![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Son günlerde yine ortalik “toz duman”: Alevilik
islam içi mi? Yoksa islam dişi mi? Sav “yakici” olunca sonuçlari-etkileri de “yakici” oluyor. şimdi herkes “dağarciği”- nda ne varsa ortaya döküyor; inançlarinin dişa vurumuna yine herkes “bilinç düzeyi”ni eklemliyor. Ortaya çikan sonuçlar genelde “kaba”; özgün içerik ve estetikten yoksun. Kimileri söylencedeki “ermiş” gibi, hiçbir bilimsel kaygi gütmeden “olmazlari” “olur” yapiyor; gönlündeki “içtenliği” kestirmeden açiklayiveriyor: Alevilik islam dişidir. Bu inanç/duygu “çatlatici” sonuç, Alevi-Bektaşi tabanda ve bu taban adina “düşünce üreten” aydinda, tam bir “irkilmeye” yol açiyor. Bugün Alevilik egemen siniflarin ve küresel güçlerin gelecek projelerinde “kullanilmak” üzere, özellikle “din-inanç” yanindan yakalanarak “devlet kati”na, “resmi dünya”ya taşinmak isteniyor. Ya da Aleviler tanimladiklari kimlikleriyle “resmi” dünyaya adimlarini atiyor. şöyle ya da böyle, sorun sonunda şu soruda düğümleniyor: Nasil bir Alevilik? Alevi zeminde “sağdan-sola” gezindiğimizde Aleviliğin farkli farkli tanimlandiğina tanik oluyoruz: “Alevi islam” diyenlerimiz var; amaçlari, “asil Müslüman biziz” algisini pekiştirmek, Arap Yarimadasi’na “bağli” bir Aleviliği öne çikarmak; etik yani baskin bir Sünniliği, “Alevilik” diye “pazarlamak”. “Alevilik islam heterodoksisinin bir ürünüdür”, diyenlerimiz az değil: Böyle düşünenler, kendilerini hangi ilerici konuma yerleştirirse yerleştirsinler, son tahlilde Arap Yarimadasi’na “bağlanmak”tan kurtulamiyorlar; Aleviliğin “özgün” değerlerini çöl koşullarinda ariyorlar ve diğer coğrafyalardan gelen değerler “kenar süsü” olarak kaliyor. “Sol”a doğru “gezimizi” sürdürdüğümüzde Aleviliğin bir “Anadolu islamliği” ya da “islamiyet’in Anadolulaşmiş biçimi” olarak tanimlandiğina tanik oluyoruz. Kimileriz “yaşama biçimi”; kimilerimiz “kültür”; kimilerimiz “islam’in dişinda bağimsiz bir din”; kimilerimiz ise “felsefi din/inanç” diyoruz. iş bu kadarla da bitmiyor: Bir kesimimiz kalkiyor, yaklaşik 750 yil “geriye” gidiyor, Aleviliği Anadolu’dan başlatiyor. Bir kesimimiz 1400 yil “geriye” gidiyor, Aleviliği islam’in doğuş koşullarindan başlatiyor. Bir kesimimiz ise “geriye dönüş tapimi”ni söylencenin “emrine” veriyor, onun sinirsiz olanaklarini da kullanarak Aleviliğin doğuşunu, insanliğin “yaradiliş” öyküsüne bağliyor. Bu savlara bir başka sav da “hançer” atiyor: Türk milliyetçiliğinin ateşinde yananlar; “Alevilik bir Türklük ürünüdür”, diyorlar. Onlara göre islam “cilasi” altinda “şamanizm’in Anadolulaşmasi” Aleviliğin ta kendisi. Kürt milliyetçiliğinin ateşinde yananlar ise “Alevilik Kürtlük ürünüdür”, seslendirmesini yapiyorlar. Onlara göre islam “cilasi” altinda “Zerdüştlüğün Anadolulaşmiş biçimi” Aleviliğin özü. Aleviliği “etnik” kökenlerin üzerinde görenler çoğunlukta: Etikle felsefenin “özdeş” olduğu, etikten bağimsiz bir felsefenin bulunmadiği “geçmişin anisi”ni canlandirarak Aleviliği bir “ahlak” ürünü olarak görüyorlar. Aleviliği, “aydinlanmanin çocuğu”, siniflar kavgasinin bir “yaratisi” olarak görenlerimizin sayisi azimsanmayacak kadar çok. Peki bunlarin hangisi doğru? Bilen yok ya da herkesin kendisine göre bir doğrusu var. Öncelikle belirtelim: Alevilik, Anadolu “doğumlu” bâtini-heterodoksi nitelikte bir inanç/felsefedir; bu nedenle “Anadolu Aleviliği” olarak tanimlamak gerekir. Bu tanimin altinda iki gerçek yatar: 1) Anadolu Aleviliği, islam heterodoksisinden “katki” almakla birlikte, onunla “bir” ve “ayni şey” değildir. 2) içerik ve biçim açisindan “belirleyici” anlamda islam dişi coğrafyalardan “beslenmiş” olmakla birlikte islam dişi değildir; Babai Hareketi’nden Kizilbaş Hareket’in sonuna kadar geçen sürede, oluşumuna “değer akitan” kaynaklardan biri durumunda bulunan ve Hz. Ali’nin adiyla anilan “siyasal-inançsal” hareketin izini “geriye” doğru sürerek kendini islam içine taşimiştir. Buna bilim dilinde “geriye dönüş tapimi” denir: Tipki ergenlik çağina girmiş bir delikanlinin ya da genç kizin, nereden geldiğini ve kim olduğunu anlamak için atalarinin izini “geriye” doğru sürmesi gibi. Toplumsal kimlikler de öyledir: Yapilanip biçimlenirken, içerik ve biçim kazanirken, ayni zamanda, kendini yaratan, besleyip büyüten kaynaklara doğru bir “gezintiye” çikar. Alevilik de ayni şeyi yapmiştir: Ancak, Asya toplumlarinin ya da Anadolu yerli halklarinin toplumsal “geçmişine” değil de Hz. Ali’nin temsil ettiği hareketin “geçmişi”ne yönelmiştir. Bu“geriye dönüşümü” yapan Anadolu Aleviliğinin “toplumsal akli”, doğru davranmanin ötesinde “olağanüstü bir kivraklik” göstermiştir. Çünkü, son tektanrici din olan islamiyet Anadolu’yu egemenliği altina almiş, ötesinde evrensel anlamda “yükseliş”tedir. “Dişinda” kalarak, onun değer ve kimlikleriyle “mücadele” etmesi, kendi değer ve kimliklerini kalici kazanimlar durumuna getirmesi “olanaksiz”dir. Bu nedenle, islam Heterodoksisi’nin izini “geriye” doğru izleyerek kendini islam’in doğuş koşullarina taşimiş, “Ben o günlerde var olsaydim; şöyle düşünürdüm, şöyle inanirdim ya da şöyle davranirdim”, demek istemiş, Ortodoks islam’in değer ve kimlikleriyle bir “hesaplaşma” içine girmiştir. “Hesaplaşma” sürecinde, Anadolu-Yunan ilkçaği’ndan gelen ve islam’in “muhalefet” düşün/ inanç alanina “akan” Platoncu-Aristotelesçi ya da Demokritosçu değerler ile Asya’dan gelen “gök tapimi, atalar tapimi ve yer/su tapimi” değerleri, Hz. Ali zamaninda “kurumsallaşmaya” başlayan “bâtinilik” potasinda “mayalanmiştir”. “Mayalanma”nin ilk ürünü, “yaradiliş tasarimi”nin dönüşümünde olmuştur: “Metafizik Tanri’nin ‘Ol!’ demesiyle her şey yaratildi”, biçimindeki inanç kabullenmesi, “doğanin doğumuna” bağlanmiş; “doğa doğurdu, her şey varliğa geldi” bilimsel anlayişina geçilmiştir. Doğanin “doğurmasi”nin nedeni olarak algilanan can ya da akil, “tüm can” ya da “tüm akil” anlaminda “Tanri” olarak kimliklendirilmiştir. Tanrisal dönüşümü, insansal dönüşüm izlemiş; metafizik Tanri’nin peşinden “gökyüzüne yükselen” insan, oradan “yere” indirilmiş; kul durumundan bir yorum ve yetenek varliği durumuna getirilmiştir. Ardindan yaratilan yeni “kimlikleri” ve “olaylari” kuşatan tapimlar yaratilmiş; atalar tapiminin geçmişe yönelik “nesnel izleri” silinerek, “geriye dönüp islam içine taşinmanin” mantiğina uygun olarak “gönüllerde soy zincirleri” üretilmiş ve Ehlibeyt soyuna bağlanilmiştir. Bunun böyle olduğu açik değil mi? Kendilerinin Ehlibeyt soyundan geldiğini söyleyenlerin Arapliği kabul ettiklerine tanik olduk mu hiç? Alevilik-Bektaşilikte inanç kaynaklariyla nesnel kaynaklarin çoğu kez “ayni yerde” bulunmamasi olgusu üzerine düşünce üretebildik mi? Bir kez daha yineleyelim: Alevilik, bâtiniheterodoksi nitelikte bir inanç-felsefedir. “Savunma amaçli” olarak geliştirilen ya da “aydin katki”siyla üretilen, “Alevilik islam dişi bir dindir; Alevilik asil Müslümanliktir; Alevilik islam’in Anadolulaşmiş biçimidir; Alevilik Anadolu Müslümanliğidir; Alevilik Türk Müslümanliği ya da Kürt Müslümanliğidir vb.” tanimlar Aleviliği anlatmaktan uzaktir. Aleviliği “vahiyli” bir din olarak tanimlamak, Aleviliğin “özgün özünü” çarpitmak anlamina gelir. Bu tanimlar, Aleviliğin “asimilasyonunda merdiven basamaği” görevini görür. Böylesi bir Alevilik resmi dünyaya taşinirsa ya da girerse, kendine özgü olan Ortodoks inançlari/dinleri, bu inançlarin kimlikleri ve değerlerini “dönüşüme uğratip felsefeleştirme” işlevini yerine getiremez. “Terbiye” edilmiş, “uslu” bir Alevilik, “yumuşatilmiş” ve “etik” yani “baskin” duruma getirilmiş bir Sünniliği besler ancak. Kendimizi kendimize anlatamazsak, başkalari bizi hiç anlamaz: Aydinlarimizin ya da örgüt yöneticilerimizin bir kesimi inanç “don”una bürünerek Aleviliği “vahiy”le bağlantilandirma yarişina girerken, bir kesimi de “sükut suikasti” yaparak kendilerini aldatiyorlar. serçeşme dergisi
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| alevilik, dışı, esat, esat korkmaz, içi, islam, islamiçi islam dışı, korkmazalevilik, yoksa |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Alevilik İslam Dışıdır Diyenlere Veto | Devrim06 | Alevilik Haberleri | 2 | 12-27-2008 10:06 |
| Alevîlik İslâm Değildir (4) | Kul Seyyid | Alevilik Araştırmaları | 1 | 09-18-2008 19:23 |
| Alevilik İslam Değildir (3) | Kul Seyyid | Alevilik Araştırmaları | 11 | 08-23-2008 19:39 |
| Alevilik İslam Değildir (2) | Kul Seyyid | Alevilik Araştırmaları | 13 | 07-24-2008 23:54 |
| Alevilik İslam Değildir (1) | Kul Seyyid | Alevilik Araştırmaları | 6 | 07-03-2008 17:39 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||