Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik İnancı

Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 10-27-2011, 22:44   #1
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart Hasan Harmancı Dedeleri 'Asalak' olarak tanımladı.

Konu başlığı " Hasan Harmancı Dedeleri "ASALAK" olarak tanımladı" olacaktı.

BOŞ SAYFA VE KAN II

Hasan Harmancı

Aleviliği topluluklarını tartışırken onları da aşan bir etnik ve inanç kimliği üzerinden hareket etmek gerekir. Bu tartışmanın iki boyutu vardır. Bunlardan birisi Aleviliği çevreleyen kültürlerle ilişkisidir. Bu ilişkiyi İslam coğrafyası çerçevesinde ele almak gerek. İslam muhaliflerinin yarattığı bir kültür ve inanç dünyası sorunu öncelikle. Daha gelişmiş bir dünyada muhalif olmak ve kendini korumaya çalışmak zordur. Çatışmalar karşılıklı katliamlarla veya sürgünlerle sürdürülmez ancak önemli ölçüde eğitim, medya ve iktidar olanlar tarafından ekonomik yaptırımlar veya ötekileştirme ilişkileri izlenir. Muhalif olmanın buradaki verimliliği ise uluslar arası koruma ve ifade alanlarının güçlenmesidir. Alevilik bu tarihsel veya inançsal- kültürel birliktelikler açısından değerlendirilebilir boyuttadır. Bu yapıların özellikle Alevi yaşam çizgisini belirleyen efsanevi kimliklerin yaygınlığı ise ortak bir amaç açısından önemli ölçü de güveni, ilke birlikteliğini ve yardımlaşmayı kolaylaştırmaktadır.

İkincisi ile tarihsel birikimlerinin ve coğrafya olarak belirli yerleşim alanlarını belirlemiş olmalarıdır. Hala Alevi kent, bölge köy gibi imgeler yaşayan yetkinliktedir. Aleviler kentlere taşınmalarına karşın, kendi eski yurtlarına (üçüncü kuşakta bu durum belli değildir) sahip olma bilicini yeniden aktifleştirmişlerdir. Yurtlarında bıraktıkları kutsal mekanları, doğa parçalarını özenle yeniden sahiplenmektedirler. Bu amaçla bu kutsal yerlerde yattığına inandıkları efsanevi yerel kişilikleri sahiplenmeleri, bazı kutsal mekan ve alanlarının yeniden ritüel canlanmalara sahne olması onlar da ortak bir kültür ve inanç taşıyıcılığı görevi geliştirmektedir. Aleviler, kültürel birikimlerine nasıl yaklaşacaklarını -bu çerçevede bazı yerlerde- çatışmalı da olsalar karşılıklı sahip olma isteği içerisindeler. Bu çatışmaları kültürleri içinde uzun süreden beridir gelişen ideolojik, felsefi ve inançsal ayrı bakış bilinçlerinden kaynaklanmaktadır. Sahiplenme her ne kadar kurumlar arasında bir iletişimsizlik, yaptırım veya işlevsellik üzerinden yürütülse de belirgin bir kültür- ideolojik ayrılık yadsınamayacak ölçü de kurumsallaşma yaratmıştır.

Liberal bir kimlik etrafında toplanmış olan Cem Vakfı çevresinin varlığı karşısında, Marksist- Alevi bir yapılanma devletin desteği ve gölgesi altında psikolojik olarak yadırganıyor. İnsanların inançlara yönelik görüşleri sonuçta kültür-eğitim dünyalarının onlarda belirlediği görüşleri çerçevesinde yaşam alanlarını tanımlamalarını sağlar. Özellikle 1960’lardan sonra yeni bir yaşam kültürü edinen ve bunu kentlerdeki yaşamsal beklentileri çerçevesinde gerçekleştiren Aleviler, bu konuda yeni özdeşlikler düşünebilmekte ve Aleviliğe bakışlarında bu karşılıklı göstergeleri kullanabilmekteler. Alevi dedelerinin bir bölümü de bu 1960’larda başlayan yeni yaşam ilişkisi içinde kendilerini, inançlarını, felsefelerini ve günlük hayat ilişkilerini değiştirmişlerdir. Bu değişim dedeler ve talipler aralarında çok yönlü “belirgin” bir farklı düşünme ve davranma çizgisi yaratmıştır. Cem dergisi olarak gelişen yapı etrafındaki daha gelenekçi ve liberal görüşler izlemeye başlamışlardır. Ancak İslami literatürden yararlanarak Alevilik düşüncesini oluşturanlar ile modern, bilimsel düşünce yöntemleri kullanan ve Aleviliğe bir inançtan daha öte anlamlar yükleyerek felsefe, tarihsel ilerleme ve sosyo- ekonomik göstergeler açıdan bakan Marksist- Aleviler arasında ritüel ve mücadele araçları açısından farklılıklar oluşmuştur.

Bu farklılıkların bazı yönleri yakın dönemde iktidarla kurulan ilişkilerde, çalıştaylarda, nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiği konusu olarak belirgin biçimde ortaya çıkmıştır. Liberal olan dedeler Hükümet’in çalışma yöntemlerini olumlu bulup izlerken, diğer genel olarak muhalif ancak, çoğunlukla Marksist görüşler sergileyen Aleviler ise, bu çalışmaların yaratacağı “kumpasçı” ve kullanıcı, oyalayıcı etkiyi baştan görerek geri çekilmeyi tercih etmiş veya eleştirel bakmışlardır.

Aleviler arasındaki bu yapı farklılığı ve davranışları, ideolojik yaslanma içinde bulunan örgütleri aracılığıyla, alt ve üst- yapıları açısından da belirliyor. Liberal Cem Vakfı çevresinin Alevi kimlik sorununa bakışı ile Sol kulvarda (Marksistler de dahil) yer alan Alevilerin bakışı ve yaptırımları arasında önemli bir nitelik farklılığı gelişmiştir.

Alevilikte inançsal ve kültürel birlik, mitolojik-ritüelci kahramanların ve şair-filozofların/dervişlerin etkisiyle gerçekleştirilmiş uzun bir sentezler dizisinin ürünüdür. Bu sentezin “yeni yapılanma” modernleşme sürecinde ileriye ve diğer kültürel dinsel dünyalara, karşıtlıklara nasıl taşınacağı ise muğlaktır. Literatürleri, kahraman kimlikleri, ritüel ve şairleri farklı okuma nedeniyle önemli bir sahiplenme sorunu yaşamaktadırlar. Bilimsel bir sentezcilik yerine, belli ideolojik kimliklerle felsefi – inanç yapılarını yeniden ela almaya çalışmaları onlarda karşılıklı gerilimler ve benzeşimler yaratmaktadır. Bu benzeşimlerin dinsel yansımanın en güçlü örneklerini Cem Vakfı uygulamalarında görmekteyiz. Cem Tv’de de her Perşembe geceleri yayınlanan cemler önemli ölçüde bu İslami liberalleşmeyi taşımaktadır ve uygulamalar neredeyse İslam dininin bazı tarikat ritüellerine yaklaştırılmaktadır. Cem Vakfı yayınları radyo, televizyon, dergi ve kitaplar ise bu açıdan abartıyı da aşacak ölçüde zorlama bir İslami koşullanma oluşturmaktadır.

Sol kulvarda yer alan çoğunluğu Marksist- Aleviler ise, güncel sorunlarla mücadeleyi öncelikli ele alıp, Alevi kimliğinin kendi taşınma biçimlerini, tarihsel ve sosyal yeniden yaşanabilir aktivist yönelimine sahip çıkmaktadırlar. Daha çok kimlik, İslami asimilasyon, devletin kültürel koşullanım yaratma işlevine karşı çıkmaktadırlar. Devletin Aleviliği kamusal alanın dışında tutuyor olması yine bu anlayışlar arasında ortak bir görüş olarak görünmesine rağmen önemli zaaflar barındırmaktadır. Genel kabul Alevilerin gizli bir muhalif çizgi sürdürmeleridir. Ancak liberal çevreler bunu kırmaya çabalarken, sol kulvarda bulunanlar ise Aleviler açısından daha tutarlı ve imgeleri olan bir kimlik yaratma amacı taşıyorlar. Bu nedenle “kültürel azınlıkların” özgürlük talebi ile hareket ediyorlar. Bu özgürlük taleplerinin güçlenmesinde yurtdışı örgütlenmelerini ise yabana atmamak gerek. Aleviliğin yeniden örgütlenmesi açısından önemli bir kurumsallaştırma gücü ve yenilenmesi yaratmış olan bu örgütler, Türkiye’de nasıl bir kimlik tanımı geliştirilmeli, anayasal talepler ve entegrasyon formüllerine daha destekçi ve açık duruyorlar.

Bütün bu tartışmalar içinde önemli bir sözcülükleri bulunan dedeler ise kimlik tanımlamaları noktasında sığ bir imgelemin ötesine geçememektedirler. Modern örgütleri arasında yaşanan gerilimlerde bazen muhafazakar bazen de kamu uygulamaları karşısında gelenekten gelen bilinç ve felsefeyi taşıyacak güç, bilinç ve örgütlenme eksikliğinden dolayı verimsiz kalmaktadırlar. Alevi toplumunun tarihinde güçlü etkileri bulunan dedelik kurumu, belirli imgelere sığınarak toplum içinde “asalak” (yola baş koymuş dede ve babaları tenzih ediyorum) bir simge olmanın ötesine geçememeleri nedeniyle topluluğun mücadele alanında eksik kalmaktadırlar.

Dedelerin (Babalar da bu kategoride anlaşılması gerek) Türkiye’de bağımsızlaşmış ve modern kurumsal bir örgütlenmeleri bulunmamaktadır. Başka yazılarda belirttiğim gibi Anayasa karşısında “korsan’dırlar (Halife-baba ve babaları da unutmamak gerek. Üstelik onların ne yaptıklarını, hizmetlerini, katkılarını görmek bile mümkün olamaktadır). Dedeler daha çok halihazırda bulunan örgütler içinde sessiz konumlanarak, mücadele alanları ile doğrudan ilgilenmeyen veya “görüntü olma” dışına çıkmayarak zarif bir zaaflılık oluşturmaktalar. Halbuki modern dünyaya taşınmış olan Alevilerin kimlik mücadeleleri ve ritüel uygulamaları sözkonusu olduğu her alanda öncelikli olarak “dede/baba” imgesi ve simgeciliği önem arzetmektedir. Bu güçlerini sadece simgeler aracılığıyla toplulukları arasında da sürdürmeleri ve tek yanlı bir beslenmeye neden olmaları Aleviler arasında birlikte oluşmuş teşvik ve moral hareket kabiliyetini eksik bırakmaktadır. Cem Vakfı çevresinde sessizce asimilasyon uygulamalarına bilinçli-bilinçsiz taraf olan (ancak yalnız kaldıklarında veya felsefi bilinçlerini ifade ettiklerinde Cem Vakfı uygulamalarına karşı çıkan), Sol muhalif yapıların inşa ettikleri cemevlerinde geleneğe uygun cem yapmaya çalışarak, onların muhalif kimliklerine karşı ise yadsıyıcı bir perspektif izlemeyi tercih ediyorlar.

Toplumsal bilinçlerinde alaşağı olmamalarına, Aleviler arasında her koşulda önemli bir simge olarak saygı ve elitik bir barınmaya sahip olmalarına rağmen, her iki kulvarda da sadece “kan koşullu” bir değer olarak “zorunlu saygın” kalmayı yeterli görüyorlar. Alevilikteki derinden belirleyici değişim döneminde “evlad-ı seyitlik” silsilesinin vebaline karşın eksik, ancak koşulların getirdiği kariyer, değerli olma ve ritüelleri özgürce yürütme nimetlerinden yararlanarak “asalak” ve “umursamaz” odaklı yeterlilikte kalmayı seçiyorlar. Bu nedenle Alevilerin yeni yapılanmaları sürecinde bir ilk olarak görülebilecek “Dergah’ta Birlik” toplantıları dedelik kurumunu ve dedeleri/babaları ciddi bir uyarıdır ve toplumsal beklentiyi sahiplenmeye çağırmaktadır. Aleviler ile dedeler/babalar arasında kaybolmuş bu kesişim noktalarının yakalanması, Aleviliğin modern dünyada güçlü ve savrulmadan yer almasına katkı olacaktır. Aksi halde, Alevilerin toplumsal ve geleneksel işlevlilik çerçevesinde beklentilerini karşılamakta zorlanan, eksik kalan modern örgütlerin yaratacağı özgürleşme hareketleri, dedeleri/dayanamazlarsa ve yeni insan üretemezlerse babaları) geride bırakarak, modern örgütlenme içinde simge adları ile işlevsiz ve kültürel sürecin dışında “hayali kimikler”e dönüştürecektir. Kitlesel işlevlerini sadece “ibadet” yapan, düşünürmüş gibi davranan, ancak nitel olarak tüm bir felsefe ve kültürün, düşün dünyasının hareket ettiricisi olan dedeler/babalar yeni Alevi kimliğinin oluşturulmasında vasıflı bir özne mi olacaklar, yoksa dinamik dışı, koşulların yaratacağı kazanımdan nemalanarak mı var olacaklar. Bu durumun özeleştirisinden yola çıkarak tüm bir Alevi hayatında nasıl rol oynamaları gerektiğini göstermek durumundadırlar.
Peyikcimail.grup.com


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez

Konu İşcanbaba tarafindan (10-27-2011 Saat 22:47 ) değistirilmistir..
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla

Alt 10-27-2011, 22:57   #2
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Canlar;

Adı geçen bu yazıyı okuyuca mail grubuna şu yazıyı gönderdim.

Ne garip hallere düştük;
Alevi olmayanların , Alevilere ve DEDELERİNE dediklerine bakın
Dedelerimize bir "ASALAK" denmediği kalmıştı, onuda dedik.
Daha önce Dedelerimize, ' Evladı Reziller, Ezük, büzük, dişleri sararmış' kişiler denmişti. Şimdide ASALAK dendi.

BU kişi Geleneksel aleviliği nerden biliyor belli değil.
Kendi siyasal düşüncesi içinde yeni bir teirm üreterek MAKSİST ALEVİ tanımı ortaya koyarak, hem inancımıza hemde Pir'lerimize demediği kalmadan boş boş yazmakta.
Az kaldı bir daha ki yazısınz, bazıların Pir olarak ilan edecek ve uyduruk Erkanlarla aleviliği güncelleyecek.

Hadini bilmeli herkes.
Hasan senin işin değil, başka inançlara yön vermek. ve Pirler kendi kurgularınıa uymadığı için HAKARET etmek.
YOL kurumsallaşmıştır, kimin ne yapacağı bilinir. Herkesde yerini bilir.


Bu yazıma yanıt olarak Hasan Harmancı'nın cevabı.

Bir asalakta burada işte. Okuyarak, Hamza Aksüt'ün dizinin dibinde kulaktan dolma yarım yamalak öğrendiği sözleri pazarda satmaya ve ahkam kesmeye çabalamakta. Bu ne eksiklik ve hazımsızlık.
Garih haller denilen bu olmalı.
Alevi olmayı sen mi öğreteceksin. Önyargılarınızla Alevi olmaya çalışan, Diline sahip olmayan...
Geleneksel Alevilik dediğin ritüeller toplamını ben annem ve babamın dizinin dibinde öğrendim, şimdi de o alanı çalışıyorum. Sen gibiler bköyünden başka köyler bilmezken ben seni o köylere kasabalara götürdüm.
Sizin gibi şovenizmle övünenler ne Alevi olabilir ne de ikrarları ile yol alabilir.
İnançlara yön vermek ahmakların işidir. Sen kendi asalaklığınla ilgilen.
Kutsalın ne olduğunu, nasıl hitap edileceğine, kendini bilen bilir.
Bir insan davranışıyla evladı resülde olur, gerisi de olur. İnsan maskara olmaktan vazgeçmeli.
Tük okuyucu ve tartışmacılardan özür dileyerek; haddi olmayanlara açık bir konuşma yapmak durumunda kaldım.
Saygılarımla



Görüldüğü gibi, Hakaretin önünü alamıyor ve Hamza Aksüt abiye de birşeyler deme gereği duyuyor.
Bende şu yanıtı verdim.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış.
Özde alevi olmayan, annesi, babası alevi olmayan, anne babasından alevi ritüelinin toplamını vs. öğrenemez. (Ebevynler bve doğuştan geldikleri İNANÇLARINA saygılıyım)
Sana bu şekilde DİL kullanılmadı, Asıl diline sahip olmayan, Başka inancın Pir'lerine HAKARET EDENİN HESAPLARI NEDİR DERSİN.
Evet, Seninle Abdal köylerini gezdik, Bana teklif ve rica ettin bende geldim.
Sana rica minnet etmedim.
İşte çapının boyutu bu.
Alevi örgütlerinin zaaflarından faydalanarak Aleviliğe verdiğiniz zarar gözler önünde.
Sen diline sahip olma yazında HAKARET et, EDEPSİZLİK et. Sonra ALEVİLİYM de. Nerinin alevisiin, Kentin nere, köyün nere, Pir'in, Mürşit ocağın kim.,,
Evet, Aleviliği benden öğreneceksin. Ben kendi köyümü de bilirim, cevre köyleri de, Amma sen daha kendi köyünü bilmiyorsun.
Sen kendini bilmeyensin ve KUTSALLARIMIZA HAKARET ETMEKTESİN. Haddini bil.
Küfürlerine de devam et. İşte sen busun, bu kadarsın.
Hamza Aksüt'ün bir zamanlar sende dizinin dibinde idin, Şimdi ne oldu.
Hamza Aksüt’ün hangi düşüncesini beğenmiyorsan gel tartış. Böyle tripler atma çocukça
Hamza Aksüt kötü adamdı da, Onunla niye alan çalışmasına gittin, Niye onunla birlikte, bir dönem övgü düzdüğün Erdoğan Çınar'a karşı iş birliği yapıp, övgü yaptığın kişiye SAHTEKÂRLIK payesi verdin.
Hamza Aksüt, senin gibi çok Hasan'ları cebinden çıkarır. O Bugün Alevilerin gizli hazinesi, ömrü uzun olsun.
Senin gibi, Esat gibi, E. Çınar gibilerin gerçek yüzlerini ortaya çıkardı.
Bizim gibi ŞÖVEN derken kastın ne, Evet Alevi şoveniyim sakıncası mı?
Canlar şu hale bakın, Pir aşkına Hak aşkına.
İnsanlar inancı olmayan bir inancın Pir'lerine hakaret ediyor. O İnanca kendice don biçiyor ve itiraz edenlere de demediği kalmıyor. Bakın EDEP yoksunluğuna.
İnancımıza yönelik bu saldırılara karşı sessiz kalmamız beklenmemeli.
Adama sorarlar, hangi Pir'i, Evladı Resul'ü gördün ASALAKLIK yaptı, Senden veya insanlardan, Esat Korkmaz gibi uyduruk Erkanlar düzenleyip, HAKKULLAH adı altında KİTAPLARINI satarak gelir elde ettiler.
Hangi Pir gelibte hakkı olmayan POSTA oturdu. Yalan üzerine KURGULAR yapıp, Esat Korkmaz'ın Pir'liğini aleni mi yapacaksınız.

Ey Alevi örgütleri.

Görün, Birisi kendini Pir ilan edip, yaş günü, kitap doğum erkânı, nikâh erkânı vs. gibi erkânlar uydurup, Hıristiyan varı gülbanklar icat edip, Hakkullah adı altında Kitaplarını satıyor, diğerini ( Hasan harmancı) Rehber ilan ediyor. Bunların ikisi de Alevi ve Pir soylu değil.

Bir diğeri, Milletvelklliği adayını desdeklemek için yazdığı yazıda, Alevi dedelerini ' Ben Turgut Öker ile 2005 yılının başlarında Köln’de bir panelde tanıştım. Son derece aydınlık yüzlü bir o kadar da karizmatik biriydi. Etkili konuşuyordu.
Böylesi insanlarımız varken ve ortadayken bıyıkları sigara dumanından sararmış, dişleri fırça yüzü görmemiş, okuma yazmayı askerde öğrenmiş, kirli sakallı, meczup kılıklı, ezik büzük insanların Alevi temsilcileri diye ekranlarda dolaştırılmalarının ne denli profesyonel bir tasarım olduğunu o gün daha iyi anladım"

Diyor. Kendisi alevi. Aleviyi överken, bir diğerine sövüyordu. Ne hazin değil mi?
Bu kişide YOL TV İstanbul yöneticisi galiba.

Bir diğeri "Evladı rezillik' diyerek, Pir'leri rezil olarak ilan ediyor. Ve onların GEN RAPORLARINI istiyor Bunu diyen de bir alevi kurumun İNANÇ başkanı.

Hasan'ın dediği "ASALAK DEDLER" sözünü bir yazar, gazeteci, Tv.ci, hükümet mensupları deseydi herkes hop oturup, hop kalkardık, değil mi?
Niye bu kadar SUSKUNSUNUZ.

İRANOYE bakın
Gelin mezarıma bir kürek atın.

Bülent İŞCANOĞLU
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
esonto58 (11-02-2011)
Alt 10-27-2011, 23:39   #3
seytan
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: cehennem
Üye No: 4071
Mesajlar: 12
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 105
Thanked 5 Times in 4 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : seytan is on a distinguished road
İletişim
Standart

Yazar Hasan Harmancı'yı bu yazısından ötürü yürekten kutluyorum.
tam anlamıyla olmasa da, ŞEYTANCA bir yazı olmaya aday olduğunu söyleyebilirim. Çoğunluğun RAM olduğu bir toplumda, ŞEYTAN olmak veya Şeytan'lığa aday olmak oldukça önemlidir.
Beynine, yüreğine ve kalemine sağlık sevgili Harmancı.
seytan isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to seytan For This Useful Post:
ozan abbas (10-28-2011)
Alt 10-28-2011, 01:00   #4
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1574 Times in 463 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

Koşun eyy ümmeti İslam (Alevi İslam), cemaat-i müslimin, din (Alevilik) elden gidiyor!...

Mukaddesata sövülüyor!...

Urun kafire!...
Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post:
Amistofes (10-28-2011), Musali Sar (10-29-2011), ozan abbas (10-28-2011), seytan (10-28-2011), toprak_1903 (10-28-2011)
Alt 10-28-2011, 09:36   #5
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Evet;
İRONİYE bakın.
Hz.Naki,
İnançsız insanların geldiği nokta bu.

Biir başkasının üzerinden "ASALAK" bakış acısı bu olsa gerek.

Burada bir ŞEYTANLIK var, Alevileri ASİMLE etmenin başka bir boyutu.

İster Vurun, İster VURMAYIN.
Kimseyede VURUN demiyorum.
Yazacağın bir söz varsa yaz.

Yazarın sahibi Alevilğin tarihi sürecini bilmiyor, Geleneksel aleviliği bilmiyor.
Aleviliği MARKSİST VE LİBERAL alevilik olarak ayırımına gidieyor, Aynı senin gibi İSLAM İÇİ/DIŞI , ve eleştirimde İSLAM vs. sözü geçmemekte DEMOGOJİ YAPMAKTASIN. Gerçi yaptığın en iyi şeylerden biriside bu.

Kendini fetva makamı görüyor, Lİberaller Alevi değil, Marksistler ALEVİ. Oysa bunlar insanların siyasal terçihi.
Neyse bu epey tartışma yaratacak.

Ancak ben Dar'ına durduğum Pir'lerin, Fen, Matematik vs. bilmedikleri içn onlara HAKARET edilmesine, onlara KÜFÜR edilmesine, ASALAK denmesine musammaha göstermiyrceğim, göstermiyorum.
Tabidir ki, Dede huzuruna çıkmayanların bu gibi sorunu olmaz. O meydana çıkmayanların böyle bir derdi olmaz.

Hem kutsallarımız HAKARET edin hemde ALEVİ olun. Bizde SESSİZ KALALIM.
HADİN ORADAN
Buyruk bu durumlar için derki - Mealen), "Onlar lenetlidir." (
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
esonto58 (11-02-2011)
Alt 10-28-2011, 10:20   #6
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1574 Times in 463 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Evet;
İRONİYE bakın.
Hz.Naki,
İnançsız insanların geldiği nokta bu.

Biir başkasının üzerinden "ASALAK" bakış acısı bu olsa gerek.

Burada bir ŞEYTANLIK var, Alevileri ASİMLE etmenin başka bir boyutu.

İster Vurun, İster VURMAYIN.
Kimseyede VURUN demiyorum.
Yazacağın bir söz varsa yaz.

Yazarın sahibi Alevilğin tarihi sürecini bilmiyor, Geleneksel aleviliği bilmiyor.
Aleviliği MARKSİST VE LİBERAL alevilik olarak ayırımına gidieyor, Aynı senin gibi İSLAM İÇİ/DIŞI , ve eleştirimde İSLAM vs. sözü geçmemekte DEMOGOJİ YAPMAKTASIN. Gerçi yaptığın en iyi şeylerden biriside bu.

Kendini fetva makamı görüyor, Lİberaller Alevi değil, Marksistler ALEVİ. Oysa bunlar insanların siyasal terçihi.
Neyse bu epey tartışma yaratacak.

Ancak ben Dar'ına durduğum Pir'lerin, Fen, Matematik vs. bilmedikleri içn onlara HAKARET edilmesine, onlara KÜFÜR edilmesine, ASALAK denmesine musammaha göstermiyrceğim, göstermiyorum.
Tabidir ki, Dede huzuruna çıkmayanların bu gibi sorunu olmaz. O meydana çıkmayanların böyle bir derdi olmaz.

Hem kutsallarımız HAKARET edin hemde ALEVİ olun. Bizde SESSİZ KALALIM.
HADİN ORADAN
Buyruk bu durumlar için derki - Mealen), "Onlar lenetlidir." (
Kimsenin inancına, kutsallarına saldıran, hakaret eden yok.
Kendi inancına, kutsal saydığı değerlere saygılı olunmasını bekleyen biri olarak ben de herkesin inancına saygılıyım.

Verilen tepkinin anlamsız ve gereksizliğine, Sünni kesimdeki yobazların "din elden gidiyor" şeklindeki tepkisi ile benzerliğine işaret ettim.

Öncelikle, Aleviliğin tek sahibi, koruyucusu, sadık izleyicisi olarak kendini görmen, Aleviliği kendi bildiğin, kendi inandığın çerçeve ile sınırlaman, bunun dışında görüş belirtilmesi durumunda telaşa kapılıp, oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi agresifleşip, öfkeyle savunmaya-saldırıya geçmen anlamsız ve patolojik bir durum.

Maddi alem ve madde ötesine ilişkin bakışı, belli birilerinin anladığı, bildiği, kabul ettiği çerçeveye hapsetmek, tek bir bakış çerçevesi benimseyip geri kalanını yasaklamak, insanların düşünmesi, araştırması, bilgi edinmesini, toplumların gelişmesini engelleyen bir durumdur.

Kendi inandığından başka gerçek tanımayan, gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsız olan, bu durumun kendi varlık ve geçerlilik nedenini ortadan kaldıracağını düşünen, bu yüzden de sahip olduğu değerler ve mantık çerçevesine daha sıkı sarılıp, bunun dışındaki her türlü düşünce ve bilgiye savaş açan kişiler, muhafazakarlıktan başlayıp, aşırı yobazlığa doğru giden bir yelpazede yer alır.

Bilime, bilgiye, araştırmaya öğrenmeye karşı olmak, eşyanın tabiatına aykırıdır. Herşey tekamül, evrim içindedir. Bir aşamada donup kaldığımız zaman, evrenin özünden gelen bu devinim, gelişim ve dönüşümü yakalayamayız.

Elbette dede olmak için diploma, üniversite mezuniyeti gerekmez. Bunun kriterleri ayrıdır. Ancak, tarih, bilim ve teknolojiden bihaber, hatta kendini ait gördüğü İslam dinini hiç bilmeyen ona tam ters bir yaşam süren bir dede, günümüzde üniversite okumuş, değişik bilimlerin bilgi dağarcığını kuşanmış, dil bilen, farklı kültürleri tanıyan gençlere önderlik edebilir, onları yola ikna edebilir mi, onlara rehber olabilir mi?

Öyle bir noktaya geldik ki Aleviliği neredeyse en az bilen artık dede sınıfı. Kureşan ocağının seceresi yayımlandı burada. (İlgili topicde bakılabilir) Bir de baktık ki ne görelim, bu insanların övünçle ve bir gurur belgesi olarak yüzyılardır taşıdıkları bu secerede, Ebu Bekir, Ömer ve Osman'a özgüler diziliyor, dualar ediliyor. Yıllarca saklanan bu belgenin içinde yazanlardan bihaber ocakzadeler, bu belgeyle övünürken, bir yandan da taliplerine bu üç kişiye küfür ettirdiler, bunları lanetlettiler. Ne yaman bir çelişki. Aleviler yüzyıllardır bu konularda bilgisiz kaldılar. Ancak artık bunları görüyor, biliyor, okuyor öğreniyor. Kendi seceresinde yazandan haberi olmayan, oradakinin tam tersini söyleyen bir dede, taliplerinin kendine bağlılığını sürdürebilir mi?

21. yüzyılda 16. yüzyıl mantalitesi, bakışı ve söylemi ile var olamayız. Çünkü bizi kuşatan çevre, çok farklı bir yerdedir. Biz 500 yıl önceki söylemimizi bugünün insanına benimsetemeyiz. Biz birilerine bir şey anlatacak, kendimizi onlara ifade edeceksek, onların dilini bilmek zorundayız.

Örneğin bugünün kuşaklarını "Gün(eş) Muhammed, ay Ali"dir, ya da "Bunlar bir nurdur" inancıyla alay etmekten alıkoyamazsın. Çünkü o biliyor ki o ay denen oluşumun hiçbir kutsal niteliği yok, ilahi bir vasfı yok. Değersiz bir toprak-toz kitlesinden ibaret. Üstelik astronotlar gidip üzerine def-i hacet etti. Demek ki ay-gün kültünün gözden geçirilmesi gerekiyor. Demek ki Aleviler bu kavramları geçmişte ya yanlış anlamış, ya da boş inançlara bel bağlamış.

Şimdi "Güneşin, ayın hiçbir kutsallığı yoktur, bunlar eski çağ dinlerinden kalma inanç unsurlarıdır" dediğimiz zaman, senin inancına "hakaret" etmiş olur muyuz?

Ya da "Hz. Ali, bugün Alevilerin inandığı şekilde inanmaz, onlar gibi ritüeller yapmazdı, O Allah'a şirk koşmayan, namaz kılan, ortodoks bir Müslümandı" dersek, bu hakaret midir?

Peki, bu tür görüşlerin dile getirilmesi üzerine, senin öfkelerek bu görüşlerin sahiplerine yönelttiğin "yalancı, riyakar" vb. ifadeler hakaret değil midir?

Marksist biri materyalisttir. Yani madde dışındakini kabul etmez. İnancı reddeder. Böyle birinin Tanrı'ya inanması beklenmez. Tanrı inancı olmayan birinin Alevi ya da Sünni olması, olsa olsa sosyal köken anlamındadır.

Ancak bu demek değildir ki Marksist biri ya da bir Sünni, bir Hıristiyan, bir Japon, bir Yahudi ya da bir başkası, Alevilik konusunda araştırma yapamaz, fikir beyan edemez...

Tam tersi bence Alevilik vb. konularda araştıracak kişinin dışarıdan ve objektif bakabilmesi gerekir. Çünkü çoğu zaman inançlar, şartlanmalar, dogmalar bilginin önüne geçer, gerçekleri görmemize engel olur.

İman etmiş birine bir şey söylemeye hakkımız yoktur, ama bir mümin yaklaşımıyla araştırma olmaz. Çünkü o zaten baştan iman etmiş, araştıracak sorgulayacak, öğrenecek bir şey yoktur onun için.

Sen de bir mümin yaklaşımı sergiliyorsun. İman ettiğin çerçevenin aynen kabul edilmesini, bunun sorgulanmamasını istiyorsun. Üstelik o çerçeveyi de tam bilmiyorsun. Kimse senin gibi iman etmek zorunda değil. Kimsenin araştırmasına, öğrenmesine, farklı düşünmesine, farklı inanmasına da karışamazsın. Bu herkes için geçerli.

Üstelik birçok çelişki içindesin. Madem Müslümansın, o halde insan ürünü olan Buyruk'taki "lanetlemeyi" görüyorsun da Müslümanların Allah kelamı kabul ettiği Kuran'da kimlerin lanetlendiğini niye görmüyorsun?

Sonuç olarak; o mizahi ifadeleri kullanmamın sebebi, verdiğin tepkiyi bazı yobazların "din elden gidiyor" paniğine benzetmemden dolayıdır. Elbette onlarla seni birebir aynı görmüyorum. Ama tepki şekli çok benziyor.

Esat Korkmaz ve H. Harmancı'nın yaptıklarını onaylamıyorum, onlara destek vermiyorum. O ifadeleri, bunlara destek için yazmadım. Bunun altını çiziyorum.

Ancak, bu kişilerin yaptıklarına karşı olmak, "din elden gidiyor" tarzında bir tepkiyle olmaz.

Benim ya da bir başkasının görüşleri seni rahatsız ediyorsa, sen de bağırıp çağırmadan, kendi görüşünü, bilgini ifade edersin, yanlış olduğunu düşündüğün görüşlerin anti tezini ortaya korsun olur biter. İnsanların aklı, mantığı var. Kendilerine sunulanlar içinde hangisini kabul edeceklerine bırakalım kendileri karar versin.


Konu Naki tarafindan (10-28-2011 Saat 10:37 ) değistirilmistir..
Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post:
Musali Sar (10-29-2011), ozan abbas (10-28-2011), seytan (10-28-2011), toprak_1903 (10-28-2011)
Alt 10-28-2011, 11:19   #7
toprak_1903
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1622
Mesajlar: 486
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 196
Thanked 664 Times in 324 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -23
REP Seviyesi : toprak_1903 can only hope to improve
İletişim
Standart

anası babası alevi olmayan bir aydın la hasan harmancı
hamza aksütün ve işcanbanın görüşüne ters bir yazı yazmiştır.
canlar
hasan harmacı ile anası babası olmıyan yazarımıza ne diyelim.

müşkün mı yoksa düşkünmü diyelim.
alevilik de fetva oldugunu bilmiyordum

saygılar

Konu toprak_1903 tarafindan (10-28-2011 Saat 11:21 ) değistirilmistir..
toprak_1903 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to toprak_1903 For This Useful Post:
Naki (10-28-2011), ozan abbas (10-28-2011), seytan (10-28-2011)
Alt 10-28-2011, 11:28   #8
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
toprak_1903 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
anası babası alevi olmayan bir aydın la hasan harmancı
hamza aksütün ve işcanbanın görüşüne ters bir yazı yazmiştır.
canlar
hasan harmacı ile anası babası olmıyan yazarımıza ne diyelim.

müşkün mı yoksa düşkünmü diyelim.
alevilik de fetva oldugunu bilmiyordum

saygılar
Toprak;

Benim görüşüme uyguluk mesele değil.
Dedelere sövgüden bahsetmekteyim.
Dedeler sövmek bir düşünce ise tamam size hayırlı olsun.
Fetva verende yok.
Esas Fetvayı veren Savunduğun insan.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 10-28-2011, 11:51   #9
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Naki;

Uzun , Uzun yazmanın manası yok.
Burada ben ne MÜSLÜMANLIKDAN, nede İSLAMDAN bahsettim.

Burada bir KUTSAL kuruma HAKARET var.

Burada, YOBAZLIK olarak algılama varsa tamam YOBAZIM.
Dedelerin yaptıkarı eleştirilebilinir, Bu da kişsel olur.
İşte X dedenin yaptığı eleştirilir, ancak DEDELER şekilde bir söylem ile ASALAKLAR denmesi ve buna karşı çıkmayı 'Din elden gidiyor' mantığı ile değerlendirmek haksız bir tutumdur.

Alevilikde AY/GÜNEŞ kutsanmaz buradaki mesele Onların NUR'dan geldiğinin betimlemesidir.
Gençler buna İANANMAZSA alevi nasıl alevi olacaklar.
Şimdi insanlar inansın diye ne diyeceğiz.
Marksitlerin İNANCSIZ olduğunu söylerken, bunları İNANCIMIZA ne katacağını beklemekteyiz.

Alevilğin sorunlarını tartışalım, eksikleri dile getirelim amma ASALAKLAR ile bunu HOŞ görememiz beklenmemeli.

Ben kendi ALEVİ ianancım cercevesinde konulara MUDAHİL oluyorm.
Kimsys şimdiye kadar SEN ALEVİ değilsin demedim.
Sadece KAYNAKLAR üzerinden yol aldım.
Kimseye MÜSLÜMANLIK VEYA İSLAMLIK derside vermedim.

Ululardan örnekler dile getirdim. Bunları nasıl okuyacağımız söyledim.
Buları şimdiki siayasal düzlem içinde değerlendirerek İSLAM/MÜSLÜMANLIK üzerinden gitmende BOŞ sözler.

16 yy mantalitesi demektesin , bu İNANCSILIĞIN örneğidir.

Bugün , Budisler, Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar, vs. tüm inançlar ibadetlerini ve inançlarını o çağın mantalitisine göre yapartken, biz ne kerametse MARTSİSTLEŞME/İNANCSIZLAŞMA yoluna moderlik,çağlık, çağdaşlık adına koşuyoruz.

Ve bu insanların içinde okumuş, Prof. Cumhurbaşkanı, Başbakan , mühendis, vs. olan insanlar yok mu? Bunlar NAMAZ kılacakları zaman gidip, Cami hocasının arkasında İBADETE durmuyorlar mı? Yoksa Hoca'ya gidip sen hangi okulu okudun, ben Atom mühendisiyim diyor mu?

Olaya böyle bakılır mı? Yapmayın.

Pozitif ilimlerden inanç ÇIKMAZ

Ben araştırmacılara bir söz demiyorum.
İnsanlar araştırsın, Araştırıcının görevi elde ettiği sonucu açıklamak değilmidir.
Oysa bunlar ne yapmakta, Alevilğie DON biçmekte ve Aleviliğin DEDELİK kurumuna HAKARET etmekte, ASALAK demekte.

Bu sözler ve don biçmleler ve Dedelere hakaret etmek araştırmacının işi mi?

Kullandığın mizahi ifaden YERSİZ ve tarafıma İTİBAR zedeleyici söylem.

Neyse,

DEDElerimize HAKARET edilmesini , araştırmacılara SERBEST EDİYORSANIZ. sizin bileceğiniz iş.

Kötü söz sahibinindir.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 10-28-2011, 12:02   #10
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1574 Times in 463 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Naki;

Uzun , Uzun yazmanın manası yok.
Burada ben ne MÜSLÜMANLIKDAN, nede İSLAMDAN bahsettim.

Burada bir KUTSAL kuruma HAKARET var.

Burada, YOBAZLIK olarak algılama varsa tamam YOBAZIM.
Dedelerin yaptıkarı eleştirilebilinir, Bu da kişsel olur.
İşte X dedenin yaptığı eleştirilir, ancak DEDELER şekilde bir söylem ile ASALAKLAR denmesi ve buna karşı çıkmayı 'Din elden gidiyor' mantığı ile değerlendirmek haksız bir tutumdur.

Alevilikde AY/GÜNEŞ kutsanmaz buradaki mesele Onların NUR'dan geldiğinin betimlemesidir.
Gençler buna İANANMAZSA alevi nasıl alevi olacaklar.
Şimdi insanlar inansın diye ne diyeceğiz.
Marksitlerin İNANCSIZ olduğunu söylerken, bunları İNANCIMIZA ne katacağını beklemekteyiz.

Alevilğin sorunlarını tartışalım, eksikleri dile getirelim amma ASALAKLAR ile bunu HOŞ görememiz beklenmemeli.

Ben kendi ALEVİ ianancım cercevesinde konulara MUDAHİL oluyorm.
Kimsys şimdiye kadar SEN ALEVİ değilsin demedim.
Sadece KAYNAKLAR üzerinden yol aldım.
Kimseye MÜSLÜMANLIK VEYA İSLAMLIK derside vermedim.

Ululardan örnekler dile getirdim. Bunları nasıl okuyacağımız söyledim.
Buları şimdiki siayasal düzlem içinde değerlendirerek İSLAM/MÜSLÜMANLIK üzerinden gitmende BOŞ sözler.

16 yy mantalitesi demektesin , bu İNANCSILIĞIN örneğidir.

Bugün , Budisler, Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar, vs. tüm inançlar ibadetlerini ve inançlarını o çağın mantalitisine göre yapartken, biz ne kerametse MARTSİSTLEŞME/İNANCSIZLAŞMA yoluna moderlik,çağlık, çağdaşlık adına koşuyoruz.

Ve bu insanların içinde okumuş, Prof. Cumhurbaşkanı, Başbakan , mühendis, vs. olan insanlar yok mu? Bunlar NAMAZ kılacakları zaman gidip, Cami hocasının arkasında İBADETE durmuyorlar mı? Yoksa Hoca'ya gidip sen hangi okulu okudun, ben Atom mühendisiyim diyor mu?

Olaya böyle bakılır mı? Yapmayın.

Pozitif ilimlerden inanç ÇIKMAZ

Ben araştırmacılara bir söz demiyorum.
İnsanlar araştırsın, Araştırıcının görevi elde ettiği sonucu açıklamak değilmidir.
Oysa bunlar ne yapmakta, Alevilğie DON biçmekte ve Aleviliğin DEDELİK kurumuna HAKARET etmekte, ASALAK demekte.

Bu sözler ve don biçmleler ve Dedelere hakaret etmek araştırmacının işi mi?

Kullandığın mizahi ifaden YERSİZ ve tarafıma İTİBAR zedeleyici söylem.

Neyse,

DEDElerimize HAKARET edilmesini , araştırmacılara SERBEST EDİYORSANIZ. sizin bileceğiniz iş.

Kötü söz sahibinindir.
Hiçkimseye, hele de bir inancın önderi konumundaki birine ya da toptan ruhban sınıfına hakareti asla onaylamam.

Benim ne demek istediğimi ya gerçekten anlayamıyorsun, ya da anlamak istemiyorsun.

Hakareti eleştirmek ayrı şey, Alevilikle ilgili kendi bildiğin dışındaki her görüşe karşı çıkmak, bunları dile getirenlerle boğuşmak ayrı şey.

Ne Korkmaz-Harmancı ikilisi Alevilik konusunda fetva makamıdır, ne de sen veya ben ya da bir bakası...

Alevilikle ilgili bu kadar kitap, makale, yayın çıkıyor. Bunları da takip edip hepsiyle mücadele ediyor musun?

Yoksa bunları eleştirel gözle değerlendirip, yanlışlarını ifade etme, doğrularını kabul etme yolunu tercih etmeyi düşünmez misin?

Sana uymayan her görüşe "yalan, riya" demek de hakaret değil mi? Hakaret etme yetkisi sadece sende mi? Sen başkasına hakaret ederken, Aleviliğe edilen hakaretleri eleştirmeye hakkın olur mu?

Kendi bildiklerini sorgulama gereği hiç duymadın mı?

Benim söz, eleştiri ve tespitlerimi, Aleviliğe yapılan hakareti kabul edip savunma şeklinde lanse etmen ise eğer bunu bilerek yapıyorsan hiç de mertçe olmayan bir tavır. Millete erdem dersi veren biri için asıl bu davranış riya değil mi?

Her söz her kulağa göre değildir. Uzun sözün gereği yok. Belki de ben sana bir şey anlatmaya çalışmakla hata ediyorum.

Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post:
Musali Sar (10-29-2011), ozan abbas (10-28-2011), seytan (10-28-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 16:10.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts