
Bir diğer konu, bu söylemlere göre, Doğu roma da inanç serbestliği vardı, Romalılar halklarının inançlarına karışmıyorlardı,o nedenle de devletle alevilerin ( kimse bu aleviler) inan ve ibadetlerine bir şey demiyordu, onlarla devlet rahat, rahat geçiniyordu,.
Hırıistiyan Romalılar, kendi dinleri dışındailere ses çıkarmıyorlardı, anlamalıyız,
Oysa Tarih bize aksini söylemekte, M.S. 4 yy da, İznik toplantısı sonra Devletin dini Hırıitiyanlık oluyor ve zorla Anadoluda ve romanın hüküm sürdüğü yerde herkes hırıstiyanlaştırılıyor, olmayanlar öldürülüyor, katlediliyor, hatta, yarı hırıstiyan,manihistler, Pavlukenler, boligonlar vs.ler bile katlediliyordu.
Bunda bir çelişki var, Yani Romalılar öyle serbest bir inançlı devlet değildi, hıristiyanlık devlet dini idi, ve olmayanlar katlediliyordu.
bu çelişki nasıl izah edilir.

Aleviler kendi aralarında söz, türkü, deyiş, semah, gönül ile anlaşmış, dilin rengini önemsememişlerdir.
Evet, önemsemişlerdi de, bunun tarihi dönemi nedir, Romalılardamı olmuştu, nedir, muamma olmuş konu
Alevi; Kürtçe, Türkçe, Arapça, Farsça… belki de başka dilerlide konuşan bir inanç birliği olmuş çıkmıştır. Alevilik yaşam biçimdir, içine giren onun kurallarına gönüllü uyar.
Burada başka bir şey daha öğreniyoruz. anadoluya gelen aleviler, tek bir topluluk değiller, içlerinde, Türk, Kürt,Arap,fars lardan olanlar Anadoluya gelmişler, kendilerine yaşam alanları bulmuşlar, böyle mi diyeceğiz, Çelişkili.
Anadolu topraklarında, Doğu Roma İmparatorluğu yerini Anadolu Selçuklu Devleti alırken bile, iktidar tercihini yapmamıştır.
Nasıl yani, Rmalılar, bakın aleviler biz gidiyoruz, buralardan usandık, vazgeçtik, gelin size devredelim bu yerleri alın güle güle kullanın dediler, Amma bu aleviler, (Türk,Kürt,Arap,FArs) bunu kabul etmediler.
Yok biz istemzük, sen onu şoorda Anadoluda kurulan Selcuklular var, onlar ver, onlar devletcidir, bize devlet gerekmez mi? dediler, Hiç akla yatkın değil.

O dönemde çoğunluk olan aleviler, iktidara gelmek için ne birlik kurmuş, ne de iktidar mücadelesi içinde olmuştur,
Bu çokluk konusunda delili nedir yazarın, elinde sayım tutanakları mı? var,Niye ALEVİLER İKTİDAR olmasın, sebebi ne,
o dönemden gelen sözler, destanlar; Alevilerin gönül iktidarını anlatır, Ali sevgisini, insanlığı yüceltmeyi sürdürür. Doğru Roma İmparatorluk topraklarında da aleviler yaşar,
İşte bütün mesele bu, Kim bu aleviler, romanın hangi mevkisinde yaşamaktlar, bunlar muamma,
Selçuklu topraklarında da. İktidarın kim olduğu önemli değildir.
Niye önemli olmasın, aleviler öyle saf inasanlar mı?
Ne yazık ki, Anadolu Selçuklu Devleti yıkılışına yakın bir zaman diliminde, Konya merkezli hükümet, çoğunluk olan Alevileri kendi iktidarı için tehlike olarak görmüş ve saldırmıştır.
Niye savaşsın ki, aleviler devletci değil, devletle işleri de yok, niye savasınar, Selcukluların saldırdığı aleviler kimler,
Büyük bir Alevi soykırımı yaşatarak Alevileri Anadolu topraklarında azınlık yapmaya çalışmıştır.
Mesela hangi bölgedeki alevileri kırmışlardır, Soy kırımı yaptıkları kimlerdir, Alevilk diye bir etnisite mi? var, yoksa bunlar Türk,kürt,Arap,Fars da selcuklular hepsini mi? katlettiler. nedir konu boşlukta kalmış.
Bu toprakların rengi olan aleviler,
Hangi Renk, İnanç mı? ne?
kendilerini korumuşlardır, saldıranların yerleşim yerine saldırı yapmamışlardır,
Ya, Ne safmış bu Aleviler yaw,
saldırdıklarına dair hiçbir yerde kayıt yoktur, hiçbir sözde yoktur.
yazar, Anlattığı olayın adını bile yazmamış, ilgiç, buna ne denir bilmiyorum, Tarihsel olarak verilerden uzak bir anlatım.
anılan olay, BABAİ yürüyüşü, Bu yürüyüş, Selcukluların saldırısı değil, Babailerin, yani Alevilerin, Erenlerin savaşıdır, Saldırısıdır, Babailer, Mardin'den yürüyüşe geçmişlerdir, Mardin Artuklular devletinin, beyliğinin sınırları içindedir.
Ve Selcukluyu önceleri darmadağın etmişerdir, Can alıp, Can vermişlerdir,
Yazar alevilere KEŞİŞ muamelesi yapmakta, delil yoktur bu yoktur demekte,
Her önüne gelen bişey yazmakta, ayıp, Bu tarih bizim,

Aleviler öç almazlar, savunurlar sadece kendilerini. Üstlerine gelen düzenli orduyu yenerler, yenilenler önüne gelen alevi köylerini, Alevilerin evlerini yakarlar yıkarlar ve büyük bir soykırım gerçekleştirirler.
Kimdir bu soykırıma uğrayanlar,
Soykırımı gerçekleştirenleri ise dışarıdan gelen Hunlar yok eder en kısa zamanda.
Alla, allah , bu HUN'LAR kimlerdir, ilginç bir bilgi, yani Türkler gelmişler ve Selçukluları, yani diğer Türkleri katletmişler,
Sakın bu gelenler MOĞULLAR olmasın, Cengiz Han olmasın, Tarihden de yoksun yazarımız.
Ve Aleviler ÖÇ alıcıdır,
Babiler Amasya ya geldiklerinde Baba İlyas (Resul)'un katledikdiğini öğrendiklerinde taş üstünde taş koymadılar, niye öç almasınlar, bu nasıl alevi ve tarihini bilirliliktir , anlamadım.

Bu topraklarda kim soykırım yapmışsa, iktidarda uzun yaşayamazlar, yok olurlar! Anadolu Selçuklu devleti de yok olmuştur, arkasına kandan oluşan bir deniz bırakarak.
İlginç, Bu hunlulara ne oldu ki, yazarımız bunu yazmamış.
Çoğunluk olanlar azınlık olmuş gibidir ama Alevilik kendisini korur geliştirir. Bu korumanın artık bir yeni önderi varır. Hacıbektaş-ı Veli. Soykırımdan kendisi kurtulmuş, kardeşi Menteşe savaşta şehit düşmüştür. Soykırımdan kurtulanları toplayan, geliştiren ve yeniden hayat veren Hacıbektaş’dır.
Hımm, Babilerin talibi H.Bektaş.
Eline, diline, beline sahip ol der yandaşlarına, gönül birliktelerine. O her dilden konuşur, 72 milleti tek görür, çünkü en güzel konuşma, gönül konuşmasıdır. Okunacak en büyük kitap insandır ve insanı yüceltmeye devam eder. Onun dili; Türkçedir, Kürtçedir, Farsçadır, Arapçadır.
Tarih bize Hünkar'ın tek dil konuştuğunu söyler, o da Türkcedir, ve Yunus ve onun halifeleri hep Türkce derler.
O, o topraklarda konuşulan her dili konuşur, kimse diyemez ki, komşusu olan Ermeni, Rum dillerini konuşmadığını, onlar ile ortak yaşamış, onlar ile birlikte ezilmiştir. Ezilmişler ile birlikte birilik olmuş, en kötü zamanlarında yanlarında olmuştur. Kıtlıkta; hem buğday dağıtmış, hem akıl, hem de nefes… Yunus Emre o kıtlığın ortasında doğan yeni bir güneştir, Anadolu toprağında kan ile sulanmış çağda. O, barışı, güzelliği, yaşamı dillendirmiş, Hacıbektaş’ın verdiği nefes ile... Abdal Musa’nın güzelliği ile…

Anadolu beyliklerden oluşan devlet sürecini, Osmanlı ile birlikte yeni bir pencere açılmıştır. Açılan pencereden bakan ve kapısından giren Alevilerdir. Aleviler; balkanlara, Avrupa’ya giden ilk dervişlerdir. O dervişler, yeni kurulan devlete zemin hazırlamış, onların açtığı yoldan yeni devlet gitmiştir.
Kimdir bu Dervişler, Niye Osmanlıya zemin hazırlasınlar,
Yeni kurulan devlet, bir Anadolu devleti değil, balkan devleti olarak yaşamayı tercih etmiştir ve Anadolu, yüzlerce yıl sürecek karanlık bir döneme girecektir. İktidar mücadelesi, Anadolu şehirlerinde bulunana şehzadeler arasında olurken, Anadolu toprağı Hacıbektaş’ın öğrencileri tarafından, devlete muhtaç olmadan yaşamayı sürdürmüşler ki, ne zaman Osmanlı yüzünü İran’a döndü, Şah İsmail’i düşman gördü o güne kadar. Şah İsmail önemli bir alevi şairidir.
Şair denmez ona HAKK AŞIĞI denir.
Hatayi’dir. Şiirleri dilden diledir, Pir Sultan’dır Anadolu’nun. Onun aleviler arasında yaygınlaşmasını, devlet iktidarı için tehlike olarak gören Osmanlı padişahı, tıpkı devamı olduğu Anadolu Selçuklu Devleti iktidarı gibi bir alevi kıyımı başlatmıştır.
Alevilerin kanları, yine dereleri doldurmuş, ırmakların rengini değiştirmiştir. Savaşmayan aleviler, dağların doruklarına çekilmiştir.
Nerden çıkarmaktasınız, Alevilerin savaşmadığını, ne alaka, Şah Kulu, Nur ali (Halife), Şah Kalender, Şah Veli, Celali isyan ve savaşarı nelerdir, aleviler oturdu bön, bön baktımı yapmayın bunları,
Aleviler savaşıştır, Osmanlıyı harap etmişlerdi, sonunda yenilselerde omanlyı meşgul etmişlerdir, bir çok kereler Sadrazamları dahil donanımlı ordularını yenmişlerdir. dağa falanda kaçmamışlardır. Alevilerde kıyım yapmışlardır, ganimet almışlardır,
Kaynaksız, delilsiz yazılar yazmaktalar, okuyannlar sorarlar insna, ya aleviler bu kardar telimiyetciydi de bu güne nasıl geldiler, Nasıl alevi kaldılar, nasıl yol sürdüler demez mi?

Ferman padişahın ise, dağlar bizimdir derler ve orada yaşarlar. O kıyımdan beri aleviler dağlardan, dağ eteklerinden inmemişlerdir. Güvenmezler devlete ve devleti yönetenlere. Çünkü devlet, hep kıyım ile gelmiştir onarla.
Evet, Dağda yaşayan Alevilerde vardır, Ancak Alevilerden ovada, düzlükte yaşayanlarda vardır,
Alevilerin dergahları yoktur şehirlerde, dergahları kartal yuvası gibidir, ulaşılmazdır.
Mesela bu ulaşılamayan dergah, kartal yuvası neresidir.
Ulaşanlar ise mutludur orada. Şehirlerde Bektaşiler yer alır, onlardır aleviler ile iktidar arasında ki köprü. Bektaşilerin dergahları şehirlerde kurulur ama alevi o dergaha yolu düşmüşse demlenir,
Ya Bektaşi drgahları, şehirde kiler, MEYHANE mi? DEMLENSİNLER, BU NASIL BAKIŞ AÇISI, DELİLİNİZ NE?
ama içinde alevi kimliği ile yoktur.
nE KİMLİĞİ VARDIR.
Çünkü alevi dedesinin gölgesisidir, babanın nefesini dinler. Baba bektaşidir. Babalık kurumunu kuran bir Osmanlı devşirmesi olan Balım Sultandır. Balkanlardan gelir, dervişlerin kaynağını arayan bir gönül güzelidir. O kaynağın Hacıbektaş’da olduğunu görür, dergahı çeviren surlardan girmiş, artık oradan ayrılmamıştır.
Balım sultan'ın Devşirme olduğuna dair delinin nedir, Alevilikde Atama mı? olur, Ve o dönemde Hacı Bektaş Dergahı hangi Devletin sınırları içindedir, bilir misin, Tarihden ve Alevilikden soyuk olanların yazıları böyle olur ne diyelim.
Balkanların gönül örgütlenmesini bu yeni gelen güneş yapacaktır. Güllü baba, Derviş baba, Kul Hikmet…
Kul Hİmmet, Alamus'ludur, Balkanlarda işi ne.
Nice gönül güzeli yetişecektir onun ocağından. Alevilik iki ayrı kolu varmış gibidir, biri şehirli olan Bektaşilik, öteki dağları mekan tutan Alevilik.
Yani,Bektaşilikle, Alevilik hep gönüllere hizmet etimiştir diyebiliriz değil mi?
Aleviler devlet iktidarından uzak durmuş, dağa sığınan mağdurları da kucaklamıştır. Osmanlı yıkılırken, tıpkı Anadolu Selçuklu devleti gibi davranmış ve bu sefer Ermenileri kıyıma uğratmıştır. Ermenileri kıyıma uğratanda çok yakın zaman diliminde yok olacaktır, tıpkı içinden çıktığı Anadolu devleti gibi.

Anadolu sürekliği olan bir tarihi çizgi izler, yıkılan yerine yenisi kurulur. Yenisi, yıkılanın içinden çıkar. Cumhuriyet devleti de Osmanlı külleri içinden doğmuştur, onun devamıdır. Osmanlı devlet anlayışı, yeni devlet anlayışıdır, bu sefer Aleviliği yasal olarak yok etmiştir, (Osmanlı’da Alevilik resmi olarak yok sayılmamıştır) dağ eteklerinde olan dergahları yasalar ile kapattırılmıştır, hiçbir devletin yapmadığını yasal olarak yapmaya girişmiştir. Ebu Suud, Osmanlı rejimi altında “Kızılbaşların katli vaciptir” diye ferman çıkarmıştı. O, o dönemde Alevilerin katliamını meşrulaştırmak istemişti, yeni kurulan devlet ise, tek millet, tek dil, tek din, tek mezhep yaratmak için bir anlamda bu fetvayı hayata geçirmiştir. Yeni katliam silah ile değil, eğitim ile yapılacaktır. Bugün dahi bu ülkenin başbakanı Ebu Suud’u rahmet ile anmaya devam etmektedir, dillerinde övgü eksik olmaz.

Cumhuriyetin ilk meclisinde alevi dedeleri yer almıştır, zaman içinde bu dedelerin yeri meclis değil, sürgün ve hapishaneler olmuştur. Dersim’de, Koçgride bulunan alevi dedeleri, yakınları ve izleyenlerinin kanları ile derlerin rengi değiştirilmiş, uçurumların kenarlarında binlerce alevinin cansız vücudu durur olmuştur. Yeni devlette, alevi düşmanıdır, Alevi’yi yok etmek için her yolu deneyecektir. Geçmişten ders alarak içten yok etmek için kolları sıvamıştır, dost gibi gözükerek, içinden taraftar toplayarak bunu yapmaya başlamıştır, bir çok anlamda da başarılı olmuştur.

Aleviler bu saldırılar karşısında yine dağları mekan eylemişlerdir, cumhuriyetin rejimine gönülsüz katılmışlardır, dağlar yeni ekonomik ilişliler içinde Alevileri besleyemez olmuş ve zorunlu bir şehre doğru göç yaşanmıştır. Bu göç yeni dengelerin oluşmasına sebep olmuştur. Gönül sultanı olanlar, mütevazı olarak geldikleri şehirlerde zaman içinde çoğunluluğun nüfusuna erişmişlerdir.

Cumhuriyetin kuruluşunu gerçekleştiren partiye sarılmalarının tek sebebi, Demokrat Partinin kurmuş olduğu ittifaktır.
DP kimle ittifak kurmuştur.
DP Alevileri karşısına almıştır,
mesela hangi olay nedeniyle karşısına almıştır,
Böyle bişey yok arkadaşlar, DP kurulduğunda Aleviler yaşadıkları bölgelerin genelinde oylarını DP ye vermişlerdir, Taa ki 59 seçimlerine kadar, o seçimler ile aleviler oylarını CHP ye cevirmişlerdir,

iktidar mücadelesi içinde. O yüzden aleviler, gönülsüz de olsa CHP ile ittifak kurmuş ve o günden beri bu ittifakı korumuşlardır.
Gönülsüzde ittifak kurmamışlardır, ittifakda söz konusu değildir, genel bir beğenidir,Bunda CHP nin değil, DP nin gerici tutumları sebeb olmuştur.
CHP içinde de Alevilerin iktidar hırsı yoktur, o yüzden bugüne kadar bir tek alevi CHP başkanı olmak için mücadele etmemiştir. Bugünkü başkan, mücadelesi ile değil, onu o koltuğa itmeleri sayesinde oturmuştur.
Başkan olmasalarda, Baan olmuşlardır vs olmuşlardır, Devlette yer bulmuşlardır.

Aleviler için önemli olan, gönül iktidarını yüceleştirmek, gönül birlikteliğini Cem’ler ile yaymak, yaşatmaktır. Semah’ın dilinde olduğu gibi, insanı yücelten bir anlayışı yaşatırlar. Şehirleşen aleviler, dağlardaki dergahların yerine şehirlerde Cem Evlerini kuruyorlar. Tarihte ilk defa Bektaşilerin dışında aleviler dergahlarını oluşturuyorlar, Cem Evleri adı altında.

Aleviler binlerce yıldır dağları mesken etmenin dışında şehirlerde kendilerini açıkça göstermeye başlamışlardır. Şehirleşen aleviler, yeni süreçte yeni çizgileri ile kendilerini ifade etmek için araçlar oluşturmaya ve kendilerine yaşam alanı yaratmaya devam etmektedirler.

İsmail Cem ÖZKAN.
[b]Sağlıcakla[/B


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
karan (04-18-2011)
Alt 04-18-2011, 15:41   #3
karan
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: yok
Yas: 27
Üye No: 311
Mesajlar: 161
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 442
Thanked 494 Times in 143 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 222
REP Seviyesi : karan has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura about
İletişim
Standart

Bunca iyi niyetli, barisçil, gizli sakli, bunca ezilmis ama yinede ezmeyi bunca katledilmis ama yinede katletmeyi, bunca surulmus ama yinede surmeyi, savasmayi, dokup kirip oldurmeyi, zaptetmeyi, fethetmeyi, silahi, silahlanmayi yasaklayan, dinler ustu Alevilik "Dunya Gonul Iktidarligini Surduren Halk" olabilir belki ama Dunya Iktidarligini Surdururen halk (bu duzen surdukçe) asla...

Tarihe baktigimiz zaman icinde yasadigi yuzyilin butun halklarindan ileri bir duzeyde sirf "dunyalarinin gonul iktidarligini" kurduklari için koku kurutulmus, tarumar edilmis halklarida anmak gerek.

...

Konu karan tarafindan (04-18-2011 Saat 15:45 ) değistirilmistir..
karan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to karan For This Useful Post:
...baskoylu... (04-18-2011), İşcanbaba (04-18-2011)
Alt 04-18-2011, 15:59   #4
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.544
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7741
Thanked 12727 Times in 5991 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
karan Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Bunca iyi niyetli, barisçil, gizli sakli, bunca ezilmis ama yinede ezmeyi bunca katledilmis ama yinede katletmeyi, bunca surulmus ama yinede surmeyi, savasmayi, dokup kirip oldurmeyi, zaptetmeyi, fethetmeyi, silahi, silahlanmayi yasaklayan, dinler ustu Alevilik "Dunya Gonul Iktidarligini Surduren Halk" olabilir belki ama Dunya Iktidarligini Surdururen halk (bu duzen surdukçe) asla...

Tarihe baktigimiz zaman icinde yasadigi yuzyilin butun halklarindan ileri bir duzeyde sirf "dunyalarinin gonul iktidarligini" kurduklari için koku kurutulmus, tarumar edilmis halklarida anmak gerek.

...
Sayın Karan yazarın da başlığından başlayarak anlattığı sizin küçük özetiniz durumunda. Şah ismail'iktidarını ve savaşarak öldürdüklerini iyi niyetli olarak değerlendiriyoruz? Esat hükümetinin kendi iktidarını oluştururken ve korurken öldürdüklerini ne sayıyoruz? Onları mı Alevi görmüyoruz? Yaptıklarını mı normal görüyoruz?

Alinti:
Alevilik bir Anadolu yaşam kültürünün öteki adı olacak ve çoğunluk olacaktır,
Bu cümle kurulurken, doğruluğuna dair bilgilerin de sunulması gerekmez mi?

Bunların yanında kurulan birlik partisinin amacı nedir? Yukarıda ki anlatılanlar çerçevesinde merak ettim doğrusu. EDP'yi kimler kurdu, amaçları neydi?


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-18-2011, 16:03   #5
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
karan Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Bunca iyi niyetli, barisçil, gizli sakli, bunca ezilmis ama yinede ezmeyi bunca katledilmis ama yinede katletmeyi, bunca surulmus ama yinede surmeyi, savasmayi, dokup kirip oldurmeyi, zaptetmeyi, fethetmeyi, silahi, silahlanmayi yasaklayan, dinler ustu Alevilik "Dunya Gonul Iktidarligini Surduren Halk" olabilir belki ama Dunya Iktidarligini Surdururen halk (bu duzen surdukçe) asla...

Tarihe baktigimiz zaman icinde yasadigi yuzyilin butun halklarindan ileri bir duzeyde sirf "dunyalarinin gonul iktidarligini" kurduklari için koku kurutulmus, tarumar edilmis halklarida anmak gerek.

...
Sevgili Karan,
Ya ben bu aleviliği ve tarihini bilmiyorum,
Yada okuduklarımı anlamıyorum veya sizler başka bir tarih okuyorsunuz,
Alevilik gizi saklı falan değildi arkadaşlar, Nerde gizlendi, gizli ise, nasıl KATLEDİLDİ, çelişki değil mi,
önceki yazımda , Anadolu da Alevilerin savaşlarını yazdım, bunlar neydi o zaman,
Bunları yapanlar kimlerdi, Şah Kalender, Şah Kulu, Nur Halife, Celeliler, Pir Sultan , Babaİshak, Baba İlyas neydi arkadaşlar, Şah İsmail neydi,
Alevilik nerde SLAHI yasaklamış,

"Yazide Kılıç çalalım" diyen Pir Sultan değil mi?
Mardinen, Konyaya yürüyenler, alevi değil mi?

Kanuniyi 4 kez doğu ya sefer yaptıran kimlerdi.

Ben yanlış mı? biliyorum canlar,
Şah deyip yalın ayak, baş açık, üryan sefere çıkanlar kimlerdi,

Ben bunları okudum, birlirim, Deyişlerde sunarım,
İstanbul'a Sancağı dikmek isteyen kimlerdi.

Aleviler bu kadar "PISIRIKMIYDI?"
Biri vurunca diğer yanaklarını mı? cevirdiler.
Sağlıcakla.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Devrim06 (04-18-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 04:32.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts