Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik İnancı

Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 01-02-2009, 11:55   #1
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.544
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7741
Thanked 12727 Times in 5991 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart Esat Korkmaz:Alevilik İslam İçi mi? Yoksa İslam Dışı mı?

Son günlerde yine ortalik “toz duman”: Alevilik
islam içi mi? Yoksa islam dişi mi?

Sav “yakici” olunca sonuçlari-etkileri de
“yakici” oluyor. şimdi herkes “dağarciği”-
nda ne varsa ortaya döküyor; inançlarinin
dişa vurumuna yine herkes “bilinç düzeyi”ni
eklemliyor. Ortaya çikan sonuçlar genelde
“kaba”; özgün içerik ve estetikten yoksun.
Kimileri söylencedeki “ermiş” gibi, hiçbir bilimsel kaygi gütmeden
“olmazlari” “olur” yapiyor; gönlündeki “içtenliği” kestirmeden açiklayiveriyor:
Alevilik islam dişidir.


Bu inanç/duygu “çatlatici” sonuç, Alevi-Bektaşi tabanda ve bu taban
adina “düşünce üreten” aydinda, tam bir “irkilmeye” yol açiyor.
Bugün Alevilik egemen siniflarin ve küresel güçlerin gelecek projelerinde
“kullanilmak” üzere, özellikle “din-inanç” yanindan yakalanarak
“devlet kati”na, “resmi dünya”ya taşinmak isteniyor. Ya da Aleviler tanimladiklari
kimlikleriyle “resmi” dünyaya adimlarini atiyor. şöyle ya
da böyle, sorun sonunda şu soruda düğümleniyor: Nasil bir Alevilik?
Alevi zeminde “sağdan-sola” gezindiğimizde Aleviliğin farkli farkli
tanimlandiğina tanik oluyoruz: “Alevi islam” diyenlerimiz var; amaçlari,
“asil Müslüman biziz” algisini pekiştirmek, Arap Yarimadasi’na “bağli”
bir Aleviliği öne çikarmak; etik yani baskin bir Sünniliği, “Alevilik” diye
“pazarlamak”.


“Alevilik islam heterodoksisinin bir ürünüdür”, diyenlerimiz az değil:
Böyle düşünenler, kendilerini hangi ilerici konuma yerleştirirse yerleştirsinler,
son tahlilde Arap Yarimadasi’na “bağlanmak”tan kurtulamiyorlar;
Aleviliğin “özgün” değerlerini çöl koşullarinda ariyorlar ve diğer
coğrafyalardan gelen değerler “kenar süsü” olarak kaliyor.

“Sol”a doğru “gezimizi” sürdürdüğümüzde Aleviliğin bir “Anadolu
islamliği” ya da “islamiyet’in Anadolulaşmiş biçimi” olarak tanimlandiğina
tanik oluyoruz. Kimileriz “yaşama biçimi”; kimilerimiz “kültür”;
kimilerimiz “islam’in dişinda bağimsiz bir din”; kimilerimiz ise “felsefi
din/inanç” diyoruz.

iş bu kadarla da bitmiyor: Bir kesimimiz kalkiyor, yaklaşik 750 yil
“geriye” gidiyor, Aleviliği Anadolu’dan başlatiyor. Bir kesimimiz 1400
yil “geriye” gidiyor, Aleviliği islam’in doğuş koşullarindan başlatiyor.
Bir kesimimiz ise “geriye dönüş tapimi”ni söylencenin “emrine” veriyor,
onun sinirsiz olanaklarini da kullanarak Aleviliğin doğuşunu, insanliğin
“yaradiliş” öyküsüne bağliyor.

Bu savlara bir başka sav da “hançer” atiyor: Türk milliyetçiliğinin
ateşinde yananlar; “Alevilik bir Türklük ürünüdür”, diyorlar. Onlara göre
islam “cilasi” altinda “şamanizm’in Anadolulaşmasi” Aleviliğin ta kendisi.
Kürt milliyetçiliğinin ateşinde yananlar
ise “Alevilik Kürtlük ürünüdür”, seslendirmesini
yapiyorlar. Onlara göre islam
“cilasi” altinda “Zerdüştlüğün Anadolulaşmiş
biçimi” Aleviliğin özü.

Aleviliği “etnik” kökenlerin üzerinde
görenler çoğunlukta: Etikle felsefenin “özdeş”
olduğu, etikten bağimsiz bir felsefenin
bulunmadiği “geçmişin anisi”ni canlandirarak Aleviliği bir “ahlak”
ürünü olarak görüyorlar. Aleviliği, “aydinlanmanin çocuğu”, siniflar
kavgasinin bir “yaratisi” olarak görenlerimizin sayisi azimsanmayacak
kadar çok.

Peki bunlarin hangisi doğru? Bilen yok ya da herkesin kendisine göre
bir doğrusu var.

Öncelikle belirtelim: Alevilik, Anadolu “doğumlu” bâtini-heterodoksi
nitelikte bir inanç/felsefedir; bu nedenle “Anadolu Aleviliği” olarak tanimlamak
gerekir. Bu tanimin altinda iki gerçek yatar:

1) Anadolu Aleviliği, islam heterodoksisinden “katki” almakla birlikte,
onunla “bir” ve “ayni şey” değildir.

2) içerik ve biçim açisindan “belirleyici” anlamda islam dişi coğrafyalardan
“beslenmiş” olmakla birlikte islam dişi değildir; Babai Hareketi’nden
Kizilbaş Hareket’in sonuna kadar geçen sürede, oluşumuna “değer
akitan” kaynaklardan biri durumunda bulunan ve Hz. Ali’nin adiyla
anilan “siyasal-inançsal” hareketin izini “geriye” doğru sürerek kendini
islam içine taşimiştir.

Buna bilim dilinde “geriye dönüş tapimi” denir: Tipki ergenlik çağina
girmiş bir delikanlinin ya da genç kizin, nereden geldiğini ve kim olduğunu
anlamak için atalarinin izini “geriye” doğru sürmesi gibi. Toplumsal
kimlikler de öyledir: Yapilanip biçimlenirken, içerik ve biçim kazanirken,
ayni zamanda, kendini yaratan, besleyip büyüten kaynaklara
doğru bir “gezintiye” çikar. Alevilik de ayni şeyi yapmiştir:
Ancak, Asya toplumlarinin ya da Anadolu yerli halklarinin toplumsal “geçmişine” değil de Hz. Ali’nin temsil ettiği hareketin “geçmişi”ne yönelmiştir.
Bu“geriye dönüşümü” yapan Anadolu Aleviliğinin “toplumsal akli”, doğru
davranmanin ötesinde “olağanüstü bir kivraklik” göstermiştir. Çünkü,
son tektanrici din olan islamiyet Anadolu’yu egemenliği altina almiş,
ötesinde evrensel anlamda “yükseliş”tedir. “Dişinda” kalarak, onun değer
ve kimlikleriyle “mücadele” etmesi, kendi değer ve kimliklerini kalici
kazanimlar durumuna getirmesi “olanaksiz”dir. Bu nedenle, islam
Heterodoksisi’nin izini “geriye” doğru izleyerek kendini islam’in doğuş
koşullarina taşimiş, “Ben o günlerde var olsaydim; şöyle düşünürdüm,
şöyle inanirdim ya da şöyle davranirdim”,
demek istemiş, Ortodoks islam’in değer ve
kimlikleriyle bir “hesaplaşma” içine girmiştir.
“Hesaplaşma” sürecinde, Anadolu-Yunan
ilkçaği’ndan gelen ve islam’in “muhalefet” düşün/
inanç alanina “akan” Platoncu-Aristotelesçi
ya da Demokritosçu değerler ile Asya’dan
gelen “gök tapimi, atalar tapimi ve yer/su tapimi”
değerleri, Hz. Ali zamaninda “kurumsallaşmaya”
başlayan “bâtinilik” potasinda “mayalanmiştir”.
“Mayalanma”nin ilk ürünü, “yaradiliş
tasarimi”nin dönüşümünde olmuştur:

“Metafizik Tanri’nin ‘Ol!’ demesiyle her şey
yaratildi”, biçimindeki inanç kabullenmesi,
“doğanin doğumuna” bağlanmiş; “doğa doğurdu,
her şey varliğa geldi” bilimsel anlayişina
geçilmiştir. Doğanin “doğurmasi”nin nedeni
olarak algilanan can ya da akil, “tüm can” ya
da “tüm akil” anlaminda “Tanri” olarak kimliklendirilmiştir.
Tanrisal dönüşümü, insansal

dönüşüm izlemiş; metafizik Tanri’nin peşinden
“gökyüzüne yükselen” insan, oradan “yere” indirilmiş;
kul durumundan bir yorum ve yetenek
varliği durumuna getirilmiştir. Ardindan yaratilan
yeni “kimlikleri” ve “olaylari” kuşatan
tapimlar yaratilmiş; atalar tapiminin geçmişe
yönelik “nesnel izleri” silinerek, “geriye dönüp
islam içine taşinmanin” mantiğina uygun olarak
“gönüllerde soy zincirleri” üretilmiş ve Ehlibeyt
soyuna bağlanilmiştir.

Bunun böyle olduğu açik değil mi? Kendilerinin
Ehlibeyt soyundan geldiğini söyleyenlerin
Arapliği kabul ettiklerine tanik olduk mu
hiç? Alevilik-Bektaşilikte inanç kaynaklariyla
nesnel kaynaklarin çoğu kez “ayni yerde” bulunmamasi
olgusu üzerine düşünce üretebildik
mi?

Bir kez daha yineleyelim: Alevilik, bâtiniheterodoksi
nitelikte bir inanç-felsefedir. “Savunma
amaçli” olarak geliştirilen ya da “aydin
katki”siyla üretilen, “Alevilik islam dişi bir
dindir; Alevilik asil Müslümanliktir; Alevilik
islam’in Anadolulaşmiş biçimidir; Alevilik
Anadolu Müslümanliğidir; Alevilik Türk Müslümanliği
ya da Kürt Müslümanliğidir vb.” tanimlar
Aleviliği anlatmaktan uzaktir. Aleviliği
“vahiyli” bir din olarak tanimlamak, Aleviliğin
“özgün özünü” çarpitmak anlamina gelir. Bu
tanimlar, Aleviliğin “asimilasyonunda merdiven
basamaği” görevini görür. Böylesi bir Alevilik
resmi dünyaya taşinirsa ya da girerse,

kendine özgü olan Ortodoks inançlari/dinleri,
bu inançlarin kimlikleri ve değerlerini “dönüşüme
uğratip felsefeleştirme” işlevini yerine
getiremez. “Terbiye” edilmiş, “uslu” bir Alevilik,
“yumuşatilmiş” ve “etik” yani “baskin” duruma
getirilmiş bir Sünniliği besler ancak.

Kendimizi kendimize anlatamazsak, başkalari
bizi hiç anlamaz: Aydinlarimizin ya da örgüt
yöneticilerimizin bir kesimi inanç “don”una
bürünerek Aleviliği “vahiy”le bağlantilandirma
yarişina girerken, bir kesimi de “sükut suikasti”
yaparak kendilerini aldatiyorlar.

serçeşme dergisi


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
Deniz (01-02-2009), Derman (01-02-2009)

Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alevilik, dışı, esat, esat korkmaz, içi, islam, islamiçi islam dışı, korkmazalevilik, yoksa


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilik İslam Dışıdır Diyenlere Veto Devrim06 Alevilik Haberleri 2 12-27-2008 10:06
Alevîlik İslâm Değildir (4) Kul Seyyid Alevilik Araştırmaları 1 09-18-2008 19:23
Alevilik İslam Değildir (3) Kul Seyyid Alevilik Araştırmaları 11 08-23-2008 19:39
Alevilik İslam Değildir (2) Kul Seyyid Alevilik Araştırmaları 13 07-24-2008 23:54
Alevilik İslam Değildir (1) Kul Seyyid Alevilik Araştırmaları 6 07-03-2008 17:39


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 05:17.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts