![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
Kontrollü Üye |
absurt;
bütün dinler gibi hristiyanlıkta kendisinden önceki dinlerden etkilenmiş ve o zamana kadar ki dinlerin açıklarını kapatmaya çalışmıştır.oluşan her din kendisine kadar olan dinlerin harmanlanması damıtılmasından oluşuyor isanın var olup olmadığı fazla bir önem taşımamaktadır.islamda hristiyanlığın açıklarını kapatmaya çalıştı bunlardan biride baba oğul ve yüce ruh üçlemesini kaldırmak oldu.insanlar tanrılar,peygamberler,dinler yaratmaya devam edecek... sevgili can islamın hırıstiyanların açıgını kapamak gibi bir derdi oldugunu zannetmiyorum onlar sadece insanların zaten inandıgı kanıksadıgı tanrıdan geldigini kabul ettigi söylemleri kurana alarak medinedeki hırıstiyanlarıda yanına çekmeye çalıştı.Hatta o kadar abarttıki kıbleyi birbuçuk yıl kuduse çevirip musevileri kazanmaya çalıştı olmayınca tekrar kıbleyi mekkeye çevirdi saygılar. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | Arjin Efruz (11-01-2008), Seyfi MUXUNDİ (02-07-2009) |
|
|
#12 | |
|
Bulunduğu yer: Land of the immortal.
Üye No: 89
Mesajlar: 6.658
Thanks: 3320
Thanked 2434 Times in 1387 Posts REP Gücü : 55
REP Puanı : 1419
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Merak ettim izlemem lazım. Paylaştığınız için teşekkürler ![]()
Ben Meksikalıyım adım Emiliano Zapata toprak ve özgürlük dedim yok devirde Puerta, İranlıyım bizzat köreltip ben onca beyni karanlığa gömdüm adım Ayetullah Humeyni, Benim bir rüyam var adım Martin Luther King, Bakın demokrasi benimle beraber öldü ben Hrant Dink, merhaba adım Barrak Obama çakmasıyım Luther King'in sulh için gelmiştim onbinlerce sivili kestim fittim, ben bir dono bana derler ki Sierra Maestra devrim ateşi burada yandı, sonrası gerilla. Özgürlük vaad ettiğiniz dünya nerede hani? Emperyalizme kafa tutan bendim ben Mahatma Ghandi, ben bir akarsuyum adım Kızıldere suyum kan 30 mart günüydü gördüklerim kanlı katliam, en büyük psikopat benim adım Adolf kansızım öldüm ama fikirlerim hah dirildi ansızın, adım Amadou Diallo tam 19 kurşun yedim, yargısız infaz gördüm evet çünkü ben bir göçmenim,mizacınız hem demokrat hem de nurcu, benim failim hala meçhul adım Uğur Mumcu, Anadoluydum insanlara bir çocuk doğurdum, kan mevsimindeydik adını Mustafa Kemal koydum...
|
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to NervouS! For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (04-04-2009) |
|
|
#13 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Sevgili kulseyyidin yazısından , Lut Tableti Şifresi Lut Gölü’nün Ürdün kıyılarında bulunduğu sanılan ve bilimsel inceleme altına alınan yaklaşık bir metre boyundaki taş yazıt, Hıristiyanlığı sarsabilir. Uzmanlar, yazı karakterlerinin Hz. İsa’nın doğumundan önceki yüzyıla işaret ettiğini doğruladı. Kimyasal analizden de benzer bir sonuç çıktı. Kırık taştan yapılan çeviri doğruysa, 2100 yıl öncesinin Yahudi toplumunda da Hz. İsa’nın çizdiği Mesih portresine yakın bir kurtarıcının beklendiği, yani Hıristiyan teolojisinin vaaz ettiğinin aksine "acı çeken Mesih" kavramının Hz. İsa ile birlikte başlamadığı kanıtlanabilir. New York Times, "Mesihle ilgili ifadeler gerçekten taşın üstünde yer alıyorsa, Hz. İsa konusunda son dönemde hem kamuoyunda, hem de akademisyenler arasında yeniden şekillenen görüşlere katkı yapılmış olacak. Çünkü İsa’nın ölümü ve dirilişiyle ilgili hikayenin orijinal olmadığı, o dönemin Yahudi geleneğinin bir parçası olduğu ortaya çıkacak" yorumunu yaptı. İbrani Üniversitesi profesörlerinden Yehezkel Kaufman da, "Üç gün sonra diriliş motifi, akademik literatürün neredeyse tamamına aykırı bir biçimde, Hz. İsa’dan önce geliştirilmiş bir kavram haline geliyor. Yani Hz. İsa ve havarileri, daha önce var olan bir mesih öyküsündekileri hayatlarına uyarlamakla kalmışlar" dedi. Hıristiyanlar şoke olacak California Üniversitesi’nde Tevrat kültürü profesörü olan Daniel Boyarin, "Bazı Hıristiyanlar bunu şoke edici bulacak, kendi ilahiyatlarının benzersizliğine bir meydan okuma olarak görecekler" dedi. Yaklaşık 10 yıl önce bulunan tablet, Ürdünlü bir antikacının eline geçti. Tableti son olarak İsviçre’de yaşayan İsrail vatandaşı bir koleksiyoner satın aldı. Birkaç yıl önce tableti inceleyen ve önemini keşfeden İsrailli akademisyen Arda Yardeni, geçen yıl bu konuda bir makale yayımladı. Yardeni, ilk tepkisinin, "Taşa yazılmış Kumran metinleri bulmuşsun" şeklinde olduğunu söylüyor. 60 yıl önce yine Lut Gölü yakınında bir mağarada bulunan parşömen tomarlarına yazılı Kumran Metinleri, bugün hala tartışılıyor. Hz. İsa dönemindeki bir Yahudi mezhebi olan Essenilerin inançlarını Tevrat’a yakın bir dille anlatan Kumran Metinleri ile ilgili bir konferans, dün Kudüs’teki İsrail Müzesi’nde yapıldı. Kumran Metinleri ile yaşıt olduğu sanılan tablet de, bilimadamları ve ilahiyatçılar tarafından masaya yatırıldı. Gelecek birkaç ay içinde tablet hakkında birçok yeni bilimsel makale yayımlanacak ve "Cebrail Vahyi" ile ilgili tartışma büyüyecek. Diriliş miti İsa’dan eski mi Lut Gölü kıyısında bulunan taş bir tablet, dinler tarihini değiştirebilir. Hz. İsa’nın doğumundan yüz yıl kadar önce yazıldığı sanılan tablette, Cebrail’in ağzından, "öldükten üç gün sonra dirilecek bir mesih"ten bahsediliyor. İbranice 87 satırın yer aldığı tablette kırıklar olduğu için tercüme tartışmalı. Hıristiyan ilahiyat çevrelerini karıştıran tablet ile ilgili ilk çeviriler doğruysa, Hz. İsa’nın ölümü ve yeniden dirilişiyle ilgili öykünün orijinal olmadığı, doğumundan önce de Yahudi çevrelerinde anlatıldığı kesinleşecek. Böylece İncil’in yeniden yorumlanması gerekecek. Son akşam yemeğinin anlamı başka Tablet, Son Akşam Yemeği’ne de yeni bir boyut getiriyor. İsrailli Prof. İsrael Knohl şöyle açıklıyor: "İncil’de Hz. İsa ölümünden önce çekeceği acılara dair birçok öngörüde bulunur. İlahiyatçılar bunların İncil’e sonradan eklenmiş olabileceğini, çünkü Hz. İsa’nın zamanında ’acı çeken Mesih’ kavramının olmadığını söylüyorlardı. Oysa bu tablet bunun varlığını kanıtlıyor. Hz. İsa’nın misyonu, Romalılar tarafından idama çarptırılarak, kavminin gelecekte alacağı intikama zemin hazırlamaktı. Bu yüzden son akşam yemeğinin anlamı da tamamen farklıydı. Orada kendi kanını feda etmesi başkalarının günahları için değil, İsrail’in kurtuluşunu sağlamak içindi." Kırık tablette ne yazıyor İSRAİLLİ bilimadamlarının "Cebrail Vahyi" adını verdiği tabletteki 87 satır kazınarak değil, mürekkeple yazılmış. Bu nedenle silinmiş yerler ve taşın kırılmasından dolayı ancak tahmin edilerek okunabilen bölümler var. Metnin çoğunda, Cebrail’in ağzından bir kıyamet günü tasviri yapılıyor. Uzmanlar özellikle 80. satır üstünde duruyorlar. Bu satırın "Lışloşet yevmin" (Üç gün içinde) ifadesiyle başladığı kesin ama sonrasını okumak güç. Bunu başaran, Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nin Kitab-ı Mukaddes araştırmaları bölümünden profesör İsrael Knohl oldu. Knohl’un yorumu, birçok bilimadamı tarafından da kabul ediliyor. Buna göre, cümlenin devamında "hayeh" (hayat) sözcüğü geçiyor. Cümle tamamlandığında, "Ben, Cebrail, sana emrediyorum ki, üç gün içinde yeniden hayata döneceksin" ifadesi oluşuyor. Bir sonraki cümlede, Cebrail’in hitap ettiği kişinin, "prensler prensi" olduğu görülüyor. Bu ifade, Tevrat’ta da geçiyor. Bununla Yahudilerin lideri olan ve üç gün içinde yeniden dirilecek biri kastediliyor. Knohl, bu kişinin, Hz. İsa’nın doğduğu gün ölen "zalim" Yahudi kralı Herod’un ordusunda bulunan Simon adlı bir komutan olduğunu savunuyor. Buna göre metni de Simon taraftarlarından biri yazmış olabilir. Yaşayan İsa'nın anlatılan hayatı yaşamadıgı,bu hayatı yaşayanın Apollonus oldugu ortada. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: |
|
|
#14 |
|
Yeni Üye
Üye No: 266
Mesajlar: 21
Thanks: 22
Thanked 30 Times in 13 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 40
REP Seviyesi :
![]() |
Yeryüzü egemenlerinin dünyayı pençeleri altına almak için uydurmuş olduğu bir hikaye olabilir Hristiyanlık.
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Ayata For This Useful Post: |
|
|
#15 | |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Tam tersi Musevilik, Müslümanlık da dahil olmak üzere kendisinden sonraki tek tanrılı dinlerin kaynağı olmuştur ve kanımca tek tanrılı dinler içinde en arı, en saf olanı da Museviliktir. Hristiyanlık, Musevilik egemenlerin dini olarak sömürü aracı kullanılmaya başlandığı andan itibaren yoksulların muhalif sesi olarak filizlenmeye başlamış ve o da kısa sürede egemenlerin eline yeni bir silah olarak geçmiştir. İslamiyetin doğuşunun birbirine düşman iki ailenin Arap dünyasında egemenlik mücadeleleri ile yakından ilgisi vardır. Bu anlamda, diğer dinlerden ayrışsa bile, ilk başlarda İslamiyet de yoksulların sesi olma yolunu seçmiştir. Elbette ki yoksullar sayıca fazla olduğundan, bu yöntem en geçerli yöntemdir. Ancak, tüm tek tanrılı dinler, sömürü sisteminin üst yapı kurumlarıdır. Dolayısı ile dinlerin, yoksulların sesi olması sanal bir durumdan öte bir şey değildir. Son sözlerinize de katılmıyorum. İnsanlar kendi özgür iradelerini kullanmayı öğrendikleri zaman, onların tanrılara, peygamberlere ihtiyacı kalmayacak. İnsanlar kendi iradelerini özgürce ne zaman mı kullanacak? Sömürü sistemini sonlandırdıkları zaman..
Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim Konu Arjin Efruz tarafindan (11-01-2008 Saat 15:43 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: |
|
|
#16 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
BİR TÜRK'ÜN ARAŞTIRMALARI MAHKEMEDE KANIT OLACAK
İsa'nın varlığını tartışmaya açan dava AİHM'de Hıristiyan dünyasının kalbi Strasbourg'da atacak. Da Vinci Şifresi'ndeki “İsa'nın çarmıhta ölmedi” iddiasını bir adım ileri taşıyarak İsa'nın hiç varolmadığını öne süren papazın Vatikan'a açtığı dava AİHM'de görülecek. Çalışmalarını kurulduğu 1959 yılından bu yana Fransa Strasbourg'daki merkezinde sürdüren Avrupa İnsan H akları Mahkemesi (AİHM) kendi belgesinde yer alan ifadesiyle “Bugüne kadar dünyada açılmış en önemli dava”yı görmeye hazırlanıyor. Davanın adı; Cascioli-Vatikan. Geçen yıl İtalya'da eski bir papaz olan Luigi Cascioli mahkemeye başvurarak, “İncil'deki İsa'nın hiç yaşamadığını, Vatikan'ın bu kişiyi gerçekmiş gibi göstererek insanları aldattığını” iddia etmiş Vatikan'ı İsa'nın yaşadığını ispata davet etmişti. Dava uzun süre mahkemeler tarafından reddedilmişti. Çünkü Vatikan kutsal metinleri İsa Mesih'in gerçekliğine kanıt göstermiş ve davaya bakılmamasını istemişti. Sonra da Viterbo Mahkemesi davayı kabul etmiş ardından da anlaşmazlığı karara bağlamaya yetkisinin olmadığını belirterek topu AİHM'e atmıştı. Cascioli'nin başvursunu görüşen AİHM de beklenen açıklamayı sonunda yaptı ve davanın haziran ayında görüleceğini bildirdi. İsa'nın gerçekliğinin tartışılacağı bu tarihi davada, Türkiye'nin de adı geçecek. Cascioli'nin tanık gösterdiği araştırmacı yazar Aytunç Altındal 12 yıl önce yazdığı ve İsa'nın varlığını reddettiği “yoksul tanrı” kitabının dayanağını oluşturan bilgi ve belgeleri sunacak, mahkeme isterse ifade verecek. Altındal, AİHM'de görülecek davada dünyanın en ünlü iki avukatının; Giovanni de Stefano ve Doneico Morelli'nin Vatikan'a karşı yer aldığını ifade ediyor. Bu avukatlar daha önce Kenndedy, Lady Diana ve Saddam Hüseyin davasında yer almıştı. 22/5/2006 Kaynak: AYTUNÇ ALTINDAL |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Ali karul For This Useful Post: | Arjin Efruz (11-01-2008), aydinalavi (01-30-2009), |
|
|
#17 |
|
Bulunduğu yer: Land of the immortal.
Üye No: 89
Mesajlar: 6.658
Thanks: 3320
Thanked 2434 Times in 1387 Posts REP Gücü : 55
REP Puanı : 1419
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Paylaşım için teşekkürler abi ...
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to NervouS! For This Useful Post: | Ali karul (11-02-2008), Seyfi MUXUNDİ (02-11-2009) |
|
|
#18 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Aytunç Altındal ile Da Vinci Şifresi üzerine...
Dan Brown’ın çok satan romanından uyarlanan Da Vinci Şifresi dünya sinemaları ile aynı anda Türkiye’de vizyona giriyor. Ancak bekleyin. Aytunç Altındal’a göre asıl şifre iki yıl sonra çözülecek: “Newton Şifresi” M. Serdar KORUCU “Da Vinci Şifresi”nin Katolik ve Ortodoks camiasında yarattığı rahatsızlık uzun zamandır ortada. Bir yandan Vatikan Hıristiyanları filme gitmemeleri için uyarıyor, diğer yandan Rusya ve Gürcistan’da dini çevreler filmi protesto ediyorlar. Olay yaratan kitap, Katoliklerin İsa Peygamber’in “Tanrı’nın oğlu” olduğu dogmasını yerle bir edecek tezler içeriyor. Kitaba göre İsa sadece bir “insan”. Üstelik Katolik alemi tarafından fahişe olarak tanımlanan Maria Magdelena ile evli ve soyu devam ediyor. Bu tezler aslında yeni ortaya atılmıyor. Bugüne kadar konuyla ilgili pek çok akademik çalışma yayınlandı. Ancak hiçbiri Dan Brown’ın çok satan romanı kadar geniş çevrelere ulaşıp yankı yaratmadı. Bugün Katolik dünyası Dan Brown’a ve “Da Vinci Şifresi”ne cephe almış durumda. Ancak araştırmacı-yazar Aytunç Altındal’a göre asıl şifre iki yıl sonra çözülecek: “Newton Şifresi”. Altındal, Haberposta’ya Dan Brown’dan Da Vinci Şifresi’ne, İtalya’da fırtınalar koparan Luigi Cascioli Davası’ndan henüz dillendirilmeyen Newton Şifresi’ne pek çok şeyi anlattı. EVANJELİST VE SİYONİSTLER TARAFINDAN YAZDIRILDI Haberposta: “Da Vinci Şifresi” Türkiye’de de vizyona girdi. Hem kitap hem film dünyada büyük yankılar yaratıyor. Yazar Dan Brown ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Aytunç Altındal: Dan Brown hakkında hiç iyi düşünmüyorum. Bana sorarsanız Michael Baigent’in kitabını almış, roman yapmış. Tabi o kitap akademikti. Ama Brown roman dilinde yazmış. Yazdığı diğer kitaplar dökülüyor. Haberposta: “Da Vinci Şifresi”nin Dan Brown’ın yazdığını mı, yazdırıldığını mı düşünüyorsunuz? Aytunç Altındal: Dan Brown’a büyük ihtimalle Amerikalı Protestanlar, daha doğrusu Evanjelistler tarafından yazdırılmış. Dünya tarihinde sadece Siyonistler ve Evanjelistler hakimiyet kuramadılar. Ancak Katolikler, Müslümanlar ve komünistler dönem dönem dünyaya egemen oldular. Şimdi Siyonistler ile Evanjelistler elele vererek bir dünya hakimiyeti kurmaya çalışıyorlar. Bugün Luigi Cascioli davası da dahil, Vatikan’a karşı sürdürülen mücadele gnostik Hristiyanlar’ın mücadelesidir. Bu kavga 2000 yıldan beri var ama son 150 yılda yükselişe geçti. Bir sahtekarlık var. İsa için babasız doğmuş deniyor ama hiçbir kayıt yok. Babasız bir çocuk Yahudiler arasında doğacak ve bunun kaydı olmayacak. Bu mümkün mü? Bakireden doğmak bir tabirdir. Sokrates, Platon, Büyük İskender de bakireden doğmadır. Ne demek bu? O dönemlerde insanlar “Bu adam benim gibi biri ancak o bazı şeyleri yaparken ben yapamıyorum. O zaman bunun babası ben değilim bir tanrı olmalı” diyorlardı. İSA GERÇEKTE VAR MI, YOK MU? Haberposta: Kitabın içeriği ne kadar kurgu, ne kadar gerçek? Aytunç Altındal: Ben “Da Vinci Şifresi”nde anlatılanları Türkiye’de 15 sene önce yazdım. Cumhuriyet, Sabah ve Milliyet gazetesinde 10’ar gün süre ile yayınladım, ardından “Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri” kitabında topladım. Da Vinci bir masal, ama dünyada gnostik Hristiyanlar’ın bir mücadelesi var. Mesela Luigi Cascioli davası. Bu dava gerçek. İncil’de anlatılan İsa gerçekten de yaşadı mı yaşamadı mı diye İtalya’da Vatikan’a karşı bir dava açıldı. Eğer gerçekten İsa yaşamadıysa, Vatikan yaşamamış olan bir kişiyi yaşamış gibi göstererek insanlardan vergi topladığı için dolandırıcılıkla suçlandı. Bu dava 7 Ocak 2006’da Viterbo Mahkemesi’nde görüldü. Yerel mahkeme bu davaya bakabilecek yetkiye sahip olmadığını öne sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gönderdi. AİHM ise Mayıs 2006’da bu davaya bakacağını açıkladı. Davayı açan Luigi Cascioli’yi savunacak olan avukatlar dünyanın en ünlüleri: Giovanni Di Stefano ve Domenico Marinelli. Saddam’ı savunmuş avukatlar. Şu anda AİHM’de İsa gerçekte var mı yok mu tartışması var. Luigi Cascioli davası için benim elimdeki bilgi ve belgeleri kendilerine iletmem istendi. Geçen sene yayınlanan bir kitabım var: “Yoksul Tanrı Apollonius”. İncil’de anlatılan İsa portresi bir kolajdır. “Ben Tanrı’nın oğluyum” diyen bir İsa yoktur. Elinizdeki belgeleri bize verin ki Strasbourg’daki mahkemede olayı daha güçlü savunabilelim diye. Ben de şimdi İtalya’ya gideceğim ve Strasbourg’daki davaya davetliyim. Bilgi, kaynak ve belgeleri Luigi Cascioli davasına ileteceğim. İSA’NIN YAŞAMI BİR KOLAJ Haberposta: Peki İncil’in anlatımına göre yaşamış bir İsa yok muydu? Aytunç Altındal: İncil’de anlatılan İsa ile ilgili o döneme ait en ufak bir bilgi yok. Ama Yahudi şeriatına göre 30 yaşına gelmiş olan bir Yahudi erkeği mutlaka evli olmak zorunda. Eğer evli değilse saçlarını kesip toplumdan dışlanıyor. Nitekim buna işaret olarak İncil’de İsa Yahudi Kralı Herod Antipas’ın önüne getiriliyor. “Senin iddian nedir? Tanrı’nın oğlu musun?” diyor kral. İsa ise “Ben bütün Yahudiler gibi Tanrı’nın oğluyum” diye cevap veriyor. Herod ise “Bu zavallı meczubun teki” diyor. Zaten evlenmediği için de makbul sayılan biri değil. Bu nedenle diyor ki “Buna kadın elbiseleri giydirin, başına çiçekler takın ve şehirde dolaştırın. Sonra da bırakın gitsin” diyor. “Öldürün” demiyor. Da Vinci’de anlatılan olaylarda yaşamış olduğu varsayılan gerçek İsa denebilecek kişi mutlaka evlidir, bir çocuk babası olmuştur. Annesi Meryem ile Autun şehrine götürüldükleri oradan da sülalenin devam etmiş olma ihtimali var. Ama İncil’de anlatılan İsa değil o. Mesela İsa’nın mezarı boş çıkıyor biliyorsunuz. Zaten o mezar İsa için satın alınmış bir mezar değil Arimatea’nın kendisi için almış olduğu mezar. Oraya konulması da enteresan. Çünkü Yahudi şeriatına göre başkasının mezarına konması da mümkün değil. Bu olaylarda pek çok ipe sapa gelmez tutarsız taraf var. En akla yakın senaryo ise İsa, Sıraç’ın oğlu. Sirasticus diye bir kitap yazmış. O kitap zaten Tevrat’ta var. O adamın hayatından bir parça, Jeanne Gamalla’nın hayatından bir bölüm, 325’te de resmi olarak Apollonius’un hayatından bir kesit alınmış. Ancak bu tarihten sonra bir değişim olmamış. İsa’nın yaşamı için bir kolaj yapılmış. Yapılan kolajdaki İsa gerçek değil. PAGANİZMİ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞTILAR Haberposta: Kitapta, Bizans İmparatoru Constantin’in yükselmeye başlayan Hıristiyanlık karşısında Pagan sembollerini dinin içine sokarak bir “orta yol” bulduğu yer alıyor. Mesela Hıristiyanlığın kutsal günü Cumartesi’ymiş ama paganların güneş ayini Pazar olduğu için Constantin bu günü seçmiş. Bu iddialar ne kadar doğru? Aytunç Altındal: Hıristiyanlık paganizmi ortadan kaldırabilmek için Paganlar’ın önemli günlerini kendileri için önemli gün haline getirdi. Bunun en belirgin hali İsa’nın doğum günüdür. 25 Aralık aslında Mani dininin temsilcisi olan Mani’nin doğum günüdür. Bunu ispatlamış olan ise Isaac Newton’dır. Newton’a göre Hristiyanlık, pagan adetlerini silmek için İsa’ya 25 Aralık’ı doğum tarihi olarak buldu. Halbuki İsa, 25 Aralık’ta doğmadı. Mesela Ortodokslar İsa’nın doğuşunu 6 – 11 Ocak arası kutluyorlar. Hıristiyanlık Anadolu ve Doğu Roma’yı Hıristiyanlaştırabilmek için ne kadar pagan sembol varsa hepsini içine almıştır. En önemli çalıntılarından biri de “Pontifex Maximus” mevkiidir. Pagan döneminde krallar ve imparatorlar “Pontifex Maximus” yani baş rahiptiler. Bugün Vatikan’daki Papa’nın sıfatlarından biri de budur. HRİSTİYANLIK DİN DEĞİL Haberposta: Bir de komünyon var… Aytunç Altındal: Tabii. Karl Marx’ın arkadaşı Frederich Engels diyor ki: “11. yüzyıla kadar Alman kabilelerinde Berlin’de bulunan Töton kavimler, düşmanlarının ruhunu ve gücünü alabilmek için hanibalizm (yamyamlık) uygularlardı. Ve oturup öldürdükleri düşmanlarını yerlerdi” diyor. Kominyonda ne yapılıyor? İsa’nın eti ve kanı yeniyor. Bu yamyamlıktır. Metaforik olarak kendi tanrılarını yiyorlar. Bunlar pagan özellikleri. Hıristiyanlık sekülarize edilmiş Yahudi şeriatı üzerine kurulmuş bir külttür. Din değil. Kişiye tapmaya yönelik bir kült. Bu nedenle onun içinde mit olması gerekiyor. Hıristiyan ilahiyatı açısından dört tip İsa var: Birincisi Historical Jesus (tarihsel İsa) belgelerle ispatlanmış böyle bir şahıs yok. İkincisi Biblical Jesus (İncil’e göre İsa) ise sadece İncil’de anlatılan İsa’dır. Üçüncüsü Synoptic Jesus. İncil’de yer alan Matta, Matthaew, Marcus ve Luka’nın anlattıklarına göre bir İsa. John ve Paul yok. Onların anlattıkları bir İsa var. Dördüncü ise Mythologic Jesus. Dünyadaki bütün Hristiyanlar mitolojik İsa’ya inanıyorlar. Diğer üçü hiçbir şekilde ispatlanamıyor. Bir Hıristiyan’a İsa’yı anlat deseniz, o mitolojik İsa’yı anlatır. Constantine’in güzel bir sözü vardır. İznik Konsili toplandığında “Ne istiyorsunuz? Aranızdaki kavga nedir” diyor. Onlar ise “İsa Tanrı’nın oğlu, onu kabul ettirmek istiyoruz” diye cevap veriyorlar. Bunun üzerine imparator “Bizim pantheonda 20 tane Tanrı var. Ben ‘Sol Invinctus’ güneşin oğluyum. Bu adam da bir Tanrı’nın oğlu olacak ne olur ki?” diyor. YENİ BİR “YAZAR” HAZIRLIYORLAR Haberposta: “Da Vinci’nin Şifresi”den sonra ne olacak? Sizce bu akımın devamı gelecek mi? Aytunç Altındal: Hıristiyanlık kültünün içinde “Da Vinci Şifresi” de var “Isaac Newton Şifresi” de. Onun için de Keneeth Wright diye biri çıkar. Bir yazar hazırlıyorlar herhalde. Da Vinci Şifresi’nden 2-3 yıl sonra bu kez de “Newton Şifresi” çıkacak. Newton’ı herkes fizikçi, matematikçi zannediyor. Ama o aslında bir okültist. Onun gizli metinleri var. Verirler onu birisine. Da Vinci Amerikalıydı, o İngiliz olur mutlaka. Bu sefer de herkes onu okur. Mutlaka Yahudi asıllı, mason ve eşcinsel olur. Bu üç özelliği olduğunda da dünyada bir numara olur. Isaac Newton Şifresi’nin içeriğini söylemeyeyim, 2-3 yıl sonrasına kalsın, heyecan olur. 19.5.2006 22:36 |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Ali karul For This Useful Post: | Seyfi MUXUNDİ (02-07-2009) |
|
|
#19 |
|
Forum Katılımcısı Bulunduğu yer: konya
Üye No: 1096
Mesajlar: 101
Thanks: 457
Thanked 195 Times in 77 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 117
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
SAyın ali Kural isa ile ilgiliyazı çok güzel ama yazıların kaynaaklarını ve kimden alıntı yaptığınızı eklerseniz sanırım daha iyi olur faydalanmak isterim
Konu Seyfi MUXUNDİ tarafindan (02-09-2009 Saat 21:50 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 1417
Mesajlar: 411
Thanks: 667
Thanked 409 Times in 219 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 67
REP Seviyesi :
![]() |
Acikcasi hz isa alevilikte cok deger verilen bir peygamberdir . Hz isayi red etmek kuranin allahtan geldigini inkar etmektirki buda aleviligin uydurma uzerine kurulu oldugunu soylemekten farksiz olur !!!!!
O kadar pirlerimiz hakkinda bosami siir yazmislardir ? Lutfen Aleviligi kendi cikar vede menfaatlariniz dogrultusuna cekmeyin ! Saygilarimla |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Birlikten gerçekten kuvvet doğuyormuş | equlibrium | Siyaset | 0 | 11-30-2008 12:25 |
| özel haber: CHP'nin kaderi gerçekten Alevilerin mi elinde? | cetin aktas | Alevilik Haberleri | 0 | 06-19-2008 19:30 |
| Kadınlar gerçekten yalancı mı? | cetin aktas | Serbest Kürsü | 9 | 06-05-2008 01:31 |
| Uğurlarında canımı seve seve feda edebileceğim GERÇEKTEN ANALAR | sevcan | Serbest Kürsü | 2 | 06-02-2008 10:03 |
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||