![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Katliamları Tarihsel süreçteki alevi katliamlarına dair bilgi ve belgelerin paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
Kerbela Olayının Aleviler için önemi nedir ve Kerbela Olayı nasıl gelişti?
Kerbela olayı aradan asırlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamlı, öğreticidir. Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbela Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin veda hacı’na ve yazılmayan vasiyetine kadar gider. Bilindiği gibi Hz. Muhammed peygamberliğini açıkladıktan sonra İslamiyet hızla gelişti. Bu gelişme Mekkeli müşrikleri telaşlandırdı. Onlar Hz. Muhammed’e olmadık engeller çıkardılar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri aştı. Hz. Muhammed bütün bu müşriklerin, putperestlerin çıkardığı sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardımı Hz. Ali’den görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yanında eğitim almış, İslamiyet’i ilk kabul etmiş ve ayni zamanda Peygamberin kızı Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmuştu. Hz. Ali Kuran’da geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyt’tendir. Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluşmaktadır. Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinden sonra İslam dini gelişmeye devam etti. O kadar gelişti ki, Mekkeli putperestler bile Müslüman oldular. İşte bu putperestlerin içinde Mekke’nin en zengin kişilerinden biri olan Ebu Süfyan da vardı. Ebu Süfyan ve benzerleri İslam’a Peygambere inandıkları için Müslüman olmadılar. Onlar gelişen İslamiyet’in maddi değerlerine sahip olmak için Müslüman oluyorlardı. Hz. Muhammed bütün bunları görüyor ve ona göre de önlem alıyordu. Hz. Muhammed çok açık bir şekilde kendisinden sonra Müslümanların önderinin (Halifesinin) Hz. Ali olması gerektiğini beyan etmiştir. Ama bütün bunlar hiçe sayıldı. Hz. Muhammed’in vefatından sonra bu eskinin putperest, müşrik bezirganları bir ara geçiş dönemi hazırladılar. Bu dönemde sırasıyla Ebubekir, Ömer ve Osman halife oldular. Daha sonraki dönemde ise Hz. Ali halife oldu. Hz. Ali’nin halifeliği daha baştan engellenmiş ve onun aşağılanması, yiğitliğinin, fedakârlığının basitleştirilmesi sağlanmıştı. Hz. Ali bütün bu oyunlara karşı doğru bildiği Hak yolundan şaşmamış, dünya malına, paraya pula tamah göstermemişti. Hz. Ali kendisine yapılan onca haksızlığa karşın sabır göstermiş, İslam toplumunun içine nifak sokulmasın diye, kan dökülmesin diye insanları doğruluğa davetini sürdürmüştür. Ama ne yazık ki, Hz. Ali’nin bütün bu çabalarına karşın dünya malına tamah gösterenler, gözünü iktidar hırsı bürümüş olanlar bunu anlamıyordu. Nitekim Ebu Süfyan oğlu Muaviye yaptığı bin bir dalavere ve haksızlıkla kendisini halife ilân ediyordu. İslamiyet’i bir iktidar aracı olarak görüyordu. Muaviye Hilafeti de babadan oğula geçecek bir kurum olarak şekillendiriyordu. Muaviye dönemindeki Emevi saltanatı salt Hilafet için değil, aynı zamanda kendi iktidarlarına hizmet edecek bütün din dışı gelenekleri, töreleri, adetleri din adına kurallaştırıyor, kurumlaştırıyordu. Hz. Ali ve Ehlibeyt var gücüyle bütün olumsuzlukları gidermeye çalışıyor, insanları gerçeğe davete devam ediyorlardı. Ama Muaviye acımasızdı. Hz. Ali şehit ediliyor, ardından ikinci imam Hasan zehirlettirilerek şehit ediliyordu. Bu arada Muaviye ölüyor, yerine oğlu Yezid geçiyordu. Yezid kendi iktidarı için İmam Hüseyin’i tehlikeli görüyordu. Çünkü İmam Hüseyin Ehlibeyttendir. Yani Hz. Peygamberin torunu, Hz. Ali’nin oğluydu. O, doğruluğun, hakkın, adaletin, gerçeklerin yılmaz savunucusuydu. Bu arada Emevi saraylarında din dışı ne varsa din adına meşru gösteriliyordu. Halk isyan ediyor ama Emevilerin kurduğu askeri teşkilat halka göz açtırmıyordu. İşte Küfe halkı da baskılardan bıkmıştı. Küfeliler her gün İmam Hüseyin’e davet üstüne davet gönderip, kendisini halife olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardı. İmam Hüseyin engin öngörüsüyle Küfelilerin ihanet edebileceklerini biliyor buna karşın kendi sorunluluğunun gereğini yerine getireceğini söylüyordu. Ve İmam Hüseyin yakın aile çevresi ile Küfe’ye varmak için yola çıkıyordu. Emevi saltanatının sürdürücüsü lanetli Yezid bu durumu haber alıyor ve önüne engeller çıkarıyor, onu öldürmek için planlar kuruyordu. Yezid ve taraftarları Küfelilerden Hz. Hüseyin taraftarlarını baskı altına aldılar. Bazılarını ise rüşvetle ve çeşitli vaatlerle İmam Hüseyin’den bağlılıklarını vazgeçirdiler. İmam Hüseyin’in ailesi yaklaşık 70 kişiden oluşuyordu. Buna karşın Yezid’in ordusu ise binlerce kişiden. Yezid’in komutanları, İmam Hüseyin’e Yezid’e biat etmesini ve böylelikle onu bırakacaklarını söylediler. İmam Hüseyin asla zalime biat etmeyeceğini, boyun eğmeyeceğini ve gerekirse bunun için şehit olacağını defalarca tekrarladı. İmam Hüseyin dediği gibi yaptı ve Yezid’e biat etmeyerek, onurlu bir şekilde direnerek şehit düştü. Kerbela Olayı İslam’da safları netleştirmiştir. Zalime asla biat edilmeyeceğini göstermiştir. Alevilik inancında Kerbela Olayı büyük bir öneme haizdir. Aleviler dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, adları ne olursa olsunlar, Hz. Hüseyin’e bağlıdırlar. Onun için oruç tutarlar, yas tutarlar. Onun çektiği acıları bir nebze de olsa hissetmek için çile çekerler. Aleviler sadece yas tutarak İmam Hüseyin’i anmazlar. Aynı zamanda ondan her defasından bir şeyler öğrenirler. Dünya döndükçe, insanlar varoldu kça Kerbela unutulmayacak. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Rusya
Yas: 43
Üye No: 28
Mesajlar: 244
Thanks: 426
Thanked 544 Times in 172 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 229
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sebebi nedir bu katliamın ?,TAHT KAVGASI kimin? iki arap babilenin !!!! Anadoludaki Alevileri ilgilendiren kısmı nedir? KOSKOCA BİR HİÇ!!! -Anadoludaki Batıni bir yol olan ,Alevilikle ŞiA'yı birbirinden ayırmak gerekli bu yukarıda anlatılanlar ŞİA ile ilgili çünkü onlar müslüman ve Müslüman Alini yolundan gidiyorlar .. -Muharrem Ayındaki "Aşurenin " oniki imamlar için yapıldığını savunan islamcı arkadaşlar bilmezlerki ,oniki imamların daha dokuzu hayatta degildi, Aşureninde oniki İmamlarla Hz Ali ile ,Hz Muhammed ile ilgisi yoktur , Aşure Şükran lokmasıdır. Aleviligi Necef Çöllerinde Aramak nafile bir ugraştır. Saygılar. |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
alevilik sadece ısıkta degıldır.
...... |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to sâre kâl For This Useful Post: |
|
|
#4 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 499
Mesajlar: 611
Thanks: 232
Thanked 745 Times in 389 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 351
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
neye dayanarak taht kavgası dediğinizi anlamış değilim bu sizin kendi yorumunuz sünniler bile bunu hüseyin'in biat etmemesi olarak adlandırıyor sizinki ilginç size göre bunlar koca bir hiç bana göre de Alevilerin mu dan geldiği dünyayla birlikte varolduğu vs. şeklindeki abartılar tamamen bir uydurma ve hiç çünkü Aleviler yeni arayışlar peşinde değilller doğrudur müslüman alinin yolunda gideriz biz Aleviler çünkü türkün inancına bu güzel felsefe girmese adı Alevilik olmazdı bunuda bilmenizi isterim tabi bunların uydurma olduğunu düşünüyorsunuz tahminen KOCA BİR HİÇ olduğunuda düşünüyorsunuzdur doğrudur nedense 1990ların başından itibaren bu inanış Aleviler üzerine misyonerler tarafından empoze edilmeye çalışıldı devamda ediyor 1990lardan önce ki aleviler boşuna allah muhammed ali diye dua edip deyiş okuyup durdular hepsi uydurmaydı asıl alevilik sizin gözünüzde son 20 yılda doğdu....tartışılır aşure şükran lokmasıdır buda güzel bir yakıştırma olmuş kime şükran neye şükran?bu şükran lokmasını anadoludan sahra çölüne kadar bütün herkes biliyor dağıtıyor acaba bizmi yanlış yapıyoruz onlarmı?aslında bu şükran lokmasıyla beraber bir paskalya lokması noel lokmasıda iyi gider diye düşünüyorum... |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Rehber For This Useful Post: |
|
|
#5 | |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Canlar,
Şöyle yapalım, duygusal tepki yerine, ki onula da birlikte olabilir, Verilen yanıtları sizce doğru olan düşüncelerinizle veriniz, Alinti:
O dönem koşullarında, BİAT etmemek isyan anlamına gelir, yada iktidara adaylık anlamına gelri, başka bir anlamı varmı?
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: | Ali karul (01-29-2009) |
|
|
#6 |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
şimdiki anlamıyla düşünürsen sorun kalmaz bülent abi.
biat etmemek o kişiye boyun eğmemek olarak düşün... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Can,
O günün olaylarını kuşuyoruz, Şimdi kimse , kimseye biat etmek zoruda değil, böyle bir zorunluluk yok, Hen Alevilerde BİAT yoktur, |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
bülent abi demek istediğim kelimelerin anlam genişliği yüzünden bütünüğ kaçırıyormuşuz gibi geliyor. asıl olay kerbelada hüseyinin yezidi kabul etmemesi olayı. ister biat etmemek de ister başka birşey. bunu demek istedim affola.. |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 177
Mesajlar: 258
Thanks: 64
Thanked 997 Times in 243 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
UMUDUN YÜZÜ HÜSEYİN
Kureyş Muhammed’e kucak açtı Medine’de. Bir ateş mezar oldu Kerbal’a Hüseyin’e ..." Nazım Hikmet Ali'nin oğludur. Ehlibeyt’in beşincisi; Oniki İmam’ın üçüncüsüdür. 626 yılında dünyaya geldi. 10 Muharrem 680 tarihinde Kerbela’da şehit düştü. Mitolojik anlatıma göre annesinin karnında altı ay kalmıştır. Peygamber Zekeriya oğlu Peygamber Yahya’nın dışında altı aylıkken doğduğu kabul edilen tek çocuktur. Ancak onu var eden bu kimliksel doğuşlar değildir. İçindeki insanlık iradesi ve kıvancıdır. O toplumsallığa tanrısal buyruklarla yaşam vermeye değil, yaşananlara karşı, düzen içindeki çelişkilere karşı her ne olursa olsun karşı durmak gerektiği üzerinden eyleme geçen kişi olmasıdır. Bu nedenle onu bir dinin parçası sayanlar toplumsal mücadelesini anlayamazlar. O sadece bir dinin direği gibi Kerbela mazlumu değildir. O insanlığın umut ışığı olmak gerektiğini sadece diliyle değil, eylemiyle de gösterendir. İnsanlık tarihinde bazı isimler vardır. Bu isimler insanlık onurunun kıvılcımını çakarlar. Bu isimler işitildiğinde insanların gönülleri sevgiyle, aşkla, hüzünle, coşkuyla dolar. Bu isimler insana insan olduğunu anımsatır. Bu isimler onurun, onurlu yaşamanın inançları için ölmenin, zülme karşı direnmenin, emanete sahip çıkmanın, geleceğe onurlu bir miras bırakmanın simgeleridir. O nedenle insanlık en umutsuz noktasında ağlayışı bir yana bırakıp, insanlığın bu tarihsel ve gerçek mirasına koşar. Direncini ateşte biler gibi örnek olmuş timsallerle buluşur. Bu nedenle bu isimler özlemdir, tutkudur, barıştır, kardeşliktir, güzelliktir, dirençtir, kavgadır, direniştir, karşı koyuştur, erdemdir, sönmeyen ateştir, mutluluktur, insanlığa ve umuda aşktır. Mazlumun tarihi bu isimlerle yazılır. Geleceği bu isimlerin umudu ve direnişi kurar. Zalimler bu isimlere karşıdır, çünkü çıkarlarını bozanlar açıktadır, korkusuz ve çıkarsızdır. Mazlumlar güçlerini bu isimlerden alırlar, çünkü kıvanç, umut ve eylemleri birleşmiştir. Zulmü bu isimler boğar, çünkü bu isimler aydınlık günlerin müjdecisidir. Bu isimlerle var olunur, bu isimlerle yok olunur. Hüseyin bu isimlerin sözcüsü ve simgesidir. Zalime karşı çıkanın adıdır. Bu isimlerin üstünlüğünü düşmanları da inkar etmez. Hüseyin, sevenleri için gurur, düşmanları için korkudur. Emevi düşüncesini o topraklarda umut düşünü eken Hüseyin şiarı tüketti. Bu nedenle Hüseyin adının yarattığı hüzün ve coşku Aleviler gibi nice halka duaz-ı imamlar söyletti. Semahlar bu isimle dönüldü. İsyanları bu isim kopardı. Ölümü bu isim hiçe saydı. Kalkan "Ya Ali Medet" dedi. Düşen "Ya Hüseyin" dedi. Düşen Ege’nin umutlanmış toprağında “Yetiş Ya Baba Sultan” dedi. Bu ismin uğruna başlar verildi, deriler yüzüldü. Bu isim için kırk bin kişi günlerce, gecelerce kuyulara gömüldü. Bu isim için insanlar yakıldı. Bu isim için Maraş’ın kapılarına, duvarlarına kazılan yazılar, çarpılar düşmanlığın devamıdır. Kundaktaki bebekler, hamileler, yaşlılar onun umuduna sıkılan kurşunlardır. Kerbela’yı tazelemektir. İnsanlık nice kez can pazarına düşerken Hüseyin ismini şiar edinen tarihin mirası karşısında kalmıştır. İnsanlığın özgür ve yaşanır kılınması bu isim için ölüme gidilerek yazıldı, yazılıyor. "Zalimin zulmüne karşı gelmemek mazluma yapılacak en büyük kötülüktür. Ben zalimlerle birlikte varlık içinde yaşamayı alçaklık, zalime karşı gelerek bulacağım ölümü ise yücelik sayarım diyen Hüseyin'in sözü, insanlık düşü olmayanlar için hiçbir şey anlatmaz. "İnsan, her biat isteyenin önünde eğilmeye alışırsa inanç nerede kalır, onur, şeref nerede kalır..? Sanılmasın ki Yezit'e boyun eğmeyişim kibrimdendir. Ben onun gibilerin gücünü kıracak birilerinin şu dünyada var olabileceğini ortaya koymaya çalıştım. Bu inancımın karşılığında, kanımın akıtılmasına razıyım…” diyen Hüseyin insanlığa umudun ve ateşin nasıl yakılması gerektiğini göstermiştir. Kerbela’da güçlünün zulmüne karşı direnişi hala sürdürebilme gücünü üzerinde ritüel bir dil ve eylemle tutabilen Aleviler, Aleviliği'nin yolunu çizmiştir. İnancımızdaki Ehlibeyt çocuklarını önder kabul etme, onların yolundan ayrılmama, insanlığın hakkı için zalime boyun eğmeme, sevgi ve barış geleneğinin tohumları Kerbela'da bir destan yazmıştır. Bu Alevilerle, oniki imamcı kültün kardeşliğidir. İnsanlığın, görmeden birbirine kurduğu soy ‘altın zincir’idir: Altın soy zinciridir. Orada zalim değil mazlum kazanmıştır. Alevilik bu direnişi, kazancı, umudu, ışığı insanlığa taşıyan kültürdür. Mirasın belleğidir. Kerbela toprağına zalimin zulmü gömülmüştür. Yezit'in düzenini reddeden, sömürüyü yukarıdan aşağıya kurumsallaştıran sistemine karşı bir avuç insanın inanma düşü, onur mücadelesidir. İnsanlık onurunun öldürülemeyeceği Kerbela Çölü’nde kanıtlanmıştır. Kerbela Katliamın'dan sonraki günlerde yaşanan olaylar "Mazlumun zalimden öç alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir" diyen Ali'nin sözünün haklılığını perçinlemiştir. Zulmün hiçbir zaman ebedi olamayacağı, zalimin döktüğü kanda boğulacağı Emevilerin, Abbasilerin ve Osmanlıların yıkılışında da görülmüştür. Bizlere düşen görev insanlığın kurucularının bıraktıkları onurlu mirasa, insanlığın yeni direnci ve aklıyla, biriken felsefesi ile sahip çıkmak, bu mirası gelecek nesillere taşımaktır. Bir sözünüz varsa tarihe, düşlerinize ve yaratıcı ellerinizi ve aklınızı kullanabilmektir. Yalnızlığınızı yenebilmek ancak tarihe karşı insanlık suçu işleyen zihniyete karşı kılıçtan keskin bir umutla karşı durabilmektir. İçinizdeki umudu örgütleyebilmek ve tarafsız kalmamak en büyük düşlerin avucunuzun içinde açmaya başlamasıdır. Zor karşısında dikenlere sarılmaktansa, kanayarak ve çiğnenerek yok olmaktansa, insanlığa bir adım yakın olmak gerek. İnsanlık şimdi sizsiniz. Kerbela’nın mitolojik düşü şimdi insanlığa Alevi’nin ritüelinde, nefesinde yaşıyorsa bu susmayan tarihin konuşmasıdır, belleğidir. Yaratıcılığı, insanlık düşünü alev alev insanlığa taşınmak için tazelenmesidir. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Hasan Harmancı For This Useful Post: |
|
|
#10 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili Hasan Harmancı,
Bu yazını Muharrem ayı nedeniyle köşende okumuştuk, Şimdi buraya aktarmanda ki, mana Ne? ne anlamalıyız, Hüseyini Kerbelaya getiren sürec bir, ikidar elde etme, bir erk olma mıdır? yoksa, ne? Bilinen , noktalar, Hüseyinin kandırılmışlığı, Küfe esnaflarının ,Çıkarcılığı , ne diyeceğiz. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| aleviler, gelişti, için, kerbela, nasıl, nedir, olayı, olayının, önemi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||