Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik İnancı

Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-17-2008, 10:32   #1
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart Hasan Sabbah

Hasan Sabbah


Hasan Sabbah, tarihte ve günümüzde eşi benzeri olmayan bir Alevi önderidir. Hasan Sabbah, kurduğu örgüt ile yıllarca zalimlerin, saltanat sahiplerinin korkulu rüyası olmuştur.

Hasan Sabbah, İran’ın Kum kentinde doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hasan Sabbah, 17 yaşına kadar Oniki İmam’cı Şii eğitimi almıştır. 17 yaşından sonra İsmailliliği benimsemiş ve bölgenin İsmaili önderlerinden eğitim görmüştür. Hasan Sabbah buradaki eğitimini tamamlayınca, İsmaillilerin merkezi olan Fatımi Devleti’nin başkentine uzun ve zahmetli bir yolculuktan sonra 1078’de vardı. Hasan Sabbah üç yıl Mısır’da kaldı. Kahire ve İskenderiye’de dönemin ünlü bilginlerinden dersler aldı. Hasan Sabbah, 1081 yılında İsfahan’a dönerek, yetkinleşmiş bir şekilde mücadeleye başladı. Hasan Sabbah, yaklaşık 9 yıl çeşitli kentleri gezerek, İsmailliliği yaymaya çalıştı. Bu çalışmaları sonucu var olan İsmaili tabanını daha da genişletti. 1090 yılında Alamut kalesinde eğitim ve örgütlenme mücadelesine yeni bir boyut kazandırarak, Alamut kalesini kendisine merkezi üs olarak seçti. Alamut kalesi, Elbruz sıradağlarının en doruğunda olup, çok korunaklı bir konumdadır. Nitekim yıllarca ordular Alamut’u kuşatmalarına rağmen fethedememişlerdir. Hasan Sabbah burayı bilinçli seçmiştir. Hasan Sabbah, Alamut’un bütün eksiklerini tamamladı. Su kanalları açıp, ambarlar kurdu. Çevredeki küçük kaleleri alıp onlara kuleler yaptı. Çevrede bulunan yerleşim alanlarının çoğu İsmaili oldu. Bu arada bazı kurallar getirip, sosyal reformlar yaptı. İsmailileri kardeşlik bağlarıyla birleştirdi. Böylece her birey kendisini topluluğun sorumlu bir üyesi ve onun ayrılmaz bir parçası olarak hissetmeye başlamıştır.

Alamut kalesinin Hasan Sabbah tarafından ele geçirildiğini öğrenen Selçuklu veziri, Nizamülmülk, dört ay boyunca Alamut’u kuşatmasına rağmen sonuç alamadı. Bu dönemde Selçuklu Devleti’nde taht kavgası vardı. Bu durumu en iyi şekilde değerlendiren Hasan Sabbah, örgütlenme alanını günden güne genişletti. Örgütlenme ağı o kadar boyutlanmıştı ki, Selçuklu Devleti’nin üst düzey memurları dahi İsmaili olmuştu.

Hasan Sabbah, bütün yaşamı boyunca İsmaili inancının özgürce yaşanması için çalıştı. Bu noktada başarılı oldu. Bugün dahi onlarca kişi Hasan Sabbah’ın yaptıklarını hayranlık, şaşkınlık ve gıpta ile değerlendirmekteler. Hasan Sabbah’a olmadık iftiralar, hakaretler ve yakıştırmalar yapıldı. Öyle ki, Hasan Sabbah taraftarlarına afyon içenler anlamında haşhaşiler denildi. Oysaki onlara “Assasin” deniliyordu. Assasin kavramının türkçe karşılığı “bekçiler, sır bekçileri”dir. Onlar hiç bir zaman dünya malına olan düşkünlüklerinden, insanın inandığı değerler için yapmayacağı şey olmadığını bilmediler. Onlar için, değerleri için, inancı için yaşamını dahi feda etmek, insanın yapacağı bir iş değildi. Günümüzde dahi, Hasan Sabbah ve taraftarları için en ahlâk dışı iftiralar yapılmaktadır. Onlara göre Hasan Sabbah, fedailerini sahte cennet vaadiyle kandırıp, onları uyuşturucuya alıştırıp, eylemlere gönderiyormuş. Ne yazık ki, bir çok Alevi insan dahi bu yalanlara inanmaktadır. Oysaki gerçekler çok daha farklıdır. Gerçekte Hasan Sabbah, kötülüklere, haksızlıklara karşı gelmiş ve öğrencilerini de bu doğrultuda eğitmiştir. Onlara asla ve asla haksızlığa boyun eğmemelerini öğütlemiştir. Bu uğurda gerekirse yaşamlarını ortaya koymalarını öğütlemiştir. Hasan Sabbah’ı izleyen öğrencileri, yer yer fedai eylemler geliştirip, haksızlıkların üzerine gitmişlerdir. Doğal olarak haksız olanlar bunun karşıt propagandasını yapmışlardır. Ama bilinmelidir ki, bir kişiye ne kadarda uyuşturucu verilirse verilsin, o kişi asla böyle eylemler yapamaz. Aksine uyuşturucu alan kişi hantallaşır.

Hasan Sabbah’ın Alamut kalesini koruması, bu kaleye en güçlü ordunun dahi girememesi günümüzde dahi gıpta ile bakılan, hayranlık duyulan bir olaydır. Nasıl olurda bir fedai gözünü kırpmadan eylem gerçekleştirmiştir? O fedai nasıl bir eğitimden geçmiştir? Hasan Sabbah nasıl taktikler geliştirip, stratejisini uygulayıp, kaleyi güçlü ordu karşısında korumuştur? Bütün bunlardan yola çıkarak, Hasan Sabbah’ın etkileme gücü, bilinci, askeri dehası, örgütlenme stratejisi günümüzde hayranlık uyandırıyor. Böyle bir büyük şahsiyet görevini başarıyla tamamlamış 1124 yılında hakka yürümüştür.
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Derman For This Useful Post:
Ebu Turap (05-03-2009), EyLem (06-18-2008), Türkü (06-18-2008), İşcanbaba (06-18-2008)

Alt 06-18-2008, 09:09   #2
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Nizamimülk Kuşatması, bir fedainin onu öldürmesi ve taht kavgası neicesinde kaldırlıştır,
Bu Konuda,
Faik BULUT un HASAN SABBAH isimli kitabının her can okumalı,
çok özenle yazılmış bir kitap.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Arjin Efruz (07-07-2008), Derman (06-18-2008), Ebu Turap (05-03-2009), Türkü (06-18-2008)
Alt 06-18-2008, 14:49   #3
HasaN DAYI
Can
L^O^T^U^S
Kullanıcı Profili
 
HasaN DAYI - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: istanbul
Üye No: 2
Mesajlar: 1.466
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 742
Thanked 1996 Times in 869 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 13
REP Puanı : 350
REP Seviyesi : HasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really nice
İletişim
Standart

Alinti:
Hasan Sabbah, tarihte ve günümüzde eşi benzeri olmayan bir Alevi önderidir
hasan sabbah bir şii dir ve bu sebeple bir alevi önderi olması olayını irdelemek gerekir. hasan sabbah ile ile ilgili son okuduğum kitap vladimir bartol tarafından yazılmış olan fedailerin kalesi ALAMUT. fedailerinin eğitim süreci bile irdelenmiş ve tüm fedailer cennetin anahtarına sahip bir lider olarak görmüşlerdir seydunayı(sabbah). ayrıca fedailerin çoğu onu görmemiştir. emri altında DAİ ler vardır ve bu dailer herşeyden sorumludur.
HasaN DAYI isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 06-18-2008, 14:53   #4
HasaN DAYI
Can
L^O^T^U^S
Kullanıcı Profili
 
HasaN DAYI - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: istanbul
Üye No: 2
Mesajlar: 1.466
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 742
Thanked 1996 Times in 869 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 13
REP Puanı : 350
REP Seviyesi : HasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really nice
İletişim
Standart

amin maalouf da semerkend adlı eserinde sabbaha değinmişti ve kitabın ilk bölümünü ömer hayyam üzerinden yazmıştı. amin maalouf da alamutu hasan sabbahın çok sert bir şekilde yönettiği üzerinde çarpıcı örnekler veriyor.

mesela fedailer bir suikastten sonra kaçma şansları varken bile kaçmaz orada öldürülmeyi beklerlermiş bunun sebebi ise eylemin daha çok ses getirmesi imiş. alamutta hırsızlık falan olmazmış yapanlar direk idam edilirmiş.
HasaN DAYI isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 06-18-2008, 15:46   #5
Kul Seyyid
Can
Qızılbaş
Kullanıcı Profili
 
Kul Seyyid - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi : Kul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of light
İletişim
Standart

Alinti:
HasaN DAYI Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
amin maalouf da semerkend adlı eserinde sabbaha değinmişti ve kitabın ilk bölümünü ömer hayyam üzerinden yazmıştı. amin maalouf da alamutu hasan sabbahın çok sert bir şekilde yönettiği üzerinde çarpıcı örnekler veriyor.

mesela fedailer bir suikastten sonra kaçma şansları varken bile kaçmaz orada öldürülmeyi beklerlermiş bunun sebebi ise eylemin daha çok ses getirmesi imiş. alamutta hırsızlık falan olmazmış yapanlar direk idam edilirmiş.

Sevgili dayım aynı müslümanların yaptıını yapıyorsun!
Böyle yaklaşma... Nizamülmülk ve Selçukluya haddini bildirmiştir. tıpkı baba ilyas resulullahın yaptığı gibi... Zalimle uğraşmış... Ayrıca hermetizmin yada mısırın tüm dağılmış kopyalarını alamutta topladığını ve yüzyıllar sonra Sabbah'ın dailerinin Pir Hünkarıda göçmen evlerinde koruyup kolladıklarını da unutma... Daha yazacak çok şey var ama müslümanlar gibi yaklaşma ve iftiraları da göz önünde bulundur...

Aşk ile


ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!


DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ
(Seyit Rıza)

Kul Seyyid isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post:
HasaN DAYI (06-18-2008)
Alt 06-18-2008, 15:58   #6
HasaN DAYI
Can
L^O^T^U^S
Kullanıcı Profili
 
HasaN DAYI - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: istanbul
Üye No: 2
Mesajlar: 1.466
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 742
Thanked 1996 Times in 869 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 13
REP Puanı : 350
REP Seviyesi : HasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really niceHasaN DAYI is just really nice
İletişim
Standart

Alinti:
Nizamülmülk ve Selçukluya haddini bildirmiştir
başa dönelim o zaman kul seyidim nizammülke neden haddini bildirmek istemiştir? olay basit genç ve ateşli bir genç olan sabbah. hayyam ona yardım ediyor melikşahın maliyesini tutması için. çok detaylı bir araştırmayı kısa bir süre içinde yapıyor ve yerinden korkan nizammülk sabbahın yanına bir ajanını yerleştiriyor ve dosyalar karışıyor sabbah işini yapamadığı gerekçesiyle idam edilecekken ömer hayyam onu kurtarıyor. sonrası malum.


ben müslümanlar gibi yaklaşmam çünkü okuduğum bu iki kitabın yazarıda müslüman değil alevi değil hristiyan
HasaN DAYI isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to HasaN DAYI For This Useful Post:
Kul Seyyid (06-18-2008)
Alt 06-18-2008, 16:03   #7
Kul Seyyid
Can
Qızılbaş
Kullanıcı Profili
 
Kul Seyyid - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi : Kul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of lightKul Seyyid is a glorious beacon of light
İletişim
Standart

Alinti:
HasaN DAYI Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
başa dönelim o zaman kul seyidim nizammülke neden haddini bildirmek istemiştir? olay basit genç ve ateşli bir genç olan sabbah. hayyam ona yardım ediyor melikşahın maliyesini tutması için. çok detaylı bir araştırmayı kısa bir süre içinde yapıyor ve yerinden korkan nizammülk sabbahın yanına bir ajanını yerleştiriyor ve dosyalar karışıyor sabbah işini yapamadığı gerekçesiyle idam edilecekken ömer hayyam onu kurtarıyor. sonrası malum.


ben müslümanlar gibi yaklaşmam çünkü okuduğum bu iki kitabın yazarıda müslüman değil alevi değil hristiyan



Ben sadece iftiraların olduğunu vurgulamak istedim.. Gerisini biliyoruz zaten...

Aşk ile Dayım
Kul Seyyid isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post:
HasaN DAYI (06-18-2008)
Alt 06-19-2008, 13:39   #8
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili canlar,
Sevgili Hasan,

Hasan Sabbah’la ilgili bilgilerimiz genelde senin aktardığın şekildedir,
Buna ister resmi tarih diyelim, istersek ezber diyelim,
Bende daha bu aya kadar olayı böyle biliyordum
Ançak Faik BULUT un Eşitlikçi Dervişan Cunhuriyeti ve HASAN SABBAH Gerçeği, Berfin yayınları Eylül 2002 Eylül 2. Basım kitabında bunun böyle olmadığını yazıyor,
Anılan kitaptan, Kısa, kısa yazacağım, Zaman anlamında sıkıntılıyım o yüzden?

Amin Maakouf 'un Semerkant İsimli romanında 66 sayfa;Adı geçen bu üçlünün okul arkadaşı olamayacağını Nizami mülk 'ün Ö.Hayyam’dan 35 Yaş, Hasan Sabahın da Tahsilini NİŞAPUR DA değil KUM ile Rey kentinde yaptığını yazmış
S:46
Aynı sayfa devamında
Bernard Lewiz Haşhaşiler İslam da Radikal bir Meshep kitabında,
Hasan Sabbah ın Doğumunun kesin bilinmemekle beraber,(Kimilerine göre 1060)
11 yy ortaları,
Nizami mülk ise1020 de doğup1092 de ölmüş
Ömer Hayyam ise;1123 de öldüğünü, H.Sabbah ın da1124 de öldüğünü aktarıyor.

Aynı kitabın (Faik Bulut'un ) 150–151. sayfalarında da, aynı görüşü destekleyen bilgileri yazıyor ve bu üçlünün birlikte olmadıklarını sınıf arkadaşlıkları bulunmadığını yazıyor,

154 sayfada da,
Nizami mülk ün Hayyam’dan 14 yaş, Hasan Sabbah' dan da 8 yaş büyük olduğunu yazan, Faik bulut, bu üçlünün arkadaşlık kurgusunu da şöyle yorumlamış.
Maalouf'un Semerkant Romanında ki Ezber kURGUSUNU da ARİLİK olarak nitelemiş.


Faik Bulut un kitabına göre, bu 3 lü Arkadaş değil,
Birlikte SARAY da çalışmamış,
Hasan Sabbah ın bir Süre REY şehrinde KÂTİPLİK yaptığı bilgisin var olduğunu bunun da belgelenmediğini yazıyor,

Selçuklu SARAYINA HASAN SABBAH ın yolu düşmediğini söylüyor.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Arjin Efruz (07-07-2008), HasaN DAYI (06-19-2008)
Alt 05-03-2009, 22:33   #9
UmUt_
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
 
UmUt_ - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1527
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2
Thanked 33 Times in 23 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : UmUt_ is on a distinguished road
İletişim
Standart

İsmaililerin Seyyidina Hasan bin Sabbah diye çağırdıkları Hasan Sabbah (Ali oğlu Muhammed oğlu Cafer oğlu el-Huseyin oğlu Muhammed oğlu el-Sabbah, el-Himyari) Kum kentinde doğdu. Ataları kendisinden altı kuşak önce Yemen’den gelip Küfe yakınlarında Himyari’de yerleşmiş. İran’a geçerek bir süre Kum’da kalan Sabbah ailesi, daha sonra Rey’de yaşamaya başlamışlar. Kısacası Hasan Sabbah İran’da doğup yetişmiş, Yemen kökenli Küfeli bir Araptır. Hasan Sabbah 17 yaşına kadar Oniki İmamcı Şii eğitimi almış. Ancak onyedisinde dai Amir Darrin’den el alıp, İsmaili dava'sına katılmıştı. İsmaili dava'sı üzerinde, propagandistler tarafından birçok kitaplar okutulup, eğitim derecelerinden geçirildikten sonra İmam Cafer oğlu İsmail’in İmamlığının ve onun ardıllarının yasallığına inandırılmış. Böylelikle Fatimi İsmaili dava'sınına kazanılmıştı. Mustansır üzerine ‘ahd (ikrar, yemin) töreninden’ geçerek, onun zamanın İmamı olduğunu kabul edip İsmailizmi kucaklamıştı. 1072’de İran’da görevli Rey’de oturan baş dai Abdul Malik el-Attaş’ın huzuruna çıkarılmış. Dava’ya yeni girmiş biri olarak kendisine görev verildi. Onu Mısır’a gönderen de baş dai el-Attaş olmuştur. Böylelikle 30 yıl önce Nasır Husrev’in yaptığı gibi Fatimi dava'sının merkezi karargâhını ziyaret etmiş olacaktı.

1074-1075’de Rey’den Isfahan’a gitti. Burası İran İsmaililerinin dava merkeziydi. Sonuçta Hasan Sabbah, 1076-1077 yılında Muayyad hâlâ Kahire baş daisi iken, Isfahan’dan Mısır’a gitmek üzere yola çıkıyor. Abdul Malik el-Attaş’ın izniyle önce Azerbaycan’a uğruyor. Oradan güneye dönerek Mayyafarikin’e (Diyarbakır’ın Silvan ilçesi) geliyor. Burada Sünni ulemanın otoritesini reddederek İslam dinini yorumlarken, İmamın istisnasız haklılığını ispatlayan tartışmalara girişti. Bunun üzerine Hasan kentin Sünni kadısı tarafından kovulunca, Musul’a indi. Sonra Suriye’de Şam’a doğru ilerledi. Ancak Mısır’a giden kervan yolunu, Fatimilere karşı savaş açmış olan Suriye Selçuklu emiri Atsız’ın askeri operasyonları yüzünden kapatılmış buldu. Bunun üzerine deniz kıyısına indi. Beyrut, Sidon, Tyre, Acre (Akka) ve Caesara’ya uğrayan bir yelkenliyle 1078 Ağustos’unda Kahire’ye ulaştı. Orada Fatimi yüksek rütbeli görevliler tarafından karşılandı. Önce Kahire’de, daha sonra İskenderiye’de kaldığı üç yıl Mısır’da Hasan’ın eylem ve deneyimleri hakkında fazla birşey bilinmiyor. Ancak Fatımi İmamı El-Mustansir’i göremedi.

Raşidüddin ve Cuveyni tarafından kullanılmış Nizari kaynaklarına göre, Hasan Mısır’da Nizar’ı desteklediğinden dolayı, güçlü iktidara sahip olan Ermeni kökenli vezir Bedr el Cemali’nin kıskançlığına uğradı. İbn el-Esir ise, el-Mustansir’in şahsen Hasan’a, halefinin Nizar olacağı sırrını açıkladığını yazmaktadır. Hasan’ın Mısır’dan Kuzey Afrika’ya sürgün edildiği anlaşılıyor. Ancak yolculuk ettiği yelkenli batmışsa da, o da kurtularak Suriye’ye geçmiş. Böylece dönüş yolculuğu çok kötü koşullarda başlamış oluyordu. Sonunda Hasan Halep, Bağdad ve Kuzistan üzerinden 1081 haziranında Isfahan’a ulaştı.

Yaşam öyküsünden kalma bazı metin parçalarına göre, 9 yıl boyunca Hasan Sabbah İran’da İsmaili dava'sı hizmetinde çok geniş alan içerisinde geziler yaptı. Başlangıçta Kirman ve Yezd’de İsmaililiğin propagandasına girişti. Üç yıl yaşadığı Damghan’a gitmeden önce üç ay Kuzistan’da kaldı. Hasan, Selçuklu iktidar merkezlerinin bulunduğu ülkenin (İran) batı ve orta bölgelerinde, önündeki tüm güçlükleri yenerek başarılar kazanacaktır. İran’da hâlâ Dailer daisi Abdul Malik al-Attaş’ın yönetiminde İsmaili dava'sı sürdürülüyordu. Daylam dailiğine atanan Hasan Sabbah, 1087-1088’de bölgedeki o aşılmaz Alamut kalesini seçti kendi devrimi için. Damgan’daki başlangıç üssünden, sonra Mazendaran’daki Şehriyarkuk’tan geçti, İsmail Kazvini dahil, Muhammed Cemal Razi ve Kiya Abul Kasım Larijani gibi birçok daiyi Alamut çevresinde yaşayan yerli halkı İsmaililiğe döndürmek için çeşitli bölgelere gönderdi... (Farhad Daftary: Ismailis, Their history and doctrines. London 1990: 336-338)


Çatlayan tomurcuğun
Doğan çocugunü çığlığını duymadan
Gül benizli sevgilinin
Titreyen gögüslerini öpmeden doyasıya
Korka korka, yana yana
Hergün biraz daha derinden
Hergün biraz daha kapkara duyarak ölümü
Aç ve arkasız
Köpekleşerek yaşamak dersen
Bu yürek
Çat diye çatlasın be


Hoşçakal Gözüm!...
UmUt_ isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-03-2009, 22:33   #10
UmUt_
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
 
UmUt_ - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1527
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2
Thanked 33 Times in 23 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : UmUt_ is on a distinguished road
İletişim
Standart

hasan sabbah ismaililik denince ilk akla gelenlerden ve en önemli eseri alamut kalesi...bir kale kılıç çekmeden kan dökmeden nasıl alınır ve nasıl o kalede asırlarca hüküm sürmüştür..ve bu kale nasıldır ki kralı bile kalesinden kovabilir..bu cesaret bu asasian(casusluk zamanla haşhaş ekmelerinden dolayı haşhaşilik olarak kalmıştır....)nasıl olmuştur bilinmez ama bilinen gerçek şudur ki hasan sabbah bir ülkede halkı yönetmesini en iyi bilenlerdendir.....
UmUt_ isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Başköylü Hasan Efendi Hayatı, Şiirleri, Nefesleri Çopur Alevilik Araştırmaları 25 04-19-2011 10:18
Hasan Izzettin Dinamo sibelinsesi Şairlerimiz ve şiirleri 0 08-20-2008 15:15
Kul Hasan Deyişleri Ve Hayatı Arjin Efruz Alevi Ozanları, Deyişler 1 07-25-2008 10:59
İmam Hasan (a.s) cetin aktas Alevilik Tarihi 0 06-03-2008 00:38
Hasan Sabbah equlibrium Dünya 3 06-01-2008 02:33


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 16:11.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts