Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik Araştırmaları

Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-06-2008, 18:37   #1
Sedat
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Sedat - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 38
Üye No: 4
Mesajlar: 982
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1047
Thanked 1600 Times in 594 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 238
REP Seviyesi : Sedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura about
İletişim
Standart Haci Bektas Veli Geleneginin Bir Uzantisi Olan Detroit'teki Arnavut Bektasi

HACI BEKTAS VELI GELENEGININ BIR UZANTISI OLAN DETROIT'TEKI ARNAVUT BEKTASI

Bazı mekânlar bulundukları coğrafyada kültürel kimlik için önem arz ederler. Bu mekânlar yeni yetişen neslin kültürel kimliğini tanıması, kültürü oluşturan sosyal topluluğun da kültürünü yaşayarak hayatını devam ettirmesi için elzemdir. Detroit’teki Arnavut Bektaşi tekkesi de Bektaşi inanç ve ritüelleri açısından önem teşkil etmektedir. Yazımızda Detroit’teki Arnavut Bektaşi tekkesini ve tekkenin kurucusu Recep Ferdi Babayı tanıtıcı bilgilere yer verdik.

İnsanlar yaşadıkları sosyal çevre ile bütün oluştururlar. Bu sosyal çevreyi oluşturan kültürel unsurlar da onların sosyal ilişkilerini, hayat sistematiklerini ve davranış şekillerini belirler. Nihat Nirun “Toplum içinde sosyal yapıya vücut veren elemanların başında insan gelir. Toplumun tabii kaynakları üzerinde yerleşen insanlar kültürleri vasıtasıyla işbirliğine dayanan sosyal ilişkiler halinde soyut ve somut yönleriyle belirli bir sosyal bütünü meydana getirirler” (Nirun, 1991: 11-13) demektedir.

İnsanlar sosyal çevrelerini değiştirdikleri zaman yeni mekânlarında kültürel yapılarını da tesis ederek sosyal gruplarını oluştururlar. Bu varlıklarının yani dinî ve millî kimliklerinin devamı açısından elzemdir. Sosyal gruplar oluşturulurken bu yeni çevrede mekân çok önemlidir. Bu mekân insanın kimliğinin şekillenmesi, o toplumun kimliğini vurgulayan inanç, tören ve ritüellerin öğrenilmesi açısından önem teşkil eder. Sadık Tural, kültürü tanımlarken ferde ve topluma benlik, kimlik ve kişilik ile mensubiyet şuuru kazandırma, bütünleşmiş kılma, yaşanılan çevreyi ve şartları kendi hedefleri istikametinde değiştirme arzu ve iradesi veren, değer, norm ve sosyal kontrol unsurlarının belirlediği bir sistemdir demektedir (Tural, 1992: 109). Dolayısıyla sosyal ve kültürel açıdan farklı bir coğrafyada yaşayan insanların yaşanılan çevreyi ve şartları kendi hedefleri istikametinde değiştirme istek ve arzuları tabii tezahürdür.
Makalemizde de böyle bir mekân olan Detroit’teki Arnavut Bektaşi Tekkesini ve bu mekânın ve topluluğun inanç önderi olan Recep Ferdi Baba’yı tanıtmaya çalışacağız.

Amerika’daki Arnavut Bektaşiliğinin önemli bir ismi olan Recep Ferdi Baba,1901 yılında Arnavutluk’un güneyinde Cirokaslar isimli bir köyde doğmuştur. Genç yaşlarda Tepedelendi Ali Paşa tarafından Tirhala Derviş Kolejine yazdırılarak Metafizik eğitimi almıştır. Jirokastro şehrinde klasik lise eğitimi gördükten sonra medreseye giderek ünlü müderris Molla Rakip Efendi’den Arapça, Farsça öğrenmiştir. Türkçe, Arnavutça, Sırpça, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Yunanca lisanlarına da iyi derecede vakıftır (Koca, 2002: 16; Trix, 1993: 2).
Recep Ferdi Baba, Ergiri Dergâhı Post-nişini olan Selim Ruhi Baba’nın tekkesinde derviş olmuştur. Recep Ferdi Baba’nın yanında uzun yıllar kalarak muhabbetlerine (derslerine) katılan Frances Trix, onun muhabbetini ve itimadını kazanmış Amerikalı bir akademisyendir1 Trix’in Recep Baba’yla olan sohbetlerinden edindiği bilgiye göre Recep Babanın dervişi olduğu “Selim Ruhi Baba tekkesine giden yolun iki yanı kavak ağaçları ile doludur. Bu yolun sonunda ise her zaman açık olan büyük bir taş kapı mevcuttur. Kapının dışında ise dervişlere ait olan taştan sarıklı mezar taşları bulunmaktadır. Kapıdan geçince büyük bir avlu karşımıza çıkar. Avlunun içinde tekkenin kurucusuna ve diğer dervişlere ait olan başka mezar taşları bulunmaktadır. Tekke üç ana binadan oluşmaktadır. Sol tarafta misafirlerin ve dervişlerin kaldığı misafir evi, ortadaki binada mutfak ve yemek odası. Onun arkasında da hayvanların kaldığı yer, sağ tarafta ise tekkenin babasının dinlendiği, ibadet ettiği bina, holün altındaki küçük özel tören odası, yani meydan odası ve bu meydandan sorumlu kişinin odası yer almaktadır. Bu odaların içinde en önemli oda babaya ait olanıdır. Bu odada baba misafirlerini ağırlar, muhabbetlerini gerçekleştirir ve derslerini yapar (Trix, 1993: 156-157).

Recep Ferdi Baba, İkinci Dünya Savaşı başladığında tekkenin başına geçmiştir. Recep Ferdi Baba, Arnavutluk’ta bulunduğu yıllarda Bektaşi erkân-namesini ve Süleyman Çelebi’nin mevlidini Arnavutça’ya çevirmiştir (Koca, 2002: 17).
Arnavutluk’taki rejim sebebiyle inancını rahat bir şekilde yaşayamayacağına inanan Recep Ferdi Baba,1944 yılının sonunda Arnavutluk’u terk etmiştir. İtalya’da değişik mülteci kamplarında geçen dört yıldan sonra Kahire’ye gitmiş ve burada hâlâ faaliyetlerini sürdüren Arnavut tekkesinde (Abdal Dergâhı) dört yıl geçirmiştir (Clayer, 2004: 241).

30 Ocak 1949 tarihinde Mısır’da bir araya gelen Hür Dünya Babaları oy birliği ile Kaygusuz Dergâhı’nın postnişi olan Ahmet Sırrı Baba’yı Dede Baba seçmişlerdir. Ahmet Sırrı Baba Bektaşiliğin geleceğinden endişe duyduğu için Recep Ferdi Baba’ya Babalık icazeti vererek Amerika’ya görevli olarak göndermiştir (Koca, 2002: 17).

Recep Ferdi Baba,1952 yılında New York’a yerleşmiş olan kız kardeşinin yanına giderek, tekke kurmak için uygun bir mekân arayışına girmiştir. Araştırmaları neticesinde Detroit şehri yakınlarında Taylor isimli Arnavut yoğunluklu bir yerleşim bölgesi bularak gerekli girişimlerde bulunmuştur. Tekke kurmak için uygun bir mekân olan bu bölgede bir çiftlik ve büyük bir arazi satın alınarak gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Bu tekke yasal olarak 15 Mayıs 1954 yılında hizmete açılmıştır (Clayer, 2004: 241). Kahire tekkesinin babası olan Ahmet Sırrı Dede’nin hazırlamış olduğu kurallara göre de Recep Baba tekke babalığına seçilmiştir. (Clayer, 2004: 241)

Recep Baba, Kahire’den gelirken yanında bazı dervişlerini de getirmiştir. Recep Babayla gelen dervişlerin isimleri de şunlardır: Ergirili Derviş Lütfi, Avlonyalı Derviş Arşi,2 Yakovalı Derviş Bayram, Derviş Ali ve Derviş Abbas Mürteza (Koca, 2002: 17)

Recep Baba, tekkenin kurulmasından sonra Amerika’da Bektaşiliğin felsefesini ve ilkelerini her kesimden okuyucuya taşıyabilmek amacıyla tekke komisyonunun desteğini de alarak Zeri I Bektashizmas (Bektaşiliğin yolu)3 adında altı ayda bir yayımlanan bir dergi çıkarma kararı almıştır. Editörün ilk sayıdaki dergiyi çıkarma amaçlarını ve Amerika’daki Arnavut Bektaşilerinin Bektaşiliği nasıl algıladığını izah eden yazısı önemlidir. Editörün yazısındaki “Bektaşilik İslâmi bir mistisizm olduğundan, mistisizme ve tarihine ve İslâm’ın genel kurallarına de değineceğiz” açıklaması yukarıdaki düşüncemizi teyyit eder doğruluktadır.

Bektaşiliği tanıtmanın yanı sıra Amerika’daki Arnavut Bektaşilerinin de birlik ve bütünlüğü açısından önem teşkil eden tekkenin bu yayın organı maddi imkânsızlıklar sebebiyle yayın hayatını fazla sürdürememiştir. Recep Ferdi Baba Misticisma dhe Bektashizma (Bektaşiliğin Mistisizmi) adlı eserinde dergiyi niçin çıkaramadıklarını da izah etmiştir (Clyer, 2004: 244).
Recep Ferdi Baba, 24 Haziran 1990 yılında Amerika’ya davet ettiği Bedri Noyan Dedebaba’dan halifelik icazeti almıştır.4 Recep Ferdi Baba, bütün gayretleri ile Anadolu’daki Bektaşiliğin sesi olarak Amerika’da Bektaşiliğin devamını sağlamıştır. (Clayer, 2004: 242).

Recep Baba, 14 Eylül 1995 tarihinde Hakk’a yürümüştür. Vefatından sonra dergâha Arnavutluk’tan Feramul Baba Postnişîn olmuştur.
Bektaşi tarikatının, Alevi süreklerinden farklı olarak Balım Sultan ile başlayan mutlak erkân-name uygulaması vardır. Bu erkân-name, “Balım Sultan Erkân-namesi” olarak anılmakta olup bu tüzük ile Bektaşilikteki mekânsal düzenlemeler, ritüeller pratikler standartlaştırılmıştır. Böylece tarikat içinde yaşanılabilecek müstakil açılımlar önlenmiştir. Geçmişten bugüne günümüze dünya üzerindeki tüm Bektaşi birimlerinde aynı yaklaşım var olmuştur. Bunun günümüzdeki en önemli örneklerinden birisi de Detroit’deki Bektaşi Tekkesidir.
Amerika’da sadece Bektaşilerin değil Bektaşiliğe sempati duyan farklı milletlerden insanların uğrak yeri olan tekke kompleksi, büyük bir bahçe içinde üç ana binadan oluşmaktadır.5 İlk bina tekkenin ana binasıdır. Tekke binasında ilk dikkati çeken çatının üstüne yerleştirilmiş kubbesi on iki terkli olan beyaz Bektaşi “tac”ıdır. Aynı Bektaşi tacı Recep Ferdi Babaya ait olan türbenin de çatısında bulunmaktadır. Yeni Dünyadaki bu Bektaşi tekkesinin çatısında bulunan on iki terkli beyaz taç, adeta tekkeye gelenlere şunları söylemektedir:

Külâh-ı Hâcı Bektaş-ı Velî’yi
Giyen İdrâk ede sırr-ı Ali’yi
Olur âyine-i kalbi musaffâ
Derûnunda bulur nûru celî’yi
(Noyan,1995:241)

(Hacı Bektâş külahını başına giyen Hz. Ali’nin sırlarına erer. Gönül aynası parıldar ve içinde nuru bulur.)
Tekkenin içinde misafirlerin kabul edildiği büyük bir salon bulunmaktadır. Alevi-Bektaşi öğretisinde yer etmiş ve bir kıymet hükmü taşıyan “mihmân (misafir) ev sahibinin gülüdür” düşüncesi burada da bütün incelikleri ile yaşamaktadır. Tekkeden içeri girildiğinde misafirlerin ağırlandığı bu salonda Arşi Baba’nın ev sahipliğinde, değerli araştırmacı, meslektaşım Frances Trix’in rehberliğinde ağırlanmanın mutluluğunu ve zevkini yaşadım. Tekkeye ziyaretim esnasında gördüğüm misafirperverliği, Arşi Baba’nın ve diğer tekke sakinlerinin duygularını Hatayi’nin şu dörtlüğü çok güzel anlatmaktadır.

Yine mihmân gördüm gönlüm şâd oldu
Mihmânlar siz bize safâ geldiniz
Kar kış yağar iken bahar yaz oldu
Mihmânlar siz bize safâ geldiniz

Bu büyük misafir salonunda Amerikan ve Arnavutluk bayraklarının yanı sıra Recep Baba’nın Hacı Bektaş Velî’nin, Hz. Ali’nin, Ehl-i Beyt’in fotoğraf ve resimleri, muhtelif ayetlerin panoları yer almaktadır.
Bina içinde ayrıca Babanın yatak odası, selamlaşma odası, çalışma odası, muhabbet odası kütüphane ve yemek yenilen, toplantı yapılan büyük bir salon bulunmaktadır.

Frances Trix, kitabında tekkenin çalışma odasını şöyle anlatmaktadır. “Babanın sandalyesinin yanında, ayak ve başucunda seccadelerle örtülü olan bir sedir vardır. Duvara yastıklar yaslanmıştır. İnsanlar ayaklarını altlarına toplayıp sedirin üzerinde oturup sırtlarını yastıklara dayıyorlardı. Yerler Balkanlar’dakine benzeyen halılar ile kaplıydı. İnsanlar bu halıların üzerinde ayaklarını altlarına alarak oturuyorlardı. Babanın sandalyesinin diğer yanında bir masa vardı. Üzerinde 1901’de İstanbul’da Arap harfli basılmış altı ciltten oluşan bir ansiklopedi, Dielli (Arnavut- Amerikan gazeteleri), 16.yy’da Hüseyin Vaiz’in yorumladığı Kuran ve Bektâşilik savunmalarının bulunduğu kitaplar mevcuttu. Tabiî ki birçok da şiir kitabı. Bu kitaplar Türkçe ve Farsça idi. Nesimi, Fuzuli, Pir Sultan Abdal, Niyazi Mısri ve antolojiler. Bu antolojiler Türkçe yazılmıştı ve Türkiye’de yaşayan Bektaşiler tarafından hediye gönderilmişti. Baba çoğunlukla Arap harfleriyle yazılmış Türk şiirini okumayı tercih ediyordu. Duvarda bir ay takvimi asılıydı. Takvimin yarısı Babanın vatanı Arnavutluk’un suluboya resminden oluşuyordu. Hemen onun karşısında çerçeveli kadifenin üstüne altın harflerle yazılı “Besmele” asılıydı. Sedirin üzerinde de Necef’in (Hz. Ali’nin şehri) resmi vardı. Tekkenin her yeri hediye edilmiş eşyalarla döşenmişti. (Trix, 1993: 1-3 )

Bütün bunların tam aksine Babanın yatak odası oldukça sadeydi. Duvarda Babanın Hocası olan Selim Baba’nın fotoğrafı asılıydı.
İbadet yapılan özel oda da çalışma odasına pek benzemiyordu. Bu büyük oda Bektaşilerin çiftlik evine yapılan ilk bölmeydi. Bu odada mobilya yoktu ve her yer halı kaplıydı. Uçuk mavi boyalı duvarlar çıplaktı. Bütün dikkat mihraplara çekilmişti. Baba mihrapta oturuyordu ve sağ yanında mum basamakları vardı” (Trix, 1993: 1-2).

Tekkede klasik Bektaşi tekkesindeki meydan evi tasarımına uygun olarak kutsal eşik, küre mekânı, üzerinde çerağların bulunduğu Taht-ı Muhammed, niyaz taşı ve baba postu başta olmak üzere postlar bulunmaktadır. Tekkede ayrıca küçük bir meydan evi mevcuttur. Burada ocaklık, Hz. Ali’nin ve Bektaşi Babalarının resim ve fotoğrafları yer almaktadır. Tekkenin mutfağı ve yemek salonu zemin katta 400 kişinin yiyebileceği kapasitededir. Tekkenin mutfağında yemek pişirilen büyük boyuttaki tencereler Dede Korkut hikâyelerindeki toplu yemeklerin hazırlandığı “kara kazanları” hatırlatmaktadır. Mevlânâ’’nın Divân-ı Kebiri’ndeki “Gel, aramıza gir, Biz Hak Âşıklarıyız, gel aramıza katıl da sana aşk bahçesinin kapısını açalım…” (Can, 2004: 142) daveti gibi bu tekkede de Nevruzda Bektaşilerin yanı sıra her milletten ve her inançtan insan buluşmaktadır. Nevruzda toplantılar yapılmakta ve yemekler verilmektedir.
Trix’i tekkenin mutfağı ile ilgili şunları anlatmaktadır. “Daha az resmi olan konuşmalar da burada yapılmakta ve kahveler içilmektedir. Uzun masanın başında Baba rahatça oturur ve başkanlık ederdi. Babanın oturduğu yerin arkasında yerleştirilmiş siyah sobanın sıcaklığı üst kattaki sınıfları da ısıtmaktaydı. Yemek masasının etrafındaki konuşmalar, yemekten sonra sofra başında yapılan dualar Baba ile olan özel diyaloglarımız idi. (Trix, 1993:6-7) Baba yemeklerden sonra mutlaka dua ederdi. Duasını bitirdikten sonra sağ elini kalbinin üzerine koyup, başını öne eğip “HÛ” derdi. (Trix, 1993: 10).
Tekkenin mutfağı ile bitişik yemek yenen büyük salonun bir köşesinde de ayaklı panolara asılmış olan Recep Ferdi Baba’yı ve Arnavut Bektaşilerini anlatan resimler mevcuttur. Resimlerin sergilendiği panoda resimlerin üstünde Recep Baba’nın hayatını kronolojik bir anlatması sebebiyle “Recep Baba’nın tarihi” yazmaktadır.

Tekkede Türkçe, Osmanlıca, İngilizce ve Arnavutça kitapların bulunduğu küçük bir de kütüphane mevcuttur.

Tekkenin yemek yenen salonu dahil istisnasız bütün odalarında Hz..Ali ve Hacı Bektaş Velî’nin resimleri mevcuttur.

Tekke binasının solunda bulunan sıra sıra evler ise tekkenin harcamaları için kiraya verilmektedir. Burada oturanlar ayrıca tekkenin hizmetinde de bulunmaktadırlar. Recep Baba’nın gömüldüğü türbe ise bahçenin içindedir. Bu türbenin Anadolu’nun her hangi bir yerindeki türbeden hiçbir farkı yoktur. Sanduka, üzerinde yeşil ayetler yazılı olan yeşil bir örtü ile kaplanmıştır. Recep Ferdi Baba belediyeden özel bir izinle tekkenin bahçesine gömülmüştür.
Frances Trix, Recep Baba hakkında kitabında şunları söylemektedir “Baba büyük bir otoriteye sahipti, tekkenin başıydı. Tekkeye gelen insanlar onu selamlamak için yanına giderlerdi. Bu selamlama el öpüp başa koymaktan ibaretti. Tekkenin üyeleri babanın avcunun içini öperken dışardan gelenler elinin üstünü öperlerdi. Onun bulunduğu odadan ayrılırken geri geri giderler ve eğilerek saygılarını gösterirlerdi. Bütün bu davranışların arkasında Baba’ya saygı ve sevgi vardı. Baba 21 yaşında dervişlik ve evlenmeme yemini etmiş, o zamandan beri kendine Allah’a adamış ve topluluğuna hizmet etmeyi sürdürmüştür” (Trix,1993: 3).

Recep Ferdi Baba, tekkesinde Arnavutluk’un güneyinde bulunan Gjirokater’deki Asım Baba tekkesi geleneği üzerine genel ve yaygın temayüllerin aksine alkol kullanımını da yasaklamıştı. Aynı şekilde Asım Baba tekkesinde de Ali Hak Baba tarafından alkollü içeceklerin içilmesi yasaklanmıştı (Clayer, 2004: 246)
Amerika’da bütün dini mabetler için gösterilen saygı, Bektaşi tekkesi için de gösterilmektedir. Bir gazetedeki beyanatında bundan bahseden Recep Ferdi Baba “Biz dergâhımızla iftihar ederiz. Bütün Bektâşi dergahları gibi bizim dergahımız da her millet ve dine mensup insanlar için daima açıktır” (Noyan, 1995: 58) demiştir. Bütün Bektâşi tekkeleri içinde bu tekke ve Recep Baba ayrı bir mevkiye sahiptir. Bu tekke Amerika’da Arnavutların birliği ve Bektaşi öğretisinin sesini duyurması açısından önemli bir görev icra etmektedir.


Yard. Doç. Dr.Fatma Ahsen TURAN (Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü )
İlknur ALTUN ( İngilizce Öğretmeni )
Sedat isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Sedat For This Useful Post:
Rehber (01-25-2009)

Alt 01-25-2009, 10:47   #2
Rehber
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Rehber - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi : Rehber is just really niceRehber is just really niceRehber is just really niceRehber is just really nice
İletişim
Standart

teşekkürler emeğine sağlık sedat can
Rehber isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
hayal olan ali, hz. ali ve allah olan ali üzerine HasaN DAYI Alevilik Araştırmaları 3 09-27-2008 12:47
Aşık Veli-Veli- Veli Abdal-Derviş Veli Kul Seyyid Alevi Ozanları, Deyişler 10 07-25-2008 18:32
Pir Haci Bektas-i Veli Ve Mucizeleri... GUNDÎ Alevi Kültürü 1 06-20-2008 17:35
Haci Bektas Zamaninda Nisabur'daki Kültürel Hayat Sedat Alevilik Araştırmaları 0 06-03-2008 13:30
Emiroğullari / emirbeyli / haci Emirli Ocaği Sedat Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 0 06-02-2008 18:27


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 15:45.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts