![]() |
|
![]() |
|||||||
| Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
Kontrollü Üye |
hakikat bir gizli sırdır
görebilirsen gel beri küfr içinde iman vardır seçebilirsen gel beri Alinti:
Tasavvuf'u herkes anlayamaz..sözcüklerin zahirine, bakan dinden çıkar, Bu nedenle tabi yukarıdaki dizeleride açıklama gereği doğdu sanırım.. Münkirlere sözün kar etmeyeceği bellidir. İnançsızların, müminleri / Alevileri, Ali'den ayırmaya güçleri yetmeyecektir. Onların Ali'ye duyulan sevgi ve bağlılığı idrak edecek güçleri de yoktur. Kişi idrak edemediği şeyleri inkar edermiş. Bu nedenledir ki, onların Ali yolunu anlamalarını ve benimsemelerini beklemek boşunadır. Bakın Kaygusuz Abdal'ın Ali sırrını nasıl bir nefesinde nasıl açıklıyor: "Ali' ye ismullah derler Yüzüne secde ederler Taş yerine koyarlar Koyamazsın demedim mi ? Bu Kaygusuz ezeliden Himmet almış ol veliden Oku ilmini Ali'den Doyamazsın demedim mi ? " [/b] Alevi / Bektaşi, Hz. Ali'ye tarifsiz bir sevgiyle bağlıdır. Öyle ki, onu sevmek, dindir, imandır. Nitekim Hazreti Muhammed, " Ali'yi seven beni sever, beni Seven Allah'ı sever." diye buyurarark Ali sevgisinin İslam dinindeki önemini belirttimiştir. Hazreti Ali,Tanrı'nın en sevgili kullarındandır. Onda üstün nitelikler vardır. Bu üstün nitelikler ona Tanrı tarafından verilmiştir. O, seçilmişlerdendir. O, Tanrının rızasını kazanmış / murtaza olanlardandır. O, evveldir. O, ahirdir. O, batındır. O, zahirdir. O, candır. O, canandır. O, dindir. O, imandır. Hazreti Ali,peygamberimiz Hazreti Muhammed'in amca oğludur. Kızı Fatıma ile evlenerek damadı olmuştur. Bu evlilikten Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin dünyaya gelmiştir. Hazreti Fatıma, Hazreti Ali, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin, Hazreti Muhammed'in ehlibeytidir. Diğer toplumlar içinde, Türklerin Hazreti Ali'ye büyük bir sevgi duydukları bir gerçektir.. Bu sevginin oluşumundaki temel etken, Onun halifeliği döneminde İslam ordularının Türkistan'daki harekatını durdurmuş, hatta Horasan'ı tahliye etmiş olması gösterilmektedir.. diğer üç halife döneminde Horasan kadar giden islam orduları, her yeri yakıp yıkmış, bir çok Türkü kılıçtan geçirmiştir. Hazreti Ali Kur'an-ın gerçek yorumcusu ve batını bilendir... Bugün şeriat ülkelerinde uygulanna eski arap adetlerinden, el kesme cezasının Hazreti Ali tarafından yasaklandığı da belirtilmektedir. Ali sözcüğünün anlamı " yüce" dir. Adının anlamındaki yücelik onun özel olduğunun da göstergelerinden biridir. Ondaki yücelik Tanrı'dandır. Nitekim Alevi / Bektaşiler, Onda ilahi / tanrısal özellikler olduğuna inanırlar. Bu inanış, Alevi karşıtları tarafından Hazreti Ali'nin tanrılaştırıldığı ve putlaştırıldığı suçlamasına zemin teşkil etmiştir. Oysa bu suçlama yersizdir. Çünkü Alevi / Bektaşi inanışının omurgasını oluşturan " vahdet – i vücud " anlayışı ve Tanrı'nın insanda tecelli ettiği düşüncesi, bu inanışın yani Hazreti Ali'nin tanrısallığı inancının temelini oluşturmaktadır. İnsan Tanrı'dan bir parçadır. Nitekim Tanrı, " Biz insana ruhumuzdan üfledik." Buyurmaktadır. Hazreti Ali'deki tanrısallık da böyle anlaşılmalıdır. Aynı zamanda unutulmaması gereken hususlardan biri de " ALİ " sözcüğünün Allah'ın doksan dokuz adından biri olmasıdır. Aleviler Tasavvufi değişlerinde," Ali " adını aynı zamanda bu anlamda da kullanmaktadırlar. Resulullah Buyurdu ki... ]" Göğe çıktığımda (Mi'racım da), Yüce Tanrı şöyle buyurdu: Ya Muhammed! sana ve Ali'ye (Ali ... Yüce Ulu anlamında olup.. Allah'ın Esma-ül Hüsnalarından biridir) isimlerimden birer isim verdim... ismim zikredildikçe sizde zikroluyorsunuz.. Mahmud benim... Muhammed sensin... Alüy'ül- A'la benim... kendisi de yüce olan Ali'dir... Ey Muhammed! seni Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i Nurumdan Nur gölgeleri olarak yarattım... Sonra sizlerin velayetinizi göklere ve iki yeryüzüne sundum... Kim sizin velayetinizi kabul etti ise Hidayete ulaştı... Kim ki inkar ettiyse delalete ... Küfre sapmış oldu..." Allah Eyvallah Devam edecek: not: Yazın oluşturulurken yararlanılan kaynak:habercem |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir, Muhammed Ali dir Ali Sen bu yoldan sahibini ararsan Allah bir , Muhammed Ali dir Ali "Yer yoğiken, gök yoğiken var olan, Arş yüzünde kandildeki nur olan, Gahi merkez olup, gahi yer olan, Ali'dir ki, şah – ı Merdan Ali'dir. " PİR SULTAN ABDAL Daim fikrimde zikrin, ya Muhammed , Ya Ali. Gönlümün evinde şükrün, ya Muhammed, ya Ali. Tanıyamaz kendi özün seni yakın bilmeyen Alemin ayinesisin, ya Muhammed ya Ali." ŞAH HATAİ Degerli canlar, Hz. Ali'nin tanrısallığı, Bu forumun başında mevlana'da en güzel ifadeyle yerini bulur.. Ancak biz teorik açıklamalarımıza. aşağıdaki alıntılarla devam edelim.. Allah'a verilen kimi sıfatları, Aleviler, Hazreti Ali için, kullanıldığı kullanmaktadır.Pek çok deyiş / nefeste Hazreti İmam Ali, Allah için kullanılan "rahman, rahim, onsekizbin alemi vareden, yaradan, yağmuru yağdıran, şimşeği çaktıran vb. " olağanüstü özellikte bir yüce kişilik olarak anılmaktadır... Alevi / Bektaşi inancına göre Hazreti Muhammed miraçta, sidret'ül- müntehada Allah'ı onyedi – onsekiz yaşında bir delikanlı suretinde görmüştür ki bu delikanlı Hazreti İmam Ali'den başkası değildir. Yani Allah, Ali suretinde belirmiştir, tecelli etmiştir. Başka bir deyişle Hazreti İmam Ali, Allah'ın yansımasıdır. Nur- u rahman'dır. Bu hususiyet miraçnamelerde gayet serahatle anlatılmaktadır. Peki Alevi-Bektaşiler, Aliilahçı mıdır* yani biz hz. Ali'ye tanrı diye tapıyormuyuz.. Bu sır dolu değişlerin hikmedi nedir? Ali Tanrı mıdır? Ali nasıl Tanrı olur? Hazreti Ali'nin tanrısallığı Alevi / Bektaşi teolojisinin , Temeildir. Aslında hepimiz, Tanrı'nın bir parçası, ve Tanrıdan geleniz.. Bu manada Hz. Ali ile siz yada bizlerin hiç bir farkı yoktur şöyleki Alevi-bektaşi, Tasavvuf anlayışına göre: Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı insanın tanrısallığı ile birlikte düşünülmelidir. Büyük Alevi mistik düşünür Hallac – ı Mansur'un " ene'l- hak " deyişindeki gizem insanın tanrısallığı gizemidir. Biliyoruz ki, zamanın müftüleri ve din egemenlerinin gözünde Hallac – ı Mansur, kafirdi, kendini Tanrıya ortak koşan, TANRILIK İDDİASINDA BULUNAN bir müşrikti. Nitekim malum olduğu üzre bu nedenle KATLİNE FERMAN VERİLDİ. Ene'l- Hak inancı, kamil insan / insan – ı kamil mertebesindeki hak erenlerinin sırrıdır. Bu sırrı anlamak için o mertebeye vasıl olmak lazımdır. Zahirilik gurbetinin en ücra bölgelerinde dolaşan yani vuslattan nasip alamamış olan şeriat ehlinin "ene'l- hak " inancını ve insanın uluhiyetini idrak etmesi olanaksızdır.Yaratan – yaratılan ayrılığını ortadan kaldırıp "vahdet- i vücud " ilkesi gereği tüm evrende olduğu gibi insanda da Tanrıyı gören, Hazreti İmam Ali'nin yüzünü, vech'ullah / Allah'ın yüzü olarak tavsif eden Alevi / Bektaşi inancı bu özgünlüğüyle bambaşka bir güzelliğe ve derinliğe sahip bulunmaktadır. Sonuç Olarak: 1. Hazreti İmam Ali'nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık " vahdet – i vücud " anlayışı çerçevesinde düşünülmelidir. 2. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığının kaynağı Kur'ansaldır. Kutsal kitabımız Kur'an – ı Kerim'de " Biz insana ruhumuzdan üfledik. " denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların içinden seçilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / günahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi'nde apaçık bir biçimde ortaya konulmaktadır. 3. Başta Sünni ve Şiiler olmak üzere diğer İslami ekollere mensup çevrelerin Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere yönelik mütecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. Mümin olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin tüm inanç esaslarına hiçbir kuşkuya düşmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır. yararlanılan Kaynak:habercem |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Dede-baba For This Useful Post: | kelebeksu (02-20-2012) |
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Benim pirim Şahi Merdan Ali'dir
Sefiller destini tutan Ali'dir Kopardı hayberin kapısın kırdı Kaldırıp arşumana atan Ali'dir Haydar haydar pirim Ali'dir Şah Hatayım Ali'm mansur darında Hü deyi cebrail serim yardıran Üç yüz yıldan sonra nergiz getiren Nergizi selmana sunan Ali'dir Haydar haydar pirim Ali'dir NAT-I ALİ-Mevlana/Mesnevi ***Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi. ***Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. ***Halil Peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrudun ateşi, o Allahın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. ***Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail'e kurban etti. ***Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı. ***İmran'ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "İşte sana nurlu eli verdim" dedi. Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi... İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur. Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.hakikat ta odurki bir gün o makamın kapısından içeri AFAKA HER BAKIŞIMDA GÖRDÜM Kİ, YAKIN YÜZÜNDEN HER VARLIKTA VAR OLAN ALİ İDİ. BU KÜFÜR OLMAZ, KÜFROLAN SÖZ BU DEĞİLDİR. CİHAN VAR OLDUKÇA ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKENDE ALİ VARDI. TEBRİZ'İN ŞEMS-ÜL HAKKI CİHANIN GİZLİ VE AÇIK SIRLARINDAN HER NE GÖSTERDİNSE HEPSİ DE ALİ İDİ."" ALLAH DOST EYVALLAH.... ŞEYHEN İLALLAH... Lâ ilah illâ Ali’dir nûr-i zat-ı Zülcelal Lâ ilah illâ Ali’dir Hayy-i baki layezal Lâ ilah illâ Ali’dir gün gibi ruşen olan Lâ ilah illâ Ali’dir görünen şirin cemal Lâ ilah illâ Ali’dir vakıf-ı ilmi ledun Lâ ilah illâ Ali’dir sahib-i nutk-i kemal Lâ ilah illâ Ali’dir şems-i şah-i vedduha Lâ ilah illâ Ali’dir gökteki bedr-ü hilal Lâ ilah illâ Ali’dir çeşme-i hayvanımız Lâ ilah illâ Ali’dir nur-i mutlak bi-zeval Lâ ilah illâ Ali’dir padişah-i alemin Lâ ilah illâ Ali’dir kevser-i ab-i zülal Lâ ilah illâ Ali’dir Mustafa vü Murtaza Lâ ilah illâ Ali’dir gözüme ayn-i visal Lâ ilah illâ Ali’dir gönlümün şahı benim Lâ ilah illâ Ali’dir üşte oldur bi-melal Lâ ilah illâ Ali’dir bu virani dervişin Gözü nûru başta tacı ol Ali Celle Celal VİRANÎ ABDAL Saygı ve Sevgilerimle, Ali'nin nuru eksik olmasın yüreğinizden.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Dede-baba For This Useful Post: | kelebeksu (02-20-2012) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ali, tanrısallık |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||