![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ritüel ve Uygulamalar (yazılı Ve Görsel) Alevi inancına dair ritüellerin ve yöresel uygulamaların paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
... |
HIZIR KİMDİR ?
Hızır kültü, orta doğudaki bütün halkların söylencelerinde vardır. Hızır ayında oruç tutulur, Cem bağlanır, ve Semah dönülür. Alevilik Cem ve Semah`da gizlidir. Anadolu’da binlerce mekan ve yerin adı Hızır ismiyle çağrılır. Kur`an ve Tevrat`ta adı anılır. Halk inançlarında Peygamber sayılır. Hızır İlyas bayramı, Hızır postu, Hızır suyu, Hızır dağı, Hızır ziyareti ve Hızır orucu vs. gibi isimlerle anıla gelmiştir . Hızır kültü, orta doğudaki bütün halkların söylencelerinde vardır. Hızır ayında oruç tutulur, Cem bağlanır, ve Semah dönülür. Alevilik Cem ve Semah`da gizlidir. Cem ve Semah Cem Evinde yapılır. Cem Evi yoksa Talib ve Pir hangi mekanı uygun görürse Cem orada o mekanda bağlanır. Anadolu’daki Kızılbaş Aleviler`de Hızır, özlem ve umudun atlısıdır. İnancımızda en yüce ve ulu makamın sahibi olan bir erdir. Hızır Aleyselam veyahut Hızır Nebi, Boz Atlı Hızır olarakda çağrılır. Abu hayat, ölümsüzlük suyu içmiştir. Tabiyata can veren odur, darda kalanlara yardım eden odur. Ak sakallı bır Pir-i fanidir.Gezindiği yerlerde çayır çimen biter, güllük gülüstanlık olur. Uğradığı hanede bolluk ve bereket eksilmez. Rüyasına girdiği kişinin derdine derman, yarasına ilaç olur. Bin yıllardır Anadolu Alevileri bu inancını hep canlı ve saklı tutar. Anadolu Alevileri için bazen Ali görünmüş, bazen Pir Hünkar olarak gelmiş, vakti gelmiş Pir Sultan olup mazlumun yanında belirmiş. Alevi Ulularının canlı bedeninde görünen Hızır`ın kendisi olduğuna inanılır. Yeri ve zamanı geldiğinde insanı sorgulayan, yeri geldiğinde insanı ödüllendiren, dilekleri ve istekleri, özlemleri yerine getirdiğine inanılan, Anadolu Kızılbaş Alevi ve Bektaşilerin tanrı misyonunu yüklediği düş varlığıdır. Dua okundu hazıra / Boz-At ile düşmüş yola Destur verildi Hızır`a / Kara gözlüm cark ederek Anadolu’daki Kızılbaş Alevilerin gelenekselleşmiş inanç kültürü içinde en önemli ay Hızır ayıdır. Kışın şubat ayının ilk haftasından başlayıp şubat sonuna kadar, dört hafta boyunca Alevilerin yerleşim birimlerinde, üç gün oruç tutulur. Tutulan orucun kutsal gerekçesi binlerce yıl önceki mitolojik söylenceye dayanır. Nuhun gemisinin tufanda, fırtınaya yakalanması ve insanların bu felaketten kurtulmak için „Yetiş ya Hızır, bizi kurtar.“ Diye feryad edip yalvarmalarından dolayı duaları kabul olur ve fırtına diner, gemi ve içindekiler sağ salim kurtulurlar. O günden başlayarak kurtulan topluluğun üç gün oruç tuttuğu söylencesi günümüze kadar gelmiştir. Bundan 40 sene önceye kadar Anadoludaki Alevilerin yaşadığı küçük yerleşim birimlerinde, Hızır günleri başladığında, evlerde zevkli bir çalışmaya girerlerdi. Evin her tarafı güzel bir şekilde temizlenir. Toprak evlerin tabanı ve duvarları beyaz toprakla şerbetlenerek sıvanır ve evin içini hoş bır koku kaplar. Yün yataklar havalandırılır bütün çarşaflar yıkanır ve gelecek misafirlerin şahsında haneye Hızır uğrayacağına inanılır. Alevilerde mihman Alidir deyip daima misafirin geleceği hesaplanarak ön hazırlık yapılırdı. Ambarlardan bir miktar buğday boşaltılıp saçta kavrulduktan sonra el ile çevrilen taş değirmende öğütülerek, temiz bir leğen veya sininin üzerine un elekten geçilerek dökültükten sonra,üzerine temiz bir tülbent veya çarşaf örtülerek evin el ayak deymeyeceği tenha ve yüksek bir yerine koyulurdu. Ev halkı içindeki gençler genellikle, niyet tutarak bu işi zevkle yaparlardı. Bir gün sonra tepsinin üzerindeki örtü açılır, şayet bir iz varsa, tutulan dileğin yerine geleceğine inanılırdı. O eve Hızırın uğradığı söylenirdi. Orucun üçüncü günü sabahı bu el değirmeninde öğütülen irmiğe benzeyen undan yemek yapılır. Bu yemeğe halk dilinde kavut denilir. İçine tereyağı ve şerbet dökülerek bütün köy halkı hane hane dolaşıp, lokmalarını yiyip dualarını yaparlar. Kurbanı olanlar kurbanlarını keserler. Hızır ayı başladığı günlerde Cem`ler yapılır, lokmalar dağıtılır, kabirler ziyaret edilir. Dedeler taliplerini sorar talipler Pirlerinin yolunu gözler. Bin yıllardır kutsiyetine inandığımız Hızır ve Hızır günleri için Aleviler ve onların yol kılavuzluğuna soyunan dedeler, kendi ecdatlarının gösterdiği direngenliği göstererek bu inanç günlerini yaşatmışlar. Günümüzde Alevi örgütlenmesi içinde olsun veya olmasın, bütün Alevilerin yürekli bir şekilde korkmadan, “Komşular ne der?”, “İş arkadaşları ne der?”, “Siyasiler ve hükümet ne der?” diye ikilemeye girmeden Alevi inanç günlerini geçmişteki gibi özünü bozmadan, çağdaş bir anlatım ve bu günün genç kuşaklarının kabulleneceği en uygun rituelleri işleyerek ve hiç bir tarafa savrulmadan yaşatmalıdırlar. Bir bütün olarak Aleviler nerde olursa olsun kutsiyet`ine inandığımız ve kutsallık taşıdığı için günümüze kadar geldiğini bildiğimiz değerleri iyi korumalıyız. Örgütlü güç olarak hepimiz bir ağızdan sesli haykırarak sahip çıkmalıyız. Cem evlerine, Ceme, Semaha, inancımızın olmazsa olmaz, değerleri olarak bakıp yozlaştırmadan bizden sonraki kuşaklarında sahiplenmesini sağlamalıyız. Son zamanlarda Cem evleri diye Alevi kurum ve kuruluşlarının el yordamıyla sahiplendiği mekanlara girildiğinde, oranın bir ibadet havası vermediği göze çarpıyor. Eğer Cem evi ibadet yerimiz ise!, ki öyledir. O zaman oranın ayrı bir ağırlığı ve kutsiyeti olmalıdır. Binanın bir odasının veya salonun bir köşesinin, bu kutsiyet havasını vereceği şekilde donatıp orayı ibadet yeri olarak belirlemeli ve bunu herkesin mutlaka bilmesi lazım. İnanç merkezleri diye kurduğumuz sahiplendiğimiz yerler, çay-kahve içilen, eylencelerin yapıldığı mekanlara dönüşmemeli. Bu böyle devam ederse hem abes kaçar, hemde diğer inanç kurumları karşısında, Alevi kurum ve kuruluşlarını zor durumlara düşürebilir. Bütün uygarlıklarda ibadethaneler, büyük veya küçük, daima ve her dönem, sükunet ve sessizliğin hakim olduğu mekanlardır. Bu mekanlara nezaket kurallarına göre girilir ve zerafetle oturulur. Huşşu içerisinde ibadete durulur ve haz alınır, ruhen doyulur. Bin yıllardır semaha bir kutsallık yüklemişiz ve hep cemlerimizde ve ibadet mekanlarımızda semaha durmuşuz. Elbetteki Anadolunun her tarafında değişik yerleşim birimlerinde yerleşen Aleviler arasında değişik figürlerle dönülüyor. Elbetteki saz ve deyiş olmadan Semah dönülmez. Alevilerin unutmaması gereken bir husus var. Özellikle Alevi gençliğinin duyarlı olması gereken bir konudur. İnancımızın kutsallık yüklediği bu yüce değeri olan Semah rituel`lerini düğün salonlarından ve türkü barlardan çıkarmalıyız. Semahı olur olmaz her siyasi ve politik kimlikli Aleviliği bilmeyen politikacıların oturduğu tribünlerin önündeki alanlarda, meydanlarda dönmeyelim. Örgütlü güç olarak bundan böyle bu değerlerimize sahip çıkalım. İnanç gizemlidir. Her şatafatlı ve eylenceli olan mekanlarda semah dönüldükçe bu gizem ve kutsallıktan çok şey alıp götürüyor. Aleviler Semah´ı seyirlik yapmamalıdırlar ve hep bir ağızdan konuşmalıyız. İçinde bulunduğumuz bu kutsal Hızır ayında bütün Alevi Dedeleri, Alevilikteki bütün değerleri özünü bozmadan güzel anlatmalıdırlar. Gözümüz gibi koruduğumuz AABF ve ona bağlı birimleri yukarıda deyindiğimiz konular hakkında duyarlı davranırlarsa, özverili çalışırlarsa bu yüce inancın değerleri bozulmadan bizden sonraki nesile, çocuklarımıza güzel bir miras olarak kalır. Boz Atlı Hızır cümle Canların muradını vere. Hasan Kılavuz
Ben ömrümce muhalif yaşadım. Devletçe de menfi bi "tip" sayıldım. Onun için kan gurubum rh negatif
Kanayan, özlemdir, kabuk tutmayan. Kanayan, inattır. Bir içim sigara dumanında asılı, soluksuz inattır. Kanayan, kanattır. Doruklarda, alıcı kuşunda gergef olmuş kanattır. Ve dahi kavlimiz, kavlimiz duman mavisinde, kavlimiz kanat gergefinde nakışlıdır. Ki söylenen henüz söylenmemiştir. Ki dinlenen henüz dinlenmemiştir. Söylenmelidir. Dinlenmelidir. Dillenmelidir Melih PEKDEMİR Anne Bak Kral Çıplak
|
|
|
|
| The Following 9 Users Say Thank You to Çopur For This Useful Post: | Alev (08-25-2008), ali_sarıgazi (05-30-2008), Arjin Efruz (09-20-2008), Kul Seyyid (08-24-2008), |
|
|
#2 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aslında herkesin fikrini sormak istiyorum üstad Çopur'un yazısı eşliğinde:
" Alevilikte hızır inancının sizce REEL altyapısı nedir" Sadece ne düşünüyorsunuz, nedir? Kendi fikrinizi öğrenmek istiyorum.. Aşk ile
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üyemiz Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 294
Mesajlar: 68
Thanks: 72
Thanked 72 Times in 40 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 109
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Hizir yardimcisi olsun tüm yüregi güzel canlarin..
CAN CAN`A, MUHABBET İNSAN`A!
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Alev For This Useful Post: |
|
|
#4 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hizir kavrami ilk basta ve özellikle bilinmesi gereken nokta sudur.
Hizir ölümsüzdür ve kul degildir. Hizir; evrenin icinde var olan bolluk, bereket ve yeniden dogus'un devri anlaminda kullanilan ülümsüz degerlerin tümüdür. Hizir hem canlidir, boz atlidir, hem dogadir, baharin kendisidir. Bu durumda doga her kendini yenilediginde kistan yaza dogru mevsim döndügünde, hizir yasiyor demektir. Hizir yasiyorsa, bolluk bereket de geliyor demektir. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#5 |
|
Üye No: 23
Mesajlar: 800
Thanks: 1547
Thanked 918 Times in 440 Posts REP Gücü : 11
REP Puanı : 363
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Bir kaynakta okudugum yazıda hızır'dan bahsederken Hz.İbrahimden sonra yaşamış bir peygamber bir veli olarak söz edilmektedir.
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Üye No: 23
Mesajlar: 800
Thanks: 1547
Thanked 918 Times in 440 Posts REP Gücü : 11
REP Puanı : 363
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Dersim'de ise hızır dar zamanlarda sıkıntılı anlarda insanlar yollarını kaybettiklerinde yardım dilediklerinde yardıma gelen bir zat olarak bilinir inanılır.
Hatta Bozatlı hızır'ın dersimde çıg altında kalan insanları kurtardığı dilden dile bu zamanımıza kadar rivayet edilmişitir. Bknz Kardeş Türküler Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Munzur For This Useful Post: | Kul Seyyid (08-27-2008), |
|
|
#7 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Islamda Hizir,
Kehf sûresi 110 âyettir. Mekke'de nâzil olmuştur.. Ancak, 28. âyetin Medine'de nâzil olduğu rivayeti vardır. Sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" demek olan "Ashâb-ı Kehf"den almıştır. Bu surenin 65.ayetinde kullardan bir kul olan kisi hakkinda bir cok arastirmaci hizir aleyhiselam derler oysaki burada bahsi gecen kul dur. Kehf 65. Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#8 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Ortada bilinmesi gereken önemli bir nüans var. Islamiyet'de Hizir kul iken, alevi inancinda kul degil ölümsüzdür. Iste bu iki farkin iyi bilinmesi gerekiyor.Hizir hakkinda cok yazilip cizildi.Ancak sizlere özellikle anlatmaya calistigim bu iki nokta cok önemli. Alevilikteki Hizir kavrami ölümsüzlügün simgesidir. Islamda ise herkez, hersey ölümlüdür. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#9 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 156
Mesajlar: 730
Thanks: 693
Thanked 1722 Times in 620 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bir baska önemli nokta ise, yine bu kehf süresinin 74.ayetinde Kullardan kul olan ve birilerinin Hizir Aleyhisselam diye adlandirdiklari kisi, bir cocugu oldürür. Oysaki alevilerin Hizir'i cana kiymaz.
Kehf süresi ayet 74.Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın." |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#10 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili Abim! bana da Hızır hep bir KURTARICI motifini andırmıştır.
Mehdi, mesih gibi... Aleviliğin bence Hızırı yine bir gerçeğin farklı bir anlatım biçimi.. Yine sır içinde sır-lı bir kabul gibi geliyor. Yanlış anlamayacağınız için rahat söylüyorum: Sanki islam öncesi Hızır inancını, kurtarıcı inancını, islamiKK olsun diye mehdi ile özdeşleştirmiş. Zamanla bu inanç varyantlaşmış dilden dile... Farkındayım mehdi=Hızır demiyorum; ama bir kurtarıcı motifinin varyantlaşarak değişmiş bir hali gibide gelmiyor değil... Ne alaka? bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa bunun adı Alevilik böylesi olağan üstü-ölümsüz-kurtarıcı vs vs. inançlar ezoterik geliyor. Hızırın ölümsüz oluşu, kul olmayışı ve yarı tanrısallık bir özelliğinin olmasıda bu anlamda mantıklı geliyor. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kimdir bu Kemal Öztürk? | sâre kâl | Türkiye Gündemi | 6 | 01-08-2009 22:36 |
| İlk Alevi kimdir ? | BerkaY | Soru ve Yanıtlarınız | 8 | 10-18-2008 00:28 |
| Tara Jaff Kimdir? | Irmak | Müzik | 3 | 10-02-2008 19:40 |
| Farid Farjad Kimdir | Irmak | Müzik | 11 | 07-26-2008 22:41 |
| üryan Hizir/sultan Hidir Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 19:15 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||