![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ritüel ve Uygulamalar (yazılı Ve Görsel) Alevi inancına dair ritüellerin ve yöresel uygulamaların paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
KIZILBAŞ ALEVİLİKTE BEDEN (DON) DEĞİŞİMİ: HAKK’A YÜRÜME
Hakk’a Yürüyen Can İçin Erkân Haşim Kutlu Canin Rahat Ettirilmesi ve Rızalık Darı KIZILBAŞLIKTA, Hakk’a yürüyen bir can için yapılan ilk işlem, “bedenin rahat Ettirilmesi”dir. Bunu yukarıda açıkladık. Ancak Kızılbaşlıkta esas olan canin ya da özün rahat ettirilmesidir. Çünkü, inanışa göre can, ölümsüzlüğe yürüyüş halinde olacaktır. Geride bıraktıkları beden içindeyken yaşamı boyunca, yaptıkları ve yapamadıklarından sorumludur. Onun için, eğer, gerçek bir yol insani olarak yaşamış ve kendini bilme kemaletine ermiş ise normalinde o, yaptıkları ve yapamadıkları için yolun kurduğu Hak meydanlarında hep dar olmuş ve özünün aynasını kendine tutmuştur. Yolculuk ani değilse eğer, son darını bizzat kendisinin gördüğü yol insanlarının hem varlığı hem de çokluğu görülmüştür. Ancak, yolculuk hazırlıksız yakalamışsa bu nasipsiz yolculuk doğru olmaz. Bu nedenle de yolculuğa çıkan her can için ayrımsız “Canın Rahat Ettirilmesi” erkânı yürütülür. Buna “Rızalık Dar’ı” denilir. Bedenin rahat ettirilmesinden sonra görülecek hizmetlerin hiç birisi bu erkân yürütülmeden başlanmaz. can için rızalık alınmadan hizmet olmaz. A. CAN İÇİN DAR MEYDANI: Hakk’a yürüyen bir yol evladının son yolculuğu için yürütülecek erkân, Pir ve Pir Ananın meydan almasıyla başlar. Canın bedeni ilk terkinden sonra yapılan işlem bittikten sonra Pir gerçek anlamda meydan açar. Bu meydan, Hakk’a yürüyen can için dar meydanıdır. Can için dar meydanı açılmadan hiçbir işlem yapılmaz. Geçmeden hemen belirtelim, burada yapılan dar ivedilik arz eden bir dardır ve yolculuk hizmetlerinin yürütülmesine ilişkindir. Sözün gerçek anlamıyla Rızalık Darı, üç ya da yedi gün sonra yapılacak olan erkândır. Pir, Hakk’a yürüyen Canın başını gündoğumuna, ayaklarını günbatımına gelecek şekilde çevrilmesini sağlar. Yatağından alınarak beden yere konulur. Yukarıda da değindik. Buna “Bedenin Rahat Ettirilmesi” denir. Gündoğumu-günbatımı yönü “Evrensel Çark Nizamı”dır. İnsan da dahil her şey, evrende, bu çark düzeni içinde doğuş alanına gelir ya da “beden değiştirir”. Kadim anlayışta bu, “yerin okları göğün oklarıyla Bir’leşti. Böylece ilk döllenme oldu ve ana rahminde doğuma durdu” diyerek ifade edilirdi. Uygur dilinde bu oluşuma “Ozlaşma” denirdi. Kadim Kürt Kızılbaşlığında ise aynı ifade; “orada gök gürledi biz onun ışığından doğduk” diye anlatılmaktadır. Kadim hiyeratiklerde ve kutsal metinlerde, sarmal olarak üç kıvrım yapmış ve en içteki halkanın ortasına yerleştirilmiş üç adet yumurtanın bulunduğu yılan betimlemeleri, bu anlatımın ifadesi olarak yazılmış damgalardır. Şimdiler de “Hak/tan gelip Hakk’a gitme” olarak tanımlanan bu yolculuk, yine bir çark düzeni içinde, yeni bir bedende doğuşa gelmek üzere eski bedeni terk edecektir. Çark nizamına uygun olarak beden rahat ettirildikten sonra Pir ya da Pir Ana oradaki hazır canları erkâna davet eder: “Gerçeğe Hü! Edep- Erkân Canlar!” der. Hazır bulunan kadın ve erkek bütün Canlar, “haremlik- selamlık” gibi kendilerine ait olmayan ayrımlara ve ayrılmalara tabi olmadan “saf” olurlar. Sonra Hakk’a yürüyen canın anne ve babasının adlarını vererek sorar: “Zeynep ile Hıdır’ın çocukları, Ana Zeynep’ten vücut bulup cana gelen, Aslı (ya da Mazlum), bugün bu bedeni terk edip Hakk’a yürümüştür. Onun bu yolculuğunda menziline ulaşması için yani Hak ile Hak olması için bu Meydandan Rızalık alması gerekmektedir. Hak kapısı, Rızalık kapısıdır. Arılık duruluk kapısıdır. Yolumuzun Evladı Mazlum’un (ya da Aslı’nın) didar görmesi için Dar olması zorunluluğu vardır. Onun adına varsa müsahibi yoksa en yakını Dar olup Mazlum (Aslı) için rıızalık almaya hazır mıdır?” Yol-Erkân-Meydan, hiç kuşkusuz Hakk’a yürüyen canın dar’dan indirilmesi için, erkândan geçmiş olup olmadığına bağlı olarak hizmet yürütülmesini öngörür. Bu nedenle de Pir, Hakk’a yürüyen canın musahip kardeşini “Rızalık Darı” için öncelikle meydana ister. Ancak içinden geçtiğimiz tarihsel uğrak dikkate alınarak ifade etmek gerekirse, hazır bulunan canlardan o anda oradaysa ve hazır ise müsahibi, yok ise en yakını, Rızalık Darına durur. Pir rızalık için sorduğunda, hazır olan can üç adım öne çıkar. Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde çaprazlamasına, eller boyunda kemet edilirken, sağ ayak baş parmağı sol ayak baş parmağını kapatacak şekilde ayaklar Bir’lenir ve Dar olunur. Dar için böylece hazır olan can tercüman okur: “Gerçeğe Hü! Tende ve canda kendini vareden Hakk’ın adıyla Bismişah Allah Allah!.. Özüm dar’da, yüzüm yerde. Tenim tercüman, canım kurban.. Hakk’a yürüyen müsahibim (ya da yakınım) Mazlum’un (ya da Aslı’nın) Rızalık Darı’na durmaya niyet ettim. Ağlattığı varsa güldüreyim. Incittiği varsa ne dilerse onu yerine getireyim. Hakk’a yürüyen müsahibim (ya da yakınım) için meydandan rızalık dilerim. Dilek bizim Hak nefesi meydan erenlerinindir derim Pirim” Pir şöyle der: “Gerçeğe Hü erenler! Hakk’a yürüyen can için dar olan ve rızalık dileyen canımızı duydunuz. Hakk’a yürüyen can için bir diyeceği olan varsa, meydan erenlerindir. Buyursun dile gelsin. Kimsenin diyeceği yoksa veya şimdi söylemiyorsa bundan sonra da söylemesin. Ebediyen ağzını mühürlesin. Canımız Hakk’a ve hakikate yolcu olmuştur. Can gözü üzerimizdedir. Bu biline. Ardından kovu kaybet edilmeye” Pir meydana sorusunu üç kere yineler. Hakk’a yürüyen Can için diyeceği olan der. Alacağı olan alacağını orada ister. Vereceği olan vereceğini canlar huzurunda orada verir. Erkân tamlandığında, Hakk’a yürüyen canı ana adıyla anarak meydana üç kez sorar; “Gerçeğe hü erenler! Ana Zeynep oğlu Mazlum canımızdan razı mısınız?” Meydan “Razıyız” şeklinde karşılık verir. Üç kez yinelenen bu davet bittiğinde Pir rızalık nefesi verir: “Hak da sizden razı olsun canlar!.. Tende ve canda kendini vareden Hakk’ın adıyla Bism-i Şah Allah Allah!..” Meydanda hazır olan canlar el ele vererek Hakk’a yürüyen canın sağ omuz hizasından sol omuz hizasına gelecek şekilde ayak ucunda halka olur. Eğer bu erkân kapalı bir mekanda yerine getiriliyorsa içerde uygun sayıda çiftin olmasına dikkat edilir. Çünkü el ele tutulan safta her can yüz yüze olacaktır. Kimse kimseye arkasını dönmeyecektir ve arkada kimse olmayacaktır. Pir “El ele! Yönümüz, Kabe’miz, kıblemiz can cana, can didara. Ana Zeynep’ten doğma Mazlum (ya da Aslı) için Dar olduk.” der. Ana adı üç kez tekrarlanır. Pir devam eder ve baş keser: “Hal ile halleştik, özü öze bağladık Hakk’a yürüyen Canımız için yar olup yarleştik. Eriyip arifler kazanında piştik.. Ya Hak, saklımız gizlimiz yok. Sen bilirsin halimizi. Senden geldik sana döneriz. Binlerce eskinin ve binlerce yeninin hakkı için bağışla bizi. Aramızdan ayrılan canımız sana yolcu ettik. Ya Hak! Üçlerin, beşlerin, yediler ile saf tutan Pirlerin; Onikilere yeten ariflerin! Kırklara meydan, gönüllere rahman. Esirgeyen, bağışlayan, besleyip büyüten, koruyup kollayan. Hak kapısı Naciye hakkı için kapılarını ona aç. On yedi kemerbeste varan, Ondört Masum- u Pak’a didar olan, can ile canana iman. Ezel ve ebed her haneye mihman. Mazlumlar dergâhı Mansur hakkı için Dar’ını biz kabul ettik, sen de et! Rızalık kapısında durduk. Hurrem Ana bağında kerem aldık. Içtiği doludan sana da sunduk. Seyit Nesimi, Pir Sultanı, Bedrettin de gördük. Arşı rahmanlar anası Fadime Ana hakkı için aç kucağını. Yüzümüz yerde özümüz darda, tenimiz tercüman. Işte budur sana sunduğumuz kurban. Haşim Kutlu’nun bu çalışması daha önce Almanya’da kitap olarak basılmıştır. Bu çalışma ülkemizde yeterince tanınmadığı için tümünü yayımlamak istediğimizi söylediğimizde bizi kırmadı, eski bir çalışma olmasına karşın dizi olarak yayımlamamıza izin verdi. Haziran-Temmuz 2006 SERÇES¸ME 21 Dar olmuş didara cümlesi bir can. Sevgimiz dindir sevdiğimiz iman. Yedi alem noktada oldu pinhan. Noktanın sırrına eren, çark edip pervaza durdu Alem-i devran. Cem-i Semaha durdu insan. Ya Hak, doğan ve doğuran hakkı için yoluna ışık ol, mekanına nur, yolculuğu aydınlık, mekanı nur olsun. Gerçeğe hü!..” Saf tutanların cümlesi “Yolculuğu aydınlık, mekanı nur olsun” diyerek Pir nefesini karşılar ya da kısaca “Nur içinde olsun” diyebilir. B. RIZALIK NIYAZI: Pir gülbankı bitirdiğinde Hakk’a yürüyen canın baş ucuna “Dört Kapı hakkı için dört mum” delil olarak uyandırılır. Daha önce uyandırılmış olan deliller sırlanır ve kaldırılır. Çünkü Kızılbaşlıkta çocuklar dışında Hakk’a yürüyen can Dar’dan indirilmeden hiçbir hizmet hak değildir. Çocuklar doğal olarak “Masum-u Pak” kabul edildiğinden onlar için Dar erkânı kurulmaz. Kırmızı bir mendil içine bir parça toprak konulmuş olarak getirilir. Bir kadeh de dem getirilir. Pir, “Ya Hak! Ya Hızır! Ya Ana Naciye” diyerek kadehten her mumun dibine bir damla damlatır. Sonra yine aynı şekilde kırmızı mendil içindeki toprağa üç damla damlatır ve mendilin dört köşesini Bir’leyerek düğümler. Bu toprak, Hakk’a yürüyen Canın “Rızalık Toprağı”dır. Beden toprağa verildiğinde en yakını tarafından tabutunun üstüne atılır. Bu erkân bittikten sonra diğer hizmetler yürütülmek üzere Rızalık Meydanı görüşülerek mühürlenir. C. GÖRÜŞME: Sırayla Hakk’a yürüyen Canın sol baş tarafına geçilir ve anlık saygı duruşunu takiben, sağ elin parmak uçlarıyla alnına dokunulur. Sonra dudaklara götürülür, başparmak öpülerek baş kesilir. “Nur içinde ol. Hızır carına yetsin” denir. Bu üç kez tekrarlanır. Bu erkân yürütülürken Pir sağ tarafta omuz hizasında bulunur. Onun sol tarafında Hakk’a yürüyen canın musahipleri ve yakınları bulunur. Sırasıyla oradakiler niyazlaşma erkânını tamamlarlar. Bunun dışında taziye için gelen konuklarla aynı erkânda bu işlemi sürdürürler ve yakınlarıyla görüşerek “Nur içinde olsun” derler. Hakk’a yürüyen can için rızalık dileklerini bildirirler. Bu arada diğer hizmetler hazırlanır. Bedenin Yıkanması ve Bir’lenip Kefenlenmesi BEDENIN şişmemesi ve kokuşmaması için yukarıdaki hizmetler mümkün olduğunca sessiz, ama hızlı olarak yerine getirilir. Bu hizmetlerden en fazla zaman alacak olanı Rızalık Darı ile Teneşir hizmetidir. A. TENEŞIR IÇIN HAZIRLIK: Bedenin yıkanıp yolculuğa hazırlanması için üç hizmetli yeterlidir. Yıkayıcı olan Pir ya da Pir Anadır. Onların olmadığı yerde Rehber veya Rehber Anadır. Iki kişi de yardımcı olarak orada bulunur. Birisi, suyun dökülmesi için diğeri de, bedenin sağa ya da sola döndürülmesi içindir. Hakk’a yürüyen canın kadın ya da erkek olmasına göre hizmette yer alacak olanlar da erkek ya da kadın olurlar. Pir, Rehber ya da Pir Ana ile Rehber Ananın bulunmadığı yerlerde, musahipli bir kadın ya da bir erkek yetişkin, bu görevi görebilir. Musahiplinin de bulunmadığı yerde, yetişkin ve kendini hazır hisseden her yol evladı kadın ya da erkek bu hizmeti görebilir. Yol dışından birine bu hizmeti gördürmek ne yoldur ne de erkân. Ayrıca böylesi bir hizmeti eşler birbirleri için, kardeşler birbirleri için yerine getirebilirler. Bedenin yıkanıp yolculuğa hazırlanması için ılık su hazırlanır. Su ne çok sıcak ne de soğuk olacaktır. Kullanılmamış sabun ve bez ya da sünger hazır edilir. Dört adet süngerle birlikte dört çift eldiven bulundurulur. Eskiden sünger yerine kefen bezinden kesilmiş bez parçalarından yıkayıcı keseler dikilirdi. Sünger bunun için yeterlidir. Keza eldivenler de öyle. Bezden hazırlanırdı. Şimdi hazır sterilize edilmiş eldivenler var onlardan alınmalıdır. Birisi Pir için olmak üzere üç adet de ağız ve burun maskesi hazır bulundurulmalı, yıkama işlemine geçilirken bunlar kullanılmalıdır. Teneşir, çıplak bedenin yıkanması için hazır edilen tahta sedirdir. “Canın tenden ayrıldığı bedenin yatırıldığı kucak” manasını ifade eden Farsça bir kavramdır teneşir. Yolu-Erkân ve Meydanı hakkıyla bilen bir Pir ya da Pir Ana, bedeni teneşire götürmeden teneşirin bulunduğu alanın negativitesini alır. Oraya başkalarının girmesini engeller. Kendisiyle beraber hizmet görecekleri de arındırır ve beden yıkanmak üzere teneşire taşınır. Beden rahat ettirildiği ilk mekandan alınmadan önce üzerindeki örtüler usulüne göre kaldırılır. Örtüler kaldırılırken, “Bismi Şah! Ya Hızır” denilir. Örtüler, elden ele alınmaz. Ilk toplayıp alan onu yere bırakır, alacak olanda onu yerden alır. Bundan sonra hizmete ilişkin hiçbir eşya elden ele alınmaz, eldeki yere uygun bir şekilde bırakılır, alacak da yerdekini uygun bir şekilde alır. Mezarın kazılması ve örtülmesinde de bu işlem aynen devam ettirilir. Bütün bunlar sessizlik içinde, ama seri bir şekilde yerine getirilmesi gereken hizmetlerdir. Teneşire götürülmek üzere üzerinden örtüleri alınan bedenin, kefenden kesilen bir parça bez, erkeğin göbekten diz kapağına kadar beden bölümü, kadının ise göğüslerini de kapatacak ölçüde beden bölünün üzerine örtülür. Beden başından, göbek hizasından ve ayak uçlarından tutularak sedyelenir. Kaldırıldığında, “Bismişah Ya Hızır” çekilir. Böylece teneşire taşınır. Teneşire konmadan önce yere indirilir bir önceki gibi “Bismişah Ya Hızır” çekilerek kaldırılıp teneşire konulur. B. TENEŞIRDE YIKAMA: Bedeni yıkama hizmetiyle görevli olanlardan Pir bedenin sağ baş ucuna geçer. Diğerleri de sol yanında yer alır ve Dar olurlar. Pir sessizce gölbank verir: “Tende ve canda kendini vareden Hakk’ın adıyla Bismişah Allah Allah! Hak Meydanında Rızalık Darında dar-ı didarı görüşülüp rızalığı alınan Zeynep kızı (ya da oğlu) Aslı’nın (ya da Mazlum’un), Hakk’ın rızası için bedeni pak etmeye niyet ettik. Biz ondan razı olduk. Hak da razı ola. Gerçeğe hü!” Pir yıkama hizmetine başlar. Yıkama hizmetlilerin yardımıyla Pir, yavaşça bedeni başından ve omzundan tutarak kaldırır ve oturma durumuna yakın bir vaziyete getirir. Üç kez yukarıdan aşağıya doğru karın boşluğu sıvazlanır. Böylece karnındaki gazlar ve atıkların dışarıya çıkması sağlanır. Ön ve arka kısım sabunlanıp yıkanır. Bir parça pamuk ile dışkı yeri kapatılır ve ellerdeki eldiven ile kullanılan sünger değiştirilir. Bu işlemden sonra, usulünce yine beden teneşire uzatılır. Dışkı ve cinsiyet organlarının bulunduğu yerler sabunlanarak temizlenir. Bundan sonra ıslak bir bezle ağız içi, burun delikleri ve kulak içleri temizlenir. Dudaklar üzerinden, burun deliklerinden ve kulaklardan üçer kez su akıtılarak arındırılır. Önce başı olmak üzere yüzlerine, bedenin arka tarafına sonra ön tarafında, sol koluna sonra sağ koluna, sol bacağına sonra sağ bacağına ve nihayet sol ayağına sonra sağ ayağına sabun sürülüp ovulur. Şampuan kullanmak bu hizmet için daha pratiktir. Sabunlamayı yine aynı şekilde su ile arındırma takip eder. Bolca su dökülür. Bu işlem bittikten sonra yıkama hizmetinin Sır’lanmasına geçilir. “Tende ve canda kendini vareden Hakk’ın adıyla Bismişah Allah Allah!” denilerek iki kaşın arasından başa üç kez su dökülür. Sağ ve sol baş parmaklarla alnın ortasından sağ ve sol yanından baş meshedilir. Sonra kalp tarafından, sol baş omuzdan bele dek, bedenin sol tarafına üç kez, sonra aynı şekilde bedenin sağ tarafına üç kez su dökülür ve su bedenin arkasına doğru meshedilir. Bundan sonra, önce sol bacak sonra sağ bacak bileklere dek, üçer kez su dökülüp meshedilir. Daha sonra önce sol sonra sağ ayağa üçer kez su dökülerek meshedilir. Su bol dökülür. Dikkat edilirse önce hep soldan başlanılarak yapılıyor. Kızılbaşlığa göre “Sol”, ana kanalıdır. “Sağ” ise baba kanalı. “Doğum Kapısı” ndan gelen “Doğum Kapısı”ndan gidecektir. Kızılbaşlıkta erkân budur. Bu nedenle bu hizmette sol taraf önceliklidir. Bu çerçevede, en son olarak da üç kez baştan ayağa kadar su dökülür ve her defasında “Ya Hak-Ya Naci-Ya Ana Naciye” denir. Yıkanmanın bitirilmesinde sonra kullanılmamış iki havlu getirilir. Hizmetliler, biriyle başını ve yüzünü, sonra belden yukarısını kurular. Diğer havluyla da bedenin alt tarafı iyice ovulur ve kurulanır. Bu işlem de bittikten sonra ayak ucuna, teneşir üzerine üç damla “Teneşir Suyu” damlatılarak, “Arılık duruluk suyu olsun” denilir ve yıkama böylece Sır’lanır. Pir bir Sır’lama gülbankı verir: “Tende ve canda kendini vareden Hakk’ın adıyla Bismişah Allah Allah!.. Ateşten, havadan, sudan ve topraktan varoldum. Can oldum! Rahmet deryasından akıp geldim, rahman-ı nur deryasına. Arılık-duruluk suyundan geldim, arılık duruluk suyuyla giderim. Hak kapısından geldim bu dünyaya, geldiğim kapıya dönerim bir çark-ı devran üzre. Bismişah Allah Allah! “Yolun açık, Mekanın nur ola! Naciye Ana yolunu aydınlata. Güruh-u Naci katarın ola, Kırklar meydanın, Arş-ı Ala divanın ola… Her hizmetin görüldü. Bizden yana helal hoş olsun. Bu meydan senden razı oldu, Hak da senden razı olsun. Seyit Nesimi şahidin, Mansur Darın, Pir Sultan Abdal didarın ola!.. Hürrem ana gülistanın ola!.. Dil bizden şefaat Hak’tan ola!.. Gerçeğe Hü!..” Yıkanmanın Sır’lanmasından sonra eller kemend edilip Bir’lenir. Islamiyet’te bu yasaktır. Sonra ayaklar başparmaklardan Bir’lenir. Sonra kefenleme başlar. serçeşme dergisi 22 sayıdan alıntı.....
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Kul Seyyid (08-20-2008) |
|
|
#2 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Emeğine sağlık duran.. Okurken ya ben bunu sanki okdum dedim. Dergide yazdığını aslında kitabınada geliştirerek aktarmış...
Tüm canların okumalarını rica ediyorum. Teşkkürler Duran...
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Don değiştirme, doğuş, cem, bağlama, nefes, say say bitmez adı Alevilik bunun ve söz kaygusuz sultanın:
Zira insan suretidir donumuz Kamu alem bizim hayranumuzdur Sevgiler |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: | Devrim06 (08-20-2008) |
|
|
#4 |
|
Üyemiz Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 294
Mesajlar: 68
Thanks: 72
Thanked 72 Times in 40 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 109
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
can icinde can olabilenlere ne mutlu..
Paylasimina emegine saglik dostlarin....
CAN CAN`A, MUHABBET İNSAN`A!
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Alev For This Useful Post: | Kul Seyyid (08-20-2008) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Enel-Hakk | Onurcan | Alevilik İnancı | 9 | 09-20-2010 00:11 |
| Çankaya'da kan değişimi | Çopur | Siyaset | 0 | 10-23-2008 10:37 |
| Tarihsel Bir Gerçeklik Mi ütopya Mı,kızılbaş Alevilikte Rızalık şehri-ııı | Haşim Kutlu | Haşim Kutlu | 0 | 09-26-2008 17:30 |
| Tarihsel Bir Gerçeklik Mi Ütopya Mı Kızılbaş Alevilikte Rızalık Şehri - I | Haşim Kutlu | Haşim Kutlu | 0 | 09-02-2008 11:30 |
| Felçlilere Yürüme Umudu | mihrali | Genel Sağlık yazıları | 2 | 08-28-2008 13:01 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||