![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik İnancı Alevilik inancına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can |
İŞTE ALEVÎLİK, İŞTE MU (1)
İncil Tevrat Kuran hatmin bulacak Senesi gelince ayırt olacak Gözleyin cihanı neler olacak Çürükle sağlamın seçeniyiz biz Postnişin Hüseyin Fevzi Mu, Luviler ve Alevîler! Yazdık, söyledik! Alevîlik İslam değilse bu yapısı ve farklılığı nereden geliyor? Kimi özelliği şu dinden, kimisi bu öğretiden ve kimisi bu inançtan deyu çırpındık durduk! Evet işte Alevîlik ve işte Mu! KAYIP KITA MU: >>>“6 kaan yılı zak ayı II Maluk günü başlayan korkunç yer sarsıntısı, 13 Şuen’e kadar devam etti. Mu Kıtası felakete kurban gitti. Mu ülkesi iki kere kalktıktan sonra bir gece çöktü, üstünü sular kapladı. Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu. Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu.” Mu Zak ayının 13. Cuma günü batmıştı. O günden sonra insanlar 13’ün uğursuzluğuna inandı.<<<(1) (1)Theotihuacan Palenk Mabedi Piramidi, Meksika 64 Milyon insan bir anda yok oldu. Nerede ise bugünkü Türkiye nüfusu kadar insan yok oldu. Düşünün! 64 Milyon insan! Unutulacak kadar basit bir olay değil. Mu, yani Güneş İmparatorluğu 50 milyon Km karelik toprağı olan bir ada idi. Türkiye toprağının 60 katı kadar büyüktü. 10 halk (kaynak: j.Churhward ve platon) yaşardı. Nüfusu 64 milyondu. Bulunduğu konum Pasifik okyanusu idi. Amerika kıtasına yakındı. Avustralya kıtası ile Amerika kıtası arasındaydı. MU’NUN, DİNİ YAPISI VE İNANÇLARI: Bilindiği üzere Mu gerçeğini ortaya çıkaran J. Churchward adlı bir İngiliz Albayı idi. 75 yaşında ölmüş ve hayatının 50 yılını Mu için harcamıştır. Naakal tabletlerini bulunca ve onların üstüne çalışınca dünya tarihi ve dini yapısı tamamen değişti diyebilirim. >>>Churchward, 15bin yaşında olduklarını belirlediği Naakal tabletleri evrenin başlangıcı ve ortaya çıkışı konusunda ayrıntılı öngörüler içermekteydi. Bu tabletlere göre; Evrenin başlangıcında sadece Ruh vardı. Daha sonra sadece bu ruhtan, bir kaosun hakim olduğu uzay var oldu. Zamanla kaos yerini giderek düzene bırakmaya başladı ve uzaydaki şekilsiz ve dağınık gazlar bir araya geldi. Bu gazlar güneş sistemlerini ve gezegenleri oluşturmak için katılaştı. Katılaşma sırasında önce hava, sonra su oluştu. Sular dünyayı kapladı. Güneş ışıkları havayı ve suyu ısıttı. Bu ışıklar ve toprak altındaki ateş, üzerinde su bulunan toprakları yükseltti ve bunlar açık toprak oldu. Güneş ışıkları suyun içinde ve balçıkta kozmik hayat yumurtalarını (RNA-DNA) oluşturdu. İlk hayat sudan çıktı ve tüm yer yüzüne yayıldı. Mu’nun yaratılış efsanesinin, günümüzde geçerli olan evren ve yaşamın oluşumu teorilerine şaşırtıcı derecede benzerlik göstermesi dikkat çekicidir. Churchward, tüm dinlerin ilk ve ana kaynağının Mu dini olduğunu düşünüyordu. <<<(2) (2) Sinan Meydan, Atatürk ve Kayıp kıta Mu Her satırı dikkatle okursanız Alevîlik kabullerine ne kadar uygun değil mi? Hatta birebir aynı. Şunu bir daha okuyun: Güneş ışıkları suyun içinde ve balçıkta kozmik hayat yumurtalarını (RNA-DNA) oluşturdu. Bugün bile D vitamini güneş ışığı görmeden vücutta aktif hale gelmiyor. DNA’nın bugün insan için ne anlam taşıdığı bilinen bir gerçektir. Ve Alevî Pirlerinin söylediği: >>> Dünyanın doğuş alanına gelmesi, güneş ile olmuştur. Güneşin doğum yapmasına Kızılbaş Alevîlik “cemre” yada “kozi” demiştir. Dünya vücut olunca ondan bitkiler, ondan hayvanlar ve ondan da insan doğuş yapmıştır. Böylece yedi doğuş tamam olmuştur. <<<(*) (*) Haşim Kutlu, Kızılbaş Alevîlikte Yol Erkân Meydan Hakkın gevherinden Arşın Nur’undan Ondan hâsıl oldu Güruh-u Naci Kul Himmet Yedi kat Arşta asılı Kandildeki Nurdan gelirim Pir Sultan Abdal Katre idim şimdi ummanlar oldum Arştaki kandilden nurdan gelirim Kul Nesimî Kul Nesiminin dediği gibi katre yani damla idim suda, sonra güneş ışığından geldim okyanus oldum… Arştaki kandil güneş ve Nur, yani ışık.. Güneş ışığından sudaki damla………… Çok şaşırtıcı değil mi? Evet ben öylece kalakaldım! Çünkü bu benzerlik olamaz belli ki birebir aynı inançtır. Alevîliğin İslam ile ilgisinin olmadığı bu satırlardan anlaşıldığı gibi, Mu dini ile benzerlikleri bununla da sınırlı değildir. Mulular Hakkı sembollerle tarif ederler ve ona öyle yaklaşırlardı. >>> … 6 köşeli yıldızın dışındaki çember, dünyadan başka alemlerin de bulunduğunu, bunun dışındaki 12 fisto ise, insanın uzak durması gereken 12 kötü eğilimi simgeler. İnsan ruhu, diğer alemlere geçmeden önce bu 12 dünyasal kötü eğilimden kurtulmak zorundadır. Aşağı doğru inen sekiz şeritli yol ise, ruhun Tanrıya ulaşması için tırmanması gereken aşamaların ifadesidir. Ruh, en alt kademeden , cansız varlıktan mükemmele, yani Kamil İnsana ulaşmak zorundadır.<<<(3) (3) Sinan Meydan, Atatürk ve Kayıp Kıta Mu Bu benzerliklerin tesadüf olmadığına açıkçası inanıyorum. Bu noktada önemli olan Mu’dan çok Luvi’lerdir. Çünkü Mu batmadan önce sadece Ada’da değillerdi. Kolonileri vardı. Maya, Atlantis bu kolonilerden bazılarıdır. Luvilerin Asya’dan Anadolu’ya göç ettikleri düşünülüyor. Bu inançları beraberinde getirdikleri çok gerçekçidir. Ruhun cansız varlıktan mükemmele ulaşma inancı hakimdir. Bu Alevîlik kabulü ile birebir aynıdır. >>>Alevi - Bektaşî yazınında bir de “Devir” kuramı vardır. Bu kurama göre, Gayb Âlemine, yani madde âlemine düşen varlık, önce cemat (cansızlar), sonra bitki, daha sonra hayvan, en sonra da insan biçiminde görülür. Bu aşama ve evrelerden geçer. Toprak - Ateş - Hava - Su ana dörtlüdür. Bu dört öğeden geçen insan, asıl gerçeğinden haberli olmak ve aslına kavuşmak isteğinde bulunur. Ondan sonra derece derece yükselerek, çeşitli aşamalardan geçerek Hakk'a yani Tanrı'ya kavuşur. Bu bir çeşit “iniş ve çıkış” tır <<< (*) (*) İSMAİL ÖZMEN Dört kitapta yoktur bu ilim inan İlm-i Devriyedir bu bir sırr-ı kan Bulup bir mürşid-i kamil û irfan Okuyup bu dersi âyana geldim Pir Hüsnî Evet canlar! Sizce bu kadar benzerlik tesadüf olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Bana mutluluk veren şey ise Alevîliğin Serçeşme olduğunun kanıtı olması. Çünkü İlk insan Mu’da var olmuştur. İlk din Mu’da ortaya çıkmış. Alevîlik Luvilerden ve doğal olarak Mu’ya da dayanıyor demektir. Bu durumda Alevîlik tüm dinlere kaynaklık etmiş ve Serçeşmedir demektir. Alevîliğin Devir kuramının olduğu bir gerçektir. Pir Hüsni’nin de dediği gibi bu kuram semavi dinlerde kesinlikle yoktur. Bu durum Alevîliğin herhangi bir dinin yaması, mezhebi olmadığının kanıtıdır. Devir kuramı yaratılışı ve cennet-cehennemi reddeder. Kemale ulaşma kabuldür. Alemde Meşud olan bu devran Tekamül içindir kemale doğru >>>Naakal mabetlerinde AY, bir sembol olarak GÜNEŞİN hemen yanında yer alırdı. Hem baba, hem Ana olan Tanrının ERİL sembolü GÜNEŞ, DİŞİL sembolü de AY’DIR. Kozmik diyagram üzerinde de görüleceği gibi üçgen’in ve ÜÇ sayısının önemi büyüktü.<<< (4) (4) J. Churchward, Mu’nun Kutsal Sembolleri Ay, dişil sembol ve Güneş eril sembol. İlginç. Eril ve Dişil… Bu sembolleri daha iyi anlayabilmeniz için Üçleme çöktü adlı yazımı okursanız daha da faydalı olacaktır. Ay= Ali yani Dişil Güneş= Muhammed yani Eril Ay Alidir Gün Muhammet Üç yüz altmış altı sünnet Balıklarda suya hasret Çarka döner göl içinde Pir Sultan Abdal Hakk-Muhammed-Ali üçlemesinin zahiri olduğunu; batınen Ali’nin Fatıma’da bir edildiğini söylemiş ve oradan da aslının Hakk-Naci-Naciye olduğunu söylemiştik. Hakk zaten belli iken Zahiren Muhammed’in; Batınen Naci(Şit)nin ERİL olduğunu ve Güneşi temsil ettiğini; Zahiren Ali’nin; Batınen Fatıma’yı yani aslen Naciye’yi temsil ettiğini, DİŞİL olduğunu ve AY’ı temsil ettiğini söyleyebiliriz. Bu durumda Ay Ali’dir (DİŞİL) Gün Muhammed’dir (ERİL). Bu benzerlik yada bence aynılık, Alevîliğin inancıdır ve birebir Mu inancı ile benzerdir. İslam’ın, Yahudiliğin vs böyle bir kabulü yoktur. Haşim Kutlu Hakk-Naci-Naciye üçlemesi için şunu söylemişti: >>>Kızılbaş Alevî filozofyasında, yaratılış bakımından “ teklikte çokluk, çoklukta teklik” diye bir anlayış ve kavrayış düzeyi bulunmaktadır. Bu belirleme de Hakk hem doğan hem de doğuran bir sıfatla anlam alanına çıkmıştır. Doğan ve doğuran bir bütündür. Bütünün kendinde olan doğma ve doğurma yasasına uygun olarak kendisini gerçekleştirmesi için, kendindeki üç kuvvet (uknum-teslis-üçleme) rol oynar. Bu kuvvetler:ERİL, DİŞİL VE RUHkuvvetleridir. Bu kuvvetlerin birleşmesi; kendinde düşünce, kendinde söz ve kendinde iş iradesiyle mümkün olur. Birleşmeyi bu irade gerçekleştirir ve “kendini bilme iradesi” DOĞUŞ alanına çıkar. Kendinde var olan düşünce-söz ve iş iradesi tek iradedir. Üç kuvvet yani eril, dişil ve ruh bu irade içindedir. Ve “BİR”dir. Burada bir olan, noktayı vahittir ve “ANA”dır. Doğuş yapan anadır. ÇOKLUK KENDİNİ BU DOĞUŞLA gerçekleştirmiştir.<<< Pir Sultanım bu bir sırdır Ayda nurdur günde nurdur Hakk Muhammed Ali birdir Üçü sırdır bir NUR içinde Pir Sultan Tüm çabalar, Alevîliğin yada Alevî erkanının, yolunun kaybolmasını engellemeye çalışmak içindir. Bilgisizlik veya sadece İslam toplumu içinde yaşıyor olmamız, Alevîliğin her kabulünün İslam’a göre yorumlanmasına veya zorla uyarlamaya çalışmakla geçiyor. Buna artık birilerinin engel olması gerekiyor. Alevîlik İslam’ın bir kolu, yolu, mezhebi falan değildir. Bunları ortaya koymaya devam edeceğim. Keşke daha büyük imkanlarım olsa ama işte… sadece daha güçlü birilerinden medet ummak ile geçiyor zamanımız. Alevîliğin tüm gerçekleri zamanla birebir ortaya çıkacaktır. Yeter ki bizler araştırmaya devam edelim ve körü körüne bağlanmaktan, sorgusuz kabul etmekten vazgeçelim. O zaman inanıyorum ki çiğdem toprağı haklayacaktır. Devam edecek... Aşk İle GERÇEĞİN DEMİNE HÛ ( O ) ENE’L HAKK Kul Seyyid - - - - Sultan Sinemil
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili Duran Alemde meşhud olan bu devran Tekamül içindir kemale doğru için yazdığım yazı bu değildir... Sadece şiiri kullandım... O yazı, Aleviliğin DOĞUŞ kabulü ile ilgili... Bildiğin gibi Alevîlik yaradılışı REDDEDER... Sevgiler.... |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: | Devrim06 (06-23-2008) |
|
|
#3 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
>>> Dünyanın doğuş alanına gelmesi, güneş ile olmuştur. Güneşin doğum yapmasına Kızılbaş Alevîlik “cemre” yada “kozi” demiştir. Dünya vücut olunca ondan bitkiler, ondan hayvanlar ve ondan da insan doğuş yapmıştır. Böylece yedi doğuş tamam olmuştur. <<<(*)
(*) Haşim Kutlu, Kızılbaş Alevîlikte Yol Erkân Meydan Zaten bu gerçeği anlatıyor... Dersimli Alevîler hakkında İrene melikoff sabah güneşe niyaz ederlerdi demişti.. Yanılmıyorsam koçgiri aşiretinin önde gelen birisiyle yaptığı konuşmaydı... O yazıyı bulamadım... Güneş!!!! Yedi kat Arşta asılı Kandildeki Nurdan gelirim Pir Sultan Abdal Pirin dediği gibi... Aşk ile |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Güneş ışıkları havayı ve suyu ısıttı. Bu ışıklar ve toprak altındaki ateş, üzerinde su bulunan toprakları yükseltti ve bunlar açık toprak oldu. Güneş ışıkları suyun içinde ve balçıkta kozmik hayat yumurtalarını (RNA-DNA) oluşturdu. İlk hayat sudan çıktı ve tüm yer yüzüne yayıldı.
Arkadaşlar kaynağı olupta buna benzer günümüz kabullerinden örnek verecek kimse yokmu? açıkçası yukarıda ki mu kabulü beni çok meşgul etti... Paylaşırsanız sevinirim.. aşk ile |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İŞTE ALEVÎLİK İŞTE MU (2) Külli yer û gök Hak oldı mutlak Söyler def û çeng û ney Ene’l Hak Seyyid Nesimî Sultan Evet. Alevîlik ile Mu’nun ve Mu din adamları olan Naakallerin öncülüğünde benzerlikleri ortaya koymaya devam edelim. >>> …Değişik örgütlenmeler vasıtasıyla günümüze kadar ulaşmış olan bu inisiasyon töreninde ADAY, uzun bir hazırlık ve soruşturma döneminden sonra, layık görülmesi halinde KARDEŞLİĞE kabul edilirdi. Naakal kardeşlik örgütüne üyelerin seçilerek alındıkları dışında, kabul töreni ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.<<<(1) (1) Sinan Meydan, Atatürk ve Kayıp Kıta Mu Her ne kadar birebir olmasa da bana Musahipliği hatırlattı. Adaylık var, hazırlık ve soruşturma dönemi var, layık görülme var, seçerek alma var ve sonunda kabul töreni var (Belki de ikrar cemi). Elbette yeterli kanıtımız yok. Sizin de gördüğünüz gibi aşırı bir biçimde bir benzerlik var. 15bin yıldan bahsediyoruz. Ufak farklılıkların olabileceği göz önünde bulundurulmalı. >>>Mu dininin dört temel kavramı vardı: 1) Tanrı tektir. Her şey ondan var olmuştur ve ona dönecektir 2) Ruh ile beden birbirinden ayrıdır. Beden ölür ve ayrışırken ruh ölmez. 3) Ruh, mükemmelliğe ulaşmak için değişik bedenlerde yeniden doğar. 4) Mükemmelliğe ulaşan ruh Tanrıya döner ve onunla birleşir. Naakal öğretisine göre, evrensel sevgiyi kavrayabilecek vasıfta olan ruhlar ona geri dönebilecek yeterliliktedir. Bu vasıflara sahip bir insan alabilmek ancak NAAKAL KARDEŞİ olmakla ve kardeşlerin de öğretiyi derece derece sindirmeleri ile mümkündür. Naakaller, yalnızca ÜSTAD RAHİPLERİN bu aşamaya ulaşabileceklerini kabul ederlerdi.<<< (2) (2) Sinan Meydan, Atatürk ve Kayıp Kıta Mu Yazarın Alevilikle ilgisinin olmadığına inanıyorum. Sevgili canlar dört maddeyi dikkatle irdeleyin, ben son paragrafa bir oyun planlıyorum ve aynen alıyorum: >>>Bu vasıflara sahip bir insan alabilmek ancak NAAKAL KARDEŞİ (MUSAHİP) olmakla ve kardeşlerin de öğretiyi derece derece sindirmeleri (4 KAPIDAN GEÇMEK: DERECE DERECE) ile mümkündür. Naakaller, yalnızca ÜSTAD RAHİPLERİN (PİRLER) bu aşamaya ulaşabileceklerini kabul ederlerdi.<<< Bence bu kadar tesadüf fazla artık. Üstelik bir şey biliyorsam şu hayatta, bunlar kesinlikle tesadüf değil. Farklılıkların olabileceği gerçektir ama unutmayın ki 75-15 bin yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Gelen dinler, oluşan farklılıklar, Fransız ihtilali, milliyetçilik, baskı, katliyamlar… Dünya neler gördü bu binlerce yıllık süre içinde. Ufak farklılıklar elbet olacaktır. Mu’nun sadece 50 milyon kilometre karelik bir ada imparatorluğu olmadığını söyledik. Mu yani Güneş İmparatorluğunun kolonileri vardı. Amerika’da Maya, Afrika’da Eski Mısır, Asya’da Uygur, Mezopotamya’da Sümer ve Akad bunlardan bazıları idi. Görüldüğü üzere Alevîliği direkt etkileyebilecek bir coğrafi bütünlerden bahsediyoruz. Yani bu imkansız bir şey değil. Horasan kelime anlamıyla Güneşin, Işığın yeri anlamlarına geliyor. Teorik olarak Horasandan gelmek pek ala güneşin yeri olan Mu’dan geliyoruz demek olabilir. Zira Luvi’lerin Asyadan geldiklerine dair bulgular var. Tüm bunların en güzel tarafı, Alevîliğin İslam öncesine dayandığı ve serçeşme olup, İslam, Yahudilik veya Hıristiyanlık ile ilgisinin olmadığını göstermesidir. Bu açıdan sevindirici ve umut vericidir. Alevîler köklerini kısa bir süre sonra öğrenecektir. Şimdi yukarıdaki dört maddenin 3-4. maddeleri ve devamında gelen alıntı yaptığım paragrafı destekleyici bir alıntı daha yapmak istiyorum. >>>İnsan-ı Kâmil, eğitimlerden geçmiş, kendini yüklerden tamamen arındırmış, “kendini bilme” derecesinde en yüksek makama ulaşmış bilge insan demektir. Kızılbaş Alevî öğretisine göre bir insan yedi aşamadan geçerek, yine bu bağlamda, YEDİ DOĞUŞ gerçekleştirerek bu aşamaya ulaşır. 1)İnsan-ı Natık ( Hayvan İnsan) 2)İnsan 3)Şeriat İnsanı 4)Tarikat İnsanı 5)Marifet İnsanı 6)Hakikat İnsanı 7)İnsan-ı Kâmil (fenafillah makamıdır bu makam, Enel Hakk makamıdır.) Bu aşama (7. aşama) insanın salt maddi ve manevi gerçekle buluştuğu, özdeşleştiği ve bütün bağımlılıkların üstüne çıktığı aşamadır. Sonsuz özgürlük aşaması. İşte bu noktada insan bütün ile yani HAKK ile doğrudan etkileşim içindedir. Aynı özden olanların “BİR” oldukları aşamadır bu ve yolakta buna Enel Hakk mertebesi denmektedir. Bu, Hakk ile Hakk olmadır. Kızılbaş Alevilik öğretisinin esası ve özüdür bu. Burası anlaşılmadan Kızılbaşlık üzerine söylenenler, Pir Hasanî’nin ifade ettiği gibi boş arı vızıltısıdır. Bal üretmez.<<< (3) (3) Haşim Kutlu, Yol Erkân Meydan Görüldüğü üzere benzerlik şaşırtıcıdır. Üstelik bizler 7 aşamanın en fazla 3. hadi 4. olsun aşamalarında olan, bocalayan insanlarız. 5, 6 ve 7. aşamalar ise ağır Batıni bilgiler içerir. 5-6 ve 7, aşamalarda İslami herhangi bir şey bulamazsınız. İslam tamamen terk edilir bu aşamalarda. Gerisi zaten aşk mertebesidir. Gözün perdesinin yar ile açılmasıdır. O yar, candan içeru olandır: Pir Sultan’ım okuyuban yazarım Turab oldum ayaklarda tozarım Yar elinden içtim sermest gezerim Yardan içilmeyen mey’i neylersin Pir Sultan Abdal Bunca açıklamadan sonra şunu söylemek gerek: Alevîliğin Mu kaynaklı olduğunu kesinlikle söylemiyorum. Olabilir; ama olmayabilirde. Şu bilinen bir gerçek ki Mu İmparatorluğunun Sümer, Akad, Uygur, Maya gibi kolonileri vardı. Bu koloniler pek ala Mu dininin özelliklerini elbette taşıyacaktır. Alevîlik Sümer ve Akad eliyle Mezopotamya; Luvi ve Hitit eli ile Anadolu kültürlerinden bu yapıyı almış olabilir. Kesin olan bu benzerliklerin İslamda olmadığı ve Alevîliğin bu yapısının İslam’dan önceye dayandığıdır. Bu sevindiricidir. Zaman, belge, bulgular Alevîliğin yapısını veya kabullerini tarihi gerçekler ışığında ortaya çıkaracaktır. Emin olmamız kesinlikle gereken bir şey var ki o da Alevîliğin hiç ama hiçbir dinin yan ürünü olmadığıdır. Ne İslam, Ne Hıristiyanlık, Ne Yahudilik ne Gök Tanrı, Toyonizm, Şamanizm ve ne de Zerdüştlük. Benzerlikler bazı dinlerin Semavi dinler öncesinde çıkmış olması nedeniyle Mu etkili olabileceğindendir. Çünkü J. Churchward’a göre; tüm dinler Mu kaynaklı idi. Hindistan’da bulunan Naakal tabletlerinden İsa, Musa ve Muhammed Hindistana giderek orada ki mabetlerde kalarak feyiz almış. Bu Churchward’ın iddiasıdır. Beni de ilgilendirmiyor zaten. Ben sadece kendi eşsiz ve mükemmel inancım olan Alevîliğe bakıyorum. Hiçbir semavi veya yapay din beni ilgilendirmiyor. Sadece Alevîlik ille de Alevîlik. Benim inancım can çekişiyor. Tüm canların 1500 yılı ve sonraki gelişmeleri incelemelerini, araştırmalarını öneriyorum. Zira Alevîliği baltalayan ve talan eden Şıh İsmail’dir. Ama lanetli Alevîliğin lideri sayılacak kadar bizi ve beyinlerimizi talan etmiştir. Araştırmalar bunu size acı bir biçimde gösterecektir. Yaklaşık 15 bin yıl önce idi. Mu artık sonunu bekliyordu. Bilinen kadarıyla 60 bin yıllık Mu yok olmak üzere idi. Colonel James Churchward şöyle diyordu: “ Her yanı dehşetle haykıran kalabalıkların sesi doldurmuştu. Mu kurtar bizi diye bağırarak mabetlere ve yüksek yerlere sığınmaya çalışan halkın üzerine ATEŞ VE DUMAN yağıyordu.” Meteor ve yer altı gazlarının sıkışması gibi iki muhtemel teori söylense de Mu kıtasının çökmesi için, benim teorim başka. Ayrıca bu olayın oluş tarihini ise tam bulamadım. Ay olarak tabii ki! Benzerlikler bunlar dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Mu Ateş ve duman ile 64 milyon kişiyi kaybetti ve battı. 15 bin yıl sonra sıra bugün Alevîlikte ve 15 milyon Alevî nüfusunda bizde beyinsel ve kimliksel bir batış yaşıyoruz. Alevîliğin batışı çok çok çok yakındır. Bunu bazı şeyleri gören biri olarak söylüyorum. Şeriate dayanan Alevîlik, Cumhuriyete ve Laikliğe dayanamadı ve dayanamayacak. Bunu her aşık görür. Devir nema devri! AŞK İLE GERÇEĞE HÛ ( O ) ENEL HAKK Kul Seyyid - - - - - Sultan Sinemil |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Üyemiz
Üye No: 153
Mesajlar: 62
Thanks: 71
Thanked 106 Times in 46 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 147
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
yeryüzünde bütün dinler katı doğmalar yığınıdır... bütün dinler bu doğmalar yığınının üzerine kurulmuştur... kutsallığıda uydurulmuş bir yalandan ibarettir... alevilik ise bir inanç sistemidir çağın gereklerine uygun olarakta ışığını bilimsel kaynaklardan almaktadır... eğerki bu yoldan saparsa seninde dediğin gibi batabilir... ama şuda bir gerçektir ki... batsa bile ışık inancı yüzyıllar sonra bile bataklıktan çıkmasını bilen bir sistemdir... ''ölür ölür diriliriz'' özdeyişi bu manevi yorum içinde geçerlidir... anlayana saz olsun...
dert sofrasında bal yedik, baş verdik baş eğmedik...
|
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to dayı For This Useful Post: | Devrim06 (06-28-2008), Kul Seyyid (06-28-2008), |
|
|
#7 | |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Batma konusunda ben pek umutlu değilim... Battı batacak alevîlik ama yükselişi zor olur... Artık insan kalmadı çünkü.. eski sadakat ve bağlılık da yok... Pir Analar dağıldı zaten.. cemlere kadınlarımızın başını kapatarak sokan yeni bir topluluk türedi... Kimse hep vardı demesin araştırsın... Konuyu dağıtmadan: Mu inancı ve öğretisi Alevîlikle çok fazla benzerdir... Araştırılması halinde bu görülecektir.. 2 seri yazdım ama canlar kendileri araştırırsa faydalı olur.. Aşk ile Konu Kul Seyyid tarafindan (06-28-2008 Saat 16:06 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yeni Üye
Üye No: 209
Mesajlar: 15
Thanks: 0
Thanked 1 Times in 1 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -10
REP Seviyesi :
![]() |
kul seyyid kardeş yazılarını okumaya gayret ediyorum ve şunu anladım ki size e gör alevilik İSLAM la kur'an la özdeşleşmesin de adı Mu olur başka şey olur ne kadar hurafe batıl itikad varsa onunla özdeşleşsin bunda bir beis yok. birileri de kalkıp Mu nun batıl oldugunu ortaya koyunca ne diceksin bu özdeşleştirmen nerde kalcak evet biz de batılız mı diyeceksin o zman ?
yazıda hz.isa(asm) hz. musa(asm), hz, muhammed(sav) ne zman gittiler hindistana yoksa 3 u de aynı anda mı gittiler feyz almaya ( ne zaman gittiler ya da gerçekten gittiler mi) bu da ayrı merak konusu mesela yukarda reenkarnasyondan bahsediliyor (MU da) bunun alevilikteki yeri ne ? illa ki islamdan farklılaşalım da sonra neye benzersek benzeyelim gibi bir zorlmaya giridiğiniz hissi oluşmaya başladı bende nerdeyse
*** ALLAH'ın SELAMI O' NA GERÇEK ANLAMDA TABİ OLANALR ÜZERİNE OLSUN....ENESS
|
|
|
|
|
|
#9 | |||||||
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Güzel kardeşim yazıyı göz gezdirmeden, yavaşca ve anlaşılır okusan bende uğraşmak zorunda kalmayacağım. Şimdi yeni şeyler eklmeden Mu başlıklı yazılardan alıntı yaparak cevap vereceğim. Alinti:
Alinti:
Yazımdan: Alinti:
Ben araştırma yaptım. 3-5 kaynaktan faydalanarak bir yazı yazdım. OK. Yukarıda yazıdan aynen kopya yaptım. Benim değil Colonel James Churcheard'ın iddiasıdır diye. Bönim böyle bir iddiam yokturrrr. Bilmem anlatabiliyor muyum ![]() Alinti:
Alinti:
Yazımdan: Alinti:
Yazımdan alıntıladım kardeşim. Ben Alevilik MU kaynaklıdır de-mi-yo-rum. Diyorum ki: 3-5 kaynak şöyle diyor......... Alevilikle bernzerlik VAR. Yazıda da yeri geldikçe belirtmişim. Lütfen yazıyı tam okuyun. Okuma mecburiyetiniz elbette yok. ama okumadan haksız eleştiri de yapmayın o zaman. Bilmem anlatabiliyor muyum. Yanlış anlaşılmasın. yorum yapmayın demiyorum OKUMADAN yorum yapmayın. Bu yazının 1. seriside var. Aşk ile Sevgilerimle |
|||||||
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: | KızıLKumsAL (08-20-2008) |
|
|
#10 |
|
Can Bulunduğu yer: mersin-muğla
Üye No: 51
Mesajlar: 1.132
Thanks: 2057
Thanked 1910 Times in 806 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 352
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
evet bence de alevilik ile mu inancı arasında bazı benzerlikler var ve tabiki de araştırılmalı! en azından aleviliği islamla özdeştirmekten daha mantıklı bu yazı! enes kardeşim buraya fikir paylaşımına mı geldin yoksa fitne çıkarmya mı? sana uygun çok site var git oralar sana iyi gelir.
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Renas For This Useful Post: | Kul Seyyid (07-13-2008) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İşte aradığım kız!!! | ali | Mizah | 3 | 10-14-2008 15:53 |
| İşte aradığım..... | Çopur | Oyunlar | 24 | 09-17-2008 08:23 |
| İşte geleceğin meslekleri ! | cetin aktas | Genel Eğitim Konuları | 19 | 07-21-2008 22:40 |
| İşte Farkımız | cetin aktas | Dünya Gündemi | 1 | 06-15-2008 15:09 |
| İşte AKP'nin B ve C planları! | Derman | Türkiye Gündemi | 0 | 06-10-2008 18:37 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||