![]() |
|
![]() |
|||||||
| Hamza Aksüt Hamza Ait Makalelerin Yayımlandığı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI |
ERDOĞAN ÇINAR'IN İPİYLE KUYUYA İNENLERE Paulikien tarihini Alevi tarihi olarak tercüme eden Erdoğan Çınar, bu sitede kendisiyle yapılan bir röportajda, yazdıklarım ve kişiliğim hakkında bazı iddialarda bulundu. Bilindiği gibi, "Erdoğan Çınar Skandalı" adında bir yazı kaleme alarak sayın Çınar'ın düştüğü yanlışları açıklamaya başladım. Daha sonra, "Denize Düşen Çınar Luvi İngilizcesine Sarılır" ve "Erdoğan Çınar'ın Katakulli Teknikleri" adındaki yazılarımla Çınar'ın manipülasyonunu netleştirdim. Sayın Çınar, yazdığı kitaplarda kullandığı metinleri kasıtlı olarak yanlış çevirmiştir. Oysa Çınar, kendisine sorulan soruyu yanıtlarken "Ortada bir çeviri sorunu yok. Ortada bir kitap çevirisi de yok zaten" diyor. Aynı ifadede kadim Alevi tarihini "Ortodoks kilisesinin ve Bizans imparatorluğunun küfür dolu metinlerinin arasından ve ortaçağ karanlığının içinden bulup çıkarmaya çalıştığını" belirtiyor. Demek ki, Çınar metin çevirisi yapmış. Ortada bir kitap çevirisi yok da bir kitabın bazı paragraflarının çevirisi var. Zaten Çınar'a, kitabı tümüyle çevirdin diyen yok. Çınar, bir iki tümce sonra, söylediğini unutarak şöyle diyor: "Bu metinlerin içinde Pir Sultan Abdal'ın efsane haline gelmiş hüzünlü ve onurlu hikayesi de var. ... Ben bin üç yüz elli yıl öncesinin belgesini koyuyorum ortaya da sen dört yüz yıl öncesinin belgesini neden bulamıyorsun?" Görüldüğü gibi Çınar, belgeden söz ediyor. Demek ki belge çevirmiş. Bizans belgeleri herhalde Türkçe değil. Pir Sultan Abdal'ın öyküsü dediği olay ise Constantine adındaki papazın taşlanarak öldürülmesi. Olay, Pir Sultan Abdal'ın öyküsünü değil, Hıristiyanlığın ilk şehidi Stephan'ı anımsatıyor. Constantine'i taşlatan Symeon, bir St Paul hayranı. Kendisine St Paul'ün bir piskoposu olan Titus'ün adını takıyor. Constantine'den sonra synekdemoi oluyor. St Paul'ün de hikayesi aynı. Symeonla aynı rolde. Zaten bu konuyu Erdoğan Çınar Skandalı başlıklı yazımda ayrıntılı olarak anlattım. Çınar'ın kitaplarındaki çeviri paragraflarının sayfa numaralarının bazılarını veriyorum: Aleviliğin Kökleri 137, 142, 143, 148 Kayıp Bir Alevi Efsanesi: s.143, 144, 145, 146, 147, 152, 158, 159, 160, 161, 162, 163 Görüldüğü gibi ortada bir çeviri de var, çeviri sorunu da var. Erdoğan Çınar'ın yazdıklarını doğru anlamak için şöyle bir sözlük kullanmak gerekir: Church (kilise): Alevi ocağı Didaskalos (öğretici): pir Didaskalos: rehber Synekdemoi: pir Cibossa/Kibossa: (Şebinkarahisar'ın güneyinde bir köy): Sivas. (Oysa Sivas'ın Bizans dönemindeki adı Sebasteia.) Cibossa/Kibossa: Yıldız dağı ya da Sivas. (Oysa, Sivas'ın Bizans dönemindeki adı Sebasteia.) Macedonian: Mananakian Constantine: Pir Sultan Silvanus: Pir Sultan Sergius: İbrahim Sani ve Durhasan Dede God (Hıristiyanların tanrısı): Hakk Death (ölüm). Hakk'a yürümek Gospel (İncil): Aleviliğin yolunu anlatan kitap Apostle (St Paul'ün mektupları): Aleviliğin yolunu anlatan başka bir kitap Erdoğan Çınar: Hamza Aksüt. (Sayın Ünsal Öztürk, yazdığı yanıtta Erdoğan Çınar'ın görüş değiştirdiğini belirtiyor. Çınar, cümledeki Hamza Aksüt'ü, Erdoğan Çınar olarak 'tercüme' ediyor.) Batı: Güney (Yıldız dağını Şebinkarahisar'ın güneyinde bir yer olarak yazıyor. Oysa güneyinde değil, batısında.) Carbeas: Battal Gazi Chrysocheir: Hüseyin Gazi Divriği'deki Paulikien beyliği: Divriği Alevi Devleti Mananalis: Tunceli, Erzincan ve Elazığ illerinin tümü ile Sivas ve Malatya illerinin bir bölümünü kapsayan bölge. (Oysa Mananalis, Çınar'ın kullandığı Bizans metinlerinde bir köy.) Paulikien: Alevi Çınar'a göre, "Pir Sultan'a ilk taşı evlatlığı attı. Halbuki Erdoğan Çınar bunu yol oğlu olarak değiştirdi" demişim. Böyle bir şey yok. Constantine'e taşı atıp öldüren Justus. Çınar, Alevi ocaklarının Arap soylu olduğunu öne sürdüğümü iddia ediyor. Dedelerin Arap, Türk, Kürt soylu olması kadar doğal bir şey olamaz. Ben kitabımda böyle bir iddiada bulunmuyorum. Benim kitap Alevi toplulukların tarihini dede ocaklarıyla birlikte ele alan bir tarih çalışması. Ancak, Erdoğan Çınar'da bir Arap alerjisi var. Bu alerjinin gereği olarak, Çınar, dört beş milyon Alevi Arap kardeşimize hakarete varan ifadeler kullanıyor. MUSA KAZIMLILIK KONUSU Benim kitabın sonuç bölümünde şöyle yazıyor: "Dede ocakları için varılan (Çınar bunu verilen olarak yazmış) sonuçlardan biri de ezici çoğunluğunun Musa Kazımlı olmasıdır... Altıncı imam Cafer-i Sadık'tan sonra imamlık konusunda iki grup ortaya çıkmıştı. Bunlardan birincisi, İmam Cafer'in büyük oğlu İsmail'i imam olarak tanıyanlardı ki, bunlara İsmaili dendi. İkinci grup ise Musa Kazım'ı imam olarak tanıdı ve daha sonra imamların on ikincisi Muhammed'i Mehdi olarak kabul etti. İşte dede ocaklarındaki Musa Kazımlılığı bu bağlamda ele almak gerekir." (Aleviler, s. 414-415) Eğer bu yorum İslamcılık ise Erdoğan Çınar da en az benim kadar İslamcıdır. (Çınar benim Musa Kazımlı ifadesini Musa Kazımcı olarak tahrif ediyor.) Çınar kitabında 'Anadolu Bektaşiliğini' İsmaililiğe bağlıyor: "Hermes'in öğretisi Moğol baskısı ile Asya'daki yurtlarını bırakarak Sabahi egemenliği altındaki Kuhuzistan bölgesi üzerinden Anadolu'ya göçen Türkmenler eli ile Anadolu'ya taşındı. Anadolu Bektaşiliğinin gizemli kaynağı oldu." (Aleviliğin Gizli Tarihi, s.210) İsmaililer, Musa Kazım'ın kardeşi İsmail'i imam ve mehdi olarak tanıyanlardır. Erdoğan Çınar Anadolu Bektaşiliğini Musa Kazım'ın kardeşi İsmail'e bağlamaktadır. Bu durumda Erdoğan Çınar, kendi mantığına göre İslamcı olmaktadır. Sayın Çınar, Musa Kazımlılık iddiasını dile getiren dedeleri cahillikle suçlamaktadır ki bu dedelerden acilen özür dilemelidir. Musa Kazımlılık söyleminde bulunan dedelerimizin bir kısmının adlarını veriyorum. Hacı Bektaş ocağından Veliyettin Ulusoy, Münir Ulusoy; Dede Garkın ocağından Hüseyin Dedegarkınoğlu; Ali Seydi ocağından Ahmet Şahin, Ali Şahin, Kanber Şahin; Şah İbrahim ocağından Hasan Yıldırım, Arap Ali Gazioğlu; Sarı Sultan/Saltuk ocağından Kasım Yılmaz; Cibali Sultan ocağı dedeleri, Köse Süleyman ocağı dedeleri, Kazımoğulları/Musa Kazım ocağı dedeleri. Sayın Çınar, benim 'Kapalıçarşı İngilizcesi' ile çeviri yaptığımı söylüyor. Hangi tümcelerin çevirisinde hata varsa bunu belirtmesi okura saygı açısından daha uygun olur. O zaman Çınar'ın Grekçe ya da İngilizce çevirisindeki ustalığı öğrenmiş oluruz. Eğer yukarıda verdiğim listedeki gibi bir sözlük kullanmam gerektiğini söylüyorsa ben böyle komik bir duruma düşmem. Sayın Çınar, Alevi örgütleriyle bir ilişkiden söz ediyor. Hemen belirteyim; kendi köyümün derneği dışında hiçbir kurumun üyesi değilim. Ancak, Alevi kurumların tümünün gönüllü hizmetkârıyım. Onların çağırısı benim için hem bir onur hem de Alevilik konusunu işlemem için bir fırsattır. Ayrıca, herhangi bir kurum yöneticisiyle samimiyetim dahi yoktur. Sayın Çınar, Ünsal Öztürk'ün basımevine kağıt borcu olduğunu ve bu borcu ödemek için benim kitabın satışına bel bağladığını iddia ediyor. Son derece yakışıksız bir ifade. Sayın Öztürk'ün Alevilikle ilgili yayınladığı kitaplardan para kazanmak gibi bir beklentisi yoktur. Yalnızca yolumuzun rayına oturması için yayınlamaktadır bu kitapları. Üstelik, sayın Ünsal Öztürk'ün herhangi bir basımevine borcu olmadığını ve olamayacağını onu tanıyan herkes bilir. Son derece komik bir iddia. Sayın Çınar, benim üç beş kuruşa tenezzül ederek kitap yazdığımı öne sürüyor ki, hiç yakışmıyor. Müslümanlığın Mekke ve Medine'de ortaya çıktığını, ancak, mücadelenin çok geçmeden Mezopotamya'ya taşındığını belirttim. Sayın Çınar, bu ifadeden benim İslamcı olduğum sonucuna varmak istiyor. Benim buradaki kastım, Aleviliğin oluşum coğrafyası olan Mezopotamya'nın aynı zamanda Ali taraftarlarıyla Emeviler arasındaki savaşların da coğrafyası olduğunu belirtmekten başka bir şey değil. Örneğin, Ali ile Muaviye arasındaki savaş, Urfa'nın güneyinde, Rakka'nın kuzeyinde, Fırat kenarında bir eski kale olan Sıffin'de yapıldı. Sayın Çınar'a Arap, Ali, Mezopotamya gibi terimleri hiç kullanmayacaksın. Ama, İncil, Tevrat gibi konulara gelince çok esnek olacaksın. Böyle bir şeyi ben kabul edemem. (Sayın Çınar, on altıncı yüzyılın Alevi komutanı Nur Ali Halife'den söz ederken onun adındaki Ali'yi çıkarıyor ve Nur Halife olarak sunuyor. Bu kadar Ali alerjisini hangi Alevi kabul eder, cem yapan hangi dede kabul eder, bilmiyorum.) Sayın Çınar'ın iddialarının en renklisi, kendisiyle yapılan röportajda kullandığı şu ifadedir: "Kaldı ki her iki yerin (Şebinkarahisar ile Yıldız dağının HA) üzerinden ekvatora paralel çizgiler geçirin bakın bakalım Yıldız dağı güneyde kalıyor mu kalmıyor mu?" Ben bir şey demiyorum. Yorum okurların... Sayın Çınar, AKP'nin Alevi açılımı gibi konuları da benimle ve sayın Ünsal Öztürk'le irtibatlamaya çalışıyor ki, kuruntu ya da paniğin belirtisi. Sonuç olarak, Erdoğan Çınar, Paulikien tarihini Alevi tarihi gibi sunarken suçüstü yakalanmıştır. Bunun verdiği panik ve öfkeyle iftira, karalama, yalan söyleme gibi yollara başvurmaktadır ki, buna devam ederse okurlar gereken notu verecektir. Zaten şimdiye kadar olan tartışmalarda okurların önemli bir bölümü şaşkınlığa uğramıştır. Hele sayın Çınar'ın son kitabında Alevi ocağı olarak sunduğu Mananakian, Epaphroditus, Efes, Achean, Laodikyan'la ilgili bölümlerle tanışanlar katıla katıla gülmekten kendini alamamaktadır. Sayın Çınar, Alevilik tarihi konusunda yanlış bir yola girmiştir. Olabilir, insan yanlışa düşebilir. Bunun da çaresi vardır. Özeleştiri yapar ve yeniden yazmaya başlar. Aksi takdirde okur gözünde daha perişan durumlara düşecektir. Hiçbir kardeşimizin bu duruma düşmesini istemem. Okurlara sevgi ve saygılarla... Hamza AKSÜT |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: mersin
Üye No: 1368
Mesajlar: 21
Yaptığı teşekkür sayısı: 27
19 konuda 41 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 1
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Alıntı:
Değerli Dostum Sevgili Hemşehrim Bu formda ilk mesajımı Erdoğan Çınar adlı 'araştırmacı' ile başlamak inanki tamamen sizin yorumunuzla alakalıdır. Öncelikle yorumunuza ve Alevilik araştırmalarınıza canı gönülden teşekkür ederim. Söz konusu yazarın "Ali'siz Alevilik ve Alevi tarihi"ne ilişkin çarpıtmalarına ve zorlamalarına bir çok Alevi sitesinde gereken yanıtları vermeye çalışmış biri olarak;yazarın 'hastalıklı' bir duruşu olduğunu belirtmeliyim. E.ÇINAR'ın tarihsel determinizm konusunda bilgisi olmadığını söylemek ve yine herhangibir sosyal olayı verili zaman ve mekan kesitlerini dikkate alarak değerlendirme yapması gerektiğinin bilincinde olmadığını varsaymak herhalde saflık olacaktır.. Bu anlamda konuyla ilgili fikirlerimi ilerleyen zaman dilimleri içinde ifade edeceğim. Sizlere yapmış olduğunuz çalışmalar için tekrar teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle.
NE KADAR YAŞADIM DEME..NASIL YAŞADIM DE..
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yeni Üye
Üye No: 1721
Mesajlar: 2
Yaptığı teşekkür sayısı: 3
2 konuda 6 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 0
REP Puanı : 20
REP Seviyesi :
![]() |
sn aksut sizin kuyuya inen ipinizde ortada.donun kendi yazdiklariniza bakin once.alevi yazar olarak goruluyorsunuz ama anadolunun en cok alevi yuzdesine sahip yeri gormemek icin cok cirpiniyor sunuz.kitabinizda amasyaya gelen erenleri samsuna gonderiyor sunuz. niye samsun alevi bolgesimi?samsun canikte alevimi var?yoksa dersimdeki canik bolgesine alerjinizmi var?
haci bagdini birturlu bir yerli yapamiyorsunuz,niye acaba.sebep desim,in mazgirt ilcesindeki dede ocagiyla ,kalesiyle bilinen bagin alerjisi olmasin.bas google bagin kalesi yazbak ne cikiyor.her seyi turklestirme hastaligindan vaz gecin alevilik sizin gibi lerin elinde oyuncak olamaz .siz donun kendi kitaplarinizi okuyup duzeltin |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 134
Mesajlar: 4.443
Yaptığı teşekkür sayısı: 8898
2793 konuda 5506 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 41
REP Puanı : 1155
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sn.Oncu;
Önce hoşgeldin, iyi paylaşımlar diyeceğim amma, bir hışımla girmişsin siteye, ilk yazında bodoslama dalmıssın, İstersen sakin ,sakin yaz, okunaklı yaz, ne demek istediğin anlaşılsın, Öncelikle, Hamza Aksüt ün eleştirdiğin anlaşılıyor, doğal bu, ancak ne ile elştirdiğin anlaşılmıyor, İstersen, Ayrı bir başlıkta, istersen bu yazının devamında, Hamza Aksüt, Kitabında -hangi kitabı ise, sanırım son ALEVİLER kitabı,- Mazgirt yöresi ve hacı Bağıdin hakkınd ne yazmış, onu alıntı yap, sonra sence doğru olan ne ise onu yaz, Yoksa önyargılı ve peşin hükümlerle bir yere varamayız, diye düşünüyorum, O nedenle can, alıntılayıp, yazalım, Tekrar hoş geldin iyi paylaşımlar.
Aşk,
Tanrı ile insan arasındaki temas noktasıdır, kalbin içinde sırdır. Esat Korkmaz. " REFARANDUM TERCİHİM HAYIR" Dinimiz sevgi Kabemiz insan Sağı solu önü arkası yok kalmadı ömrümün belki bu son hasretleri son özlemleri bir aşkın ardından son gözyaşları döküşleri yok kalmadı farkı altı, üstü yer ile gökyüzünün yaşamla,ölümün |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 28
Üye No: 14
Mesajlar: 7.050
Yaptığı teşekkür sayısı: 5497
4310 konuda 8853 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 10
REP Puanı : 1289
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sevgili can 'ın aslında neyi eleştirdiği acık ağbi. hamza binin son kitabını eleştirmiş. acıkcası bende elştirmeden gecemiyorum.
bütün alevi ocaklarını ehlibeyte bağlaması aleviliği bana göre köreltmesi islam tarihine sıkıstırması dektir. arastırmasının cok dar oldugu kanısındayım. eskiye gidemmiş v günümüz ağız ve ezberleri üzerine kuruldugu genis bir tarihe dayanmadıgı güncel bir arastırma oldugu inancındayım. hamza abi ile ilk fırsatta bu leştirimi yüzünede söyleyip tartısmak niyetindeyim.
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| 4 üye bu mesaj için Devrim06 kullanıcısına teşekkür etti. |
|
|
#6 | |
|
Yeni Üye
Üye No: 1721
Mesajlar: 2
Yaptığı teşekkür sayısı: 3
2 konuda 6 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 0
REP Puanı : 20
REP Seviyesi :
![]() |
Alıntı:
ayrica aksutun okudugum kitabi aleviler icin tehlikeli bir tuzak sezinledim.bugun kimileri aleviligi kurtlestime,kimileride turklestirme pesindedir.bu alevileri parcalayip asimile etme cabalaridir.sn aksut kitabinda turklugu one cikarma cabasi veriyor zorlandigi yerdede bilmemezlikten,gormemezlikten geliyor.dersim,e yanasmamak icin ozel caba sarf ediyor.ne diyeyim son 30 seneye kadar alevilerde kurt,turk diye bir ayrisim olmadigini cumle alem biliyor sayin aksut bir bilmiyor. hak yardimcimiz olsun,doru yoldan ayirmasin Konu oncu tarafından (06-21-2009 Saat 04:19 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
| 3 üye bu mesaj için oncu kullanıcısına teşekkür etti. |
|
|
#7 | ||||||
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 134
Mesajlar: 4.443
Yaptığı teşekkür sayısı: 8898
2793 konuda 5506 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 41
REP Puanı : 1155
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili Canlar;
Devrim ve oncu can, Daha öncede belirttiğim gibi, eleştirilerimizi yapar iken, hangi söze ve yazıya göre yaptığımız aktarmalıız demiştim Devrim Can, Alıntı:
Zaten oncu can, yeni kitabını okumamış, söylemini eski Erenlerin ilk savaşı 1240 isimli kitabına eleştiri getiriyor, Alıntı:
Hamza Aksüt ün , son kitabı hem Alan çalışması olup, hem de tarihi arşiv çalışmalarıdır, Ulaşa bildiği en eski kaynaklar bunlar mıdır, onu bilmiyorum-z- , Bu bilgilere itiraz eden veya eleştiri getirenller kendi kaynaklarını sunmalıdır, Kitabda dikkat edersen, hep oçakların kendilerini nasıl tarif ettiklerini anlatmış, Bunun sucunu Hamza Aksüt e yüklenmemeli, Eleştirini buradan yap, hem bizlerde okumuş oluruz, hem de diğer canlar faydalanır. Sn.Oncu. Alıntı:
Alıntı:
Peki verdiği bilgiler için ne diyorsun, yanlışmıydı, Erdoğan Çınar, ın Kitabına karşı, yapılan eleştiri ve karşı tezler sitemizde mevcut, değerlendirme, okuyucuya ait, ve zaten Erdoğan Çınar, karşı yazı-tez- yazmadı, Evet meydan okumlar oldu, bildiğim kadarı ile, buna yanaşmayan Erdoğan ÇINAR dı. Alıntı:
Kendisinin reklam peşinde olduğunu sanmıyorum, çünkü mutevazi bir yaşamı var, bildiğimiz sıradan, ülkemiz insanı, Niye geç eleştirildi, Kendisi alevi değerlerinin bu şekilde dejenere edildiğini, kitabı gec okuduğunu, ve özellikle Alevi yerleşim ve göç yerleri konusunda uzman olduğu için verilen adreslerin ve toplulukların yanlış olduğunu ve bir dayatma ve hayal perestlik içinde olduğunu düşündüğü için yanıtladığını biliyorum-z-, Ve yazılarında da, bunu ıspatladığını düşünüyorum, >Boş şeyler yazmadığını gözlemliyoruz, Söz konusu kitab denk gelmesi, başka bir konu, Kitabın düzenlenmesi ,basımı ile ilgili aksaklıklar nedeniyle örtüştüğünü yoksa anılan kitabın en az 5-6 ay önceden çıkacağını da biliyorum-z-. Kitabının az yada çok satması, erdoğan Çınar ı eleştirilmez kılmıyor, ve siz Hamza Aksüt ün hangi eleştiriisnibeğenmediniz, yanlış olduğuna inanıyorsınız onu yazın, yoksa biraz hoş olmayan eleştiri oluyor, fikir bazında ne yanlıştır, doğrunuz nedir, onu yazın. Alıntı:
elinize önce vicdanınızı alın, sonra yazarın kitabını alın, Hangi sayfada ne yazılıyorsa onu alıntılıyarak, doğrunuzu yazın, Bu şekilde suçlamak size pirim getirmez, kimsyede getirmemektedir. |
||||||
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yeni Üye
Üye No: 2156
Mesajlar: 14
Yaptığı teşekkür sayısı: 16
7 konuda 15 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
zaten bu erdoğan çınarın işi gücü hayal kurup insanlara o hayallarini anlatmak tamamen saçmalıyor.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yeni Üye
Üye No: 2156
Mesajlar: 14
Yaptığı teşekkür sayısı: 16
7 konuda 15 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
bence erdoğan çınar misyoner alevilikten çok hristiyanlığı anlatıyor
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: çanakkale
Üye No: 2206
Mesajlar: 22
Yaptığı teşekkür sayısı: 30
15 konuda 27 kez teşekkür edildi. REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
benim bir cevabımda hem ERDOĞAN BEYE HEMDE HAMZA BEYE olacaktır evet erdoğan bey kitaplarınızı okudum hitit ve pavlikenlerin tarihini karıştırmışınız ama asyadan özellikle horasan kültürünü gözardı ederek yarı göçebe toplulukların yaşam sanatınıda gözardı etmişiniz herboyun kendine ait özellikleri vardır ona rağmen çevirilerde yanlışınıza rağmen artık insanlar kitaplarınızı okuyor ben olsam istemeden yaptığınız yanlışlıklardan dolayı özür dilerdim gerçi bunun telafiside zor ama yazıktır ayıptırbirçiftte size sayın hamza aksüt özellikle malatya hekimhan ve köylerinin tarihlerini yazarken sözlü tarihten yararlanmışınız yararlanırkende doğruluk ve yanlışlığını işinize geldiği gibi değerlendirmişiniz hatta öyleki pavlikenlerin olduğu ermenilerin olduğu o tarihlerde bazı köylerimize alevi türkleri oturtmuşunuz hatta daha eski köyleri yeni gibi göstermişiniz oraların tapu kaydı mezarlardır mezarları inceleseydiniz böyle yazmazdınız o caklarıda yanlış yazmışınız özellikle hekimhanda olan ocaklaren yenisini en eskisi olarak göstermişiniz oysa kozdereden beğdilinin kovduğu insanlar doğruluğu tartışılacak belgeleri bile eski gibi kabul ederk kadimden bu yana gelenleri yok saymışınız yörede pavlikenlerle hatta rumlarla ermenilerle yaşayan, en eski ocak olan karaköcek sanki yeni kurulmuş gibi gösteilmiş gerçek adı kırkalevi ocağı olan ocak zade ailenin 1514-1515 te nasıl katledildiğinden ve yok edildiğinden bir haber olacak kadar çok araştırmışınız ancak tahrir defterlerinde geriye kalanların kaydedildiğinide bilmezsiniz siz çünkü siz seyfi oktayı baz alırsınız yada akrabalarını ve onlara tabi olduğumuzu tersine kovulmadan önce onların bize tabi olduğunuda yazmazsınız kozdere eski adıyla kozludereden çıkarılmayı afete bağlayarak olağan üstü (insanüstü) olay gibi anlatılanı gerçek sanmışınız oysaki orası sadece sonradan çorumdan gelen bir ailenin zamanla mistik olaylar anlatması şimdiki zamanı oluşturmuştur bütün bu olayların gerçeklikle ilgisi yoktu r vakıf ve mülk defterlerinde bunların kaydıda yoktur dahası tarihi kaynaklar arkeoloji ile desteklenmeli babalı isyanlarınıda araştırın bence neyse amacım size karşı olmak değil yanlış bilinenleri düzeltmek bunu nereden biliyorum diyecekseniz bende bir araştırmacıyım ve dahası bunun belgesini kendi gözlerimle 1999 da gördüm o ailenin maddi sıkıntıya düşerek altından yapılmış mavi el işi yün ipliği ile yıkılan misafir evinin ardıç ağacının kovuğundan çıktığını ve bunu bana gösterdiklerinde şaşırarak bunu ben askerden gelinceye kadar satmamaların söyledim ancak aile zor durumda kalınca hekimhanda kuyumcu şahine satıyorlar belgede böylece ortadan kalkıyor şimdi sadece vakıf ve mülk defteri ,tahrir defterleri ve ailenin anlattıkları ve mezarlar kalıyor tabiki bunları bilmenizde fayda var diye düşünüyorum ama yazılarınızıda ilgi le okuyorum saygılar.
|
|
|
|
| 4 üye bu mesaj için karlıoğlu kullanıcısına teşekkür etti. |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| çinarin, erdoğan, inenlere, ipiyle, kuyuya |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsor Linkler - (Link Takası)
|
|||||||||
|
|||||||||