![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#61 | |
|
Yeni Üye |
Alinti:
Sevgili Devrim06, Alıntıladığımız şiirin zahir manasının tarafınızca algılanması sözkonusudur. Kişinin Tanrılaşması bana göre İMKANSIZ dır. Tanrı Ölümsüzdür. Ve Tektir. Ancak ve ancak devriye neticesinde kişi kamil insan olduğunda hakkın sıfatları bu kişide perdesizce zuhur edeceğinden Tanrının kulunun bünyesinde nurunun tamamlanması ve görünmesi ile kişi Fenfillah düzeyinde olduğundan artık kendi benliği bitip hakkın kendisinin bedeninde ve ruhunda tasarrufatı devreye girmiştir denilir. Kişi tanrının mekanı olmuştur. Enel Hak olmuştur. Enel İnsanlığı bitmiştir. Bu da Allahın kudretinin bir göstergesidir. Zira Muhyiddini arabi , Aslında alevi olmayan ( Kermati olan ) Hallacı Mansur. Diğer Sünni alimlerden İmamı Rabbani, Saidi Nursi, Abdulkadir Geylani, Sadrettini Konyevi, Beyazidi Bestami gibi alimlerin hayatlarını ve eserlerini okuduğunuzda Enel Hak sırlarının onalr tarafından da deşifre edildiğini görebilirsiniz bu halde Alevilik dışında olan İslam inançlarının da temelinde sizin önermenize bakarsa "İslam Dışı veya İslama Ters" olarak algılamamız mümkün kalıyor ki bu bağlamda islam içi kimse kalmamış olur. Öte yandan; Devriye de kişi Kamele ermek için devinime girer ve Kamil İnsan olduğu vakit Hakka yürür. Vahdetname gibi şiirlerde oluşan mana için bir yerde bunun Hakkın Nurunun ve tevhit dininin dolaşımından ve devriyesinden bahsederek bunun devriyesinin kasıt edildiğini vurgulamıştım ki. Aksi halde Filan peygamber oldum, filan devirde gelip Ali oldum, sonra Bektaşi veli göründüm demek DEVRİYE prensiplerine TERS düşer. Çünkü eğer peygamber olarak bir devirde gelmişse kişi zaten hak ile görüşmüş ve kamildir öldüğünde Hakka yürür bida gelmesi başka donlarda MÜMKÜN Değil. Çünkü devriyesini tamamlamıştır. Yani tekarar belirtmek gerekirse; Tüm kamil insanların suretinde bin bir donda baş göstermesi devriye prensiplerine aykırı oluyor. Kamil insan devriyesini tamamlamıştır. bir daha geliyorsa eğer o zaman pir sultan olarak ta tamamlamamıştır, hacı bektaş olarak ta tamamlamamıştır. DEĞİLMİ |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Sır_kapısı For This Useful Post: | İşcanbaba (07-16-2009) |
|
|
#62 | ||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Canlar;
Kaldığımız yerden devam edelim. Sevgili Sır Kapısı, Alinti:
BİNG-BANG teorisini siz AYETE bağladığınız, Bilindiği gibi, DİN DOĞMATİKTİR, O nedenle BİLİMLE uyuşmaz, ve Bilim bunu ISPATLAMIŞTIR, Devriyenin bilimsel ıspatına gelince, DOĞANIN kendini yenilemsini düşündüğünde, ölü (kışın) doğa ,Bağarda kendini yenilemektedir, İnancımız gereği, beden olan her her varlık, Ruhludur, CEM Tv nin CEM lerini onaylamıyorum, Cami İMAMI durumna geldi DEDELERİMİZ, GÜLBENGLERİMİZ (DUALARIMIZ) o Başka bir tartışma konusu. Alinti:
o Yazımı buraya aktarıyorum, dilerim faydalı olur, konumuz açısından. Kabekavseyn: BU SÖZ, tanrı NIN MEKANI OLARAK SÖYLENMİŞ BİR SÖZDÜR, Muhammedin, Miraç a çıktığında Tanrıya yaklaştığı en yakın durumu anlatır, konuşulduğu ,sohbet edildiği yer manasınadır, Batın öğretide, Tasavufda da, bu SİRÜS yıldızı alamında da kullanılır , iki yay boyu kadar tanrıya yaklşma anyı mekanda olma durumudur, yani TANRI/KUL, İKİLİĞİNİN olmadığı mekandır, yerdir, buna göre deyişi (kendimce) yorumlarsak, Bizim mekanımız tanrı ile sohbet ettiğimiz, birlik olduğumuz mekandır, biz hep MİRAC durumundayız ve onunla HALVET halindeyiz,her zaman ve her daim biz sohbet halindeyiz, bize hizmet eden, de cebraildir (AKIL) (gulam; Hizmet eden, Köle, oğlan) ani Tanrı/İnsan birlikteliği ve konun ana başlığına uygun bir delil deyişidir, Devamında ise; Vaize, sesleniyor, Camide dini ,inancı anlatana diyor, sen riyakarsın, Kur anı anlamıyorsun, ve riya halindesin, doğruları söylemiyorsun demekte ve, Gel TANRININ (Kur'an) kelamını bizden öğren, bizden dinle,Zira bizim sözlerimiz, tanrının sözleridir, Çünkü yukarıda açıkladığım gibi İnsan/ Tanrı birlikteliği VAHDETİ VUCUT anlayışı nedeniyle ikilik kalmış, teklik olmuştur, işte o nedenle İnsan KANUŞAN, GÖREN DUYAN tanrıdır, ve sözleri de tanrı sözüdür, yani KONUŞAN KURANDIR- NATIKI KURAN. Bu Deyim üzerine Harabı’nın de deyişi vardır. Hak Muhammed Ali ile birleşti Hep beraber Kabekavseyne gittik Ol makamda pek çok muhabbet ettik Leyle, el,esra,yı seyran eyledik Harabi, diğer deyişte ise; Birlik alemini bilmeyen, Tanrı -Kul ikiliğinde olanlar, her ne kadar insan sureti görürseler de, aslında daha ADEM/İnsan olamamışlardır, onlar HAYVAN/İNSAN alemindedirler, Çünkü HAK /TANRI biz insanlardan ayrı değildir, biz ondayız, o bizde demektedir, Burada KURAN geçmektedir, niye dersen, 1-Hakim olan İnancın coğrafyasında olmaları en önemli sebebedir, 2-Burada KUR'AN söylemi, bilinen İlahi din kitabı anlamında değil, ismin mana anlamındadır, Devamla; Bunun ISPATINI Kur'an ile ayan eyledik, açıkladık var ettik demektedir, Alıntı: Bunu Kur'an ile ayan eyledik Burada kullanılan "EYLEDİK" deyimi, sözü, eylem anlatan sözcükte, TANRI/İNSAN birlikteliğini, eylem birlikteliğini anlatmaktadır. Kur'an; eli açık, çömert, soylu, asil, okuyan, söyleyen manasınadır ve buda, Alevi,/Bektaşi felsefesinde hep söylenen NATIK KUR'AN yani İNSAN ı anlatmaktadır, Bilmem faydalı oldum, benim bu konuda diyeceklerim bunlar, [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] İnsanın yaratılmasında ki, konuda bence kararsızlık olduğu ortadadır, olaya bilimselde bakarsanız, bunu göreceksiniz, sizin çelişki görmemnize diyeceğim bişey olamaz,
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
||
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: | Devrim06 (07-17-2009), Sır_kapısı (07-20-2009) |
|
|
#63 | ||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sn:Sır Kapısı,
Alinti:
Tanrı ölümlü, İnsan, İnsan ölümsüz tanrıdır, İşte burda Tanrının tekliği konusunda bir ihtilaf yok, İhtilaf, VAhiyli dinlerde ki gibi, bir tanrı anlayışı olmaması, Alevi inancında da TANRI tektir, Çoktur demez, Ançak KASRETTE yani çoklukta, birliği , tekliğe inanır, Dinlerin Tanrı tekliği kavramı farklıdır, Aleviler, Hakkı varlıkda görürler, varlıkda hakkı bulurlar, yanii, Vahdeti mevcut a inanırlar, Oysa dinlerde bu yoktur, Tanrı anlayışları yokluk üzerine kurludur,Tanrıları ,yersizdir, yurtsuzdur,ekansızdır, Oysa Alevilerde HAKK, İnsan gönlündedir, ve o NUR ,insanda da bulnur, Varlık içinde son aşama insandırr,İnsanında Kamil İnsanlığıdır, Alinti:
İmam Rabbani, 36. (sanırım) mektubunda, bu konuda pişmalığını dile getirir, ve retteder bu durumu, diğerleride,Vahdeti Vucudu savunurlar, Vahdeti MEVCUT a, yanaşmazlar, MANSUR asılırken, sanırım, Bağdadi, ona cephe almıştır, Demek başka, o olmak başka, |
||
|
|
|
| The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: | Sır_kapısı (07-20-2009) |
|
|
#64 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 177
Mesajlar: 258
Thanks: 64
Thanked 997 Times in 243 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
1. Hallacı Mansur’un Kermati? Olduğunu söylüyorsunuz, ancak o Hurufi’dir. Aleviliğe de uyumludur. Dört dar pirimizden üçü Hurifi sayılır bir yanıyla. Hurufi, Seyit Nesimi ve Hallac-ı Mansur’dur bunlar. Dördüncüsü ise Hüseyin’dir. 2. Alevilikte Tanrının kulu kavramı bulunmamaktadır. Çünkü insan kendini eğittikçe ve söyleyebilecekleri gönlünde arttıkça dillenir ve bu onun konuşma hakkını kendiliğinden üretir. Kul veya kast bu haliyle bulunmaz. Aleviliğin dört kapı kırk makamı peygamberliği reddeder ve bu bir anlamda mürşit ve pirlik gibi peygamberlik dışı makamların varlığını ve ona bağlı yaşam kurgusunu dile getirmek amaçlıdır. 3. Said-i Nursi, A. Geylani vs. bu yapı içinden geçmemişlerdir ve onların Enel Hak düşüncesini kabul etmeyecekleri edemeyeceklerini gösteren durum Vahdeti Mevcut ve Vahdeti Vucut algılayışı noktasında yeterinde bellidir. Genel olarak bu öğreti kollarının oluşturduğu Batınilik anlayışlarının da bu kişiliklere yüklemek onlara ve Tanrı anlayışlarına haksızlık olur. 4. Enel Hak tanımınız ise eksik ve problemli bir çözümleme oluşturmaktadır. Bu tartışma bizi öyle bir noktaya çekmeli ki, Hakk ile Allah kavramlarını bile ayırmak durumundayız. Ancak Enel Hakk’ı böyle tartışabiliriz. Yoksa bu noktada tanrıda erimek düşüncesini taşıyacağınız yer doğru görünmektedir. Ancak bu anlayış sizi Brahmanların Tanrısal ‘töz’ katılma sürecidir. Biliyorsunuz ki Brahmanların yaşam süreleriyle insanlarınki birbirine uymaz. Öyleyse onlar farklı varlık alanlarından bahsederler. Alevilikte ve genel olarak batınilikte her şey insandadır. 5. Devriye düşüncesi dört kapı kırk makamla ilişkilidir doğrudan. 6. Şu doğrudur ki kişinin Hakk’a yürümesi için devriyesini tamamlaması yari dört kapı kırk makam silsilesi içinde olmalıdır. Ancak biz sıradan insanlar için de bu dileği tekrarlamak amacıyla herkese, her Alevi’ye Hakka yürüdü diyoruz. 7. Yeniden belirtmekte yarar var. Peygamberli bir kültüre değildir Alevilik. Bu da Tanrı vahiylerini peygambere taşıyan hiçbir güce inanmadığı gibi peygamber kategorilerine de mitolojik ilişkiler kurmuştur. Kırklar cemi ile oluşturduğumuz süreç sonradan gerçekleşmiştir. Kırklar cemi bu nedenle mekan ve zaman tanımlarının dışına düşer yani mitolojik öykümüzdür ve kendimizi diğer din ve kültürlerden ayırma cesareti, gücü ve felsefi yeterliliği bulabilmişiz. 8. Kişinin tanrılaşması yoktur bu doğru bir tanım. Biz zaten ‘Hakk insanda’ deriz. Ancak yetmez, çünkü bizim için her şey tanrısal bir parçadır. Doğanın kendiside, canlılarda bu tanrısal sırra sahi. Ancak farkına varmak veya her an bu farkı anlamak mümkün değildir. |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Hasan Harmancı For This Useful Post: |
|
|
#65 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 1417
Mesajlar: 411
Thanks: 667
Thanked 409 Times in 219 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 67
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Ya hakikatten sasirmamak elde degil bu nasil hidayet etmek insallari ? Insan bu kadarmi aklina geleni tartmadan konusur ? Bu kadarmi ? Muhterem iscan baba surda 2,3 , bilmedin 5 sene omrunuz kalmis , Daha gideceginiz yerin nasil oldugunu bile kestiremiyorsunuz , olumsuzlugunuz nasil oluyor ? Kaldiki dunyaya geldiginizdede akilsiz geldiniz , sonradan insanlardan ogrenerek akila erdiniz sonra olunce gene akilsiz kalacaksiniz ? Peki sizin allahliginiz nerede ? Sunu aklinda tutmani isterimki Insan allahi anmak icin onu kalbinde yasatiyorsa bu insana Allah olma sifatini vermez ? Eger oyle olsa idi insan yaratma ilmini bilgisini bilir olagan ustu olaylar yaratirdi !!! Nasilki siz bir kitap yaziyorsunuz ve yazarin siz olduguna dair kisa ve oz kendi hakkinizda bilgi veriyorsunuz . Ve ben bu kitabi alip okuyup sizin fikirlerinizi sahip cikip , sonrada kitabi benim yazdigimi idda edebilirmiyim , kitabin asil sahibinin ben oldugunu idda edebilirmiyim ? Cevabiniz hayir ise e o zaman siz nasil yaraticinin yarattigina biz yarattik yaratici biziz diyorsunuz ? Onun hakkini gasp ediyorsunuz ? Afedersiniz siz hirsizmisiniz ? Elbette bunu hem gorunusunuzle kanitlayamazsiniz hemde sizde bir hayir bir keramet olmadigini insan ogluda biliyor cunku kitaptaki yazarin sifatlari kisiligi ozelligi gayet net yazilmistirki kimse benim elbette yaratici olduguma inanmayacaktir cuku sifatlar uyusmuyor . Hele mahkum edildigin dogum vede olumden kurtul sonrada gel bana tanri olumlu insan olumsuz de . Bana cok itici geldi bu soz !!!!! Saygilar hurmetler efendim . Konu Alibaba tarafindan (07-20-2009 Saat 00:04 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#66 | |||||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Evet Alibaba;
Daha önceki yazılarımda dediğimzi gibi, bu felsfeyi bilmeyen, bu inancı bilmeyenlerin yapyığını yapıyorsun, Kendi İNANCIN değerleri ile, başka inancları yargılıyorsun, Oysa bizler, bunu yapmıyoruz. Her inanca ve her insana saygılyız, sınırarını korudukları müddetce. Bu sitemizde o kadar çok, Alevi öğretisi ile ilgili yazı varki, aklın durur, sen onları oku,bilgi sahibi, sonra da fikir sahibi ol, Alinti:
Ki, Ben gideceğim yeri biliyoru, Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil, demiş aşık, Öğretimize, RUH, yada, can , işlevini kaybeden BEDENden cıkar, ve kendine ait olan yere gider, Ve bu evren yani doğa içinde kalır, Her can, HAKKA vasıl olmaz, burda, bu var aleminde yine bi şeylrde bedenlenir. Peki sence, Ölüler nereye gider, giden ne? Alinti:
Öğretimiz gereği, Allah, İnsanların bilgisi kadr AYDIN, BİLGİLİ idi ve insanların bilgisi kadar bilgisiz ve cahildi, Tanrı her insanda, onun bilgisi kadar bilgilidri, ondan fazla değildir, Öğretimiz gereği, Tanrı bilinmek ,sevilmek istedi ve gizlilikten açığa çıktı, görünür oldu ve varlığa geldi, Önce Maden, cevher olarak evrene yerleşti, sonra NEBBAT oldu, bu iki olgu içinde kendine yabancılaştı, bu yabancılaşması, o var oldukğu varlıklar, onu bilemedi, hayvan oldu/insan oldu ve insanda kendine dönüş yaptı, tekrar yükseldi, İnsan onu bildi. Yani Alevi öğretisinde İNSAN/TANRI BU ŞEKİLDE, yorumlanmaktadır. Alinti:
Birileri , bir yerlerden getirmediğine göre, İNSAN IN yaratıcı gücünü hep bilip, yaşıyoruz. Alinti:
Ançak kitapda ise, benim ismin yazar kimse çalamaz, Olaya birde senin mantığınla bakalım, Ki Hadi, bir yaratan var diyelim, bunun ıspatı nedir, nasıl ıspatlıyacaksın, Birileri derse ki, hadi bir daha yaratsın diye, o zaman ne yapacaksın, Ki Bu tip bir diyalog kuranda da vardır, ve orda TAnrı yaratma eylemini yapmaz, sadce öğt ve korku salar, şu anda AYET aklımda yok, Sanırım AZHAP süresindedir, İbrahim peygambrle mi? LUT 'la ilgili idi gibi, ancak bu diyalogun geçtiği bir ayette var, Ançak yardan bunu tekrar etmemiştir, O nedenle Benden ISPAT beklemek biraz garip dimi, ki, İnsan bugünkü konumuna gelişin TANRISIDIR,BİLGESİDİR, Alinti:
O nedenle , EVRENDE SÜREKLİ İR DEĞİŞİM VARDIR, VE hiç bir şey yokdan var, vardan da yok olmaz, Değişmyen tek şey, değişimdir. bunu unutmayın, YOKLUK var dünasında yoktur, Yok olanıda konuşmanın manası yoktur. |
|||||
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#67 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: Gaziantep
Üye No: 1808
Mesajlar: 34
Thanks: 42
Thanked 37 Times in 22 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Sayın işcanbaba Yaratılış ve Devriye açısından anlattıklarınıza kani olamadım
İfadelerinizi deyişlerle pekiştirebilir misiniz? Devriyede kişi kamil olana kadar devam eder ama kamil olunca hakka yürür Peki deyişlerde ve nefeslerde Ali olarak gelip sonra Bektaş olarak görünmesi kamil insanın ölüp tekrar başka daha düşük düzey bir kamil insan hali ile dünyaya gelmesini nasıl iddia edebilir siniz. Bu tür deyişler hakkın velayet nurunun kamil insanların varlığında zuhurettiğinin göstergesidir. İnsan fsıfatında çok gelip gitmek o tevhit nurunun devrimidir. Sırr ile hu |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Sır_kapısı For This Useful Post: | Devrim06 (07-20-2009) |
|
|
#68 | |
|
Yasaklı
Üye No: 2922
Mesajlar: 21
Thanks: 2
Thanked 10 Times in 7 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
[/font]"]
Alinti:
Merak etmeyin Alevilik Zerdüştlükten yada Yezidilikten türemedi. Ve Kürtlerin Milli dini Alevilik değildi. Milli dini Alevilik olanlar herkesin bildiği gibi Türkmenler idi. ALEVİ KÜLTÜRÜ(deyiş,saz,semah ayini,ayni cem) ne kadar gizlerseniz gizleyin Şamanizm menşeilidir.Türkler arasında böyledir. Ama kürtler arasında bilemem.Belki de zerdüşt bağlama falan çalıyodur. Kürt sorununa gelince. Alevi kürtleri bilemem ama Şafii Kürtler bugün devletin en önemli konumlarındalar. Ve nurculuk islamcılık adı altında Kürtçülük yapmaktalar. Türkiyede Alevi kürt sorunu vardır.Şafii kürtler yeterince iyi durumdalar zaten. Her ailede 10-20 tane çocuu olan adamın durumu baya iyi demektir ![]() Bu aradaa dikkatimi çeken şey hiçbirinizin ALEVİLİK VE BATINİ İSMAİLİLİK arasındaki ŞÜPHE GÖTÜRMEZ ilişkiye değinmemesidir. Bunun sebebi ne olaki?Alevi öğretisinin Batıni İsmaililikle mutlak bir ilişkisi mevcuttur. Bu açık ilişkiyi basit bir tarih kitabını okuyan bile bilir. Bu konuya hiç değinmiyorsunuz. Ama zorlama yorumlarla Aleviliği saçma sapan DİNLERLE TEMELLENDİRMEYE çalışıyorsunuz. Dikkan edin ilişkilendirmeye çalışıyorsunuz demiyorum-TEMELLENDİRMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ- diyorum. Alevi öğretisi öz olarak dinler üstüdür ve Hz Ali'den de bugün adına alevilik denilen şeyden de daha gerilere dayanır. İsa'da Vaftizci Yahya'da Zohar'ı yazan İlyas'ta Essenilerde,Gnostiklerde aslında alevi idi. Konuya bu açıdan bakarsak ALEVİLİK BATINİLİĞİN Işk ile bedenlenmiş halinden başka birşey değil. Bu IŞK'a da biz ALİ diyoruz.Bu kimi zaman HZ ALİ olur. Kimi zaman İncil'in İlya'sı.Kimi zaman Rab Mesih İsa. Kimi zaman Krişna.Budha da o'dur Marduk'ta. KİMİ ZAMAN'DA ATATÜRK OLUR. Değişen yalnızca zaman ve mekandır.Bu işin özü budur. Esenlikler. Konu Hızır İli tarafindan (11-18-2010 Saat 20:42 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#69 | |
|
Yasaklı
Üye No: 2922
Mesajlar: 21
Thanks: 2
Thanked 10 Times in 7 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Hermes Batıniliğin piridir... İNSANLAR ÖLÜMLÜ TANRILAR,TANRILAR İSE ÖLÜMSÜZ İNSANLARDIR. Sözün orginali budur. Alibaba'nın buna neden karşı çıktığını ise anlayamadım. Bunda ne varki? İşcanbaba'nın ölmesi onun Tanrının bir parçası hatta ondan açığa çıkmış bir can olduğunu çürütmez ki? Yunus demiyormu ten ölür can ölmez. Beden ölür ruh ölmez. Işık bakidir çünkü tanrısaldır.Tanrıdandır.Ve Tanrıdır. |
|
|
|
|
|
|
#70 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 922
Thanks: 2494
Thanked 3274 Times in 887 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alevilikte neyin olup olmadığını belirlemek için onun kaynaklarına bakmak gerekir. Alevilikteki yazılı kaynak, öteki inançlarınkinden çok daha fazladır. Bugün sistematik bir inceleme yapmadan şu var, bu yok denirse ileride birisi çıkar, örneğin deyişlerdeki Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, 12 İmam, Allah gibi elemanların geçtiği bölümleri altalta yazar da çok farklı bir sonuç ortaya çıkarsa ne denecektir? Ya da gelecek kuşaklar bize, deyişlerin ilgili bölümlerini altalta yazıp bir sonuç çıkaramamışlar da hep birbirinin tersi tezler ortaya atmışlar demeyecek midir?
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ma kadın ana ana tanrıça ve Işık insanları( aleviler) | Ali karul | Alevilik Tarihi | 16 | 12-24-2009 16:59 |
| Yüksel Işık çankaya dan aday. | İşcanbaba | Siyaset | 0 | 01-06-2009 15:12 |
| Ehlibeyt Aşkıyla Yan Alev, Alev / İLAHİ AŞK | - Esengül - | Alevi Edebiyatı | 3 | 09-12-2008 03:14 |
| NiCe YıLLaRa TÜRKÜ (aLeV aBLa) .....:ge: :ge: | _MunzuR_ | Genel Duyurular | 1 | 08-21-2008 02:15 |
| İnsanlığa Işık Tutan Arkeolojik Bulgular/ 1- Peru | Devrim06 | Bilim ve Teknoloji | 6 | 06-21-2008 13:42 |
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||