![]() |
|
![]() |
|||||||
| Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
Pir Sultan, nasıl oldu Pir Silvanus-1-!!! Hiçbir bilimsel tutarlığı lmayan bilim kurgu yazarı sayın erdoğan Çınarın, hayal gücü herkesi şaşırtmaya devam ediyor... sayın erdoğan ÇINAR'a göre "...Pir Sultan Abdal 16. yüzyılda yaşamamıştır! Asıl adı Silvanus’tur ve 7. yüzyılda yaşamıştır!Silvanus bir Alevi piridir, aynı zamanda ocak kurucusudur! Turna da Hermes’in avazıdır! Hermes’in asası Nil deryasında, hırkası da bir derviştedir. O halde, Pir Sultan Abdal “Turna”, “Urum Kışı” dediğine göre, ölüm hikâyeleri de üç aşağı beş yukarı birbirine benzediğine göre o mutlaka “Pir Silvanus”tur! Güya Erdoğan Çınar’a göre halkımız 7. yüzyıldan itibaren “Pir Silvanus”un deyişlerini dilden dile yaşatarak bugüne kadar getirmiştir...." ..." tabiki safsatalara işin ehli gülüp geçer lakin genlik için gerçeklerinde kalem alınması önemlidir. SAYIN ÇINAR'IN KURNAZLIĞI: 1- SAYIN ÇINAR, 16. yüzyılda yaşayan halk ozanı, asıl adı Haydar olan Pir Sultan Abdal’ı alıyor, 7. yüzyıla, Bizans dönemindeki Cibossa’ya götürüyor, adını da Silvanus yapıyor. Pir Sultan Abdal’ın asıl adı Haydar’ken, bİZANS TARİHİ KAYNAKLARINDA Silvanus’un asıl adı olan Constantin’den ise hiç söz etmiyor!!!! 2-Cibossa da Erdoğan Çınar’ın iddia ettiği gibi Sivas değil, bugünkü Şebinkarahisar’ın güneyinde bulunan bir kasaba ya da köydür. Cibossa’yı Sivas yapabilmek için de (Kibossa) diye değil (Sibossa) diye telaffuz ediyor. Oysa o dönemde Sivas’ın adı Sebastia. 3-Tabii Yıldız Dağının da yerinin değiştirilmesi gerekiyor. Haritada Sivas’ın kuzey batısında yer alan Yıldız Dağını alıyor, sağa ve aşağı kaydırıp Şebinkarahisar’ın güneyine yerleştiriyor. Bunu nasıl yaptın diye soranlara ise, ekvatora paralel bir çizgi çekin bakalım Yıldız Dağı Şebinkarahisar’ın güneyinde mi değil mi, diye karşı soru bile soruyor. EEE BU SAÇMA MANTIK İLE, Siz de bir Türkiye haritası alabilir, Şebinkarahisar ile Yıldız dağı arasına bir çizgi çekip Erdoğan Çınar’ın iddiasını doğrulayabilirsiniz! Aynı mantıkla, örneğin Kars ile İzmir arasına, ekvatora paralel bir çizgi çekersek, İzmir Kars’ın hangi yönünde olur!!!! 4- tabi SAYIN ÇINAR'ın işine gelmediği için birçok gerçeği de saklama gereği duyuyor.., ÖRNEĞİN BİR taraftan Erdoğan Çınar, Constantin’in Banaz ile bir ilgisinin bulunmadığını, Türkmen olmadığını, Ermenistan’ın Samosat’ında (Arsamosata) Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini, Silvanus adının takma bir ad olduğunu; Silvanus’un, St Paul’ün adamlarından biri olduğunu; Constantin’in St Paul hayranı olduğunu ve St Paul’ün adamlarından Silvanus’un adını unvan olarak aldığını; Paulikienlerin Ermeni halkına mensup olduğunu okurdan saklıyor.... 5- İYİ DE SAYIN ÇINAR BU NE LAHANA BU NE PERHİZ!!! o ZAMAN silvanus yani Pir Sultan Manici gnostik Hıristiyan Ermeni bir papaz oluyor mu? 6- Miladi 684 yılında öldürülen ve Ermeni halkının bir evladı olan Constantin Silvanus (Erdoğan Çınar’ın Pir Sultan’ı) “Türkmen derviş” Hacı Bektaş-ı Veli’yi, Abdal Musa’yı, Balım Sultan’ı nereden biliyordu? -----Yoksa Erdoğan Çınar’ın iddia ettiği gibi Hacı Bektaş, Vanesa mıdır? Amasyalı coğrafyacı Strabon, Hacı Bektaş-ı Veli dergâhını birinci yüzyılda kayda mı geçirmiştir? Oysa biliyoruz ki Strabon’un sözünü ettiği tapınak Zeus tapınağı ve günümüzdeki Hacıbektaş kasabasında da değil. Diğer taraftan Erdoğan Çınar Hacı Bektaş-ı Veli’nin 1209-1210 yılında doğduğunu da iddia etmektedir… Birinci yüzyıl nere, on üçüncü yüz yıl nere? Birinci yüzyılda yaşayan Strabon on üçüncü yüzyılda yaşayan Hacı Bektaş-ı Veli’yi nasıl kayda geçirmiş olabilir!) 7- devam edelim: Bir soru daha: Ermeni halkının evladı Constantin neden Ermenice veya Grekçe deyişler söylememiş de Türkçe deyişler söylemiştir! Yoksa Türkçe, Ermenice veya Grekçenin bir şivesi midir! Ek bir soru daha: Erdoğan Çınar’ın (A)Luvileri Türkçe mi konuşuyorlardı? Bir soru daha soralım: Luviler yoksa Ermeni miydi? Paulikienler Luvi olduğu halde Ermeni Türk’ü olan, Zazaca konuşan, Türkçe deyişler yazan, büyük patlamacı, tahtacı, bing bangcı Manici gnostik, kehanet sahibi, ışıkçı düalist Hıristiyan mıydılar! Bütün bunları yaparken sayın çınar adeda okuru da aptal sanıyor. Hani Atlantis’in Mısır kolonisinden on binlerce yıl süren göçler sonucu Alamut’a gelen Mu’culuk, binlerce yıl süren bir yolculuktan sonra ve Türkmen dervişleri aracılığı ile Anadolu’ya gelmişti! Hiç de öyle olmadığı bizzat Erdoğan Çınar’ın Constantin Silvanus anlatımıyla sabittir. Erdoğan Çınar yine kendi düşüncelerini reddetmektedir... kendi kendisiyle çelişmekte kaynak: Hamza AKSÜT Makaleleri |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli canlar...
şimdide dilerseniz sayın çınarın Silvanus'un inancından bahsedelim... Bizans tarihi kaynaklarında, Silvanus’un Manici gnostik Hıristiyan olduğu vurgulanır.. şimdi bu hristiyan tarikatı ile alevilik arasında nasıl bir çelişki var buna bakalım.. Manici gnostik Hıristiyan tarikatı'nın erenleri-keşişleri yani sayın ÇINARIN TABİRİYLE Arınmışları” ya da “Kusursuzları TARİHİ KAYNAKLARDA şu özelliklere sahiptir: 1-Et yemezler. Cinselliği reddederler. Evlenmezler. İçki içmezler. “TARİKATE ÜYE OLANLARA ” ikiden fazla çocuk yapmayı yasaklarlar. 2-Ruhun insan vücudunda hapis olduğunu, insan vücudunun ve dünyanın bir cehennem olduğunu, baki dünyasının bu dünya olmadığını savunurlar 3- Alevilerde musahiplik temel bir kurum mudur? Eğer temel bir kurumdur diyorsanız, bana Constantin Silvanus’un musahibini söyleyiniz! Onlarda bu kurum var mıydı? Varsa neden, yoksa neden? Siz ki bırakın 7. yüzyılı ta on bir bin yıldan fazla bir zamandır tarih sahnesinde bulunduğunu kabul ettiğiniz “ilk insan”lar olan Luvilerin bile Alevi olduğunu iddia ettiğinize göre musahiplik kurumunun en az on bir bin yıldır var olması gerekiyor. Yukarıdaki paragrafta anlatılan düşüncelere sahip Manici Hıristiyan kişiler, neden ve nasıl Alevi oluyor? Örneğin Manici gnostik Hıristiyan Constantin Silvanus hiç evlenmiş midir?, çocuğu, torunu var mıdır? Varsa neden, yoksa neden? Oysa Pir Sultan Abdal’ın oğlu Pir Mehmet’ten, kızı Sanem’den söz edilmektedir. BU NASIL ÇELİŞKİ SAYIN ÇINAR ![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Sayın Erdoğan ÇINAR, Binlerce yıllık Ayin-i Cemi, Semahı, İbadeti olan, Ya Allah! Ya Muhammed! Ya Ali! Diyen, bir inancı, yok saydı... siz aslında müslüman değilsiniz? Dedi...
Bizde Meraklandık!!! Neymişiz acaba bizim bilmediğimiz.. Sırımız neymiş? Alevilerin bilmediği .. Alevilik Sırrı: Hemen Bir ön Bilgi.. Erdoğan Çınar, Alevi bile olmayan...İsamil Beşikçi ve Mehmet İklim ile aleviliğin sırrını bulmuşlar.. SIRRI- AÇIKLIYORUZ..: Sayın Erdoğan ÇINAR, Kutsal metinlerini.. "Aleviliğin Kayıp Bin Yılı ve Aleviliğin Gizli Tarihi" adlı kitabında, Dünya'ya ilan etti.. Sayın ÇINAR'A Göre "...Alevilik islamla ilgili değilmiş..." Peki ne ile ilgili ilgiliymiş.. "...Alevilik Kayıp Kıta Mu'dan (Atlantis) bu yana Dünya'nın en eski dinidir. Uzaylılarca (Kırklar Meclisi) genetik aşılama ile oluşturulan İnsan-uzaylı karışımı insan ırkının kadim inancı olan, bir güneş, ışık dinidir (bkz: luvililer)...." 1-Alevilik kayıp Kıta Mu'dan (Atlantisten), gelmiş.... Atlantisten kurtulan büyük alimler tarafından yer altında kurulmuş... 2- Dünyanın en eski dinimiş... Kendilerini saklamışlar, büyük sır buymuş.. 3- Alevi Dedeleri ve Pirleri, aslında uzaylıymış... Uzaylılar.. Atlantisten kurtardıkları alimlere genetik bi aşı yapmışlar.. Alevi-bektaşi dedeleri ve Pirleri insan bile değilmiş.. uzaylı yaratıklarmış... Zaten kerametleride burdan geliyormuş... 4- Alevi inancındaki Kırklar da, bu aşılama nedniyle yarı Uzaylılarmış, Alevi dedeleri bu uzaylı kırklarla irtibata geçip.. halkı aydınlatıyormuş: 5- Aslında Aleviler, Tek Bir Allah'a da inanmazlarmış, Aleviler Güneşe taparlarmış o yüzden islimleri alici değilde, Alevden gelen, Alev-i imiş.. 6- Aleviler, Nuh tufanından önce yaşayan bir inançmış.. Nuh'u pek takmamışlar.. O'nada inanmayıp, gemisine binmemişler .. Nasıl olmuşsa kurtulmuşlar ama: (yerin dibine kaçarak sulardan kurtulmuşlar olsa gerek.. bu konuda.. Sayın Erdoğan, bilgi vermiyor..) 7-Erdogan Çinarin Mu kaynaklı Aleviliğine göre, Avrupa'da ki ve eski Mısır'da vs.'deki tüm heterodoks inançlar (hıristiyan mezhepleri, tarikatler vs.) aslında alevilikmiş. Bu gerçeği onlarda biliyor ve saklıyormuş.. 8- Alevilerin, Kırklar cemi ve ayini cemi Bu kaybolan kıta Mu'dan gelenlerce Sümerlerce ve Hitilerce yaşatılmış. 9- Ayini cem ve 12 hizmet sümerlerde ve hitilerde de varmış...(Yanlız burada Sayın Erdoğan'a hatırlatmak gerek ki,:Sümer'lerde ve Hititler'de 1000 Tanrı vardı (1500 diyende var), bunlar için bazen bakire kız kurban ederlerdi, ayinlerinde.. 12 hizmet değil, 32 hizmet vardı.. ayrıca.. bu hizmet sahiplerinden biride Fahişelerdi.. Ayine gelenlere fahişelik yapardı.. Ne diyelim.. bu bilim kurgu yazarına lafımız olmaz ama inanlara ne diyelim ki Ahmet Kaya'nın dediği gibi.. ".. Nerden baksan Tutarsızlık.. nerden baksan Ahmakça.." |
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Şimdi Sayın Erdoğan ÇINAR'ın "Alevi" kelimesinin kökeni ile ilgili açıklamalarını bilimsel anlamda ele alalım; 1- Sayın Çınar'ın iddiasına göre Alinti:
Hemen cevap verelimki.. Kelime sonlarına getirilen ve aidiyet belirten -i eki de "-vi" eki de TÜRKÇE değil, FARSÇA bir dil kuralıdır ve Türkçeye de Farsçadan geçmiştir... ve "-vi" ekiyle Türkçede kelime olmadığını iddia etmek büyük yanılgı olacaktır.... Örneğin; Hoca Ahmet Yesevi'nin tarikatına "Yesevi" (Yesili), Mevlana Celaleddin Rumi'nin tarikatına "Mevlevi" (Mevlanacı), İsa'nın dininden olana "İsevi" (İsacı), Safiyeddin Erdebilli'nin görüşlerini benimseyenlerin İran'da kurduğu devlete "Safevi" (Safiyeddinci), 1210-1274 yılları arasında yaşamış mutasavvıf Konyalı Sadreddin için Sadreddin "Konevi" (Konyalı), Simavnalı Şeyh Bedreddin için Şeyh Bedreddin "Simavnevi" (Simavnalı) denmesini (bu örnekler çoğaltılabilir) nasıl açıklanacak? Bu tarikat ve kişi adlarının sonundaki "-vi" takıları aidiyet belirtmiyor mu? Sayın Erdoğan Çınar'ın... Yukarıdaki ifedesi, O'nun...Anadolu kültürüne, halk edebiyatına ve Osmanlıca dil bilgisine ne denli yabancı olduğuna da kanıttır.. Yine sayın Erdoğanın.. bi kurnqazlığında daha bahsetmek gerek.. O da... Arap alfabesinde kullanılan ötre, hemze gibi ayırıcı işaretlerin Osmanlıcada kullanılmıyor olmasını fırsat bilerek "Işk ve Işık" veya "Aşık ve Işık" kelimelerini birbirine karıştırmasıdır.. Burdan yola çıkarak, Osmanlı kayıtlarındaki "Aşık Taifesi"ni "Işık Taifesi" olarak tercüme etmek Sonuç olarak.. Sayın Erdoğanın iddilarının hiçbirinmin bilimsel bir temeli olmayıp... kurgusal bir roman yada hikayeden İbarettir.. Yazdığı kitap.. Bir bilim kurgu romanı olarak alınıp okunabilir ancak.. alevlik ile hiçbir alakasının olmadığını söylemek gerekir. Saygı ve Sevgilerimle kaynak: Hamza AKSÜT Makalelerinden faydalanılmıştır |
||
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Alevilik Hitit Dini Olabilir mi [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Hitit ve Luvi İnancı Hitit dinindeki çeşitliliği en iyi şekilde geniş pantheonlarında görmekteyiz. Hititlerin kendilerini, "bin tanrılı" olarak tanımladıklarını günümüze ulaşan tabletlerden öğrenmekteyiz. Hitit tanrılarını etnik kökenlerine göre gruplamak, inanç sistemlerinin temelini oluşturan bu çeşitliliğin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır; Hint-Avrupalı (Hitit-Luwi-Pala), Asianik (Hatti-Hurri-Sümer), Indo-Ari (Eski Hint), Semitik (Assur-Babil) tanrılar. [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Yukarda ki siteler geyik siteleri değildir.. şimdi Luvileri ve ve hititlerin dinlerini tanıyın.. Aleviliği Hititlere dayandıranlar bunları aktarmıyorlar.... Hititoloji uzmanlarından ve bilim adamlarından Hitit Dinini öğrenebiliriz... Hiç Utanmadan sıkılmadan.. ne Hititloji ne Anadolu medeniyetleri hakkında eğitimi olmadan araştırması olmadan uyduruk masallarla halkı aldatıp aleviliği asimile ve dejenere etmeye çalışıyorlar.. insanları inancından yolundan... koparıp.. atesit yapmaya.. ne hakkınız var.. Siz kimsiniz Hacı Bektaş'ın Pir sultanın.. uluların ve Pirlerin demediğini diyor.. ve söylüyorsunuz.. Gidin kendinize ne ad verirseniz verin.. saçma sapan uyduruk dininize başka adlar bulun.. Kadim Yolumuzdan ve İnancımızdan çekin elinizi.. HİTİT (lUWİ) iNANCI VE öZELLİKLERİ Bilim adamları.. Hitit ve sümer inancında tanrıların ortak isimlerle anıldığını ve ibadetlerinini ise Şöyle özetlerler 1- 1500 ün üzeinde tanrı vardır.. 2- Dinsel İbadetlerinde , İbadete gelenler için fahişeler vardır.. 3- bakire kız kurban edilir. 4-.. 12 hizmet değil 32 hizmet vardır.. Şimdi sayın KEMAL SOYER hangi bilgi birikimine.. yada yada eski medeniyetlerle ilgili hangi eğitimine dayanıyor... Luwilerle ve hitilerle ilgili bilim adamlarına mı inanacağız... yoksa bir mimara mı? tarihte tek Luwi var.. ve tek hittiler var onların inancıda bu.. Bu halkın başka bir inancı yoktur.... sayın Kemal Soyer, hiçbir eğitimi ve bilgi birikimi olmadan neye dayanarak kafasından tüm bilimsel gerçekleri görmezden gelerek.. Alevilik budur diyebiliyor.. haydi yazdığı kitap hiçbir bilgi birikimi ve eğitimi olmadan... hitilerle ilgili saçmalıklardan ibaret .. bize nasıl bunları kaile alın diyebilir.. sayın Kemal SOYER, hititlerle yada luwilerle ilgili eğitim düzeyiniz nedir? Diye sormak gerek.. sayın Kemal SOYER'in yazdıklarını destekleyen bir tek bilim adamı sosyoloğ var mı* pişkinliğin bu kadarına da pes.. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Çınariye Aleviliğinin Kökenleri Sayın Çınar, Aluwiliği anlatırken sunları savunuyor kitabında: BÖLÜM I ÖĞRETMEN PİR OLDU, KİLİSE, ALEVİ OCAĞI PİRLER OLDU St PAUL HAYRANI Konuyu bilmeyenler için Erdoğan Çınar’ın tezlerini birkaç cümleyle özetleyelim: * Alevilerin kökeni, Hititlerden önce Anadolu’da yaşamış olan Luvilere dayanır. * Bizans döneminde Paulikienler denen dinsel grup Alevidir. * Paulikienler altı dede ocağı kurmuştur. * Pir Sultan diye bilinen kişi aslında bir Paulikien önder olan Silvanus’tur. Şimdi Pir Sultan nasıl Pir Silvanus oldu. bunu forum konumuzun ilk mesajlarında ortaya koyduk.. Tarihin nasıl çarpıtıldığını delillerini verdik.. Peki sayın ÇINAR, Hıristiyan papazları neye dayanark Alevi Piri dedesi yaptı. yayarlandığı kaynaklar nedir? şimdi bunlara bakalım: Paulikienleri nasıl Alevi oldu , Kaynak mı? Şimdi Çınara kaynak verelim “Bizans ve Ortodoks Kilisesi arşiv kayıtları”nı kullandığını söyleyen Erdoğan Çınar, hemen hemen tüm kaynak notlarında şu iki kaynağı gösteriyor ve zaman zaman bunlardan bire bir çeviri yaptığını söylüyor: a- Pecis, ed. C. Astruc, W. Conus-Wolska, J. Goillard, P. Lemerle, D. Papachyryssanthou and J. Paramelle, Peter of Sicily, T And M 4 (1970). b- Pecis, ed. C. Astruc, W. Conus-Wolska, J. Goillard, P. Lemerle, D. Papachyryssanthou and J. Paramelle, Peter the Higoumenos, T And M 4 (1970). PEKİ BİZDE Kitabı aldık elimize Oda ne? sayın ya s. 69-97 gibi “28 sayfalık bir aralık” gösteriyor, ya da age. diyerek kitabın tümünü gösteriyor.. tabi bu Çeviri yapma etiğine bilimselliğe aykırı ama yinede bu sayfa aralıklarındada yaptığı çerilerden eser yok.. çarpıtma ve ekemeler söz konusu. Dahası Kitap orjinal Grekçe değil İNGİLİZCE, YANİ ÇEVİRİNİN ÇEVİRİ SÖZ KONUSU..Neyse Şimdi Bu etik ilke ihlallerini bir kenara bırakalım daha vahimine bakalım.. BAKIN SAYIN GREKÇE UZMANI ÇINAR EFENDİ NASIL ÇEVİRİ YAPIYOR ![]() İşte Size Erdoğan Çınar Usulü Çevirilerden Örnekler 1- Erdoğan Çınar’ın Çevirisi: (Bizans görevlisinin Paulikienler hakkında tuttuğu notlardan bir bölüm) “...Papazlarımızı ve hiyerarşinin diğer özellerini reddediyorlar. Kendi papazlarına ‘pir’ ve ‘rehber’ diyorlar ve papazları kıyafet ve diyetleriyle veya yaşam biçimleriyle diğerlerinden ayırt edilemiyor....” (Erdoğan Çınar, Kayıp Bir Alevi Efsanesi, s. 145) Ne güzel değil mi, insanın buldum buldum, diye bağırası geliyor. Bizans döneminde, Anadolu’da dinsel önderlerine pir ve rehber diyen bir inanç grubu var! Tam da bizim Aleviler! Peki, kim yazmış bunu? Paulikienlerin üzerine gönderilen Bizanslı bir görevli: Peter of Sicily. Grekçe Metnin İngilizceye Çevirisi “...They reject our priests and other members of our hierarchy. They call their own priests synekdemoi and notaries; they are not distinguished from the others by dress or diet or the rest of their manner of life...” Metinde ne pir var, ne de rehber.![]() Metnin Doğru Çevirisi “...Onlar, papazlarımızı ve hiyerarşimizin diğer üyelerini reddediyor. Papazlarına synekdemoi ve notaries diyorlar; giyim, diyet ya da yaşam biçimiyle diğerlerinden ayırt edilemiyorlar....” Görüldüğü gibi, ne pir var ne de rehber. Pir ve rehber, Çınar’ın uydurması. Sözü edilen insanlar, din adamlarına synekdemoi ve notary diyor. Peki, synekdemoi ne? Yeni Ahit’te, St Paul’ün yardımcısı olan Hıristiyan papazlara verilen ad. Sözcük, “yol/gezi arkadaşları” (travelling companions) anlamında. (Janet Hamilton…, aynı yapıt, s. 10) PEKİ Erdoğan Çınar neden pir sözcüğünü kullanıyor? Gayet açık: Silvanus’u, daha sonraki sayfalarda Pir Silvanus olarak sunacak, sayfalar ilerledikçe Pir Silvanus’u, Pir Sultan’a çevirecek de ondan. (Peter of Sicily’e göre Paulikienler, Silvanus ve öteki din adamlarına didaskalos da diyorlar. Grekçe bir sözcük olan didaskalos, öğretmen anlamında (didakt, öğretme). Kaynak: Hamaza Aksüt'ün Makalelerinden faydalanılmıştır |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
KİLİSELER BİR HAMLEDE ALEVİ OCAKLARINA NASIL ÇEVİRİLİR?![]() Sayın Çınarın İslam Öncesi Aleviliği uydururken yararlandığı kaynak ve çevleri nasıl çarpıttığına devam edelim: Paulikienlerin “Cem Evi” “...İn an allegory, when adressing us they refer to their own assemblies as the Catholic Church, but among themselves they refer to them as oratories. (proseuchai) (Janet Hamilton…, aynı yapıt, s. 95) Burada söylenen ne: Paulikienler, Katolik kilisesine gittiklerini söyleseler de bu bir kandırmacadır. Aslında proseuchai dedikleri küçük mabetlere gitmektedirler. Sayın Çınar, bu terimi “cem evi” olarak tercüme etmekte bir sakınca görmemektedir. (Bakınız, Aleviliğin Kökleri, s. 137; Kayıp Bir Alevi Efsanesi, s. 144) OYSA, Paulikienlerin Katolik kilisesine gitmemesi gayet doğaldır, çünkü onlar Paulikiendir. KİLİSELER BİR HAMLEDE ALEVİ OCAKLARINA NASIL ÇEVİRİLİR? ![]() “.....Anathema to those who say that there are six Paulician Churches, Macedon, which is a kastron of Colonea called Cibossa, which Constantine/Silvanus taught and Symeon/Titus; Achea, which is Mananalis, a village is Samosata, which Genesius/Timothy taught; the church of the Philippians, taught by Joseph/Epaphroditus; the churc of the Laodiceans, that is the people of Mopsuestia; the church of the Ephesians, who are the Cynochoritae; these there Churchs were, they say, seduced by Sergius/Tychicus....” Başka bir metin: “....They say that there are six Churches in their confession; the Church of Macedonia, Which is kastron of Colonea; Cibossa, which was instructed by Constantine/Silvanus and Symenon/Titus; Achea, which is a village of Samosata; Mananalis, Which was instructed by Gegnesius/Timothy; the Church of the Philippians, by which they mean the disciples of Joseph/Epaphroditus and Zacharias whom they call the hireling shephered; the Church of Laodiceans, by which they mean the people of Argaoun, and that of the Colossians, meaning the Cynochorites. These three Churches were, they say, instructed by Sergius/Tychius.” (s.94) Bu paragraflarda dile getirilenler şunlar: Altı kilise var! 1- Makedon Kilisesi: Constantine/ Silvanus ve Symeon/Titus tarafından kurulmuş. 2- Achea Kilisesi: Samaosata’da Gegnesius/Timothy tarafından kurulmuş. 3- Phlippians Kilisesi: Joseph/Epaphroditus tarafından kurulmuş. 4- Laodiceans Kilisesi: Mopsuestia ya da Argaoun halkının kilisesi ve Sergius/Tychius tarafından kurulmuş. 5- Efes Kilisesi: Aynı kişi tarafından kurulmuş. 6- Colossians Kilisesi: Aynı kişi tarafından kurulmuş. Erdoğan Çınar Bu Metinlerden Şu Alevi Ocaklarını Çıkarıyor: “....Bizans ve Ortodoks Kilisesi arşiv kayıtlarında altısı Anadolu’da bir tanesi de Balkanlar’da olmak üzere yedi Alevi ocağından bahis olunmaktadır… Tahtacı Sergius’un Hakk’a yürümesinden sonra, sekiz yüz kırklı yıllarda Anadolu’da altı büyük Alevi ocağının varlığını tespit edebiliyoruz…” 1- Mananakian Ocağı:![]() Çınar’a göre bu ocağın kurucusu, yedinci yüzyılda Mananalis’ten Sivas’a giderek Banaz’a yerleşen Pir Silvanus. Ocağın iki kolu var. Biri Banaz’da biri de Pülümür’ün Haculiye köyünde. Şu bizim Hacılı köyü, Haculiye olmuş. Erdoğan Çınar’ın Hacı sözcüğü alerjisinden mi acaba? (Aşağıda bu alerjiden söz edilecektir.) Ocağın adı neden Mananakian?, NERDEN UYDURDU BUNU ACABA? Ocağın bulunduğu coğrafyanın adı Mananalis de ondan. Mananalis neresi? sayın Çınar burada kaynak olarak, kullandığı Bilge Umar’ın kitabına göre, Sayın Umar söyle diyor kitabında: “...Tercan ile Kiğı arasında, Tuzla Suyu güney yanında uzanan bölgenin Bizans çağında kullanılan adı. Kökenini, öz biçimini, anlamını saptayamadım....” (Bilge Umar, Türkiye’deki Tarihsel Adlar, s. 541). Sayın Umar, sözcüğün anlamını saptayamamış ama Sayın Çınar saptamış : “Mananakian Ocağı adından da kolayca anlaşılacağı üzere ‘Ma/Kadın Ana’ya atfedilmişti.” (Aleviliğin Kökleri, s. 150). Oysa “Ma” sözcüğünün anlamını saptayan Bilge Umar. Ne diyelim, çırak ustayı geçer derler! Bizim Malatya’nın “ma”sı da Kadın Ana’yla mı ilgili acaba? Yok canım ŞİMDİ SİZDE HEMEN SAZAN OLUP ATLAMAYIN , Malatya’nın eski adı Melitene.Çınar’a göre bu ocak mensupları Ortodoks kilisesinin ve Bizanslıların baskısı nedeniyle Mananakian değil, Makedonian adını kullanıyordu. Böylece küçük bir değişiklikle tüm baskılardan kurtulmuş oluyorlardı. “Bu sebeple Pir Silvanus’un Yıldız Dağı’nda kurduğu ocak Bizans kayıtlarına ve Ortodoks metinlerine ‘Makedonya Ocağı’ olarak geçti.” (Aleviliğin Kökleri, s. 140-141) Baskıdan kurtulan Paulikienler mi? yoksa kaynakların baskısından kurtulmak isteyen bir Erdoğan Çınar mı söz konusu BU AYRI BİR SORU?DEVAMI VAR? |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Anadolu'da Evlad-ı Resul Ocaklarıızdan en köklü olanlarından biridir Ağuçan Ocağı,
Meğerse 12 İmam nesli ağuçan dedeleri hıristiyan Papazların torunlarıymış: Tabi buna dedelerimiz ne der bilemem ama..bakın La-Fonten masalcısı sayın çınara göre ağuçan Ocağı nasıl oldu "Achean Ocağı!!!" Sayın Erdoğan Çınar anlatıyor: 2- Achean Ocağı!: “.....Ortodoks kaynaklarında bu Alevi ocağının Timothy tarafından Mananalis’te Samosata’nın (Şimşatkale-Palu) bir köyünde kurulduğu ifade edilmiştir… Ağuçen Ocağı’nın dedeleri Ocağın merkezinin Elazığ-Palu arasındaki Sün Köyü olduğunu söylemektedirler ki verdikleri bu coğrafi aidiyet bilgisi Bizans kayıtlarındaki Achean Ocağı’nın merkezi ile bire bir örtüşmektedir. Achean ocağının bugüne ulaşabilen bir başka kolu da Kurachean (Kureyşan) ocağıdır. Palu’nun Seydili köyündeki Seyit Sabu ocağı, Acean ocağının bugüne ulaşmış bir başka koludur. Aynı şekilde Acheanlardan koparak zaman içinde ayrı ocaklar halinde örgütlenen Derviş Cemal, Baba Mansur, Şah İbrahimli ve Şah Ahmetli Alevi ocakları da bu ocağın ardıllarıdır. Achean-Ağuçan ocağı ve bu ocaktan kopan ocak mensupları Palu, Elazığ, Tunceli ve Mazgirt köylerinde, kendi ana yurtlarında, halen yaşamaya devam ediyorlar....” (Aleviliğin Kökleri, s. 151) Achea’daki Paulikien kilisesi oldu Ağuçen ocağı iyi mi?! Achea’nın sonuna “n” harfi birdenbire ekleniverdi. iyi de tarihi kayıtlarda Kilisenin (pardon sayın çınarcım affet ) ocağın kurucusu Genesius. Bu kurucu Timothy adını alıyor. Neden alıyor bu adı? ÇÜNKÜ Timothy, Hıristiyanlığın büyük kurucusu ve yayıcısı St Paul’ün müridi de onun için. Ağuçan ocağının kurucusu, St Paul’e ne kadar hayran! Tabi söyleyecek söz kalmıyor bu kadar saptırmaya şarlatanlığa, Ama sayın çınar gidin bir Ağuçan Pirlerine sorun bu ocak Hangi Pirlere mal ediliyor? PAPAZ Genesius, YADA Timothy'E Mİ? Köse Seyyid , Mir Seyyid , Seyyid Mençek mi, Koca Seyyid LERE Mİ? ![]() Tabi burda bir rezillik daha var, sayın çınar, Bir çırpıda bir sürü ocak adı sayıyor, Derviş Cemal, Baba Mansur, Şah İbrahimli, Şah Ahmetli ocaklarını bir çuvala dolduruyor... Hepsini Ağuçan'a bağlıyor.. ve kolları gibi gösteriyor.. Ayrıca, Sayın Çınar Sün köyü Elazığ ile Palu arasında değil!!! Coğrafyayı değiştirmeye gücümüz malesef yetmez. )kAYNAK: Kaynak: Hamaza Aksüt'ün Makalelerinden faydalanılmıştır |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Abdal Musa'ytı bilmeyenimiz yoktur heralde, dergahıNI da* Ama durun sayın çınara göre Abdal Musa tekkesi diye bir Tekke yok!! Onun adı Epaphroditus Ocağı!!!
Hemen düzeltelim Esasında Abdal Musa Hacı Bektaş-ı Veli halifelerindendir.3- Epaphroditus Ocağı: Çınar’a göre bu kiliseyi (pardon, ocağı) Epaphroditus kurmuş. “....Pek çok defa güvenlik nedeniyle yer değiştiren bu kurucunun son durağı Orta Toroslarda, bugünkü Abdal Musa ocağının yakınlarında, Antalya’nın kuzeyinde, Burdur’un Bucak ilçesi Ürkütlü beldesindeki Komama antik kenti oldu. Bu ocak günümüzde Abdal Musa ocağı olarak biliniyor....” (Aleviliğin Kökleri, s. 151-152) Erdoğan Çınar’ın Epaphroditus'u kim acaba:S? Asıl adı Joseph olan bu kişi, kendisine Epaphroditus adını seçiyor. Neden bu adı seçiyor: ".... St. Paul’ün Colessanlara yazdığı mektuplarda “kardeşim” dediği kişi Epaphroditus. Bizim Epaphroditus, yani Joseph, Pisidia’daki Antioch’a gidiyor ve Philippi kilisesini kuruyor...." ( KAYNAK: Peter Of Sicily’nin notlarından:… but Joseph escape and run off as a fugitive towards Phrygia, and leaving there, he settled in Antioch in Pisidia. (Janet Hamilton, s.82, Kilise kurmasıyla ilgili bilgi için bak, aynı yapıt, s.18: Epaphroditus escaped arrest and went to Antioch in Pisidia in Central Anatolia, which had been evangelized by St Paul. There he founded the Paulicien Church of Philippi.) Kiliseye bu adı vermesinin nedeni, St Paul’ün Epaphroditus’unun da aynı adlı kilisenin üyesi olması. Yani, hem Joseph’in aldığı ad, hem de kurduğu kiliseye verdiği ad, St Paul ekolünün ad vurma geleneğinden. Çınar, kilisenin (pardon, ocağın) adını neden Philippi değil de Epaphroditus olarak sunuyor, anlamak güç. Bir dakika , Pisidia’daki Antioch neresi? Çınar’ın kaynak olarak kullandığı (ama kaynak olarak göstermediği) Bilge Umar’ın tespitine göre bugünkü Yalvaç’ın atası. (Bilge Umar, aynı yapıt, s. 78) Erdoğan Çınar, kilisenin (pardon, ocağın) yerini Burdur’un Ürkütlü beldesindeki Komama olarak sunuyor. Çınar bunu neden yapıyor? Çünkü ona ‘ma’ hecesi içeren yer adları gerek. Komama, ‘Kutlu Ananın Halkı’ demek. (Bilge Umar, aynı yapıt, s. 458) Erdoğan Çınar’ın kaygısı belki de Yalvaç’ın St Paul’ü hatırlatmasını önlemek. Çünkü, St Paul’ün ilk yolculuğunda uğradığı yerlerden biri Yalvaç. Hıristiyanlık tarihinde en önemli yerlerden biri. kAYNAK: Kaynak: Hamaza Aksüt'ün Makalelerinden faydalanılmıştır |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
PAULİKİENLERİN İZİNDEN GİTTİĞİ ST PAUL KİMDİR? peki Birazda Hıristiyan, bizans klise kayıtlarından PAULİKİENLERİN İZİNDEN GİTTİĞİ ST PAUL kim bunun hakkında bilgi verelim: bakalım Bizim Alevi Ocaklarını kuran Müritlerin pirilerinin Piri ST PAUL kim? Tarsus’ta bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak doğan (ölümü MS. 67) Paul, Hıristiyanlığa inananlara zulmeden bir kişi idi. Özellikle, ilk Hıristiyan şehit Stephan’ın taşlanarak öldürülmesinde gösterdiği sevinç, Hıristiyan oluşundan sonra da unutulmadı. Kiliselere baskın düzenleyip Hıristiyanları tutuklayan görevliler arasında yer aldı. Paul, Şam’a kaçan Hıristiyanların peşinden giderken İsa’yı rüyasında gördü ve Hıristiyan oldu. Hizmetleriyle İsa’dan sonra St. Piyer ile birlikte Hıristiyanlığın iki önemli kurucusundan biri oldu. Dinini yaymak için üç kez uzun yolculuğa çıktı. Antakya, Pisidya (Yalvaç), Efes, Galatia, Makedonya, Korint gibi yerlere uğrayarak buraların meclislerine mektuplar sundu ve bazılarında kiliseler kurdu. İtalya ve Fransa’ya kadar gitti. Sonunda Roma’da idam edildi. Book of Acts ve Ephistles gibi mektuplar yazdı. Çınar’ın Alevi ocağı kurdurduğu bu kişiler, Hıristiyanlığın en önemli azizlerinden olan St Paul’ün adamlarının adlarını alıyorlar. Ayrıca, bu kişiler hakkında kayıtlara geçen olaylar, Hıristiyanlığın erken dönemiyle bire bir örtüşmekte. Silvanus’un taşla öldürülmesi: St Paul’ün gözünün önünde Stephan adında bir Hıristiyan taşla öldürülüyor. Stephan, Hıristiyanlığın ilk şehidi. St Paul de taşlanma sırasında orada görevli, Symeon gibi. St Paul pişman oluyor ve Hıristiyanlığa geçiyor, yola hizmet ediyor. Symeon da pişman oluyor ve Paulikien oluyor, yola hizmet ediyor. Çınar’ın kaynak olarak gösterdiği metinleri İngilizceye çevirerek yorumlayanların bu olaylar ve ad almalar konusundaki tespitleri şöyle: Peter Of Sicily’e anlatılan Paulikienlerin “resmi tarihi” St Paul’ün Book of Acts’inde anlattığı Hıristiyanlığın ilk dönemindeki öyküler. (Janet Hamilton…, aynı yapıt, s. 14) Aynı yazarlar, Constantine/Silvanus’un (Çınar’ın Pir Sultan’ının) taşlanarak değil, geleneksel yöntemle (conventional way) öldürülmüş olduğunu varsaymak gerektiğini söylüyorlar. Bizans yasalarında böyle bir hükmün olmadığını, taşlanarak öldürme efsanesinin Hristiyanlığın (taşlanarak öldürülen) ilk şehidi Stephan ve taşlatan St Paul ilişkisine dayandığını belirtiyorlar. (J. Hamilton…, aynı yapıt, s. 12-13) Aynı yazarlar tespite devam ediyor: Constantine/Silvanus (Çınar’ın Pir Sultan’ı HA), kendisini bir Hıristiyan olarak niteledi. Öğretisini İncil üzerine kurdu. Bunlar (Paulikienler), Eski Ahit’i reddediyor, Yeni Ahit’i kabul ediyorlardı. Yeni Ahit’teki St. Peter’in bölümlerini de reddedip, St Paul’ün yazdıklarını kabul ediyorlardı. “Peter of Sicily’e göre Paulikienler, didaskaloslarını İsa’nın havarisi olarak görüyorlardı.” İYİ Mİ ÇINARİYE ALEVİLERİN PİRİ BİR PAPAZ ÇIKTI YAHU.. ![]() kAYNAK: Kaynak: Hamaza Aksüt'ün Makalelerinden faydalanılmıştır |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| çelişkileri, çınar, erdoğan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||