Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik Araştırmaları

Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 12-07-2010, 13:37   #1
Seyhlerli1970
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Butzbach/Almanya
Üye No: 270
Mesajlar: 111
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 300
Thanked 275 Times in 91 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 79
REP Seviyesi : Seyhlerli1970 will become famous soon enough
İletişim
Standart Hangi Alevilik?



Hangi Alevilik?

Kapı Alevi şeriatına mı, yoksa Alevi rönesansına mı açılıyor?

Bernard Shaw, "Okul yüzünden eğitimime uzun süre ara vermek zorunda kaldım" demiş. Şimdi öğrendiklerinizi unutun, yeni bir müfredat başlıyor...

Ve popüler kültür belki Aleviliğe de kanca atıyor, pek çok Aleviyi bir rönesansa, bazılarını da buna karşı katılaşıp bir tür şeriata doğru sürüklüyor. Ama her şey değişiyor. Yazar İskender Pala'nın Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasındaki mücadele üzerinden Alevi-Sünni meselesini anlattığı kitabı Şah & Sultan -Alevilerce eleştirilse de- haftalardır en çok satanlar listesinin başında. İlk kez Alevilikle ilgili bir belgesel film, "Dersim'in Kayıp Kızları" 26 Kasım'da tüm Türkiye'de vizyona giriyor. Mart 2011'deyse vizyon sırası, İstanbul'a göç etmiş sıradan bir Alevi ailenin hikayesinin anlatıldığı "Saklı Hayatlar" filminde olacak.

Tüm bunlar ilk baştaki soruya 'evet' cevabı için yeterli gibi görünüyor. Alevilerin tarafından bakıldığındaysa, pek öyle değil. Zira hâlâ ayrımcılığa uğradıklarını, iş bulmakta bile zorlandıklarını savunuyorlar. Alevi olduğunu açıklayan kaç işadamı biliyorsunuz, ya da sanatçı? Ancak yine de yıllarca zihinlere işlenmiş yanlış yargılar yavaş yavaş sorgulanıyor, en azından artık Sünniler de Aleviler de bu konuda daha çok soru soruyor. "Çünkü Sünniler Alevileri keşfetmeye başlıyor" diyor hükümetin planladığı Alevi açılımının genel koordinatörü ve raportörü Necdet Subaşı.

Aleviler, Ocak 2008'de Muharrem iftarıyla başlatılan normalleşme süreciyle ilk kez Ankara'nın muhatabı oldular. İki yıl içinde gerçekleştirilen yedi çalıştayda çeşitli Alevi dernek, vakıf, kanaat önderleri ve dedelerini dinleyen hükümet, yöntemi ve dinlemeyi seçtiği isimler eleştirilse de çalışmasını tamamladı. Kasım sonundan itibaren, Alevi açılımının başlıklarının peyderpey kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. 23 Kasım'da ise, 17 yıl önce Sivas'ta onlarca insanın yakıldığı Madımak Oteli'nin kamulaştırma davasında alınacak karar, sürecin devamına dair bir fikir verebilir. Zira Alevi açılımının başında görünen isim Devlet Bakanı Faruk Çelik birkaç hafta önce, "Madımak, 23 Kasım'da yeni bir görünümle huzurlarınızda olacak" derken, Alevilerin taleplerini anladıklarına dair bir işaret vermeye çalışıyor gibiydi. Ama Aleviler Madımak'ın müze olmasını isterken, kütüphaneye dönüştürülme ihtimali de var. Ocak ayına kadar da zorunlu din derslerinin akıbeti ya da Aleviliğin de dâhil edilip edilmeyeceği veya ne şekilde dahil olacağı netleşecek. Paketten ne çıkarsa çıksın, devletin ilk kez Alevilere "ne istediklerini" sorması bundan sonrası için farklı bir tutumu tetikleyebilir.

Ama Aleviler yine de pek ümitli gözükmüyor. ODTÜ, Alevi Kültür Dernekleri ve Alevi Enstitüsü'nün ortaklaşa yaptırdığı "Türkiye'de Alevi Olmak" araştırmasına göre, her 5 Alevi'den 4'ü, açılımın sorunları çözmeyeceğine inanıyor. Bu süreçte, kendi aralarında epeyce bölünmüş Alevi örgüt ve yapılarında bir sözünü geçirme mücadelesinin oluştuğunu görmek de güç değil. Öte yandan, Alevilik hiç bu denli konuşulmadı, talepleri hiç bu denli yüksek sesle dile getirilmedi. Buna Alevilerin kendi içlerinde daha çok tartışır hale gelmeleri de dâhil. Özellikle Alevi gençleri günlük hayatlarında Alevi kimliklerini daha fazla öne çıkarıyor, daha fazla sorguluyor. Aleviliği "öz İslam" olarak yorumlayan sağ görüşe yakın Cem Vakfı ile Aleviliği sadece bir kültür ve yaşam biçimi olarak gören sol anlayış arasında sıkışıp kalmıyorlar. Yeni hareketler filizleniyor. Zira Alevilerin hızla değişen dünyada, kendilerine dayatılanlardan sıyrılma ve kendilerini daha iyi anlamaktan başka çaresi yok gibi görünüyor. Zorunlu din derslerinin düzenlenmesi, cemevlerine statü tanınması gibi taleplerinin bir kısmı karşılandığında, devletin ilgisizliğinin hatta baskısının bir nebze olsun ortadan kalkmasıyla daha temel meselelerini tartışmaya başlayacak Aleviler açısından yeni bir dönemin başladığı iyic e ortaya çıkacak.

Açılımın iktidar partisi içindeki mimarlarından biri Alevi çevrelerinde bilgisine saygı duyulan bir tarihçi, Alevi kökenli milletvekili Reha Çamuroğlu; koordinatörü ise Gazi Üniversitesi'nden din sosyologu Necdet Subaşı idi. Alevilerin içlerindeki bölünmüşlükse -biraz da İslamcı buldukları hükümete dair kuşkularından dolayı- daha başlarda kendini gösterdi. "Bu süreç, Aleviler arasında bir iktidar kavgasına dönüştü" diyor Çamuroğlu. Ama çatlaklara karşın, farklı görüşlerdeki Aleviler, devlete sunulacak talepler listesinde anlaştı. Subaşı da 250 sayfalık raporunu, geçen Temmuz'da Bakan Çelik'e sundu.

Pakette neler var?

Devletin bir orta yol bulmaya çalıştığı anlaşılıyor. "İslam'ın içinden bir yapının İslam'ın temel yapısından ve ibadet formlarından bağımsız bir şekilde kendine yeni bir alan açması ilk kez konuşuluyor" diyor Subaşı. Devletin, Sünnilerin geleneksel reflekslerini ve Alevilerin modern ya da geleneksel çelişkilerini hesaba katarak, toplumun hissiyatını radikalize etmeden kademeli olarak bu konuyu çözmek istediğini söylüyor. Subaşı raporundan hareketle paketin şifrelerini de veriyor. "Eşit yurttaş olma talebinin yanı sıra Alevilerin tarihsel mağduriyetlerinin tanımlanmasını ve buna son verilmesini ifade ediyoruz." Subaşı'ya göre "bir kültürün varlığını sürdürmesi için" ne gerekiyorsa, devlet o olanakları yaratmak zorunda: Sembolik olarak kendi varlıklarıyla ilişkilendirdikleri bir mekân, devletce tanımlanmalı. Alevileri rencide etmeyecek, tatmin olacakları, devletin de kendi varlığını sürdürebileceği bir kontrata ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Alevilerle devlet arasında husumet azaldıktan sonra da kurumsal yapılanma sorunu ortaya çıkacak. 1500'ü aşkın cemevi bir statüye kavuşmalı. Subaşı, "Bu Diyanet içerisinde de olabilir, bir bakanlık bünyesinde de" diyor.

Ancak hükümet açısından Alevilerin genelini ikna etmek, kolay olmayabilir. "AKP Alevi trenini kaçırdı. Başta yakalanan rüzgâr, Başbakan Erdoğan'ın miting meydanlarında 'dedelerden talimat alma dönemi sona erdi' demesiyle bitti" diyor Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Doç. Ayhan Yalçınkaya. Çelik'in, AİHM'in zorunlu din derslerinin kaldırılması kararı sonrası "Ne istiyorsunuz din dersinden" diye so rması da, Alevi cephesindeki bir başka hayal kırıklığı.

Birçok Alevi örgütünün öncelikli beklentisi, hayal kadar zor bir hedef, bütçede eğitimden daha fazla payı olan Diyanet'in kaldırılması. Zira ancak bu şekilde Türkiye'nin laik bir devlet olabileceği kanısındalar. Alevilerin sorunlarını mevcut şartlar içerisinde çözme yolunu aramanın, daha imkân dâhilinde olduğunu düşünenler de var. "Diyanet anayasal bir kurum, muazzam bütçesi var. Dedeler ve cemevlerinde ibadet hizmetlerini yerine getirenler devletten maaş almalı. Aleviler vergi verecekler ama dini ve kültürel hizmetlerini kendi ceplerinden finanse edecekler, böyle adaletsizlik olmaz" diyor Çamuroğlu. Sol tandanslı Aleviler ise dedelerin maaşa bağlanmasına karşı. Alevilerin çoğu tarafından devlete yakın durmakla ve "Aleviliği Sünnileştirmekle" eleştirilen Cem Vakfı Başkanı Doğan dahi açılımdan yana pek iyimser sayılmaz. "Boş laflar olabilir ya da uygulaması güç şeyler getirebilir. Mesela dedelik için en az lise mezunluğu isteyebilirler, ama mevcut dedelerin çoğu ortaokul mezunu bile değil." Doğan'a göre de taleplerinin önündeki en büyük engel Diyanet İşleri Başkanlığı. "Diyanet yeniden yapılandırılmalı. Herkes nüfus yoğunluğu oranında demokratik biçimde kendisini ifade etme imkânı bulmalı. Ama Diyanet bunu reddediyor ve bugün Türkiye'yi yönlendiren ana güç Diyanet. Hiçbir parti de bunu göz ardı edemiyor. Bunu bana Başbakan açık olarak söyledi."

Yıllarca kimliklerini koruyabilmek için sistemle barışık yaşamaya çalışan, "şeriat tehdidine karşı can simidi" de denen, Güneydoğu'da PKK ile çatışmanın en yoğun olduğu dönemde bile devletin karşısında yer almayan Alevilerin artık sabırsızlanması, son dönemdeki büyük sokak gösterileriyle de ifade buluyor. Yakınlarda 300 bin Alevi Ankara'da zorunlu din derslerinin kalkması için yürüdü. "AKP'nin Sünni genetiği Alevi açılımına yol vermeli. Alevileri artık eskisi gibi tutamazsınız. Bugüne kadar devlete saygıda kusur etmeyen Alevileri, artık devleti yok sayacak noktaya sürüklemesinler" diyor Doğan. "Çünkü Alevilik sorunu sadece bir inanç sorunu değil, bir güvenlik sorunudur. Kürt meselesinde olduğu gibi uluslararası arenaya itiliyorlar."

Alevilik Sünnileşiyor mu?

Hükümetin başlattığı açılım, bazı Alevi örgütlerinin "Sünnileştirilme" kaygısını bile tetiklemiş görünüyor. Aslında Sünnileştirilme, asimile edilme kaygısı Aleviler için yeni değil. "Aleviliği Ne Yapmalı" kitabının yazarı Erdoğan Aydın, "1200'lü yıllarda Anadolu'nun gayrimüslim nüfusu dışındakilerin beşte dördü bugünkü ifadeyle Alevi diyebileceğimiz insanlardan oluşuyordu" diyor. Devletin Bektaşi Hırkası adlı kitabın yazarı Ali Murat İrat ise, hükümetin demokratikleşme yerine Alevilerin gündelik sorunlarına ilişkin müdahalelerde bulunmak istemesinin Aleviler arasında "Sünnileştirilme" endişesini had safhaya çıkardığını savunuyor. Ancak aynı zamanda "Modernizmin Erittikleri: Sünniler, Şiiler ve Aleviler" kitabının yazarı da olan İrat, "Alevilerin, inanç olarak değil ama sosyolojik olarak zaten Sünnileşmeye başladığını" öne sürüyor. "20 yıl önce Alevi hareketi sorunlarını ortaya koymaya başladığı zaman, cemevleri bu denli fetiş haline getirilmemişti. Çünkü Alevi inancında ibadet mekânı değil, cem ritüelinin kendisi kutsaldır. Ama son 5-10 yılda kutsiyet cemden ziyade cemevine yöneltildi."

Ama yine de Aleviler içindeki Sünnileşme tartışmalarının ana ekseninde kimi cem ayinlerinde kadın-erkek arasına perde gerilmesi, kimi cemevlerinde ise caminin model alınması ya da cenazelerin Arapça dualarla kaldırılması gibi uygulamalar olduğu söyleniyor. "Ceme giren biri sadece 'can' olarak görülür, kadın ya da erkek olarak değil. Cemevlerinde de camilerde olduğu gibi hiyerarşinin oluşması ciddi sorun. Normalde dedeler eşitliğin sembolü olarak cemaatle birlikte yere oturmalı, ama şimdi özellikle metropollerde bazı cemlerde dedeler imamlar gibi cemaate yüksek bir noktadan sesleniyor" diyor İrat, "sosyolojik olarak Sünnileşen, itikadi olarak Şialaşmaya yüz tutan bir Alevilik var karşımızda. Bu, Alevi açılımında tartışılan meselelerden daha hayati ve tehlikeli..." Hacıbektaş Dergâhı'nın son postnişini Velieddin Ulusoy'un dede olarak tayin ettiği Dertli Divani (gerçek adı Veli Aykut )ise son yıllarda Aleviliğin özünden uzaklaşmış cem ayinlerinin arttığını savunuyor. "Geçenlerde Berlin'de bir cemde 9-10 yaşındaki kız çocuklarının çoğunun başının bağlı olduğunu gördüm" diyen Aykut, bunu biraz da Aleviliğin felsefesinin ve teolojisinin yok olmaya başlamasıyla ilişkilendiriyor. Köyden kente göçle Aleviler arasında dede-talip bağı zayıflamış ve Aleviliği yaşatıp yeni nesillere doğru aktarabilecek yetkin insan sayısı azalmış durumda.

Aleviliğin Sünnileştirilmesi eleştirilerinin hedefindeki grup da öncelikle Cem Vakfı ve başındaki İzzettin Doğan. Bir Alevi dedesi olan hukuk profesörü Doğan'ın 1995'te kurduğu vakıf, özellikle Alevi işadamlarını çevresinde toplayan bir yapı olarak biliniyor. Doğan ise, kendisini eleştiren Alevi örgüt yöneticilerini "Aleviliği bilmemekle" eleştiriyor. "Hayatlarında bir kere bile bir cem ayinine katılmamışlardır. Baş örtmek Alevilikte vardır, Türkmen kadını başına dolak diye bir şey sarar ama bu türban değildir. Bazı yerlerde de cemevlerinde kadınlar kendilerini daha rahat hissettiği için erkeklerden ayrı bir arada otururlar. Bu, bin yıldır böyle."

Peki, bugün gelinen noktada Alevilik bir inanç mı, bir kimlik mi, yoksa bir kültür mü? Kendi aralarında bu konuda bir fikir birliği yok, herkes Aleviliği kendi cephesinden yorumluyor. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezhepler Tarihi Anabilim Dalı'ndan Prof. Sönmez Kutlu, bugün tüm Alevilerin üzerinde birleşeceği bir Alevilik tanımı yapmanın mümkün olmadığını belirtiyor. Aleviliği İslam'ın özü olarak gören de var, İslam'ın bir yorumu, artık inanç faktöründen bağımsızlaşan bir kimlik ve hayat felsefesi, hatta bir Kürt dini veya Şamanizm uzantısı gibi gören de. Kutlu'ya göre ise aslında Alevilik ve Bektaşiliğin her ikisi de tasavvufî bir oluşum ve İslam'ın ahlak merkezli bir yorumu.

İşte bu karmaşa, özellikle Alevi gençlerde yabancılaşma olarak kendini gösterdiği gibi, tepki olarak katılaşıp Alevi şeriatının ortaya çıkması gibi tam tersi bir etki de yaratabilir. Bazı Alevi gençler işyerlerinde, okullarında, mahallelerinde gündelik yaşamlarında kendilerini inançlarının sağlamlığıyla ispat çabasına girişiyorlar. "Çünkü Alevi gençler de Sünni gençler gibi belirli standartları, ibadet biçimleri olan bir dini hissetmek ve hissettirmek istiyorlar" diyor Yalçınkaya. Aydın'a göre, "Alevi gençler bugün İslamileştirilme ile ulusalcı-milliyetçi rüzgârlar arasında sıkışmış durumda." Doğan ise bütün bunlardan yine Alevi örgütlerini sorumlu görüyor. "Asıl bu örgütler Aleviliğin Sünnileşmesine hizmet ediyorlar. Aleviliği soğuk savaş sürecinde sol Marksist bir ideolojiye dönüştürdüler. İnançla bağını koparıp kültürel ve etnik bir kimlik gibi sundular. Kentleşme de Alevilerin çerçevesini paramparça edince, dini referanslardan kopuş hızlandı ve Aleviler ciddi bir boşluğa düştü."

Neye inanacağı konusunda artık kafaları hayli karışık olan Alevi gençlerin bir kısmıysa, öyle ya da böyle bu boşluğu gidermeye niyetli. Almanya'daki Genç Alevi Hareketi (GAH) gibi örneğin. Newsweek Türkiye'nin sorularını yazılı olarak yanıtlayan GAH, Alevi hareketinin artık sokaklara inmeye başladığını savunuyor ve bunu Alevi gençlerinin özüne dönmeye başlamasına bağlıyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker ise "Alevilik dinsel bağları zayıflamış bir kimlik olarak Avrupa'daki genç Alevi jenerasyon arasında yükseliyor. 1400 yıldır sakız gibi çiğnenen şeylere çok fazla rağbet etmiyorlar ve Aleviliğin insanilikle ilgili yönünü öne çıkarıyorlar" diyor.

Newsweek Türkiye yazarı da olan Prof. Mehmet Ali Kılıçbay'a göreyse, Alevilerin girdiği yol daha da keskin: "Bundan sonra yaşanacak şey, Aleviliği din haline getirmek ve o sırada da modifiye etmek. Şu an Alevilik içinde pek çok farklı kol mevcut, Ali'siz Alevilik bile var. Bu böyle süremez. Alevilik eskiden gizli saklı ve parça parçayken, şimdi kendini ifade eden bir hale geldi. Alevilik zuhur ediyor. Alevilik artık bir din haline dönüşecek." Kutlu da bugün artık Alevilerin önünde pek çok soru olduğunu doğruluyor. "Hangi yaşta Ceme katılmak gerekir, hangi gün yapmak gerekir? Bu gibi konular netlik kazanmış değil" diyerek bir tür sistem oluşturulması ihtiyacının doğduğuna dikkat çekiyor.

Alevilik anlayışları çeşitleniyor, Alevilik ve Aleviler giderek birbirlerinden farklılaşıyor. Bir kısım işin inanç boyutunu yok sayıyor, diğeriyse başka bir zemine kaydırıyor.

Rönesans mı dediniz?

Ya da yeniden doğuş. Avrupa'da eski metinlerin tekrar keşfi, sanat ve bilimdeki uygulamalarının tarifi; ayrıca entelektüel aktivitelerde patlamayla Avrupalılığın güçlenmesi olarak kabaca özetlenebilir. Baskı ve her birinden ayrı sesin çıktığı kafaların karışıklığına sahne olan Ortaçağ, tabuların yıkılıp yeni fikirlerin doğuşuna da öncülük etti aslında. Sanatçılar öncülük etti, Avrupa karanlık ve baskıcı bir dönemden çıkışa geçti. Alevi olmayan pek çok kişiye göre Türkiye'de Rönesans öncesindeki gibi baskılar hiç olmadı. Ama pek çok Alevi, bunun aksini söyleyecektir. Velhasıl şimdiki kararsızlık ortamı, fikir enflasyonu ve onları dinlemek üzere beliren siyasi inisiyatif, geçmişte karanlık bir dönem yaşadıklarına inanan Alevileri bir Rönesans sürecine de inandırabilir. Şimdi karmaşa yaratıyor gibi görünen düşünceler arasından birleştirici çareler çıkabilir.

Bu, Türkiye'nin genel olarak değişimine, büyümesine, ortak ulusal kimliğine müthiş bir olumlu motivasyon da yaratabilir.

Oral Çalışlar, 17 yıl önce yazdığı "Hz.Ali - Muaviye Çatışması" adlı kitabında, cemevlerinin kurulması ve Alevi örgütlenmelerinin sayısının artmasından dem vurarak bir "Alevi Rönesansı"ndan söz etmişti. Kapalı yaşamış Alevi topluluklarının modernleşmeyle şehirde yaşamaya başlaması ve birbirlerinden daha fazla etkilenmesiyle açığa çıkan, soru işaretleri yaratan bir ortam söz konusu. İşte bu ortamda, son 5-6 yılda yeni bir damar daha ortaya çıkmaya başlıyor olabilir. İrat'a göre Alevilik, yeni bir Aleviliğe doğru evriliyor.
Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı gibi büyük Alevi örgütlerinden biri ve Alevi Enstitüsü gibi sözlü kültürle bugüne gelmiş yazılı kaynağa dayanmayan Alevi inancına dair akademik araştırmalar yapan kimi kurumlar da bu yeni hareketin bir parçası. Ali Murat İrat'a göre yeni Alevilik şöyle tarif edilebilir: Din toplumun olmazsa olmazı, Alevilikse öncelikle imanı, itikadı olan bir inanç.

Devletse, bütün bunlardan bağımsız bir örgütlenme olmak üzere, hepsine eşit yakınlıkta değil, uzaklıkta durmak ve eşit muamele etmek durumunda İrat'a göre. "Bu üç cephe de hem kendi içlerinde hem de devletin nezdinde çarpışıyor" diyor.

Kasım başında açıklanan "Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik için Hareketlenme" adlı projeyi yürüten Yrd. Doç. Aykan Erdemir, Alevilikte son yıllarda yaşanan bir değişime dikkat çekiyor, Vatan gazetesine verdiği röportajda. "Alevilerde inanç hizmeti veren dedeler ve inanç hizmeti alan talipler vardır. Son dönemde Türkiye'de bir talip devrimi yaşandı. Yani Alevi talipler artık inancı belirlemede en az dedeler kadar etkin. Çünkü artık talipler, Alevi vakıf ve derneklerinde yönetici, Alevilikle ilgili kitaplar yazıyor ve medyada sesleri duyuluyor." Erdemir'in anlattıkları Alevilik içinde gücün dağılımının değiştiğini ortaya koyuyor. Velieddin Ulusoy da "Zaman içinde Alevilik kendini yenileyecektir (geçen yıl Çalışlar'a verdiği röportajda)" diyor.

Aleviliğin önümüzdeki yıllarda neye evrileceği konusunda Yalçınkaya da iki yoldan söz ediyor: "Birincisi tasfiye, ikincisiyse tümüyle en geleneksel köklere dönüşü hedefleyen, başka bir dinin inşaasına yönelen yeni bir anlayış." Yalçınkaya'ya göre, tasfiye daha kuvvetli bir ihtimal. Aydın ise aksi görüşte. "Son 10 yılda, Alevilerin kamusal alanda kendini sembolleriyle ifade etmeleri ve korkunun kırılması anlamında çok önemli gelişmeler kat edildi. Bunlar sürecektir" diyor.

Her şeye karşın bugün üniversitelerde Alevilik hakkında akademik çalışmalar yapılıyor. Entelektüeller medyada Aleviliği tartışıyor. Çamuroğlu da umutlu, "Alevi inancı şehir hayatıyla baş etmeyi öğrenecek. Alevi tarikatı kendini muhafaza edecek argümanlara sahiptir" diyor.

Bu yenileme ve kendini yeniden tanımlama sürecinde, Alevi diasporasının da etkisi olabilir. Zira demokratik örgütlenmeleri ve Almanya'da Alevi çocuklarına din derslerinin verilmesi prosedüründe aldıkları rol gibi (Almanya'da Alevi öğrencilerin okuyacakları kitapları Öker'in başında olduğu Konfederasyon seçti, öğretmenleri de onlar belirledi.) konularda Türkiye'dekilere rehberlik edebilirler. Yaklaşık 1 milyonluk Alevi diasporasının 700 bini Almanya'da yaşıyor. Hepsi bulundukları ülkelerde federasyon kurmuş. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun başkanı Öker, "Türkiye'de Hükümet dinci Alevilerle öyle olmayanları birbirine tokuşturuyor. Ama Alevi diasporasında böyle bir ayrım yok, çok daha homojen ve fikri birlikteliğe sahip bir yapı" diyerek tanımlıyor kendilerini. Öker, AB İlerleme Raporları'nda sürekli yer alan Alevilerle ilgili lobi faaliyetlerinden de söz ediyor: "Türkiye'de Sünniler dışındakilere devlet baskısını anlatıyor, lobi faaliyetinde bulunuyoruz. Düzenli aidat ödeyen 30 bin kişi var. Avrupa Parlamentosu'ndaki birçok milletvekili bizim yakın dostumuz."

Sorunun kendiliğinden ortadan kalktığını ima edenler de var. Uzun yıllar Alevilik üzerine çalışan hukuk sosyoloğu Prof. Niyazi Öktem ise Aleviler için artık Alevi kimliğinin önem taşımadığını öne sürüyor: "Alevilik, sosyal ve siyasal yaşamda çok güçlü bir hale geldi. Bugün CHP'nin hem genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hem de genel sekreteri Gürsel Tekin Alevi. Artık çok güçlüler. Üst yargı mekanizması içinde de çok güçlüler. Eski HSYK Başkanı Alevi'ydi, eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay dede ve belli konularda (Ergenekon'u kastediyor) yargı bağlamında işlere müdahale ettiği bizatihi kendi kabullenişiyle ortada. Aleviler bir dönemde, alttan alttan güçlendiler ve devlette çok önemli bir baskı grubu haline geldiler. Alevilik artık mevcut düzenin bir kanadı oldu. Haliyle Alevi kimliği önem taşımıyor, güç ön plana geçti."

Alevilerin sürükleyeceği bir şeriat da oluşabilir, bir rönesans da yaşanabilir. Daha demokratik, inovatif ve üretken bir ülkede yaşamak için Türkiye'nin Sünni çoğunluğuna da görevler düşüyor. Çamuroğlu, halkın arasında da ciddi bir sorun olduğunu hatırlatıyor. "Türkiye'de Alevilere karşı uzunca bir süredir ciddi bir psikolojik yıpratma kampanyası sürüyor. İnternet sitelerinde yorumlarda Başbakan'a gelen mektuplarda, Alevilere de maaş verilecekse hakkımı helal etmem, Alevi dedelerine maaş verilecekse size vereceğim oy helal olmaz. Alevi cemevrini ibadethane sayacaksanız oyum size haram olsun gibi bir sürü şeyle karşılaştık biz" diyor. Bu zihniyetin değişmesi için de ayrımcılık yapana müeyyide uygulanmasını öneriyor. "Mesela işe alımlarda 'nerelisin' sorusu sorulamamalı. Soruluyorsa da, soran kişi dava edilmeli."

Nasıl sorunları çözülmüş bir Alevilik Türkiye'yi daha demokratik kılacaksa, Alevilerin ayrımcılık hissetmeyeceği bir ülke de onların sinerjisinin tümden katılımıyla birliğe, beraberliğe çok iyi gelebilir.
Link: [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Seyhlerli1970 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 9 Users Say Thank You to Seyhlerli1970 For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), ...baskoylu... (12-07-2010), esonto58 (01-24-2011), karan (01-24-2011), kral çıplak (01-27-2011), Mananali (12-08-2010), Onurcan (12-07-2010), toprak_1903 (12-07-2010), Ünsal Öztürk (12-07-2010)

Alt 01-21-2011, 14:12   #2
ankara evden eve
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3275
Mesajlar: 1
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : ankara evden eve is on a distinguished road
İletişim
Standart

bilgiler icin tesekkürler

Reklam içerikli yazıları paylaşmanız yasaktır.Tekrarı halinde ceza alacaksınız. İyi forumlar.
Yönetim
ankara evden eve isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 01-23-2011, 02:29   #3
Seyhlerli1970
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Butzbach/Almanya
Üye No: 270
Mesajlar: 111
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 300
Thanked 275 Times in 91 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 79
REP Seviyesi : Seyhlerli1970 will become famous soon enough
İletişim
Standart

Neresi reklam ya. Adamlar Alevilik dosyası hazırlamışlar. Derginin bu sayısı çoktan piyasadan çekilmiş. Biz aldık koyduk. Bedavadan. Derginin ne çıkarı var ki?
Seyhlerli1970 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 01-23-2011, 02:48   #4
Mananali
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
 
Mananali - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 393
Mesajlar: 195
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 297
Thanked 600 Times in 176 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 86
REP Seviyesi : Mananali will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
Seyhlerli1970 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Neresi reklam ya. Adamlar Alevilik dosyası hazırlamışlar. Derginin bu sayısı çoktan piyasadan çekilmiş. Biz aldık koyduk. Bedavadan. Derginin ne çıkarı var ki?
Sanirim yanlis anlamissiniz.Reklam denilenin sizin bu haberinizle ve dergiyle ilgisi yok.Bir üyenin kendisiyle ilgili bir reklami buraya yazmasi sonucu yöneticide bunun yasak oldugunu belirtmis ve sözkonusu yaziyi silerek kendisini uyarmis.


Insan bir bilinmezdir, çözebilene aşkolsun.
Mananali isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Mananali For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), Devrim06 (01-23-2011), karan (01-24-2011), kral çıplak (01-27-2011)
Alt 01-23-2011, 22:55   #5
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

HANGİ ALEVİLİK
Makedon kilisesi kurucusu Konstantin'i Pir Sultan olarak sunan Alevilik mi?
Avuçan, Baba Mansur, Hacı Kureyş, Şeyh İbrahim ocağı kurucularını Genesius olarak sunan Alevilik mi?
Kutsal fahişelik kurumunu içeren Ma tapınaklarının Alevi ocağı sayıldığı Alevilik mi?
Gospel'in ve The Apostle'ın Alevi kitapları sayıldığı Alevilik mi?
Saygı ve sevgiyle...
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), esonto58 (01-24-2011), karan (01-24-2011), kral çıplak (01-27-2011)
Alt 01-24-2011, 05:50   #6
karan
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: yok
Yas: 27
Üye No: 311
Mesajlar: 161
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 442
Thanked 494 Times in 143 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 222
REP Seviyesi : karan has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura aboutkaran has a spectacular aura about
İletişim
Standart

Islamin dogusu ile baslayan alevilik...

Islamin bolunmesinden sonra baslayan alevilik...

Islam var olmadan once zaten var olan alevilik...

Bir islam mezhebi olan alevilik
Islam halifesi hz ali yolu olan alevilik
Islamin gercegi, ozu olan alevilik

12 imamci olan alevilik
Ismaililik ile baslayan alevilik
Cafer ile baslayan alevilik

Zerdustilikten geleni mi
Samanizimden geleni mi
Maniden gelen mi?

Kuranin ozu olan mi
Incilin asli olan mi
Tevratin kendi olan mi?

Bir mezhep mi
Bir din mi
Dinler ustu bir yol mu alevilik?

Bir yasam tarzi mi
Bir felsefi gorus mu
Bir sol durus mu alevilik?

Ateistlik, koministlik falan mi
Islamin ici, disi mi
Dinlerin basi, merkezi mi alevilik?

Kaybolmakta olan bir din mi
Takiyye yapan bir inanc mi
Kendini arayan bir yol mu alevilik?



Isis den, maniden aliden geleni mi?
Ismailden, hassasiden, bektasiden gideni mi alevilin?

Baal midir ozu, Mu mudur basi?
Ma midir asli, hak midir yolu?

Tapinak mi vardir, kilise mi yoksa cemevi mi?

Hurremi midir mazdek mi?
Pavlikan midir kathar mi?
Manici midir keltci mi?
Saman midir midir zerdusti mu?

Ezdandan gelen alevilik mi
Ehlihak, sabbak, nusayriden gelen mi?

Iran horasaninindan geleni mi
Erzururum horasanindan mi?

AnadoluluPir sultandan gelen mi
Ermeni silvanustan mi?

Gunesten geleni mi
Isiktan geleni mi?

Alici alevi
Alevci alevi yoksa
Isikci alevi mi demeli

Caferi alevi
Sii alevi yoksa
Batini alevi mi?

Bir bakista sira sira 4 goruneni mi
Oldugu yerde oldugu gibi kabullenileni mi?

Osiris rahipleriyle mi
Ismail, hasan sabahla mi
Haci bektasla baslatilani mi?

Saray yanlisi nevsehir turk bektasiligi mi
Saray karsiti dersim kurt kizilbasligi mi?

Luvilik, sumerlik, babillik kadar kadim mi
Ali, hasan, husein kadar yeni mi?

Daha o kadar cok uzatabilirdim ki. Hangi ali, hangi alevilik... Bir insan olan mi, halife olan mi? Seriatta kalan mi hakikatte yasayan mi? Sazi semahi yasaklayan mi nefes soyleyip dondan dona gecen mi? Daha o kadar cok uzatabilirim ki...


Hangi ali, hangi alevilik... Soru buysa cevabida durdugunuz yer. Nerede duruyorsaniz, neresinden bakiyorsaniz o ali, o alevilik...

Konu karan tarafindan (01-24-2011 Saat 06:24 ) değistirilmistir..
karan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 8 Users Say Thank You to karan For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), Devrim06 (01-24-2011), esonto58 (01-24-2011), Hamza Aksüt (01-24-2011), kral çıplak (01-27-2011), Mananali (01-24-2011), İşcanbaba (01-24-2011), özgür1912 (01-29-2011)
Alt 01-24-2011, 09:25   #7
esonto58
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı Profili
 
esonto58 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2331
Thanked 3633 Times in 1425 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi : esonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to all
İletişim
Standart

yazdıkların içinde bence en uygıunu : Kendini arayan bir yol


''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
esonto58 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), Devrim06 (01-24-2011), Hamza Aksüt (01-24-2011), karan (01-26-2011), İşcanbaba (01-24-2011)
Alt 01-24-2011, 09:40   #8
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Karan,

Alinti:
Saray yanlisi nevsehir turk bektasiligi mi
Saray karsiti dersim kurt kizilbasligi mi?
Burayı Anlamadım,

Bektaşilerin, Saraylılığı nedir, Yniçeride bulunan Ocak Ağalığını Tüm Türk ve Bektaşiler mi? Maal Etmektesin,

Şu DERSİMDEKİ KÜRT aleviliği nedir, Ne zaman başlamıştır,
Mesela ,Bu Türk Bektaşiler Baş üstünde tutulurken, Bu DErsim Deki, KÜRT Aleviler ne yapmışlar, Hangi olayları olmuş,
Hangi Ocak sahipleri neye ÖNCÜ olmuş,

Atıyorum, Kalender Şah, Saraya gidip, Biat vermişmidir,
Mesela, Harabi, Hilmi Dede Baba, turabi vs. gibi Aşıklar İSLAMA yapışım, cami, cami gezmişmidir, Bunun yanı sıra bu KüRT aLEVİLERİ NAAPMIŞLAR,

Dayanakla r nedir, Mesela Balım sultan Denir, kasıt o mudur, Balım Sultan'ın Atanmasına dair bir kaynak varmıdır, FEman vs.
Bilindiği gibi, Hacı Bektaş bir Ocaktır, ve Balım sultan Ocak sahibidir, Atama ile Dedelik olurmu?
Sağlıcakla


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), esonto58 (01-24-2011), Hamza Aksüt (01-24-2011), karan (01-26-2011), kral çıplak (01-27-2011)
Alt 01-24-2011, 10:24   #9
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

Sayın Karan
Alevilikle ilgili birçok yorumu sıralamışsınız. Bu sıralamanız yerindedir ve bir perişanlığı göstermektedir.
Ne var ki, bunların içinde Konstantin, Sergius, Joseph vb'yi Alevi ocak kurucusu; Efes, Makedon, Akha, Collosians kiliselerini Alevi ocağı olarak sunan tez, bir yorum değil. Kaynak tahrifatına dayalı fabrikasyon bir tasarı. Öteki yorumlarda kaynaktaki özel adları, yer adlarını, coğrafyayı değiştirme gibi bir eylem yok. Oysa bu tezde bu saydıklarımın tümü var. Adeta, Alevilerle dalga geçiliyor.
Yorumla tahrifata dayalı yazıları aynı kefeye koymak bence doğru değil.
Saygı ve sevgiyle...
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), Devrim06 (01-24-2011), karan (01-26-2011), kral çıplak (01-27-2011), İşcanbaba (01-24-2011)
Alt 01-25-2011, 01:13   #10
Mananali
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
 
Mananali - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 393
Mesajlar: 195
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 297
Thanked 600 Times in 176 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 86
REP Seviyesi : Mananali will become famous soon enough
İletişim
Standart

Dersim Aleviligi hicbir zaman olmamis, hic baslamamis,Türk Bektasiler bas üstünde tutulurken Dersim Alevileri bas üstünde degil ayak altinda tutulmuslar, hic bir olaya girismemisler,hicbir ocak hicbir olaya öncülük etmemistir denilse bunlar eksiklik yada zaafmi?
Inanclarini yasamislar, asimile olmadan bugüne gelmisler desek yeterliyse bu kadarini yapmislar.
Mananali isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Mananali For This Useful Post:
Amistofes (01-26-2011), karan (01-26-2011), kral çıplak (01-27-2011), İşcanbaba (01-25-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 16:04.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts