Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik İnancı

Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 11-06-2011, 10:15   #41
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

Sayın Ali Rıza Aydın'ın neyi savunduğunu anlayamıyorum.

Sayın Aydın, yedinci imam Musa Kazım soyundan gelen Ulusoy ailesinin önderliğinde Alevilerin örgütlenmesini savunuyor.

Yani, dedeliğin soydan gelmesini savunuyor.

Buraya alınan yazıları ise dedeliğin soydan gelmesine karşı çıkan bir içeriğe sahip.

Sayın Aydın'ın bu çelişkisine gerçekten bir anlam veremiyorum.

Saygı ve sevgiyle...
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
Amistofes (11-06-2011), ArdaBaran (11-06-2011), Devrim06 (11-09-2011)
Alt 11-10-2011, 11:16   #42
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1574 Times in 463 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

Alinti:
seytan Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sn.Naki

Sn. Harmancı'nın yazmış olduğu bir konu nasıl oldu da Korkmaz-Harmancı mürşit-rehper konusuna dönüştürüldü anlayamadım. Ayrıca burada birilerini her şeye rağmen desteklemek diye bir şey de söz konusu değilken, böyle bir hava estirip " sen destekliyormusun, ben desteklemiyorum " mevzusuna girmenin de gereği olmadığını düşünüyorum.

Ne oldu da birden panikleyip böylesine teferruatlı bir açıklama yapma gereği duydun onu da anlamış değilim.

Hadi diyelim Harmancı ve Korkmaz'a destek veriyormuşsun gibi anlaşılacağından korkarak böyle bir açıklama yapma gereği duydun ve Kormaz ile Harmancı'nın bir süreden beri çeşitli platformlarda uygulamaya koyduğu ritüel örneklerinin yaratacağı OLASI olumsuzluklara dikkat çekmek istedin. Buraya kadarını normal karşılıyorum ama, ne var ki mesele bundan sonrasında garipleşiyor. Varsayımla paniğe kapılıp bunca şeyi söylerken bunun devamında yaklaşık otuz senedir Ankara'nın göbeğinde ve üstelik burnunuzun dibinde Alevileri sömüren ve kendisini açıkça EVLİYA ilan etmiş olan " pir zöhre ana " isimli din taciri şarlatana ve bu şahsı Alevi realitesi olarak gösteren yazara da bir kaç kelam etseydin doğru davranmış olurdun ve biz de senin bu endişelerini saygıyla karşılardık. Oysa açıkça görülüyor ki sen henüz hiç bir etkisi görülmemiş vede kötü amacıçlı olduğuna dair hiç bir kanıtın olmadığı bir örneği bu kadar büyütürken, öte yandan on yıllardır burnunun dibinde yaşanan çok kötü bir örneği ağzına bile almıyorsun.

Sayın Naki
Sen Şeytan-ı sevmesen veya mesafeli davransan da unutma ki Şeytan seni seviyor ve ortaya koyduğun gerçekleri destekliyor. Sana acizane tavsiyem yarım ağız söylenmiş gerçekler senin için iyi olmayacaktır. Bir şey söyleyeceksen ya tam söyle yada hiç başlama.
Sayın adını bilmediğim, kendisine "şeytan" rumuzunu uygun gören arkadaş,
"İnsan dilinin altında saklıdır" sözünden hareketle ben de "insan kaleminin ucunda gizlidir" diyorum (İkisi aynı kapıya çıkar). İfadelerine bakarak, senin bilgili, birikimli, zeki; dolayısıyla da benim yazdıklarımı burada en iyi anlayacak kişilerden biri olduğunu düşünüyorum.

O halde aramızda bir iletişim sorunu olmaması gerekirken, ortada olan bu durum nedir?

Benim, birtakım kişilerin peşine takılıp, bir ekibin, bir kadronun üyesi olma, kendimi onların üzerinden tanımlama, ifade etme gibi bir eğilimde olmayacağımı tahmin etmelisin.

Korkmaz-Harmancı olayında "yanlış giden" birtakım şeyler olduğunu ve bunun çok daha tehlikeli bir yolun kapısını aralama riski taşıdığını gördüğüm için naçizane fikrimi beyan etme gereği duydum.

Ben kişilerin kendisiyle değil gerçekleştirdikleri, içinde yer aldıkları olayla ilgiliyim. Bunu geçmiş, bugün ve gelecek bağlamında değerlendirip, bir yargıya vardım. Benim açımdan "desteklemek-desteklememek", kişiler yönünden değil, olaylar, olgular ve fikirler yönünden söz konusudur.

"Panik" şeklinde tanımlanacak bir tavrım yok. Ama bu gidişatın sağlıksız sonuçlarını gördüğüm için kaygı duyuyorum. O yazıda gerekçelerimi sıraladım. Birileri kendisini şeyh ilan edip, cemaat toplamaya kalkabilir. Ancak bunu Alevilik iddiası ile yapıyor, kendisini dede olarak lanse ediyor ve Alevi kitlesini kendisine bağlayıp, onlar üzerinden maddi ve manevi çıkar sağlıyorsa, burada bir sorun var demektir.

- Öncelikle Alevilikte her isteyen dede olamaz, bunun herkesçe bilinen kriterleri vardır.

- Bu kriterlere sahip olmayan kişilerin bu şekilde hareket ederek kendisine iktidar alanı oluşturmasının ve ilgisiz birçok unsuru Aleviliğe enjekte etme girişiminin hoş görülmesi, tehlikeli bir gidişin kapısını açar. Bu iş maddi ve manevi çıkar aracı olarak cazip bir meslek haline gelir ve kerameti kendinden menkul kişiler kendisini dede-pir ilan ederek aynı yola başvurur. Kendisini pir olarak kabul ettiren herkes, kendi anlayışını Alevilik diye sunarsa, bir dede ve Alevilik enflasyonu yaşanır. Bu durumda zaten parçalı bir yapıda ve kafası oldukça karışık olan Aleviler, iyice atomize olur, dağılır. Alevilik adı altında farklı farklı oluşumlar ortaya çıkar.

Ben bu olası gelişmeleri öngörerek fikir beyan etme gereği duydum.

Gerçek bildiklerimi söylemekten başka bir eylemim olamaz. Doğru bildiğimi de yarım ağızla değil, tüm yüreğimle ve yüksek sesle söylerim.

Korkmaz-Harmancı ekolünü eleştirenlerin Zöhre Ana konusundaki çelişki ve çifte standardına, ben daha önce işaret ettim. Aynı gerekçeler, bu kişi için de geçerlidir. Süheyla Hanım bir ocakzade değildir. Kimseden el de almamıştır. Ancak fiilen dede (ana)-pir konumundadır. En azından kitlesi onu o gözle görmektedir. Kendisinin ermiş olduğuna inanan kitlesi, O'na doğaüstü güçler atfediyor, ulu bir eren gözüyle bakıyor. Bizzat kendi gözlerimle tanık olduğum bu yapı, daha çok new age din-tarikat oluşumlarını andırıyor. Adı geçen kişi, Aleviliğin geleneksel erkanı yerine daha çok new age dinlerin önderlerine benzer tavırlar sergiliyor ve kendine özgü ritüeller gerçekleştiriyor.

Yine kendi tanıklığıma dayanarak söylüyorum; adı geçen kişi kendisine gelen hastaları iyileştirme iddiasında. Şifacılık faaliyetleri yürütüyor. Hastalara dokunması tedavi yerine geçiyor. Çocuğu olmayan çiftlere okunmuş elma veriyor, bunu yemeleri durumunda çocuğunun olacağını söylüyor.

Bütün bunlar karşılığında maddi bir ilişki mekanizması da oluşmuş. Ziyaretçiler, Süheyla Hanım'a ait, ancak Alevi geleneğine uygunluk ve edebi nitelik açısından bence sorunlu "deyiş-nefes" olarak adlandırılan sözlerin yer aldığı kitapları, yüksek bedeller karşılığında ediniyor. Okunmuş elmalar karşılığında da belli bir irat oluşuyor. Kesilen kurbanlar, bağışlanan kurban postları önemli bir gelir kaynağı yaratıyor. Zaten sahip olduğu, dev gövdeli, lüks bezemeli bina kompleksi, ortada oluşan rantın boyutunu göstermeye yetiyor.

Belki bütün bunlar için "Bize ne, bizi ilgilendirmiyor" diyebilirdik.

Ancak, kendisi tüm bu faaliyetleri "Alevilik" adına yürütüyor. İşte sorun da burada başlıyor. Alevilik adına ama aslında Alevilikle pek örtüşmeyen bir inanç ekolüne önderlik ediyor. Ocakzade-dede soylu olmadığı halde kendisini o konuma yerleştiriyor ve normalde hepsinin bağlı olduğu ocaklar bulunan Alevi kitlesini kendisine çekiyor, onlara inanç önderliği yapıyor. Alevilikte pir konumundakilerin bu hizmeti karşılığında elde edebileceği kendi geçimi için gerekli maddiyatın usulü kesin kriterlere bağlanmış ve miktarı sınırlanmış olmasına karşın, bu yapıda müthiş bir servet yığışması göze çarpıyor. Burada yaşanan hem bir inanç istismarı hem de maddi sömürüden ibarettir.

Bu kişinin çok ateşli, sadık müritleri var. Eleştirilere karşı çok sert biçimde tepki veriyor, sistemli biçimde "pir"lerini koruma, onu eleştirenleri kötüleme, yıldırma girişiminde bulunabiliyorlar.

Ben inandığım doğruları yazmaktan çekinmiyorum.

Aleviliğin geleneksel sosyal organizasyonu ve erkanını çok iyi bilen Hamza Hoca başta olmak üzere, Korkmaz-Harmancı ikilisini sert biçimde eleştiren Bülent İşcanoğlu ve diğer kişilerin, Süheyla Hanım sektine duyarsız kalmaları bir çelişki ve çifte standardı oluşturuyor. Bu kişi ile Korkmaz arasındaki fark, birinin Alevi (talib) diğerinin Sünni kökenli, birinin ümmi, diğerinin entellektüel oluşudur. Söz konusu kişilerin bu olayı "bir realitedir" şeklinde geçiştirmek yerine bu konuda net görüş beyan etmeleri ve bir tavır sergilemeleri gerektiğini düşünüyorum.

Konu Naki tarafindan (11-10-2011 Saat 22:13 ) değistirilmistir..
Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post:
akalem (11-11-2011), Amistofes (11-10-2011), seytan (11-10-2011)
Alt 11-10-2011, 13:08   #43
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Aleviliğin geleneksel sosyal organizasyonu ve erkanını çok iyi bilen Hamza Hoca ve Bülent İşcanoğlu başta olmak üzere Korkmaz-Harmancı ikilisini sert biçimde eleştirenlerin, Süheyla Hanım sektine duyarsız kalmaları bir çelişki ve çifte standardı oluşturuyor. Bu kişi ile Korkmaz arasındaki fark, birinin Alevi (talib) diğerinin Sünni kökenli oluşudur. Kendilerinin olayı "bir realitedir" şeklinde geçiştirmek yerine bu konuda net görüş beyan etmeleri ve bir tavır sergilemelerini bekliyorum.
Bu konuda kendi adıma, o adı geçen kiişiler ile daha önce bulunduğun aleviweb sitesinde kıyasıya mucadle etmiş, onun taraftarları ile atışmış, elimden geldiğince onların tezlerini çürütmüş, o bayanın kitaplarından yaptıkları alevi tarihi adına alıntıları yerden yere vurmuş, onlardan hakaret ve küfür yemiş birisiyim.
Ve bir dönem bu sitemizde de onlarla yine atışmış birisi olarak bu konuda içim rahattır ve netimdir.

Bilindiği gibi uzun zamandır, sitemizde ZÖHRE ana konusu naılmamakta ve onun yandaşları kendi kurdukları Forum sitesinde toplamakta , orada faliyet göstermekteler.

Net tavır beyan etmek için onu burada savunanlar olmalı ki bizde söz diyelim, konu olduğunda da bunu demişimidir.
Ve yukarıda senin o kişi hakkında yazdıklarını bizde dedik, bu bir gerçeklik, bu gerçekliği demek o kişinin doğru yaptığı anlamına gelmiyor.
Ve ben hasbel kader Hamza abi ile haftada bir sohbet ederim, onun o kişi desdeklemesi veya ona hak vermesi gibi bir durum yok, onunla tanışmadığını ve hiç bir şekilde onu olumlamadığını biliyorum.

ŞEYTAN isimli kişinin bu yorumu bir zamanlar burada da yazan Kral Çıplak isimli katılımcının tekrar söylemi, sanırım o kişide o, önemli değil onun kim olduğu. ( Ve bu söze neden olan konuda, Kral Çıplak isimli katılımcının sanırım bir akrabasının cuçuğu doğuştan rahatsız imiş yada sonradan rahatsızlanmış bu kadına getirmişler o da buna elmamı veya bir şeyler vermiş vs. ve bunlardan da parda almış mı ne? ve coçuk iyilşmemiş, Koral Çıpğlak isimli kişi bu sömürüye karşı burada da bir konu açtı ve bu işe herkesin yazı yazmasını istedi, Hamza abi de o kadının durumunu yazdı, yani senin anlattığın şekilde, vay sen misin bunu diyen, Belki sanada başka yerlerde söz der, Mesela o konuya H.Harmacncıda net bir şey yazmadı amma ona bişey demiyor. Neyse.)
Harmancı-Korkmaz ikilisine gelince, onun yaptığını bugün alevi dünyasında Alevi dernek başkanları, Federasyonlardan tutun desdek görmekteler.
Gerekceleri, aleviliğin hoş görüsü, onların AYDIN (!) olmaları, ilerici (!) olmaları ve PAGAN yapıda konuşması ve geçmişten gelen SOL duygusallık.
İşte bu nedenle tavrımız, yani senin dediğin gibi, kişilerle değil, yaptıkları ile ilgili.
Bugün Zöhreci biri gelse burada propaganda yapsa ona da diyecek sözümüz muhakkak vardır.

NOT: Benim ' alevi kökenli olmayan pirimiz Esat Korkmaz' isimli yaımı kendi forumlarına atmışlar, ve benim o yazımda ' Zöhre Ananın erkek versiyaonu' sözüme istinadek, bayagı eleştirmişler.
Yani ne İsa'ya yarandık, ne Musa ya.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
ArdaBaran (11-10-2011), Devrim06 (11-10-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 16:10.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts