Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Soru ve Yanıtlarınız

Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 02-01-2010, 13:42   #21
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sn.Dedebaba

Alinti:
1- Bu dinin İlahı, Tanrısı Kim?
Bu İnancın Tanrısı yoktur, özel secilmiş,
Genel anlamda, DAğoanın aklı dene bilinir, şöyle
Tanrı-evren-insan
Yani şöyle deresek, Bir ulumuzun dili ile
"Sevgi dinimiz, İnsan KABEMİZ.

2- Bu Dinin peygamberi kutsal kitabı nedir?
Bu Dinin Peygamberi yoktur,
Hatırlarsan , Kırklar söylencesinde, Peygamberi içeri almazlar, böyle bir makam yoktur,
Kutsal kitabı, İnsandır,
Yani, Kamil İnsan-Mürşit,Pir- Peygamber konumnda olur.


3- Bu dinin Pirleri Mürşitleri kim?
iSLAM'DA ,Pir, Mürşit diye bir sınıflama yotur,
Bu sınıflama alevilere aittir,
Ancak sözcük anlamında İslamdan Pir,Mürşit çıkarabilirsin ,amma bildiğimiz kadarı ile ,Pir,Mürşit birer RUHBANlıktır, İslamda da bunlar yoktur,
Alevilikde Ruhbanlık vardır. Sakın yok deme.
Alinti:
Anadoluya özgü bir dinin ulularınında Anadolu'nun yerli halkından olması gerekmez mi?
Kİmler horasandan gelmiştir bilinmez amma,
Alevilik hem içerik, hemde biçim olarak Zaten Anaduloda şekillenmiş, ve son şeklinide Şah İsmail sonrası almıştır.-Bu Benim düşüncem-
Alinti:
1-Öncelikle islam dışı aleviliğin ibadetleri, ve bu islam dışılığı söylemiş kabul etmiş tarihin herhangi bir noktasında Pir Mürşitlerin bulunması gerekir...
Çğreti anlamında, yani, Batın öğreti dediğimiz olguyu incaladiğinde, bu öğretinin bir çok MÜRŞİT'i bulunur,

fakat kültürler arası geçişler sonucu bugün özünü yitirip islamileşen birçok İnanç ritüelinde Bu kültürlerin izleri vardır...


BUnu , bu yazyı şöyle değiştirsek daha yerinde olmaz mı?

fakat kültürler arası geçişler sonucu bugün özüne islamiyetten de bazı değerler alan birçok İnanç ritüelinde Bu kültürlerin izleri vardır...


Desek daha doğru olur sanırım

Alinti:
Peki islamın farklılığı nerde* şekilsel bir çok ibadet eski inançlarla aynı olmasına karşın öz ve mana olarak çok farklıdır
Çok bir farklılıkda yoktur,
Mesela bizler, Hükara KURBAN adarız,

İslamdakilerde, Tanrı ya adar,
Ne fark var,
Putperest bir Puttan ister,talepde bulunur, bir diğeride, Tanrı diye nitelendirdiği bir olgudan,

İkiside insanın MANEVİ yönüne hitap etmekte, hepsi bu,


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Devrim06 (02-01-2010), esonto58 (02-02-2010), renasroy (02-08-2010), yolcudede (02-09-2010)
Alt 02-02-2010, 16:05   #22
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster


1- Bu dinin İlahı, Tanrısı Kim?

Bu İnancın Tanrısı yoktur, özel secilmiş,
Genel anlamda, DAğoanın aklı dene bilinir, şöyle
Tanrı-evren-insan
Yani şöyle deresek, Bir ulumuzun dili ile
"Sevgi dinimiz, İnsan KABEMİZ.,
1-Birinci cümlende tanrı yoktur dersin? sonraki cümlende Tanrı-evren-insan dersin? Buradaki çelişmesnidemi görmedin?

2- "Tanrı-evren-insan" bu üçlemendeki, Tanrı kim? ilah mı? ahmet mi mehmet mi?

3- kaldıki bütün Aleviler? Allah-Muhammed-Ali derler? nasıl Alevilerin Allah'ı yok dersin, hiç değişlerde "Hakk" isminide mi duymadın...

4- Var olan herşeyin Tanrı'nın bir yansıması tezahürü olduğu ayrı bir şey, Tanrı yoktur demek ayrı bir şaşkınlıktır.. Aksine Alevi, tanrıdan gayrı birşey yoktur der..

5- Sizin neye inandığınızı bilemem yada inanmadığınızı Ama Aleviler İlahsız Tanrı'sız Allahsız değildir.

6- Alevilik elbette sevgi dinidir, ve Elbetteki Hakk'ın evi gönüllerdir Alevi-islam inancında bu nedenle İnsanı kamilsin gönlüne Beytullah denir secdeye varılır,yine 72 Millete bir bakar Aleviler, fakat Aleviliğin sevgi dini olması, Tanrısızlığına yada Allahsızlığına nasıl kanıt getirilir?, buradaki mantık ilişkisini anlatırsanız seviniriz.





Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster


Bu Dinin Peygamberi yoktur,
Hatırlarsan , Kırklar söylencesinde, Peygamberi içeri almazlar, böyle bir makam yoktur,
Kutsal kitabı, İnsandır,
Yani, Kamil İnsan-Mürşit,Pir- Peygamber konumnda olur.,
2- yapmayın Allah aşkına, hiç mi ceme girmediniz* hiç mi çerağ uyandırmadınız, Ya Allah? ya Muhammed? ya Ali hiç mi duymadınız bu sözleri? kim bu Muhammed?

3-Kırklar bir Ulu mekandır, metafizik bir alemdir. bu dünya ile alakası yoktur... peygamber Kırklar Makamında sınanmıştır, Nasıl nasıra çölünde hz. isa, nasıl acı ve ıstırap ile hz. eyup, nasıl ateşe atılan hz. İbrahim, nasıl hz. Musa ile ile hz. Hızır sınanmış ise, Peygamber'de burada sınanmıştır..

4- Kırklar , hz. Muhammed'i Miraca çıkmasında olmuştur. unutmayın hz. Muhammed Burak ile o aleme gitmiştir.. En basit kavramları bile birbirine karıştırıp çorba yapmanız doğrumu Allah, Muhammed, Ali demeniniz, Alevileri Allahsız kitapsız yapmanız doğrumu?

5- islam İnancının elbette temeli insandır, Evladı Resul Pirlerimizin yani Ehli beyt'in sözü nasihatı elbette Kur'andır.. Peygamber'den sonra velayet makamı Pirlerimizindir buna ne şüphe..fakat peygamberi inbkar eden yoktur diyen Seyid olabilirmi?





Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster


iSLAM'DA ,Pir, Mürşit diye bir sınıflama yotur,
Bu sınıflama alevilere aittir,
Ancak sözcük anlamında İslamdan Pir,Mürşit çıkarabilirsin ,amma bildiğimiz kadarı ile ,Pir,Mürşit birer RUHBANlıktır, İslamda da bunlar yoktur,
Alevilikde Ruhbanlık vardır. Sakın yok deme. .,
1- Evvelka Pir mürşit kim? bunu bir öğrenin derim..

2- Kimler Pir mürşittir.. hz. Muhammed'in soyundan gelen Seyid nesli kimselere Pir demiyormuyuz.. yani Evladı resul değil midir Pirlerimiz.

3- Pirlik makamı nasıl Ruhbanlık oluyor* hangi Pir Allah adına, kimşn günahını silmiş.. yada Alah adına karar vermiş? Ruhbanlık sünnilikte ve şiilikte vardır Sünni Seyhüsselamları Allah adına fetva verir karar verirler yani Şirk ehli olan Ruhban sınıfı olan sünniliktir Alevilik değildir.




Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Kİmler horasandan gelmiştir bilinmez amma,
Alevilik hem içerik, hemde biçim olarak Zaten Anaduloda şekillenmiş, ve son şeklinide Şah İsmail sonrası almıştır.-Bu Benim düşüncem-.,
1- neden Bilinmesin? hacı bektaş'ın Abdal Musa'nın Pir sultanınnerden geldiği aşikar değil mi* dillleri değişleri söylemleri Türkçe değil mi* Bakınız bu nesnel kanıttan dahi Aleviliiğin Anadolu orjinli değil Horasan erenleriyle geldiğini anlayabilirsiniz. bir kere Aleviliğin baskın ibadet dili dahi Türkçe değil midir?



Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

öğreti anlamında, yani, Batın öğreti dediğimiz olguyu incaladiğinde, bu öğretinin bir çok MÜRŞİT'i bulunur,
1- batıni Öğreti dediğiniz nedir* Kur'an ayetlerinin yorumu değil mi* batın anlayışı yani tasavvufu savunan öğretiyi yayan hangi Pir derviş islam dışı yada Kur'anı inkar etmiş?

Şah hatayi ile devam edelim acaba Alevilik nedir* kimdir* Alevi Hz. Muhamed'i, hz. Ali'yi Allah'ı tanımaz mı?



Sufi mezhebimin nesin sorarsın
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Gözlüye gizli yok ya sen ne dersin
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Eğnimize kırmızılar giyeriz
Halimizce her manadan duyarız
Katarda İmam Cafer'e uyarız
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Her kimin ki çerağını Hak yakar
Mümin olanları katara çeker
Aslımız On İki İmama çıkar
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Biz tüccar değiliz alıp satmayız
Erkan gözetiriz yoldan sapmayız
Gönlümüz ganidir kibir tutmayız
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Muhammed Ali'dir kırkların başı
Uralım Yezid'e laneti taşı
Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir eşi
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Baharda açılır gonca gülümüz
Ol dergaha doğru gider yolumuz
On İki İmam ismin okur dilimiz
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Şah Hatayi'm eydür Muhammed Ali
Onlardan öğrendik erkanı olu
Ali Muhammed'dir Muhammed Ali
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Konu Dede-baba tarafindan (02-02-2010 Saat 16:08 ) değistirilmistir..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 02-08-2010, 14:14   #23
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Ded_baba,

Yazımda ki,Sorulara yanıt vermeden, Soru sormaı uygun bulmuşsun,
Garip bi durum, Bu hep başıma geliyor, bir yazıya yanıt yazıyoruz, ve kaonu daha iyi anlaşılsın diye doru soruyoruz, Muhabbet genişlesin diye , ancak karşımızdaki kişi, konuya açıklık getirmeden,
sorular sorarak konunun nersi anlaşıldı ,neresi anlaşılmadı o bilinmiyor, sanki havanda su dövüyoruz gibi oluyor.

Benim Tanrısı yok dediğim anlam, Alevi öğretisinin TANRI tasarımı, diğer dinlerdeki ki, bir tanrı tasarımı değil,
Bilindiği gibi , O inanclarda Tanrı Evreni yaratır,İnsnları dağları,otları 6 günde yaratmıştır ve her şeyin kaderini cizmiştir, Yersiz, yurtsuz mekansızdır, yani YOKLARDAdır,
Oysa alevi inancı Tanrıyı VARLIK alanına tarşır, onu görünür kılar, Vahdeti vucut,Vucudu mutlaktır der ve İNSANDA zahiri görünür kılar.
Sanırım bu dede-Baba Tarafından anlaşılmadı, yada onun alevi-tanrı TASAIMI FARKLI,
bURDAKİ Tanrı tasarımı VAR OLAN her şeydir,

Burda, Hak-Muhammed-Ali, İNSANTANRICILIĞIDIR, Yani ÜÇÜNÜ ,BİR kılar, üçü birdir,
HAK-MUHAMMED-ALİ ayrı ayrı değildir, hepsi birdir, İNSANDADIR anlamınadır,
Bizler bu ÜÇLEMEYİ yaparken, bun söylemiş oluruz.Yani Senin deyimile, HAK2TAN gayri bir nesne yoktur. deriz.

Okuduğunu anlamanı, anlamadığını uygun dille sormanı, İnsanları öle böle nitelemlerle SUCLAMAMANI, aşalılamamnı, küçk düşürecek sözcükler kullanmamanı terar ediyorum,
alevilik bu değil, bende sana aynı söylemlerde sözler yazarım dimi,
alevilik bunu gerektirmiyor değil mi.

Peki Kırklar METAFİZK alemidir, dünya ile alaksı yokturda, TANRI , Senin anlattığın tanrı DÜNYA tanrısımıdır, O METAFİZİK değilmidir,
Kırklar cemi bir söylencedir, ve bir KARŞI DURUŞTUR.

O Saydığın, Peygamberler sildilesi hiç yaşamamıştır, İbahim Ateşe atılmamıştır, Nemrud diye biri hiç olmamıştır,
Bunlar eski efsaneler, masallardır.

Asıl kafa karıştıran sensin,
Benim dediklerimi , bilerek saptırıyorsun, ve bilerek başka mecralara çekiyorsun,
Bu Doğru değil, aleviye yakışmıyor

Evet, Bizler Cende GÖRGÜ yaparız, bu nedir,
Hakka( İnsana ) Niyaz ederiz,
BUnları OLMAYAN, BİLİNMEYEN bir yerden istemeyiz ,niyaz etmeyiz değil mi

Seyyid ,Efendi , Demektir ve bu Arab toplumunda bilinen bir deyimdir,

Sonra dan, Soy ve sülaleye babağ anlamında kullanılmıştır,
Bırak bana soru sormayı,acıklama yap,

Hani Horasan Erenleri yaw, Peki niye Horasan denilen yerlerde ALEVİLER yok,
Hani bu İNANIŞ ,Ali'den gelmişti,Arabistanda vardı,

Ne oldu bu seferde HORASANA mı geçtik,

Nasıl gelmişler bu HORSANDAN, Dertleri neymiş,
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
DoğAcAn (02-08-2010), esonto58 (02-08-2010), renasroy (02-08-2010), yolcudede (02-09-2010)
Alt 02-08-2010, 18:54   #24
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Ded_baba,

Benim Tanrısı yok dediğim anlam, Alevi öğretisinin TANRI tasarımı, diğer dinlerdeki ki, bir tanrı tasarımı değil,
Bilindiği gibi , O inanclarda Tanrı Evreni yaratır,İnsnları dağları,otları 6 günde yaratmıştır ve her şeyin kaderini cizmiştir, Yersiz, yurtsuz mekansızdır, yani YOKLARDAdır,
Oysa alevi inancı Tanrıyı VARLIK alanına tarşır, onu görünür kılar, Vahdeti vucut,Vucudu mutlaktır der ve İNSANDA zahiri görünür kılar.
Sanırım bu dede-Baba Tarafından anlaşılmadı, yada onun alevi-tanrı TASAIMI FARKLI,
bURDAKİ Tanrı tasarımı VAR OLAN her şeydir,

Burda, Hak-Muhammed-Ali, İNSANTANRICILIĞIDIR, Yani ÜÇÜNÜ ,BİR kılar, üçü birdir,
HAK-MUHAMMED-ALİ ayrı ayrı değildir, hepsi birdir, İNSANDADIR anlamınadır,
Bizler bu ÜÇLEMEYİ yaparken, bun söylemiş oluruz.Yani Senin deyimile, HAK2TAN gayri bir nesne yoktur. deriz.
,

Evet bakalım: Kur'an'daki tanrı, sünnilerin gibi, bir tanrımı yoksa Alevi-islam anlayısındaki vahdeti Vücut yani yansıyan tezahür eden yani var olan herşeyin tanrı'dan tezahür ettiği bir görüş mü?

Alinti:
Dede-baba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Degerli canlar


Bilindiği üzere Alevi/bektaşi öğretide yaratan ve yaratılan ikiliği yoktur.. Var olan herşey Tanrı'nın birer yansıması ve tezahürüdür. yaratan ve yaratılan anlayışının kabulü ikilik anlamına gelir ki bu anlayış, Alevi/bektaşi ekolünde, Şirktir... küfrün Ta kendisidir...



Tanrı'dan gelen heşey yine Tanrıya dönecektir... Kuşkusuz ebedi dönüş Hakk'adır... İnsan-ı Kamil olma aşamasının en son aşaması. Hakk İle Hakk olmaktır.


Vahdet-i Vucut olarak adlandırılan bu batıni yorum nerden gelir? Kur'an-ı Kerim'de vahdet-i Vucut'un kanıtlarını şimdi hep beraber görelim..


Öncelikle Yüce Tanrı kendini, Işık (Nûr= Tanrısal Işık) olarak açıklar. Bu bağlamda Evren Bütünüyle Tanrısal Işığın kendisi olduğu gibi. Tanrı Evrendeki Bütün yaratılanların diğer bir anlatımla ışıkların Tümüdür.


Işık Anlamındaki Nûr Sözcüğü Tanrı'nın isimlerinden biridir. Kur'an Surelerinden birinin de adıdır... Kur'an-ı Kerim Tanrı-Işık gerçeğini kendi uslubu içinde şöyle ifade eder, açığa vurur..


"..Allah Göklerin ve yerin Nûrudur..." Nur Suresi ayet 35



Yine Tanrı Bakara Suresinde,


"...Doğuda batı da yanlız Allah'ındır! O halde nereye dönerseniz orada Allah'ın Yüzü vardır. Allah vâsidir, Sürekli genişler/ varlığı sürekli genişletir; Alimdir herşeyi en iyi bilendir..." Bakara 115


Kur'an, doğayı Allah'ın vucudu gibi görür. Allah Süreci sadece izlememekte, sürecin bizzat içinde yer almaklada kalmamaktadır. Kur'an-a göre Allah sürecin bizzat kendisidir. O'nun isim sıfatlarından birisi Vasi 'dir ki; sürekli genişleyen demektir... Birçok sünni Alim Vasi kelimesini genişleten olarak çevirmesine karşın vasi genişleyen demektir...


Tanrı-İnsan birlikteliği ve ayrılmazlığına Kur'an-ı kerimde kanıt pek çoktur. Örneğin; Yüce Allah var oluşu/ tezahürü anlatırken "Ben" yerine "Biz" kelimesini kullanarak evrendeki varlıkların tümünü kendisiyle birlikte anarak kendisinin (yaratma /tezahür/yansıma) sürecin bizzat içinde bu eylemi gerçekleştirdiğini söylemektedir.

"....Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir...." (Hac Suresi , 5)


Yaratma/Tezahür eyleminde, Doğadaki, meniye, kana, ete, süte kadar birçok çevre unsuru devreye girer, yani bir yaratıcı eylem, yaratıcının isim ve sıfatlarının her birinin tabiatta bir yansıma ve yankılama bulmasıyla birçok aşamada gerçekleşir.


Yaratıcı irade açısından yaratma/ tezahür etme eylemi "ol" emri kadar zaman alan, bir anlık iş isede matematik-astronomik zaman bağlı insan idraki için her yaratma/tezahür fiili birden çok aşamanın birbirini izlediği bir süreçtir.

Bugün kör olanlar, yarında kördür
Hak-Muhammed-Ali manada birdir.
Ukba'da görürüm deme, küfürdür.
Allah'ı görmeli, burada insan.


Yazan: Turgut Koca Baba


Allah Eyvallah




Yararlanılan kaynaklar


Yasar Nuri Öztürk,[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Esasında Tezahür etme yansıma anlayısı İslamın Bütün tasavvufçularında işlenmiş bilenen bir görüştür vahdeti Vucutu savunanlar islam dışı değildir..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Dede-baba For This Useful Post:
İşcanbaba (02-10-2010)
Alt 02-08-2010, 23:36   #25
yolcudede
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Almanya/Berlin
Üye No: 511
Mesajlar: 80
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 238
Thanked 184 Times in 70 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : yolcudede will become famous soon enoughyolcudede will become famous soon enough
İletişim
Standart Erdogan Cinarin Celiskileri.

Erdogan Cinarin Celiskileri,Dede Babanin Hikayeleri.

Sözüm ona Erdogan Cinari elestiriken sizinde ondan farkiniz yok Sevgili Dede Baba,Erdogan bizleri ilkcag Hiristiyanligi götürüyor,sizde bizleri Kuran Muhametin,Yani Müslümanlik götürüyorsunuz.Ikinizinde bir birinden farki yok Misyonerlik icinmi,Yoksa birseyleri mi yansitmak istiyorsunuz,Vermis oldugunuz kaynaklar kaynak degil.Yasar nurü Öztürk vede digerleri.Türk islam sentezcileri.

Sufi mezhebimin nesin sorarsın
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Gözlüye gizli yok ya sen ne dersin
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Eğnimize kırmızılar giyeriz
Halimizce her manadan duyarız
Katarda İmam Cafer'e uyarız
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Her kimin ki çerağını Hak yakar
Mümin olanları katara çeker
Aslımız On İki İmama çıkar
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Biz tüccar değiliz alıp satmayız
Erkan gözetiriz yoldan sapmayız
Gönlümüz ganidir kibir tutmayız
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Muhammed Ali'dir kırkların başı
Uralım Yezid'e laneti taşı
Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir eşi
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Baharda açılır gonca gülümüz
Ol dergaha doğru gider yolumuz
On İki İmam ismin okur dilimiz
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Şah Hatayi'm eydür Muhammed Ali
Onlardan öğrendik erkanı olu
Ali Muhammed'dir Muhammed Ali
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Yukaridaki siiri bir gözden gecirmenizi tavsiye ederim ya sizin yazdiklarinizdan haberiniz yok yada sizde??? billincli mi yapiyorsunuz.

Vermis oldugunuz kaynaklar tamamen siia vede caferi mesebine ayitir, bu hikayeleri bizler bundan 40 yil önce cok dinledik .Bundan sonra hikaye ile masallarla zamanimizi öldürmek diye bir niyetimiz yok can.

Ikinci bir mesele ise Erdogan Cinarin celiskileriyele bunlar baglantisini nasil kuruyorsunuz,Erdogan Ilk cag hiristiyanligindan,sizde islamdan örnek veriyorsunuz .Devrim 06 caninda belirtigibi,Alintilarla degilde kendinizden örnekleri vede bilgi leri paylasalim can.yoksa ordan burdan kopyala yapistir ile bilgi paylasilmaz.

Alinti:
Tanrı'dan gelen heşey yine Tanrıya dönecektir... Kuşkusuz ebedi dönüş Hakk'adır... İnsan-ı Kamil olma aşamasının en son aşaması. Hakk İle Hakk olmaktır.


Vahdet-i Vucut olarak adlandırılan bu batıni yorum nerden gelir? Kur'an-ı Kerim'de vahdet-i Vucut'un kanıtlarını şimdi hep beraber görelim..


Öncelikle Yüce Tanrı kendini, Işık (Nûr= Tanrısal Işık) olarak açıklar. Bu bağlamda Evren Bütünüyle Tanrısal Işığın kendisi olduğu gibi. Tanrı Evrendeki Bütün yaratılanların diğer bir anlatımla ışıkların Tümüdür.

Işık Anlamındaki Nûr Sözcüğü Tanrı'nın isimlerinden biridir. Kur'an Surelerinden birinin de adıdır... Kur'an-ı Kerim Tanrı-Işık gerçeğini kendi uslubu içinde şöyle ifade eder, açığa vurur..


"..Allah Göklerin ve yerin Nûrudur..." Nur Suresi ayet 35
Bakin hele Alahin isimlerinden biride isik imis,biride camurmu yoksa??? ,Ademi yaratmis vede Ademin Kaburga sindan Havayi yaratmis.Adem ile Havadami Alahin isimlerinden biri .Neden Alah Ademi yaratirken birde Kadin Yarat
miyordam Ademin Kaburgasindan Havayi yaratiyor.

Celiskilerle yeterince bu günlere kadar gelmisiz,bilim caginda bu maslari kimse dinlemek istemiyor.

Alevilk eger bir din ise size diyecek bir seyim yok,ama siz Alevilik Din derseniz sizinden Erdogan Cinardan bir farkiniz olmaz.


Ask ile.

Yolcudede
yolcudede isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to yolcudede For This Useful Post:
İşcanbaba (02-10-2010)
Alt 02-10-2010, 13:54   #26
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

sayın dede-Baba
BAL demekle apız TATLANMAZ,

NUR demekle NUR olmaz,
Dünyada her İNANC tasarımında, NUR vardır, ve bu GÖKSELLİĞE, GÜCE VE gizeme DAYANDIĞI İÇİNDİR,

EVET ALEVİ ÖĞRETİSİNDE, yARATAN/yARATILAN İKİLİĞİ, tANRI/KUL AYIRIMI YOKTUR,
Ancak Dinlerde bunların olduğunu diğer yazılarımızda yazdık,

"Tanrının, Cehennemi, İnsanlar ve Cinlerde doldurmak için yaptığını" Kur' andan öğreniyoruz,

Yine Kur'an dan, Tanrının OL deyince her şeyiin olduğunu, ve 6 günlük bir yaratma süresi nide, ordan öğreniyoruz,

Yani, Kur'an'ın tanrısının, her şeye hakim olduğunu, mudahle ettiğini,
Serveti,Mutluluğu, ilimi, kötülüğü, vs. her şeyi istediğine verdiğini, istemediğine vrmediğini,
İstediğinin kalbini mühürlediğini, istediğinin actığını Kur'an dan öğreniyoruz,

Yani Kur'an ın Tanrı tasarımı, Alevi /Bektaşi gibi değil,

Burda örnekleri çogaltırız, sende bilirsin bunları, Hatta ,Tanrı Peygamberin evliliklerini dahi düzenlemektedir,- diğer dinlerin Tanrısıda bunu yapar, -Davut'un kadın işlerine karışır- Konumuz bu değil amma, ek bilgi.

Alinti:
Allah Göklerin ve yerin Nûrudur
Nur olması, olmaması bişey değiştirmez, Burdaki söz, onu yine, varlıklardan ayırıyor, Yani kendini varlık alanının dışına çıkarmakta,

Nur Süresinde ise, gecen IŞIK ve nur deyiminin hikayesi şöle,

"Sahabelerden birisi, Şam diyarından gelirken bir KANDİL getiriyor ve mescid de ,akşam aydınlık oluyor,
Muhammed bunu görünce çok seviniyor, Namaz ve sohbet sonrası, bu sevincini şöyle dile getiriyor,
Ya TAmerra (Sahebenin adı , yanılmıyorsam) ne güzel ettin , bunu getirdin ,
Bir kızım daha olsa idi, onuda sana verirdim diyor,
Ve bu laydan sonra NUR süresi, nazil oluyor.
Bu konu sitemizde de var amma, tekrar buraya atıyım.

ALEVİLERİN KUTSADIĞI NUR SÜRESİ,

Biz Alevilerin Kutsadığı NUR süresi, hakkında okuduklarımdan sonra, bir ki şey yazmak istedim.
Bu bilgilere ulaşınca, aklıma daha önce bu Süre'ye ve 35 Ayetten başlayarak Cem Ayin'lerimiz de okuyanlar, bu bilgileri bilmiyorlar mıydı? Niye ısrarla bu sûre’den, o ayetleri okuyorlar, okumuşlar anlamadım.

Nur Süresi, oluşumuna birinci sebep, Peygamber, Benî Mustalik denilen Yahudi kalesine Cihada, Sefere gider,( Bu Cihad seferi ile ilgili yazlacak çok şey var, başka bir yazı konusu) sefere giderken de, yanına eşi Aişe'yi aldı, bu sefer dönüşünde Aişe Kervandan geriye kalır ve bu geriye kalışa istinaden bir çok dedikodular çıkar.
Bunun üzerine Aişe babasının evine gitti, bu sürecin hikayesi uzundur, ben kısaca geçiyim, Peygamber çok üzüldü sonra;
"Resulullah, gülüyordu, ilk söylediği kelime şu oldu: "Müjde ey Aişe! Rahat ol, vallahi Allah, seni kat'î olarak akladı" dedi.
İşte bu Allah katında aklama, ayet ile oldu, NUR süresi bu konuya afden nezir olmuştur.

Bunun üzerine Aişe, Annesi, Babası ve peygamber var iken, Peygambere dönüp. "Hamd, Allah'a; ne sana, ne de ashabına" dedi. Annesi, "Kalk ona!" der, Aişe, "Vallahi ne ona kalkarım, ne de beraatımı indiren Allah’tan başkasına hamd ederim" demiştir.
Bu olaydan sonra o sûrede, bu tip olaylarda yapılması gerekenleri, kaç kişinin şahitlik edeceğini, yaptırımlarının ne olacağını, peygamber eşlerinin dışarıya nasıl çıkacağını gibi bir çok düzenleme bu surede belirtilmiştir.

Nur süresinde ki bu ayetlerin içeriğine girmeden, Bizim için daha çok önemi olan, Nur suresi 35 ayet in inme sebebine gelince;

Bu bölümü Erdoğan AYDIN’IN İslam ve Bilim isimli kitabından aynen aktarıyorum. S.181–182,
Yazar bu bilgiyi;
Bucaille nin Tevrat, İnciller, Kur’anı- Kerim ve Bilim kitabın S. 230-231'den ;
Şaban Döğen 'in İslamiyet ve Tekniği isimli kitabının S.87 den aktarmakta.

Nur 35'te ise, bildiğimiz yağ lambasının saçtığı ışıktan hareketle Allahın kendisi tanımlanmaktadır.

"Allah göklerin ve yerlerin nur'udur. Onun nur'u içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık içindedir, cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır, (kevkeb) bu ne yalnız doğuda ve ne de batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır.Ateş değmese bile, neredeyse yağın kendisi aydınlatacak.Nur üstüne nur'dur.Allah dilediğini nuruna kavuşturur..?"
........, Medine’den daha gelişkin ve "kafir'lerin şehri olan Şam'dan bir Müslüman tarafından , getirilip camiye (mescide) asılan ve onu ilk defa gören Muhammed dahil tüm Müslümanlar üzerinde büyük şaşkınlık yaratan yağ lambası esas alınmaktadır. Tanrının peygamberi yağ lambasından öyle etkilenmiştir ki bu durum, konuya ilişkin ayet düzenlenmesine neden olmuştur. Gene bu ayette; yanan yağın kaynağı olan zeytin ağacı, neredeyse Allah'ın nuru ile kıyaslanması ve Allah'ın, onun cılız ışığı üzerinden tanımlanmasına kadar varılır."( Bucaille)

Bu ilginç hikâyeyi yine bir diğer Şeriat’cıdan dinleyelim.

"Bir gün Mescide o güne kadar kimsenin görmediği bir kandil getirildi. Aslında basit bir şeydi, bir kaba zeytinyağı konulmuş içine de bir fitil sarkıtılmıştı. Etrafa ışık saçıyordu, Hayretle seyrediyorlardı, Çünkü bu basit alet o güne kadar bilinmiyordu. Çok geçmemişti ki, Allah'ın Resulü geldi. Kandili görür görmez yüzünde bir tebessüm belirdi:
"- Bunu kim getirdi ?" diye sordu.
"-Kardeşimiz Tamimdari, Şam'dan getirmiş! Dediler. Tamimdari Resulullahın hemen yanındaydı. Resulullah hemen ona döndü.
—Allah razı olsun ya Tamimdari! Dedi. Sen nasıl bizim mescidimizi aydınlattıysan Allah da seni aydınlatsın" dedi.

Kandilin ışığında akşam namazını kıldılar. Sevincin doğurduğu heyacanı henüz atamamışlardı. Gözlerini kandilden alamıyorlardı. Peygamberimiz tekrar Tamimdari'ye döndü.

" Ya Tamimdari bizi o kadar memnun ettin ki, bir kızım daha olsaydı sana verir, seni damat edinirdim" dedi. (Şaban Döğer)

Yazar ın anlatımı ile buraya aktardım,
Çok uzun, uzun da yorum yapmayı düşünmüyorum,

Bunu sürenin iniş sebeplerini bilen dede'lerimiz, Cemlerimizde halen bu, Ayetleri okurlar mı? Diye bir soru işareti kafamda asılı kaldı duruyor, Aynı KANDİL gibi.

Bülent İŞCANOĞLU



Yaşar Nuri den alıntı yapmanda ilginç
Bu sıralar bizim aleviler NURİ'li oldular,

Ve verdiğin ayette bir deili değildir, Biz, demesi insanı kast etmez,
ve Doğumlarla ilglide, yeni bir şey değildir,
Sümerleri incelediğinde, Sümer Tanrıları ve Tanrıcaları da aynı hikayeyi anlatırlar,
Ve, İnsan Rahmine düşen döl, muhakkak ki, şartlar oluşunca doğum yapar, bunda İSLAMA özel bişey yoktur,
Peki, Cocuğu olmayanlara ne diyeceksin, Onlarda niye olmuyor,
Demek ki, Doğada, Tabiatta, Şartlar olgunlaştığında HERŞEY oluyor,
doğum, ölüm,yağmur, Kar, değil mi,
Bunda bir taraflık yok can,
Bi yenilikde yok.

YARATICI EYLEM DOĞANIN AKLIDIR.

Unutma, her hamile klan doğurmuyor, Her dişi hamile kalamıyor,
Bu Dğanın aklıdır,
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
yolcudede (02-11-2010)
Alt 03-31-2010, 20:31   #27
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Sayın Ünsal Öztürk, derlemiş olduğu mesajı gerçekten okunması gerektiğine inanıyorum..

Tsk ederim, gerçekten..


Alevilik üzerine oynana oyunlar, içimizdeki muaviyeler ve yezitler iyi tanınmalıdır..

Görün Ey canlar Yolumuza erkanımıza İhanet edenleri batı emperyalistlerin masalarını, içimizdeki yezitleri.

AMA BOŞUNA YOL CÜMLEDEN ULUDUR...

Yüzyıllardır var Olan Aleviliği, Hz. Ali'siz bir alevilik yapmaya çalışanları, 12 imamı red edenleri cemlerimizi erkanlarımızı götürüp mağaralarda yasayan yaratıklara dayayanları lanetliyorum..


ikrarını bozmuş bu kişiler içimizdeki bizi arkadan vuranlardır.

ve inanın ömerlerden osmanlardan yezitlerden daha tehlikelidir. onlar hiç değilse düşman oldukları belli bunlar kuzu postunda kurtlardır



Şimdi sayın Ünsal Öztürk'ün mesajını okuyalım:





".......TÜRK BİLGE KAĞANI KÜL TİGİN, ALEVİLER VE ERDOĞAN ÇINAR





Alevi Tarih Yazımında Skandal -Erdoğan Çınar Örneği- adlı kitap piyasaya sunuldu. Okunuyor. Kitapta, ilgili kişinin yaptığı tahrifatlar anlatılıyor. Kitaptaki iddiaların küçük bir kısmı şöyle:

Pir Sultan Abdal olarak sunduğunuz Silvanus takma adlı kişinin gerçek adı nedir?

Silvanus takma adlı kişi Yıldız Dağı’na ne zaman gitmiştir, hangi kaynakta yazılı?

Adı belli olmayan kişinin adını aldığı ve Erdoğan Çınar tarafından büyük üstat, mürşit olarak sunulan Silvanus, Anadolu’da ne zaman yaşamıştır, kimin adamıdır?

Strabon’un alıntısını nereden aldınız?

Kral, rahip ve kutsal fahişe sistemine dayalı Komana şehirlerini nasıl kadınların yönettiği dergah-devlet yaptınız?

Kadın erkek kölelerin bulunduğu bir topluluğu nasıl komünal bir toplum yaptınız…



gibi sorular soruldu. Verebildiği cevap şu: Siz tüccarlık yapıyorsunuz, para kazanmaya çalışıyorsunuz.

İddialara cevap vermiyor.

Eğer Erdoğan Çınar’ın paraya ihtiyacı varsa veya borcu varsa haberimiz olmalıdır, çaresine bakabiliriz.



Erdoğan Çınar yaptığı tahrifatların, söylediği yalanların, sakladığı bilgilerin dışında kafası karışık bir kişidir. Bazen Kül Tigin’ci, bazen Mısır’cıdır. İlk yazdığı kitap olan Aleviliğin Gizli Tarihi kitabını tasfiye etmek zorunda kalacaktır. Çünkü ortada karınca da yoktur, izi de yoktur. Tek bir gerçek vardır: Türk Tarih Tezi ve uzantıları…



Erdoğan Çınar yazdıklarını savunuyorsa bağırmadan, çağırmadan, evet ben bu görüşleri halen savunuyorum demelidir.



Esas konumuza gelelim.



Bu yazıda Erdoğan Çınar’ın ana görüşü olan, Luvilerin, Sümerlerin, Orta Asya Türklüğünün inanış kaynağının aynı olduğu, Anadolu’nun en eski halkı olduğu iddia edilen Luvilerin Asya’dan geldiğini savunduğu, tümünün de yaradılış mitlerinin aynı olduğunu savunduğu ispat edilecektir.



Öncelikle Alevi nefesleri ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transferin ana hatlarıyla bire bir örtüştüğünü alalım yazardan:



“Alevi nefeslerindeki, Arş’ta yapılmış genetik transfer ana hatları ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transfer ile bire bir örtüşür.” (Aleviliğin Gizli Tarihi, s. 168)



Açıklamaya gerek yok.



“Sümer tabletlerinde tanrılar olarak tanımlanan varlıkların, Alevi anlatımlardaki kırkların karşılığı olduğu açıktır. Bir sonraki bölümde görüleceği gibi bu varlıklar Tevrat’ta Elohim (İlahlar) olarak geçer. Sümer tabletleri ile bize ulaşan Sümer Yaratılış Mitleri incelendiğinde, bu varlıkların daha yaşlı bir gökyüzünden yeryüzüne inmiş, yeryüzündeki insansı varlıkların evrimleşme düzeyinden daha fazla evrimleşmiş daha gelişmiş varlıklar olduğu anlaşılacaktır.” (age., s. 172)



Tevrat’ta geçen Elohim (İlahlar)ın da Kırkların karşılığı olduğunu söylüyor. Ayıplı bir anlatım. Değerlendirmeye değmez.



“Bu varlıkların Sümer tabletlerinde tanrılar olarak adlandırılması Sümer dili içinde son derece normaldi, çünkü Tanrı’nın Sümer dilindeki karşılığı ‘ten-gri’ idi ve ten-gri Sümer dilinde gökyüzü demektir. Krallık yeryüzüne, gökyüzünden ‘ten-gri’ler aracılığı ile inmişti.” (s. 172)



ERDOĞAN ÇINAR, TANRIYI KÜL TİGİN’DE BULUYOR



“Sümerler’in kökenini işaret etmesi bakımından burada bir parantez açarak belirtmek gerekir ki; Ten-gri sözcüğüne Orhun Yazıtları’nda da rastlanır. Üstelik bu sözcüğün bu Yazıtlarda da tıpkı Sümer dilinde olduğu gibi iki anlamı vardır; Gökyüzü ve Tanrı.

‘Ten-gri teg tengride bolmış

Türk Bilge Kagan bu ödke olurtum.’

Kül Tigin Abidesi-Güney yüzü



(Tanrı gibi gökte olmuş

Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum.)” (s. 173)



Erdoğan Çınar, Sümerlerin inanışlarını Orta Asya’dan getirdiğini delillendiriyor:



“Asya kökenli Sümerler’in, ana yurtlarında aynı inanışın aynı kelimelerle ifade edilmesi Sümerlilerin bu inanış kalıplarına ana yurtlarında sahip olduklarını ve bu inanışlarını Aşağı Mezopotamya’ya MÖ 4000’lerden önce Asya’dan taşıdıklarına delil sayılabilir. Sümerler’in Aşağı Mezopotamya’nın yerlisi olmadıkları ve buraya sonradan geldikleri bilinmektedir.” (s. 173)



Demek ki Sümerler Orta Asya’dan, Kül Tigin’in bulunduğu bölgeden Aşağı Mezopotamya’ya gelmiştir. Erdoğan Çınar’ın şahidi de var:



“James Churchward tarafından batı Tibet’te bir manastırda bulunarak okunan Naakal Yazıtları, Tufan ile birlikte sular altında kalan Uygur İmparatorluğu’ndan kurtarılarak Batı Tibet’e taşınmış kutsal belgelerdi. Sümerler de büyük bir ihtimalle Tufan’la birlikte Asya içlerinden kopup, suların önünden kaçarak Asya içlerinden, Tufan’dan en az etkilenen bir bölgeye, Aşağı Mezopotamya’ya gelerek yerleşmişlerdi.” (s. 174)



Erdoğan Çınar’ın düşünceleri yavaş yavaş olgunlaşıyor. Diyor ki, Orta Asya’da bir Uygur İmparatorluğu vardı. Bu imparatorluk inanışların kaynağıydı. Tufan olduğunda Sümerler sel sularının önünden kaçarak Aşağı Mezopotamya’ya gitti. Giderken yaradılış anlayışlarını ve Ten-gri kavramını da götürdüler. Ancak herkes bölgeyi terk etmedi:



“Tufan’dan sonra Orta Asya’da kalarak yurtlarını terk etmeyen Türkler de muhtemelen o bölgeden göçerek Aşağı Mezopotamya’ya yerleşen Sümerliler gibi gökte (ten-gri gibi tengri de olmuş) yaratıldıklarına dair inançlarını binlerce yıl boyunca korumuş olmalılar.” (s. 174)



Erdoğan Çınar bir adım daha attı ve Sümerliler’in ve Orta Asya’da kalmış Türklerin de gökte yaratıldıklarına dair inançlarını koruduğunu söyledi.

Şimdi gelelim Anadolu’ya. Çünkü aynı anlayışın Anadolu’da da olduğunu söylemişti, şöyle demişti:



“Alevi nefeslerindeki, Arş’ta yapılmış genetik transfer ana hatları ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transfer ile bire bir örtüşür.” (Aleviliğin Gizli Tarihi, s. 168)



Anadolu’daki Alevilerle Sümerler’in anlayışı bire bir örtüşüyorsa, açıklaması şöyle olmalıdır:



“Anadolu’nun bilinen en eski halkı olan Luviler’in de ayak izleri bizi Asya’nın içlerine götürüyor. Bilinmeyen kadim bir tarihte, onlar da Anadolu’ya Asya’nın içlerinden gelmişlerdi.” (s. 174)



Devre tamamlanmıştır. Sümerliler de Luviler de Uygurların devamıdır. İnanışları aynıdır. Tufandan sonra Orta Asya’da kalan Türklerin de inanışları aynıdır.

Yukarıdaki düşüncelerin tamamına “Türk Tarih Tezi” deniyor.



Alevilerin, yani Erdoğan Çınar’ın Luvilerinin, Sümerlerin ve Orta Asya’da kalan Kül Tigin’in yaradılış miti ise şöyleymiş:



“Sümer Yaratılış Miti’nde ortaya çıkan başka bir husus da insanın tıpkı Alevi inanışında olduğu gibi, kaçak ve suçlu bir Tanrının eti ve kanıyla varolan mahlukun karıştırılması neticesinde yaratıldığıdır.



‘Bir Tanrı kurban edilsin

Böylece tanrılar onda yıkanıp arınacak

Onun eti ve onun kanıyla

Nintu kili karışacak

Böylece Tanrı ve insan karışacak’



Bu tablette anlatılan, kilden-balçıktan oluşmuş mahluka bir tanrının eti ve kanı karıştırılarak insan yaratılmasıdır. Kilden, balçıktan oluşma evrimleşme yolu ile ortaya çıkmıştır. Yani Sümer inanışına göre yeryüzündeki insansı varlığın evrim sürecine genetik müdahalede bulunulmuştur. Ünlü Sümerolog Samuel Noah Kramer’in deyimi ile bu Yaratılış’ta ‘ölümlü kil, tanrıların et ve kanıyla birleştirilmiştir.’” (s. 166)



Erdoğan Çınar dinlerin yalanlarını, Alevilerin “yaradılış” miti gibi anlatıyor. İnanışlarının kaynağını Orta Asya’ya, Uygurlara bağlıyor. Zira Alevilerle Sümerlerin mitlerinin bire bir aynı olduğunu söylüyor. Enki’nin mitolojisini Alevilere mal ediyor. Kilden-balçıktan oluşmuş dünyasal bir mahluka tanrının eti ve kanı karıştırılmış ve insan yaratılmış!



“Alevi inanışı ile Sümer İnanışı’nın birbiri ile örtüşen temel öğelerinden birisi de insanın Yaratılış hikayesidir. İnsanın Yaratılış mitlerinin yer aldığı Sümer tabletlerinde ilk insan, yoktan var edilmemiş, yeryüzünde zaten var olan bir mahluka, gökyüzünden inen Tanrılarının sureti tutturulmuştur.” (s. 166-167)



Erdoğan Çınar Sümerlerin yaratılış mitlerinin Sümerlerden Anadolu’ya geçemeyeceğini de belirtiyor.



“Türkiye Türkçe’si, ölü bir dil olan Sümerce ile hiç karşılaşmadı. Türkçe’de kullanılan Tanrı sözcüğü dilimize asıl kaynağından, Orta Asya’dan gelmiştir.” (s. 173)



Görüldüğü gibi yaptığı tahrifatlarla, “Aleviler Müslüman değildir” diyen kardeşlerimizi istismar eden Erdoğan Çınar’ın Türk Tarih Tezi savunucusu olduğu, Uygurları asıl kaynak aldığı, Luvileri Orta Asya’dan getirdiği, Sümerleri de Uygur yaparak Orta Asya’dan getirdiği, Kül Tigin’i Alevi kaynağı, Orhun Yazıtları’nın tanrısını asıl kaynak olarak sunmaya çalıştığı besbellidir.

Kardeşlerimize sevgiyle ve saygıyla düşüncelerimi sunuyorum.



Benim yıllar önce aldığım bir karar sonucu televizyonlara hiçbir konuda çıkmama kararım vardır.

İddialar ortadadır. Kardeşimiz Hamza Aksüt tartışma konusunda yetkin ve yetkilidir. Bizim adımıza da konuşabilir. Çünkü konuşulacak olan konu, Ünsal Öztürk’ün ya da Hasan Harmancı’nın Alevilikle ilgili görüşleri değil, kaynakların Erdoğan Çınar tarafından tahrif edilip edilmediğidir. Eğer Ünsal Öztürk ya da Hasan Harmancı kaynakları tahrif etmişse bu da gündeme gelecektir.

Çağrı yapılmıştır. Yol tv kabul etmiyorsa biz televizyon ayarlayabiliriz.

Program moderatörünün etik değerlere sahip olan tarafsız bir kişi olması isteğimizdir.

Sanırız Erdoğan Çınar da aynı görüştedir. Kaldı ki Erdoğan Çınar’ın en baş savunucusu da moderatör olursa iyi bir şey olmaz ama yine de itiraz etmeyiz.

Biz doğrunun yolundayız...."
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
çelişkileri, çınar, erdoğan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 05:00.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts