Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları

Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 08-04-2011, 15:08   #1
Musali Sar
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
 
Musali Sar - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 787
Thanked 862 Times in 311 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi : Musali Sar is on a distinguished road
İletişim
Standart Hubyar Sultan Ocagi




HUBYAR SULTAN



HAYATI

Halk arasında Hubyar, Hubyar Sultan, Hubyar Devletlü, Hızır Hubyar, Hubyar Baba, Hubyar Derviş olarak adlandırılmaktadır.

Birleşik bir kelime olan Hûbyâr’ın iki anlamı vardır. Hû: Allah anlamındadır. Hûb: güzel, hoş, iyi demektir. Yâr: yârân, dost, sevgili, ahbab, mahbûb, muhibb ifade etmektedir. Hûbyâr ise birincisi dünyevi anlamda “Güzel Dost” demektir.Türkmence; Huday (Hudaay): Allah, Hüda. Hudayyolı (Hudayyoolı): Allah için kesilen kurban. Demektir ki eski Orta-Asya Türkçesinde ve lehçelerinde aynı anlamlara gelen benzer kelimeler vardır. İkincisi ise manevi anlamda “Allah’ın sevgilisi”, “Allah’ın Güzel Dostu” ya da “Hakk Ereni”ni, Allah yolunda başını (serini) kurban etmeye hazır, kamil insanı ifade eder ki; Alevilerde bu manada “Hubyar Sultan”ı telakki etmişlerdir.

Hünkâr Hâce Bektaş-ı Veli (1209/10-1271/3) ile çağdaş olan Hubyar Sultan’ın Türkistan’da evli olduğuna dair bir rivayete rastlamadık. Bu durum Alevilik’te tek eşlilik anlayışından kaynaklanmış olabilirliğindendir. Ortak ittifak Hubyar Sultan, Anadolu’ya gelip yerleştikten sonra evlendiğidir. Karamanoğlu Mehmet Bey (Ö.1277) yöreyi irşat amacıyla Yalıncak Sultan adlı bir zatı gönderir. Bu zatta bugünkü Sivas’ın Hafik İlçesinin Yalıncak Köyü’ne yerleşerek dergahını kurar. Hubyar Sultan’da Yalıncak Sultan (Ö. 1283 )’ın kızı Gönül Ana ile evlenir ve soyu bu hatundan devam ederek bugünlere gelir. Bu evliktende anlaşılacağı gibi Hubyar Sultan ile Karamanoğlu Mehmet Bey arasında sıkı bir siyasi ilişki mevcuttur. Varolan bu ilişki bölgedeki halk hareketlerinede yansımıştır.

Bugünkü Kazakistan’ın Türkistan bölgesinden Oğuz-Beydili boyu oymakları ile Anadolu (Rum)’a göçerek; Tokat bölgesine yerleşen Hubyar Sultan’da Hâce Ahmet Yesevi halifelerindendir. Hubyar Köyü’nde tarihsel olarak Beydili Sıraç topluluklarına ve Hubyar Dede Ocağı’na damgasını vuran Hubyar adında iki zat vardır. I.Hubyar Sultan 13.yüzyılda, II.Hubyar Abdal 16.yüzyılda yaşamıştır. İki Hubyar’ın yaşam öyküsü, rivayetleri, menkıbeleri, kerametleri, ozanların deyişleri birbirine karışmıştır. I. Hubyar Sultan’ın konar – göçer bir şekilde zaman zaman geldiği Ormanlık yöre kutsal kabul edilmektedir.Kendi adıyla anılan bugünkü Hubyar Köyü’nü kuran II.Hubyar Abdal ise Horasan’dan gelen Hubyar Sultan’ın torunlarındandır.

I.Hubyar Diye de bildiğimiz ve 13.yy da yaşayan Hubyar Sultan’ ın tam olarak ne zaman ve nerede öldüğü bilinmemektedir.

16.yy da yaşayan Hubyar ‘ ın ise eldeki belgelere göre 1573 lü yıllarda öldüğü düşünülmektedir. Hubyar Abdal diye de adlandırdığımız II.Hubyar ‘ ın Türbesi Tokat Almus Hubyar Köyündedir. Bu türbenin nezdinde her iki Hubyar bir kabul edilmiş ve dua ve kurbanlar buraya sunulmaktadır.

Hubyar Abdal 1527 yılında Tokat Bölgesinde yapılan Celali İsyanlarından Zünnünoğlu Halil ayaklanmasına katılmış hatta bu ayaklanmanın organizesini sağlamıştır. Bu isyanın kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra Bugünkü Hubyar Köyü sınırları içerisinde bulunan Tekeli Dağı eteklerinde bulunan Gürgençukuru diye de bilinen Ormanlık alana yerleşmiş ve Hayatını bu bölgede tamamlamıştır.

Hubyar Abdal Hubyar Köyüne bir Tekke kurarak taliplerine ve gelip geçenlere aş imkanı sağlamıştır. Buraya kurduğu Dergahta yetişen Dedeleriyle Kızılbaş Beydili Sıraç Türkmenlerine hizmet etmiş onların birliğini ve dirliğini temin etmiştir.


Kaynak: Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri - A.KENANOĞLU - İ.ONARLI Hubyar Sultan Derneği Yayınları 1



Musali Sar isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla

Alt 08-04-2011, 15:15   #2
Musali Sar
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
 
Musali Sar - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 787
Thanked 862 Times in 311 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi : Musali Sar is on a distinguished road
İletişim
Standart



Hubyar Kültürü



Orta Asya'da (Şamani'lik) halen bu aşiretlerde doğal olarak
yaşamaktadır. Kültür, inanç ve düşünce etkinlikleri mevcuttur. Küfrü
mümkün olduğu kadar yapmazlar. Küfür eden insanı toplumdan dışlarlar.
Normal konuşmalarda dahi küfür yasaktır. Bunun değerlendirmesini şöyle
anlatırlar. Ağız güzelliğine alışın, ağız dergah kapısıdır. Lokma
yenilir, Dua edilir Allah'ın ismi anılır. Dört Kitaptan üstün ekmek
yenilir. Onun için küfrü en büyük suç sayarlar.

Alevilik, Türklüğün, İslamlığın yorumudur. Orta Asya'dan gelen esas
Türk Alevilerdir. Bunlar Anadolu'nun sembolüdür. Konuşmalarında Orta
Asya'dan gelen Türklük şiveleri mevcuttur. Amcaya Emmi, Babaya Ava
(Büyük demektir). Anneye Ana, kardeşe Ece, yaşlı kadınlara ( saygı
anlamı), öküz arabasına kağnı, düz taşlara kaygan değil de (kaylağan)
derler. Kadınları Orta Asya gelenek ve göreneklerini yaşatmaktadırlar.
Burunlarına karanfil takarlar güzel koku olmak için karanfil nezle ve
gribe iyi gelir. Kendilerine sorduğumuzda biz nezle grip olmayız,
derler.

Kadınları halen Türkmen giysileri giyerler. Bellerinde kuşakları,
önlerinde öğnükleri, eğninde bindallı entarileri, arka tarafına
bağladıkları püskülleri bulunur. Kadınların kollarına püskül işlemeli
yazlık beyaz üç-peşli olmak üzere giysi yaparlar, bunun ismine saya
derler.

Erkekleri başlarına çok süslü çok çekici boncuk, pul püsküllerle
süslenmiş,çok değişik işlemeli arına gelecek yerleri kirpiklerle süslü
terlik örterler çekici motifleri bulunur.

Aya dua edilir. Ay duası şöyle yapılır: Ay gördüm Allah Ay yeniye
geçmiş inşallah. Ay gördüm. Nur gördüm Halil İbrahim gördüm Süpte
Süleymansın Elif Kuran başısın. Bu duayı okursan Cennet'te Uçmak
kuşusun Vel Hasan Vel Hüseyin destiyeti Kerbela Ya Allah Ya Muhammet
Ya Ali Ya Hazreti Fatıma diye gönlündeki dileğiyle dua edersin.

Cenaze kalktıktan sonra dolu su kaplarda, Helkide varsa dökülür.
Çevremize Azrail geldi elini suya sokmuştur rivayeti vardır.
Hubyarlarda Hızır Orucu: Hubyarlılar Hızır İlyas Orucunu yedi gün
tutarlar. Bunun böyle olması şundan ileri gelmektedir. Türkler, Orta
Asya'da yaşarlarken yedi gün Hızır Orucu tutarlardı. Bu töre
devamlılığı yalnız Hubyar'a bağlı Alevilerde yaşamaktadır.

Erkekler, ayak bileklerine topuklu olarak sararlardı. Ne yazık ki bu
güzel işlemeli dolakların ismi kaldı, o da terlik gibi çok süslü idi.
Dolak süslü olduğu kadar ayak bileklerini sıkı ve sıcak tutmak için
giyilirdi. Bazı yörelerde evlerde süs için bulunmaktadır.

Hubyarlılar'da kız isteme, kızla oğlan birbirini istedikten sonra
oğlan dolaylı yollardan anne babasına haber verir. Oğlan anne ve
babası bu durumu duyduktan sonra babası annesi yanına bir kaç komşu
alır kız evine giderler. Alevilikte misafire Ali gözüyle bakılır. Kız
verilse de verilmese de saygı ile karşılanır.

Biraz oturup zaman geççikten sonra yanlarında beraber giden
komşulardan birisi şöyle söyler: "Allah'ın emri ile Peygamber kavli
Hazreti Hüseyin yolu töresi üzerine kızınızı oğlan babasının ismi ile
oğlanın ismini söylerler, kızı isterler."

Kız babası ilk gece: "Allah yazdı ise ne diyelim" der. Biz bize
görüşelim diye cevap verir. İkinci gece tekrar gelirler, o gece şu
cevabı verirler: "Yakınlarımızla görüşüp kızın razılığını soralım."
derler.

Üçüncü gece önemlidir. Eğer kızı verecek olurlarsa hiç bir şey
söylemezler, vermeyecek olurlarsa beraberinde gelen komşuya haber
verirler: "Müsait değiliz gelmemelerini söyleyin." derler.

Yani üç defa gelip gitme adet usul sayılmaktadır. Haber salma durumu
olmazsa tekrar Allah'ın emri okunup istenir kız. Babası: "Allah'ın
emri böyleymiş. Allah, Muhammet, Ali, Hazreti Hüseyin yazmış ise ne
diyelim" derler. Kahve yapılır, orada bulunan insanlar dua edip "Allah
hayırlı eylesin" derler.

Töre icabı kız gelip el öpüp razılığı olduğunu bildirircesine orada
bulunanların elini öper ve dua edilir.

Bu yapıldıktan sonra aynı yaşta olan bir genç oğlanın evine gider,
kulağını büker, "gözlerin aydın" der, bahşişini arkadaşına verir.
Böylece kız isteme töresi bitmiş olur.

NİŞAN TÖRESİ

Nişan töresi olmadan önce kız ve oğlan baba, anne tarafları gereken
yapılacak işlerle beraber nişan gününün hangi günde yapılacağını
tespit ederler. Yapılacak işleri görüşürken daha önceden alınmış olan
komşu kararına uyulur. Mesela alınacak takılar gibi alınacak eşyalar
gibi şeyler. Başlık olarak inanca göre 12 lira alınır. Hatta düğünden
önce tüm yapılacak işler görüşülür. Nişan günü tespit edildikten sonra
oğlan tarafından alınmak üzere yemekler hazırlanır. Yemekler yenmeden
önce nişan töresi başlar. Önce nişanın durumuna göre yer hazırlanır.
Cem evi varsa mutlaka cem evinde yoksa münasip bir evde yapılır.
Toplanacak ev cem töresi gibi hazırlandıktan sonra "MARİFETE HÜ"diye
gözcü baba görevli hizmet sahibi nişan töresinin başladığını bildirir.
ÖNCE SEYYİDİ FARRAŞ (süpürge) çalınır. Ondan sonra seccade gelip dua
ettikten sonra meydana serilir. Seccadenin dört beceği, ortası
öpüldükten sonra hizmet sahibi görevini yapmış olur. Oğlan kız baba ve
anneleri ortaya dara çekilir, birbirleri ile darda razılık işareti
olarak tekrar niyaz istenir, niyaz olduktan sonra Zakir (aşık) bir
düvaz okur ondan sonrada dede de bir düvaz okuduktan sonra, Dede
Allah'ın emri okumaya başlar ve şöyle söyler. Önce kız babasından
başlar "Allah'ın emri ile peygamberin kavli Hazreti Hüseyin yolu İmamı
Caferi Sadık Mezhebi üzerine kızın (Fatime'yi) Abdullah oğlu (Ali'ye)
verdin mi?" der. Kız babası "verdim" dedikten sonra Dede "Allah
hayırlı uğurlu etsin. Hazreti Ali, Hazreti Fatima kavli kararı üzerine
olsun. Allah hayırlı evlat versin, babaları, anneleri, kaynanalarına,
kayın pederine karşı itaatli hürmetli olsunlar" diye dede dua eder,
aynı durum oğlan babasına da teklif edilir. "Verdim" kelimesi töre
icabı kız ve oğlan babasına üç defa tekrar ettirilir. Tekrar anne ve
babaları ayağa kaldırılarak dua edilir. Dördü beraber duadan sonra
sırada bulunan cemaatle niyazlaşır, tekrar dede dua eder. Cemaatte
"Allah, Allah" deyip onlarda mutlulukları için dua etmiş olur, ayrıca
cemaatteki canlarda şahit olmuş olurlar. Töre devam eder Seccadeyi
kaldırıp dua ettikten sonra cemaate "Desti post erenler" diye dua
edildikten sonra cemaat dar oturuşundan töre icabı oturarak rahatlamış
olur. Alevilikte üç çeşit oturma vardır.

1- Peygamber oturuşu (iki diz üzerine)

2- Acdem oturuşu (diz bağı oturma)

3- Hz. Ali oturuşu (tek diz üzerine oturuş) hazır kıta asker oturuşu
da denilir. Bu töreden dışa çıkmaz.

Kızla oğlan ortaya çağrılır, kızın yanında kız başı, oğlanın yanında
oğlan başı beraber duaya dururlar. Dede mutlulukları için dua eder. Bu
hizmetler bittikten sonra kız ve oğlan tarafının takıları takılır,
bunlardan takiben gelen komşularda getirdikleri hediyelerini verirler
böylece nişan töresi bitmiş olur. Gelen komşular kız ve oğlan tarafına
"Gözlerinize aydınlar olsun Allah hayırlı uğurlu etsin" diyerek oradan
ayrılırlar.

DÜĞÜN TÖRESİ

Düğünden önce kız ve oğlan tarafı düğünün yapılacağı tarihi tespit
ederler, hazırlıklar başlamış olur kız tarafı oğlan tarafı zaten yatak
başta olmak üzere hazırlıklarını yapmıştırlar. Kesinlikle birbirlerini
incitme diye birşey olamaz zaten nişanda beraber olan komşuların düğün
tarih tespit gününde bulunurlar. Genelleme olarak yöresel olarak
önceden yapılmış olan nişan düğün törelerine uymak
mecburiyetindedirler. Köy genel kararına uymayı töre kabul ederler.

DANIŞIK YEMEĞİ

Düğünden önce yemek hazırlığı yapılarak komşular davet edilip yemek
verilir. Yemek yendikten sonra düğünde yapılacak düğün şenlikleri
neler olacak, neler alınıp verilecek komşular düğüne okunan gelecek
misafirler için misafir alınacak misafir evlerini tespit ederler.
Akşam kalacak misafirleri tespit ederler. Ev sahipleri alıp evine
götürür.

YUFKA GÜNÜ

(Yufka ekmek, işkefe)Düğün başlamadan üç gün önce hazırlığı başlar
genellikle işkefe açılır. Komşu kadınlardan işkefe yapacak kadınlar
yardım etmek amacıyla geniş bir yere saç kurarlar yanan saç ocakları
oldukça çok olur. Köye yufka günümüz oluyor diye haber edilir. Herkes
önce un, yağ, bulgur olmak üzere komşular işkefe yapılan eve
getirirler gelen komşu kadınları hayırlı uğurlu olsun diyerek hediye
ve yardım edercesine bırakırlar. İşkefe eden kadınlar da onlara işkefe
kızartıp ikram ederler. Bu günden itibaren düğün başlamıştır. Bayrak
resmen dikilir.

BAYRAK TÖRENİ

Mümkün olduğu kadar herkesin göreceği şekilde düğün evinin kapısı
önüne uzun bir sırık(odun üzerine Türk Bayrağı dikilirken genellikle
genç olmak üzere kalabalık şekilde komşular toplanır. Bayrak asılır.
bayrak asılırken şu şekilde dua edilir. "Lâ ilaha illallah Hak birsin
Muhammet de Resulullah Aliyen Veliyullah Veliyen Aliyullah Mürşidi
Kamilullah Kamili Mürşidullah Allahümme Seydi Ali Seydi Muhammet" diye
salavat verilir bayrak asılır. Asılırken hazır bulunan aşıklar deyiş
düvazlar söylemeye başlayıp düğün işini sonuna kadar devam ederler.
Hubyar aşiretleri mümkün olduğu kadar düğünlerde davul çaldırtmamaya
çaba gösterirler.

Sorulduğunda şöyle cevap verirler. Kerbelâ'da Hazreti Hüseyin Şehit
olunca davulla Yezit merasim yaptı. Onun için biz çaldırtmayız. Halen
çok Hubyarlı köyleri davul çaldırtmazlar.

SOKU GÜNÜ

(Soku ortası açık yontulmuş taştır.) Köyün ortasında genellikle
bulunur. Sokuda bulgur yarma buna benzer hububat tokmakla döğülür.
(Tokmak ağaçtan yontulmuş hafif uzunca saplı ağaç) Bu günü genç kızlar
bekâr erkekler toplanır, yarma döğerler çorba ve keşkek için. Düğünde
mutlaka keşkek bulunur. Bu gün çok şenlikli olup, gençler erkekli
kızlı karışık tokmakla soku döğerken karşılıklı mani söylerler
kavallar çalınır sazlar çalınır, yöresel milli oyunlar oynanır tıpkı
doğaya döner, o şenlik. Milli kıyafetleri ile bir bahar gelmiş gibi
olur o yöreye.

Soku işi bittikten sonra soku dövenler Allah hayırlı eylesin mesut
olsunlar der, ellerinde bulunan soku tokmaklarını yanlarında bulunan
oğlan annesi veya damat yakınlarına teslim ederler bahşiş alırlar
böylece soku işi bitmiş olur..

KIZI HAMAMA GÖTÜRME

Soku işi bittikten sonra öğle sonu köyde bulunan genç kızlar başta
olmak üzere kadınlar gelin olacak kızımızın başına kırmızı olmak
kaydıyla ipek tülbent atılır. Kız başı olan kız mutlaka bulunmak üzere
elinden tutularak köyün genel olarak yunağına (hamam) aşıklar önde
olmak üzere götürülür. Burada türküler, maniler deyişler söylenerek
kızı yıkarlar, köy kızları, komşular münasip yerlerden bakarlar. Bu
merasimi gözleyerek beraber şenlendirmiş olurlar. Kız yıkanmaktan
geldikten sonra kız evinde yemekler verilir yemekler yendikten sonra
kız evinde yöresel eğlenceler yapılır.

KIZ BAŞI ÖĞME

O gündüz kız başı öğünür. Dua edilir duayı Dede olursa Dede okur yoksa
bilen birisi hatta kadında aynı görevi yapar. Aynı gün sabah şafak
atarken yani herkes kalkmadan sabah nikâhı okunur sabah nikâhında
oğlan babası kız babası iki şahit komşu, Kuran'la beraber Türkçe On
iki imam ismini anarak dua edilir. Yanlız nikâh kıyılırken okuyan
Dedenin veya hocanın önüne sofra konur, sofrada ağzı açık bıçak yarım
ekmek, az miktarda tereyağı ve margarin, az su, bulundurulur. Dua
bittikten sonra suyu ayak değmeyecek bir yere dökerler ekmekle yağı
alır almaz bir köpeğe verirler bıçak ise bir gün kadar ağzı açık halde
bekletilir. Niçin bu töreyi yapıyorsunuz denildiğinde kötü
düşüncelerle yazı çizi olur, istemeyen olur onun için bu töreyi
yaptırıyoruz derler. Nikâh töresinden önce resmi muamele mutlaka
yapılır yoksa nikâh kıyılmaz. Bundan sonra misafirlere yemek verilir.

Sabah bu töre biter bitmez gelinin başı bağlanır dua edilir duvak
dikilip başına geçirilir. Duvak yeşil ve kırmızı olur. Niçin kırmızı
oluyor deyince şöyle cevap veriyorlar. Yeşil Hazreti Fatima'yı,
kırmızı Hazreti Ali'yi temsilin yaparız. Duvak oldukça sivri olur
düşmemesi için çene altına bağ yapılarak duvağa dikilir. Gelini sabah
erken yani güneş duvağa vuracak şekilde ata bindirmeyi uğur sayarlar.
Gelinle beraber ata binerek kadınlardan yenge olur. Atı olan her komşu
yenge binebilir, gelinin atı oldukça süslü olur. Yengelerin atlarını
da oldukça süslerler. Düğün evinden yenge atlarına kırmızı yeşil ipek
vala takarlar gemlerine bağlanır.

Gelin çevrede bulunan evliyalara attan indirilerek ziyaret ettirilir,
yengelerle beraber aşıklar önlerinde çalıp söyleyerek gelin evine
getirilir.

Bu arada yastık kaçırma yapılır. Gelinin gezme anında gelin tarafından
özel yapılmış çok küçük yastık münasip bir yere gelince havaya atılır
gençler iki grup olur yastığa yaklaşan gence vermemek için diğer
arkadaşına verir. Böylece hayli koşuşmadan sonra gelin evine aynı gün
kim getirirse bahşiş verilir. Bu kovalamaca öyle olur ki sabahtan
akşama kadar devam eder. Gelinin gezisi sırasında salavat vermek üzere
dualar edilir. Aşıklar deyiş düvaz güzelleme söylerler. Ayrıca gelinin
önüne koç çıkarırlar eğer gelin tek eliyle koçu kaldırırsa koç onun
olur. Yoksa koçu çeken çobana veya insana bağış verilir. Bu törelerden
sonra gelin eve gelir gelinin atının başını çeken insan gelinin kayın
pederine şöyle söyler bu arada gelinin kucağına bir oğlan çocuğu
verilir. Bu şu demek oluyor (ilk çocuğun oğlan olsun dercesine) gelin
attan inmiyor. Kayınbabası kaynanası Allah hayırlı eylesin der kayın
pederi tarla, ev,s mal gibi karşılık vereceğini söyler.

Bunlar yapılırken gelinin atının ayağına küp kırılır (uğur sayılır
diye) damda veya evinin balkonunda duran damat gelinin duvağına elma
atar (elma tercüman melek denilir) ayrıca leblebi, üzüm, şeker saçar
gelinin duvağına. Böylece gelin inmiş olur.

DAMAT TÖRESİ

Kızla aynı gün damatta hamama gider coşkuyla dua ile, salavat ile,
sazlarla sözlerle ilk önce traş olurken şakalar olur. Berber usturanın
kesmediğini söyler damadın arkadaşı bağış verir. Yıkanırken damada
şakalar yapılır gözüne sabun çalma soğuk su dökme gibi hamamdan
çıkarken iğne dürterler çalgılar coşkular devam eder. Güreş yerine
gelinir güreş yerinin ortasında damat başı öğülür. Dualar edilir
düğüne gelen gerek kendi köylerinden gelen insanlar gerekse davetliler
damadı törelerler.

GÜREŞ TÖRENİ

Önce güreşi yürütecek doğruluğuna inanılır insanlardan güreşi
anlayanlardan seçilir. Güreş şöyle tespit edilir. Küçük ayak, Ayak
ayak, Küçük orta, Orta, Başaltı, Baş diye sıralanır. Pehlivanlar
denkleşir salavat edildikten sonra peşrev yapılır, güreşçiler az
döndükten sonra güreş başlar yenene daha önceden edilen tespit üzerine
bağışları verilir. Böylece güreş biter. Güreş bittikten sonra tüm
misafirlere yemek verilir rahat ettirilir.

AT YARIŞI

Aynı gün güreşten önce yapılır. Yarışa gidecek atlar beraberce yarışa
bırakılarak düz arazide yapılır veya daire şekilde de dönebilir.
Birinci ata bağış verilir.

TAVUK YARIŞI

Yarıştan sonra genç delikanlılar toplanır. Bir nokta gösterilir kim
önce varırsa ona ödülü olan tavuğu verirler.

GELİNİN SUYA GİTMESİ

Düğünün bittiği gün sabahla öğle arası genç kızlar genç gelinler
giyinip kuşanıp helkileri ellerine alarak pınara suya giderler.
Beraberinde aşıkta olur böylece gelin suya gitmeye başlamış olur. Bu
törenden sonra yemek verilir ayrıca suya giden genç kızların genç
gelinlerin geline hediyeleri olur. Böylece düğün biter. Bayrak dua ile
tekrar iner bayrağın ineceği zaman bir soğan dikilir bu soğanı önce
kim nişan alırsa ona da bağış verilir. Böylece son bulur. Bizden de
Allah hayırlı uğurlu etsin demek düşer.

KIZ BAŞI ÖĞME DUASI

Düğün törenlerinde kız başı duası şu şekildedir. Dede veya aşık
tarafından okunur orada bulunan bacılar Allah Allah diye yalvarış
yaparlar. Ellerini havaya kaldırırlar.

"Bismi Şah Allah Allah Muhammet Ali pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli
yaptığımız bu düğünümüzü mübarek eylesin, ömürlerine bereket,
vücutlarına sağlık, rızıklarına genişlik versin. Dünyada iyilik versin
aralarında sevgi daim olsun her ikisi arasında sevgi Hz Adem ile
Havva, Hz Muhammed Hz Ali ile Hz Fatima Hz Hatice arasındaki sevgi
gibi olsun.

Soylarından gelecek çocukları kendilerine ulusumuza Atatürk ilkelerine
ve toplumumuza hayırlı uğurlu eylesin.

Oniki imam ve Ehlibeyt dilde dileklerini gönülve muratlarını versin
Bütün Milletimiz ile eşimizin dostumuzun talip ve muhiplerimizin
içinde ağız tadlarını bozmasın.

Burada bulunan canları her iki cihandada aziz eylesin gerçeğe Hü
Erenler" der. Cemaat bu dua okunurken Allah Allah diye Tanrı'ya
yalvarırlar.

Son olarak da Er cemali, Pir cemali Hz. Muhammet ve Ehlibeyte selâm
der dua biter.

KIZBAŞI ÖĞME DUASI

Hazreti Havva sevgisi bile

Hazreti Hatice ile gönüller güle

Hazreti Fatima muratlar vere

Verelim Muhammede candan selavat

Şahım Ali Muhammed



Zeynebi severim tacımdır benim

Şehriban Gülsüm'e niyazlar verin

Şirinim Kadıncık anam canandan canım

Verelim Muhammede candan selavat

Şahım Ali Muhammed



Şefaatkârı Fatıma güzellik versin

Severim Ehlibeyti kalbime girsin

Isteyenin Allah muradın versin

Verelim Muhammede candan selavat

Şahım Ali Muhammed



Düğünümde benim sazlarım çalsın

Deyişler düvazlar lokmalar yensin

Cemimde demimde semahlar dönsün

Verelim Muhammed'e candan selavat

Şahım Ali Muhammed



Gireyim cemimde lokmalar serem

Duvağım kırmızı hizmetler görem

Eraslan kültürüme kurbanlar olam

Verelim Muhammede candan selavat

Şahım Ali Muhammed

DAMAT ÖĞME DUASI

Damat öğme duası daha değişik olur deyiş şeklinde okunur. Bu duayı da
Dede, aşıklar okurlar önceden anlattığım gibi güreş harmanı ortasında
okunur. Güreş olmazsa düğünde geniş ev veya harmanda okunur. Dua
okunurken herkes ayağa kalkıp Allah Allah diye yalvarış yaparlar.

DAMAT BAŞI ÖĞME DUASI

"Bismi Şah Allah Allah Hz. Muhammed, İmam Ali, Hünkâr Hacı Bektaş-ı
Veli yaptığımız bu düğünümüzü mübarek eylesin ömürlerine bereket
vücutlarına sağlık, rızıklarına genişlik versin. Dünyada iyilik versin
aralarında sevgi daim olsun her ikisi arasındaki sevgi Hz Adem, Hz
Havva Hz. Muhammed Hazret-i Hatice, Hz Ali Hz Fatıma sevgisi gibi
olsun" diyerek duaya başlanır. Önü Kıble'ye döndürülür elini başına
koyar duaya başlanır.

Güveyi damadımız gelmiştir karşıma

Bu gün tacı devlet kuşu kondu başına

Hak ömürler versin uzun yaşına

Beş vaktin sahibi ile hünkâr devletine

Verelim Hz Muhammed'e selavat



Bu yol kimden kaldı uludan kaldı

Mürvet kimden kaldı Ali'den kaldı

Kuşak kuşanmak kimden kaldı

Hünkâr Hacı Bektaş Veli'den kaldı



Hünkâr Hacı Bektaş ruhuna beş vaktin sahibi

Hz Muhammede Hünkâr devletine verelim selavat



Mümin secdeden kaldırmazdı başını

Hakka teslim etmiştir ömür yaşını

Kim okumuştur dersen damat başını

Şit Peygamber okumuştur damat başını



Şit Peygamber ruhuna beş vaktin sahibi

Hz Muhammed Hünkâr devletine verelim selavat

Cennetin kapısını kim açtı? Cömertler açtı

Abı hayat suyunu kim içti? Hızır Nebi içti

Hülle donunu kim biçti? Idris Peygamber biçti

İdris Peygamber Hızır Nebi ruhuna Hz. Muhammed ruhuna selavat, Hünkâr
devletine selavat diye dua edilir, tüm misafirler "Allah hayırlı,
uğurlu olsun" derler.

(Bu töre duası Tokat'ın Ahmet alan köyünden Aşık Halil Uçar'dan alınmıştır.)

KURBAN TÖRESİ:

Hubyarlılara sorulduğunda "Biz kurbanı pişirmeden pilav yapmadan ne
yer ne dağıtırız. Çiğ kurban dağıtmayı suç sayarız." ayrıca sofraya
ayran ve başka yiyeceklerde koyarız, Hakkın verdiğini halka veririz
derler.

Alevinin kurbanı çiğ dağıtılmaz çiğin kurbanı çiğ olur bizler pişmiş
insanız. Sonra bizim kurbanımız tekbirlenir duası olur böyle olmazsa
Hakka hayıra geçmez, bizim töremizde suç sayılır.
Musali Sar isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-04-2011, 15:23   #3
Musali Sar
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
 
Musali Sar - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 787
Thanked 862 Times in 311 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi : Musali Sar is on a distinguished road
İletişim
Standart



İnanç Önderlerimiz



Cumhuriyet’ten bu yana HUBYAR kültürünün, inancının yaygınlaşması, yaşaması ve günümüze taşınmasında her türlü zorluğa rağmen büyük payları olan HUBYAR dedelerini alfabetik olarak sıraylaaşağı yazdık. Birçoğu aramızda olmayan büyüklerimizi rahmet, minnetve saygı ile anıyoruz. Hayatta olanlara ise sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyoruz.



01-
Ali
ARSLAN (Kamaş Ali)

02-
Ali
COŞKUN ( Topal Dede )

03-
Ahmet
COŞKUN ( Durmuşu Oğlu Ahmet)

04-
Adıgüzel
COŞKUN ( İsmailgilin Gözel )

05-
Ali Osman
SARIYER ( Zilfağarın Ali )

06-
A. Kadir
SEL ( Hacialinin Kadir Hoca )

07-
A. Kadir
KAPIKAYA ( Hatip)

08-
Ali
TANIŞ ( Gözelin Ali )

09-
Ali
YİĞİTTÜRK ( Cellatoğlu Ali )

10-
Bektaş
TEMEL ( Ahmetin oğlu )

11-
Bektaş Ali
TEMEL ( Feyzullahın Oğlu )

12-
Bektaş
KANTEKİN ( Garipgilin Bektaş Hoca)

13-
Bektaş
KABAK ( Bektaş Efendi )

14-
Doldur
DOĞAN ( Dolduroğlu )

15-
Erol
KAPUKAYA ( Hatipinoğlu)

16-
Fazlı
TEMEL ( Fazlu )

17-
Feyzullah
TEMEL ( Cüneyninoğlu)

18-
Himmet
TEMEL (Mehmet Oğlu)

19-
Hüseyin
AYDIN ( Gulhuseyin )

20-
Hüseyin
BULUT ( Goçalininoğlu Hüseyin )

21-
Halil
COŞKUN ( Halilağa )

22-
Hüseyin
COŞKUN ( Cırık Hüseyin )

23-
Hüseyin
COŞKUN ( Delü Halilin Torunu )

24-
Hüseyin
DÜLDÜL ( Veli Hocanın Hüseyin)

25-
Hidayet
DÜLDÜL ( Hidayet Hoca )

26-
Haydar
KANTEKİN ( Gariboğlu )

27-
Hasan
KANTEKİN ( Garabeğ )

28-
Hasan
SARIYAR ( Hasanca )

29-
Hasan
YILDIRIM ( Emirgilin Hasan )

30-
Hasan
YAVUZ ()

31-
Halil
ÇANAK (Halilalin Halil)

32-
Halil
KELLECİ (Gul Ahmetgilin Halil)

33-
Halil
YİĞİTTÜRK ( Cellatgilin Halil )

34-
İbrahim
COŞKUN ( Delühalilinoğlu )

35-
İbrahim
YILDIRIM ( Emirgilin İrbaham )

36-
Mahmut
ÖNAL (Cibaligilin Mahmut)

37-
Mustafa
BULUT ( Goçaligilin Mustafa )

38-
Mustafa
ÇELİK ( Alöğlünoğlu )

39-
Mehmet
TEMEL ( Şeyh Memmet )

40-
Mustafa
TEMEL (Mehmet oglu)

41-
Mehmet
YILDIRIM ( Emirgilin Memmet )

42
Mehmet
ÇULHACI (Bekteşgilin) (viyana)

43-
Mustafa
BALCI ()

44-
Sadık
COŞKUN ( Hacıgilin Satuhkahya)

45-
Salman
COŞKUN (Hacıgilin Salman )

46-
Temel
TEMEL ( Feyzullahınoğlu )

47-
Turan
AYDIN (Haydar Ali'nin Oğlu)

48-
Veli
BAKICI ( İmizagilin Veli )

49-
Veli
COŞKUN ( Deluhalilin Torunu )

50-
Veli
DÜLDÜL ( Doldurgilin Veli Hoca)


hubyarvakfi.org.tr
Musali Sar isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-04-2011, 15:27   #4
Musali Sar
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
 
Musali Sar - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 787
Thanked 862 Times in 311 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi : Musali Sar is on a distinguished road
İletişim
Standart

Hubyar Ozanları

Osmanlının zulmünden ötürü yazılı tarihimiz yok edilmişolup Alevi Türkmen Kültürü sözle ve telli kuranla günümüze taşınmıştır.

Bu muazzam kültürü çağımıza taşıyan Hubyar ozanlarımızın şu an hiçbiri aramızda değiller. Kendilerini sevgi, muhabbet ve bağlama coşkusuyla anıyoruz.


01- Aşık Cemal
02- Aşık İsmail
03- Aloğunoğlu Mustafa
04- Ahmetkalin Mustafa
05- Emirgilin Ali
06- Emirgilin Satuk
07- Datluğülün Halil İbrahim
08- Datluğülün Hacı Ahmet
09- Doldurgilin Durmuş
10- Dığılınoğlu Mehmet
11- Göy Hüseyin
12- İğdüllüğün Ali
13- Küçük Halil


hubyarvakfi.org.tr
Musali Sar isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Musali Sar For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-04-2011)
Alt 08-04-2011, 15:46   #5
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

"Hünkâr Hâce Bektaş-ı Veli (1209/10-1271/3) ile çağdaş olan Hubyar Sultan’ın Türkistan’da evli olduğuna dair bir rivayete rastlamadık. Bu durum Alevilik’te tek eşlilik anlayışından kaynaklanmış olabilirliğindendir. Ortak ittifak Hubyar Sultan, Anadolu’ya gelip yerleştikten sonra evlendiğidir....
...
Alevilik, Türklüğün, İslamlığın yorumudur. Orta Asya'dan gelen esas
Türk Alevilerdir. Bunlar Anadolu'nun sembolüdür. Konuşmalarında Orta
Asya'dan gelen Türklük şiveleri mevcuttur. Amcaya Emmi, Babaya Ava
(Büyük demektir). Anneye Ana, kardeşe Ece, yaşlı kadınlara ( saygı
anlamı), öküz arabasına kağnı, düz taşlara kaygan değil de (kaylağan)
derler. Kadınları Orta Asya gelenek ve göreneklerini yaşatmaktadırlar.
Burunlarına karanfil takarlar güzel koku olmak için karanfil nezle ve
gribe iyi gelir. Kendilerine sorduğumuzda biz nezle grip olmayız,
derler.
....

Birleşik bir kelime olan Hûbyâr’ın iki anlamı vardır. Hû: Allah anlamındadır. Hûb: güzel, hoş, iyi demektir. Yâr: yârân, dost, sevgili, ahbab, mahbûb, muhibb ifade etmektedir. Hûbyâr ise birincisi dünyevi anlamda “Güzel Dost” demektir.Türkmence; Huday (Hudaay): Allah, Hüda. Hudayyolı (Hudayyoolı): Allah için kesilen kurban. Demektir ki eski Orta-Asya Türkçesinde ve lehçelerinde aynı anlamlara gelen benzer kelimeler vardır.
"

Bu yazıda bazı yerleri irdelemek istersek:

Hacı Bektaş, hoca teriminin Farsça'sı olan hace unvanıyla nitelenmemeli. Tarih boyunca Alevilerin nitelediği gibi Hacı Bektaş olarak anılmalı. Hacı'dan çekinmek, Sünni terminolojiden etkilenmenin bir sonucudur. Hacı, Alevilikte, musahip ya da yola girmiş kişi anlamında kullanılır.

Hubyar, Güzel-Yar, İyi-Yar anlamında bir addır. Hub, Farsça'da iyi demektir.
Hubyar adının Türkçe ile bir ilgisi yok, Farsça.

Hubyar'ın talip topluluğu olan Sıraç ise Arapça bir sözcük ve ışık anlamında.

anlatılan keramet öykülerine göre Hubyar Abdal, Üryan Hızır ve Avuçan aynı ortamda yaşamış. Hubyar ocağı Üryan Hızır ocağından el alma. Yakın zamana kadar Üryan Hızır dedeleri Hubyar'a geliyordu.

Dolaysıyla, Hoca Ahmed Yesevi ile Hubyar Abdal'ın herhangi bir ilgisinden söz edilemez. Terimlerin dilsel ve coğrafi kökeni, keramet öyküleri, Hoca Ahmed Yesevi söyleminin son yıllarda ortaya çıkması gözününe alındığında yukarıdaki bilgilerin doğru olmadığını söylemek gerekiyor.
Hubyar Abdal, Üryan Hızır ve Avuçan'ın bulunduğu ortamlarda aranmalıdır.

Hubyar adı Tahrir defterlerinde Diyarbekir'de yoğunlukla yer almaktadır. O dönemde Diyarbekir, Mardin ve Urfayı da kapsamaktadır.


Tüm bunlara bakıldığında Orta Asya coğrafyasıyla Hubyar'ın bir ilgisinin olamayacağı görülüyor. Hubyarlılar, Abdal nitelemesini kullanıyor ki, Abdal da Arapça bir sözcüktür.

Not: Diyarbekir'in adının orijinali Diyar-ı Bekr'dir. Bekr aşiretinin diyarı anlamındadır. Bekr, Arapların en ünlü aşiretlerinden biridir.

Mardin: Diyar-ı Mudar (Mudar, Arap aşireti)
Urfa: Diyar-ı Rebia (Rebia, Arap aşireti)
olarak anılıyordu.

Saygı ve sevgiyle...
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-04-2011, 16:34   #6
Musali Sar
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
 
Musali Sar - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 787
Thanked 862 Times in 311 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi : Musali Sar is on a distinguished road
İletişim
Standart

Yörede, dönemin aydinlari arasinda yogunlukla Farsca ve Arapca deyimlar kullaniliyor. Ocak adlari ve tarihi konularinda onlarin agirliklari, etkileri var.

Konunun uzmani herhalde sayilamam, ama yörede hala konusulan halk dili Hubyar taliplerinin Asya kökenli olduklarina isaret ediyor. Örnegin yöre halki Hubyar'i "Hubuyar" olarak seslendirir. Yerlesik öyküye göre de Hubyar Sultan Ahmet Yesevi dervislerinden biri.

Hubyar adinin Haci Bekdes Veli tarafindan verildigine inaniliyor. Öyküye göre, Danisik Dagi'nda cem olan erenlerin üstüne hisimla inen bir güvercine cemin ulusu ayni siddetle karsilik veriyor. Güvercin donunda haber getiren zat, "Mülcem'in yarasina dokundun erenler..." demis, bunun üzerine cemin ulusu "hubyarimsin..." deyip ona sarilmistir. Sarilan zat Bekdes Veli, sarildigi zat da sonradan Hubyar olarak anilacak olan Hubyar Sultan'dir.

Arastirmalar devam ediyor.

Degerli yorumunuza, katkiniza tesekkür ederim.

Konu Musali Sar tarafindan (08-04-2011 Saat 21:10 ) değistirilmistir..
Musali Sar isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Musali Sar For This Useful Post:
Hamza Aksüt (08-04-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 16:39.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts