![]() |
|
![]() |
|||||||
| Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
![]() A. Yılmaz Soyyer Harf inkılâbı bir zorunluluktu, çünkü Osmanlıca harfler o halleriyle 19. yüzyılın ikinci yarısında gelişen Türkçe'ye yeterli olamıyordu ama bu eserlerin günümüz yazısına ve diline kazandırılması da aynı derecede elzemdi. Maalesef bu yapılamadı. Alevi dünyası geçmişlerinden habersiz, yalnızca sözlü kültüre dayanarak yaşadı. Bu facia belki de II. Mahmud'un yaptıklarına eşitti ve buna maalesef biraz da inançlarına duyarsız Alevi aydınları sebep oldular. Atalarından kalan yazma eserleri, Osmanlıca öğrenerek çevireceklerine, geleneği geleceğe basamak yapacaklarına, içerisine düştükleri ideolojiler doğrultusunda Aleviliği tahrif etmeye kalkıştılar. Son on yılda durum umut verici ve istikbal vaat edici biçimde değişmeğe başlamıştır. Bir müddet sonra sıra geleneğin yeniden yorumlanmasına gelecektir. Bir Balım Sultan'ın ortaya çıkması belki de yakındır. Bektaşiliğin ve Kızılbaş dedegân geleneğinin niteliğini, inanç yapısını algılayabilmek için o gelenekten kalma el yazmalarının incelenmesi, Latin harflerine çevrilerek bu günkü gençlerin anlayabileceği biçimde sadeleştirilmesi gereklidir. Değilse anakronik bir zihniyetle bu ekolleri değerlendirmek çözüm yolunda yöntem olamaz. Bu işi yapmak için Bektaşi ve Alevi gençlerin Osmanlıca öğrenmeleri, tarih, edebiyat, sosyoloji eğitimi yaparak metod edinmeleri şarttır. Bu düzeye ulaşmış gençleri tanımak fakire sonsuz mutluluk verecektir. Eğer böyle donanımlı gençler varsa onlara bütün arşivimi açmaya hazırım. Bu yaz, İstanbul'da Osmanlı Arşivleri'nde çalışıyordum, Almanya'daki dostlardan biri Kızıldeli Bektaşilerinden Turgut Şahin beyefendiden bahsetti. Turgut Bey Almanya'da yaşıyordu ve Türkiye'deki kardeşi Bektaş Şahin'de ne olduklarını bilmedikleri bir el yazması kitap bulunmaktaydı. Nasıl sevindiğimi anlatamam aziz dostumun verdiği telefondan derhal Bektaş beyi aradım. Alibeyköy de oturuyormuş, bir öğretmen evinde buluşmayı kararlaştırdık ve ben hemen minibüse atladım. İlk buluşmamızda yazma yanında değildi; öğretmenevinin bahçesine Bektaşilik konusunda uzun uzun konuştuk. Ertesi gün tekrar buluştuğumuzda yazma yanındaydı. Biraz muhabbetten sonra sayfa sayfa fotoğraflarını çekmeye başladım. Eseri karıştırıp bilgi sahibi olmak ise Isparta'ya dönüşte gerçekleşebildi. El yazması mecmuanın ilk sayfası eksik ama ilk kitabın bir Şeyh Safi fütüvvetnamesi olduğu anlaşılmaktadır. Kitabın sonunda müstensihin yani bu kitabı başka bir eserden kopyalayan kişinin Abbas Yazıcı olduğu ve istinsah yani kopyalama tarihinin de 1086 senesinin Ramazan ayı (1675 kasım) olduğu görülmektedir. İkinci kitap, "haza kitab-ı menakıb-ı Sultan Şeyh Safi kaddesallahu sirrahu'l-aziz" başlığından sonra besmeleyle başlamakta. Üçüncü kitap, Ahiretname, 1086 senesinin 1 şevvalinde (19 Aralık 1675) tamamlanmış. Dördüncü kitap, Fazlullah Hurufi'nin Aşkname'sinin çevirisi. Burada harflerin sırları ve anlamları hakkında detaylı bilgiler verilmekte. Beşinci olarak da yine bir Şeyh Safi Menakıbnamesi yer almakta. Altıncı kitap, Şah Hatai'nin Nasihatname'si ve onun ardından yine Hatai'nin Meşayıhname'si kaleme alınmış. Bu kitaplardan sonra Fazlullah Hurufi'nin Defter-i Aşık ismiyle Türkçeye çevrilmiş bir kitapçığı mevcut, sonra da muhtemelen İmam Cafer buyruklarından biri olan "Kitab-ı Tarikat-ı İmam Cafer-i Sadık" bulunmakta. Yazma mecmua bu eserle son bulmakta. A. Yılmaz Soyyer: Kızıldeli Ocağı El Yazmaları A. Yılmaz Soyyer: Kızıldeli Ocağı El Yazmaları ![]() Görüldüğü üzere yazma eser 17. yüzyıldan kalma. Kızıldeli geleneğinden gelen Bektaşilerin okudukları eserlerin bazılarının bir araya getirildiği bir derleme. Buna "mecmua" ismi verilmektedir. Abbas Yazıcı çeşitli kitaplardan seçmeler yaparak bu mecmuayı hazırlamış ve bu eser harf inkılâbına kadar okunagelmiştir. Harf inkılâbı bir zorunluluktu, çünkü Osmanlıca harfler o halleriyle 19. yüzyılın ikinci yarısında gelişen Türkçe'ye yeterli olamıyordu ama bu eserlerin günümüz yazısına ve diline kazandırılması da aynı derecede elzemdi. Maalesef bu yapılamadı. Alevi dünyası geçmişlerinden habersiz, yalnızca sözlü kültüre dayanarak yaşadı. Bu facia belki de II. Mahmud'un yaptıklarına eşitti ve buna maalesef biraz da inançlarına duyarsız Alevi aydınları sebep oldular. Atalarından kalan yazma eserleri, Osmanlıca öğrenerek çevireceklerine, geleneği geleceğe basamak yapacaklarına, içerisine düştükleri ideolojiler doğrultusunda Aleviliği tahrif etmeye kalkıştılar. Son on yılda durum umut verici ve istikbal vaat edici biçimde değişmeğe başlamıştır. Bir müddet sonra sıra geleneğin yeniden yorumlanmasına gelecektir. Bir Balım Sultan'ın ortaya çıkması belki de yakındır. A. Yılmaz Soyyer |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yeni Üye
Üye No: 2120
Mesajlar: 5
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
................. Edit Yönetim .....................
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Baba Mansur Ocağı | Munzur | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 10 | 09-20-2011 23:53 |
| Kureyşan ( Kureyş ) Ocağı | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 31 | 11-19-2010 04:07 |
| Düşkünler Ocağı ve Düşkünler Ocağı Piri "Hıdır ABDAL" | Derman | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 5 | 02-12-2009 11:04 |
| Ali Pir Civan Ocağı | Devrim06 | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 12-22-2008 14:24 |
| imam cafer ocağı | dedecan | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 11-16-2008 14:01 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||