Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > Yazarlarımız > Ünsal Öztürk

Ünsal Öztürk Ünsal Öztürk Makalelerinin Okudugu ve makalelere soru ve yorumların yapılacağı bölüm

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 05-10-2010, 17:21   #11
Ünsal Öztürk
GençALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1262
Mesajlar: 105
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 709
Thanked 594 Times in 104 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Ünsal Öztürk is on a distinguished road
İletişim
Standart Zeus Tapınağını Kim Yönetiyordu-nerede Olabilir?

Morimene’deki Zeus Tapınağı’nı tespit etmeden önce karar vermemiz gereken şeyler var. Kaynak kişi Strabon’da Kapadokya ve Pontos’taki aynı adlı iki Komana açıkça anlatılıyor. Öncelikle, Kapadokya ve Pontos’un krallık olduğunu saptamalıyız. Krallar soydan geliyor ve ömür boyu krallık yapıyor. Yani Kapadokya ve Pontos’u kadınlar değil erkekler yönetiyor.
Komanalarda ülkelerin en büyük tapınakları var. Bu tapınakları da kadınlar değil başrahipler yönetiyor. Başrahipler kral soylu. Başrahipler de ömür boyu başrahiplik yapıyorlar ve yılda iki kez yapılan festivallerde taç giyiyorlar.
Komanalar Tanrıça Ma’ya atfediliyor. Tanrıça Ma savaş tanrıçası olarak kabul görüyor. Strabon’un kitabında şöyle geçiyor: “Ma, Kapadokialıların Komana’da kutsanan Savaş Tanrıçası Enyö’ye verdikleri isim.” (Strabon, Geographika, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, s. 343)
“Enyö, Savaş Tanrısı Ares’le birlikte gösterilen Savaş Tanrıçası. Ares’in kızı, annesi veya kızkardeşi olarak kabul edilir.” (age., s. 310)
Ma, kalkanlı ve sopalı veya kalkanlı ve topuzlu olarak da tarif ediliyor.
Komanaların verimli arazileri var. Bu arazilerde kadın-erkek köleler çalışıyor. Bu köleler aynı zamanda tapınak inanırları. Festivallerde kadınlar kutsal fahişelik yapıyor. Gelire ise başrahip el koyuyor. Yani Komanalar komünal bir toplum yapısında değil. Strabon’da ve diğer araştırmacılarda Komanaların kadınların yönettiği dergâh-devlet olduğundan kesinlikle söz edilmiyor.
Yukarıda yazılan her şeyi Erdoğan Çınar biliyor. Çünkü kitaplarına aldığı alıntılar tam da Strabon’un rahipten, vücutlarından kazanç sağlayan kadınlardan söz ettiği bölümler.
Örneğin: “Quenasa’daki Morimene’de, üç bin hizmetkârı barındıran Ouenasa Zeus’una ait bir tapınakla rahibe yılda yüz talatonluk bir gelir sağlayan verimli ve kutsal bir arazi bulunur. Komana’da olduğu gibi bu da yaşamı boyunca rahiplik eder ve rütbe itibarıyla Komana rahibinden sonra gelir.” (Strabon, XII-2-6; Antik Anadolu Coğrafyası, s. 7-8)
Strabon’un anlatımı açık. Erdoğan Çınar buradan hangi sonucu çıkarıyor ona bakalım: “Strabon’un anı-gezi notlarında bir üçüncü dergâh-devletten daha bahseder ki bu dergah-devlet Ouenasa’daki Morimene idi. Strabon’un Ouenasa olarak Helen diline uyarladığı bu yerin adı, Hıristiyanlık öncesi kayıtlarında Vanesa olarak geçer. Vanesa, Luvi kökenli bir kelime olup ‘Ana Kraliçe’ anlamına gelmektedir. Luvi adı taşıyan ve kökleri kuşkusuz Luvilere kadar uzanan ve isminden ‘Kadın Ana’lar tarafından yönetilen bir ‘dergah-devlet’ olduğunu tahmin edebildiğimiz Vanesa-Morimene, bugün Aleviliğin en büyük mabedi sayılan Karacahöyük’teki Hacı Bektaş-i Veli Dergahı’nın ta kendisidir.” (Aleviliğin Kökleri, s. 60)
Dikkat ederseniz Erdoğan Çınar’da “Komana’da olduğu gibi bu da yaşamı boyunca rahiplik eder ve rütbe itibarıyla Komana rahibinden sonra gelir” bölümü yok. Tapınağın Zeus Tapınağı olduğu da bilgi olarak verilmiyor. Oysa Strabon “Ouenasa Zeus’una ait bir tapınak” diyor. Erdoğan Çınar Strabon’da Zeus Tapınağı’nı okuyor ama Zeus’tan söz etmiyor. “Vanesa-Morimene, bugün Aleviliğin en büyük mabedi sayılan Karacahöyük’teki Hacı Bektaş-i Veli Dergahı’nın ta kendisidir.” Diyor. Siz olsanız nasıl değerlendirirsiniz Erdoğan Çınar’ın yöntemini?
Yani Erdoğan Çınar, Strabon’un ne demek istediğini biliyor. Strabon’u okuyan herkes bilir Komanaları kadınların yönetmediğini, rahiplerin egemen olduğunu, kadınların vücutlarından kazanç sağladığını, kadın-erkek alınıp satılamayan kölelerin bulunduğunu… Zeus Tapınağı’nı… Erdoğan Çınar konuyu biliyor, kasten yanlış yazıyor. Bu tür bir yöntemi uygulayan kişiyle başa çıkmak çok zordur. Çünkü aldığı alıntıların tamamına bakmak çok uzun bir iştir.
Strabon’un şu yazdıklarına ne diyebiliriz:
“Phanaroia’ın üst tarafında, Büyük Kappadokia’daki kentle aynı ismi taşıyan ve o kentteki aynı tanrıçaya vakfedilmiş olan Pontos Komana’sı bulunur; ve diyebilirim ki burada oturanların, özellikle bundan evvelki krallar zamanında kurban törenlerinin uygulaması, kutsal inanışları ve rahiplerine karşı olan saygıları hemen hemen aynıydı. O zamanlarda tanrıçanın yılda iki defa yapılan ‘eksodosunda’ rahip bir taç giyer ve onur sırasında kraldan sonra gelirdi.” (Strabon, age., s. 44)
Yukarıdaki alıntıdan kadınların yönettiği bir yer akla gelir mi?
Dikkat edilirse Strabon Büyük Kappadokia’dan söz etmektedir. Büyük Kapadokia ise şu şekilde tarif ediliyor: “Halys (Kızılırmak) ve Lykos’un (Çoruh) güneyiyle, güneydoğu Toroslar arasında yer alan bölge.” (age., s. 304)
“Bu anti-Tauros’lardaki derin ve dar vadilerde, Komana ve buradaki halkın ‘Ma’ dediği Enyö Tapınağı bulunur.” (Strabon, age., s. 4)
Yukarıdaki alıntıda işaret edilen Enyö Tapınağı’nın Büyük Kapadokya’da bulunduğu kesin. Morimene’deki Zeus Tapınağı Komana’daki Enyö’den sonra geliyorsa, o da Büyük Kapadokya’da demektir. Büyük Kapadokya’nın sınırları da belli… Aksi takdirde Vanesa veya Morimene’yi Pontos içinde değerlendirmek gerekir.
Gelelim Morimene’deki Zeus tapınağı işine.
İnternette Morimene ile ilgili pek çok bilgiye rastlayabilirsiniz kuşkusuz. Ben de rastladım. Bazıları ikna edici gibi duruyordu. Melagop (Derinkuyu) tarihini yazanlar ciddi olgular sunuyorlardı. Ancak ben geniş bir coğrafyayı gösterdim. Örneğin Strabon “Galatia’dan sonra güneye doğru Tatta Gölü gelir. Bu göl Morimene yakınında Büyük Kapadokia boyunca uzanır fakat Phyrgia’nın bir parçasıdır” (Strabon, Geophaprika, Arkeoloji Sanat Yayınları, s. 65) demektedir.
Derinkuyuluların toparladığı bilgiler konuya değişik bir bakış açısı sunabilir. Aşağıya bilgileri aktarıyorum:
“Tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber İlçemizin eski bir yerleşim birimi olduğu, tarihinin M.Ö.3000 yıllarına kadar ulaştığı sanılmaktadır. İlçenin eski adı MELEGOBİ yada MELEGOBİA' dır.
Derinkuyu' nun ilk yerlileri ASUR kolonilerine kadar uzanır. İz bırakanlar, (dışarıda toprak altında) Romalılar, İlçe içerisinde ise Bizanslılar'dır. Tarih boyunca bu toplum dışarıdan gelenlerle kaynaşmış, ad ve din değiştirerek KAPADOKYA adını almıştır.
Türkler 1071 Malazgirt savaşından sonra gelmeye başlamışlar, İlçenin doğusundaki Çekme, Kızılören, Şemşili, Bölören, Topaleyüp ve Melizlik yaylalarına yerleşerek hayvancılıkla geçimlerini sağlamaya çalışmışlardır. 1830'lu yıllarda Derinkuyu' da yeryüzünde konut olmadığı yaşlılarca söylenmektedir. Bu günkü adı olan Derinkuyu halkın içme suyunu 60- 70 metre derinliğindeki kuyulardan temin etmesinden dolayı verilmiştir. Kapadokya’nın 36 yeraltı şehrinin en büyük yeraltı şehri olan Derinkuyu yeraltı şehri 1967 yılında turizme açılmış, 8 katlıdır.
Derinkuyu bugünkü konumu ile İç Anadolu ve Akdeniz ticaretinin bir geçiş noktasını oluşturmaktadır. İlk çağlardan beri önemli bir transit yoldur. Adını, yörede su kaynağının bulunmuyor olması dolayısı ile su temin etmek amacıyla açılan kuyulardan alan ilçenin ne zaman ve kimler tarafından kurulmuş olduğu şimdilik kesinlik kazanmış değildir. Yörenin ignimbirit tüf tabakası ile kaplı olması dolayısı ile yörede yer altı evleri oldukça yaygındır. Ömer DEMİR: Derinkuyu da 400 - 500 adet yer altı şehri olduğu bu şehirlere ait olarak da 600 kadar iniş-çıkış kapısı olduğunu ifade eder.8 Yörede MÖ 2000-1750 tarihleri arasında Asur ticaret kolonileri çağı yaşanmıştır. Bunu takîb eden dönemlerde sırasıyla Hititler MÖ 1750-1200, Genç Hititler MÖ 1200-700, Pers -Helenistik MÖ 585-332, Roma MS 17-395 ve Bizans MS 397-1071 dönemleridir. RAMSAY ;Roma - Bizans dönemiyle ilgili olarak Capodocia ve Melegübü (Derinkuyu) hakkında şu bilgileri vermektedir.
Capadocia 371 yılı kışında imparator Valens tarafından ikiye bölündü. Böylece piskoposluğunu Basil'in yaptığı Caesareia (Birinci Capadocia) piskoposluğunu Anthimos'un yaptığı Tyana (İkinci Capadocia) olarak ortaya çıktı. Basil bu durumdan oldukça rahatsız oldu. Zira Anthimos'un idaresi altına giren piskoposluklar üzerinde hala hakimiyetini devam ettirmeye çabalamaktaydı. Tabiatıyla da Anthimos da bu duruma tepki gösteriyordu. 530 tarihinde İmparator Jostinian ikinci Kapadociayi ikiye ayırdı. Mokissos'u (Kırşehir) Capadocia tertia'nm merkezi yaptı ve buraya Justinianopolis adını verdi. Ramsay, Strâbon'un verdiği bilgilerden yola çıkarak Capadocia secund'un, Capadocia'nın doğu hududundan (caesareia'run doğusundan) başlayıp Galatya'ya kadar devam ettiğini ifade eder. Bu arazi üzerinde ise: Laviansene (Şimdiki Malatya'nın Hekimhan-Erguvan arasında bir yer), Sargarausene (Zamantı çayı-Kayseri civarında bir yer), Saravene (Yozgat-S ankaya civarında bir yer), Chamanene ( ? . ) ve Morimene (Kızılırmak - Tuzgölü arasında bir yer) yer almaktadır.10 Morimene, Strabon'un tarifine göre; Halys'in (Kızılırmak) güney kıyısında, Galatya hududundan Melegob'a (Derinkuyu) olan havali idi. Sınırları: kuzeyde Halys (Kızılırmak) kuzey batıda (Galatya), doğuda ve güney de Tyanitis (Niğde) güney ve güneybatı da Garsaoritis (Aksaray)’dır. Morimene'nin kasaba ve köyleri: Nyssa, Zoropassos, Soanda, Ev phemias, Matiane. Nitalis, Vestene. Earsos. Malakopia. Venasa, Sasima, Lünardir. Ramsey Venasa'nın Melegob arası olduğunu iddia eder. Venasa'nın "Malakopia yahut Suvermez havalisinde, Caesereia piskoposluğunun hududuna yakın bir noktada. Nazianzos piskoposluğunun tam yanında idi."11 Bu iddiasına delil olarak da Strabonun. "Venasa da tanrı Zeus (Jüpiter)a yapılmış bir mabed vardı: bu mabedin baş rahibine 15000 tolan varidot getiren 3000 venüs cariyesi, büyük ve münbit bir arazisi vardı. Rahipliği kaydı hayat olup rütbece Komana rahibinden sonra gelirdi." ifadesinden yola çıkarak kendinin Suvermez de bulmuş olduğu bir kitabede "Semadaki büyük tanrı zeus, ben Dimitrius'a merhamet et"12 yazısının Suvermezdeki Söğdele tepesi üzerinde bulunmuş olması dolayısı ile Melegob'un Venasa ovası olduğunu isbat etmiştir. Bu kitabenin bulunduğu yerde bulunan su kuyusu ve harabeler buranın eski bir yerleşim yeri olduğunu ispatlar niteliktedir.
Yukarıdaki bilgilerden hareketle Venasa ovası günümüzde Konya kapalı havzası içinde yer alan Misli ovasının kuzeyinde, Suvermez-Nenezi-Malakopia arasında kalan kısmın ilk çağdaki adıdır. Venasa ise Söğdele tepeyi üzerindeki ve yazıhöyük civarındaki yerleşmelerdir denilebilir. Ramsay, eserinde Sasıma (Hasanköy)'den Soandos (Nevşehir)'e uzanan büyük ova; çok vasi oldukları söylenen bir takım yer altı evleri ve kiliseleriyle doludur. Halkına da eskiden TROGLODYTE'ler denildiğini Leo Dia conus'dan nakleder. Sasıma ve Soandos arasında Maiakopia (Derinkuyu) bulunmaktadır. Kısacası Derinkuyunun ilkçağdaki halkı TROGLODYTE olarak anılmıştır. Bu kelime yöre halkına kovuklarda yaşadıkları için; kavukta yasayanlar manasında kullanılmıştır. (Helen dilinde Troslos: Kavuk)13
Yukarıdaki tesbitlerin yanı sıra Maiakopia (Derinkuyu)'nun "Savatra" yahut "Soatra" olduğu iddilarıdır ki Charles Texier 19 yy'da Osmanlı topraklarındaki seyahati sırasında Malakopia!ya da gelmiş. Burasının strabon'un tarif ettiği gibi Soatradaki gibi suyun 60 metre derinlikdeki kuyudan çıkarılması, suyun para ile satılması benzerlikleri nedeniyle Malakopia'nın Soatra olabileceğini iddia etmiştir. Soatra yahud Savaıra, Malakopia'ya yakın olmakla beraber, Maiakopia değildir. Ezcümle Kapadokya ve Likonya'nın genel karakteristiği suyun az olması ve yeraltından temizliğinin zaruriliğidir. Ramsay kitabında Soatra'nm yeri ile ilgili olarak: "Laodicea Katakekavmene (Konya'nın ilçe merkezi Halıcı) den Archelais'e giden yolun üzerinde (Aksaray'ın Helenistik dönemdeki adı) Archelais Garsauira'dan çok uzakta olmayan bir nokta idi."'14 İfadesiyle Soatranın yerini tesbit etmiştir. Buradan hareketle'de Soatranın Aksaray yakınlarında bir yerleşim yeri olduğu, Maiakopia ile de alakası olmadığı açıktır.” ([Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...])

Derinkuyulular “Yay gölü”nü de düşünmüş olmalıdırlar.
Bütün bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, eğer Strabon’u esas almak gerekirse, Bilge Umar’ı da dikkate alacak olursak, Kızılırmak ile Tuz Gölü arasındaki bölgeyi değerlendirmemiz gerekiyor. Strabon, Morimene’nin de içinde bulunduğu Büyük Kapadokya’nın yeri olarak Kızılırmak ile Torosların arasını işaret ediyor.
Bu konuların sorgulanması kişisel değildir. Bilimseldir. Bilim olgulardan hareket eder. Olgular ve olgular arasındaki ilişkiler birbirlerini tamamlamalıdır. Veriler alınır, değerlendirilir, bilince çıkartılır. Tekrar yaşama uygulandığında doğruluğu sınanmış olur. Yanlışlanan bilgiyi terk etmek gerekir.
Bu anlamda kişisel tartışmaları kesmek gerekiyor. Doğru ortaya çıkartılmalıdır. Bilerek, isteyerek, kasten yapılan tahrifat ve söylenen yalanlar uzun süreli olmaz. Hem akademik çevrelerde hem de halk arasında itibar görmez.
Arkadaşları sevgiyle selamlıyorum.
Ünsal Öztürk isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Ünsal Öztürk For This Useful Post:
karan (05-10-2010), İşcanbaba (05-10-2010)
Alt 05-10-2010, 18:52   #12
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 528
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1564 Times in 462 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

Sayın Öztürk,
yaptığınız tespitler bilimsel. Bunlardan istifade ediyorum.
Muhatabınızın da aynı uslupla bunlara yanıt vermesini beklerim. Bu tarzda bir tartışma süreci, tam da ihtiyacımız olan şeydir.
Benim "kişiselleştirme" eleştirim, üçüncü kişilere yönelik.
Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-11-2010, 00:38   #13
Hasan Harmancı
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 177
Mesajlar: 258
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 64
Thanked 997 Times in 243 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Hasan Harmancı is on a distinguished road
İletişim
Standart

Değerli Naki, Onurcan, Reyber ve Karan tartışmalar içindeki bilimsel yönlü payınız yeterince görülmektedir. Kendi alanlarınızla ilgili olarak eklediğiniz bölümleri ciddiyet ve eleştirel okumaktan heyecan duyuyoruz. Ancak kişiselleştirdiğiniz bölümler nedeniyle konuların dağılmasına neden olan tutumlarınız çalışmalarınıza ayırmanız gereken emek ve eleştiri arayışını, beklentisini eksik bırakmaktadır.
Lütfen, sempati, empati ve eleştiri haklarınızı ortak kullanım alanlarının yararı ve çerçevesinde kullanınız.
aşk ile
Hasan Harmancı isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Hasan Harmancı For This Useful Post:
Devrim06 (05-11-2010), karan (05-11-2010)
Alt 05-11-2010, 02:08   #14
Onurcan
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi : Onurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to all
İletişim
Standart

Alinti:
Naki Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili kardeşim,
Ben gayet kendimdeyim, her zaman olduğu gibi aklım başımda, bilincim yerinde. Ayrıca senin bir türlü anlayamayacağın ölçüde herkese dostluk ve kardeşlik hisleri içindeyim.

Alevilik konusunu algılamadaki zafiyetini, bana yönelik değerlendirmede de gösteriyorsun.

Bir kere okuduğunu anlamıyorsun. “Aleviler gassalın elindeki meyyit değildir” ifadesi, Ünsal Öztürk’ün değil benim ifadem.

İkincisi, insanları kendi parametrenizle ölçüyor, kendiniz gibi görüp değerlendiriyorsunuz. Ben kimseye mürit olacak biri değilim ve olmadım. İtaat kavramıyla ifade edilecek bir durum yok, olmadı. Ben özgür bir akıl, bağımsız bir bireyim. Hep öyle oldum.

İnternet imkanlarını kullanarak, ahlaksız işler yapan üçüncü sınıf bir dolandırıcının, bir şantajcının yakın zamana kadar muhafızlığını yapan sen ve senin gibiler, bendenizi de benzer bir konumda görme anlayışını sergilediniz.

Bu çeteleşmenin hiçbir yerinde olmadığımı ısrarla defaetle yazmama rağmen anlayamadınız.

E. Çınar tezlerinden elbette birçok kişi gibi ben de etkilendim. Bunları yazılarımda afişe ettim, savundum. O yazıları kaleme aldığımda, Hıdır kardeşim sen bana teşekkür ediyor, övgüler diziyordum. “Gözüm açıldı” diyordun. Şimdi ne oldu? Israrla, “Ben hiç Erdoğan Çınarcı olmadım” diye övünüyorsun.

Bir yandan da E.Çınar'ın yöntemleriyle, onun üçüncü sınıf taklidi tezler geliştirip sunuyorsun. O tahrifat yapıyorsa, senin yaptığın nedir?

Benim O'nun görüşlerinden etkilenmemi, Erdoğan Çınarcılık sanıyorsun. İtaat, müritlik, birilerinin adamı olmak sanıyorsun. Hayatımda sadece iki defa gördüğüm ve kısa sürelerle sohbet ettiğim bir kişinin müridi yapıyorsunuz beni. Bu kadar kolay mı bu. Çünkü senin mantığın bu. Sizin anlayışınız bu.

Olaya Erdoğan Çınarcılar, Ünsal Öztürkçüler şeklinde ilkel bir boyut kazandırmanız, en başta bu insanlara saygısızlık.

Üstelik bendeniz, her iki insanı da en az beş yıldır tanıyorum. Ayrıca Ünsal Öztürk'ü daha fazla ve yakından tanıyorum. Siz üç gün içinde falancı-filancı olabilirsiniz ama, ben bu süre içinde ne E. Çınarcı oldum ne de Ü. Öztürkçü.

Bunlar çocukca ve ilkel bir mantığın ürünü. Elbette bazı insanlara saygı duyarız, görüşlerinden etkileniriz. Ama bence herkes kendisi olsun.

Sizin ayrıldığınız gruplar arasındaki çete kavgasında ben taraf olmadım. Ama buna bir türlü inanmadınız.

Forumlarınızı ayırdığınızda, ben hepinize eşit mesafede durmaya çalıştım. Ya hiçbirinize selam vermemeyi ya da eşit oranda katkı sunmayı düşündüm. Olabildiği ölçüde uygulamaya da çalıştım. Ama her iki tarafta kendinden olduğumu beyan edip, karşı tarafa küfretmemi bekledi. Ben bu seviyelere inemem. Benim derdim ve misyonum başka.

Beni, kendine mürit ya da “adamı” yapacak kişi daha anasından doğmadı. Benim kitabımda böyle bir şey yazmaz. Kimsenin de benim müridim, adamım olmasını istemem.

Ama bunları yeterince anlayabileceğini pek sanmıyorum. Çünkü çok farklı yerlerdeyiz ve mantık çok farklı.

“öç alma duygusu” ile neyi kastediyorsun. Kimden neyin öcünü alacağım? Bu tamamen senin sağlıksız ruh halinin ürünü çarpık bir düşünce. Çözemeyeceğim kadar karmaşık bir psikoloji içindesin.

Şahsıma "düzeldi" derken zımni olarak "bozuktu" diyorsun ki böyle bir değerlendirme senin boyunu aşar. Bunun takdirini yapacak olan sen değilsin. Tabii eğer yazdıklarının anlamını yeterince biliyorsan ve bu bozuk Türkçen dolayısıyla yanlış ifade etmiyorsan.

Ben ne idiysem şimdi de oyum. Aleviliğe de aynı çerçeveden bakıyorum. Daha önce benimsediğim bazı görüşlerimdeki revizyonlar ayrıntıdadır.

Benim senin kişiliğinle, yani Hıdır'la bir alıp veremediğim yok.
Sorun, yazdıklarınla ilgili.
İleri sürdüğün görüşlere de bir şey demiyorum.
Kullandığın yöntem yanlış. Yöntem yanlış olunca, yanlış yere varırsın.
Yanlışları da doğru gibi sunarsan, insanların bunu sorgulaması için müdahalede bulunmak durumdayım.

Senin iddia ettiğin gibi tepeden bakma, alay vs. söz konusu değil.
Mizahi bir uslup kullanmak alay etmek değildir.

Üstelik senin, satır aralarına gizlense de dikkatli okuyanların göreceği "Doğru dürüst araştırma yapın!" tarzında çok sert ve rijid, haddini aşan ifadelerin, kendince "ben bilirimci" ve rahatsız edici bir söylemin var. Buna aynı tonda karşılık vermek istemiyorsak, en iyi yöntem mizahi yaklaşımdır.

Ama şunu demek istiyorum ki; senin bu akla ziyan şeyleri yazma hakkın varsa, benim de bu uslubu kullanma hakkım vardır.

Benim seni rezil etmek gibi bir çabam falan yok.
Yazdıkların zaten yetiyor bunun için.

Bu işi bilenler, senin yazdıklarını böyle değerlendirir. Ama bilmeyen, az bilen gençlerin kafalarını yanlış şeylerle doldurmak hakkı hiçbirimizde yok.

Ben E. Çınar'ı bile eleştirdim ki sen kim oluyorsun? Ünsal Öztürk'ün görüşlerine yönelik eleştirim olursa onu da söylerim.
Sen kendini ne sanıyorsun?

Bazıları arkandan başka konuşup, yüzüne "üstat" deyip seni dolmuşa bindiriyor. Ben ise doğruyu yüzüne söylüyorum.
İşte "mertlik" budur.

Asıl senin deyiminle "müdür" havasında olan sensin. Onun yerine "Adım Hıdır, elimden gelen budur" de bari.

Şu ana kadar yazdıklarım seninle değil, yazdıklarınla ilgiliydi.
Şimdi kişisel yazışmaya dönüştü. Bu tarzda devam etmek istemiyorum. Kişisel tarzda sürecekse, özel alanda devam edelim. Ama buraya yazılan görüşlerle ilgili (her kim yazarsa) elbette fikrimi söylerim. Senin yazdıklarına ilişkin de yorum yapacağım elbette. Bir fikir ileri sürüyorsan, eleştirilere de razı olacaksın.

Ama, "benim yazılarımı eleştirme, bu konuda görüş yazma" diyorsan, ben kerameti kendinden menkul "alim"im, sınırsız saçmalama hakkına sahibim diyorsan, ona da eyvallah...

Sayin, Naki Bakir

Iki yili askin süredir Erdogan Cinar'in pavlikanlik tezini elestirmemden dolayi baslayan kücümseyici alayci, kinci tavrini burada da sürdürmeye basladin.

Iki yil öncesinde bana duydugun kinden dolayi Hidir Yergezen'nin akli dengesi bozulmus, Hidir Yergezen milliyetci gibi sözleri söyledin durdun. Tutturamadin, cünkü insanlar Hidir Yergezen'nin ne oldugunu cok iyi biliyor.

Hidir Yergezen siirleri yanlis yorumluyor, kullandigi yöntem yanlis derken;

Sayin Erdogan Cinar'in," Ali'nin tanrisalligi ile ilgili yapmis oldugu ISIK benzetmesini, neden yalanlamiyorsun?

Ne diyor Erdogan Cinar;

Yoğ iken yerle gökler ezelden
Kudret kandilinde pünhan Alidir
Kün deyince bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Alidir

Genç Abdal


Hz .Ali'nin aslında bir kavram olduğunu ve Alevi nefeslerinde "en parlak ışık " anlamında kullanıdığını fark edemeyen kimi araştırmacılar ,Alevileri Hz Ali'yi tanrısallaştırmakla suçlamışlardır ki bu suçlamaların yanıtı "Tevella Sırrı'nın " içindedir. ( Aleviligin Gizli Tarihi sayfa 57-58)


Hakikat Cem'ine vasıl olanlar
Tevella sırrına beli dediler
Hakk'ı eynel yakın bunda görenler
Ehl-i Beyt'e nur-u celi dediler


Alevi inanışı ögretisi içinde "Ayn'el Yakin" safhasına ulaşanlara ,yolun uluları tarafından "Tevella sırrı"ögretilir . Bu sır ,Alevi edebiyatında ve ibadetinde sıkça tekrarlanan Hz Ali ve Ehl-i Beyt'in yedinci yüzyılda yaşamış islam şahsiyetleri olmadığı, bu isimlerin "Nur-u Celi" (en parlak ışık) anlamında kullanıldığı açıklanır .(Aleviligin Gizli Tarihi sayfa 55)

Ali'nin tanriligi yok es geciliyor, ama en parlak isik var. Dogrusu Isik'mis.Isa'nin isigi. Alevi deyislerindeki gecen terimleri cözmeyi cok iyi basariyorsunda neden itiraz etmiyorsun? Ali'nin Alevi deyislerindeki tanrilastirilisini görmüyor yada bilmiyorsan bilene niye itiraz edip üstü örtülü Erdogan Cinar'i hakli cikartmaya calisip beni karalamanin pesine düsüyorsun? Burada senin niyetini de yargilamak gerekiyor!!Sendeki gizli niyeti ben cok iyi anliyorum.Sorun Hidir Yergezen'nin saf disi edilebilmesi. Cünkü Hidir Yergezen engel teskil ediyor.Alevi deyislerindeki gizli sirlari aciga cikartiyor. Hidir Yergezen deyisleri cözdükce sizler kivraniyorsunuz.Sancilariniz cogaliyor.Hazimsizlik burada yatiyor.

Ali'nin tanrisalligi ile ilgili bir deyis;


Yeri göğü arşı kürsü yaradan
Men Ali’den başka Tanrı görmedim
Yaradub kulunun kısmetin veren
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Bin bir ismi vardır bir ismi Allah
Eğer inanmazsan hem vallah billah
Ademi görmüşüm elhamdülillah
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Cennet-i alanın altundur taşı
Her ne görür isen hikmettir işi
Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Ali gibi er gelmedi cihane
Ana da buldular dürlü bahane
Yedi kez uğradım ulu divane
Men Ali’den başka Tanrı görmedim

Derviş Ali’m bu ikrara beli dir
Dilim söyler ama kendim delidir
Allah bir Muhammed Tanrı Ali’dir
Men Ali’den başka Tann görmedim


Dervis Ali

Sen madem deyisleri cok iyi biliyorsun, Ali'nin deyislerde tanri'lastirildigini da biliyorsun, varsayimindan hareket edecek olursam; Bu tanri hangi Tanri? Kerameti Erdogan Cinar kaynakli isik talibi bu tanriyi acikla da bilelim? Hata yapip, bilgi kirliligi ile alevi genclerini yanlis bilgilendirmeyelim.

Yukaridaki eserde Tanri Ali'nin hangi Tanri oldugunu, cok iyi biliyorsan, cikart da göster.Yukarida sifreli izah var, cikart su sifreyi görelim.


Bu siteye bir hisimla geldin, daha ilk mesajinda bana vurmaya basladin.Yani sende zerre kadar bir degisim yok. Dilin baska, icin baska. Yeni bir manevranin pesinde bu diye düsünürken, yanilmamisim. Iscanbaba Baal ile ilgili topicde ne mal oldugunu cok güzel anlatmis. Firsat pesindesin firsat. Nasil alt edip de, su Hidir Yergezen'i rezil edebilirimin pesindesin.

Daha düne kadar Sayin Erdogan Cinar'in koltuk degnegi idin. Bir kolunda sen, diger kolunda ***. Üstad üstad diye yere göge sigdiramiyordunuz. Üstadinizin ve sizin son alti yildir yalanla kurdugunuz bina bir fiskede yikildi. Bu yikilan binanin molozlarinin altindan toz toprak, yara bere geldin karsimiza. Sen bir afetzedesin. Üstündeki alti yillik kiri temizlemeden, cikip Hidir yergezen bilgi kirliligi yapiyor diye yazi yaziyorsun.Insan biraz utanir.

Erdogan Cinar'a laf söyletmiyordunuz.


Bizlere ""Üstad Erdogan Cinar'i elestirmek sizin boyunuzu asar, sizin capiniz yetmez diyerek; böbürlenip, kücümsüyor kisilere kaf daginin tepesinden bakiyordunuz.

Bizden gecinen kallesler
Döner bizi geri taslar

Misali kalleslik yapip durma.


****
kurdugu sitelerde halen yazar görünümündesin. ALI Karul'un sana yaptigi müdürlük teklifi var birde. Kalemi saglam, Türkce'si muazzam, masa basi alevisi.

Senin ve Gospel korosunun üc bes elemaninin capi beni alt etmeye yetmez.

Bizler sizin yüzünüzü iki yil öncesinde tartisma sayfalarinda aciga cikarttik. Bizlere duydugun hinci biliyoruz. Sen agzinla kus bile tutsan artik sana olan güvenimiz bitti. Su son yazdigin üc ayri topicdeki mesajlarinla gercek yüzün bir kez daha aciga cikti.

Naki Bakir iyi insandir diyordum.

Artik bu fikrimi degistirmem gerekiyor. Sen kötü bir insansin..

Konu Onurcan tarafindan (05-11-2010 Saat 04:56 ) değistirilmistir..
Onurcan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Onurcan For This Useful Post:
İşcanbaba (05-11-2010)
Alt 05-11-2010, 02:19   #15
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.099
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7481
Thanked 12213 Times in 5714 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

*** bölümler yönetim tarafından, söz hakkı bulunmayan birisi için yazıldığından eklenmiştir. bu konuda lütfen dikkatli olalım.

abiler su konu başlığına dönelim lütfen. kişisel pelemiklere yönelik mesajlar kısmen veya komple silinecektir. lütfen biraz suyarlı olalım..


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-11-2010, 02:35   #16
Onurcan
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi : Onurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to allOnurcan is a name known to all
İletişim
Standart

Alinti:
Devrim06 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
*** bölümler yönetim tarafından, söz hakkı bulunmayan birisi için yazıldığından eklenmiştir. bu konuda lütfen dikkatli olalım.

abiler su konu başlığına dönelim lütfen. kişisel pelemiklere yönelik mesajlar kısmen veya komple silinecektir. lütfen biraz suyarlı olalım..
Bu uyarilari Naki Bakir'a yapmaniz gerekiyor.O baslatti.Bana yönelik yazdigi yazilari bir zahmet dikkatlice okurmusunuz? Kelime aralarindaki asigilayici, kücümseyici yazilarini es gecip, haklisin Nakir Bakir dememi, beklemiyorsunuz herhalde.Hic kimse cikip bana bu uslupla yazi yazamaz.Elestirininde bir sekli, ayari olmali.Direk benim kisililigeme saldiriyor.Oda yetmiyor Ünsal Öztürk'e sikayet ediyor. Bak burda birde Hidir yergezen var, bilgi kirliligi yapiyor diyor. Vay be!! "Kel basa simsir tarak".Aynada kendi kelini görmüyor.

Alti yildir yalan'a ortak oldu. Her yazdigi üc makalenin ikisi Erdogan Cinar alintili. Bu kisinin yazdiklari bilgi kirliligi olmuyor da, Hidir Yergezen bilgi kirliligi yapiyormus.

Insan olanda biraz utanma denen duygu olur. Bir sey söylerken yüzü kizarir.Hem alti yil yalana ortak ol, hemde piskin piskin ortaya cikip baskalarini karala..

Bende susup "Böyük Gazataci Naki Bakir'in" karsisinda el pence divan durayim öylemi?

HERKEZ HATTINI BILIRSE HIC BIR SORUN YASANMAZ.
NAKI BAKIR HADDINI ASMASIN..

Konu Onurcan tarafindan (05-11-2010 Saat 03:21 ) değistirilmistir..
Onurcan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-11-2010, 02:40   #17
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.099
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7481
Thanked 12213 Times in 5714 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Onurcan Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Bu uyarilari Naki Bakir'a yapmaniz gerekiyor.O baslatti.Bana yönelik yazdigi yazilari bir zahmet dikkatlice okurmusunuz? Kelime aralarindaki asigilayici, kücümseyici yazilarini görmeyip haklisin Nakir Bakir dememi beklemiyorsunuz herhalde.
hıdır abi sana özel uyarı sitede bulunmayan birinin ismini kullanman. alttaki uyarılar "abiler" ile başlayan genel bir uyarı yani herkese yapılmış bir uyarı. elbette yazılar gözümüzden kacabiliyor, herbirini okuma imkanımız olmayabiliyor, bu konulardada sizin yardımlarınız gerekiyor. lütfen özen gösterelim. sizlerinde hoşuna gittiğini sanmıyorum bu tür yazışmaların.

konuya ilişkin yazılan güzelim makaleler ,paylaşımlar, 2 mesajla alt üst oluyor. dışardan öğrenmek ,faydalanmak isteyen genç arkadaşlar ikili atışmalardan ne konunun özünü anlayabiliyor nede okumak istiyor.
Devrim06 isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
DoğAcAn (05-11-2010)
Alt 05-11-2010, 10:42   #18
h-alibaba
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
h-alibaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 226
Mesajlar: 511
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 396
Thanked 1056 Times in 399 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : h-alibaba will become famous soon enoughh-alibaba will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
karan Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili Ali baba, senin bu konudaki rengini bir turlu çozemedim. Sende tartismalarda açik yureklilikle tahrifat var mi yok mu Erdogan Cinarin aleviligi Katarizim mi degil mi sorularina cevap verecegine sagdan soldan vuruyorsun. Bence konu hakkinda tipki Naki ustadin yaptigi gibi açik fikrini ortaya koymalisin ki dusuncenin ne oldugunu bilelim. Van golu mu tuz golumu hangi sistem nasil sistem bilemem ama Cinarin yazilarinin temelini "Aleviler Katharlardir" sonucu çikiyor. Katharlar ile Alevililer arasindaki teolojik farklar ortaya çiktigindada gik bile etmediler. Peki ya sen bu konu hakkinda ne diyorsun?

Bizler bu forumlarda ve gerçek hayatlarimizda A kisisinin B kisisinin fanatik savunuculari yada havarileri degiliz. Bizler kendimizce amator arastirmalar yapan bize sunulan tezleri inceleyen bilgi arayanlariz.

Bu nedenle hiçbir taraf tutmadan, taraftarcilik yapmadan konu hakkindaki durusumuzu ve elestirimizi açik yureklilikle yapmaliyiz.

Sorularima kisade olsa cevap verirsen sevinirim. Yok vermezsende halen susma hakkini kullandigini anlarim.

Sevgili Karan,
O kadar Erdoğan Çınarla olan tartışmalarımızdan damı bir şeyler öğrenemedin?
anladımki sen kendi yazdıklarından başkasını okumuyorsun, eğer okumuş olsaydın rengimi ve mert mı namert mı olduğumu çok rahat anlardın.

Yukarıda madde madde sıralamışım, ama sen hala Katharlar diyorsun.
daha iyi anlaman için Katharlar ve Aleviler iki ayrı Manci sektlerdir.
Erdoğan Çınar Maniciliği kabul etmiyor. Bu noktada ayrılıyoruz.

h-alibaba


Doğru duvar yıkılmaz!

Sen doğru dur eğri belasını bulur.
h-alibaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to h-alibaba For This Useful Post:
kral çıplak (05-12-2010)
Alt 05-11-2010, 11:33   #19
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

H-Alibaba

Alinti:
Katharlar diyorsun.
daha iyi anlaman için Katharlar ve Aleviler iki ayrı Manci sektlerdir
Aleviler MANCİ'nin sekt'i değildir,
Ne alaka,
GErekcelerin nedir.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-11-2010, 22:31   #20
karan
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: yok
Yas: 27
Üye No: 311
Mesajlar: 161
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 438
Thanked 493 Times in 143 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 222
REP Seviyesi : karan has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura about
İletişim
Standart

Alinti:
Hasan Harmancı Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Değerli Naki, Onurcan, Reyber ve Karan tartışmalar içindeki bilimsel yönlü payınız yeterince görülmektedir. Kendi alanlarınızla ilgili olarak eklediğiniz bölümleri ciddiyet ve eleştirel okumaktan heyecan duyuyoruz. Ancak kişiselleştirdiğiniz bölümler nedeniyle konuların dağılmasına neden olan tutumlarınız çalışmalarınıza ayırmanız gereken emek ve eleştiri arayışını, beklentisini eksik bırakmaktadır.
Lütfen, sempati, empati ve eleştiri haklarınızı ortak kullanım alanlarının yararı ve çerçevesinde kullanınız.
aşk ile
Sevgili Hasan Harmanci, son gunlerde ortam çok bulanik. Naki-Onurcan-Reyber ve Iscanbaba'nin (bence istemeyerekte olsa) devam ettirdigi kisisel tartismalar, satasmalar, fikir ayriliklarinda olusan agresif tavirlar, sinirlenmeler, eski olaylari yeniden gundeme tasiyarak onlar uzerinden eski kavgalari surdurmeler... Bunca bilgilenmis, zamanlarinin çogunu arastirmalara ayirmis buyuklerimin bu durumlari uzucu.

Tartismalara katilanlar çok agresif, Erdogan Cinar savunuculari olayi fanatizme dokmekte. Ilginçtir. Dogru-yanlis ayristirmasi yapilacagi yerde "Fener-Galata" maçinin taraftarciligi yapilmakta. Tartismaya katilan bu yondeki uyeler bir soruya, bir olguya herhangi bilimsel bir cevap vermek yerine tartismayi germek, cevap vermekten geri durmak, dile alinmayacak hakaret, kufur ve yalana basvurmakta.

Tartsmalarda kullanilan uslubun tersligi, yanlisligi kisileri çok kolay sinirlendirmekte. Kendisine sorulan soruyu yanlis anlama degilde yanlis anlamak isteminden illaki cumleler arasina bir iki kisisel satasma ekleyerek tartisma surececi olumsuz etkilenmekte.

Ornegin daha yukarida ben sevgili h-alibaba'ya Erdogan Cinar'in tahrifat yapip yapmadigi yonundeki gorusleride renginin ne oldugunu anlamadigimi, bu konu hakkindaki dusuncesini açiklamasini isterken "evet yapmistir yada hayir yapmamistir" seklinde kolay bir cevap beklerken O, "ben namert degil mertim" seklinde bir vevap veriyor, kiziyor. Sasiriyorum. Ben Ona Namertsin demedim ki!

Neden bu denli agresiflik? Neden bu denli alinganlik? Bu kadar onemli bir konu varken, bu onemli konu hakkinda yazarlarimizda bizimle beraberken neden konu ozunden çikaran kisisel tartismalara gidiyor?

Aleviligin koylerden sehirlere, Avrupaya tasindigi bu son 50 yilda basina gelen en yanlis tanimlama; tahrifatlar, cografya kaydirmalari, yalanlar, çarpitmalar, degistirmeler, saklamalar ve bilimsel teknikten tamamiyla uzak bir metodla Pavlakilige, Bogomillige, Katharliga baglanilmasidir. Ve dahada kotusu bilinçli ve yanli tahrifatlardan anlasildigi uzere bu tanimlamayi yapan yazar bunu bilinçli bir sekilde yapip basta okuyuculari, sonraysa koskaca Alevi toplumunu yaniltmaya çalismakta.

Burada forum buyuklerimiz ama hakli ama haksiz, ama yerinde ama yersiz birbirleriyle tartisirken Turkiyenin butun koselerinde bu yazarin Alevilik Pavlikanliktir, Katharliktir tezlerini isleyen kitaplari gencecik, korpecik insanlar tarafindan okunuyor ve belkide kabul goruyor. Zaten Alevilik hakkinda fazla bilgisi olmayan, zaten kafasi muthis karisik olan, zaten bir arayis içinde olan bu insanlarin sorulari dahada artip, beyinleri dahada bulanmakta, yeryer onlerine çikan bu Erdogan Cinar tezlerine "Iste budur Alevilik!!" demekte.

Bu nedenle bence bu konularda kafa yoran herkes kendi uzerine dusen gorevi ama bu forumda yazarak ama yazmayarak kisisel sorunlari, geçmisi ve polemikleri bir tarafa birakip yapmalidirlar.

Ben, sevgili Hasan Harmancinin uyarisini dikkate aliyorum. Daha once bana Katharlar (ve Aleviler ile aralarindaki farklar) uzerinde daha kapsamli çalismalar yapip kitap haline getirmemi onermisti. Kitap çikaracak kadar yetkin olmadigimi bilsemde en azindan yapabilecegiminden daha fazlasini yapip ulasabildigimden daha fazlasina ulasarak kendi emegimle kendime oz bir çalisma uretip bu tartisma surecine daha faydali olabilecegimi, birseyler katabilecegimi dusunuyorum.

Konu karan tarafindan (05-11-2010 Saat 22:49 ) değistirilmistir..
karan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to karan For This Useful Post:
kral çıplak (05-11-2010), Ünsal Öztürk (05-12-2010), İşcanbaba (05-12-2010)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
çinari, çınarı, ediniz, erdoğan, terk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber duşakabin ankara efor efor efor efor
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 04:00.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts