![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
FRANSIZ İHTİLALİ GÜNEŞ BAŞLIĞI VE KIZILBAŞLIK Kızılbaşlık, Anadolu Aleviliği için en çok kullanılan ve Alevilerce genel olarak kabul gören isimlerden biridir. Şu ana kadar çeşitli kesimler tarafından Alevililere bu adın neden verildiğine dair çeşitli rivayetler öne sürüldü. Hiçbir kaynağa ve tarihi bulguya dayanmayan delili ve mesnedi bulunmayan bu zorlama yakıştırmalar –bir başka deyimle asılsız hurafeler- akademik disiplinlerden yoksun, acemi kurgulardan ibaretti ve bunların Aleviliği başka bir inanca ,uzak bir etnik kimliğe yada farklı bir siyasi akıma monte etme amacı ile üretildikleri apaçık belli oluyordu. Birinci Hurafe:.Hz. Muhammet , Uhud savaşında Mekkeliler tarafından başından ağır yaralanır ve akan kanlar başını tamamen kızıla boyar.Onun kızıla boyanmış yaralı başını gören Hz. Ali, daha sonra iştirak ettiği diğer savaşlarda başına kırmızı bir taç takarak bu hatırasını yad eder.Alevilerin Kızılbaş olarak anılmaları bundan ötürüdür. Bu rivayetin değişik bir biçimi de şu şekilde anlatılır.: “Uhut’ta Hz. Muhammed’in yaralarından akan kanı Ali, başına sürerek yere damlamasını önlemiştir. Ali, Uhut’ta kendisini Peygamber’e siper etmiş, herkes kaçarken, Peygamberi korumuştu. Bu çarpışmada tam 16 yerinden yaralanmış, eli, yüzü kan içinde kalmıştı. Başlığı da kandan kıpkızıl olduğu için Ali’ye –dolaysı ile Alevilere- “Kızılbaş” denilmiştir’’ İkinci Hurafe:.Şah İsmail, aralarında baba-oğul hukuku bulunan Osmanlı Padişahı II. Bayezid’ın izni ile askerlerini Anadolu’dan Suriye’ye geçirken.askerlerinin başlarında kızıl takkeler bulunmaktaydu Bu sebeple Şah İsmail’in askerlerine ‘Kızılbaş’ adı verilmiş Şah yanlısı Anadolu Alevileri de o tarihten sonra bu adla anılır olmuşlardır. Üçüncü Hurafe:Bu hurafe de yine Şii propagandaları ile Anadolu’da yayılmış bir önceki hurafenin değişik bir versiyonudur. Şah İsmail’in askerleri, başlarında sürekli olarak kırmızı bir külah taşırlardı bu yüzden onlara ‘Kızılbaş’ denilmiştir.Doğal olarak Şah İsmail yanlısı ve Şii olan Anadolu Alevileri de bu isimle anılmışlardır.!!! Dördüncü Hurafe: Asya steplerinde Şaman dinine mensup Türklerin dini ritüellerini yöneten Şamanlar kızıl bir başlık takarlardı.Asya’dan Anadolu’ya göçen Türkler bu geleneklerini beraberlerinde getirmişler Anadolu’da Aleviliği kabul eden ve kırmızı başlıklar takan Türkler’e bu nedenle ‘Kızılbaş’ denilmiştir. Beşinci Hurafe: Kızılbaş adının kaynağı ile ilgili olarak dillendirilen bir diğer hurafe de şöyledir. Erdebil tekkesi şeyhlerinden Şeyh Haydar (894/1488), on iki dilimli kızıl bir taç giymiş ve kızıl sarık sarmaya başlamış ve derecelerine göre müritlerine de aynı tacı sarıklı veya sarıksız olarak giydirmiştir. Bu nedenle Erdebil Tekkesi mensuplarına “Kızılbaş” adı verilmiştir.Anadolu Alevileri de Erdebil tekkesine bağlı oldukları için ve bu mensubiyetlerini göstermek için kızıl başlık takmışlar ve doğal olarak ‘Kızılbaş olarak anılmışlardır. Yukarıda kısaca sıralanan bu acemi işi ,yanlı ve maksatlı yakıştırmalardı, kör kalabalıkları avlamak üzere ortaya atılmışlardı ve bunlara söyleyenlerin kendileri bile inanmakta güçlük çekiyorlardı.Hayal mahsulü idiler,tarihi gerçekleri yansıtmaktan çok uzaktılar. -Çünkü; Hz. Ali’nin çağına tanıklık etmiş yada sonraki yüzyıllarda yaşamış İslam tarihçilerinin yazdıkları metinlerde Hz. Ali’nin savaşlarda kızıl bir başlık taktığı ve ‘Kızılbaş ‘olarak anıldığı asla belirtilmemiştir. -Kırmızı başlığın ilk defa Safevi askerleri tarafından kullanıldığı,yada bu başlıkların Anadolu’ya şamanlar tarafından getirildiği de Alevilik üzerine söylenmiş en temelsiz yalanlardan ikisidir Çünkü; Kırmızı başlık Anadolu’da Safevi devletinin kuruluşundan ve Türklerin Anadolu’ya göçlerinden binlerce yıl önce kullanılıyordu. -Alevilerin kırmızı başlık kullanmalarını Erdebil tekkesi ile ilişkilendirilmesi ise başka ucuz ve sanal bir senaryodur Çünkü Erdebil tekkesi sanılanın ve bilinenin aksine bir Alevi tekkesi değildi. Bu hurafelerin içinde barındırdığı tek gerçek Alevilerin – özellikle Alevi ruhban sınıfının ve önderlerinin – kızıl renkli bir başlık giydikleri ve bu kızıl başlığı bir ‘alamet-i farika’ olarak taşıdıkları için kendilerine ‘Kızılbaş’ tanımlaması yakıştırılmış olmasıdır..Burada cevaplandırılması gereken asıl soru şudur; Bu kızıl başlık neyin sembolüdür ve Aleviler tarafından ne zamandan beri kullanılmaktadır. Kızıl Başlık.Kızıl Börk.yada Güneş Başlığı Alevilerin geçmişte kızıl börk adı verilen kırmızı bir başlık giydikleri için bu isimle anılmış oldukları doğrudur ancak bu başlık rengini kandan değil güneşten almaktadır. Alevilerin giydiği başlık ‘güneş başlığı’dır. Alevilere nereden geldikleri sorulduğunda ‘Horasan ‘ cevabını verirler.Farsca kökenli Horasan sözcüğünün kelime anlamı ‘Güneşin Yeri’dir.Güneşin yerinden gelen ve Kendilerini ışığın çocukları olarak niteleyen Aleviler başlarına güneşin renginde kızıl bir başlık taktıkları için ‘Kızıkbaş’ adı ile de tanımlanmışlardır. İnsan nur-i kadimdir Hasta değil hekimdir Sen dahi insan isen Anla bu esrareden Işık olan bu yolda Can ile baş oynatır Sen dahi ışık isen Bakma gel kenarlardan Kaygusuz Abdal Güneş başlığı Anadolu’da kadimden bu yana kullanılagelmiştir. Adıyaman-Kahta’ da Nemrut dağında bulunan heykellerin başlarında bulunanlar güneş başlığıdır.Bu başlığın bir benzerini Hacı Bektaş Veli’nin başında görürüz ki aralarındaki benzerlik tesadüfi değildir.Bilindiği gibi Hacı Bektaşi Veli 1240 yılında ortaya çıkan Büyük Babai Hareketinin ruhani lideri Baba İlyas’ın halifelerinden biriydi. Selçuklu’ya karşı girişilen Büyük Babai Kalkışması Nemrut dağının eteklerinde Samsat’ta başladı.( Samsat güneşin şehri demektir.)Bu harekete katılan Aleviler Nemrut dağının -güneşin doğuşunu karşılayan yamacındaki- heykellerin başındaki kızıl başlıklardan giyiyorlardı. (Meydan Larousse, c. II, s. 27) Amasya Tarihi yazarı Abdizade Hüseyin Büyük Babai Hareketinin askeri lideri Baba İshak’ın Nemrut güneş mabedini inşa eden Kommagene hanedanına mensup olduğunu yazar ki; Eldeki veriler bunu kanıtlar niteliktedir.(Kommagene,Kutsal Kadın Ana’nın Ülkesi anlamına gelen bir Luvi tanımlamasıdır) İlk kuruluş yıllarında Alevi hüviyeti taşıyan Osmanlı Beyliğinde Osmanlı padişahları ve beyleri de ‘Güneş başlığı’ giyiyorlardı. Aşıkpaşazade Osmanoğullarının Tarihi’nde Orhan Gazi’nin babası Osman Gazi gibi kızıl börk giydiğini ve askerine de giydirdiğini belirttikten sonra Kardeşi Alaaddin Paşa’nın kendisine“Etraftaki beylerin börkleri kızıldır. Senin askerlerinin börkleri ak olsun.” diyerek teklifte bulunduğunu nakleder. Eski çağlardan bu yana tüm zamanlarda,Anadolu ışık insanları güneşten geldiklerinin sembolik ifadesi olarak başlarından rengini güneşten alan kızıl başlıkları eksik etmediler.Altıncı yüzyıldan başlayarak onuncu yüzyıla kadar Hıristiyan kilisesine karşı ayaklanan Anadolu Alevileri de başlarında kırmızı başlıklar taşıyorlardı.Güneşin çocukları Bizanslılar eli ile zorunlu ikamete tabi tutuldukları Balkanlarda ve Orta Avrupa ve Güney Fransa’ya uzanan uzun gurbet yıllarında da kızıl renkli güneş başlıklarını hep başlarında taşıdılar.16 Mart 1244 yılında Montsegur eteklerinde engizisyon cellatları tarafından yakılan insan-ı kamillerin başlarında da kızıl renkli güneş başlıkları vardı. Dört ayrı Hıristiyan konsil kararlarında Orta Avrupa ve Güney Fransa’da ortaya çıkan Hıristiyanlık karşıtı hareketin Divriği-Arguvan kökenli olduğu açıkca ifade edilmiştir.(Oksford 1160,Flanders 1162, Burgundy 1167 ve üçüncü büyük konsil 1179) Engizisyon cellatları on üçüncü yüzyılda Güney Fransa’da ki ışık insanlarının fiziki varlıklarını sona erdirmiş olsalar da onların Fransa’ya taşıdıkları özgürlükçü ve devrimci ruh Fransa’da yaşamaya devam etti. 1789 Fransız ihtilalinin önderleri Hıristiyanlığı yasakladılar Hıristiyanlığın yerine adına ‘Bilim Dini ‘dedikleri içinde yoğun olarak Alevi ögeleri taşıyan bir din tesis ettiler.Kiliseleri Hıristiyan motiflerinden arındırdılar.Ünlü Notre Dame kathedralinden İsa figürlerini kaldırıp yerine bir ‘Kadın Ana ‘ heykeli koydular.Fransız ihtilalinin önde gelenleri birbirlerine törenle tesis edilmiş bir bağla. ‘müsahiplik bağıı’ ile bağlıydılar.Ve her şeyden önemlisi Fransız ihtilalinin sembolü kızıl bir başlıktı. Nemrut dağının zirvesinde her sabah güneşin doğuşunu selamlayan o binlerce yıllık heykellerin,İslam dinine karşı başkaldıran Babailerin,on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda Avrupa’da Hıristiyan bağnazlığına karşı amansız bir savaş veren Anadolu kökenli insanların ve Fransız devrimcilerinin, başlarındaki rengini güneşten almış kızıl başlıkları görmezden gelerek Hz. Ali’nin başına hiç takmadığı bir kızıl başlık tutuşturup,buradan hareketle Alevi tarihi yazan sözde tarihciler siz artık zahmet etmeyin .Bundan böyle,bizler kendi tarihimizi kendimiz yazacağız. Erdoğan Çınar 5 Şubat 2009-İstanbul |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | Devrim06 (02-09-2009), Hep_Sonradan (02-12-2009), Kevenkli (02-08-2009), NervouS! (02-08-2009), sâre kâl (03-16-2009) |
|
|
#2 |
|
Bulunduğu yer: Land of the immortal.
Üye No: 89
Mesajlar: 6.711
Thanks: 3304
Thanked 2449 Times in 1399 Posts REP Gücü : 55
REP Puanı : 1419
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tartışma dışında bu konu ortalığıda karıştıracak gibi duruyor... Neden bizimle uğraşıyorlar hala anlamadım...
"Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!"
Konu NervouS! tarafindan (02-08-2009 Saat 15:10 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to NervouS! For This Useful Post: | Ali karul (02-08-2009) |
|
|
#3 | |||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Evet,
Erdoğan Çınardan, ilginc ve Farklı yorumlar, Bu yorumuda HURAFE saymak mümkündür,ve aynı acemliktedir, Erdebil Mensupları KIZIL BAŞLIK giymiyorlarmıydı? giyiyorlardı değil mi? Ha önceden giyen yomuydu vardır tabi ki? Başlıklar Toplumsal KARİYERDE ve taplumlar içinde, bir anlatımdır, Başlıkların rengleri, onu giyenlerin o toplumdaki, yerini anlatan görsel bir ifade tarzıdır, O rankli başlığı giyenlerin kim olduğu bilinmektedir, yani bir ÜNUFORMA iteliğindedir, Bu genelde, her toplumda vardır, olmuştur. HORASAN kavramında, Horasan da oturan Erdebil lilere, bu başlıkle alakası yok denilebilinir mi? Mesela KÜLAHşeklindeki başlıklar, yana HÜSEYNİ tipi başlıklar, anadoluda olduğu gibi, diğer toplumlarda da kullanılmıştır, farklı anlamlar da yüklenmiştir, HİND; İran, CİN,UYGUR gibi medeniyetlerde , MISIR dahil, ordan gecin ,Meksika yerlilerine kadar mevcut olduğunu görürsünüz, Alinti:
Alinti:
o toplumların, veya ayaklananların ALEVİ diye nitelendirilmesi doğru bir KULLANIM DEĞİL, aleviliği böyle MİLLİYETCİ bir dil olarak kullanırsak, yanlış yöne dou yol alacağımızı düşünüyorum, Buna BATIN öğreti sahipleiri diyelim, begolanlar diyelim, yada, A,B,C diyelim amma, Bugünün terimleri ile, bugünün toplumlarını, geçmişteki farklı, ayrı topluluklarla ÖZDEŞLEŞTİRMEYELİM. Alinti:
Yok böyle bişey canlar, BİLİMİ, böyle İNANCSAL bir unsura taşımak, ve ALEVİLKLE örtüştürüp, DAR kalıba sokmak, hiçde doğru akıl yürütme değil, Özellikle AVRUPA, da alevi dediğimiz toplumla ilişkilerinin olmayan TOPLUMLAR TARAFINDAN, Bunun yerine şöyle desek daha doğru olurdu, ortadoks inanşa karşı gelen, ona başkaldıran BATIN ÖĞRETİ SAHİBİ KARDEŞLİK örgütlerinin ürünü desek olabiliir, Buna örnek olarak, MASONLU, tapınak şovelyleri, vs. gibi BATIN gurublar olabilir, TÜN DÜNYA olaylarını ALEVİLİK başlığı altında taplarsak, BÜTÜN DÜNYA TÜRKTÜR çıkmaına sürükleniriz, Sözylemlerimmiz, BATI /EZOTERİK ÖĞRETİ üzerine kurarsak doğru bir mecraya gideriz, yoksa alacağımız yol MEHTER TAKIMININ yürüyüşüne döner.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|||
|
|
|
|
|
#4 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.544
Thanks: 7741
Thanked 12727 Times in 5991 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
fransız ihtilalindeki insanların alevi olduğu iddiası doğrudur veya yanlıştır bilemiyorum iddia cok yavan kalmış, bir benzetmeden yeni bir din yaratma ihtiyacı ve onları alevi yapma durumu çok yavan geldi bana , desteklenmesi , kuvvetlendirilesi gerekiyor iddiaların...
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
|
|
#5 | ||||
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Alinti:
Alinti:
Alinti:
Hristiyan baskısıyla avrupaya yollanan Alevilerin nufusu neydiki koca bir dinin temelini sarsıcı etkileri oldu? kızlıbaşlığın Şah ismail'in mücadelesinden sonra ortaya çıktığını düşününler arasındayım ne kadar sizlere göre saçma uydurmada olsa ne kadar acemicedir ki yüzyıllarca benim neslim bu değerler üzerinden aleviliği yürütmüştür ezber bozuyor diye bu değerleri bir kenara atabiliyorsunuz.O zaman ezber bozan her yakıştırmayı buyrun Alevilik olarak adlandıralım bunu yapmayın canlar erdoğan çınarı tanımam etmem ama yazılarında var bir keramet kendiyle çelişen ifadelerinede rastlamıştım yada temelsiz ifadeler diyelim bunlara.![]() ![]() ![]() ![]() bu resimler anadoluda bulunan ve pers bölgesinden gelen insanlara ait olduğu kanıtlanmış resimlerdir buyurun sizler yorumlayın Konu Rehber tarafindan (02-09-2009 Saat 11:36 ) değistirilmistir.. |
||||
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Rehber For This Useful Post: | sâre kâl (03-16-2009) |
|
|
#6 | |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Sevgili Dostlar
Eleştirlerinizin büyük bir bölümünden birşey anlamadığımı ifade etmeliyim bunu benim eksigim olarakta yorumlayabilirsiniz. Sağlıklı bir tartışma ortamı için isterseniz madde madde tartışalım derim.En çok itiraz edilen kısımdan başlayıp aşagıya doğru gelelim.Fransız Devrimini yapan Çekirdek Kadro Albigenlerdir. 1-Albigen'lerin Divrigi kökenli olduğuna İtiraz Eden Varsa? kaynağını yazsın. 2-Albigen'lerin Pavlikanların Ardılı olmadığını idda eden varsa ?Bununda kaynagını yazsın. Alinti:
NOT: Alevi Ruhban Sınıfı ,PİR'ler ,Dedeler ,Pir Bacılar,Kadıncık Analardır ,Eleştiri yapmadan önce lütfen kelime anlamına bakın eleştirmiş olmak için eleştirmenin hiçbirimize faydası olmaz. |
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.544
Thanks: 7741
Thanked 12727 Times in 5991 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
abicim iddia sahibi olarak aksini istemek doğru bir atrtısma yöntemi değildir, iddia atan iddiasını kanıtlamakla mükelleftir dolayısıyla aksini ispat yerine doğruluğunu senin ispatlaman tartısma geleneğine daha uygun diye düşünüyorum. saygılar |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 177
Mesajlar: 258
Thanks: 64
Thanked 997 Times in 243 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
sanırım birazda ingiilizce ve birazdan da fransızca kaynak ve içerik sunmak gerekecek ...bende bu kısmına katmak istiyorum izin verirseniz;
The Cathars were also sometimes referred to as the Albigensians (Albigeois). This name originates from the end of the 12th century, and was used by the chronicler Geoffroy du Breuil of Vigeois in 1181. The name refers to the town of Albi (the ancient Albiga), northeast of Toulouse. The designation is misleading as the movement had no centre and is known to have flourished in several European count countries (from Catalonia in northern Spain, to Belgium, and from Italy to the Rhineland). Use of the name came from the fact that a debate was held in Albi between priests and the Cathars; no conclusion was reached, but from then on it was assumed in France that Cathars were supporters of the "Albigensian doctrine". However, few inhabitants of Albi were actually Cathars, and the city gladly accep accepted Catholicism during the crusade. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Hasan Harmancı For This Useful Post: | Ali karul (02-09-2009) |
|
|
#9 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.544
Thanks: 7741
Thanked 12727 Times in 5991 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
hasan abi iyi hoş ettin saolda bir de tercümesini yazsaydın, hepbirlikte ne yazıldığını da anlamıış olsaydık..
![]() |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Ben Albigenlerin Divrigi kökenli olduğunu bu konuyu araştıran yirmiden fazla kayanktan sunabilirim kaldıki yukarıda dört tane konsil kararı var ,yazının içerisinde kaynaklar belirtilmiş. Yapılan eleştirilerde ne bir kaynak nede bütün olarak antitez var . Albigenlerin Divrigi kökenli olduğunu En son Manchester üniversitesi yayınlarından birinde okudum şu an yanımda degil adını yazamıyorum ama istek olursa yazabilirim. Eger Albigenler Anadolu kökenli degil diyen varsa kaynagını yazsın ,bundan doğal ne olabilir. Albigenlerin kimler olduğunu bilmeyenlere, Erdoğan Çınar'ın Aleviligin Kayıp Binyılını okumasını öneririm. |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||