![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
İsa: Çalınmış Bir Yaşamın Üzerinde Kurgulanmış Peygamber Hıristiyan kilisesi uydurma bir öykünün eşliğinde kutsal dörtlüyü kendisine mal etmekle de yetinmedi . Birinci yüzyılın başında Niğde-Kemerhisar’da doğmuş ve aynı yüzyıl’ın sonlarına doğru Hakk’a yürümüş, yaşadığı çağda gizli Hermetik öğretinin en büyük ustası sayılmış Apollonius adlı mürşidin yaşamını çalarak yarattığı peygamber figürünün üzerine monte etti. Antik çağın en önemli mürşidi Apollonius MS.1 yılında bugün Niğde il sınırları içinde kalan Kemerhisar’da dünyaya geldi. Helenlerin Tyana olarak adlandırdıkları bu şehre Hititler Tuwana diyorlardı. Şehrin kurucuları ve yerlileri olan Luviler’in dilinde şehrin adı Tumana olarak telaffuz ediliyordu. Tumana sözcüğü Luvi dilinde ‘Yüce Ma halkının ülkesi’ anlamına gelmektedir. (Bilge Umar bu sözcüğün anlamını ‘Yüce Ana Tanrıça Halkının Ülkesi’ olarak açiklamıştır) Eski kaynaklar Apollonius’un bir Luvi soylusu olduğunu Tuana’nın en köklü ailelerinden birinden geldiğini ve Tauna şehrinin Apollonius’un ataları tarafından kurulduğunu ifade etmektedirler. Apollonius ilk çocukluk yıllarını Kemerhisar’da geçirdi. On dört yaşına geldiğinde ailesi tarafından eğitim için Tarsus’a gönderildi. Apollonius Tarsus yıllarından sonra ailesinin de izni ile uzun seyahatlerine başladı. Apollonius’un İlk durağı Aegea oldu, daha sonra Atina, Babil, Revalpindi, Keşmir, Batı Tibet ve Mısırı içine alan uzun gezileri onun tüm ömrünü doldurdu. Apollonius, James Churchward’ın on dokuzuncu yüzyılın son çeyreğine iki buçuk yıl kalarak baş rahibin yardımı ile Nakaal tabletlerini okuduğu Batı Tibet’te on üç yıl geçirdi. Hermes’in ülkesi Mısır’da, ünlü İskenderiye kütüphanesinde uzun yıllar çalıştı. Burada Serapis mabedinde ve Nil nehrinin yukarılarında Tebes ve Karnak mabetlerinde öğrencilere dersler verdi, onlara Hermes’in gizli sırlarını aktardı. Devam edecek saygılar ali karul |
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | ArdaBaran (05-30-2008), Arjin Efruz (11-01-2008), Ayata (10-31-2008), aydinalavi (01-30-2009), |
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Apollonius Keşmir seyahati sırasında Ninova’da Damis adında bir genç ile karşılaştı. Damis, Apollonius’a bağlandı ve o tarihten sonra onun yanından hiç ayrılmadı, tüm gezilerine eşlik etti. Damis Apollonius’a refakat ettiği gezilerde, yaşananları, Apollonius’un gerçekleştirdiği olayları ve söylediği sözleri düzenli olarak kaydetti. Damis’in günlüğü aslında yakın tanıklık ile kayda alınmış bir ‘Apollonius biyografisi’ idi. Damis’in günlüğü MS 210 yılında Roma İmparatoru Severus ve Kraliçe Julia Domna’nın istekleri ile dönemin ünlü tarihçisi Philostratus tarafından derlenerek kitap haline getirildi ve çoğaltıldı. Philostratus’un ‘Tyana’lı Apollonius’un Hayatı-Life of Apollonius of Tyana’ adını verdiği kitabını aslından okuyanlar, eğer İncil’i de okumuşlarsa şu ikilemle karşı karşıya kalıyorlardı; Ya Philostratus’un kitabı İncil’den kopya edilmişti, yada İncil Philostratos’un kitabından aşırılmış alıntılardan ibaretti. Ortada bir gerçek vardı ilk İnciller Philostratus’un kitabının çoğaltılmasının üzerinden yüz yıl kadar bir zaman geçtikten sonra ortaya çıkmışlardı. Philostratus’un kitabının kaynağı olan Damis’in günlüğü ise ilk İncillerin ortaya çıkışından üç yüzyıl önce yazılmıştı. Zaten Hıristiyan kilisesinin dışında kimse İncillerin İsa ve/veya havarileri tarafından yazıldığına inanmıyordu. Faust bu gerçeği şu cümle ile dile getirmşti. ‘Herkes bilir ki İnciller İsa ve/veya havarileri tarafından değil, onların zamanından çok sonra kimliği bilinmeyen kişiler tarafından yazıldı,’ Aynı zaman diliminde yaşamış Apollonius ve İsa karşılaştırıldıklarında akıllar çok daha fazla karışıyırdu; Hıristiyan kilisesinin kabullerine göre İsa İmparator Agustos döneminde yaşamıştı. Agustos’un iktidar yıllarında Roma İmparatorluğu edebi akımlarda altın çağını yaşadı. Ağustos döneminde ortaya çıkan ve sayısız eserlere imza atan çok sayıda düşünür, şair, hatip, eleştirmen ve gezginlerden hiç biri tek bir defa olsun İsa’dan bahsetmemişlerdi. Hz.İsa tarihi bir kişilik olarak MS I.ve II. Yüzyılların tarihçilerinin eserlerinin hiç birinde yer almadığı gibi, İsa’nın kendisi de geriye yazılı bir eser bırakmamıştı. Öte yandan Apollonius sonradan Roma İmparatoru Hadrian tarafından koruma altına alınmış çok sayıda felsefi eserin müellifiydi. Apollonius İmparator Agustos döneminin en üstün siması en yüce bilgesiydi. Kralların, imparatorların kendisi ile dostluk ve arkadaşlık etmek için birbirleri ile yarıştıkları adına mabetler inşa edilmiş büyük bir mürşit idi. İmparator Vespasia’nın danışmanıydı. İmparator ve düşünür Marcus Aurelius felsefi gelişimini Apollonius’a borçlu olduğunu ifade etmişti. İznik Konsilinin toplandığı yıla kadar, Apollonius IV. Yüzyıl Anadolu’sunun en saygın kişisiydi. Anadolu’da onun adına atfedilmiş dergahlar vardı, büstleri Anadolu’nun dört bir yanını süslüyor, kitapları elden ele dolaşıyordu. İznik Konsilinde Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunun resmi dini olarak kabul edilmesinden sonra,İmparatorluk sınırları içinde Apollonius’un onun izlerini silme girişimi başlatıldı.Onun adına yükseltilmiş mabetler yıkıldı,kitapları yakıldı,büstleri parçalandı. Çeşitli dillerde Apollonius’u ve onun çalınmış yaşamını konu alan üç yüze yakın kitap yayınlandı. Türk dilinde Apollonius hakkında kaleme alınmış tek metnin müellifi Aytunç Altındal şunları yazıyor; ‘MS.325 yılında Konstantin tarafından toplanan İznik Konsili’nde Apollonius’un tüm kitaplarının yok edilmesine, büstlerinin kırılmasına, mabetlerinin yıkılmasına yol açan kararlar alınmıştı.’ ‘Şu kesindir ki Tyana’lı Apollonius ‘Hayatı çalınan adam’ olmuştur. Nedense onunla ilgili her ne varsa bunlar İsa’ya atfedilmiştir… Bunun nedeni de Konstantin’in ‘Yeni Devlet , Yeni Din’kurmak amacıyla topladığı topladığı 1.Ekümenik İznik konsili ile , daha sonra imparator olan I.Theodius’un (381-389) verdiği emirlerle Apollonius adının tarihten sildirilmiş olması yatmaktadır.’ ‘Öyle anlaşılıyor ki İsa da Apollonius da gerçekte kilise babalarının elinde oyuncak olmuşlar, biri hiç aklından geçirmediği halde tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur.’ ‘Günümüzde İsa Mesih’in ‘Sevgi’ olduğu ve bu nedenle hem üstün bir dinin (Hıristiyanlık) kurucusu hem de üstün bir sevginin Tanrısı olduğu yazılmakta ve İsa onu bu sözlerle onu tanımayanlara sunulmaktadır. Oysa ‘Sevginin tüm evrendeki tek ölümsüzlük’ olduğunu birinci yüzyılda her gittiği yerde defalarca anlatıp, insanları sevgide birleşmeye davet etmiş olan sanal değil gerçek kişi Kemerhisar’lı Apollonius’tur. Altındal’ın da doğru bir biçimde ifade ettiği gibi Apollonius her gittiği yerde ‘sevgi dini’ni yaydı ve ‘sevgi dini’nden başka bir dine de inanmadı. devam edecek Saygılar ali karul |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | ArdaBaran (05-30-2008), aydinalavi (01-30-2009), Devrim06 (05-29-2008), |
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Apollonius’tan binlerce yıl sonra, bir Alevi ozanı onun düşüncelerini kendi lirik cümleleri ile şu dizelerle ifade etti; Canan bizim canımızdır Teni bizim tenimizdir Sevgi bizim dinimizdir Başka dine inanmayız. Hüdai’yem Hüda’mız var Dost elinde bademiz var Muhabetten gıdamız var Ölüm ölür biz ölmeyiz. Aşık Hüdai Apolonius’dan günümüze ulaşan çok sayıda veciz söz içinde biri vardır ki anlam itibari ile bize son derece tanıdık gelir; ‘I all that has been,and is and shall be,and my veil no mortal has withdrown’ Bu söz bizlere tanıdık gelir çünkü; Aleviliğin ünlü ozanı ve büyük mürşiti Yunus Emre’nin aynı anlamı içeren dizeleri hep kulaklarımızdadır, Evvel benim,ahir benim Canlara can olan benim Yunus Emre saygılar ali karul |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | ArdaBaran (05-30-2008), aydinalavi (01-30-2009), Devrim06 (05-29-2008), |
|
|
#4 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.101
Thanks: 7482
Thanked 12214 Times in 5715 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
agbi ellerine sağlık süper gidiyorsun...
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Ali karul (05-30-2008), Seyfi MUXUNDİ (04-04-2009) |
|
|
#5 |
|
Yasaklı
Üye No: 39
Mesajlar: 854
Thanks: 4109
Thanked 1631 Times in 570 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
[quote=Ali karul;
]Çeşitli dillerde Apollonius’u ve onun çalınmış yaşamını konu alan üç yüze yakın kitap yayınlandı. Türk dilinde Apollonius hakkında kaleme alınmış tek metnin müellifi Aytunç Altındal şunları yazıyor; ‘MS.325 yılında Konstantin tarafından toplanan İznik Konsili’nde Apollonius’un tüm kitaplarının yok edilmesine, büstlerinin kırılmasına, mabetlerinin yıkılmasına yol açan kararlar alınmıştı.’[/font] ‘Şu kesindir ki Tyana’lı Apollonius ‘Hayatı çalınan adam’ olmuştur. Nedense onunla ilgili her ne varsa bunlar İsa’ya atfedilmiştir… Bunun nedeni de Konstantin’in ‘Yeni Devlet , Yeni Din’kurmak amacıyla topladığı topladığı 1.Ekümenik İznik konsili ile , daha sonra imparator olan I.Theodius’un (381-389) verdiği emirlerle Apollonius adının tarihten sildirilmiş olması yatmaktadır.’ ‘Öyle anlaşılıyor ki İsa da Apollonius da gerçekte kilise babalarının elinde oyuncak olmuşlar, biri hiç aklından geçirmediği halde tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur.’ ali karul can referans aldığın aytunç altındal-ı hiç okumadım, fakat tv de ne zaman denk geldiysem ilgiyle dinledim, altındalı özellikle bu konuda uzman gibi görmekte sanırım bi hata olmaz, fakat bu yazıdan yola çıkarsak çok önemli bir çelişki göze çarpıyor, şöyleki, bende uzun zaman öncesinden beri hz. isa hakkındaki bu sanallık konusunu duymuştum, sanırım bu tartışma türkiye dışında başlamıştı altındal-da oradan esinlenerek bu konuya özel bir ilgi göstermiş ve hatta misyon haline getirmiştir, özelliklede bizde ekümenik tartışmaları başladıktan sonra. sorun şu oluyor, altındal müslüman biridir?! hz.isa-yı sanal hale getirdiğinde bu seferde kuran-a ters düşmüş olmuyormu? SEVGİYLE KAL |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to kral çıplak For This Useful Post: | Devrim06 (05-29-2008), Kul Seyyid (05-30-2008), |
|
|
#6 |
|
Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İsa ve Apollonius
Sevgili Kral Çıplak'ın dedeği gibi kurana ters bir durum; ama şikayetçi olduğumu da söyleyemem ![]() Açıkçası kendimce şüphelerim olsa da ben yeterli kanıt olduğunu düşünmüyorum İsanın yaşamadığı konusunda. Yani başka bir yaşam-kişi üzerine ayrı birinin hayat hikayesinin tutturulması ve insanların bu şekilde yönetilmesi!!!! Açıkçası şephelerim artsa da daha fazla kanıt gerektiğini düşünüyorum... Aşk ile
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: | NervouS! (11-01-2008) |
|
|
#7 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Sevgili kıral çıplak dost
Aytunç altındal evet müslümandır . buradaki referansımız aytunç altındal degil Apolloniusun hayatıdır. Altındal hırıstiyan örgütlenmelri konusunda(tapınak şövalyeleri gibi) uzman bir yazar sen zannetmeki kurandaki safsataları sadece biz görüyoruz onlarda farkına vardıkça reformize etmeye çalışıyor neyse konumuz isa isaya dönelim . isa yı Tartışan sadece biz degiliz hırıstiyan camiada da tartışma konusudur. devamında deginecegim. saygılar ali karul ışıkla kalın Konu Ali karul tarafindan (05-30-2008 Saat 17:58 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: |
|
|
#8 |
|
Yeni Üye
Üye No: 82
Mesajlar: 1
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 1 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
kafanızdaki soru işaretlerini "Zeitgeist" adlı film ile atabilirsiniz..
malesef çıkan sonuç: Hz.isa diye bi olay yok. ii izlemeler Konu Ciwan tarafindan (05-30-2008 Saat 17:16 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Ciwan For This Useful Post: | Kul Seyyid (05-30-2008), Seyfi MUXUNDİ (02-07-2009) |
|
|
#9 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Zulmün Başlangıcı
İsa ölmeden önce ne kadar bağırmış olursa olsun ben onun sesini duymuş değilim. Bunun yerine, Kutsal Engizisyon bütün kemiklerini kırmış olduğundan ayakta duramadığı için yakılacağı kazığa bir sedye ile taşınmış ve yakılmadan önce de dili kesilmiş olan Cavaliere della Bare’nin atmış olduğu çığlıkları duydum. On dokuz yaşındaki bu çocuğun böylesine barbarca bir işkenceden geçirilmesinin, canlı canlı yakılmasının ve dilinin koparılmasının nedenini öğrenmek istiyor musunuz? Bir merasim sırasında önünden geçmekte olan haçın önünde eğilmemiş ve şapkasını çıkarmamıştı. Luigi Casciolli ışık insanlarının yaşadıgı acıları anlarmaya ne bu sayfalar yeter nede anlatacak kelime bulabilirim yukarıda Luigi Casciolli sadece birini anlatmış. Luigi casciolli isanın yaşamadıgını savunun yazarlardan sadece birisi vatikanın hışmına ugramış dava edilmiş ama vatikan davayı kaybetmiş ve isa yalanı mahkeme tarafından tescillenmiştir. Saygılar ali karul |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: |
|
|
#10 |
|
Yeni Üye
Üye No: 84
Mesajlar: 1
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 1 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
bütün dinler gibi hristiyanlıkta kendisinden önceki dinlerden etkilenmiş ve o zamana kadar ki dinlerin açıklarını kapatmaya çalışmıştır.oluşan her din kendisine kadar olan dinlerin harmanlanması damıtılmasından oluşuyor isanın var olup olmadığı fazla bir önem taşımamaktadır.islamda hristiyanlığın açıklarını kapatmaya çalıştı bunlardan biride baba oğul ve yüce ruh üçlemesini kaldırmak oldu.insanlar tanrılar,peygamberler,dinler yaratmaya devam edecek....
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to absurt For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Birlikten gerçekten kuvvet doğuyormuş | equlibrium | Siyaset | 0 | 11-30-2008 12:25 |
| özel haber: CHP'nin kaderi gerçekten Alevilerin mi elinde? | cetin aktas | Alevilik Haberleri | 0 | 06-19-2008 19:30 |
| Kadınlar gerçekten yalancı mı? | cetin aktas | Serbest Kürsü | 9 | 06-05-2008 01:31 |
| Uğurlarında canımı seve seve feda edebileceğim GERÇEKTEN ANALAR | sevcan | Serbest Kürsü | 2 | 06-02-2008 10:03 |
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||