![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can Bizden Biri |
Kış mevsiminde günlerden bir gün canlar bizi sohbet ile muhabbet ehli olmamız adına yaşadıkları yere davet ettiler. Bende bu yolculukta yerimi aldım.
Aracımız yolları öğle aşk ile alıyor ve devamlı yola muhabbete âşık olduğunu ispatlıyordu. Kilometreler ilerledikçe geldiğimiz yerleri bembeyaz kar ile kaplandığını seyrine dalıyorduk. Hepimiz hali değişmiş mest olmuştuk. Yaşamak güzel şey. Bir anne şefkatiyle yavrularını okşarcasına Hakk Manzaraları ile içimize ruhumuzu okşuyor okşuyordu. Bembeyaz olan yerlerden geçerken Çam ağaçları bize bağırıyordu. Ak olmak ne güzeldir."Nereye durun güzelliklerime bir bakın. Sizlere neyi hatırlatıyorum Neyi hatırlatıyordu biliyormusunuz" diyordu. Ne yöne gidersen git, doğu, batı,kuzey ya da güney.Çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.Kainattaki her zerrede HAKK’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O , her an her yerdedir.Her haldedir. -Neyzen bana dönerek hurufi yaşamak güzel değil mi? bir an durdum tabiki çok güzeldi lakin çok geniş içerikli bir manadan bahsettiğimizin farkındamıydı bilmem.Ona mesneviden bir iki nükte ile cevap ile.. —Bak Neyzen "Dünya kendisini yeni gelin gibi göstererek insanı aldatan, ama gerçekte büyücü bir kocakarıdır. Ona âşık olan zehirden şerbet içer. Dünyaya sımsıkı sarılmak, ham meyvenin dalına sıkıca tutunması gibi hamlıktır "Gerçek olan kendini bilmektir. Hakk sende olduğundur. Bunu yüceltmek ayağa kaldırmak sendedir. Karanlık çökmüştü. Ay güneşi kıskanırcasına bulunduğumuz âlemi loş ve içimizi gıdıklayıcı Işıkla parlatmıştı. Nihayet varacağımız noktaya muhabbet köyüne gelmiştik. Hoş ile gönülden aşk ile bizi karşıladılar. Önümüze düşüp mihman olacağımız yere girdik. O damız küçük ama o kadarda geniş gönüllü insanların yeri olduğu ilk karşılamalarından belli idi. Bir köşe kıvrılıp oturduk. Odanın içini şömine ile ısınıyordu. Odunlar çatlayarak yanıyor ateş oluyorlardı. Selamlaşmalardan sonra açıkmış olduğumuz karınlarımızı doyurduk. Köy sakini her canın gözünde bir anlaşılmaz mutlu bir heyecan okunuyordu. Bir an önce muhabbet meşkine başlasınlar diye. Bir iki ney üflemesi ve tarbur(saz)eşliğinde hakk namelerinden yumuşatılan ruhlar hakk aşkı ile kıpırdanmalara başlamıştı. Turaba Tohum ekilmiş toprak anadan özgürlük isteyerek dışarıya âlemi değiştirmek için izin istiyorlar gibiydi tüm oda. Orta yaşta biri hemen atıldı -Pir yolunda hacc varmı ? Neyzen ile birbirimize bakıştık. Neyzen benim bu sual karşısında üzüldüğümü anlamıştı. Öğleki kaç fasıl konuştuğumu canlı yaşamıştı. Neyzen ağzımdan kelimeleri alarak Hakk muhabbetine başladı. —Tastan çok tasın içindeki gerçek olmak istememiz gerekmezmi. Sancı çekilmeden doğum olmaz, rahminden bebeğe yol bulunmaz. Kendinden senden farklı ve dinç bozulmamış bir sen görünmesi için sıkıntılara, sancılara hazır olman gerekir. "ey dost bilmem neden bu nifakı içimize sokarlar. Yolları engebeli ve iki yüzlülükle asvat üstüne kayalar koyarlar." Bu utanmazlar evet Hacc yok lakin bizim kastımız pir-i ziyaret diye o kadar hacc ile ilgili yazdıklarını bir an unturlar. Peki, neden böyle ikiyüzlü davrandın. Böyle bir şeyi karalamanın aklıselimliği neydi. Kuran emri ve ehlibeyt aktarımları hacc konusu sayfalar dolar. Pir ile durumları iyi olan pir-ler bile hacc olayını yapmamıştır. 12 imamı ve ehlibeyiti takip ettiğini söyleyen pirlere sormaz mı talipler o zaman hacc-a niye gitmiyorsun. Bu nasıl bir ehlibeyt ve kuran gönül sevdası. İşte diyoruz ya bizim yolumuzda kabenin bir önemi yok Kabe insanın gönlüdür. Hümanistlik sevgi dinidir bizim ki. Pir yolunda Hacc bilinmez bile. Kıblesi insan olana haccı niye anlatırlar amaç nedir.Lakin yolumuzu değiştirmeye kendini adamış haramzade HINZIR lara pir sultan tokatı vurmak gereği ayan beyan idrak eden tüm canların görmesi bilmesi ruhlarına özlerine sözlerinin geçirmesi gerekir.Nesimi pirimin dediği gibi Yer gök baştan başa, bütünüyle Hak oldu; Bundan dolayıdır ki def, saz, ve ney bir ağızdan “ Ene-l Hak!” der.Pir yolunda bunu idrak edene niyaz ederiz. "İnsana sahip çıkmayan insanın kıblesi insan olamaz"Haklarını aramayan ve erkin arkasına saklanan ilahiyatçıları çıkarcıları ırkçıları savunanların Pir yolunda dini sevgi imanı gerçeği olmaz. Meydanlara çıkanlara iyi gözle bakmayan yeni biyat kültürü oluşturulmuştur ki bu binlerce yıldır sorgulayan toplumuzu gözümüzün içine bakarak karalamak değiştirmek yobazlaştırmaktır. İşte hacc dürtüsüde bunlardan çıkmadır. Zekâta ne var yani lokma dedirtelim namaz niyaz yavaş, yavaş işleyen hep bu tayfadır. Ama şapka düştü kelleri görüldü. Anadolu Kızılbaşlığı temel örf ve geleneklerine internet sayfalarında hayâsızca saldırarak, Anadolu kızılbaşlığını Şiileştirmeye uğraşıyorlar. Binlerce senedir Sünnileşmeyen kızılbaşlar, aklı sıra “Kerbela buyruklar ve yalan yanlış uydurulmuş düzmece ehlibeyit ajitasyonu edebiyatı” yaparak, Şii yapmaya uğraşıyorlar. Bırakın bu içi boş bizle alakası olmayan konularıda bakın kış ayındayız boz atlı hızır ayı yakın canlar hızır ki Kıblemiz, orucumuz, sabrımız odur. Bayramımız, niyazımız, lokmamız odur. Bu sözü tüm canlar anlar çözer. Pirin divanında bir engel var ise, canlara boz atlı Hızır aşkına razı olun söylendi mi, dünya dururdu". Neyzen söylediklerini bitirmişti Sohbet gittikçe derinleşiyor soru üzerine soru soruluyordu. Öğleki bu kadar susuzluktan kuruyan bir toprağa ne kadar suda versek yetmiyor gibiydi. Biz su verdikçe su diye toprak haykırıyordu. içeriye güzel çok hoşlandığım çay kokusun birden kendi ile girdi.Kimi çaya şeker attı kimi şekeri kıtlama diyerek çayını yudumladı.Kıt kıt huuuppp !!!!! Çaylar HAKK ses güzelliği ile Sıçak sohbetin içinde sıcacık yudumlanıyorlardı. Muhabbete Hakkın başka sesi olan mürşidi elinde notalaşan ağlaştıran ruhları incelten Saz ve namelerle ve ney üflemeleriyle bir an başkalaştık. Oda sessizliğe büründü konuşan haykıran bir sessizliğe her kes suspustu. Odada tüm ruhlar bir birlerinin cemallerini görüp bir olduğunu fark ettiler. Asimileci hilebaz ilahiyatçıları çıkarcıları ırkçıları bağrına basanlara çok şeyler söylüyordu. Oda içerisinde yaşlı bir annemiz yanında eşi olduğunu öğrendiğimiz dedemize bir şeyler anlatıyordu. —Nene bize de söyle? Yaşlı nenemiz ah çekerek.. —Oğlum ben dersimden sürgün giden Türk olmayan ailenin kızıydım Türk olan bu günkü aha abu yanımda oturan Alevi herifle evlenmişem. Ben Kürtte bilmem Türkte bilmem benim yolum vardır. Herkes bizi kullandı yavrum artık akıllı olalım. Ben onu bilirim. Çok çile çektik çok. Yolumuza ne hacc bunu nerden çıkardılar yavrum ben 77 yaşındayım böyle şeyleri duymazdık bilmezdik bile bu HINZIR lar nereden çıktı. İçimize hançer sokuyorlar. Bir an hepimizin içi doldu ve nenemizin elini öptük. Bu cahil zannedilen nenemiz döneklere lafı evirip gevirenlere öğle Pir sultan Tokatı HINZIR lara atmıştı. Biz bu nenelerin torunlarıydık o yüzden sorgular en bilgisizimiz bile biat kültürüne karşı dik duruşu sergilerdi. Hakk ve Hızır yardımcımız olsun… |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||